KPSS, YKS, LGS gibi merkezi ve ortak sınavlarda yaşanan hatalı soru, yanlış puanlama veya usulsüz tebligat gibi sorunlar, adayların akademik ve mesleki geleceğini doğrudan etkileyen ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Bu uyuşmazlıklar, idari yargının genel usul kurallarından farklı, son derece hızlı ve şekilci özel bir yargılama rejimine tabidir. Sürecin en kritik noktası, dava açma süresinin doğru hesaplanmasıdır; zira bu alanda yapılan küçük bir usul hatası dahi haklı bir talebin incelenmeden reddedilmesine yol açabilmektedir. Bu makalede İYUK m. 20/B ve 6114 sayılı Kanun çerçevesinde merkezi sınav uyuşmazlıklarının usul kuralları, soru iptali standartları ve güncel Danıştay içtihatları ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Mevzuat Çerçevesi
MEB ve ÖSYM tarafından gerçekleştirilen merkezi ve ortak sınavlara ilişkin uyuşmazlıklar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 20/B maddesi ile 6114 sayılı Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde özel bir yargılama usulüne tabidir. Anayasa’nın 40. maddesi ise idari işlemlere karşı başvuru yollarının ve sürelerinin gösterilmesi zorunluluğunu düzenlemekte olup, bu hüküm aşağıda açıklanacağı üzere süre hesaplamalarında kritik bir güvence oluşturmaktadır.
Usul Kuralları ve Süreler
Dava Açma Süresi ve Yetkili Mahkeme
Sınav sonuçlarının ilanından veya işlemin tebliğinden itibaren dava açma süresi 10 gündür. Bu uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme münhasıran Ankara İdare Mahkemeleridir (Danıştay 12. Daire, 06.02.2023, E. 2023/414, K. 2023/194). Kanun yolu bakımından istinaf aşaması bulunmamaktadır; ilk derece mahkemesi kararlarına karşı 5 gün içinde doğrudan Danıştay’a temyiz başvurusu yapılabilir ve Danıştay bu istemi 15 gün içinde karara bağlamak zorundadır.
Danıştay 5. Dairesi’nin 28.09.2020 tarihli, E. 2020/5257, K. 2020/3958 sayılı kararı, İYUK m. 20/B’nin kendine özgü bir yargılama usulü olduğunu ve bu uyuşmazlıkların İYUK m. 20/A’daki “ivedi yargılama” kapsamında yer almadığını netleştirmiştir; dolayısıyla 20/A’daki tahdidi liste bu davaları kapsamamaktadır.
İdari İtirazın Süreyi Durdurmaması
İYUK md. 20/B uyarınca, İYUK m. 11’in aksine, idareye (ÖSYM/MEB) yapılan itirazlar dava açma süresini durdurmaz. Danıştay 4. Dairesi’nin 24.10.2024 tarihli, E. 2024/3438, K. 2024/5959 sayılı kararı ile Danıştay 12. Dairesi’nin 20.05.2021 tarihli, E. 2021/4082, K. 2021/2786 sayılı kararı, kılavuzda yer alan “itirazların dava süresini durdurmayacağı” yönündeki düzenlemeleri esas alarak, süresinden sonra açılan davaları reddetmiştir. Bu nedenle idari itiraz sonucunu beklemeden, doğrudan yargı yoluna başvurulması hak kaybını önleyecektir.
Tebligat
ÖSYM internet sitesinde yapılan duyurular, adaylara şahsen yapılmış tebliğ hükmündedir (6114 s.K. m. 7).
Süre Tuzağı: Anayasa Madde 40’ın Kritik Rolü
Sınav kılavuzunda veya sonuç belgesinde “10 günlük süre” ve “Ankara mahkemeleri” bilgisi açıkça yer almıyorsa, Anayasa m. 40 uyarınca dava açma süresi 60 gün olarak uygulanır. Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 15.03.2022 tarihli, E. 2021/2, K. 2022/1 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesi’nin 04.02.2025 tarihli kararı, özel dava açma süresinin idari işlemde veya kılavuzda açıkça belirtilmemesi halinde 10 günlük özel sürenin değil, 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. Bu husus, 10 günlük süreyi kaçırmış görünen davacılar için en güçlü stratejik dayanaktır ve dava dilekçesinde mutlaka ayrıca ileri sürülmelidir.
Dava Açma Süresinin Başlangıcı: Hangi Andan İtibaren İşler?
10 günlük hak düşürücü sürenin hangi olaydan itibaren başlayacağı konusunda Danıştay içtihatları farklı durumlara göre ayrım yapmaktadır:
- Sınav sonuçlarının ilanı esası: Danıştay 5. Dairesi’nin 27.04.2022 tarihli, E. 2022/6132, K. 2022/2795 sayılı ve 27.05.2022 tarihli, E. 2022/6486, K. 2022/3840 sayılı kararlarına göre, soru ve cevap anahtarlarının erişime açılması tek başına dava süresini başlatmaz; asıl menfaat ihlali “sınavda başarısız sayılma” işlemiyle gerçekleşir. Bu nedenle süre, sınav sonuçlarının öğrenilme tarihinden itibaren başlar.
- Soru ve cevap anahtarına erişim esası: Buna karşılık, Danıştay 8. Dairesi’nin 24.04.2025 tarihli, E. 2025/2596, K. 2025/3974 sayılı kararı, adayların sorudaki hatayı ancak soru ve cevap anahtarlarının erişime açılmasıyla değerlendirebileceğini, bu nedenle sürenin erişim tarihinden itibaren başlaması gerektiğini ifade etmiştir. Bu iki yaklaşım arasındaki fark, davanın konusuna (sonuca itiraz mı, soruya itiraz mı) göre değerlendirilmelidir.
- Sonradan başarısız hale gelen adaylar için bireysel tebliğ zorunluluğu: Danıştay 8. Dairesi’nin 16.12.2025 tarihli, E. 2025/6430, K. 2025/9937 sayılı kararı önemli bir güvence getirmektedir: ilk sonuçlara göre başarılı olan ancak soru iptali sonrası yapılan yeniden değerlendirme ile başarısız hale gelen adaylar için internet ilanı yeterli değildir; bu kişilere usulüne uygun bireysel bildirim yapılmadan 10 günlük süre işlemeye başlamaz.
Soru İptali Standartları ve Yeniden Puanlama Rejimi
Puanlama Yöntemi ve Lehe Uygulama Zorunluluğu
6114 sayılı Kanun m. 7/2 uyarınca, iptal edilen sorular puanlamaya dahil edilmez; toplam puan, kalan geçerli sorular üzerinden yeniden dağıtılır. Ancak İYUK m. 20/B-2 uyarınca yargı kararları, sınavda başarılı olmuş adayların kazanılmış haklarını korumak adına sadece adayların lehine sonuç doğuracak şekilde uygulanır. Danıştay 4. Dairesi’nin 24.10.2024 tarihli, E. 2024/3438, K. 2024/5959 sayılı kararı, bu formülün uygulanması sonucunda bazı adayların puanının düşebileceğini, ancak yargı kararlarının aday lehine uygulanması ilkesinin mutlaka gözetilmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Doktrinde Uçar (2023) ve Çelikhan (2020), bu düzenlemenin “ilginç ve özel” bir koruma kalkanı olduğunu; bir soru iptal edildiğinde bunun sadece puanı artacak adaylar için sonuç doğurduğunu, puanı düşecek olanların mevcut durumunun kazanılmış hak ve idari istikrar gereği korunduğunu vurgulamaktadır.
Bilirkişi İncelemesi Zorunluluğu
Soru iptali taleplerinde mahkemenin sadece idarenin savunmasıyla yetinmesi bir bozma sebebidir; mutlaka alanında uzman bilirkişilerden rapor alınmalıdır. Danıştay 4. Dairesi (E. 2024/3438, K. 2024/5959), bilimsel açıdan hatalı soru iddialarının ancak uzman bilirkişi raporuyla açıklığa kavuşturulabileceğini belirterek, bilirkişi incelemesi yaptırmayan yerel mahkeme kararını bozmuştur. Danıştay 12. Dairesi’nin 25.02.2021 tarihli, E. 2021/2421, K. 2021/1047 sayılı kararı ise, cevap anahtarında belirlenen seçeneğin “bilimsel tartışmaya yol açmayacak ölçüde netlik taşımaması” durumunda sorunun iptal edilmesi ve bu iptal sonrası puanın yeniden hesaplanarak mülakat listelerinin güncellenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
İdarenin Karar Yerine Geçme Yasağı
Mahkeme, idareye doğrudan “şu adayı başarılı say” diyemez; ancak “soruyu iptal ederek puanları yeniden hesapla” diyebilir. Bu, idarenin takdir yetkisine bir müdahale değil, salt hukuka uygunluk denetimidir.
Kapsam Sınırları: Hangi Uyuşmazlıklar 20/B Kapsamındadır?
Danıştay 8. Dairesi’nin 30.09.2021 tarihli, E. 2021/4104, K. 2021/4247 sayılı kararı, sınav sonucunun iptali istemini içermeyen, sadece ortaöğretim başarı puanının düzeltilmesi gibi taleplerin İYUK m. 20/B kapsamında değil, genel hükümler (İYUK m. 10) çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ve bu davalarda istinaf yolunun açık olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu’nun 01.06.2022 tarihli, E. 2021/3198, K. 2022/1966 sayılı kararına göre, sınav kılavuzundaki düzenleyici hükümlere karşı dava açma süresi kılavuzun ilanından itibaren başlar; sınavın uygulanmış olması bu süreyi yeniden canlandırmaz. Doktrinde Soysal (2023), kılavuzlar gibi düzenleyici işlemlerin iptali davalarının genel 60 günlük süreye tabi olduğunu, ancak kılavuz ile bireysel işlemin (sınav sonucu) birlikte dava edilmesi halinde 20/B usulünün baskın geldiğini belirtmektedir.
Yürütmenin Durdurulması (YD)
Sınav takviminin ilerlemesi ve yerleştirmelerin tamamlanması “telafisi güç zarar” doğuracağından, YD taleplerinin sınav takvimiyle eşgüdümlü şekilde ivedilikle karara bağlanması talep edilmelidir. Doktrinde Yalçın (2022), YD kararı verilmediği takdirde davanın kazanılmasının dahi “hukuki imkânsızlık” veya “fiili imkânsızlık” doğurabileceğini vurgulamaktadır; bu nedenle YD talebi dava dilekçesinde mutlaka açıkça ve gerekçeli biçimde yer almalıdır.
Doktrindeki Tartışmalar
Doktrinde Sekban (2020), 10 günlük sürenin başlangıcını ikiye ayırmaktadır: soru iptali için “soruların/cevap anahtarının erişime açıldığı tarih”, sınav sonuçlarının iptali için ise “sonuçların ilan edildiği tarih” esas alınmalıdır. Güzel (2024) ise yerleştirme işlemlerinin sınav sonucundan ayrılabilir olup olmadığını tartışmakta; yerleştirme başka bir kurumca yapılıyorsa 20/B’nin uygulanmayabileceğini, ancak ÖSYM tarafından sınav sonucuyla birlikte yürütülüyorsa 20/B usulünün geçerli olduğunu belirtmektedir.
Bilgin ve Sezer (2009), genel not tespit davalarında İYUK m. 11 başvurusunun süreyi durduracağını belirtirken, merkezi sınavlarda güncel doktrin (Pezük, 2020) bu yolun kapalı olduğunu, idareye yapılan itirazın 10 günlük dava açma süresini kesmeyeceğini net biçimde ortaya koymaktadır; bu durum “etkili başvuru hakkı” bağlamında doktrinde eleştirilmektedir. Göçgün (2016) ise Danıştay’ın “idari istikrar” ilkesini bazen hatalı kullandığını savunmaktadır: idare, açık hata (sehven yapılan yanlışlıklar) durumunda işlemini her zaman geri alabilirken, sınav sonuçlarının aynı gün içinde defalarca değiştirilmesi idareye olan güveni zedelediği için yargı tarafından “istikrar” gerekçesiyle engellenebilmektedir.
İkincil Kaynaklardan Önemli Tespitler
Anayasa Mahkemesi’nin Kemal Demir Başvurusu’nda (06.07.2017), iptal edilen sorular için herkese (+1) puan verilmesi yöntemi ile soruların değerlendirme dışı bırakılması yöntemi arasındaki farkın adayların başarı durumunu doğrudan etkilediği ve uzun süren yargılamaların etkili başvuru hakkını zedelediği tespit edilmiştir. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin Selin Mirkelam Başvurusu’nda (07.01.2016), dava dilekçesinin kayıt tarihlerindeki hatalı değerlendirmelerin mahkemeye erişim hakkını ihlal edebileceği, sınav uyuşmazlıklarında sürelerin katı uygulanmasının hak kayıplarına yol açmaması gerektiği vurgulanmıştır.
Pratik Değerlendirme ve Dava Stratejisi
- Dava açma süresi kural olarak 10 gündür; ancak kılavuzda veya sonuç belgesinde bu süre ve yetkili mahkeme açıkça gösterilmemişse Anayasa m. 40 uyarınca 60 günlük genel süre uygulanmalıdır — bu husus, süreyi kaçırmış görünen davacılar için mutlaka değerlendirilmelidir.
- İdareye yapılan itiraz, dava açma süresini durdurmaz; bu nedenle itiraz sonucu beklenmeden doğrudan dava açılmalıdır.
- Soru iptali taleplerinde mutlaka bilirkişi incelemesi talep edilmeli, salt idarenin savunmasına dayanan bir karara itiraz edilmelidir.
- YD talebi, sınav takvimiyle eşgüdümlü ve ivedilikle sunulmalı; aksi halde davanın kazanılması dahi fiilen anlamsız hale gelebilir.
- Sonradan başarısız hale gelen adaylar için, usulüne uygun bireysel bildirim yapılmadıkça sürenin işlemeye başlamadığı ileri sürülebilir.
- Talebin niteliğine göre (sınav sonucu mu, yoksa başarı puanı düzeltmesi gibi ayrı bir işlem mi) doğru usul rejiminin (20/B mi, genel hükümler mi) tespiti, istinaf yolunun açık olup olmadığını da belirleyecektir.
Sonuç
Merkezi sınav uyuşmazlukları, idari yargının en hızlı ve şekilci alanlarından biridir. 10 günlük sürenin kaçırılması durumunda Anayasa m. 40 üzerinden bir çıkış yolu aranmalı, soru iptali taleplerinde bilimsel raporlar ve bilirkişi incelemesi davanın merkezine konulmalıdır. İptal kararlarının “sadece lehe uygulanması” kuralı, sınav sisteminin toplumsal barışını ve idari istikrarı koruyan temel bir güvencedir. Davacıların, idari itiraz yolunun süreyi durdurmadığı gerçeğini göz önünde bulundurarak vakit kaybetmeden yargı yoluna başvurmaları, hak kaybını önlemek açısından hayati önem taşımaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
ÖSYM sınav sonucuna karşı kaç gün içinde dava açılmalıdır?
Genel kural olarak 10 gündür. Ancak kılavuzda veya sonuç belgesinde bu süre ve yetkili mahkeme açıkça belirtilmemişse Anayasa m. 40 uyarınca 60 günlük genel süre uygulanır.
ÖSYM’ye itiraz etmek dava açma süresini durdurur mu?
Hayır. İYUK m. 11’in aksine, idareye yapılan itirazlar bu davalarda dava açma süresini durdurmaz.
Soru iptali davasında hangi mahkeme yetkilidir?
Bu uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme münhasıran Ankara İdare Mahkemeleridir.
Bir soru iptal edilirse tüm adayların puanı yükselir mi?
Hayır. İptal edilen soru puanlamaya dahil edilmez ve puan kalan sorular üzerinden yeniden dağıtılır; bu, bazı adayların puanının düşmesine yol açabilir. Ancak yargı kararları kural olarak yalnızca adayların lehine sonuç doğuracak şekilde uygulanır.
İlk sonuçlara göre başarılı olup soru iptali sonrası başarısız sayılan adayın süresi ne zaman başlar?
Bu adaylar için internet ilanı yeterli sayılmaz; usulüne uygun bireysel bildirim yapılmadan 10 günlük süre işlemeye başlamaz.
İletişim
Adres: Osmaniye Mahallesi, İsmail Erez Bulvarı No:9/2, Bakırköy/İstanbul
Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır.