Ceza Davasında Hâkimin Reddi: Sebepler, Süre ve İtiraz

Ceza davasında hâkimin reddi, davaya bakan hâkimin kanunen görev yapmasının yasak olduğu veya tarafsızlığından şüphe edilmesini haklı kılan nedenlerin bulunduğu durumlarda, hâkimin dosyadan uzaklaştırılmasının talep edilmesidir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 22-31. maddelerinde düzenlenen bu hak, adil yargılanma ve tarafsız mahkeme güvencesinin önemli bir parçasıdır. Ret talebi, hâkimin görev yaptığı mahkemeye dilekçeyle veya zabıt kâtibine tutanak düzenlettirilerek yapılır. Tarafsızlık şüphesine dayanan taleplerde kural olarak ilk derece mahkemesinde sanığın sorgusu başlayıncaya kadar başvurulmalıdır. Ret sebebi sonradan ortaya çıkmış veya öğrenilmişse, öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük özel süre uygulanır.

Ceza Davasında Hâkimin Reddi Nedir?

Hâkimin reddi, ceza muhakemesinde yargılamanın tarafsız bir hâkim tarafından yürütülmesini sağlamaya yönelik usulî bir güvencedir. Bu kurumun amacı, tarafların istemedikleri hâkimi değiştirmelerine imkân vermek değil, hâkimin tarafsızlığı konusunda hukuken haklı görülebilecek tereddütleri ortadan kaldırmaktır.

CMK 24/1 uyarınca hâkimin reddi iki temel nedene dayanabilir:

  • Kanuni yasaklılık: Hâkimin CMK 22 veya 23 kapsamında davaya bakamayacağı bir durumun bulunması.
  • Tarafsızlık şüphesi: Kanunda açıkça sayılmayan ancak somut olayda hâkimin tarafsızlığı konusunda haklı ve objektif kuşku yaratan nedenlerin bulunması.

Bu iki durumun hukuki niteliği farklıdır. Kanuni yasaklılıkta hâkimin görev yapmasını engelleyen açık bir hüküm vardır. Tarafsızlık şüphesinde ise olayın özellikleri, hâkimin tutumu ve ileri sürülen olgular birlikte değerlendirilir.

Kanuni yasaklılık sebeplerinin ayrıntıları hâkimin davaya bakamayacağı hâller başlıklı yazıda; objektif tarafsızlık değerlendirmesi ise hâkimin tarafsızlığından şüphe edilmesi başlıklı yazıda ayrıca incelenmiştir.

Hâkimin Reddi Hangi Sebeplerle İstenebilir?

1. Hâkimin davaya bakmasının kanunen yasak olması

CMK 22, hâkimin görev yapamayacağı durumları düzenler. Bunlar arasında hâkimin suçtan kendisinin zarar görmesi; şüpheli, sanık veya mağdurla belirli evlilik, hısımlık, vesayet, kayyımlık veya evlat edinme ilişkilerinin bulunması; aynı davada Cumhuriyet savcısı, adli kolluk görevlisi, müdafi veya mağdur vekili olarak görev yapmış olması ya da tanık veya bilirkişi sıfatıyla dinlenmiş bulunması yer alır.

CMK 23 ayrıca belirli yargılama görevlerinin aynı hâkim tarafından yerine getirilmesini yasaklar. Örneğin önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işin yargılamanın yenilenmesi aşamasında görev alamaz.

Önemli istisna: CMK 23/2, soruşturma evresinde görev yapmış hâkimin aynı işin kovuşturmasında görev alamayacağını belirtmekle birlikte, 5320 sayılı Kanun’un 11. maddesi bu hükmün uygulanmasını CMK 163’teki hâllerle sınırlandırmıştır. Dolayısıyla bir hâkimin soruşturma aşamasında karar vermiş olması, tek başına ve her durumda sonraki kovuşturmada görev yapmasının yasak olduğu anlamına gelmez.

Anayasa Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli, E. 2021/49, K. 2021/96 sayılı kararıyla 5320 sayılı Kanun’un 11. maddesine yönelik iptal istemi reddedilmiştir. Bununla birlikte, kanuni yasaklılığın bulunmaması, somut koşullar altında CMK 24 uyarınca tarafsızlık şüphesinin ileri sürülmesini kendiliğinden engellemez.

2. Hâkimin tarafsızlığını şüpheye düşüren durumlar

CMK 24’teki tarafsızlık şüphesi sebepleri sınırlı şekilde sayılmamıştır. Bu nedenle her olayın özellikleri ayrı değerlendirilir.

Örneğin aşağıdaki durumlar, koşullarına göre ret talebine dayanak oluşturabilir:

  • Hâkimin dava konusu olay veya taraflardan biri hakkında önceden kesin kanaatini ortaya koyan açıklamalar yapması.
  • Hâkim ile davanın taraflarından biri arasında tarafsızlık konusunda objektif kuşku doğurabilecek kişisel, ekonomik veya başka bir ilişkinin bulunması.
  • Hâkimin yargılama sırasında henüz değerlendirilmemiş deliller hakkında peşin hükümlü olduğunu gösteren somut davranışlar sergilemesi.
  • Hâkimin taraflardan birinin iddia veya savunmasını dinlemeden önce uyuşmazlığın sonucu hakkında kesin bir tutum ortaya koyması.

Buna karşılık bir delil talebinin reddedilmesi, sanığın aleyhine ara karar verilmesi veya hâkimin yargılamayı disiplin içinde yürütmesi tek başına tarafsızlık eksikliğini kanıtlamaz.

Hâkimin kararının hukuka aykırı olduğu iddiası ile hâkimin tarafsız olmadığı iddiası birbirinden ayrılmalıdır. Hukuka aykırı kararlara karşı uygun kanun yoluna başvurulması gerekebilir; hâkimin reddi, kanun yollarının yerine geçen genel bir denetim aracı değildir.

Hâkimin Reddini Kimler İsteyebilir?

CMK 24/2 uyarınca hâkimin reddini istemeye yetkili kişiler şunlardır:

  • Cumhuriyet savcısı.
  • Şüpheli veya sanık.
  • Şüpheli veya sanığın müdafii.
  • Davaya katılan kişi.
  • Katılanın vekili.

Bu kişilerden herhangi biri istediğinde, karar veya hükme katılacak hâkimlerin isimlerinin bildirilmesini talep edebilir. Bu düzenleme, ret hakkının etkili biçimde kullanılabilmesi açısından önemlidir.

Henüz davaya katılmamış müşteki veya suçtan zarar gören kişi bakımından, kanunda ret hakkı tanınan sıfatın mevcut olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. CMK 24/2’de katılan ve vekili açıkça sayılmıştır.

Ret talebinde bulunabilmek için mutlaka avukatla temsil edilmek gerekmez. Ancak özellikle tarafsızlık şüphesi, kanuni yasaklılık, başvuru süresi ve delillerin değerlendirilmesi bakımından ceza yargılamasında tarafsız mahkeme hakkının korunmasına yönelik hukuki savunma, usul hatalarının önlenmesi açısından önem taşır.

Hâkimin Reddi Ne Zamana Kadar İstenebilir?

Hâkimin reddinde süre, talebin dayandığı sebebe ve yargılamanın bulunduğu aşamaya göre değişir. Özellikle CMK 25’teki sürelerin doğru uygulanması gerekir.

İlk derece mahkemesinde ret isteminin süresi

CMK 25/1 uyarınca, hâkimin tarafsızlığını şüpheye düşüren ve başlangıçta bilinen sebepler bakımından ret talebi, sanığın sorgusu başlayıncaya kadar ileri sürülmelidir.

Buradaki sorgu, sanığın hâkim veya mahkeme tarafından isnat edilen suç hakkında dinlenmesini ifade eder. Başvurunun ilk duruşmadaki hangi aşamada yapıldığı, kanuni süre bakımından önem taşıyabilir.

Tarafsızlık şüphesi daha önceden bilindiği hâlde sorgunun başlamasından sonra ileri sürülürse, istemin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle geri çevrilmesi gündeme gelebilir.

Ret sebebi sonradan öğrenilmişse süre kaç gündür?

CMK 25/2 uyarınca, ret sebebinin sonradan ortaya çıkması veya öğrenilmesi durumunda duruşma ya da inceleme bitinceye kadar ret istenebilir. Ancak talep, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır.

Bu nedenle yalnızca ret sebebinin varlığı değil, ne zaman öğrenildiği de önemlidir.

Öğrenme tarihinin belirlenmesinde duruşma tutanakları, dosyaya sunulan belgeler, tebligatlar ve diğer somut kayıtlar dikkate alınabilir.

Yedi günlük süre, her türlü hâkim reddi talebine uygulanan genel bir süre değildir. CMK 25/2’nin sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen tarafsızlık sebepleri için öngördüğü özel süredir.

İstinaf ve temyiz aşamasında süre

CMK 25/1, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay incelemelerinde de ret talebinin zamanını düzenler.

Duruşmalı işlerde bölge adliye mahkemesinde inceleme raporu, Yargıtayda ise görevlendirilen üye veya tetkik hâkiminin hazırladığı rapor üyelere açıklanıncaya kadar ret istenebilir. Diğer hâllerde inceleme başlayıncaya kadar başvurulması gerekir.

Sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebepler yönünden CMK 25/2’deki özel düzenleme ayrıca uygulanır.

Kanuni yasaklılık hâllerinin hukuki niteliği ise tarafsızlık şüphesine ilişkin bu süre kurallarından ayrı değerlendirilmelidir. CMK 22 ve 23’teki açık görev yasağı sebepleri, yalnızca tarafsızlık şüphesine ilişkin sürelerin dolduğu gerekçesiyle geçerli hâle gelmez.

Hâkimin Reddi Nasıl Yapılır?

CMK 26’ya göre hâkimin reddi, hâkimin mensup olduğu mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine başvurulup ret isteminin tutanağa geçirilmesi sağlanarak yapılır.

Ret talebinde izlenecek temel işlem sırası şöyledir:

  1. Reddi istenen hâkim ve ilgili soruşturma veya dava dosyası belirlenir.
  2. Ret talebinin kanuni yasaklılığa mı yoksa tarafsızlık şüphesine mi dayandığı açıklanır.
  3. Ret sebepleri, somut olaylar ve öğrenilme tarihleri belirtilir.
  4. İleri sürülen hususları destekleyen mevcut deliller gösterilir.
  5. Ret istemi süresi içinde ilgili mahkemeye sunulur veya zabıt kâtibine tutanak düzenlettirilir.

Ret talebinin yalnızca hâkimin istenmediğini belirten soyut bir beyanla yapılması yeterli değildir. Hangi olayın, hangi nedenle tarafsızlık konusunda şüphe yarattığı açıklanmalıdır.

Hâkimin reddi dilekçesinde neler bulunmalıdır?

Kanunda özel ve zorunlu bir dilekçe şablonu öngörülmemiştir. Bununla birlikte usulüne uygun bir başvuruda şu bilgilerin yer alması önemlidir:

  • Başvurunun yapıldığı mahkemenin adı.
  • Dosyanın esas veya soruşturma numarası.
  • Reddi istenen hâkimin kimliği ve görevi.
  • Başvuruda bulunan kişinin dosyadaki sıfatı.
  • Ret isteminin hukuki dayanağı.
  • Ret sebebini oluşturan somut olayların açıklanması.
  • Ret sebebinin sonradan öğrenilmesi hâlinde öğrenilme tarihi.
  • İddiayı destekleyen belgeler ve diğer deliller.
  • Ret isteminin açık sonucu ve imza.

CMK 26/2 uyarınca başvuruda bulunan kişi, öğrendiği ret sebeplerinin tamamını bir defada açıklamak ve bunları süresinde olgularıyla ortaya koymakla yükümlüdür.

Bu nedenle aynı anda bilinen sebeplerin gerekçe gösterilmeksizin ayrı dilekçelere bölünmesi, başvurunun usulü bakımından sorun oluşturabilir.

Ret talebinde hangi deliller kullanılabilir?

Hâkimin tarafsızlığı konusunda ileri sürülen iddianın niteliğine göre duruşma tutanakları, dosyada bulunan kararlar, yazılı açıklamalar, hukuka uygun şekilde elde edilmiş kayıtlar ve ilgili diğer belgeler değerlendirilebilir.

Örneğin tarafsızlık şüphesinin duruşmada kullanılan belirli ifadelerden kaynaklandığı ileri sürülüyorsa, ilgili duruşma tutanağının gösterilmesi önemlidir. Tutanakta eksiklik bulunduğu düşünülüyorsa bunun usulüne uygun şekilde ileri sürülmesi gerekir.

Ret isteminin dayandığı olgular ile bu olguların tarafsızlık üzerindeki etkisi ayrı ayrı açıklanmalıdır. Bir belgenin varlığı tek başına ret sebebinin kabul edilmesini zorunlu kılmaz.

Hâkimin Reddi Talebine Kim Karar Verir?

CMK 27, ret istemini inceleyecek mahkemeyi düzenler. Kural olarak istem, reddi istenen hâkimin mensup olduğu mahkemece değerlendirilir. Ancak reddi istenen hâkim bu değerlendirmeye ilişkin müzakereye katılamaz.

Mahkemenin bu nedenle oluşturulamaması veya kanunda özel düzenleme bulunması hâlinde inceleme farklı bir merci tarafından yapılır.

Asliye ceza mahkemesi hâkiminin reddi

Tek hâkimli asliye ceza mahkemesinde hâkimin reddi istemi, yargı çevresi içinde bulunan ağır ceza mahkemesi tarafından incelenir.

Ağır ceza mahkemesi hâkiminin reddi

Ağır ceza mahkemesinde reddi istenen hâkim, ret talebine ilişkin müzakereye katılamaz. Kalan üyelerle mahkeme oluşturulamıyorsa, aynı yerde birden fazla ağır ceza mahkemesi dairesinin bulunması durumunda numara itibarıyla sonraki daire yetkilidir. Son numaralı daire bakımından birinci daire görev yapar.

Bulunulan yerde tek ağır ceza mahkemesi dairesi varsa ret istemi en yakın ağır ceza mahkemesince incelenir.

Sulh ceza hâkiminin reddi

CMK 27/2 gereğince sulh ceza hâkimi hakkındaki ret istemi, yargı çevresi içinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi tarafından karara bağlanır.

Dolayısıyla sulh ceza hâkiminin reddi ile sulh ceza hâkimliğinin verdiği bir karara yapılan olağan itiraz birbirinden farklı başvurulardır.

Bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin reddi

Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin başkan ve üyeleri hakkındaki ret istemleri, reddi istenen başkan veya üyenin katılımı olmaksızın görevli dairece incelenir.

Ret isteminin kabul edilmesi durumunda davaya veya ilgili işe bakmak üzere başka bir hâkim ya da mahkeme görevlendirilir.

Hâkimin Reddi Talebi Reddedilirse Ne Olur?

CMK 28’e göre hâkimin reddi isteminin kabulüne ilişkin karar kesindir. İstemin kabul edilmemesine ilişkin kararlara karşı ise itiraz yoluna başvurulabilir.

Bu noktada iki ayrı durumun birbirinden ayrılması gerekir:

  • Ret isteminin kabul edilmemesi: İlgili merci tarafından ret sebepleri değerlendirilir ve hâkimin dosyadan ayrılmasını gerektiren neden bulunmadığı sonucuna ulaşılır. Bu karara karşı CMK 28 uyarınca itiraz edilebilir.
  • Ret isteminin geri çevrilmesi: CMK 31’de sayılan usulî nedenler mevcutsa, istem esaslı tarafsızlık incelemesine geçilmeden geri çevrilebilir. Bu karara karşı da CMK 31/3 uyarınca itiraz mümkündür.

Ret istemi hangi durumlarda geri çevrilir?

CMK 31/1 uyarınca mahkeme, kovuşturma evresinde ileri sürülen hâkimin reddi istemini şu durumlarda geri çevirir:

  • Ret isteminin kanuni süresi içinde yapılmamış olması.
  • Ret sebebinin ve delilinin gösterilmemesi.
  • Ret isteminin duruşmayı uzatmak amacıyla yapıldığının açıkça anlaşılması.

CMK 31/2, bu durumlarda toplu mahkemelerde reddi istenen hâkimin müzakereye katılabileceğini ve tek hâkimli mahkemelerde geri çevirme kararının aynı hâkim tarafından verilebileceğini düzenler.

Bu özel düzenleme, CMK 27’deki esasa ilişkin ret incelemesinden farklıdır. Hâkimin kendi tarafsızlığına ilişkin her ret talebini bizzat değerlendirip esastan reddedebileceği anlamına gelmez.

Ret kararına itiraz süresi kaç gündür?

Ret isteminin kabul edilmemesine veya CMK 31 uyarınca geri çevrilmesine ilişkin kararlara karşı, kanunda farklı bir süre öngörülmediği ölçüde, CMK 268/1’deki genel itiraz süresi uygulanır.

Güncel genel itiraz süresi iki haftadır. Süre, CMK 35 uyarınca ilgilinin kararı öğrendiği tarihe göre hesaplanır.

CMK 268/1’deki itiraz süresi, 7499 sayılı Kanun ile yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır. Bu değişiklik 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Burada dikkat edilmesi gereken ayrım şöyledir:

  • CMK 25/2: Sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen tarafsızlık sebebine dayanarak hâkimin reddini isteme süresi, öğrenmeden itibaren yedi gündür.
  • CMK 268/1: Ret istemi hakkında verilen ve itiraza tabi olan karara karşı genel itiraz süresi, kural olarak iki haftadır.

Başka bir ifadeyle, hâkimin reddini ilk kez isteme süresi ile ret istemi hakkında verilmiş bir karara itiraz etme süresi aynı değildir.

İtiraz, kararı veren mercie sunulur. Merci itirazı yerinde görürse kararını düzeltebilir; yerinde görmezse CMK 268/2 uyarınca en çok üç gün içinde yetkili itiraz merciine gönderir. İtiraz incelemesinin genel esasları ceza muhakemesinde itiraz başlıklı yazıda açıklanmıştır.

CMK 28 ayrıca itiraz üzerine verilen ret kararının hükümle birlikte inceleneceğini düzenler. Bu nedenle ret istemine ilişkin sürecin kanun yolu incelemesindeki etkisi de dosyanın durumuna göre değerlendirilmelidir.

Hâkimin Reddi Talebi Duruşmayı Durdurur mu?

Hâkimin reddi talebinde bulunulması, her durumda duruşmanın kendiliğinden ve bütünüyle durması anlamına gelmez. Reddi istenen hâkimin hangi işlemleri yapabileceği CMK 29’da ayrıca düzenlenmiştir.

CMK 29/1 uyarınca reddi istenen hâkim, ret istemi hakkında karar verilinceye kadar yalnızca gecikmesinde sakınca bulunan işlemleri yapabilir.

Ancak ret talebi duruşma sırasında ileri sürülmüşse CMK 29/2 özel bir düzenleme getirir. Bu durumda ret hakkında karar verilmesi için oturuma ara verilmesi gerekse dahi oturuma ara verilmeksizin devam olunur.

Bununla birlikte iki önemli sınırlama vardır:

  • CMK 216 uyarınca tarafların iddia ve sözlerinin dinlenilmesi aşamasına geçilemez.
  • Ret istemi hakkında karar verilmeden, reddi istenen hâkim tarafından veya onun katılımıyla sonraki oturuma başlanamaz.

Dolayısıyla kanunun öngördüğü sınırlar dikkate alınmadan, ret istemi sonuçlandırılmaksızın yargılamanın sonraki aşamalarına geçilmesi usul hukuku bakımından sorun doğurabilir.

CMK 29/3’e göre ret isteminin kabulü hâlinde, gecikmesinde sakınca bulunan durum nedeniyle yapılmış işlemler dışında duruşma tekrarlanır.

Hâkimin Reddi Kabul Edilirse Dava Ne Olur?

Hâkimin reddinin kabul edilmesi, ceza davasının sona ermesi veya sanığın beraat etmesi sonucunu doğurmaz.

Ret isteminin kabul edilmesiyle birlikte davaya bakmak üzere başka bir hâkim veya mahkeme görevlendirilir. CMK 29/3’ün öngördüğü durumlarda duruşmanın tekrarlanması gerekir.

Yeni hâkim veya mahkeme, dosyayı kanuni usule göre inceleyerek yargılamaya devam eder. Hâkimin reddi kararı, suçun işlendiği veya işlenmediği konusunda verilmiş bir karar değildir.

Ret talebinin kabulü, daha önceki bütün işlemlerin koşulsuz olarak hükümsüz hâle geldiği anlamına da gelmez. Özellikle gecikmesinde sakınca bulunan hâller nedeniyle yapılmış işlemler bakımından CMK 29/3’teki istisna gözetilmelidir.

Hâkimin Çekinmesi ile Hâkimin Reddi Arasındaki Fark Nedir?

Hâkimin reddi ile hâkimin çekinmesi, tarafsızlık güvencesine hizmet eden ancak farklı kişiler tarafından başlatılan iki ayrı usulî işlemdir.

Hâkimin reddi, CMK 24’te sayılan başvuru hakkı sahiplerinin talebi üzerine gündeme gelir. Hâkimin çekinmesinde ise hâkim, davaya bakmasına engel oluşturabilecek durumu kendisi bildirir.

CMK 30, hâkimin çekinmesini iki farklı şekilde düzenler:

  • Kanuni yasaklılık nedeniyle çekinme: Hâkim yasaklılığını gerektiren bir sebebe dayanarak çekinirse ilgili merci başka bir hâkimi veya mahkemeyi görevlendirir.
  • Tarafsızlık şüphesi nedeniyle çekinme: Hâkim tarafsızlığını şüpheye düşürecek nedenlerle çekindiğinde, ilgili merci önce çekinmenin uygun olup olmadığına karar verir. Uygun bulunursa başka bir hâkim veya mahkeme görevlendirilir.

Bu nedenle hâkimin çekinme iradesini bildirmesi ile üçüncü bir kişinin hâkimin reddini istemesi aynı işlem değildir. Her iki durumda da kanuni görev yasağının niteliği ve tarafsızlık güvencesi ayrı ayrı gözetilir.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi Kararlarında Hâkimin Reddi

Yargıtay Ceza Genel Kurulu: İtiraz incelenmeden hüküm kurulması

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.01.2022 tarihli, E. 2019/476, K. 2022/2 sayılı kararında, hâkimin reddi isteminin geri çevrilmesine karşı yapılan itirazın yetkili merci tarafından incelenmesi sağlanmadan yargılamaya devam edilerek nihai hüküm kurulması değerlendirilmiştir.

Ceza Genel Kurulu, incelenen somut olayda ret isteminin geri çevrilmesine ilişkin karara yapılan itirazın usulüne uygun şekilde değerlendirilmesi sağlanmadan hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı bulmuştur.

Bu karar, hâkimin reddi isteminin yalnızca şeklî bir başvuru olmadığını; ret ve itiraz mekanizmasının kanunda gösterilen usule göre işletilmesinin yargılama açısından önem taşıdığını ortaya koymaktadır.

Kararın verildiği dönemde CMK 268’deki genel itiraz süresi yedi gün olduğundan, karardaki süreye ilişkin tarihsel uygulama ile 1 Haziran 2024 sonrasındaki iki haftalık genel itiraz süresi birbirine karıştırılmamalıdır.

Anayasa Mahkemesi: Soruşturma hâkiminin sonraki yargılamada görev yapması

Anayasa Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli, E. 2021/49, K. 2021/96 sayılı kararında 5320 sayılı Kanun’un 11. maddesi değerlendirilmiştir.

İncelenen düzenleme, CMK 23/2’deki soruşturma evresinde görev yapan hâkimin kovuşturma evresinde görev yapamaması kuralının uygulanmasını CMK 163 kapsamındaki hâllerle sınırlandırmaktadır.

Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemeye ilişkin iptal istemini reddetmiştir. Karar, soruşturma evresinde görev yapmış olmanın kanuni yasaklılık bakımından nasıl değerlendirileceğine açıklık getirmesi açısından önemlidir.

Bununla birlikte tarafsızlık konusunda somut ve objektif bir şüphe bulunduğu ileri sürülüyorsa, CMK 24 kapsamındaki ret sebepleri ayrıca değerlendirilebilir.

Hâkimin Reddi Talebinde Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

Hâkimin reddi talebinin hukuki sonuç doğurabilmesi, ileri sürülen sebebin niteliği kadar başvuru usulünün doğru izlenmesine de bağlıdır.

Uygulamada dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar şunlardır:

  • Sebepsiz başvuru: Yalnızca hâkime güvenilmediğinin belirtilmesi, somut tarafsızlık şüphesi ortaya koymak açısından yeterli olmayabilir.
  • Sürenin kaçırılması: Önceden bilinen ve sonradan öğrenilen ret sebeplerinin farklı süre kurallarına tabi olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
  • Eksik delil gösterilmesi: İleri sürülen olayların dayanakları dilekçede açıklanmalıdır.
  • Ret ile kanun yolunun karıştırılması: Hâkimin verdiği her aleyhe karar, hâkimin tarafsızlığını kaybettiğini göstermez.
  • Yanlış merciye başvuru: Ret istemi, CMK 26’daki usule göre hâkimin mensup olduğu mahkemeye yöneltilmelidir.
  • Geri çevirme kararına karşı başvuru yapılmaması: CMK 31/3’te açıkça tanınan itiraz hakkı ve başvuru süresi dikkate alınmalıdır.

Hâkimin reddi istemiyle ilgili usul hatalarının daha sonraki hükme etkisi değerlendirilirken, somut işlem, kanuni başvuru yolu ve yargılamanın bulunduğu aşama birlikte incelenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hâkim tarafsız değilse nereye şikâyet edilir?

Tarafsızlık şüphesinin ceza davasındaki usulî karşılığı CMK 24-31 kapsamında hâkimin reddinin istenmesidir. Başvuru, CMK 26’da düzenlenen şekilde yapılır. Hâkimler ve Savcılar Kuruluna yapılabilecek disiplin amaçlı şikâyetler ise ayrı niteliktedir ve hâkimin reddi talebinin yerine geçmez.

Hâkim hakkında ret talebinde bulunmak için avukat zorunlu mudur?

Hayır. CMK 24/2 uyarınca şüpheli ve sanık ret isteminde bizzat bulunabilir. Müdafiin de ret isteminde bulunma yetkisi vardır. Bununla birlikte başvurunun süresinde, somut gerekçelerle ve doğru usulle yapılması gerekir.

Hâkimin reddi talebi kaç kez yapılabilir?

Kanunda aynı dosyada yalnızca belirli sayıda hâkim reddi talebinde bulunulabileceğine ilişkin genel bir sayı sınırı düzenlenmemiştir. Ancak CMK 26/2 gereğince öğrenilen ret sebeplerinin tamamının bir defada ortaya konulması gerekir. Süresiz, gerekçesiz veya duruşmayı uzatmayı amaçladığı açıkça anlaşılan talepler CMK 31 kapsamında geri çevrilebilir.

Ret talebi kabul edilirse dava başka şehre mi gider?

Her ret talebinin kabulünde davanın başka şehre gönderilmesi söz konusu değildir. CMK 27/4 uyarınca davaya bakmak üzere başka bir hâkim veya mahkeme görevlendirilir. Görevlendirmenin nasıl yapılacağı mevcut mahkemeye ve kanuni usule göre belirlenir.

Hâkimin reddi dilekçesi verilince duruşma ertelenir mi?

Ret talebi, duruşmanın her durumda otomatik olarak ertelenmesini gerektirmez. CMK 29, reddi istenen hâkimin yapabileceği işlemleri ve duruşma sırasında ileri sürülen ret talebinin sonuçlarını özel olarak düzenler. Ret hakkında karar verilmeden sonraki oturuma reddi istenen hâkim tarafından veya onun katılımıyla başlanamaz.

Hâkimin reddi kabul edilmezse istinaf veya temyize gidilebilir mi?

CMK 28 uyarınca ret isteminin kabul edilmemesine karşı itiraz mümkündür. İtiraz üzerine verilen ret kararının hükümle birlikte incelenmesine ilişkin hüküm de dikkate alınmalıdır. Nihai hükme karşı istinaf veya temyiz başvurusunun mümkün olup olmadığı, hükmün niteliği ve ilgili kanun yolu şartlarına bağlıdır. Genel sistem ceza yargılamasında kanun yolları başlıklı yazıda incelenmiştir.

Sonuç: Hâkimin Reddi Talebinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Ceza davasında hâkimin reddi, tarafsız ve bağımsız bir mahkemede yargılanma hakkını koruyan önemli bir usul kurumudur. Ancak hâkimin reddini istemek için yalnızca yargılamanın gidişatından memnun olmamak yeterli değildir. Kanuni yasaklılık veya tarafsızlıktan şüphe edilmesini haklı kılan somut sebepler ortaya konulmalıdır.

Başvurunun başarılı bir hukuki değerlendirmeye elverişli olması için ret sebebinin hangi CMK hükmüne dayandığı, ne zaman öğrenildiği, hangi delillerle desteklendiği ve yetkili merciye hangi usulle sunulduğu önem taşır. Özellikle CMK 25’teki yedi günlük özel süre ile ret kararına karşı CMK 268’deki iki haftalık genel itiraz süresinin birbirinden ayrılması gerekir.

Ret talebinin kabulü davanın sonucunu önceden belirlemez. Amaç, yargılamanın kanuni güvencelere uygun biçimde tarafsız bir hâkim veya mahkeme tarafından yürütülmesidir.

Yazar: Avukat Fatih Sefer