kira uyarlama davası, sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan, taraflarca öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü koşullar nedeniyle kira ilişkisindeki edim dengesinin katlanılamayacak ölçüde bozulması hâlinde sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasının mahkemeden istenmesidir. Temel dayanak Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.138’dir. Yalnızca enflasyonun yükselmesi, emsal kiraların artması veya işlerin kötü gitmesi davanın kabulü için tek başına yeterli değildir. Sözleşmenin kuruluş tarihi, üstlenilen riskler, değişimin etkisi ve ödeme durumu birlikte değerlendirilir.
TBK 138 kapsamında kira uyarlama davası nedir?
Kira uyarlama davası, geçerli bir sözleşmenin her şart altında ilk kurulduğu biçimiyle sürdürülmesinin dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı istisnai durumlar için öngörülmüş bir hukuki yoldur. TBK m.138’de düzenlenen aşırı ifa güçlüğü, borcun tamamen imkânsızlaşmasından farklıdır: İfa hâlen mümkündür; ancak sonradan ortaya çıkan olağanüstü gelişme nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan edimin aynen istenmesi borçlu bakımından katlanılamayacak ölçüde ağırlaşmıştır.
Türk Medeni Kanunu (TMK) m.2’deki dürüstlük kuralı bu kurumun temelini oluşturur. Asıl ilke sözleşmeye bağlılıktır; uyarlama bunun istisnasıdır. Mahkeme, tarafların istediği kira tutarını otomatik kabul etmez. Önce kanuni uyarlama koşullarının oluşup oluşmadığını, daha sonra gerekli görülürse hangi değişikliğin bozulan dengeyi giderebileceğini araştırır.
TBK m.138’in son fıkrası yabancı para borçlarında da aşırı ifa güçlüğü kuralının uygulanabileceğini belirtir. Bu, her döviz kuru değişiminde uyarlama hakkı doğduğu anlamına gelmez. Yabancı para üzerinden sözleşme kurulmasına ilişkin emredici kambiyo kuralları ayrıca değerlendirilir.
TBK 138’e Göre Kira Uyarlama Davasının Şartları Nelerdir?
TBK m.138’deki koşullar birlikte aranır. Bir şartın bulunmaması hâlinde diğer koşulların gerçekleşmesi tek başına uyarlamayı haklı kılmaz. İncelemenin başlangıç noktası, olağanüstü olaydan önce tarafların hangi koşullarla ve hangi riskleri üstlenerek sözleşme yaptığıdır.
1. Sözleşme kurulduktan sonra olağanüstü ve öngörülemeyen durum doğmalıdır
Değişim, sözleşme kurulurken tarafların öngörmediği ve objektif olarak öngörmesinin beklenemeyeceği nitelikte olmalıdır. Yalnız kiracının veya kiraya verenin değişimi fiilen tahmin etmemiş olması yeterli değildir. Olayın sözleşmenin yapıldığı tarihteki ekonomik, hukuki ve sektörel koşullar karşısında öngörülebilir olup olmadığı incelenir. Uzun süreli işyeri kirasında ciddi ve beklenmedik idari kısıtlamalar, olağan dışı ekonomik sarsıntılar veya sözleşmenin temelini etkileyen çevresel gelişmeler bu incelemeye konu olabilir.
2. Olağanüstü durum uyarlama isteyen tarafın sorumluluğundan kaynaklanmamalıdır
Tarafın kendi ticari tercihi, hatalı işletme yönetimi, bilerek üstlendiği maliyet veya olağan rekabet riski kural olarak dışsal ve öngörülemeyen olay yerine geçmez. Özellikle tacirler bakımından basiretli iş insanı gibi hareket etme yükümlülüğü dikkate alınır. Bu yükümlülük uyarlamayı kategorik olarak yasaklamaz; hangi risklerin baştan öngörülmesi gerektiğinin değerlendirilmesini etkiler.
3. Edimler arasındaki denge dürüstlük kuralına aykırı derecede bozulmalıdır
Sözleşmenin kurulmasından sonraki gelişme, yalnızca kârın azalmasına veya kira bedelinin piyasaya göre farklı kalmasına yol açmış olabilir. Uyarlama için bundan daha fazlası aranır: İlgili edimin aynen istenmesi, somut sözleşmenin menfaat dengesini ağır ve objektif biçimde bozmalıdır. Başlangıçtaki kira bedeli, artış hükümleri, kira süresi, taşınmazın kullanım amacı, sonradan oluşan durumun yoğunluğu ve süresi birlikte incelenir.
4. Borç henüz ifa edilmemiş veya haklar saklı tutularak ifa edilmiş olmalıdır
TBK m.138, borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olmasını veya aşırı ifa güçlüğünden kaynaklanan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmasını arar. Kiracı, uyuşmazlık devam ederken kira ödemeye devam ediyorsa ihtirazi kayıt, ödeme dekontu ve yazılı bildirimlerin içeriği önem kazanır. Daha önce hiçbir çekince konulmadan yapılan ödemelerin sonradan uyarlamaya dayanılarak geri istenmesi ciddi hukuki sorunlar doğurabilir. Kiraya verenin artırma taleplerinde de sözleşme koşulları ve tarafların davranışları incelenir.
Uyarlama kararı sözleşme dengesini nasıl değiştirir?
Mahkemenin müdahalesi bozulan sözleşme dengesini gidermeye yönelik olmalıdır; taraflardan birine haksız avantaj sağlamamalıdır. Kira bedelinin değiştirilmesi her olay için zorunlu sonuç değildir. Ödeme zamanına veya sözleşmenin başka bir edim koşuluna ilişkin düzenleme de uyuşmazlığın niteliğine göre tartışılabilir. TBK m.138’e göre uyarlama mümkün değilse sürekli edimli sözleşme olan kirada, koşulları bulunduğunda fesih yolu ayrıca gündeme gelir. Sırf uyarlama talebiyle sözleşme kendiliğinden sona ermez.
Enflasyon, Döviz Kuru, Pandemi veya Ciro Düşüşü Uyarlama Sebebi midir?
Hiçbir ekonomik veya toplumsal olay, bütün kira sözleşmelerinde kendiliğinden uyarlama sebebi değildir. Olayın sözleşme tarihinde öngörülebilirliği ve belirli kira ilişkisi üzerindeki etkisi kanıtlanmalıdır. Özellikle güncel ekonomik koşullar hakkında yalnız genel bir iddiada bulunmak yerine, sözleşmenin kurulduğu ve talebin ileri sürüldüğü tarihler arasındaki fark somutlaştırılmalıdır.
| İleri sürülen olay | Hukuki değerlendirme | Önemli deliller |
|---|---|---|
| Enflasyon ve ekonomik kriz | Öngörülemez ve olağanüstü boyuta ulaşan değişim ile ağır denge bozulması araştırılır; sıradan fiyat artışı yeterli değildir. | Sözleşme tarihi, artış maddesi, ekonomik veriler, ödeme kayıtları |
| Döviz kurunda yükselme veya düşme | Kur hareketinin baştan üstlenilen risk olup olmadığı ve ifayı ne ölçüde etkilediği değerlendirilir. | Sözleşmedeki para birimi, gelir-gider yapısı, kur tarihçesi |
| Salgın ve idari faaliyet kısıtlaması | Faaliyetin gerçekten engellenmesi, süresi ve kira ödeme gücüne etkisi önemlidir; her işyeri aynı durumda değildir. | Kapatma kararları, faaliyet kayıtları, ciro ve muhasebe belgeleri |
| Kiralananın çevresinde olağanüstü değişim | İmar, ulaşım veya ticari çevredeki somut değişimin sözleşme dengesini nasıl etkilediği incelenir. | İmar kararları, ruhsatlar, keşif, uzman raporları |
| Salt müşteri kaybı veya piyasa kirasının artması | Tek başına genellikle yeterli olmaz; işletme riski ve diğer hukuki yollar dikkate alınır. | Ticari defterler, emsaller, sözleşme hükümleri ve değişimin nedeni |
Örneğin bir işyerinin satışlarının düşmesi, genel rekabet ve işletme tercihleriyle açıklanabiliyorsa bu durum ile TBK m.138’deki olağanüstü gelişme arasında gerekli bağlantı kurulamayabilir. Buna karşılık sözleşme kurulurken öngörülemeyen, belirli bir faaliyeti doğrudan sınırlayan kamusal tedbirler ortaya çıkmışsa tedbirin kapsamı ve ekonomik etkisi ayrıca değerlendirilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 10.01.2024 tarihli, 2023/2498 E., 2024/125 K. sayılı kararında; kiracının içinde bulunduğu sektörde rekabetin artması ve tüketici davranışlarındaki değişim, kiraya verenin üstlenmediği ticari faaliyet riskleri kapsamında ele alınmış, somut olayda uyarlama talebinin reddi onanmıştır. Karar, yalnız maliyet artışı veya rekabet baskısı iddiasının neden yeterli olmayabileceğini gösterir.
Kira Uyarlama Davasını Kiracı mı, Ev Sahibi mi Açar?
Uyarlama talebi yalnız kiracılara özgü değildir. Kiracının yükümlülüğünün aşırı ağırlaşması hâlinde kira bedelinin indirilmesi; kiraya veren bakımından uzun süreli sözleşmedeki menfaat dengesinin olağanüstü biçimde bozulduğu iddiasıyla kira bedelinin artırılması gündeme gelebilir. Ancak iki taraf için de salt daha avantajlı bir piyasa bedeli elde etme isteği yeterli olmaz.
TBK m.138’in lafzı ifası aşırı güçleşen borçluya yöneliktir. Yargıtay’ın uzun süreli kiralarda geliştirdiği uyarlama içtihadı, kiraya verenin de menfaat dengesinin olağanüstü bozulduğu iddiasıyla başvurduğu uyuşmazlıkları kapsamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2022 tarihli, 2020/687 E., 2022/1259 K. sayılı kararı, kiraya verenin talebinin kira tespiti sanılarak karara bağlanmasını doğru bulmamış ve uyarlamanın kendine özgü inceleme yöntemini vurgulamıştır. Bu nedenle uyuşmazlığın niteliği, dava dilekçesindeki maddi vakıalar ve somut talep sonucu belirleyicidir.
Kira Uyarlama Davası ile Kira Tespit Davası Arasındaki Fark Nedir?
Kira tespiti olağan kira dönemi bedelinin kanuni sistem içinde belirlenmesine; uyarlama ise olağanüstü şekilde bozulan sözleşme dengesinin giderilmesine yönelir. Bunlar aynı davanın farklı isimleri değildir. Yanlış hukuki varsayımlarla hazırlanan delil ve bilirkişi incelemesi hatalı sonuca yol açabilir.
| Karşılaştırma | Kira uyarlama davası | Kira tespit davası |
|---|---|---|
| Temel dayanak | TBK m.138; olağanüstü değişim ve aşırı ifa güçlüğü | TBK m.344-345; yeni dönem kira bedelinin belirlenmesi |
| İspat odağı | Öngörülemez olay, üstlenilen risk, ağır denge bozulması | Kanuni artış sistemi, kiralananın durumu, gerektiğinde emsaller |
| Beş yıl şartı | TBK m.138’de genel bir beş yıl bekleme şartı yoktur. | TBK m.344/3’teki emsal esaslı rejim bakımından beş yıllık sistem önemlidir; m.344/2 ayrıdır. |
| Kararın dönemsel etkisi | Talep ve uyuşmazlığa göre incelenir; geçmişe etkili uyarlama kural değildir. | TBK m.345’te yeni kira dönemine etki bakımından özel bildirim ve dava kuralları vardır. |
| Bilirkişi incelemesi | Sözleşmenin başlangıç dengesi ve olağanüstü değişimin etkileri merkezîdir. | Kiralananın özellikleri, yasal artış sınırı ve emsal kira incelemesi öne çıkar. |
Genel kira bedelinin belirlenmesi mekanizması için kira tespit davası rehberi; iki kurumun dava şartlarını karşılaştıran ayrıntılar için kira tespit ve uyarlama davası farkı başlıklı makale incelenebilir. Bu yazının odağı, yalnız TBK m.138 kapsamında olağanüstü gelişmelere dayalı uyarlamadır.
Beş Yıl Dolmadan Kira Uyarlama Davası Açılabilir mi?
TBK m.138’de uyarlama davası için beş yıllık zorunlu bekleme süresi öngörülmemiştir. Sözleşmenin uzun süreli olması, zaman içinde ortaya çıkan değişimlerin saptanmasında önemli olabilir; fakat davanın kabulü sözleşmenin kaç yıllık olduğuna değil, aşırı ifa güçlüğü koşullarının gerçekleşmesine bağlıdır. Kısa süreli ilişkide de teorik olarak olağanüstü gelişme gündeme gelebilir; bunun ispatı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Beş yıl dolmadan emsal kira seviyesine ulaşmak isteyen kiraya verenin, sırf TBK m.344/3’ün koşullarından kaçınmak için olayda bulunmayan bir aşırı ifa güçlüğü iddiasına dayanması doğru değildir. Artış maddesi bulunmaması veya olağan dönem bedelinin belirlenmesi sorunu, TBK m.344/2 yönünden ayrı ele alınmalıdır.
Kira Uyarlama Davası Ne Zaman Açılır, Geçmiş Kira Bedelleri Değişir mi?
TBK m.138, kira tespitindeki TBK m.345’e benzer özel bir otuz günlük dava açma veya bildirim takvimi düzenlemez. Uyarlama sebebinin meydana gelmesi, etkilerinin öğrenilmesi, ödeme dönemleri, ihtirazi kayıt ve talep edilen başlangıç tarihi birlikte önem taşır. Davayı gereksiz geciktirmek, özellikle çekincesiz ifa edilmiş borçlar yönünden ispat ve talep sorunları doğurabilir.
Geçmişte tamamen ödenmiş kira tutarlarının kendiliğinden yeniden hesaplanıp iade edileceği kabul edilemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2022 tarihli kararında uyarlamanın kural olarak geçmişe etkili olmadığı, dava açılışının dönemsel etki bakımından önem taşıdığı açıklanmıştır. Bununla birlikte her talepte hukuki dayanak, ödeme sırasında hakların saklı tutulup tutulmadığı ve usule uygun talep sonucu ayrıca incelenmelidir. Taraflar, hâkimin kendiliğinden geçmiş tüm ödemeleri geri vereceği varsayımıyla hareket etmemelidir.
Uyarlama davasının açılması veya arabulucuya başvurulması, mevcut kira borcunu otomatik olarak azaltmaz, ödeme yükümlülüğünü askıya almaz ve tahliyeyi kendiliğinden durdurmaz. Kiracının tek taraflı olarak daha düşük bedel yatırması temerrüt tartışması yaratabilir. Acil geçici koruma gerekiyorsa ayrıca ihtiyati tedbir şartları değerlendirilmelidir.
Kira Uyarlama Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu, Hangi Mahkeme Görevli?
1 Eylül 2023 tarihinden itibaren açılan ve kira ilişkisinden kaynaklanan uyarlama davalarında, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B uyarınca dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak kural olarak zorunludur. Arabuluculukta anlaşma sağlanamıyorsa son tutanak alınır ve 6325 sayılı Kanun m.18/A’daki usul gözetilir. Arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açılması, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret sonucuna yol açabilir.
İcra ve İflas Kanunu kapsamında kiralanan taşınmazın ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin özel istisna, kira uyarlama davasını arabuluculuktan muaf kılmaz. Kira uyuşmazlıklarında dava şartının kapsamı ve başvuru aşamaları kira arabuluculuğu yazısında ayrıca açıklanmıştır; uyarlama yönünden de esas alınacak dava şartı 6325 sayılı Kanun m.18/B’dir.
HMK m.4 uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan uyarlama davasında kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Yetkide HMK m.6’daki davalının yerleşim yeri ve m.10’daki sözleşmenin ifa yeri hükümleri ile somut sözleşme şartları dikkate alınır. Kiralananın bulunduğu yerin her durumda tek ve kesin yetkili mahkeme olduğu varsayılamaz.
Uyarlama Davasında Hangi Deliller Gerekir ve Bilirkişi Ne İnceler?
HMK m.190 ve TMK m.6 gereğince, uyarlama sonucunu doğuracak olguların varlığını ileri süren taraf bunları ispatlamakla yükümlüdür. Kira sözleşmesi ve tek bir piyasa ilanı genellikle kapsamlı inceleme için yeterli değildir. Olaya uygun delil dosyası hazırlanmalıdır:
- İlk kira sözleşmesi, ek protokoller, artış ve risk paylaşımı hükümleri; sözleşme kurulurken mevcut koşulları gösteren belgeler.
- Olağanüstü olayın tarihi ve kapsamını gösteren idari kararlar, ruhsat ve imar belgeleri veya doğrulanabilir ekonomik veriler.
- Ödeme dekontları, ödeme tarihleri, ihtirazi kayıt içeren yazışmalar ve taraflar arasındaki bildirimler.
- İşyeri kiralarında ilgili dönemlere ait ciro, gider, mali tablo, faaliyet kısıtlaması ve ticari defter kayıtları.
- Taşınmazın konumu ve kullanım özellikleri, gerektiğinde emsal kira sözleşmeleri, keşif ve teknik uzman incelemeleri.
Mahkeme, delilleri konularında uzman bilirkişiler aracılığıyla inceletebilir. Bununla birlikte emsal kira araştırması uyarlamada yalnız yardımcı unsur olabilir. Bilirkişinin, başlangıçtaki sözleşme dengesi ile sonradan ortaya çıkan olağanüstü durum arasında somut bağlantı kurması gerekir. Emsallerin nasıl toplandığı ve karşılaştırıldığı konusunda ayrıntılar için emsal kira bedeli yazısı yararlı olabilir; uyarlama raporu yalnızca emsal araştırmasından ibaret tutulmamalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 14.01.2026 tarihli, 2025/2958 E., 2026/118 K. sayılı kararında, uyarlama koşulları ayrıntılı biçimde değerlendirilmeden, kira tespiti esaslarıyla hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılması eksik inceleme sayılarak karar bozulmuştur. Bu karar, dava türünün ispat yöntemine doğrudan etkisini göstermektedir.
Kira Uyarlama Davasında İhtiyati Tedbir ile Kira Geçici Olarak İndirilebilir mi?
Uygun şartlarda ihtiyati tedbir istenebilir; fakat geçici kira indirimi her davada otomatik verilmez. HMK m.389-390 uyarınca ciddi zarar veya hakkın korunmasının güçleşmesi riski ve yaklaşık ispat aranır. Talep edilen tedbirin kapsamı, taraflar bakımından sonuçları ve uyuşmazlığın niteliği değerlendirilir. Mahkeme somut duruma göre talebi kabul edebilir, reddedebilir veya koşullar değiştikçe mevcut tedbiri yeniden ele alabilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 04.06.2021 tarihli, 2021/3452 E., 2021/6001 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararında, pandemi nedeniyle açılan kira uyarlama davalarında HMK m.389 ve devamındaki şartlar gerçekleşirse düzenleme amaçlı ihtiyati tedbir verilebileceğini kabul etmiştir. Karar, pandeminin söz konusu olduğu olay türüne ve tedbir koşullarına ilişkindir; her ekonomik sıkıntıda veya her uyarlama davasında aynı yönde karar verileceği anlamına gelmez.
Yargıtay’ın Kira Uyarlama Davalarına Yaklaşımı
İçtihatlar birlikte okunduğunda üç temel denetim alanı ortaya çıkar: öngörülemezlik, bozulan menfaat dengesinin ağırlığı ve uyarlamaya özgü delil incelemesi. Aşağıdaki kararlar farklı sorunları aydınlatır:
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 05.10.2022, 2020/687 E., 2022/1259 K.: Kira tespiti ile uyarlamanın hukuki niteliğini ayırmış, uyuşmazlığın uyarlama kurallarıyla incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 10.01.2024, 2023/2498 E., 2024/125 K.: Ticari rekabet ve tüketici davranışları kaynaklı risklerin somut olayda uyarlamayı haklı kılmadığı sonucunu onamıştır.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 17.12.2024, 2023/5669 E., 2024/4371 K.: Akaryakıt istasyonu kiracısının ileri sürdüğü çevresel değişimin öngörülebilirliği, gelir azalmasının ispatı ve çekincesiz ödemeler değerlendirilerek ret hükmü onanmıştır.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 14.01.2026, 2025/2958 E., 2026/118 K.: Uyarlama koşullarını incelemeyen ve kira tespiti yöntemleriyle yetinen bilirkişi raporuna dayalı hükmü bozmuştur.
Bu kararlar tek başına belirli bir davanın kabul veya reddedileceğini göstermez. Özellikle olayın sözleşme tarihine göre öngörülebilirliği ile tarafların üstlendiği riskler, farklı sonuçların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Varsayımsal Örnek: Uzun Süreli İşyeri Kirasında Beklenmedik Kısıtlama
Bir işletmenin, uzun süreli bir işyeri kira sözleşmesini belirli bir faaliyet amacıyla yaptığını düşünelim. Sözleşme tarihinde öngörülmesi beklenmeyen ve sonradan alınan kapsamlı bir idari karar, bu faaliyeti önemli ölçüde sınırlandırmış olsun. Kiracı, işyerini sözleşmede öngörülen biçimde kullanmakta güçlük çektiğini ve mevcut kira bedelinin ödenmesinin artık dürüstlük kuralına aykırı biçimde ağırlaştığını ileri sürsün.
Mahkeme yalnız faaliyetin azalmasına bakmaz. İdari kararın hangi tarihte çıktığını, kiracı tarafından öngörülüp öngörülemeyeceğini, sözleşmedeki risk paylaşımını, zararın boyutunu, tedbirin süresini ve ödemelerdeki ihtirazi kayıtları araştırır. Gerekirse kira sözleşmesindeki başka hükümleri de değerlendirir. Buna karşılık yalnız yakın çevrede yeni bir rakibin açılması, faaliyet riskinin olağan sonucu olarak kalabilir. Örnek, hukuki ölçütleri açıklamak içindir; belirli bir uyuşmazlık için sonuç öngörmez.
Kira Uyarlama Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Ekonomik kriz nedeniyle ev kiramın düşürülmesini isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz; ancak yalnız ekonomik kriz veya enflasyon iddiası yeterli değildir. TBK m.138 kapsamında öngörülemeyen olağanüstü gelişmeyi, kira ilişkisindeki ağır dengesizliği ve ödemelerin durumunu ispatlamak gerekir.
Kiraya veren, beş yıl dolmadan kirayı uyarlama yoluyla artırabilir mi?
Beş yıllık bekleme şartı TBK m.138’de bulunmaz. Bununla birlikte piyasa kiralarının artması, TBK m.344/3 rejimini aşmak için tek başına uyarlama sebebi oluşturmaz. Olağanüstü değişim ayrıca kanıtlanmalıdır.
Kira uyarlama davası açılınca eski kiramı ödemeyi bırakabilir miyim?
Hayır. Davanın açılması kira ödeme borcunu kendiliğinden durdurmaz veya miktarını azaltmaz. Tek taraflı eksik ödeme temerrüt ve tahliye riski doğurabilir; özel bir mahkeme tedbirinin bulunup bulunmadığı önemlidir.
Kira bedelini ihtirazi kayıtla ödemek ne işe yarar?
TBK m.138, ifa edilmiş borçlar bakımından hakların saklı tutulmasını önemser. Ödemenin hangi çekinceyle yapıldığı yazılı biçimde ortaya konulabilir. Ancak ihtirazi kayıt tek başına uyarlama davasını kazandırmaz.
Kira uyarlama davasında arabuluculuk zorunlu mu?
1 Eylül 2023’ten itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyarlama davalarında dava açılmadan önce arabuluculuk kural olarak dava şartıdır. Anlaşamama son tutanağına ilişkin usule uyulmalıdır.
Mahkeme kira uyarlama davasında geçmiş yılların parasını iade ettirir mi?
Geçmiş ödemelerin otomatik iadesi söz konusu değildir. Uyarlamanın etkili olacağı dönem, dava talebi ve özellikle ödeme sırasında hakların saklı tutulup tutulmadığı değerlendirilir. Geriye etkili talep, genel kuralmış gibi kurulamaz.
İşyeri kirasında pandemi veya faaliyet yasağı her zaman indirim sağlar mı?
Hayır. Olayın işyerini somut olarak ne ölçüde etkilediği araştırılır. Yargıtay, gerekli koşullar varsa ihtiyati tedbire olanak tanımıştır; bu karar her somut olayda kesin kira indirimi yapılacağı anlamına gelmez.
Hukuki Değerlendirme ve Başvuru Öncesi Kontrol
Kira uyarlama uyuşmazlığında önce sözleşmenin niteliği, kuruluş tarihi, artış ve risk paylaşımı hükümleri, olağanüstü olayın belgeleri, kira ödeme kayıtları ve talep edilecek dönem belirlenmelidir. Sonrasında dava şartı arabuluculuk, görev ve yetki, deliller ve gerekiyorsa geçici hukuki koruma değerlendirilir. Kira tespiti veya ayıp nedeniyle indirim gibi başka bir hukuki yolun uygun olup olmadığı da baştan ayrıştırılmalıdır.
Kira sözleşmesindeki değişen koşulların hukuki yönden değerlendirilmesi ve somut uyuşmazlığın usulüne uygun yürütülmesi hakkında bilgi için Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosunun İstanbul kira hukuku avukatı sayfası incelenebilir.
Hukuki Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.138, 307, 331, 344 ve 345.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.4, 6, 10, 26, 33, 190 ve 389-390.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.18/A ve 18/B.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.2 ve 6.
Bilgilendirme notu: Bu makale genel hukuki açıklama niteliğindedir. Somut olayın belgeleri, sözleşmenin tarihi ve ilgili mevzuatın uygulanabilirliği ayrıca incelenmelidir.