☎ 0507 551 87 38 WhatsApp: 0507 551 87 38

Miras Avukatı İstanbul

İstanbul’da miras uyuşmazlıkları; yüksek taşınmaz değerleri, karmaşık aile yapıları ve kentin 39 ilçeye yayılan geniş yargı coğrafyası nedeniyle Türkiye’nin en teknik ve ekonomik sonuçları en ağır miras davalarına sahne olmaktadır. Bir taşınmazın veya şirket hissesinin miras yoluyla el değiştirmesi milyonlarca lirayı ilgilendirebildiğinden, sürecin başından sonuna deneyimli bir İstanbul miras avukatıyla çalışmak hak kayıplarını önlemede belirleyici rol oynar.

Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak İstanbul’un tüm adliyelerinde miras hukuku alanındaki dava ve işlemlerde müvekkillerimizi temsil etmekteyiz. Bakırköy merkezli ofisimizden İstanbul genelindeki müvekkillerimize hizmet sunmaktayız.

İstanbul’da Miras Hukukunun Kendine Özgü Boyutları

İstanbul’daki miras uyuşmazlıkları, küçük şehirlerdeki davalardan yapısal olarak farklılaşan birkaç temel özellik taşır.

Taşınmaz değerlerinin yüksekliği bu farklılığın başında gelir. 2025 verilerine göre İstanbul genelinde konut ortalama metrekare satış fiyatı 56.000 TL’yi aşmakta; Bakırköy, Beşiktaş, Kadıköy ve Sarıyer gibi ilçelerde bu rakam 100.000 TL’nin üzerine çıkmaktadır. Tek bir taşınmaz üzerindeki miras uyuşmazlığı, onlarca milyon liralık ekonomik sonuç doğurabilmektedir. Bu tablo, tenkis hesabının doğru yapılmasını, saklı pay ihlalinin tespitini ve muris muvazaasına dayalı tapu iptal davalarını son derece kritik hale getirmektedir.

İkinci yapısal özellik kentsel dönüşümün yarattığı hukuki karmaşıklıktır. İstanbul’da 1999 deprem yönetmeliği öncesine ait çok sayıda bina bulunmakta; bu binaların yenilenmesi sürecinde miras yoluyla birden fazla kişiye geçmiş hisseli taşınmazlar ciddi uyuşmazlık kaynağı oluşturmaktadır. Kentsel dönüşüm sözleşmesinin geçerli olabilmesi için tüm paydaşların —mirasçıların tamamının— imzasının bulunması zorunlu olduğundan, tek bir mirasçının itirazı veya payının belirsizliği süreci fiilen tıkayabilmektedir.

Üçüncü özellik nüfus yapısıdır. İstanbul’un bazı köklü ilçelerinde —Bakırköy, Kadıköy, Şişli, Beşiktaş gibi— yaşlı ve yerleşik nüfus oranı İstanbul ortalamasının belirgin biçimde üzerindedir. Bu ilçelerde vasiyetname düzenleme, veraset ilamı alma ve miras paylaşımı gibi işlemlerin yoğunluğu da diğer ilçelere kıyasla daha yüksektir.

Son olarak İstanbul’un uluslararası boyutu göz ardı edilemez. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının İstanbul’daki taşınmazlarına ilişkin miras uyuşmazlıkları, Türk Medeni Kanunu ile milletlerarası özel hukuk kurallarının birlikte uygulanmasını gerektiren karmaşık davalar doğurmaktadır. Yabancı unsurlu miras davalarında yetkili mahkemenin ve uygulanacak hukukun doğru belirlenmesi süreci doğrudan etkiler.

İstanbul’da Miras Avukatının Üstlendiği Görevler

İstanbul’daki miras davalarında avukatın rolü yalnızca mahkemede temsille sınırlı değildir. Süreç çoğunlukla miras bırakanın ölümünden çok önce (vasiyetname planlaması, miras sözleşmesi veya mirastan feragat gibi işlemlerle) başlar ve paylaşımın tamamlanmasıyla son bulur.

İstanbul miras avukatı bu süreçte tereke envanterinin çıkarılmasından veraset ilamının alınmasına, reddi miras beyanından tenkis hesabının yapılmasına, muris muvazaasının tespitinden tapu iptal davasının açılmasına, vasiyetnamenin iptali talebinden izale-i şüyuu davası aracılığıyla ortaklığın giderilmesine kadar uzanan geniş bir yelpazede hukuki destek sunar. İstanbul mahkemelerinin yoğun iş yükü göz önünde bulundurulduğunda, usul işlemlerinin eksiksiz ve zamanında yapılması özellikle zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması hayati önem taşımaktadır.

İstanbul Adliyeleri ve Miras Davalarında Yetkili Mahkemeler

İstanbul miras avukatı seçerken hangi adliyede dava açılacağını bilmek sürecin seyrini doğrudan etkiler. İstanbul’da miras davaları, miras bırakanın son yerleşim yerine göre farklı adliyelerde görülür. Türk Medeni Kanunu’nun 576. maddesi uyarınca miras, miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde açılır. İstanbul’da 11 ayrı adliye bulunmakta olup bu adliyelerin Asliye Hukuk ve Sulh Hukuk Mahkemeleri açısından yargı çevreleri aşağıdaki gibidir.

Miras uyuşmazlıklarında görevli mahkeme davanın türüne göre belirlenir. Sulh Hukuk Mahkemeleri; mirasın reddi, veraset ilamı verilmesi, vasiyetnamenin açılması, terekeye ihtiyati tedbir konulması ve izale-i şüyuu davalarında görevlidir. Asliye Hukuk Mahkemeleri ise tenkis, muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil, vasiyetnamenin iptali ve miras sebebiyle istihkak davalarında görevlidir.

Bakırköy Adliyesi

Bahçelievler ilçesindeki ek binada faaliyet gösteren adliyede 19 Asliye Hukuk ve 21 Sulh Hukuk Mahkemesi bulunmaktadır. Yargı çevresindeki ilçeler: Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Güngören, Zeytinburnu, Esenler.

İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan)

Şişli’deki ana binada 49 Asliye Hukuk ve 35 Sulh Hukuk Mahkemesi bulunmaktadır. Yargı çevresindeki ilçeler: Bayrampaşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Kağıthane, Sarıyer, Şişli. Not: Eyüpsultan ilçesi, HSK’nın 1 Eylül 2025 tarihli kararıyla bu adliyenin yargı çevresinden çıkarılarak Gaziosmanpaşa Adliyesi’ne bağlanmıştır.

Anadolu Adalet Sarayı (Kartal)

Kartal’daki adliyede 55 Asliye Hukuk ve 48 Sulh Hukuk Mahkemesi bulunmaktadır. İstanbul’un en büyük adliyesidir. Yargı çevresindeki ilçeler: Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Sancaktepe, Sultanbeyli, Ataşehir, Çekmeköy.

Gaziosmanpaşa Adalet Sarayı

Adliyede 13 Asliye Hukuk ve 10 Sulh Hukuk Mahkemesi bulunmaktadır. Yargı çevresindeki ilçeler: Gaziosmanpaşa, Arnavutköy, Eyüpsultan (1 Eylül 2025’ten itibaren), Sultangazi.

Küçükçekmece Adliyesi

Adliyede 13 Asliye Hukuk ve 13 Sulh Hukuk Mahkemesi bulunmaktadır. Yargı çevresindeki ilçeler: Küçükçekmece, Başakşehir, Avcılar.

Büyükçekmece Adliyesi

Hukuk ek binasında 6 Asliye Hukuk ve 4 Sulh Hukuk Mahkemesi bulunmaktadır. Yargı çevresindeki ilçeler: Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt.

Silivri, Çatalca, Beykoz, Adalar ve Şile Adliyeleri

Bu adliyelerin her biri kendi ilçesinin miras davalarına bakmaktadır. Silivri’de 4 Asliye Hukuk ve 2 Sulh Hukuk, Çatalca’da 2 Asliye Hukuk ve 1 Sulh Hukuk, Beykoz’da 4 Asliye Hukuk ve 2 Sulh Hukuk, Adalar’da 1 Asliye Hukuk ve 1 Sulh Hukuk, Şile’de 3 Asliye Hukuk ve 1 Sulh Hukuk Mahkemesi bulunmaktadır.

İstanbul’da Miras Hukuku: Temel Kavramlar, Davalar ve Süreçler

Miras hukuku, yalnızca birinin vefatıyla başlayan bir süreç değildir. Mal varlığının korunması, aile içi dengelerin gözetilmesi ve hukuki risklerin önceden bertaraf edilmesi açısından miras planlaması çoğu zaman hayatta iken yapılması gereken hazırlıkları kapsar. İstanbul miras avukatı olarak pratiğimizde en sık karşılaştığımız kavram ve davalara ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

Yasal Mirasçılar Kimlerdir?

Türk Medeni Kanunu, geçerli bir vasiyetname bulunmadığında kimin ne kadar miras alacağını zümre sistemiyle belirler. Birinci zümre altsoyu (çocukları ve torunları), ikinci zümre anne-babayı ve onların alt soyunu, üçüncü zümre büyükanne-büyükbabayı kapsar. Sağ kalan eş ise hangi zümreyle birlikte mirasçı olduğuna göre değişen oranlarda pay alır. İstanbul’da farklı evliliklerden çocuklar, tanınmamış çocuklar veya evlatlık gibi karmaşık aile yapılarının söz konusu olduğu davalarda yasal mirasçılık tespiti başlı başına kritik bir mesele haline gelir.

Miras Payı Nasıl Hesaplanır?

Miras payı; mirasçının hangi zümrede yer aldığına, o zümredeki kişi sayısına ve sağ kalan eşin varlığına göre değişir. Hesap çoğu zaman sanıldığından daha karmaşıktır; özellikle bazı mirasçıların mirası reddetmesi, miras payı devretmesi ya da önceden kazandırma almış olması durumunda paylar yeniden şekillenir. Miras bırakanın henüz sağlığında yaptığı taşınmaz devri veya banka hesabı gibi sağlararası kazandırmalar da doğru hesaplamanın bir parçasıdır.

Saklı Pay Nedir?

Miras bırakan, mal varlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf edemez; kanun, bazı mirasçıların payının belirli bir bölümünü güvence altına almıştır. Altsoyun saklı payı yasal payının yarısı, anne-babanın saklı payı yasal payının dörtte biridir; sağ kalan eşin saklı payı ise zümreye göre belirlenen yasal payının tamamıdır. İstanbul’da yüksek değerli taşınmazların sağlığında devredildiği ya da vasiyetname yoluyla belirli kişilere bırakıldığı davalarda saklı pay ihlali son derece sık gündeme gelir ve bu noktada devreye tenkis davası girer.

Vasiyetname Nasıl Yapılır?

Türk Medeni Kanunu üç tür vasiyet biçimi tanır: noter önünde iki tanıkla düzenlenen resmi vasiyetname, başından sonuna el yazısıyla yazılıp imzalanan el yazılı vasiyetname ve olağanüstü koşullara özgü sözlü vasiyet. Şekil kurallarına tek bir aykırılık —tarihin eksik yazılması, imzanın bulunmaması, tanık koşullarının sağlanmaması— vasiyetnamenin iptali için yeterli olabilir. Bu nedenle vasiyetname düzenlerken bir miras avukatından destek almak, ilerleyen süreçte ortaya çıkabilecek aile içi uyuşmazlıkları büyük ölçüde engeller.

Miras Sözleşmesi Nedir?

Miras sözleşmesi, miras bırakanın bir veya birden fazla kişiyle noterde resmi senet şeklinde kurduğu ve ölüme bağlı kazandırmayı taahhüt ettiği sözleşmedir (TMK m.527). Vasiyetnameden temel farkı, karşı tarafın rızasını gerektirmesi ve tek taraflı olarak geri alınamamasıdır. İstanbul’da özellikle aile şirketi hisselerinin ya da belirli taşınmazların devrinin planlandığı durumlarda miras sözleşmesi, vasiyetnameye göre çok daha bağlayıcı ve güvenceli bir araç sunar.

Reddi Miras Nedir?

Mirası kabul eden mirasçı, miras bırakanın borçlarından kendi kişisel mal varlığıyla da sorumlu hale gelir. Reddi miras beyanının, ölümün öğrenilmesinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi’ne yapılması zorunludur. Bu süreyi kaçıran mirasçı, borca batık bir mirası kabul etmiş sayılır. Miras avukatı İstanbul büromuzda ticari faaliyetleri olan ya da yüksek bankacılık borcu bulunan miras bırakanların ardından açılan bu tür dosyalar sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.

Mirasın Kabulü ile Reddi Arasındaki Fark

Miras, yasal yollarla üç farklı şekilde karşılanabilir: açık kabul, zımni kabul ve resmi ret. Mirasçı beyan vermese dahi miras bırakanın borçlarını ödemek ya da mal varlığını kullanmak gibi davranışlar zımni kabul sayılır. Resmi defter tutma ise ikisi arasındaki seçenektir: mirasçı üç ay içinde talepte bulunarak tereke değerlendirilirken karar vermek için süre kazanır ve bu süre zarfında kişisel mal varlığı korunmuş olur.

Veraset İlamı Nasıl Alınır?

Veraset ilamı, mirasçılık sıfatını ve payları belgeleyen resmi belgedir; tapu intikali, banka işlemleri ve araç devirlerinde zorunlu olarak aranır. Sulh Hukuk Mahkemesi veya noterden alınabilen bu belge, başvurucunun mirasçılık durumuna göre birkaç günden birkaç haftaya kadar sürebilir. Yurt dışında yaşayan mirasçılar için veraset ilamı alınması, apostil ve tercüme süreçleriyle birlikte ayrı bir usul gerektirir.

Mirastan Yoksunluk Nedir?

Kanun, belirli ağır eylemleri gerçekleştiren kişileri miras hakkından yoksun bırakır. Miras bırakanı kasten öldürmek ya da öldürmeye teşebbüs, vasiyetname düzenlemesini engellemek, vasiyetnameyi tahrip etmek veya sahte vasiyetname düzenlemek bu hallerin başında gelir. Mirastan yoksunluk herhangi bir mahkeme kararına gerek olmaksızın kanun gereği doğrudan işler; ancak yoksunluk sıfatının tespiti çoğu zaman hukuki yargılama gerektirir. İstanbul’da vasi ya da bakıcı konumundaki kişilerin miras bırakan üzerindeki etkisiyle ilgili davalar bu kapsama sıkça girmektedir.

Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat)

Miras bırakan, haklı bir sebep varsa saklı paylı mirasçısını vasiyetname yoluyla mirasçılıktan çıkarabilir (TMK m.510–512). Kanun bu gerekçeleri sınırlı sayıda belirlemiştir: mirasçının miras bırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile yükümlülüklerini sürekli ve ağır biçimde ihlal etmesi. Iskat işlemi hukuki açıdan hassas bir prosedür gerektirir; gerekçenin vasiyetnamede açıkça belirtilmesi ve ispat edilebilir olması şarttır, aksi hâlde çıkarma işlemi iptal davasıyla ortadan kaldırılabilir.

Mirastan Feragat Sözleşmesi

Mirastan feragat, mirasçının henüz miras bırakan hayattayken kendi payından vazgeçtiği iki taraflı bir sözleşmedir (TMK m.528–530). Noterde düzenleme biçiminde yapılması zorunludur. İstanbul’da aile içi servet planlamasında sıklıkla başvurulan bu araç, özellikle bazı mirasçılara sağlararası kazandırma yapıldığında diğerlerinin ilerideki tenkis ya da denkleştirme taleplerini önlemek amacıyla kullanılır. Bedelli feragatte ödenen karşılığın makul olup olmadığı, sonradan açılan davalarda kritik bir tartışma noktasına dönüşebilir.

Tereke Nedir?

Tereke, miras bırakanın ölümü anındaki tüm aktif ve pasif değerlerin bütünüdür: taşınmazlar, banka hesapları, araçlar, şirket hisseleri, alacaklar ve borçlar. Tereke envanterinin doğru çıkarılması; tenkis hesabının yapılabilmesi, reddi miras kararının sağlıklı verilebilmesi ve miras paylaşım sürecinin sorunsuz yürütülebilmesi için temel adımdır. İstanbul miras avukatı olarak özellikle şirket hissesi veya çok sayıda taşınmaz içeren büyük terekeler uzman bilirkişi desteğini zorunlu kılar.

Tereke Tespiti Davası

Miras bırakanın mal varlığına ilişkin şüphe ya da tartışma varsa mirasçılar, Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak tereke tespiti talep edebilir. Bu dava, özellikle miras bırakanın ölümünden önce veya hemen sonra bazı mal varlığı değerlerinin gizlendiğinden, devredildiğinden ya da saklandığından şüphelenildiği hallerde önem taşır. Tereke tespiti, ilerleyen aşamada açılacak tenkis ve muris muvazaası davalarının sağlam bir zemine oturtulmasını sağlar.

Muris Muvazaası Davası

İstanbul miras avukatlarının en çok karşılaştığı dava türlerinin başında muris muvazaası gelir. Miras bırakan, aslında bağışlamak istediği taşınmazı satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi görünümünde devretmişse, mağdur mirasçılar tapu iptal ve tescil davası açabilir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 1974/1-2 sayılı kararı bu davalarda hâlâ temel ölçüt olmayı sürdürmektedir. Zamanaşımına tabi olmadığından pratikte ölümün ardından yıllarca süren bir hukuki süreç başlatılabilir; ancak ispat yükü davacıda olduğundan belge ve tanık hazırlığı belirleyici rol oynar.

Tenkis Davası

Miras bırakan sağlığında veya vasiyetname yoluyla yaptığı kazandırmalarla saklı paylı mirasçıların haklarını zedelemişse, bu mirasçılar tenkis davası açarak fazla kısmın iadesini talep edebilir. İstanbul’da yüksek değerli taşınmazların tek bir çocuğa ya da üçüncü kişiye devredildiği durumlarda bu dava en etkili hukuki çaredir. Saklı payı zedeleyen tasarrufun öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde on yıl içinde açılması gerektiği unutulmamalıdır.

Vasiyetnamenin İptali Davası

Şekil eksikliği, ehliyetsizlik, irade sakatlığı veya saklı pay ihlali içeren vasiyetnameler iptal davası yoluyla ortadan kaldırılabilir. İstanbul’da özellikle ileri yaştaki miras bırakanların vasiyetname düzenlemesine ilişkin davalarda ehliyetsizlik iddiası ve baskı altında imza meselesi öne çıkmaktadır. Dava, vasiyetnamenin açılmasını ve iptal sebebini öğrenmekten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır; her hâlde on yıllık hak düşürücü süre de gözetilmelidir.

İzale-i Şüyuu Davası (Ortaklığın Giderilmesi)

Miras yoluyla birden fazla mirasçıya geçen taşınmazlarda elbirliği mülkiyeti oluşur ve mirasçılardan biri diğerlerinin rızası olmadan payını serbestçe devredemez. Anlaşmazlık durumunda her mirasçı izale-i şüyuu davası açarak fiziki bölünmeyi ya da satışı talep edebilir. İstanbul’da özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde bu dava kritik bir araç haline gelmiştir; bir mirasçının imzasız kalması tüm dönüşüm projesini durdurabilmektedir. Dava öncesinde arabuluculuk zorunludur.

Miras Sebebiyle İstihkak Davası

Mirasçı sıfatı bulunduğu hâlde tereke malları üzerindeki zilyetliği elinde bulunduramayan kişi, bu davayı açarak mirasçılık sıfatının tespitini ve malların iadesini talep eder. İstanbul’da özellikle mirasçılık belgesi tartışmalı olan ya da tereke mallarının bir kısmına el konan davalarda başvurulan bu dava, on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Mirasçılık sıfatının ispat edilmesi ve tereke mallarının kimde olduğunun tespiti dava stratejisinin temel eksenini oluşturur.

Mirasta Denkleştirme

Miras bırakan sağlığında bir mirasçısına diğerlerine yapmadığı büyük bir kazandırma —taşınmaz devri, şirket hissesi, eğitim masrafı— yapmışsa, bu kazandırmanın miras payından mahsup edilmesi gerekebilir (TMK m.669–675). Denkleştirme tenkisten farklıdır; saklı payı koruma mekanizması değil, mirasçılar arasındaki eşitliği sağlama aracıdır. İstanbul’da aile şirketlerinin devrinde ya da belirli çocuklara yapılan yüksek değerli bağışlarda denkleştirme tartışması sıklıkla paylaşım aşamasında gün yüzüne çıkar.

Miras Ortaklığı ve Elbirliği Mülkiyeti

Miras bırakanın ölümüyle birden fazla mirasçı arasında kendiliğinden bir miras ortaklığı kurulur ve tüm mirasçılar tereke üzerinde elbirliği halinde hak sahibi olur (TMK m.640–644). Bu ortaklık, mirasın paylaşılmasına ya da paylaşım sözleşmesine kadar sürer. Pratikte ortakların anlaşamaması hâlinde her türlü tereke işlemi —kira sözleşmesi, satış, tapu devri— ya tüm mirasçıların imzasını ya da mahkeme kararını gerektirir. İstanbul’daki yoğun emlak işlemleri düşünüldüğünde bu engelin ekonomik sonuçları son derece ağır olabilmektedir.

Miras Paylaşım Sözleşmesi

Mirasçılar terekeyi aralarında anlaşarak paylaşmak istediklerinde miras paylaşım sözleşmesi yaparlar (TMK m.676). Bu sözleşme, noter onayı aranmaksızın yazılı biçimde kurulabilir; ancak içeriğine taşınmaz devri giriyorsa resmiyet şartı devreye girer. İstanbul’da büyük terekeye sahip ailelerde paylaşım sözleşmesinin ayrıntılı ve titiz hazırlanması, gelecekteki dava risklerini büyük ölçüde önler.

Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi

Miras bırakan, vasiyetnamesinde yer alan tasarrufların eksiksiz uygulanmasını sağlamak amacıyla bir vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilir (TMK m.550–556). Bu kişi mirasçı olmak zorunda değildir; bir avukat ya da güvenilen herhangi bir üçüncü kişi olabilir. Görevli, terekeyi yönetir, borçları öder, vasiyet alacaklılarının haklarını teslim eder ve mirasçılar arasındaki paylaşımı koordine eder. İstanbul’da kompleks iş dünyası terekelerinde bu kurumun doğru kurgulanması süreci hem hızlandırır hem de ihtilafsız yürütülmesini sağlar.

Resmi Defter Tutma

Mirasın borca batık olup olmadığı belirsiz olan mirasçılar, üç aylık ret süresi içinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak resmi defter tutulmasını talep edebilir (TMK m.619–631). Defter tutma süreci boyunca mirasçı kişisel mal varlığı bakımından güvence altındadır. Süreç sonunda tereke aktifleri pasifleri karşılıyorsa miras kabul edilmiş, karşılamıyorsa ret beyanı verilmiş sayılır. İstanbul’da ticari borcu yüksek girişimcilerin vefatında bu yola başvurmak son derece isabetli bir stratejidir.

Gaiplik ve Miras

Uzun süredir haber alınamayan ya da ölüm tehlikesi içinde kaybolan bir kişi, mahkeme kararıyla gaip ilan edilebilir (TMK m.584–588). Gaiplik kararının kesinleşmesiyle birlikte bu kişinin mirası açılır ve mirasçıları haklarını kullanabilir. İstanbul gibi büyük bir kentte yıllarca kayıp olan ya da yurt dışına çıktıktan sonra haber alınamayan kişilere ilişkin gaiplik talepleri zaman zaman karşımıza çıkmaktadır. Gaiplik kararı, geri dönüş ihtimaline karşı belirli güvencelerle birlikte işler.

Veraset ve İntikal Vergisi Nasıl Ödenir?

Miras yoluyla veya bağış yoluyla el değiştiren mal varlığı değerleri, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu kapsamında vergiye tabidir. Vergi beyannamesi, ölüm tarihinden itibaren dört ay içinde verilmelidir; yurt dışında yaşayan mirasçılar için bu süre daha uzundur. İstanbul’da yüksek değerli taşınmazlar içeren terekede vergi matrahının doğru belirlenmesi —özellikle değer tespiti ve istisnaların doğru uygulanması— mali açıdan belirleyici sonuçlar doğurur. Beyannamenin geç verilmesi veya eksik bildirim ağır cezai faize yol açar.

Tapu İntikal İşlemleri Nasıl Yapılır?

Miras bırakanın adına kayıtlı taşınmazların mirasçılara devri, tapu sicil müdürlüğü aracılığıyla gerçekleştirilir. Bunun için veraset ilamı, veraset ve intikal vergisinin ödendiğine dair makbuz ve ilgili tapu harcının ödenmesi gerekir. İstanbul’da çok sayıda taşınmaz ve çok sayıda mirasçı söz konusu olduğunda intikaller farklı adliyelerin ve tapu müdürlüklerinin koordinasyonunu gerektirebilir. Tapu intikalinin tamamlanmadan paylaşım yapılmaya çalışılması ilerleyen dönemde ciddi uyuşmazlık kaynağı oluşturur.

Miras Bırakmadan Önce Ne Yapılmalı?

Miras planlaması, mirasçılar arasındaki uyuşmazlıkları en aza indirgemenin ve mal varlığının gerçek iradeye uygun biçimde dağıtılmasının en etkin yoludur. Vasiyetname düzenlenmesi, belirli kişilerle miras sözleşmesi kurulması, sağlararası bağışların denkleştirme ve tenkis riskleri gözetilerek yapılması, saklı pay hesabının peşinen yapılarak gereksiz uyuşmazlıkların önlenmesi bu hazırlığın temel adımlarıdır. İstanbul’da büyük aile servetlerinin yönetiminde miras avukatına danışılarak atılacak birkaç hukuki adım, ilerleyen on yıllar boyunca sürebilecek mahkeme süreçlerini peşinen önler.

İstanbul’da En Sık Karşılaşılan Miras Davaları

Muris Muvazaası – Mirastan Mal Kaçırma

İstanbul’da taşınmaz değerlerinin yüksekliği, miras bırakanları zaman zaman diğer mirasçılardan mal kaçırmaya yöneltmektedir. Gerçekte bağış niteliğinde olan taşınmaz devirlerinin satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi görünümünde yapılması, Türk miras hukukunda muris muvazaası olarak tanımlanır. Mirasçılar bu tür danışıklı işlemlere karşı tapu iptal ve tescil davası yoluna başvurabilir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 1974 tarihli ve 1/2 sayılı kararı bu davalarda temel ölçüt olmayı sürdürmektedir. İstanbul miras avukatı olarak takip ettiğimiz bu davalarda dava değerinin yüksekliği özenli belge hazırlığını ve güçlü bir bilirkişi sürecini zorunlu kılmaktadır.

Tenkis Davası – Saklı Pay Koruması

Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesi uyarınca altsoyun saklı payı yasal payının yarısı, ana ve babanın saklı payı yasal payının dörtte biri, sağ kalan eşin saklı payı ise zümreye göre belirlenen yasal payının tamamıdır. İstanbul’da miras bırakanın sağlığında yaptığı yüksek değerli taşınmaz bağışları veya ölüme bağlı tasarrufları bu sınırları sıklıkla ihlal etmektedir. Tenkis davası, mirasın açılmasını ve saklı payı zedeleyen tasarrufu öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde on yıl içinde açılmalıdır.

İzale-i Şüyuu – Kentsel Dönüşümde Ortaklığın Giderilmesi

İstanbul’da miras yoluyla birden fazla mirasçıya geçen taşınmazlar üzerindeki elbirliği mülkiyeti, özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde kritik bir engele dönüşmektedir. Mirasçıların anlaşamaması halinde her bir mirasçı izale-i şüyuu davası açarak ortaklığın giderilmesini talep edebilir. Bu dava türü İstanbul Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olup dava öncesinde arabuluculuk girişiminde bulunulması zorunludur.

Vasiyetname Düzenlenmesi ve İptali

İstanbul’da mal varlığı değeri yüksek kişiler arasında vasiyetname düzenlenmesi giderek yaygınlaşmaktadır. Türk Medeni Kanunu üç tür vasiyet biçimi tanımlar: noter önünde iki tanıkla düzenlenen resmi vasiyetname, başından sonuna el yazısıyla yazılan el yazılı vasiyetname ve olağanüstü haller için sözlü vasiyet. Şekil kurallarına aykırı düzenlenen ya da ehliyetsizlik, irade sakatlığı veya saklı pay ihlali içeren vasiyetnameler iptal davası yoluyla ortadan kaldırılabilir.

Reddi Miras

Özellikle yüksek borç yükü altındaki miras bırakanların vefatı sonrasında İstanbul’da reddi miras başvuruları sıkça yapılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 606. maddesi uyarınca bu başvurunun, ölümün öğrenilmesinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi’ne yapılması zorunludur. Sürenin kaçırılması, borcuyla birlikte mirasın kazanılması anlamına gelir.

Yabancı Unsurlu Miras Davaları

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının İstanbul’daki taşınmazlarına ilişkin miras uyuşmazlıkları özel uzmanlık gerektirmektedir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uyarınca miras ilişkileri kural olarak miras bırakanın milli hukukuna tabidir; ancak Türkiye’deki taşınmazlar için Türk hukukunun uygulanması öngörülmektedir. Bu tür davalarda yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi de ayrı bir hukuki süreç gerektirir.

İstanbul’da Miras Davalarında Kritik Süreler

İstanbul’da miras avukatı desteği olmaksızın miras sürecini yürütmenin en büyük riski, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin kaçırılmasıdır. Bu süreler kanunla belirlenmiş olup uzatılması mümkün değildir.

Mirasın reddi için üç ay; tenkis davası için mirasın açılmasını ve saklı payı zedeleyen tasarrufu öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde on yıl; vasiyetnamenin iptali için tasarrufun öğrenilmesinden itibaren bir yıl, her hâlde on yıl; miras sebebiyle istihkak davası için on yıl; veraset ve intikal vergisi beyannamesi için ölüm tarihinden itibaren dört ay uygulanmaktadır. Bu sürelerin herhangi birinin aşılması, hakkın tamamen yitirilmesi sonucunu doğurabilmektedir.

İstanbul Miras Avukatı Ücreti: 2026 Tarifeleri ve Dava Bazlı Rehber

Miras avukatı ücreti konusunda net bilgi almak, müvekkillerin en çok sorduğu meseleler arasındadır. Ücret iki kaynakla çerçevelenir: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) ve İstanbul Barosu’nun her yıl Aralık ayında güncellediği tavsiye niteliğindeki en az ücret çizelgesi. AAÜT, Türkiye genelinde uygulanır ve kararlaştırılabilecek mutlak alt sınırı belirler; bu sınırın altında ücret kararlaştırılamaz. Baro çizelgesi ise İstanbul’a özgü, tavsiye niteliğinde referans değerler içerir. Uygulamada ücret, dava değerine, uyuşmazlığın karmaşıklığına ve sürecin hangi aşamasında avukata başvurulduğuna göre bu çizelgelerin üzerinde belirlenir.

Sulh Hukuk Mahkemesi Kapsamındaki Miras İşlemleri – 2026 Ücretleri

Mirasın reddi, veraset ilamı, tereke tespiti ve izale-i şüyuu gibi işlemler Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür. Aşağıdaki tablo İstanbul Barosu 2026 tavsiye çizelgesinden alınan asgari referans değerleri göstermektedir.

İşlem / Dava Türüİstanbul Barosu 2026 Asgari Tavsiye ÜcretiEk Oran
Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) — Mahkeme58.000 TL
Mirasın Reddi / Terekede İhtiyati Tedbir / Miras Şirketine Mümessil Atanması65.000 TL
Mirasta Resmi Defter Tutulması87.000 TL+ dava değerinin %16’sı
Tereke Davası87.000 TL
Terekenin Resmen Yönetilmesi ve Tasfiyesi87.000 TL
Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyuu) Davası116.000 TL+ vekil edenin payına düşen değerin %16’sı

Asliye Hukuk Mahkemesi Kapsamındaki Miras Davaları — 2026 Ücretleri

Tenkis, muris muvazaası ve vasiyetnamenin iptali gibi çekişmeli miras davaları Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Bu davalarda dava değeri yüksek olduğundan ücret genellikle maktu tutarın çok üzerinde, yüzdelik dilimle belirlenir.

Dava Türüİstanbul Barosu 2026 Asgari Tavsiye ÜcretiEk Oran
Mirasçılık Belgesinin İptali Davası116.000 TL+ dava değerinin %16’sı
Mirasın Hükmen Reddi159.500 TL
Tenkis ve Mirasta İade Davası159.500 TL+ dava değerinin %16’sı
Muvazaa Nedeniyle Tapu İptali (Muris Muvazaası)188.500 TL+ dava değerinin %16’sı
Vasiyetnamenin İptali Davası188.500 TL+ dava değerinin %16’sı
Tapu İptali ve Tescili Davaları188.500 TL+ dava değerinin %16’sı

Dava Dışı Miras İşlemleri ve Danışmanlık Ücretleri — 2026

İşlem Türüİstanbul Barosu 2026 Asgari Tavsiye ÜcretiEk Oran
Büroda Sözlü Danışma (ilk saat)14.500 TLHer ek saat 9.500 TL
Sesli/Görüntülü İletişimle Danışma13.000 TL
Yazılı Danışma29.000 TL
Vasiyetname Düzenlenmesi159.500 TL
Miras Sözleşmesi / Taksim Sözleşmesi Düzenlenmesi145.000 TL+ sözleşme değerinin %5’i
Tapu / İntikal İşlemlerinde Vekillik65.000 TL+ işlem değerinin %3’ü
İstinaf Dilekçesi75.000 TL

Para Konusu Davalarda AAÜT Kademeli Yüzde Cetveli

Tenkis, muris muvazaası ve tapu iptali gibi dava değerinin para ile ölçülebildiği miras davalarında, AAÜT’ün Üçüncü Kısmı kapsamında aşağıdaki kademeli oran uygulanır. Bu oranlar, kararlaştırılabilecek mutlak alt sınırı oluşturur; altında ücret belirlenemez.

Dava Değeri DilimiAAÜT Oranı (Alt Sınır)
İlk 600.000 TL%16
Sonraki 600.000 TL%15
Sonraki 1.200.000 TL%14
Sonraki 1.200.000 TL%13
Sonraki 1.800.000 TL%11
Sonraki 2.400.000 TL%8
Sonraki 3.000.000 TL%5
Sonraki 3.600.000 TL%3
Sonraki 4.200.000 TL%2
18.600.000 TL üzeri%1

İstanbul’da taşınmaz değerlerinin yüksekliği göz önünde bulundurulduğunda, örneğin dava değeri 5.000.000 TL olan bir muris muvazaası davasında AAÜT alt sınırına göre hesaplanan avukatlık ücreti maktu Baro tavsiye tabanını belirgin biçimde aşar. Bu nedenle İstanbul miras avukatı ücret görüşmesini davanın gerçek ekonomik değeri üzerinden yapmak, iki taraf için de en sağlıklı yaklaşımdır.

İstanbul’da Miras Davalarına İlişkin Sık Sorulan Sorular

İstanbul’da hangi adliyede miras davası açılacağı nasıl belirlenir?

Kural olarak miras bırakanın son yerleşim yeri belirleyicidir. İstanbul’da miras bırakanın son ikamet adresine göre Bakırköy, Çağlayan, Anadolu, Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece veya Büyükçekmece adliyelerinden biri yetkili olacaktır. Birden fazla taşınmazın farklı adliye çevrelerinde bulunması durumunda yetki miras bırakanın son ikametine göre belirlenir; taşınmazın konumu tek başına yetkiyi belirlemez.

İstanbul’da miras davası ne kadar sürer?

Süre davanın türüne ve açıldığı adliyeye göre önemli ölçüde farklılaşır. Veraset ilamı ve reddi miras gibi çekişmesiz yargı işleri birkaç haftada sonuçlanabilirken, muris muvazaası ve tenkis gibi çekişmeli davalar İstanbul mahkemelerinin yoğun iş yükü nedeniyle 2 ila 4 yıl sürebilmektedir. Temyiz aşaması bu süreye eklenmektedir.

İstanbul’da miras avukatı ücreti nasıl belirlenir?

Miras davalarında avukatlık ücreti; dava değeri, uyuşmazlığın türü ve karmaşıklığı ile sürecin hangi aşamasında devreye girildiğine göre belirlenir. İstanbul Barosu’nun yıllık güncellenen asgari ücret tarifesi referans noktası oluşturur; ancak bu tarife bağlayıcı değil tavsiye niteliğindedir. Tapu iptal, tenkis ve muris muvazaası gibi dava değerinin yüksek olduğu hallerde ücret, dava değerinin belirli bir yüzdesi üzerinden belirlenmektedir.

İstanbul’daki taşınmaz için yurt dışından miras davası açılabilir mi?

Evet. Yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşları veya yabancı uyruklu kişiler, İstanbul’daki taşınmazlara ilişkin miras davalarını Türk mahkemelerinde takip edebilir. Bunun için Türkiye’deki bir miras avukatı İstanbul’da vekil olarak görevlendirilebilir; özel vekaletname verilmesi yeterlidir; davayı takip için Türkiye’de bulunmak zorunlu değildir.

Miras bırakanın borçlarından mirasçılar sorumlu mudur?

Evet, mirası kabul eden mirasçılar miras bırakanın borçlarından kişisel mal varlıklarıyla da sorumlu olurlar. Bu nedenle miras bırakanın aktif ve pasif değerlerinin tespiti —tereke envanteri— mirasın kabulünden veya reddinden önce yapılması gereken kritik bir adımdır. Borca batık bir mirasın reddi için üç aylık süre kesinlikle gözetilmelidir.

İstanbul’da muris muvazaası davası zamanaşımına uğrar mı?

Muris muvazaasına dayanan tapu iptal ve tescil davası, hukuki niteliği itibarıyla zamanaşımına tabi değildir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadı gereği bu davada zamanaşımı işlemez; ancak davanın güçlü belge ve tanık desteğiyle kurgulanması, özellikle muvazaanın ispat edilmesi açısından belirleyici önem taşımaktadır.

Vasiyetname olmadan İstanbul’da miras nasıl paylaşılır?

Miras bırakanın geçerli vasiyetnamesi bulunmadığında miras, Türk Medeni Kanunu’nun 495 ile 501. maddelerinde düzenlenen zümre sistemine göre paylaşılır. Birinci zümreyi altsoy, ikinci zümreyi ana-baba ve altsoyu, üçüncü zümreyi büyükanne-büyükbaba ve altsoyu oluşturur. Sağ kalan eş hangi zümreyle birlikte mirasçı olduğuna göre farklı oranlarda pay alır. İstanbul’da sıklıkla karşılaşılan çok taraflı aile yapıları —farklı evliliklerden çocuklar, üvey çocuklar, evlatlık— miras paylaşımını karmaşık hale getirebilmekte ve hukuki rehberliği zorunlu kılmaktadır.

Sonuç

İstanbul’daki miras davaları; yüksek ekonomik değerler, çok sayıda adliye ve farklı yargı çevreleri, kentsel dönüşümün yarattığı hukuki karmaşıklık ve uluslararası boyutuyla Türkiye’nin en teknik miras hukuku pratiğinin yaşandığı şehirde açılmaktadır. Zamanaşımı sürelerinin kaçırılması, usul hatalarının yapılması veya yanlış mahkemede dava açılması gibi riskler, deneyimli bir İstanbul miras avukatıyla çalışmayı zorunlu kılmaktadır.

Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak İstanbul’un tüm adliyelerinde miras davası ve işlemlerinde müvekkillerimizi temsil etmekteyiz. Ön görüşme talebiniz için Bakırköy’deki ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Bu sayfa, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Mehmet SARIOĞLU tarafından hazırlanmıştır.