Kira Borcu İcra Takibi Nasıl Başlatılır?

kira borcu icra takibi, vadesi gelmiş ve ödenmemiş kira bedelinin icra dairesi aracılığıyla tahsil edilmesi için başlatılan hukuki işlemdir. Kiraya veren yalnızca parasını tahsil etmek istiyorsa genel haciz yoluyla ilamsız takibi; kira borcunun ödenmemesi nedeniyle taşınmazın tahliyesini de istiyorsa koşulları varsa İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 269 ve devamındaki özel takip yolunu değerlendirebilir. Bu iki takip aynı sonucu doğurmaz; özellikle tahliye talebinin baştan ve açıkça belirtilmesi gerekir.

Takip yolunun seçilmesinde kira sözleşmesinin niteliği, hangi dönemlerin ödenmediği, kiracının ödeme ve itiraz kayıtları ile tahliye talep edilip edilmediği belirleyicidir. Aşağıda takip başvurusunun hazırlanması, gerekli belgeler, borçlunun itirazı ve tahliye ihtimali ayrı ayrı ele alınmıştır. Kira uyuşmazlıklarında hukuki temsilin kapsamı hakkında İstanbul kira hukuku avukatı sayfası incelenebilir.

kira borcu icra takibi için hangi yol seçilir?

Ödenmemiş kira bakımından temel ayrım, alacaklının yalnızca para tahsilini mi yoksa tahsilatla birlikte temerrüt nedeniyle tahliyeyi mi istediğidir. Kira sözleşmesinin yazılı olmaması, ilamsız takibe başvurmayı tek başına engellemez; ancak kira ilişkisinin veya imzanın inkâr edilmesi hâlinde takipteki ispat olanakları değişebilir. Uygun yol, ileri sürülen borcun ve istenen hukuki sonucun birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir.

KarşılaştırmaGenel haciz yoluyla ilamsız takipKira bedelinin ödenmemesi nedeniyle tahliye talepli takip
Ana amaçÖdenmeyen kira alacağının tahsiliKira alacağının tahsili ve koşulları oluşursa tahliye
Temel dayanakİİK m. 58 ve devamıİİK m. 269–269/d; TBK m. 315 veya kira türüne göre m. 362
Ödeme emriGenel haciz yoluna ait Örnek 7Tahliye ihtarlı Örnek 13
İtiraz süresiKural olarak tebliğden itibaren 7 günKural olarak tebliğden itibaren 7 gün
Konut ve çatılı işyerinde ödeme süresiGenel haciz takibinde tahliyeye özgü 30 günlük süre bulunmazTBK m. 315 uyarınca en az 30 gün
Ödeme yapılmazsaTakibin kesinleşmesi ve gerekli koşullarla hacizAlacağın tahsili yanında icra mahkemesinden ayrıca tahliye istenebilir

Bu tablo bir takip seçme rehberidir. Örnek 13’ün ihtarları ve tebliğ sonrası etkileri hakkında ayrıntılı açıklama Örnek 13 ödeme emri başlıklı ayrı makalededir. Tahliye taahhüdüne veya sürenin bitimine dayalı Örnek 14 takibi ise kira borcunun ödenmemesi üzerine işletilen Örnek 13 yoluyla karıştırılmamalıdır.

Genel haciz yoluyla kira alacağı takibi nasıl başlatılır?

Kiraya veren yalnızca birikmiş kira bedellerinin ödenmesini istiyorsa genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatabilir. Bunun için önceden bir alacak davası kazanılmış olması kural olarak gerekmez. İİK m. 58 uyarınca icra dairesine yazılı, sözlü veya elektronik ortamda takip talebi sunulabilir; uygulamada talepler çoğunlukla ilgili elektronik sistem üzerinden düzenlenir.

  1. Alacak dönemleri belirlenir. Hangi ayların veya kira dönemlerinin ödenmediği, her dönemin vade tarihi ve sözleşmede kararlaştırılan bedel ayrı ayrı gösterilir.
  2. Ödeme kayıtları karşılaştırılır. Banka dekontları, makbuzlar, açıklamasız transferler, mahsup anlaşmaları ve varsa önceden yapılan kısmi ödemeler incelenir.
  3. Takip tutarı hesaplanır. Anapara alacağı ve koşulları varsa işlemiş faiz, başlangıç tarihi ve uygulanan oran belirtilir. Aynı dönem ikinci kez talep edilmemelidir.
  4. Takip talebi hazırlanır. Alacaklı ile borçlunun kimlik ve adres bilgileri, alacağın sebebi, tutarı ve seçilen takip yolu İİK m. 58’e uygun şekilde yazılır.
  5. İcra dairesine başvurulur. Gerekli masraf ve harç işlemlerinden sonra icra müdürlüğü takip talebini inceler ve koşulları varsa genel haciz yoluna ilişkin ödeme emrini düzenler.
  6. Tebliğ ve itiraz izlenir. Borçlunun süresi içinde ödeme yapması, kısmi itirazı veya tam itirazı sonraki işlemleri belirler.

Genel haciz takibinde borçluya gönderilen ödeme emrine kural olarak tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir (İİK m. 60 ve 62). Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m. 66). Borçlu itiraz etmezse ve ödeme yapılmazsa kanundaki koşullarla haciz aşamasına geçilebilir. Ancak bu takipten, tek başına kiralananın boşaltılması sonucu çıkmaz.

İcra takibinde kira alacağı nasıl hesaplanır?

Takip talebinin denetlenebilir olması için toplam borcu tek bir rakam olarak yazmak yerine dönem bazında açıklamak gerekir. Her dönem bakımından sözleşmedeki kira bedeli, hukuken geçerli artış, ödeme günü ve gerçekleşen ödemeler ayrı değerlendirilmelidir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kira artışı ayrıca TBK m. 344’teki sınırlara tabidir; sözleşmede yüksek artış kararlaştırılmış olması bu tutarın kendiliğinden talep edilebilir olduğu anlamına gelmez.

Türk Borçlar Kanunu m. 313 kiracının kira bedelini ödeme borcunu düzenler. TBK m. 314’e göre aksine sözleşme veya yerel âdet yoksa kira bedeli ve gerekiyorsa yan giderler her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödenir. Bu nedenle sözleşmede ödeme günü bulunuyorsa öncelikle o gün; bulunmuyorsa ilgili kanuni kural değerlendirilir. Henüz vadesi gelmemiş gelecek dönemlerin kiraları, yalnız önceki aylarda ödeme yapılmadığı gerekçesiyle kendiliğinden muaccel sayılmaz. Konut ve çatılı işyeri kiralarında sonraki kiraların muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar TBK m. 346 uyarınca geçersizdir.

Örnek: Kiracı üç ayrı kira döneminden ikisini ödemiş, bir dönemi ise kısmen ödemişse takip hesabında ödenen tutarlar düşülerek gerçekten kalan anapara gösterilmelidir. Dekont açıklamasının hangi aya ilişkin olduğu tartışmalıysa taraflar arasındaki yazışmalar ve ödeme geçmişi de önem kazanır. Yan gider, aidat, cezai şart veya başka bir alacak kalemi, hiçbir ayrım yapılmadan doğrudan kira anaparası olarak yazılmamalıdır.

Takip başlatmak için hangi belgeler gerekir?

İcra takibine başvuru ile alacağın mahkeme önünde ispat edilmesi farklı aşamalardır. İİK m. 58 uyarınca alacak belgeye dayanıyorsa belgenin aslı veya usulüne uygun onaylı örnekleri takip talebi sırasında sunulmalıdır. Yazılı sözleşme bulunmadığında da kira ilişkisine dayalı takip başlatılması mümkün olmakla birlikte kiracının itirazı sonrasında sözlü anlaşmanın ve bedelin ispatı ciddi bir uyuşmazlığa dönüşebilir.

  • Yazılı kira sözleşmesi ve varsa geçerli ek protokoller.
  • Kira başlangıcını, kira dönemlerini ve ödeme günlerini gösteren bilgiler.
  • Banka hesap dökümleri, dekontlar, kira makbuzları ve mahsup belgeleri.
  • Gönderilmiş ihtarnameler, tebliğ belgeleri ve borca ilişkin yazışmalar.
  • Kiralanan taşınmazın adresi, kiracı ve kiraya verenin doğru taraf bilgileri.
  • Faiz ve dönem hesabını anlaşılır şekilde gösteren alacak dökümü.

Kiralanan taşınmazın satılmış olması, kira alacağının hangi dönemde kime ait olduğu sorununu ayrıca gündeme getirebilir. Bu durumda yeni malikin kira sözleşmesine taraf olmasıyla önceki ve sonraki dönem alacaklısının belirlenmesi birbirinden ayrılmalıdır (TBK m. 310). Takip, gerçekte alacaklı sıfatı bulunmayan kişi adına başlatılmamalıdır.

Kira borcu nedeniyle tahliye de isteniyorsa takip nasıl yapılır?

Kiraya veren, kira borcunun ödenmemesi üzerine kiralananın boşaltılmasını da istiyorsa İİK m. 269 ve devamında düzenlenen özel ilamsız tahliye takibini seçebilir. Bu takipte talep, haciz ve tahliye iradesini açıkça içermelidir. İcra müdürlüğünün tahliye ihtarlı Örnek 13 ödeme emri göndermesi, takip talebinde bulunmayan tahliye isteğini sonradan yaratmaz.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 11.09.2024 tarihli, 2024/3885 E., 2024/7058 K. sayılı kararında, takip talebinde yalnızca haciz istenmesine rağmen Örnek 13 gönderilmiş olması yeterli görülmemiş; tahliye yönünden verilen karar bozulmuştur. Bu nedenle yanlış takip türü, ödeme emri düzenlenirken düzeltilmemişse sonradan tahliye talebinde sorun doğurabilir.

Tahliye yolunda ayrıca borcun kiralananın tesliminden sonra muaccel olmuş olması, bildirimin kanuna uygun biçimde yapılması, gerekli sürenin verilmesi ve ödeme yapılmaması aranır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında TBK m. 315 kapsamındaki süre en az otuz gündür; diğer genel kira ilişkilerinde en az on gün, ürün kirasında TBK m. 362 kapsamında en az altmış günlük süre söz konusu olabilir. TBK m. 315 uyarınca bildirim süresi, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

Takipten önce ayrı bir noter ihtarı bulunması, her olayda zorunlu bir ön koşul değildir: kanuna uygun tahliye ihtarlı ödeme emri gerekli temerrüt bildirimini içerebilir. Bununla birlikte bildirimin içeriği, kira türüne uygun ödeme süresi ve usulüne uygun tebliğ mutlaka kontrol edilmelidir. TBK m. 315 ihtarının genel koşullarını ele alan kira borcunda 30 günlük ihtar yazısı bu noktayı ayrıntılandırmaktadır.

Genel haciz takibi ile tahliye talepli takibin temel süreleri

İtiraz süresi ile ödeme süresi aynı şey değildir. Özellikle konut ve çatılı işyerleri için tahliye ihtarlı takipte yedi günlük itiraz süresinin dolması, otuz günlük ödeme süresi tamamlanmadan kiracının tahliye edileceği anlamına gelmez.

İşlemSüreBaşlangıç ve sonuç
Genel haciz takibine itiraz7 günÖdeme emrinin tebliğinden itibaren; zamanında itiraz takibi durdurur
Tahliye ihtarlı kira takibine itirazKural olarak 7 günÖdeme emrinin tebliğinden itibaren; İİK m. 269’daki özel istisnalar saklıdır
Konut ve çatılı işyerinde tahliye ihtarlı ödemeEn az 30 günTBK m. 315’e göre yazılı bildirimi izleyen gün; sürede tam ödeme tahliye değerlendirmesini etkiler
İtirazın kaldırılması istemi6 ayİİK m. 269 uyarınca itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren
İtiraz edilmeyen tahliye takibinde tahliye istemi6 ayİİK m. 269/a uyarınca ödeme ihtarı süresinin bitimini takip ederek
Genel haciz yolunda itirazın iptali davası1 yılİİK m. 67 uyarınca itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren; genel alacak davası hakkı ayrıca değerlendirilir

Özellikle iki ayrı altı aylık sürenin başlangıcı farklıdır: itirazın kaldırılmasında itirazın tebliği, İİK m. 269/a uyarınca itiraz edilmeyen takipte tahliye isteminde ise ihtar süresinin bitimi dikkate alınır. Sürelerin hesabı için icra dosyasındaki tebligat ve varsa itiraz tarihi birlikte incelenmelidir.

Kiracı ödeme emrine itiraz ederse ne olur?

Süresinde itiraz, ilamsız takibi durdurur. Ancak tahliye talepli kira takibinde itirazın niteliği önemlidir. İİK m. 269 uyarınca kiracı, kira sözleşmesini ve varsa sözleşmedeki kendisine ait olduğu ileri sürülen imzayı açık ve kesin şekilde reddetmezse kira sözleşmesini kabul etmiş sayılabilir. Kiracının yalnızca “borcum yok” demesi, kira ilişkisinin inkârı ile aynı usul sonucunu doğurmaz.

Kira sözleşmesi veya imza reddedilirse

İİK m. 269/b kapsamında, borçlu kira sözleşmesini veya sözleşmedeki imzasını açıkça inkâr ederse icra mahkemesindeki itirazın kaldırılması yolunun kullanılabilmesi için alacaklının dayandığı belgenin niteliği belirleyicidir. Noterlikçe resen düzenlenmiş veya imzası onaylanmış kira sözleşmesi mevcutsa kanundaki koşullarla icra mahkemesine başvurulabilir. Yalnız adi yazılı sözleşmede imzanın açıkça inkâr edildiği bir olayda, icra mahkemesi her zaman bu imzayı inceleyerek tahliyeye karar veremez; uyuşmazlığın genel mahkemede çözümlenmesi gerekebilir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 07.02.2024 tarihli, 2023/8601 E., 2024/987 K. sayılı kararında adi yazılı sözleşmedeki imzanın inkâr edildiği takipte İİK m. 269/b’nin belge koşuluna dikkat çekmiş ve icra mahkemesinin imza incelemesiyle sonuca gitmesini hukuka uygun bulmamıştır.

Kiracı kira ilişkisini kabul edip ödediğini söylüyorsa

Kira sözleşmesi kabul edilmekle birlikte borcun ödendiği, takas edildiği veya başka nedenle istenemeyeceği savunuluyorsa İİK m. 269/c çerçevesindeki belgeyle ispat kuralları gündeme gelir. Banka transferlerinin hangi kira aylarına ilişkin olduğu, alacaklı tarafından kabul edilip edilmediği ve kanunun aradığı belge niteliğini taşıyıp taşımadığı değerlendirilir. Her dekont, ilişkilendirildiği dönem belirlenmeden otomatik olarak takip borcunu ortadan kaldırmaz.

İtirazın gerekçeleri, takip türü ve başvurulabilecek usul yolları hakkında kira ödeme emrine itiraz ve kira takibinde itirazın kaldırılması başlıklı makalelerde daha ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.

İtiraz edilmezse kiracı otomatik olarak tahliye edilir mi?

Hayır. İtiraz edilmeyen tahliye talepli takipte kira alacağı yönünden takip kesinleşebilse de kiralanan, yalnızca ödeme emrindeki süre geçti diye icra dairesince kendiliğinden boşaltılmaz. İİK m. 269/a’ya göre ödeme süresi içinde borç ödenmezse alacaklı, ihtar süresinin bitiminden sonraki altı ay içinde icra mahkemesinden tahliye kararı istemelidir. Tahliye için ayrıca mahkeme kararı ve icra işlemleri gerekir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.11.2021 tarihli, 2017/1850 E., 2021/1484 K. sayılı kararında, icra mahkemesinin takip talebi ve ödeme emrinin usulüne uygunluğunu ve ödeme süresi içindeki ödeme durumunu incelemesi gerektiği açıklanmıştır. Takibin kesinleşmesi ile tahliyenin gerçekleşmesi birbirinden ayrı aşamalardır.

Ödeme emrine itiraz etmeyen kiracının daha önceki ödemelere ilişkin savunmaları bakımından usulî sınırlar da vardır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.03.2021 tarihli, 2017/2340 E., 2021/261 K. sayılı çoğunluk kararında, itiraz edilmeyen takipte icra mahkemesi incelemesinin ihtar süresi içindeki ödemeye odaklandığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla kiracının yalnız ödeme belgelerini saklaması değil, gerekiyorsa yedi günlük süre içinde uygun itirazı ileri sürmesi de önemlidir.

Kiracı borcun tamamını veya bir kısmını öderse ne değişir?

Tahliye ihtarlı takipte, kanuni ödeme süresi içerisinde takipte talep edilen ve hukuken kira anaparası niteliğinde olan borcun tamamen karşılanıp karşılanmadığı önem taşır. Zamanında ödeme temerrüt nedeniyle tahliye koşullarını ortadan kaldırabilir. Buna karşılık yalnızca kısmi ödeme yapılması ve gerçek kira anaparası borcunun bakiye kalması durumunda tahliye riski devam edebilir. Ödeme hangi borca mahsup edildiği, ödeme tarihi ve kiraya verenin kabul ettiği tutarlar üzerinden incelenir.

Yalnız işlemiş faiz, takip gideri veya vekâlet ücretinin otuz günlük ödeme süresinde ödenmemiş olmasının kira anaparası ödenmişken temerrüt nedeniyle tahliyeye dayanak yapılamayacağı Hukuk Genel Kurulunun 16.03.2021 tarihli, 2017/2340 E., 2021/261 K. sayılı kararında da açıklanmıştır. Bu durum, faiz ve masraf alacağının ayrıca talep edilemeyeceği anlamına gelmez; tahliye ile para alacağının hukuki koşulları farklıdır.

İtiraz üzerine genel mahkemede dava açılması gerekir mi?

Genel haciz yolunda itiraz üzerine takip durmuşsa alacaklı, elindeki belgelere ve talebin niteliğine göre İİK m. 68 kapsamında itirazın kaldırılmasını veya İİK m. 67 kapsamında itirazın iptali davasını değerlendirebilir. İtirazın kaldırılması için kanunun aradığı belge türleri ve altı aylık başvuru süresi; itirazın iptali içinse alacağın genel hükümlerle ispatı ve itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre önem taşır. Bu sürelerin kaçırılması, genel hükümlere göre alacak davasının her durumda ortadan kalktığı anlamına gelmez; zamanaşımı ayrıca incelenir.

Kira ilişkisinden doğan alacak ve itirazın iptali davalarında HMK m. 4 uyarınca kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. İİK m. 269 ve devamındaki özel ilamsız tahliye usulünde icra mahkemesinin görevine giren başvurular bu genel çerçeveden ayrılır. Yetkili yer belirlenirken davalının yerleşim yeri ve sözleşmenin ifa yeri gibi bağlama noktaları değerlendirilir (HMK m. 6 ve 10).

Kira icra takibinden önce arabuluculuk zorunlu mu?

İcra takibinin başlatılması ile dava açılması aynı işlem değildir. Kira alacağı için icra dairesine başvurmak, tek başına dava şartı arabuluculuk sürecini gerektirmez. Ayrıca 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B, kiralanan taşınmazların İİK kapsamında ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin özel hükümleri dava şartı arabuluculuk dışında tutar. Bu istisna, kira ilişkisinden kaynaklanan her davayı kapsamaz.

Örneğin genel mahkemede açılan kira alacağına ilişkin itirazın iptali ve tahliye davasında arabuluculuk dava şartı olabilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 14.05.2025 tarihli, 2024/3408 E., 2025/2823 K. sayılı kararında, kira alacağına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali ve tahliye istemiyle genel mahkemede açılan davada, önceden arabuluculuğa başvurulmaması nedeniyle davanın usulden reddini hukuka uygun bulmuştur. Takibin icra dosyasına dayanması tek başına istisnadan yararlanmayı sağlamamıştır.

Bu nedenle takip sonrası başvuru icra mahkemesinde özel itirazın kaldırılması ve tahliye istemi mi, yoksa genel mahkemede itirazın iptali veya kira alacağı davası mı olduğu belirlenmeden “arabuluculuk zorunlu değildir” sonucuna varılmamalıdır.

Gecikmiş kira alacağına faiz ve zamanaşımı uygulanır mı?

Vadesi gelmiş kira alacağı için koşulları varsa temerrüt faizi istenebilir. Ancak faiz türü, başlangıç günü, sözleşmedeki geçerli hükümler, borcun ticari iş niteliği ve ödeme tarihleri ayrı değerlendirilmelidir. 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi, 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun değişikliğiyle yeniden düzenlenmiştir. Sözleşmeyle miktarı belirlenmemiş kanuni faiz, ilgili Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont oranına bağlı formülle hesaplanır; 3095 sayılı Kanun m. 2 temerrüt faizini düzenler. Bu nedenle birden fazla dönemi kapsayan takipte bütün tarihlere kontrolsüz biçimde aynı faiz oranı uygulanmamalıdır.

TBK m. 147/1 uyarınca kira bedelleri kural olarak beş yıllık zamanaşımına tabidir. Bununla birlikte zamanaşımının başlangıcı, kesilme ve durma nedenleri ile borçlunun bu savunmayı hangi usulde ileri sürdüğü önemlidir. Eski dönem alacakları yalnız dönem başlığına bakılarak topluca silinmez veya talep edilebilir kabul edilmez.

Takip başlatılırken sık yapılan hatalar

  • Tahliye istenirken takip talebine yazılmaması: Sonradan Örnek 13 gönderilmiş olması eksik tahliye talebini gidermeyebilir.
  • Ödenmiş ayların yeniden istenmesi: Dekontlar ve mahsup kayıtları incelenmeden çıkarılan toplamlar haksız takip uyuşmazlığına yol açabilir.
  • Artış oranının yanlış uygulanması: Hukuken geçerli olmayan kira artışı, takip anaparasını hatalı yükseltebilir.
  • İtiraz ve ödeme sürelerinin karıştırılması: Yedi günlük itiraz süresi ile konut ve çatılı işyerindeki otuz günlük ödeme süresi farklı sonuçlar doğurur.
  • İtirazın kaldırılmasında belge koşulunun göz ardı edilmesi: İmzaya açık itiraz bulunan dosyada adi yazılı sözleşme her zaman yeterli olmaz.
  • Başvuru sürelerinin kaçırılması: İtirazın kaldırılması, itirazın iptali ve itirazsız takipte tahliye başvurularının süre başlangıçları aynı değildir.
  • Arabuluculuk istisnasının geniş yorumlanması: İcra mahkemesindeki özel tahliye yolu ile genel mahkemede açılan itirazın iptali davası ayrılmalıdır.

Kira borcu icra takibi hakkında sık sorulan sorular

Kira sözleşmesi olmadan icra takibi yapılabilir mi?

Yazılı sözleşme bulunmaması kira alacağı için ilamsız takibe başvurulmasına tek başına engel değildir. Ancak kiracı kira ilişkisinin varlığını veya istenen bedeli inkâr ederse ispat güçleşebilir. Sözlü kira ilişkisinin varlığı, ödeme kayıtları ve kanunun aradığı belgeler somut olayda incelenir.

Bir aylık kira ödenmezse icraya verilebilir mi?

Bir aylık muaccel kira alacağı için de icra takibi başlatılması mümkündür. Tahliye sonucu ise otomatik değildir; TBK m. 315 ile İİK m. 269 ve devamının bildirim, süre, ödeme ve yargısal karar koşulları ayrı ayrı gerçekleşmelidir.

Kira borcu için icra takibi açmadan önce noter ihtarı şart mı?

Yalnız alacak tahsili için genel haciz yoluyla takipte her durumda önceden noter ihtarı aranmaz. Tahliye talepli takipte ise kanuni unsurları taşıyan ihtarlı ödeme emri, temerrüt bildiriminin işlevini görebilir. Somut sözleşme ve kira türüne göre başka bildirim şartları ayrıca kontrol edilir.

Kiracı yedi gün içinde itiraz etmezse hemen haciz yapılır mı?

Genel haciz takibinde ödeme emrindeki süre geçtikten ve takip kesinleştikten sonra kanuni koşullarla haciz talep edilebilir. Tahliye ihtarlı takipte ise para alacağı ve tahliye bakımından farklı süre ve işlemler söz konusudur. Yedi günlük sürenin dolması tek başına fiziksel tahliye anlamına gelmez.

Kiracı otuz gün içinde kira borcunu öderse tahliye olur mu?

Konut veya çatılı işyeri kirasında kanuni süre içinde geçerli kira anaparasının tamamen ödenmesi, temerrüde dayalı bu tahliye yolunu kural olarak engeller. Ödemenin tamamı, tarihi ve hangi kira dönemine mahsup edildiği incelenmelidir. Faiz ve takip giderlerinin durumu ayrı değerlendirilir.

İcra takibine itiraz edildiğinde hangi mahkemeye gidilir?

Başvurunun türüne göre sonuç değişir. İİK m. 269/b-c kapsamında özel itirazın kaldırılması talepleri icra mahkemesinde değerlendirilir. Kira ilişkisine dayalı genel hükümlere göre açılan itirazın iptali davasında ise kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Dava şartı arabuluculuk incelemesi de buna göre yapılmalıdır.

Kira borcu icraya verilirse kiracının eşyaları hemen alınır mı?

Hayır. Takibin başlatılması kendiliğinden haciz veya tahliye değildir. Tebligat, itiraz, ödeme süreleri, takibin kesinleşmesi ve ilgili haciz veya tahliye işlemlerinin yasal koşulları tamamlanmalıdır. Ayrıca haczedilemeyen mal ve haklara ilişkin sınırlamalar saklıdır.

Sonuç: Takip türünün doğru seçilmesi neden önemlidir?

Kira alacağının icra yoluyla tahsilinde ilk karar, yalnız alacak mı yoksa alacakla birlikte tahliye mi istendiğidir. Genel haciz yolu kira alacağının tahsiline odaklanırken İİK m. 269 ve devamındaki özel usul, gerekli şartlar oluştuğunda icra mahkemesinden tahliye kararı istenmesine de imkân tanır. Takip talebindeki ifade, dayanak belgeler, itirazın türü ve kanuni süreler sürecin sonucunu doğrudan etkiler.

Somut uyuşmazlığın incelenmesinde kira sözleşmesi, dönem bazlı borç çizelgesi, banka dekontları, ödeme emirleri ve tebligatlar birlikte değerlendirilmelidir. Bu metin genel bilgilendirme niteliğindedir; her kira ilişkisi için aynı takip yolunun uygulanabileceği anlamına gelmez.

Hukuki Kaynaklar

Yazar: Av. Mehmet Sarıoğlu. İçerik kontrol tarihi: 18.10.2026. Bu makale kişiye özgü hukuki görüş veya sonuç garantisi içermez.