CMK 173’e Göre Takipsizlik Kararına İtiraz: Süre ve Dilekçe

Takipsizlik kararına itiraz, Cumhuriyet savcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının sulh ceza hâkimliği tarafından incelenmesini sağlayan hukuki başvuru yoludur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 173. maddesine göre suçtan zarar gören kişi, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde kamu davası açılmasını gerektirebilecek olaylar, deliller ve soruşturmada eksik bırakılan işlemler açıklanmalıdır. Sulh ceza hâkimliği itirazı kabul edebilir, reddedebilir veya gerekli görürse soruşturmanın genişletilmesini isteyebilir.

Takipsizlik kararının hukuka uygunluğu yalnızca savcılığın ulaştığı sonuç bakımından değil, soruşturmanın yeterli şekilde yürütülüp yürütülmediği yönünden de değerlendirilir. Özellikle önemli deliller toplanmadan, tanıklar dinlenmeden veya mevcut belgeler incelenmeden karar verilmesi, itirazda ileri sürülebilecek nedenler arasındadır.

Takipsizlik Kararına İtiraz Nedir?

Takipsizlik kararına itiraz, Cumhuriyet savcısının soruşturma sonunda verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın yargısal denetimini sağlayan özel bir başvuru yoludur. Bu yolun hukuki dayanağı CMK m.173’tür.

CMK m.172/1 uyarınca Cumhuriyet savcısı, kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması durumunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.

Bu karar, şüphelinin suçsuz olduğunun mahkeme hükmüyle tespit edildiği anlamına gelmez. Henüz iddianame düzenlenmemiş ve ceza mahkemesinde kovuşturma başlamamıştır. Kararın niteliği, sonuçları ve verilme sebepleri hakkında takipsizlik kararı başlıklı yazıda ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.

İtiraz yolunun amacı, Cumhuriyet savcısının soruşturma sonucunda yaptığı değerlendirmenin kanuna uygun olup olmadığının incelenmesidir. Başvuruda temel mesele, soruşturma dosyasındaki delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadığı ve bu değerlendirmeden önce gerekli araştırmaların yapılıp yapılmadığıdır.

Takipsizlik Kararına Kimler İtiraz Edebilir?

CMK m.173/1 uyarınca takipsizlik kararına itiraz hakkı suçtan zarar gören kişiye tanınmıştır.

Bu kapsamda, suçtan doğrudan zarar gördüğü kabul edilen mağdur veya müşteki, koşulları varsa karara itiraz edebilir. Suçtan doğrudan zarar gören bir tüzel kişinin de yetkili temsilcisi aracılığıyla başvuru yapması mümkündür.

Ancak suç duyurusunda bulunan herkesin otomatik olarak itiraz hakkı bulunduğu söylenemez. Bir kişinin yalnızca ihbarda bulunmuş olması, CMK m.173 bakımından suçtan zarar gören sıfatını kazandığını göstermez.

İtiraz hakkının değerlendirilmesinde şu hususlar önem taşır:

  • Başvurucunun soruşturma konusu fiilden doğrudan zarar görüp görmediği.
  • İleri sürülen zararın soruşturulan suçla hukuken bağlantılı olup olmadığı.
  • Başvurucunun mağdur, suçtan zarar gören veya ilgili tüzel kişinin yetkili temsilcisi sıfatını taşıyıp taşımadığı.
  • Başvurunun kanuni temsilci veya avukat aracılığıyla yapıldığı durumlarda temsil yetkisinin bulunup bulunmadığı.

Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve yalnızca olayın öğrenilmesini sağlayan ihbarcının CMK m.173 kapsamında itiraz hakkı bulunmayabilir. Bununla birlikte CMK m.158/6’da düzenlenen soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararlarına karşı ihbarda bulunan kişilere de 173. maddedeki usulle itiraz imkânı tanınmıştır. Bu iki karar türü birbirinden ayrılmalıdır.

Takipsizlik Kararına İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Takipsizlik kararına itiraz süresi iki haftadır. Süre, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın suçtan zarar görene usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesiyle hesaplanır.

CMK m.173/1’deki süre, 7499 sayılı Kanun’un 37. maddesiyle değiştirilmiştir. Bu değişiklik 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla güncel uygulamada eski kanun metinlerinde görülen 15 günlük süre yerine iki haftalık süre esas alınır.

İki haftalık itiraz süresi nasıl hesaplanır?

CMK m.39/2 gereğince hafta olarak belirlenen süre, tebligatın yapıldığı günün son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer.

Örneğin takipsizlik kararı bir salı günü tebliğ edilmişse, iki haftalık sürenin son günü iki hafta sonraki salı günüdür. Son günün resmî tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iş gününe uzar.

Elektronik tebligat bakımından da tebliğ tarihi doğru belirlenmelidir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi uyarınca elektronik tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. İki haftalık itiraz süresi bu hukuki tebliğ tarihi dikkate alınarak hesaplanır.

Kararın savcılık tarafından düzenlendiği tarih, mağdurun kararı fiilen öğrendiği tarih ve usulüne uygun tebliğ tarihi birbirinden farklı olabilir. İtiraz süresinin hesabında hukuken geçerli tebligat işlemi esas alınmalıdır.

Takipsizlik kararına itiraz süresi kaçırılırsa ne olur?

Kanuni süre içinde itiraz edilmemesi hâlinde olağan itiraz imkânı kaybedilir. Bununla birlikte CMK m.40-41 kapsamında, kişinin kusuru olmaksızın süreyi kaçırdığı durumlarda eski hâle getirme istemi gündeme gelebilir.

CMK m.40/2’ye göre kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemiş kişi kusursuz sayılır. Eski hâle getirme isteminin kabulü ise somut olayın koşullarına bağlıdır.

CMK m.41 uyarınca başvuru, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde yapılmalı; süreye uyulamamasının kusursuz nedenleri ve bunları destekleyen belgeler açıklanmalıdır. Kaçırılan usul işleminin de başvuruyla birlikte yerine getirilmesi gerekir.

Usulsüz tebligat iddiası ile eski hâle getirme talebi aynı hukuki mesele değildir. Kararın ne zaman ve nasıl tebliğ edildiği öncelikle incelenmelidir.

Takipsizlik Kararına İtiraz Hangi Mahkemeye Yapılır?

CMK m.173/1 uyarınca görevli merci, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğidir.

Bu nedenle itiraz mercii belirlenirken yalnızca başvurucunun ikametgâhına veya suçun işlendiği yere bakılmaz. Takipsizlik kararını veren Cumhuriyet başsavcılığının bağlı bulunduğu yargı çevresi esas alınır.

İtiraz dilekçesi ilgili sulh ceza hâkimliğine hitaben hazırlanmalı ve usulüne uygun biçimde sunulmalıdır. Başka bir adliyeden gönderilecek dilekçelerde de doğru merciin gösterilmesi ve başvurunun süresi içinde yapılması önemlidir.

Başvurudan önce takipsizlik kararının sonunda yer alan kanun yolu açıklaması kontrol edilmelidir. CMK m.172/1 gereğince kararda itiraz hakkının, süresinin ve merciinin gösterilmesi zorunludur.

Takipsizlik Kararına Hangi Sebeplerle İtiraz Edilebilir?

CMK m.173/2, itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olayların ve delillerin belirtilmesini öngörür. Bu nedenle yalnızca savcılık kararının yanlış olduğu yönündeki genel bir beyan, etkili bir hukuki gerekçelendirme için yeterli değildir.

İtirazın somut delillere, soruşturma eksikliklerine veya yanlış hukuki değerlendirmelere dayandırılması gerekir.

1. Soruşturmada önemli delillerin toplanmaması

Savcılık, soruşturma konusu olayın aydınlatılması açısından önemli bir delili toplamadan karar vermiş olabilir. Örneğin dosyada bulunduğu belirtilen kamera kayıtlarının istenmemesi, mevcut yazışmaların incelenmemesi veya olayla ilgili belgelerin ilgili kurumlardan getirtilmemesi itirazda değerlendirilebilir.

Burada önemli olan, eksik bırakılan işlemin suçun araştırılmasıyla doğrudan ilgili olmasıdır. İtiraz dilekçesinde hangi delilin neden gerekli olduğu ve soruşturmanın sonucunu nasıl etkileyebileceği açıklanmalıdır.

2. Tanıkların dinlenmemesi veya ifadelerin yeterince araştırılmaması

Olayı doğrudan gözlemlediği bildirilen kişilerin ifadeleri alınmadan karar verilmesi, somut olayın özelliklerine göre soruşturma eksikliği oluşturabilir.

Tanığın kimliği biliniyorsa dilekçede belirtilmeli; hangi olaya ilişkin bilgi verebileceği ve beyanının neden önemli olduğu açıklanmalıdır. Tanıkların dinlenmiş olması hâlinde de beyanlar arasındaki esaslı çelişkilerin araştırılmaması itiraz gerekçesi olabilir.

3. Bilirkişi veya teknik inceleme eksikliği

Teknik veya uzmanlık gerektiren bir hususun aydınlatılması için bilirkişi incelemesine ihtiyaç bulunmasına rağmen bu araştırmanın yapılmaması da itirazda ileri sürülebilir.

Bununla birlikte her soruşturmada bilirkişi raporu alınması zorunlu değildir. İncelemenin gerekli olup olmadığı, araştırılan suçun niteliğine ve uyuşmazlık konusu olguya göre değerlendirilir.

4. Mevcut delillerin eksik veya hatalı değerlendirilmesi

Savcılık dosyadaki delilleri toplamış olmasına rağmen bunların hukuki değerini eksik değerlendirmiş olabilir. Bu durumda itiraz, delillerin suçun unsurlarıyla bağlantısını ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin neden oluştuğunu göstermelidir.

CMK m.170/2 kapsamında aranan yeterli şüphe ile mahkûmiyet için gerekli ispat derecesi aynı değildir. Soruşturma aşamasında kesin mahkûmiyet sonucuna ulaşılması aranmaz. Bununla birlikte yalnızca soyut iddia da kamu davası açılması için yeterli görülmez.

5. Kovuşturma şartlarının yanlış değerlendirilmesi

Suçun şikâyete bağlı olup olmadığı, geçerli şikâyet bulunup bulunmadığı, zamanaşımı veya soruşturma ve kovuşturma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda yapılan hukuki hatalar da itiraz sebebi olabilir.

Özellikle şikâyete bağlı suçlarda şikâyetin süresi, hak sahibi ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı değerlendirilirken TCK m.73’teki şikâyet hükümleri dikkate alınmalıdır.

Eksik Soruşturma Nedeniyle Takipsizlik Kararına İtiraz Edilebilir mi?

Evet. Eksik soruşturma, takipsizlik kararına itirazlarda önemli bir hukuki tartışma konusudur.

CMK m.160 uyarınca Cumhuriyet savcısı, suç işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenmesi üzerine maddi gerçeği araştırmaya başlar. Şüphelinin lehine ve aleyhine olan delillerin toplanması ve muhafaza edilmesi bu görevin kapsamındadır.

CMK m.173/3, sulh ceza hâkimliğine, kararını verebilmek için gerekli gördüğünde soruşturmanın genişletilmesini Cumhuriyet başsavcılığından isteme yetkisi tanır.

Bu kapsamda hâkimlik, eksik bırakılan araştırma işlemlerini belirterek soruşturmanın genişletilmesini talep edebilir. Her eksiklik itirazın kabulünü zorunlu kılmaz; eksikliğin soruşturma konusu fiil ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin değerlendirilmesi açısından önem taşıması gerekir.

Dosyada eksik bırakılan işlemlerin belirlenmesi, delillerin korunması ve başvurunun hukuki gerekçelerle hazırlanması bakımından ceza soruşturmasında hukuki temsil, özellikle teknik veya çok sayıda delil içeren dosyalarda önem taşıyabilir.

Takipsizlik Kararına İtiraz Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Takipsizlik kararına itiraz dilekçesi, CMK m.173/2’nin aradığı somut gerekçeleri içermelidir. Dilekçede soruşturmanın neden eksik veya hukuken hatalı olduğu, dosyadaki hangi delillerin yeterli şüphe oluşturabileceği ve hangi işlemlerin yapılması gerektiği açıklanmalıdır.

Başvuruda aşağıdaki bilgiler bulunmalıdır:

  • İtiraz mercii: CMK m.173’e göre görevli sulh ceza hâkimliğinin adı.
  • Başvurucu bilgileri: Suçtan zarar gören kişinin kimlik ve iletişim bilgileri, varsa vekil bilgileri.
  • Dosya bilgileri: Cumhuriyet başsavcılığının soruşturma numarası, takipsizlik kararının tarihi ve karar numarası.
  • Tebliğ tarihi: Kararın başvurucuya hangi tarihte tebliğ edildiği.
  • İtiraz sebepleri: Eksik soruşturma işlemleri, hatalı hukuki değerlendirmeler ve dikkate alınması gereken deliller.
  • Delil talepleri: Toplanması veya yeniden değerlendirilmesi istenen somut deliller.
  • Sonuç ve istem: Takipsizlik kararına yönelik itirazın kabulü, gerektiğinde soruşturmanın genişletilmesi ve CMK m.173 uyarınca işlem yapılması talebi.

Dilekçeye takipsizlik kararının örneği, tebligata ilişkin belgeler ve mevcut destekleyici deliller eklenebilir. Dosyanın tamamına erişilemeyen durumlarda incelenmesi istenen belgeler açıkça tanımlanmalıdır.

Takipsizlik Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin genel bir dilekçe iskeletidir. Başvurunun içeriği, dosyadaki kararın gerekçesine ve mevcut delillere göre hazırlanmalıdır. Köşeli parantez içindeki alanlar somut dosyaya uygun şekilde doldurulmalıdır.

[YETKİLİ YER] SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE

İTİRAZ EDEN: [Ad Soyad / Tüzel kişi unvanı]

VEKİLİ: [Varsa vekil bilgileri]

SORUŞTURMA MAKAMI: [Cumhuriyet Başsavcılığı]

SORUŞTURMA NO: [Soruşturma numarası]

KARAR NO: [Takipsizlik karar numarası]

KARAR TARİHİ: [Tarih]

TEBLİĞ TARİHİ: [Tarih]

KONU: Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı CMK m.173 uyarınca itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

1. Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda belirtilen soruşturma dosyasında, [karar tarihi] tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Karar tarafımıza [tebliğ tarihi] tarihinde tebliğ edilmiş olup işbu itiraz kanuni süresi içinde sunulmaktadır.

2. Kararda, [savcılığın takipsizlik gerekçesi somut olarak özetlenecektir] gerekçesine dayanılmıştır. Ancak aşağıda açıklanan nedenlerle kararın eksik incelemeye ve/veya hatalı hukuki değerlendirmeye dayandığı kanaatindeyiz.

3. Soruşturma kapsamında [toplanmadığı ileri sürülen delil veya yapılmayan işlem] hususunda gerekli araştırma gerçekleştirilmemiştir. Söz konusu delilin [hangi olgunun açıklığa kavuşturulmasını sağlayacağı] bakımından önem taşıdığı değerlendirilmektedir.

4. Dosyada bulunan [mevcut deliller] birlikte değerlendirildiğinde, CMK m.170/2 kapsamında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin oluşup oluşmadığının yeniden incelenmesi gerekmektedir. [Bu sonuca dayanak oluşturan somut olaylar ve deliller açıklanacaktır.]

5. Açıklanan nedenlerle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazımızın kabulünü; kararın verilebilmesi için gerekli görülmesi hâlinde CMK m.173/3 kapsamında soruşturmanın genişletilmesinin istenmesini talep ediyoruz.

HUKUKİ NEDENLER: 5271 sayılı CMK m.160, 170, 172, 173 ve ilgili diğer mevzuat.

DELİLLER: [Soruşturma dosyası, belgeler, tanıklar, kayıtlar ve diğer somut deliller]

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının [karar tarihi] tarihli ve [karar numarası] sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı itirazımızın kabulüne, gerekli görülmesi hâlinde soruşturmanın genişletilmesinin istenmesine ve CMK m.173 uyarınca işlem yapılmasına karar verilmesini saygıyla talep ederiz.

Tarih: [Başvuru tarihi]

İtiraz Eden / Vekili: [İsim ve imza]

Ekler: [Takipsizlik kararı, tebligat belgesi ve diğer belgeler]

Bu dilekçe örneğindeki genel ifadeler tek başına yeterli bir itiraz gerekçesi oluşturmaz. Özellikle üçüncü ve dördüncü paragrafların soruşturma dosyasına özgü delillerle somutlaştırılması gerekir.

Takipsizlik Kararına İtiraz Kabul Edilirse Ne Olur?

CMK m.173/4 uyarınca sulh ceza hâkimliği itirazı yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

İddianamenin kabul edilmesiyle kamu davası açılır ve kovuşturma evresi başlar. Bu aşamada sanığın suçlu olduğu yönünde kesin bir yargıya varılmış değildir. Mahkeme, iddia ve savunmayı değerlendirerek delilleri yargılama sırasında inceleyecektir.

Kamu davasının açılması, iddianamenin düzenlenmesi ve mahkemenin bu belgeyi incelemesine ilişkin ayrıntılar iddianame ve kamu davasının açılması konulu yazıda açıklanmıştır.

Hâkimliğin eksik araştırmalar nedeniyle soruşturmanın genişletilmesini istemesi ise itirazın kabulüyle aynı işlem değildir. Bu durumda gerekli soruşturma işlemlerinin tamamlanması ve sonucuna göre değerlendirme yapılması söz konusu olur.

Takipsizlik Kararına İtiraz Reddedilirse Ne Olur?

Sulh ceza hâkimliği, kamu davasının açılması için yeterli neden bulunmadığı sonucuna ulaşırsa itirazı gerekçeli olarak reddeder.

CMK m.173/3 uyarınca ret hâlinde itiraz eden kişi giderlere mahkûm edilir. Dosya Cumhuriyet savcısına gönderilir ve savcı kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

İtirazın reddinden sonra aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi bakımından CMK m.172/2 uygulanır. Bu hükme göre kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delilin elde edilmesi ve bu hususta sulh ceza hâkimliğinin karar vermesi gerekir.

Dolayısıyla daha önce değerlendirilmiş iddiaların hiçbir yeni delil bulunmadan tekrar edilmesi, tek başına kamu davası açılması sonucunu doğurmaz.

CMK m.271/4 gereğince itiraz merciinin verdiği kararlar kural olarak kesindir. Takipsizlik kararına karşı yapılan itirazın reddi bakımından olağan şekilde ikinci bir itiraz veya istinaf başvurusu öngörülmemiştir. Kanun yararına bozma gibi olağanüstü denetim mekanizmaları ise ayrı koşullara ve usule tabidir.

Takipsizlik Kararına İtirazda Yargıtay Kararları

Yargıtay kararlarında, takipsizlik kararının incelenmesinde soruşturmanın kapsamı ve kamu davası açılması için yeterli şüphe ölçütü üzerinde durulmaktadır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 28.05.2025 Tarihli, E. 2024/25459, K. 2025/4324

Yargıtay 8. Ceza Dairesi bu kararında, yalan tanıklık iddiasıyla yürütülen soruşturmada önemli araştırmalar yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini değerlendirmiştir.

Kararda, ilgili hukuk davası dosyasının incelenmesi, şüpheli ve tanık ifadelerinin alınması, olayın maddi koşullarının araştırılması ve mevcut delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekliliği üzerinde durulmuştur. Eksik soruşturmaya dayalı takipsizlik kararına karşı yapılan itirazın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Kararın önemli yönü, soruşturma aşamasında aranan yeterli şüphe ile mahkûmiyet için gerekli delil değerlendirmesinin birbirinden farklı olduğunun açıklanmasıdır.

Bu içtihattan her delil toplama talebinin kabul edilmesi gerektiği sonucu çıkarılamaz. Ancak sonuca etkili araştırmalar yapılmadan verilen takipsizlik kararlarının, CMK m.173 kapsamında etkili bir yargısal incelemeye tabi tutulması gerektiğini göstermektedir.

Hangi Savcılık Kararlarına Karşı CMK 173 Uygulanmaz?

CMK m.173/5, Cumhuriyet savcısının kamu davasını açmama konusunda kanuni takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler.

Örneğin CMK m.171/1 kapsamında cezayı kaldıran şahsi neden olarak etkin pişmanlık koşullarının veya şahsi cezasızlık sebebinin varlığı nedeniyle savcının takdir yetkisini kullanması bu ayrım açısından önemlidir.

Ancak CMK m.171/2’de düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları bakımından özel bir hüküm bulunmaktadır. Bu hüküm, suçtan zarar görene ve şüpheliye CMK m.173 hükümlerine göre itiraz hakkı tanımaktadır.

Bu nedenle savcılığın verdiği her karar aynı başvuru rejimine tabi değildir. Kararın hukuki niteliği ve kanunda özel olarak tanınan itiraz hakkı ayrı ayrı incelenmelidir.

Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığı Kararı ile Takipsizlik Kararına İtiraz Aynı mıdır?

Hayır. CMK m.158/6 kapsamında verilen soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı ile CMK m.172 kapsamında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı farklı niteliktedir.

Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı, ihbar veya şikâyetin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın açıkça anlaşılması ya da başvurunun soyut ve genel nitelikte bulunması durumunda verilebilir.

Bu karar hakkında da CMK m.173’teki usule göre itiraz edilebilir. Ancak itirazın kabulünün sonucu farklıdır: CMK m.158/6 gereğince Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır.

Buna karşılık kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın CMK m.173/4 kapsamında yerinde bulunması durumunda Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemesi söz konusu olur.

Takipsizlik Kararına İtiraz Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Takipsizlik kararına itiraz için avukat tutmak zorunlu mudur?

Genel olarak suçtan zarar gören kişi, kanuni koşulları taşıması hâlinde itirazını kendisi yapabilir. Avukatla temsil, CMK m.173 kapsamındaki her başvuru için zorunlu değildir. Bununla birlikte soruşturma dosyasının incelenmesi, delillerin hukuki değerinin belirlenmesi ve itiraz sebeplerinin somutlaştırılması hukuki değerlendirme gerektirebilir.

Takipsizlik kararına itiraz etmek için yeni delil şart mı?

Hayır. İlk itiraz bakımından mutlaka yeni bir delil elde edilmiş olması şart değildir. Mevcut delillerin yeterli şüphe oluşturduğu veya soruşturmanın eksik yürütüldüğü ileri sürülebilir. Buna karşılık itirazın reddinden sonra aynı fiilden dolayı kamu davası açılması bakımından CMK m.172/2’deki yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı koşulları uygulanır.

Takipsizlik kararına itiraz ne kadar sürede sonuçlanır?

CMK m.173’te itirazın mutlaka belirli sayıda gün içinde karara bağlanmasını öngören özel bir süre bulunmamaktadır. İnceleme süresi dosyanın kapsamına, hâkimliğin iş yoğunluğuna ve soruşturmanın genişletilmesine gerek duyulup duyulmamasına göre değişebilir. CMK m.271/3 uyarınca kararın mümkün olan en kısa sürede verilmesi esastır.

Takipsizlik kararına itiraz için duruşmaya gitmek gerekir mi?

İtiraz incelemesi kural olarak dosya üzerinden yapılır. CMK m.271/1 uyarınca kanunda belirtilen hâller saklı kalmak üzere itiraz hakkında duruşma yapılmadan karar verilir. Gerekli görülürse Cumhuriyet savcısı ve ardından vekil dinlenebilir.

Takipsizlik kararına itiraz edilince otomatik olarak dava açılır mı?

Hayır. İtiraz başvurusu tek başına kamu davası açılmasına neden olmaz. Yetkili sulh ceza hâkimliğinin başvuruyu inceleyerek karar vermesi gerekir. CMK m.173/4 kapsamında itirazın yerinde bulunması hâlinde savcı iddianame düzenler; kamu davası ise iddianamenin kabulüyle açılır.

Takipsizlik kararına itiraz reddedilirse aynı olay yeniden şikâyet edilebilir mi?

Aynı olaya ilişkin yeniden dilekçe verilmesi tek başına soruşturmanın kamu davasıyla sonuçlanmasını sağlamaz. İtirazın reddinden sonra aynı fiil için kamu davası açılması CMK m.172/2’deki koşullara bağlıdır. Ayrıca AİHM tarafından etkin soruşturma yapılmadığının tespit edildiği belirli durumlar bakımından CMK m.172/3 özel bir yeniden soruşturma mekanizması öngörmektedir.

Sonuç: Takipsizlik Kararına İtirazda Nelere Dikkat Edilmelidir?

Takipsizlik kararına itirazda üç temel konu belirleyicidir: başvurunun iki haftalık kanuni sürede yapılması, CMK m.173’e göre doğru merciin belirlenmesi ve itirazın somut olaylar ile delillere dayandırılması.

Başvurunun etkili olabilmesi için takipsizlik kararının gerekçesi, soruşturma dosyasındaki mevcut deliller ve eksik bırakıldığı ileri sürülen işlemler birlikte incelenmelidir. Eksik soruşturma iddiası ileri sürülüyorsa yapılması istenen araştırmanın neden gerekli olduğu açıklanmalı; delillerin hatalı değerlendirildiği düşünülüyorsa kamu davası açılması için yeterli şüphenin hangi olgulardan kaynaklandığı gösterilmelidir.

İtirazın kabulü mahkûmiyet anlamına gelmediği gibi reddedilmesi de her koşulda yeni hukuki gelişmelerin önünü kapatmaz. Başvurunun sonucu ve daha sonra izlenebilecek yollar, CMK m.172 ve 173 hükümleri çerçevesinde somut dosyanın özelliklerine göre belirlenir.

Yazar: Avukat Fatih Sefer