Sözleşme avukatı, bir sözleşmenin kurulmasından sona ermesine kadar geçen bütün aşamalarda — metnin hazırlanması, müzakeresi, imza öncesi denetimi, feshi ve sözleşmeden doğan uyuşmazlığın arabuluculuk veya dava yoluyla çözümü — hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti veren avukattır. Sözleşme hukuku, uyuşmazlık çıktıktan sonra değil, imza atılmadan önce kazanılan bir alandır: bir cümlelik cezai şart hükmü, yetki ve tahkim kaydı ya da fesih usulünü düzenleyen tek bir madde, yıllar sürecek bir davanın sonucunu baştan belirleyebilir.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak Bakırköy/İstanbul’daki büromuzdan; ticari sözleşmelerin hazırlanması ve denetimi, sözleşmeden doğan alacak ve tazminat davaları, sözleşmenin iptali, uyarlanması ve feshi süreçlerinde gerçek kişi ve şirket müvekkillerimize hizmet veriyoruz. Aşağıda bir sözleşme avukatının somut olarak ne yaptığını, sözleşmeden doğan davaların hukuki dayanaklarını, görevli mahkemeyi, zamanaşımı sürelerini ve 2026 yılında yürürlüğe giren değişiklikleri uygulamadaki hâliyle açıkladık.
Sözleşme avukatı ne iş yapar?
Sözleşme avukatının işi, müvekkilin ticari veya kişisel amacını hukuken uygulanabilir bir metne dönüştürmek ve bu metni olası bir uyuşmazlıkta ayakta kalacak şekilde kurmaktır. Uygulamada verdiğimiz hizmet dört başlıkta toplanır:
- Sözleşme hazırlama: Tarafların ticari iradesi tespit edilir; edim, bedel, süre, teslim, ayıp, gizlilik, cezai şart, fesih, mücbir sebep, uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık çözümü maddeleri müvekkilin lehine ve emredici hükümlere uygun biçimde kaleme alınır.
- Sözleşme inceleme ve risk raporu: Karşı tarafın gönderdiği taslak madde madde denetlenir; tek yanlı fesih yetkileri, sorumsuzluk kayıtları, ölçüsüz cezai şartlar, aleyhe yetki ve tahkim kayıtları, genel işlem koşulu niteliğindeki hükümler işaretlenerek yazılı revizyon önerisi sunulur.
- Müzakere ve ihtarname aşaması: Sözleşme görüşmelerinde müvekkil adına yazışma yürütülür; ifa edilmeyen borçlar için usulüne uygun ihtarname (temerrüt ihtarı, süre verme, fesih ihbarı) düzenlenir. Bu aşamada yapılan hata, sonraki davanın kaderini doğrudan etkiler.
- Uyuşmazlık çözümü: Arabuluculuk sürecinin yürütülmesi, alacak ve tazminat davası, sözleşmenin iptali veya uyarlanması davası, menfi tespit ve itirazın iptali davaları ile ilamsız/ilamlı icra takipleri.
Hangi durumlarda sözleşme avukatına ihtiyaç duyulur?
Aşağıdaki durumlar, büromuza en sık gelen sözleşme uyuşmazlıklarıdır ve tamamı imza öncesinde alınacak bir saatlik hukuki destekle önlenebilecek niteliktedir:
- İmzalanan sözleşmede bedelin ödenmemesi, malın veya hizmetin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi,
- Karşı tarafın sözleşmeyi tek taraflı ve haksız biçimde feshetmesi, işi yarım bırakması,
- Sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın talep edilmesi veya fahiş cezai şarta karşı savunma yapılması,
- Döviz kuru, maliyet artışı veya öngörülemeyen olaylar nedeniyle edimin katlanılamaz hâle gelmesi ve sözleşmenin uyarlanması ihtiyacı,
- Aldatma, korkutma veya yanılma etkisiyle imzalanan sözleşmenin iptali,
- Boş ya da eksik doldurulmuş sözleşme ve senetlerin sonradan doldurulması,
- Şirket ortakları, bayiler, tedarikçiler veya yükleniciler arasındaki çerçeve sözleşme uyuşmazlıkları,
- Taşınmaz satışı, satış vaadi ve kat karşılığı inşaat ilişkilerinde şekil ve tapu sorunları.
Sözleşme hukuku avukatı hangi kanunlara göre çalışır?
Bir sözleşme hukuku avukatı, uyuşmazlığın tarafına ve konusuna göre farklı kanunları birlikte uygular. Temel çerçeve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’dur: Kanun’un 1-206. maddeleri bütün sözleşmelere uygulanan genel hükümleri (kurulma, şekil, geçersizlik, temsil, ifa, temerrüt, zamanaşımı), 207-649. maddeleri ise satış, kira, eser, vekâlet, kefalet, ortaklık gibi tek tek sözleşme tiplerini düzenler.
TBK m.1: Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. TBK m.12: Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir. TBK m.26: Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler. TBK m.27: Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.
Taraflardan her ikisi de tacir ise ve iş ticari işletmeyle ilgiliyse 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu devreye girer; ticari satışlarda muayene ve ayıp ihbarı süreleri (TTK m.23), faturaya itiraz (TTK m.21) ve tacirin cezai şartın indirilmesini isteyememesi (TTK m.22) gibi kurallar sonucu tamamen değiştirir. Karşı taraf tüketici ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un emredici hükümleri uygulanır ve tüketici aleyhine düzenlenen kayıtlar geçersiz sayılır. Uyuşmazlığın hangi kanuna tabi olduğunun doğru tespiti, görevli mahkemeyi ve zamanaşımı süresini de belirlediği için sözleşme avukatının ilk işi budur.
Sözleşme imzalanmadan önce denetlenmesi gereken maddeler
Uygulamada dava konusu olan sözleşmelerin büyük çoğunluğunda sorun, tarafların hiç düşünmediği bir konudan değil, metne özensiz yazılmış ya da hiç yazılmamış standart maddelerden çıkar. İmza öncesi denetimde öncelikli olarak şu başlıklara bakarız:
| Madde | Denetlenen nokta | Yazılmazsa sonuç |
|---|---|---|
| Edimin tanımı | Teslim edilecek mal/hizmetin niteliği, miktarı, teknik şartnameye atıf | Ayıp ve eksik ifa tartışmasında ölçü kalmaz, bilirkişi takdirine kalır |
| Ödeme ve muacceliyet | Vade, taksit, temerrüt faizi oranı, muacceliyet kaydı | Temerrüt için ayrıca ihtar gerekir (TBK m.117), faiz kanuni orana düşer |
| Cezai şart | Seçimlik mi ifaya ekli mi, oran, hangi ihlale bağlı olduğu | Zarar ispatı zorunlu hâle gelir; caydırıcılık kaybolur |
| Fesih usulü | Haklı sebepler, önel, bildirimin şekli (noter/KEP) | Fesih haksız sayılır, fesheden taraf tazminatla yükümlü kalır |
| Yetki ve tahkim | Yetkili mahkeme, tahkim şartı, uygulanacak hukuk | Dava karşı tarafın bulunduğu şehirde görülebilir, maliyet artar |
| Gizlilik ve rekabet yasağı | Süre, yer ve konu bakımından sınır | Sınırsız kayıtlar geçersiz sayılabilir, koruma tamamen kalkar |
| Devir ve alt yüklenici | Sözleşmenin devri, alt yükleniciye izin, sorumluluk | Muhatap değişir, alacağın tahsili fiilen zorlaşır |
Sözleşmenin bir tarafça hazırlanıp diğerine değiştirilmeksizin sunulduğu hâllerde TBK m.20-25’teki genel işlem koşulları rejimi devreye girer: karşı tarafın menfaatine aykırı, beklenmeyen ve ağır hükümler yazılmamış sayılır. Bu, tip sözleşmelerde en sık kullandığımız savunma araçlarından biridir.
Sözleşme türlerine göre hukuki destek
Aşağıdaki tabloda sık karşılaştığımız sözleşme tipleri, temel düzenlemeleri ve pratikte doğan uyuşmazlıklar yer alıyor. Ayrıntılı incelediğimiz konularda ilgili makalelerimize bağlantı verdik.
| Sözleşme türü | Düzenleme | Tipik uyuşmazlık |
|---|---|---|
| Satış sözleşmesi | TBK m.207-281, TTK m.23, TKHK | Ayıplı mal, bedelin ödenmemesi; bkz. ayıplı mal davasında alıcının seçimlik hakları, alıcının temerrüdü ve satıcının temerrüdü |
| Taşınmaz satışı ve satış vaadi | TBK m.237, TMK m.706 | Harici (adi yazılı) satışın geçersizliği; bkz. taşınmaz satışında resmî şekil şartı |
| Adi ortaklık sözleşmesi | TBK m.620-645 | Kâr paylaşımı, tasfiye, ortakların sorumluluğu; bkz. adi ortaklık sözleşmesi ve adi ortaklıkta yönetim ve temsil |
| Komisyon sözleşmesi | TBK m.532-546 | Komisyon ücreti, hesap verme; bkz. komisyon sözleşmesi |
| Pazarlamacılık sözleşmesi | TBK m.448-460 | Prim/komisyon alacağı, görevli mahkeme; bkz. pazarlamacılık sözleşmesi |
| Tacir yardımcılığı ilişkileri | TBK m.547-554 | Temsil yetkisinin sınırı ve sona ermesi; bkz. ticari temsilci ve ticari vekil |
| Saklama (vedia) sözleşmesi | TBK m.561-580 | Saklanan eşyanın kaybı, zarar ve hapis hakkı; bkz. saklama sözleşmesi |
| Ödünç sözleşmeleri | TBK m.379-392 | Verilen paranın iadesi, faiz; bkz. tüketim ödüncü ve kullanım ödüncü |
| Ölünceye kadar bakma ve ömür boyu gelir | TBK m.607-619 | Muvazaa, tapu iptali, fesih; bkz. ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve ömür boyu gelir sözleşmesi |
| Havale ve ödeme ilişkileri | TBK m.555-560 | Gönderilen paranın hukuki sebebi, iadesi; bkz. havale |
Sözleşmelerin ifasına ilişkin teknik sorunlarda borçlar hukukunun genel hükümleri belirleyicidir: borcun nerede ifa edileceği ve buna bağlı olarak hangi mahkemenin yetkili olacağı için ifa yeri, birden çok edim kararlaştırılan hâllerde seçimlik borç, cins olarak belirlenen edimlerde çeşit borcu konularını ayrıca inceledik. Kumar ve bahisten doğan borçlar gibi eksik borç niteliğindeki ilişkilerde ise dava edilebilirlik sorunu ortaya çıkar; bu konuyu kumar borcu dava edilir mi başlıklı makalemizde ele aldık.
Sözleşmeden doğan davalar
Sözleşme ihlal edildiğinde açılabilecek dava türü, ihlalin niteliğine ve müvekkilin amacına göre değişir. Yanlış dava türü seçimi, esasa girilmeden zaman ve harç kaybına yol açar.
- Alacak (ifa) davası: Muaccel hâle gelmiş bedelin veya sözleşmesel edimin talebi. Para alacaklarında çoğu zaman önce icra takibi yapılır; itiraz üzerine itirazın iptali veya menfi tespit davası gündeme gelir.
- Tazminat davası: Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesi (TBK m.112). Borçlu kusursuzluğunu ispatlayamadıkça sorumludur; ispat yükünün bu şekilde ters çevrilmiş olması, sözleşmesel sorumluluğu haksız fiil sorumluluğundan ayıran en önemli avantajdır.
- Sözleşmeden dönme veya fesih: Temerrüde düşen borçluya uygun süre verilmesi üzerine alacaklı, aynen ifa ve gecikme tazminatı, ifadan vazgeçip müspet zarar ya da sözleşmeden dönerek menfi zarar talebi arasında seçim yapar (TBK m.123-125). Sürekli edimli sözleşmelerde dönme değil, ileriye etkili fesih uygulanır.
- Cezai şart alacağı davası: Alacaklı zararını ispat etmek zorunda kalmaksızın kararlaştırılan cezayı ister (TBK m.179-180). Aşırı cezai şartın indirilmesi hâkimin re’sen gözeteceği bir konudur (TBK m.182/3); ancak tacir sıfatını taşıyan borçlu, TTK m.22 uyarınca kural olarak indirim isteyemez.
- Uyarlama davası: Sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan, öngörülemeyen ve taraflardan kaynaklanmayan olağanüstü durumlar edimler arasındaki dengeyi katlanılamaz ölçüde bozmuşsa, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması istenir (TBK m.138). Uyarlama mümkün değilse sözleşmeden dönme veya fesih talep edilir.
- Sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ve iptali davaları: Kesin hükümsüzlük, şekil eksikliği, muvazaa, irade sakatlığı veya aşırı yararlanma iddialarına dayanır.
Sözleşme hangi hâllerde geçersiz sayılır veya iptal edilir?
Sözleşmenin ayakta olup olmadığı, çoğu dosyada esas tartışmanın kendisidir. Uygulamada dayandığımız başlıca geçersizlik ve iptal sebepleri şunlardır:
- Kesin hükümsüzlük (TBK m.27): Emredici hükümlere, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırılık ile başlangıçtaki objektif imkânsızlık. Kesin hükümsüzlük süreye bağlı değildir, hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır.
- Şekle aykırılık: Kanunun geçerlilik şekli öngördüğü sözleşmelerde şekle uyulmaması. Taşınmaz satışı ve satış vaadi resmî şekle tabidir; el yazısıyla veya adi yazılı yapılan taşınmaz satışları kural olarak geçersizdir ve taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri ister.
- Yanılma, aldatma, korkutma (TBK m.30-38): İrade ile beyan arasındaki bozukluk. İptal hakkı, yanılma veya aldatmanın öğrenildiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde kullanılmalıdır (TBK m.39).
- Aşırı yararlanma / gabin (TBK m.28): Zor durumda kalma, düşüncesizlik veya deneyimsizliğin sömürülmesiyle edimler arasında açık oransızlık yaratılması. Süre, düşüncesizlik veya deneyimsizlikte sözleşmenin kurulmasından, zor durumda kalmada bu durumun ortadan kalkmasından itibaren bir yıl, her hâlde beş yıldır.
- Muvazaa: Tarafların gerçek iradelerini gizleyerek görünürde başka bir sözleşme yapmaları. Görünürdeki işlem geçersizdir; gizli işlem ise şekil şartını taşıyorsa geçerli sayılabilir.
- Temsil yetkisinin bulunmaması: Yetkisiz temsilcinin yaptığı sözleşme, temsil olunan icazet vermedikçe onu bağlamaz (TBK m.46).
Görevli ve yetkili mahkeme, dava şartı arabuluculuk
Sözleşmeden doğan davalarda görevli mahkeme, tarafların sıfatına göre belirlenir:
| İlişkinin niteliği | Görevli mahkeme / merci |
|---|---|
| Genel nitelikteki sözleşmeler (iki gerçek kişi arasında) | Asliye hukuk mahkemesi (HMK m.2) |
| Her iki tarafın tacir olduğu, ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmeler | Asliye ticaret mahkemesi (TTK m.4-5) |
| Tüketici işlemi (değeri 186.000 TL’nin altında) | İl/ilçe tüketici hakem heyeti (2026 sınırı) |
| Tüketici işlemi (186.000 TL ve üzeri) | Tüketici mahkemesi (TKHK m.73) |
| İş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar | İş mahkemesi (7036 sayılı Kanun) |
| Geçerli tahkim şartı bulunan sözleşmeler | Tahkim (HMK m.407 vd.; yabancılık unsuru varsa 4686 sayılı Kanun) |
2026 parasal sınır: Tüketici hakem heyetlerinin görev sınırı, 23.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğle 2026 yılı başvuruları bakımından 186.000 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutarın altındaki tüketici uyuşmazlıklarında doğrudan dava açılamaz, hakem heyetine başvurulur.
Yetki bakımından genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6); ancak sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m.10). Tacirler ve kamu tüzel kişileri, kesin yetki hâlleri dışında yazılı yetki sözleşmesiyle bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir (HMK m.17); tüketici aleyhine getirilen yetki kayıtları ise geçerli değildir.
Dava şartı arabuluculuk sözleşme uyuşmazlıklarının büyük bölümünde zorunludur: konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda (TTK m.5/A), tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda (TKHK m.73/A) ve kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir. Arabuluculuk aşaması, doğru kurgulandığında davadan çok daha hızlı sonuç veren bir tahsil yoludur; bu nedenle görüşmelere avukatla katılınmasını öneriyoruz.
Sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımı
Zamanaşımı, sözleşme dosyalarında en sık hak kaybına yol açan konudur. Süre, alacağın muaccel olduğu andan itibaren işlemeye başlar (TBK m.149) ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlunun def’i olarak ileri sürmesi gerekir.
| Alacak | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Kural olarak her alacak | 10 yıl | TBK m.146 |
| Kira bedeli, faiz ve dönemsel edimler; vekâlet, eser, simsarlık sözleşmelerinden doğan alacaklar | 5 yıl | TBK m.147 |
| Satılanın ayıbından doğan talepler | Teslimden itibaren 2 yıl (taşınmazlarda 5 yıl) | TBK m.231 |
| Satıcının ağır kusuru veya ayıbı gizlemesi | Kısa süreli zamanaşımından yararlanılamaz | TBK m.231/2 |
Ayıp bildirimi ve zamanaşımının işleyişindeki ayrıntılar için ayıplı malda zamanaşımı başlıklı makalemize bakabilirsiniz. Ticari satışlarda ayrıca TTK m.23’teki muayene ve ihbar külfeti vardır: açıkça belli olan ayıplar iki gün, gizli ayıplar ortaya çıktıktan sonra sekiz gün içinde satıcıya bildirilmezse mal kabul edilmiş sayılır.
Sözleşme yazılı değilse ispat nasıl yapılır?
Sözleşmeler kural olarak şekle bağlı olmadığı için sözlü sözleşme de geçerlidir; sorun geçerlilikte değil, ispattadır. HMK m.200 uyarınca, kanunda belirlenen parasal sınırı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatlanması gerekir; senede karşı ileri sürülen iddialar da tanıkla kanıtlanamaz (HMK m.201). Buna karşılık, iddianın tamamen ispatına yetmeyen ancak vakıanın varlığına delalet eden bir yazılı belge — teklif, sipariş formu, e-posta yazışması, banka dekontu — delil başlangıcı sayılır ve tanık dinlenmesinin yolunu açar (HMK m.202).
Uygulamada WhatsApp yazışmaları, e-posta trafiği, cari hesap ekstreleri, teslim tutanakları ve faturaya süresinde itiraz edilmemiş olması (TTK m.21/2) çoğu zaman davanın kaderini belirler. Bu nedenle bir uyuşmazlık başladığında yapılması gereken ilk iş, mevcut yazılı materyalin eksiksiz derlenmesi ve gerekirse noter tespiti ya da delil tespiti yoluyla korunmasıdır.
2026’da sözleşme davalarını etkileyen değişiklikler
31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun, sözleşmeden doğan alacak davalarının kurgusunu doğrudan değiştirdi:
- Belirsiz alacak davası kaldırıldı. HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır; kaldırılmadan önce açılmış davalarda mülga hüküm uygulanmaya devam eder.
- Kısmi davada talep artırımı geldi. HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkraya göre, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği hâllerde talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikat sona erinceye kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinde kesilmiş sayılır. Bu düzenleme usule ilişkin olduğundan derdest dosyalarda da uygulanabilir.
- Kanuni faiz endekslendi. 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesinde yapılan değişiklikle kanuni faiz oranı sabit bir orandan çıkarılıp TCMB reeskont oranına bağlanmıştır; 31.07.2026 itibarıyla uygulanan oran %31’dir. Sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamış olan dosyalarda alacağın güncel değeri bu değişiklikten doğrudan etkilenir.
Bu değişiklikler, özellikle miktarı dava sırasında bilirkişi raporuyla netleşen inşaat, eser ve ticari alacak dosyalarında dava stratejisinin baştan kurgulanmasını gerektiriyor.
Sözleşme avukatı ücreti nasıl belirlenir?
Avukatlık ücreti, Avukatlık Kanunu m.163-164 çerçevesinde taraflar arasında serbestçe kararlaştırılır; ancak yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında ücret belirlenemez. Yüzde usulü kararlaştırılan ücret, dava konusu şeyin veya hükmolunacak tutarın %25’ini aşamaz (Av. K. m.164/2).
Ücreti belirleyen başlıca ölçütler; işin niteliği (danışmanlık, sözleşme hazırlama, dava), uyuşmazlığın parasal değeri, dosyanın teknik yoğunluğu ve tahmini süresidir. Sözleşme hazırlama ve inceleme işlerinde genellikle maktu ücret, alacak ve tazminat davalarında ise maktu ücret ile tahsil edilen tutar üzerinden hesaplanan yüzde birlikte uygulanır. Yürürlükteki tarifeye göre asliye hukuk mahkemelerinde görülen davalarda maktu vekâlet ücreti 45.000 TL’dir; konusu para ile ölçülebilen davalarda ise mahkemece karşı tarafa yükletilecek vekâlet ücreti nispî tarifeye göre hesaplanır. Somut dosyanız için net teklifimizi, belgeleri inceledikten sonra yazılı olarak paylaşıyoruz.
Büromuzun çalışma yöntemi
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu, Bakırköy/İstanbul’da faaliyet gösteren iki avukatlı bir bürodur. Sözleşme dosyalarında izlediğimiz yöntem şudur: önce ilişkinin ticari amacı ve tarafların sıfatı (tacir, tüketici, işçi) tespit edilir; ardından mevcut belgeler üzerinden hukuki nitelendirme yapılır ve müvekkile dava öncesinde gerçekçi bir kazanma ve tahsil değerlendirmesi sunulur. Alacağın tahsil edilebilirliği düşükse dava açmak yerine teminat, ihtiyati haciz veya arabuluculukta yapılandırma seçeneklerini öneririz.
İstanbul’un Avrupa yakasındaki ticari uyuşmazlıklar ağırlıklı olarak Bakırköy ve İstanbul (Çağlayan) adliyelerinde, Anadolu yakasındakiler ise İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülmektedir; büromuz İstanbul’un tüm adliyelerinde ve talep hâlinde diğer illerde de dosya takibi yapmaktadır.
Sıkça sorulan sorular
Sözleşme avukatı ile dava avukatı arasında fark var mıdır?
Hukuken avukatlık tek bir meslektir ve bu ayrım resmî bir uzmanlık ayrımı değildir; uygulamada sözleşme avukatı ifadesi, ağırlıklı olarak sözleşme hazırlama, inceleme ve sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların takibi konusunda çalışan avukatları tanımlar. Aynı avukatın hem metni kurup hem de uyuşmazlığı takip etmesi, sözleşmenin hangi amaçla nasıl yazıldığını bilmesi bakımından güçlü bir avantajdır.
Sözlü yapılan sözleşme geçerli midir?
Kanun aksini öngörmedikçe sözleşmeler şekle bağlı değildir; bu nedenle sözlü sözleşme de geçerlidir. Ancak parasal sınırı aşan işlemlerin senetle ispatı gerektiğinden, yazılı belge bulunmayan hâllerde hak kaybı riski yüksektir.
Sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir miyim?
Fesih hakkı ya sözleşmede kararlaştırılmış olmalı ya da kanundan doğmalıdır. Haklı sebep bulunmadan yapılan fesih, feshi yapan tarafı tazminat ve cezai şart yükümlülüğü altına sokar; bu nedenle fesih bildiriminden önce hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
Sözleşmede yazan cezai şart çok yüksekse ne olur?
Hâkim, aşırı gördüğü cezai şartı TBK m.182/3 uyarınca indirmekle yükümlüdür. Buna karşılık borçlu tacir ise, TTK m.22 gereği kural olarak cezanın indirilmesini isteyemez; bu, tacirler için sözleşme müzakeresini kritik hâle getiren hükümlerden biridir.
Aldatılarak imzaladığım sözleşmeyi iptal ettirebilir miyim?
Aldatma, korkutma veya esaslı yanılma hâllerinde sözleşme iptal edilebilir. İptal hakkı, aldatma veya yanılmanın öğrenildiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır; süre geçerse sözleşme baştan itibaren geçerli hâle gelir.
Döviz kuru arttığı için sözleşmeyi uyarlatabilir miyim?
Sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan, taraflarca öngörülemeyen ve borçludan kaynaklanmayan olağanüstü bir durum edimler dengesini katlanılamaz ölçüde bozmuşsa TBK m.138 uyarınca uyarlama istenebilir. Yargı uygulaması bu talepleri dar yorumlamakta; olağan kur ve enflasyon hareketlerini tek başına yeterli görmemektedir.
Sözleşmeden doğan alacak için icra takibi mi dava mı daha hızlıdır?
Belge durumu güçlüyse ilamsız icra takibi genellikle daha hızlıdır; borçlu itiraz ederse takip durur ve itirazın iptali davası açılması gerekir. Alacak ticari nitelikteyse dava öncesinde arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır.
Sözleşmede yetkili mahkeme belirlemek geçerli midir?
Yetki sözleşmesi yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında, kesin yetki hâlleri dışında ve yazılı olarak yapılabilir. Tüketicinin veya tacir olmayan tarafın aleyhine getirilen yetki kayıtları geçersizdir.
Karşı taraf sözleşmeyi ihlal etti, ihtarname çekmek zorunda mıyım?
Vade belirlenmemiş borçlarda borçlunun temerrüde düşmesi için ihtar zorunludur (TBK m.117). Vade belliyse ihtar gerekmez; ancak temerrüt tarihinin ve talebin kayda geçmesi bakımından noter ihtarnamesi gönderilmesini yine de öneriyoruz.
Sözleşme hazırlatmanın maliyeti ne kadar olur?
Sözleşme hazırlama ve inceleme işleri kural olarak maktu ücrete tabidir ve ücret; işin kapsamına, sözleşmenin türüne, parasal büyüklüğüne ve müzakere aşamasının uzunluğuna göre belirlenir. Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında ücret kararlaştırılamaz.
Şirketim için tek bir tip sözleşme yeterli olur mu?
Standart (tip) sözleşme kullanmak mümkündür; ancak bu metinler genel işlem koşulu rejimine tabidir ve karşı tarafın menfaatine aykırı, beklenmeyen ağır hükümler yazılmamış sayılır. Bu nedenle tip sözleşmelerin de dönemsel olarak hukuki denetimden geçirilmesi gerekir.
Sözleşmenin bir nüshası bende yoksa ne yapabilirim?
Karşı taraftan veya işlemin yapıldığı kurumdan örnek istenebilir; dava aşamasında mahkemeden belgenin karşı taraftan celbi talep edilir. Ayrıca teklif, e-posta, dekont gibi belgeler delil başlangıcı sayılarak tanık dinletilmesinin önünü açabilir.
Sözleşme davaları ne kadar sürer?
Süre; mahkemenin iş yükü, bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediği ve istinaf aşamasına göre değişir. Basit bir alacak dosyası ilk derecede bir yıl civarında sonuçlanabilirken, bilirkişi incelemesi gerektiren inşaat ve eser sözleşmesi dosyaları belirgin biçimde daha uzun sürer.
Belirsiz alacak davası kaldırıldığına göre miktarı bilinmeyen alacak nasıl dava edilir?
7589 sayılı Kanun’la HMK m.107 kaldırılmış, bunun yerine kısmi dava açan alacaklıya aynı davada bir defaya mahsus talep artırımı imkânı tanınmıştır. Artırılan kısım bakımından da zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır.
Sonuç
Sözleşme uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen şey, çoğu zaman tarafların haklılığı değil, elde bulunan metnin ve belgelerin niteliğidir. İmza öncesinde yapılan kısa bir hukuki denetim, sonradan yıllar sürecek bir davanın maliyetinden çok daha küçüktür; uyuşmazlık çıkmışsa da doğru dava türünün, doğru mahkemenin ve zamanaşımı süresinin baştan tespiti dosyanın yarısını halleder. Sözleşmenizin hazırlanması, denetlenmesi veya sözleşmeden doğan bir alacağın takibi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Av. Mehmet Sarıoğlu tarafından hazırlanmış; Av. Fatih Sefer tarafından incelenip yayına uygun bulunmuştur.
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul