Lehe Kanun Nedir, Nasıl Uygulanır? TCK Madde 7

Lehe kanun, suç tarihinde yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanundan failin durumunu daha iyi hâle getiren kanundur ve TCK madde 7 uyarınca uygulanır. Madde, ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasını düzenler ve şu soruyu yanıtlar: fiil işlendiğinde yürürlükte olan kanun ile yargılama sırasında yürürlüğe giren kanun farklıysa hangisi uygulanır? Kısa cevap şudur: fiil işlendiği tarihte suç değilse ceza verilemez; sonradan çıkan kanun failin lehineyse geriye yürür ve uygulanır; infaz rejimine ilişkin kurallar kural olarak derhal uygulanır, ancak hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürde yine lehe kanun esas alınır; geçici ve süreli kanunlar ise yürürlükte bulundukları dönemde işlenen suçlara uygulanmaya devam eder.

Bu kural uzun süren davalarda ve sık kanun değişikliği yaşanan dönemlerde sonucu doğrudan değiştirir. Yeni bir yargı paketi cezanın alt sınırını düşürmüş, HAGB, erteleme ya da uzlaştırmayı genişletmiş veya fiili suç olmaktan çıkarmış olabilir. Ancak “kanun değişti, ceza kendiliğinden düştü” demek yanlıştır: lehe kanun, eski ve yeni kanunun olaya birlikte uygulanıp sonuçlarının karşılaştırılmasıyla belirlenir. Bu yazıda madde metnini, lehe kanunun nasıl hesaplandığını, zamanaşımı ve infaz bakımından sonuçlarını, uyarlama yargılamasını ve güncel içtihadı anlatıyoruz.

TCK madde 7 – Zaman bakımından uygulama (madde metni)

“(1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.

(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

(3) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.

(4) Geçici veya süreli kanunların, yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş olan suçlar hakkında uygulanmasına devam edilir.”

Güncel durum (08.10.2026): Üçüncü fıkra 29.06.2005 tarihli 5377 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle değiştirilmiştir (RG 08.07.2005); Adalet Bakanlığı konsolide metninde başka değişiklik kaydı yoktur. 2026’da yürürlüğe giren 7589 ve 7593 sayılı Kanunların zaman bakımından etkisi aşağıda ayrı bir başlıkta ele alınmıştır.

Maddenin yer aldığı kanunun tamamı için 5237 sayılı Kanun’un m.7 dahil tam metni sayfasına bakabilirsiniz.

TCK madde 7’nin dört kuralı nedir?

Madde dört ayrı kural içerir. Aşağıdaki tablo her fıkranın pratik sonucunu tek bakışta gösterir.

FıkraKuralPratik sonuç
7/1İşlendiği tarihte suç olmayan fiilde ceza yok; sonradan suç olmaktan çıkan fiilde de ceza yokBeraat; verilmiş ceza varsa infaz ve kanuni sonuçlar kendiliğinden kalkar
7/2Kanunlar farklıysa failin lehine olan uygulanır ve infaz olunurİki kanun olaya bütün olarak uygulanır, sonuçlar karşılaştırılır
7/3İnfaz rejimi derhal uygulanır; erteleme, koşullu salıverilme ve tekerrür hariçBu üç kurumda lehe kanun hesabı yapılır
7/4Geçici ve süreli kanunlar yürürlük süresinde işlenen suçlara uygulanmaya devam ederKanunun süresi dolsa da o dönemdeki suç cezasız kalmaz

Suç olmayan fiilde ceza verilemez: TCK madde 7/1

Birinci fıkra iki yönlü çalışır. Fiil işlendiği tarihte kanunda suç değilse, sonradan çıkan bir kanun onu suç yapsa bile kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz; bu, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin zaman boyutudur. Tersi de aynı güvenceyle korunur: işlendiğinde suç olan bir fiil sonradan suç olmaktan çıkarılmışsa ceza verilemez, hüküm kurulmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.

Burada iki pratik nokta var. Birincisi, “kendiliğinden” ifadesi mahkûmiyetin infaz dışındaki sonuçlarını, örneğin hak yoksunluklarını da kapsar; yine de infazın fiilen durması ve kayıtların düzeltilmesi için hükmü veren mahkemeye başvurmak ve kararın infaz makamına ulaştığını teyit etmek gerekir. İkincisi, suç olmayan fiilde zamanaşımı değil beraat kararı verilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, imar kirliliğine neden olma suçunda (TCK m.184) yapının 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapıldığı anlaşılan olayda, eylemin işlendiği tarihte suç olarak düzenlenmediği gerekçesiyle derhal beraat kararı verilmesi gerektiğini, bu hâlde dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/506, K. 2016/184, T. 05.04.2016). Düşme ile beraatin hukuki sonuçları aynı değildir; bu nedenle gerekçe dosyada mutlaka kontrol edilmelidir.

Lehe kanun nedir ve nasıl belirlenir? (TCK madde 7/2)

Lehe kanun, suç tarihinde yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanundan, somut olayda failin durumunu daha iyi hâle getireni ifade eder. Hangisinin lehe olduğunu soyut olarak değil, iki kanunu olaya uygulayarak buluruz: 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanmasını ve ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılmasını ister. Uygulamada hesap şu sırayla yapılır:

  1. Fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan kanunu belirleyin.
  2. Sonradan yürürlüğe giren ve olaya uygulanma ihtimali bulunan kanunları belirleyin.
  3. Her kanunu olaya bir bütün olarak uygulayın: suçun unsurları, temel ceza, artırım ve indirimler, adli para cezasına çevirme, erteleme, HAGB, seçenek yaptırımlar, hak yoksunlukları ve zamanaşımı dahil.
  4. Ortaya çıkan sonuçları yan yana koyup karşılaştırın.
  5. Daha lehe sonuç veren kanunu uygulayın. Sonuçlar aynıysa suç tarihindeki kanun uygulanmaya devam eder.

Karma uygulama yapılamaz: eski kanunun bir hükmünü yeni kanunun başka bir hükmüyle birleştirip üçüncü bir “sentez kanun” yaratamazsınız. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu yöntemi, değişen mevzuata rağmen geçerliliğini koruyan 23.02.1938 tarihli ve 23-9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na dayandırır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/485, K. 2023/326, T. 31.05.2023). Aynı kararda öğretici bir ayrıntı var: kaçak sigara bulundurma suçunda suç tarihindeki 6455 sayılı Kanun’la değişik 5607 sayılı Kanun’a göre 3 yıl 9 ay hapis ve 50.000 TL adli para cezası, sonraki 6545 sayılı Kanun’a göre ise 3 yıl 9 ay hapis ve 37.500 TL adli para cezası çıkmıştı. Sonraki kanundaki fahiş değer artırımı cümlesi sanık aleyhine olsa da kanun bir bütün olarak uygulandığında sonuç lehe çıktığı için Genel Kurul sonraki kanunun uygulanmasında sakınca görmedi. Yani hesapta tek tek hükümlere değil, bütünün sonucuna bakılır. Önceki ve sonraki kanuna göre hükmedilecek ceza ve güvenlik tedbirleri aynıysa, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanun uygulanmaz.

Karşılaştırma yalnızca ceza miktarıyla sınırlı değildir. Her iki kanuna göre temel cezanın tayini ayrı ayrı yapılır; ardından indirim, artırım ve cezanın niteliğini değiştiren kurumlar eklenir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un eşyanın değeri bakımından indirim ve kovuşturma evresinde etkin pişmanlık imkânı getirmesi nedeniyle, bu hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmadan verilen hükmü bozmuştur (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2019/9644, K. 2023/2054, T. 07.03.2023).

Zamanaşımı değişikliklerinde lehe kanun nasıl uygulanır?

Zamanaşımı hükümleri de aynı ilkeye tabidir. Anayasa’nın 38. maddesinin ikinci fıkrası, suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da suçta ve cezada geriye yürümezlik güvencesinin uygulanacağını söyler. Bu nedenle dava zamanaşımı süresini kısaltan kanun failin lehinedir ve geçmişe etkili olur; süreyi uzatan kanun ise aleyhedir ve geçmişe yürümez (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/285, K. 2021/562, T. 16.11.2021).

Yargıtay 8. Ceza Dairesi bunu somut bir örnekle gösterir: TCK m.94’e 6459 sayılı Kanun’la eklenen “bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez” hükmü sanık aleyhine olduğundan, yürürlük tarihinden önce işlenen işkence suçuna uygulanamaz (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2018/1145, K. 2018/4646, T. 25.04.2018). Tek önemli istisna 5252 sayılı Kanun’un 9/4. maddesidir: kesin hükümle sonuçlanmış davalarda, sonradan yürürlüğe giren kanunla ilgili lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması için yapılan yargılamada dava zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Yani uyarlama talebine karşı “zamanaşımı doldu” savunması işlemez.

İnfaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır mı? (TCK madde 7/3)

Evet, kural olarak derhal uygulanır; ancak üç kurum bu kuralın dışında tutulmuştur: hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrür. Bu üçünde derhal uygulama değil, lehe kanun ilkesi geçerlidir.

KonuUygulanacak ilkeAnlamı
İnfazın usul ve esaslarına ilişkin diğer hükümlerDerhal uygulamaYürürlüğe girdiği andan itibaren, lehe ya da aleyhe olmasına bakılmaksızın uygulanır
Hapis cezasının ertelenmesiLehe kanunSuç tarihindeki ve sonraki kanun karşılaştırılır
Koşullu salıverilmeLehe kanunSonradan ağırlaştırılan oran hükümlüye uygulanmaz
TekerrürLehe kanunTekerrür hükümlerindeki değişiklik lehe hesabıyla değerlendirilir

Koşullu salıverilmenin ayrı tutulmasının gerekçesini Yargıtay Ceza Genel Kurulu şöyle açıklar: kanun koyucu koşullu salıverilmeyi infaz rejiminin diğer hükümlerinden ayırarak maddi ceza hukuku müessesesi gibi kabul etmiştir; koşullu salıverilme süresinde sonradan yapılan değişiklik hükümlü aleyhine değerlendirilemez (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/434, K. 2021/155, T. 20.04.2021). Aynı kurul, koşullu salıverilmede de lehe kanun belirlenirken eski ve yeni kanun hükümlerinin ayrı ayrı bir bütün olarak değerlendirileceğini, tek bir hükmün infazında karma kanun uygulaması yapılamayacağını belirtir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/206, K. 2021/272, T. 10.06.2021). Başka bir ifadeyle suç tarihinde daha düşük bir koşullu salıverilme oranı varsa, sonradan çıkan daha yüksek oran o hükümlüye uygulanmaz.

Güncel bir örnek tekerrürdür. 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesi, 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinde ikinci defa tekerrür hâlinde “hükümlü koşullu salıverilmez” kuralını kaldırmış, bu hâlde birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanmasını, süreli hapis cezalarında ise oranın dörtte üç olmasını öngörmüştür. Tekerrür ve koşullu salıverilme TCK m.7/3’ün istisnaları arasında olduğundan, böyle bir değişikliğin kendi dosyanıza etkisi “derhal uygulama” mantığıyla değil, lehe kanun hesabıyla belirlenir. Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik sürelerinin dosya bazında nasıl hesaplandığını infaz süresi hesaplamaları sayfamızda ayrıca ele aldık.

2026 kanun değişikliklerinde TCK madde 7 nasıl uygulanır?

2026’da yürürlüğe giren iki kanun, lehe-aleyhe hesabının neden madde madde yapılması gerektiğini çok iyi gösterir: aynı kanun içinde sanığın lehine ve aleyhine hükümler birlikte yer alabilir. 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) ile 18.08.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7593 sayılı Kanun’un ceza dosyalarına etkisi şöyledir:

DeğişiklikNiteliğiZaman bakımından sonucu
7593 s.K. m.2: yaş küçüklüğü hâlinde verilecek cezaların aralıkları yükseltildi (ör. 15-18 yaşta ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçta 18-24 yıl yerine 19-27 yıl); m.31/4 eklendiAleyhe18.08.2026’dan önce işlenen suçlara uygulanamaz; suç tarihindeki aralıklar uygulanır.
TCK m.31/4: kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamada 15-18 yaş indiriminin uygulanmayabilmesiAleyheYalnızca yürürlükten sonra işlenen fiillere uygulanabilir.
7593 s.K. m.12: 5395 sayılı Kanun m.23/3; adli süreçteki çocuk hakkında zarar az ise HAGB için zararın giderilmesi şartı aranmayabilirLeheDerdest dosyalarda uygulanır; HAGB kesinleşmiş hükümlere de uygulanabildiğinden uyarlama talebi değerlendirilmelidir.
7589 s.K. m.13: TCK m.158/4; nitelikli dolandırıcılık ve dolandırıcılığa iştirakin banka/kart/kripto hesabı bilgilerini vermekle sınırlı kalması hâlinde ceza yarı oranında indirilirLeheYürürlükten önce işlenen suçlara da uygulanır; Kanunun geçici 1. maddesi istinaf aşamasındaki ve infaz edilen dosyalar için ayrıca usul öngörür.
7589 s.K. m.15: Ceza Muhakemesi Kanunu’nun HAGB’yi düzenleyen 231. maddesinin 5-14. fıkraları yeniden yazıldıKarma (usul ağırlıklı)Geçiş hükmü öngörülmemiştir; kanun yolu gibi usul yönleri derhal uygulanır, şartlardaki lehe değişiklik TCK m.7/2 hesabına girer.

HAGB bu hesapta ayrı bir yer tutar. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını hem maddi hem usul hukukuna temas eden karma bir kurum olarak nitelendirmiş ve bu kurumla ilgili özel bir geçiş hükmü varsa öncelikle onun uygulanacağını belirtmiştir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/1012, K. 2026/6907, T. 14.05.2026). Karma niteliğin sonuçları iki yönlüdür. 7499 sayılı Kanun’un CMK m.231/6’dan “sanığın kabul etmemesi” şartını çıkarması sanık lehine sayılmış ve bu değişikliğe göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunlu görülmüştür (Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/6485, K. 2026/3058, T. 17.02.2026). Buna karşılık 6545 sayılı Kanun’la getirilen “denetim süresi içinde kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB verilemez” kuralı sanık aleyhine olduğundan, yalnızca değişiklik tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabilir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/2841, K. 2026/2596, T. 02.03.2026).

Özel kanunlarda da aynı mantık işler. 7394 sayılı Kanun’la Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesine eklenen, farklı takvim yıllarındaki sahte fatura fiillerine aynı suç işleme kararı varsa zincirleme suç hükmünün uygulanmasını öngören fıkra lehe kabul edilmiş; her yıl için ayrı ceza verilmiş kesinleşmiş hükümlerin uyarlama yoluyla tek hükme dönüştürülmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/496, K. 2025/7613, T. 23.06.2025).

Uyarlama yargılaması nedir? Kesinleşmiş hükümde lehe kanun nasıl istenir?

Uyarlama yargılaması, kesinleşmiş veya infaz edilmekte olan bir hükmün, sonradan yürürlüğe giren lehe kanuna göre hükmü veren mahkemece yeniden değerlendirilmesidir. Bu yeni bir dava değildir; davanın esası yeniden tartışılmaz, sanığın suçluluğu sorgulanmaz. Mahkeme tek bir soruyu yanıtlar: yeni kanun daha hafif bir sonuç öngörüyor mu, öngörüyorsa hüküm buna göre düzeltilsin. Dayanak, TCK m.7/2 ile 5275 sayılı Kanun’un 98/1. maddesidir; bu madde, sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlünün lehinde olursa yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenebileceğini söyler. Hükümlü, müdafii veya Cumhuriyet savcısı talepte bulunabilir. Uygulamada en çok dört konuda hata yapılır:

  • Duruşma: 5252 sayılı Kanun’un 9/1. maddesi, 1 Haziran 2005’ten önce kesinleşmiş hükümlerde lehe hükmün derhal uygulanabildiği hâllerde duruşmasız karar verilebileceğini söyler. Ancak lehe kanunun belirlenmesi inceleme, delil toplama veya takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa duruşma açılması zorunludur. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, temel cezanın alt ve üst sınır arasında belirlenmesi ve bireyselleştirme gerektiren dosyada duruşmasız uyarlama hükmü kurulmasını bozmuştur (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/6338, K. 2022/15455, T. 03.10.2022).
  • Kazanılmış hak: Uyarlama yargılaması sonucu verilen hükümler ve tayin olunan cezalar kazanılmış hak oluşturmaz; daha önce yapılmış hatalı veya eksik bir uyarlama yeniden ele alınabilir (Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/14863, K. 2025/22324, T. 09.12.2025).
  • Kanun yolu: Duruşmasız verilen uyarlama ek kararına karşı 5275 sayılı Kanun’un 98/1-a ve 101. maddeleri uyarınca itiraz yoluna gidilir; istinaf yolu açık değildir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/2271, K. 2022/3794, T. 01.03.2022). Duruşma açılıp yeni bir hüküm kurulduğunda ise Yargıtay bu hükmü istinaf yoluna tabi görmüştür (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/6384, K. 2025/2578, T. 03.03.2025). Hangi yola gidileceğini kararın şekline göre ve süre kaçırılmadan belirlemek gerekir.
  • HAGB: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu kesinleşmiş, infaz edilmekte olan veya hukuki yarar bulunması koşuluyla infaz edilmiş hükümlere de uygulanabilir; hükmü veren mahkeme bunu TCK m.7/2 ve 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi çerçevesinde değerlendirmek zorundadır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/3166, K. 2026/8376, T. 05.05.2026).

Uyarlama talep dilekçesinde şunlar açıkça yer almalıdır: hükmün mahkeme, esas, karar ve kesinleşme bilgileri; suç tarihi; değiştiğini düşündüğünüz kanun ve madde; lehe sonucun nasıl çıktığına dair kısa karşılaştırma; duruşma talebi; gerekiyorsa infazın durdurulması talebi. Karşılaştırmayı dilekçede kendiniz yaparsanız mahkemenin duruşmasız ve gerekçesiz bir ret kararı vermesi zorlaşır.

Lehe kanun uyarlaması HAGB ve memuriyet gibi sonuçları da değiştirir mi?

Evet. Lehe kanunun etkisi ceza miktarıyla sınırlı kalmaz, kişinin hukuki statüsüne de uzanabilir. Danıştay 12. Dairesi’nin incelediği olayda polis memuru, dolandırıcılık suçundan verilen ve ertelenen 8 ay 20 gün hapis cezasının kesinleşmesi üzerine 657 sayılı Kanun’un 48/A-5 ve 98. maddeleri uyarınca memuriyetten çıkarılmıştı. Sonradan Ağır Ceza Mahkemesi, uyarlama yargılaması sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. HAGB hukuki sonuç doğurmadığından memuriyete engel bir mahkûmiyet kalmamış, Daire göreve son işleminin dayanağının ortadan kalktığını kabul etmiştir. Aynı karar önemli bir ayrıntı da içerir: işlem tesis edildiği tarihte hukuka uygun olduğu için açıkta geçen sürelere ilişkin idarenin tazminat sorumluluğu doğmamaktadır (Danıştay 12. Daire, E. 2007/2534, K. 2008/4502, T. 09.07.2008). Bu tür zincirleme etkilerin zamanında öngörülmesi, ceza dosyası ile idari yargı sürecini birlikte yönetmeyi gerektirir.

Kabahatler ve idari para cezalarında TCK madde 7 uygulanır mı?

Evet. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 5/1. maddesi, TCK’nın zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağını söyler. Buna iki önemli ayar eklenir: idari yaptırım kararlarının yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir; ayrıca kabahat, failin icrai veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır, neticenin oluştuğu zaman dikkate alınmaz (5326 sayılı Kanun m.5/2).

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, kanun değişikliği neticesinde fail lehine bir durum ortaya çıkıyorsa yeni kanunun geriye yürüyeceğini ve bu kuralın idari para cezaları açısından da uygulanmasının zorunlu olduğunu belirtir (Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/1, K. 2021/2973, T. 09.12.2021). Dayanak düzenleyici işlem olduğunda da sonuç değişmez: yönetmelikteki lehe hüküm sonradan yürürlükten kalktığı hâlde, cezaya dayanak kuralın lehe değişmiş olması gerekçesiyle idari para cezası iptal edilmiştir (Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/500, K. 2022/1898, T. 30.05.2022). Sermaye piyasası idari para cezalarında da Danıştay 13. Dairesi, ceza verilmesinin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukuki durumun dikkate alınması gerektiğini kabul etmektedir (Danıştay 13. Daire, E. 2017/2076, K. 2019/3297, T. 24.10.2019).

Geçici ve süreli kanunlar ne olur? (TCK madde 7/4)

Geçici veya süreli kanunlar, yürürlükte bulundukları süre içinde işlenen suçlara, süre dolduktan veya kanun yürürlükten kalktıktan sonra da uygulanır. Madde gerekçesi bunu adalet, sosyal yarar ve kanunun etkinliği ihtiyacına dayandırır. Aksi hâlde kriz, salgın veya savaş gibi olağanüstü dönemler için çıkarılan kanunların caydırıcılığı kalmaz, fail kanunun süresi dolana kadar yakalanmadan beklediğinde cezasız kalırdı. Zamanaşımı hükümleri ise bu suçlar bakımından da geçerlidir; yani sürenin dolması ceza sorumluluğunu sonsuza kadar açık bırakmaz.

Usul kuralları ve karma nitelikli kurumlar: şikâyet süresi, uzlaştırma

Usul kuralları kural olarak derhal uygulanır. Fakat uzlaştırma, şikâyet süresi veya etkin pişmanlık gibi hem usule hem maddi ceza hukukuna dokunan kurumlarda hangi kuralın uygulanacağı tartışmalıdır ve geçiş hükümleri belirleyici olur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, bir kanun yararına bozma ilamında uzlaştırmayı usul hukuku kurumu olmakla birlikte fail ile Devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin saymış ve yürürlükten önceki olaylara uygulanabileceğini kabul etmiştir (ilam, Anayasa Mahkemesi’nin 11.03.2021 tarihli B. 2017/15217 sayılı bireysel başvuru kararında aktarıldığı şekliyle).

Güncel örnek hakaret suçunda şikâyet süresidir. 7531 sayılı Kanun’la TCK m.73/2’ye, şikâyete bağlı hakaret suçunda şikâyet süresinin fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyeceği yönünde bir cümle eklendi; CMK geçici m.7/1 ise bu düzenlemenin soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda uygulanmayacağını öngördü. Anayasa Mahkemesi, 27.03.2025 tarihli kararında geçici m.7/1’in Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine, aynı geçici maddenin 2. fıkrasının (uzlaştırma ve önödeme değişikliklerinin derdest dosyalarda uygulanmayacağı kuralı) ise iptaline karar vermiştir (Anayasa Mahkemesi, E. 2024/197, K. 2025/86, T. 27.03.2025, R.G. 29.05.2025-32914). Bu örnek, lehe kanun iddiasında önce geçiş hükmünün okunması gerektiğini gösterir.

Anayasa ve AİHS çerçevesi

Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrası, kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağını ve suçu işlediği zaman kanunda konulmuş cezadan daha ağır ceza verilemeyeceğini güvence altına alır. Lehe kanunun geriye yürümesi ise Anayasa metninde açıkça yer almaz; Anayasa Mahkemesi bu noktayı, maddede suç için mutlaka işlendiği tarihteki cezanın verilmesini öngören bir kural bulunmadığını belirterek açıklamıştır (Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi, E. 2019/9, K. 2019/27, T. 11.04.2019). Mahkeme, lehe ceza kanununun geçmişe uygulanmasını hukuk devleti ile bağlantılı olarak adalet ve hakkaniyet ilkelerinin gereği saymaktadır (Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi, E. 2020/87, K. 2022/44, T. 21.04.2022).

Uluslararası düzeyde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sözleşme’nin 7/1. maddesinin yalnızca daha ağır ceza kanunlarının geriye yürümezliğini değil, zımnen daha hafif cezanın geriye yürürlüğü ilkesini de güvence altına aldığını yinelemektedir; suç tarihindeki ceza kuralı ile kesin hüküm verilmeden önce kabul edilen kural farklıysa mahkemeler sanığın lehine olan hükmü uygulamalıdır (AİHM, Sinan Çetinkaya ve Ağyar Çetinkaya/Türkiye, B. 74536/10, T. 24.05.2022; ilke için bkz. Scoppola/İtalya (No. 2) [BD], B. 10249/03, 17.09.2009, § 109).

Dosyanızda TCK madde 7’yi nasıl kontrol edersiniz?

Dava veya infaz sürecinde kanun değişikliği yaşandıysa şu altı soruyu sırayla yanıtlayın:

  1. Suç tarihi ile hüküm ve kesinleşme tarihleri nedir; bunlar arasında hangi kanun değişiklikleri yürürlüğe girdi?
  2. Değişiklik suçun unsurlarını, cezayı, zamanaşımını veya erteleme, HAGB, adli para cezasına çevirme gibi bir kurumu mu etkiliyor?
  3. Eski ve yeni kanun olaya bütün olarak uygulandığında sonuç fark ediyor mu?
  4. Değişiklik infaza mı ilişkin; öyleyse erteleme, koşullu salıverilme veya tekerrürle mi ilgili yoksa derhal uygulanan bir hüküm mü?
  5. Hüküm kesinleştiyse uyarlama talebi için duruşma, infazın durdurulması ve kanun yolu bakımından ne yapılmalı?
  6. Değişikliğin memuriyet, adli sicil veya idari yaptırım gibi başka sonuçları var mı?

Lehe kanun uygulamasında sık görülen bozma nedenleri

  • Hükümden sonra yürürlüğe giren lehe düzenlemenin (değer azlığı indirimi, etkin pişmanlık gibi) koşulları araştırılmadan hüküm kurulması (Yargıtay 7. CD, E. 2019/9644, K. 2023/2054).
  • Lehe kanun belirlenirken eski ve yeni kanunun hükümlerinin karıştırılarak karma uygulama yapılması (Yargıtay 4. CD, E. 2025/3315, K. 2025/9806, T. 26.05.2025).
  • İnceleme veya takdir gerektiren uyarlamada duruşma açılmadan, sanık haberdar edilmeksizin dosya üzerinden karar verilmesi (Yargıtay 2. CD, E. 2024/16769, K. 2025/3301, T. 25.02.2025).
  • Sanık aleyhine değişikliğin yürürlükten önce işlenen suça uygulanması (Yargıtay 7. CD, E. 2022/2841, K. 2026/2596; 8. CD, E. 2018/1145, K. 2018/4646).
  • Sonradan suç olmaktan çıkan fiilde beraat yerine zamanaşımından düşme kararı verilmesi (CGK, E. 2013/506, K. 2016/184).

Sık sorulan sorular

TCK madde 7 ne demek?

TCK madde 7, ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasını düzenler: işlendiği tarihte suç olmayan fiilde ceza verilemez, sonradan çıkan kanun failin lehineyse o kanun uygulanır, infaz rejimine ilişkin hükümler kural olarak derhal uygulanır ve geçici kanunlar yürürlük süresinde işlenen suçlara uygulanmaya devam eder.

Lehe kanun nedir?

Lehe kanun, suç tarihinde yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanundan, somut olayda failin hukuki durumunu daha iyi hâle getirendir. Daha az ceza, ertelenebilir veya paraya çevrilebilir bir sonuç, kısalmış bir zamanaşımı ya da fiilin suç olmaktan çıkması lehe sonuç doğurabilir.

Lehe kanun nasıl belirlenir?

Önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanır, ortaya çıkan sonuçlar karşılaştırılır ve failin durumunu daha iyi yapan kanun seçilir. Bu yöntem 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesinde yer alır ve 1938 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı’ndan beri uygulanır.

Eski ve yeni kanunun lehe hükümleri birlikte uygulanabilir mi?

Hayır. Karma uygulama yapılamaz; iki kanunun hükümleri birbirine karıştırılarak yeni bir düzenleme oluşturulamaz. Mahkeme her kanunu olaya bir bütün olarak uygular ve yalnızca birini seçer.

Dava devam ederken kanun değişirse hangi kanun uygulanır?

Mahkeme suç tarihindeki kanun ile yeni kanunu olaya bütün olarak uygular, sonuçları karşılaştırır ve lehe olanı seçer. Hükümden sonra yürürlüğe giren lehe bir düzenleme incelenmeden verilen karar kanun yolunda bozulabilir; Yargıtay bu tür kararları lehe hükümlerin koşulları araştırılsın diye bozmaktadır.

Karar kesinleştikten sonra çıkan lehe kanun uygulanır mı?

Evet. TCK m.7/2 lehe kanunun “uygulanır ve infaz olunur” demesi nedeniyle kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan hükümleri de kapsar. Bunun yolu, hükmü veren mahkemeden talep edilen uyarlama yargılamasıdır.

Uyarlama yargılaması nedir, hangi mahkemede yapılır?

Uyarlama yargılaması, kesinleşmiş hükmün sonradan çıkan lehe kanuna göre yeniden değerlendirilmesidir ve hükmü veren mahkemece yapılır. Davanın esası ve sanığın suçluluğu yeniden tartışılmaz; yalnızca yeni kanunun daha hafif sonuç verip vermediğine bakılır.

Uyarlama yargılaması duruşmalı mı yapılır?

Lehe kanunun belirlenmesi inceleme, delil toplama veya takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa duruşma açılması gerekir; yalnızca hesap yapmayı gerektiren basit hâllerde duruşmasız karar verilebilir. Bireyselleştirme gerektiren dosyalarda duruşmasız karar Yargıtay tarafından bozulmaktadır.

İnfaz düzenlemeleri geçmişe uygulanır mı?

İnfaz rejimine ilişkin hükümler, yürürlüğe girdikleri andan itibaren derhal uygulanır; lehe-aleyhe ayrımı yapılmaz. Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili hükümler bu kuralın dışındadır ve bunlarda lehe kanun esas alınır.

Koşullu salıverilme oranı artarsa eski suçlara uygulanır mı?

Hayır. Koşullu salıverilme TCK m.7/3’te derhal uygulama kuralının istisnasıdır; Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu kurumu maddi ceza hukuku müessesesi gibi kabul eder. Suç tarihinde daha düşük bir oran varsa sonradan getirilen yüksek oran hükümlü aleyhine uygulanmaz.

Zamanaşımını uzatan kanun geçmişe uygulanır mı?

Hayır. Zamanaşımı süresini kısaltan kanun lehe olduğundan geçmişe etkili olur, süreyi uzatan veya zamanaşımını kaldıran kanun ise aleyhe olduğundan yürürlük tarihinden önce işlenen suçlara uygulanmaz. Kesinleşmiş hükümlerin uyarlanmasında ise dava zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

Fiil sonradan suç olmaktan çıkarılırsa ne olur?

Fiilden dolayı ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz; ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre bu durumda zamanaşımı nedeniyle düşme değil, beraat kararı verilmelidir.

7593 sayılı Kanun’la artırılan yaş küçüklüğü cezaları eski suçlara uygulanır mı?

Hayır. 18.08.2026’da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun TCK m.31’deki ceza aralıklarını yükselttiği ve indirimin uygulanmamasına imkân veren dördüncü fıkrayı eklediği için aleyhe bir düzenlemedir; bu tarihten önce işlenen suçlarda suç tarihindeki aralıklar uygulanır.

12. Yargı Paketi’ndeki HAGB değişiklikleri görülmekte olan davalara uygulanır mı?

7589 sayılı Kanun CMK m.231 için geçiş hükmü öngörmemiştir. Yargıtay HAGB’yi maddi ve usul hukukuna temas eden karma bir kurum saydığından, kanun yolu gibi usul yönleri derhal uygulanır, şartlarda sanık lehine bir değişiklik varsa TCK m.7/2 uyarınca o da hesaba katılır.

HAGB kesinleşmiş hükme lehe kanun yoluyla uygulanabilir mi?

Evet. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun kesinleşmiş, infaz edilmekte olan veya hukuki yarar bulunması koşuluyla infaz edilmiş hükümlere de uygulanabileceğini kabul eder. Bu karar memuriyet gibi idari sonuçları da değiştirebilir.

İdari para cezalarında lehe kanun uygulanır mı?

Evet. Kabahatler Kanunu’nun 5. maddesi TCK’nın zaman bakımından uygulama hükümlerini kabahatler bakımından da uygulanır kılar. Ancak idari yaptırım kararlarının yerine getirilmesinde derhal uygulama kuralı geçerlidir; ceza dayanağı kuralın lehe değişmesi ise Danıştay tarafından dikkate alınır.

Geçici veya süreli kanunun süresi dolarsa o dönemde işlenen suç cezasız kalır mı?

Hayır. TCK m.7/4 uyarınca geçici veya süreli kanunlar, yürürlükte bulundukları süre içinde işlenen suçlara kanunun süresi dolduktan sonra da uygulanmaya devam eder. Zamanaşımı hükümleri bu suçlar bakımından da geçerlidir.

Sonuç

TCK madde 7 ceza hukukunun zamansal güvencesidir: devlet sizi sonradan çıkardığı daha ağır bir kanunla cezalandıramaz, sonradan daha hafif bir kanun çıkarsa ondan yararlanmak ise bir haktır. Bu hakkın kullanılması çoğu zaman kendiliğinden gerçekleşmez; kanun değişikliğini izlemek, iki kanunu bütün olarak karşılaştırmak, hüküm kesinleşmişse uyarlama talep etmek ve süreleri kaçırmamak gerekir.

Davanızda veya infaz sürecinizde kanun değişikliği yaşandıysa, lehe kanunun uygulanması bakımından ceza avukatı değerlendirmesi dosyanızın somut koşullarına göre yapılmalıdır. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak lehe kanun karşılaştırması, uyarlama yargılaması ve infaz hesaplamaları dahil zaman bakımından uygulama sorunlarında İstanbul’daki ve Bakırköy Adliyesi’ndeki ceza dosyalarında müvekkillerimize destek sunuyoruz. Dosyanızı gizlilik çerçevesinde değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmış olup 08.10.2026 tarihli mevzuat ve içtihat taramasına göre güncellenmiştir.

Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul