Kira sözleşmelerinde kira bedelinin ödeme şekli, Türk Borçlar Kanunu ve ödeme işlemlerine ilişkin özel mevzuat birlikte değerlendirilerek belirlenir. Konut ve işyeri kiralarında kira ödemeleri kural olarak banka veya PTT tarafından düzenlenen belgelerle tevsik edilmelidir. Ödemenin Türk lirası ya da istisnai olarak yabancı para üzerinden kararlaştırılması, vadesi, gönderileceği hesap ve hangi döneme ait olduğu da önemlidir. Banka dekontu ödeme bakımından güçlü bir delildir; ancak yanlış hesaba veya açıklamasız yapılan her transferin otomatik olarak kira borcunu sona erdirdiği söylenemez.
Kira sözleşmesinde kira bedelinin ödeme şekli nasıl belirlenir?
Öncelikle tarafların kira sözleşmesinde belirledikleri ödeme günü, ödeme periyodu, para birimi ve hesap bilgileri incelenir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.299, kiracının kararlaştırılan kira bedelini ödeme borcunu düzenler. Ödeme şekline ilişkin anlaşmalar, özellikle konut ve çatılı işyeri kiralarındaki emredici kurallar ile bankadan veya PTT üzerinden belgelendirme zorunluluğuna aykırı olamaz.
Örneğin sözleşmede “kira bedeli her ayın beşinci günü kiraya verenin bildirdiği banka hesabına ödenir” hükmü varsa, taraflar ödeme zamanını ve yöntemini somutlaştırmış olur. Hesabın kime ait olduğu, hesap değişikliğinin nasıl bildirileceği ve ödemede hangi açıklamanın kullanılacağı da yazılı düzenlenirse uyuşmazlık ihtimali azalır. Bu unsurların sözleşmede nasıl gösterilebileceği kira sözleşmesi hazırlama rehberinde ayrıca ele alınmaktadır.
Sözleşmede ödeme günü yazmıyorsa kira ne zaman ödenir?
TBK m.314’e göre kiracı, aksine sözleşme ve yerel âdet olmadıkça kira bedelini ve gerekiyorsa yan giderleri her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle “kira her durumda ayın ilk günü ödenir” şeklindeki bir genelleme doğru değildir. Sözleşmede aylık peşin ödeme öngörülmüşse kararlaştırılan vade esas alınır; vade belirtilmemişse kanuni kural ve varsa yerel âdet incelenir.
Kira borcunun ödeme yeri neresidir?
TBK m.89 uyarınca borcun ifa yerini öncelikle tarafların açık veya örtülü iradeleri belirler. Aksi kararlaştırılmamışsa para borcu, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Kira bedeli de bir para borcudur. Uygulamada banka hesabı üzerinden ödeme, hem kiraya verenin parayı almasını hem de kiracının işlemi belgelendirmesini kolaylaştırır. Bununla birlikte para transferinin gerçekleştirilmesi kadar, bedelin doğru alacaklıya veya yetkili kişiye ulaşması önemlidir.
2026’da Kira Ödemesini Bankadan veya PTT’den Yapmak Zorunlu mu?
Evet. 17 Ekim 2024 tarihli ve 32695 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 328 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği m.2 uyarınca konut ve işyeri kiralamalarında tarafların kira tahsilat ve ödemelerini bankalar veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT) tarafından düzenlenen belgelerle tevsik etmesi zorunludur. Bu yükümlülük, yalnızca ticari kiralamalarla veya belirli bir tutarın üzerindeki konut kiralarıyla sınırlı değildir. Önceden konut kiralarına uygulanan 500 TL eşiği kaldırılmıştır.
Bankaya havale, EFT veya FAST aracılığıyla para gönderilmesi; banka şubesinden hesaba para yatırılması ve Tebliğ’de belirtilen diğer bankacılık araçlarının kullanılması işlem türüne göre belge oluşturabilir. İnternet bankacılığı üzerinden yapılan ödemeler de kapsamdadır. İşlemden sonra alınan dekontun hesap hareketiyle doğrulanabilir olması önemlidir. Bankaya gidilerek kiraya verenin hesabına ödeme yapılırken gönderene ilişkin kimlik veya vergi kimlik bilgileri ile “kira ödemesi” açıklamasının belirtilmesi, Tebliğ’in öngördüğü belgelendirmeyi destekler.
Bankadan ödeme zorunluluğunun istisnaları var mı?
328 Seri No.lu Tebliğ m.2/3, kira bedeline ilişkin mahkeme ve icra yoluyla veya ayni olarak yapılan tahsilat ve ödemeleri tevsik zorunluluğunun dışında bırakır. Bu istisna, olağan kira ödemelerinin serbestçe elden yapılabileceği anlamına gelmez. Günlük veya haftalık gibi kısa süreli konut kiralamalarındaki tahsilat ve ödemeler de Tebliğ kapsamındadır.
Kirayı elden ödemek kira borcunu ortadan kaldırır mı?
Gerçekten yetkili alacaklıya yapılmış bir nakit ödeme, somut olayda borcun ifası yönünden değerlendirilebilir; yalnızca bankadan geçirilmediği için ödemenin hiç yapılmadığı sonucuna varılamaz. Ancak ödeme yöntemi yönünden vergi mevzuatına aykırılık doğabilir ve ispat güçlüğü yaşanabilir. TBK m.103, borcunu ödeyen kişiye makbuz isteme hakkı tanır. Bir makbuzun bulunması, banka veya PTT ile tevsik yükümlülüğünün yerine geçtiği anlamına gelmez.
328 Seri No.lu Tebliğ m.3 ve Vergi Usul Kanunu mükerrer m.355 kapsamında, belgelendirme yükümlülüğüne uymayan kiracı ve kiraya veren hakkında koşulları varsa ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası uygulanabilir. Tebliğ, aykırı ödeme yapan kişinin durumu ödemeyi takip eden beş iş günü içinde kendiliğinden idareye bildirmesi durumunda ödeyen adına bu düzenleme uyarınca ceza kesilmeyeceğini belirtir. Cezaların asgari ve azami tutarları yıllık olarak değiştiği için güncel vergi düzenlemesinden ayrıca kontrol edilmelidir.
Birden fazla malikin olduğu evde kira kime yatırılır?
Hisseli gayrimenkul kiralamalarında 328 Seri No.lu Tebliğ m.2/4’e göre kira bedelinin tamamının kiraya verenlerden birinin banka veya PTT hesabına ödenmesi, vergi hukuku bakımından tevsik yükümlülüğünü yerine getirilmiş saydırır. Bununla birlikte bu özel belgelendirme kuralı, kiracının sözleşmesel olarak kime ödeme yapmakla yükümlü olduğu veya paydaşlar arasındaki tahsil yetkisi sorununu tek başına çözmez. Ödeme hesabının taraflarca yazılı şekilde belirlenmesi daha güvenlidir.
Kira Bedeli Türk Lirası mı, Döviz mi Olmalıdır?
TBK m.99’un genel kuralı para borcunun ülke parasıyla ödenmesidir. Ancak gayrimenkul kiraları açısından bunun yanında Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ve 2008-32/34 sayılı Tebliğ’de özel sınırlamalar vardır. Dolayısıyla “taraflar isterse her kira sözleşmesi dolar veya avro üzerinden yapılabilir” denilemez.
Türkiye’de konut veya dükkân kirası dolar üzerinden kararlaştırılabilir mi?
32 Sayılı Karar m.4/g ve 2008-32/34 sayılı Tebliğ m.8/2 uyarınca, Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdettikleri ve konusu yurt içinde bulunan gayrimenkullere ilişkin, konut ve çatılı işyerleri dâhil kira sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve buna bağlı diğer ödeme yükümlülükleri kural olarak döviz cinsinden veya dövize endeksli belirlenemez.
Bununla birlikte Tebliğ m.8’de özel istisnalar yer alır. Belirli koşullarda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan Türkiye’de yerleşik kiracıların taraf olduğu sözleşmeler, Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli konaklama tesislerinin işletilmesine yönelik kiralamalar ve gümrüksüz satış mağazalarının kiralanması bunlar arasındadır. İstisnanın varlığı, yalnız sözleşmenin “ticari” olarak nitelendirilmesine dayanılarak kabul edilmez; tarafların statüsü, kiralananın niteliği ve sözleşmenin tarihi incelenir.
Yasak kapsamındaki bir sözleşmede kira bedelini altın veya dolara endeksleyen ifadelerin farklı bir adla yazılması, mevzuat sınırlamasını bertaraf etmez. 2018 öncesi sözleşmelerin Türk lirasına çevrilmesi, geçiş hükümleri ve istisnalar gibi ayrıntılar için dövizle kira sözleşmesi makalesine bakılabilir.
Geçerli bir yabancı para kira borcu Türk lirasıyla ödenebilir mi?
Bir yabancı para kira borcunun mevzuata uygun biçimde kararlaştırıldığı istisnai durumda TBK m.99/2-3 ayrıca uygulanabilir. Sözleşmede aynen ödeme veya eşdeğer anlamda bir kayıt yoksa borç, kural olarak ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk lirasıyla da ödenebilir. Borcun vadesinde ödenmemesi hâlinde alacaklıya tanınan yabancı para veya belirli tarihteki rayiç üzerinden Türk lirası isteme seçenekleri de aynı maddede düzenlenir. Ancak bu genel hüküm, özel kambiyo mevzuatındaki dövizle kira yasağını geçersiz kılmaz.
Banka Dekontu Kiranın Ödendiğini İspatlamak İçin Yeterli mi?
Banka dekontu önemli bir ödeme belgesidir; ancak tek başına her uyuşmazlığı çözmez. Dekontun gösterdiği alıcı, işlem tutarı, gönderim ve gerçekleşme tarihi, açıklama ile hesap hareketinin sözleşme ve diğer delillerle uyumu birlikte değerlendirilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.190’a göre iddia ettiği vakıadan lehine sonuç çıkaran taraf kural olarak bunu ispatlamalıdır. Kira ilişkisinin ve istenen bedelin temelinin ispatı kiraya verenin; kabul edilen kira borcunun ödendiğinin ispatı ise genellikle kiracının üzerindedir.
HMK m.199 elektronik ortamdaki verileri belge olarak kabul eder. Bununla birlikte HMK m.200 ve ilgili yıllık parasal sınırlar çerçevesinde senetle ispat zorunluluğu doğabilir. Sadece tanık anlatımıyla “kirayı elden verdim” savunmasının kanıtlanabileceği varsayılmamalıdır. Senetle ispatın istisnaları ve delil başlangıcına ilişkin HMK m.202-203 hükümleri ayrıca değerlendirilir. Dekontun ispat değeri ve uyuşmazlıklarda kullanılabilecek diğer belgeler kira ödemesinin ispatı yazısının özel konusudur.
Kira açıklaması nasıl yazılmalı?
Transfer açıklamasında “kira” sözcüğüyle yetinmek yerine kiralananın adresi veya ayırt edici bilgisi, kira yılı ve ayı, ödeme türü belirtilebilir. Örneğin “Ataköy … adresli konut – Ekim 2026 kira bedeli” açıklaması, ödemenin hangi borca ilişkin olduğunu daha açık kılar. Güvence bedeli, aidat veya eski kira borcu için ödeme yapılıyorsa bunların ayrıca tanımlanması, sonradan mahsup tartışmalarını azaltır. Açıklama, gerçek ödeme amacına uygun olmalıdır.
Açıklama yazılmamış dekont tamamen geçersiz midir?
Hayır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25.02.2016 tarihli, 2015/5808 E., 2016/1336 K. sayılı kararında, kiraya verenin hesabına yapılan açıklamasız transferler karşısında, paranın başka bir ticari ilişkiye ait olduğunu ileri süren kiraya verenin bu iddiasının ispatı gerektiği değerlendirilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 09.10.2024 tarihli, 2023/4470 E., 2024/2899 K. sayılı kararında da somut ödeme ve sözleşme ilişkisi incelenirken açıklamasız havalenin borç ödemesi niteliği üzerinde durulmuştur.
Buna karşılık, taraflar arasında birden fazla borç ilişkisi bulunduğunda veya dekontun hangi işlem için düzenlendiği belirsiz olduğunda sonuç değişebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 28.04.2025 tarihli, 2024/2933 E., 2025/2452 K. sayılı kararında aktarılan önceki bozma değerlendirmesi, açıklamasız ödemelerin niteliğinin diğer deliller ve ticari kayıtlarla incelenmesini gerekli görmüştür. Bu nedenle “açıklama yoksa kira ödenmemiştir” ya da “hesaba para girdiyse mutlaka kiradır” şeklindeki kesin yorumların ikisi de hatalı olabilir.
Dekont, ödeme talimatı ve hesap ekstresi aynı şey midir?
Bir transferin bankacılık uygulamasında talimat olarak oluşturulması, işlemin alıcının hesabına kesin olarak geçtiğini her zaman göstermez. İşlem iptal edilmiş, iade edilmiş veya beklemede kalmış olabilir. Bu yüzden işlem durumunun tamamlandığını ve alıcı hesabına geçişi gösteren kayıtlar saklanmalıdır. Uyuşmazlıkta banka hesap hareketlerinin getirtilmesi ve gerekirse bilirkişi incelemesi, yalnız bir ekran görüntüsüne dayanılmasından daha güvenilir sonuç verebilir.
Kira Yanlış IBAN’a veya Başkasının Hesabına Yatırılırsa Ne Olur?
Kira bedeli kural olarak kiraya verene veya tahsile yetkili kişiye ödenmelidir. Kiracının, kiraya verenin yakınına ait bir IBAN’a para göndermesi, karşı tarafın yakınlık ilişkisi nedeniyle her durumda geçerli ödeme sayılmaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 27.05.2019 tarihli, 2017/8025 E., 2019/4969 K. sayılı kararında, kiraya verenin kardeşinin hesabına yapılan ödemelerde temsil ve tahsil yetkisinin ispat edilememesini önemsemiştir.
Bu nedenle hesap değişikliği bildirilmişse bildirimin kaynağı doğrulanmalı; sözleşmede belirtilmeyen üçüncü kişiye ödeme yapılacaksa kiraya verenin açık yetkilendirmesi belgelendirilmelidir. Taşınmazın satılması veya miras yoluyla geçmesi gibi durumlarda kime ödeme yapılacağının ayrıca araştırılması gerekir. Ödeme yanlışlıkla yetkisiz hesaba gönderildiyse yalnız dekont bulundurmak, kira borcunun kesin olarak sona erdiğini göstermeyebilir.
Kiraya veren IBAN vermiyor veya kirayı kabul etmiyorsa ne yapılır?
Kiraya verenin haklı sebep olmadan gereği gibi önerilen ödemeyi kabulden kaçınması, TBK m.106 anlamında alacaklı temerrüdü oluşturabilir. Gerekli şartlar varsa TBK m.107 uyarınca hâkim tarafından tevdi yeri belirlenmesi ve borcun usulüne uygun tevdii gündeme gelebilir. Eski veya doğrulanmamış bir hesaba rastgele ödeme yapmak ya da bedeli kendi hesabında tutmak yerine, ödeme girişimi ve reddedilme durumu belgelendirilmeli; uygun hukuki yol değerlendirilmelidir.
Eksik, Toplu ve Açıklamasız Kira Ödemeleri Hangi Aya Sayılır?
TBK m.101’e göre birden çok borcu bulunan kiracı, ödeme sırasında hangi borcu ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Böyle bir bildirim yapılmamışsa ve makbuzda da geçerli bir belirleme yoksa TBK m.102’nin kanuni mahsup sırası devreye girer. Birden fazla muaccel borç bulunduğunda, takip edilen borç veya takip yoksa önce vadesi gelen borç gibi ölçütler önem kazanır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2021 tarihli, 2017/1883 E., 2021/1670 K. sayılı kararında, banka dekontlarının hangi aylara ait olduğunu açıkça gösterdiği durumda ödemelerin başka aylara kaydırılamayacağı, TBK m.102’nin açıklamasız ödemelere ilişkin düzenleme olduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle örneğin “Kasım 2026 kira bedeli” olarak gönderilen para, kiraya verenin tek taraflı iradesiyle her durumda önceki aya mahsup edilemez.
Kiracı aynı anda iki aylık kira ödüyorsa açıklamada iki ayı da belirtmek; geçmiş dönem borcu, güncel kira ve depozito için ayrı işlemler yapmak uyuşmazlığı azaltır. Kira borcunun bir kısmının gönderilmesi ise kalan tutarın kendiliğinden ortadan kalkmasını sağlamaz. Özellikle kira alacağı icra takibinde hangi aylara ne kadar ödeme yapıldığının hesabı önemlidir.
Banka Havale Ücreti Kira Bedelinden Düşülebilir mi?
Havale masrafının kira bedelinden kesilmesi sonucunda kiraya verenin hesabına eksik para geçmesi, kalan tutar bakımından uyuşmazlık yaratabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.11.2021 tarihli, 2017/980 E., 2021/1302 K. sayılı kararında, sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı durumda TBK m.89’daki para borcunun ifa yeri kuralı gereğince havale masrafının kiracıya ait olduğu ve masraf yüzünden eksik geçen kira bedelinin eksik ödeme sayılacağı kabul edilmiştir.
Uygulamada gönderim masrafının kimin tarafından karşılanacağı ve hesaba geçmesi gereken net kira tutarı baştan açıkça belirlenebilir. Kiracının ödeme talimatını kira tutarı kadar oluşturması, bankanın bu tutardan ayrıca işlem ücreti kesmesi hâlinde kiraya verenin tam bedeli aldığı anlamına gelmeyebilir. Eksiklik fark edildiğinde ödeme hesap dökümü kontrol edilip bakiye tamamlanmalıdır.
Kira Geç Ödenirse Hukuki Sonuç Ne Olur?
Vadesinde ödenmeyen kira alacağında TBK m.117 uyarınca temerrüt ve uygun koşullarda temerrüt faizi gündeme gelebilir. Sözleşmeyle geçerli bir faiz oranı kararlaştırılmamışsa 3095 sayılı Kanun m.2 ve m.1 değerlendirilir. 31.07.2026 tarihinde yayımlanan 7589 sayılı Kanun ile 3095 sayılı Kanun m.1 değiştirilmiş; kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının ilgili tarihlerdeki kısa vadeli kredi reeskont oranının yüzde seksenini esas alan, yılın ikinci yarısı için koşullu güncelleme içeren yönteme bağlanmıştır. Bu nedenle faiz, temerrüt ve işlemiş faiz dönemlerine göre ayrı hesaplanmalı; somut döneme ilişkin TCMB verileri kontrol edilmelidir. Ticari işlere ilişkin özel temerrüt faizi kuralı ayrıca saklıdır. Ancak özellikle konut ve çatılı işyeri kiralarında geç ödemenin hemen tahliye sonucu doğurduğu söylenemez. TBK m.315, muaccel kira bedeli veya yan giderin ödenmemesi üzerine kiraya verenin yazılı süre vererek fesih uyarısında bulunmasını düzenler. Konut ve çatılı işyeri kiralarında bu süre en az otuz gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
Kiraya veren, şartları oluştuğunda İcra ve İflas Kanunu m.269 ve devamındaki kira alacağı ve tahliye talepli takip yoluna da başvurabilir. Bu takipte ödeme emrine itiraz süresi ile kira borcunun ödenmesi için tanınan süre birbirinden farklıdır. Başlatılacak işlem, ödeme belgesinin yeterliliği ve takibin niteliği kira borcu icra takibi rehberinde ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.
Konut ve çatılı işyeri kiralarında TBK m.346, kiranın zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaları geçersiz sayar. Bu özel kural ile kanuni temerrüt faizi aynı şey değildir. Ödenen tutarın hukuken hangi borca, faize veya gider kalemine sayılacağı ise ayrıca değerlendirilmelidir.
Ödeme Şeklinden Kaynaklanan Uyuşmazlık Nasıl Çözülür?
Öncelikle imzalı sözleşme ve ekleri, hesap bildirimi, transfer dekontları, hesap hareketleri, makbuzlar, mesajlaşmalar ve varsa ihtarnameler tarih sırasıyla karşılaştırılmalıdır. Kiracı ödeme yaptığını; kiraya veren ise eksik veya yanlış döneme ilişkin ödeme bulunduğunu iddia ediyorsa her ay için talep edilen bedel, ödendiği savunulan tutar ve belge ayrı ayrı gösterilmelidir. Açıklamasız transferlerde başka alacak-borç ilişkilerinin varlığı da araştırılmalıdır.
Tarafların kira ilişkisinden doğan alacak uyuşmazlıklarında açacakları davalar için 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B uyarınca dava şartı arabuluculuk kural olarak uygulanır. Bununla birlikte kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu kapsamında ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler bu zorunluluğun dışındadır. Kira ilişkisinden kaynaklanan davalarda, İİK’deki özel ilamsız tahliye hükümleri saklı olmak üzere HMK m.4 gereğince kural olarak sulh hukuk mahkemeleri görevlidir.
Ödeme yöntemi, kira tutarı ve ispat belgelerinin birlikte incelenmesi gereken konularda İstanbul kira hukuku avukatı sayfasında açıklanan hukuki değerlendirme ve dava takibi kapsamından yararlanılabilir. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu, Bakırköy/İstanbul merkezli olarak kira uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktadır.
Örnek Olaylar: Ödeme Şekli ve İspat
Örnek 1: Kiracının iki farklı aya ait kirayı tek EFT ile ödemesi
Kiracı, kasım ve aralık aylarına ait toplam kira bedelini tek işlemde gönderip açıklamaya her iki ayı açıkça yazmıştır. Sonradan taraflar arasında hangi ayın ödenmiş olduğu tartışılırsa dekont açıklaması, sözleşme ve hesap hareketleri birlikte ele alınır. Açıklamanın varlığı TBK m.101-102 kapsamında ödemeyi ilgili aylara bağlamaya yardımcı olur. Ancak daha önceki borçlar, banka masrafları ve yapılan ödemenin toplam tutarı da hesapta dikkate alınmalıdır.
Örnek 2: Ev sahibinin yakınının IBAN’ına ödeme yapılması
Kiracı, kiraya verenin kardeşi olduğunu bildiği kişinin hesabına “ekim kirası” açıklamasıyla para göndermiştir; fakat kiraya veren bu kişiye tahsil yetkisi verdiğini kabul etmemektedir. Dekont paranın gönderildiğini gösterebilir, ancak alacaklıya veya yetkili temsilcisine ifa yapıldığını tek başına kanıtlamayabilir. Yazılı talimat, sonradan açık kabul veya temsil yetkisini ortaya koyan diğer delillerin varlığı sonuca etki eder.
Kira Bedelinin Ödeme Şekli Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Ev sahibi kirayı mutlaka elden almak istiyorsa ne yapılmalı?
Konut ve işyeri kira ödemelerinde 328 Seri No.lu Tebliğ’in banka veya PTT ile tevsik zorunluluğu dikkate alınmalıdır. Kiraya verenin elden ödeme istemesi bu yükümlülüğü kaldırmaz. Hesap bilgilerinin yazılı istenmesi ve ödeme kabul edilmiyorsa somut olaya uygun hukuki yolun değerlendirilmesi gerekir.
2. Bankadan kira gönderirken açıklama yazmak zorunlu mu?
Her banka transferinde ay ve adresi yazmayı öngören tek tip bir medeni hukuk şekil şartı yoktur. Ancak kira açıklaması, ödemenin hangi aya ve hangi taşınmaza ait olduğunu ispatlamakta önemlidir. Banka şubesinden nakit yatırmayla tevsik bakımından Tebliğ’deki açıklama ve kimlik bilgileri ayrıca gözetilmelidir.
3. Başkasının hesabından kira yatırılabilir mi?
Ödeyenin kiracıdan başka kişi olması, tek başına ifayı geçersiz kılmaz. Önemli olan ödeme amacının, borcun kime ait olduğunun ve bedelin yetkili alacaklıya ulaştığının kanıtlanmasıdır. Dekont açıklamasında kiracının adı ve ilgili kira dönemi belirtilmesi yararlıdır.
4. Ev sahibinin eşine yapılan kira ödemesi geçerli mi?
Kiraya verenin eşinin veya yakınının hesabına ödeme yapılması, sırf aile bağı bulunduğu için otomatik geçerli sayılmaz. Tahsil yetkisi, sözleşme şartı veya kiraya verenin bu ödemeyi kabul ettiğine ilişkin delil aranabilir.
5. Kira bedelini birkaç ay peşin ödemek mümkün mü?
Tarafların anlaşması ve emredici kurallar çerçevesinde peşin ödeme düzenlenebilir. Hangi ayların ödendiği dekontta açıkça belirtilmelidir. Konut ve çatılı işyerlerinde gecikme nedeniyle sonraki kiraların otomatik olarak muaccel olmasını öngören hükümler ise TBK m.346 uyarınca geçersizdir.
6. Elden verilen kira için imzalı makbuz varsa ceza uygulanır mı?
İmzalı makbuz, ödemenin özel hukuk bakımından ispatına yardımcı olabilir. Fakat banka veya PTT ile tevsik zorunluluğunu kendiliğinden karşılamaz. Vergi mevzuatındaki ceza ve ödeme yapanın beş iş günü içinde kendiliğinden bildirimine ilişkin düzenleme ayrıca incelenmelidir.
7. Kira bedeli bankadan eksik ulaşırsa borç bitmiş sayılır mı?
Kural olarak kiraya verenin alması gereken kira tutarının tamamı ödenmelidir. Banka masrafının gönderilen bedelden düşülmesi nedeniyle eksik kalan tutar borç olarak tartışılabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.11.2021 tarihli kararı, aksi sözleşme hükmü bulunmayan olayda havale giderinin kiracı tarafından karşılanması gerektiğini kabul etmiştir.
Hukuki Kaynaklar ve Kararlar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: özellikle m.89, 99-104, 106-107, 117, 299, 314-315, 343-344 ve 346.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.4, 190, 199-203 ve 205.
- 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, m.1-2; m.1 için 7589 sayılı Kanun m.10 değişikliği (RG 31.07.2026/33326).
- Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 328), RG 17.10.2024/32695, m.1-5; Gelir İdaresi Başkanlığı duyurusu.
- Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ m.8’i yeniden düzenleyen 2018-32/51 sayılı Tebliğ; ayrıca 2008-32/34 sayılı Tebliğ’in değişiklikleri işlenmiş m.8 metni.
- Hazine ve Maliye Bakanlığı, 29.08.2024 tarihli kira bedelinin altına endekslenmesine ilişkin duyuru.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.18/B; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.269 vd.
Bilgilendirme: Bu makale genel hukuk bilgisi sunar. Kira sözleşmesinin tarihi, türü, tarafların statüsü, ödeme kayıtları ve güncel mevzuat somut uyuşmazlığın sonucunu değiştirebilir.