HAGB itiraz süreci: İstinaf, Temyiz ve Süreler

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararına karşı başvurulacak kanun yolu, kararın verildiği tarihe ve kararın niteliğine göre değişmektedir. 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren verilen HAGB kararlarına karşı, CMK 272/3’teki kesinlik sınırları saklı kalmak üzere istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı ise CMK 286 hükümlerinin izin verdiği durumlarda temyiz mümkündür. Buna karşılık 1 Haziran 2024 öncesinde verilen HAGB kararları hakkında önceki itiraz rejimi uygulanmaya devam eder. Bu ayrım, CMK geçici madde 6 ile düzenlenmiştir.

16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 15. maddesi, CMK 231’in beşinci ila on dördüncü fıkralarını yeniden düzenlemiştir. Güncel CMK 231/12, HAGB kararlarına karşı istinaf ve şartları varsa temyiz yolunu korumaktadır. Bununla birlikte, HAGB kararının verilmesine karşı başvuru ile denetim süresinde hükmün sonradan açıklanmasına karşı başvuru aynı kanun yoluna tabi değildir. Bu yazıda HAGB itiraz, istinaf ve temyiz ayrımı; başvuru süreleri, yetkili merciler, incelemenin kapsamı ve 2024-2026 değişiklikleri çerçevesinde açıklanmaktadır.

HAGB Kararına İtiraz mı, İstinaf mı Yapılır?

HAGB kararına karşı başvurulacak kanun yolu belirlenirken öncelikle karar tarihi incelenmelidir. 7499 sayılı Kanun ile HAGB kararlarının kanun yolu denetiminde önemli bir değişiklik yapılmış, önceki itiraz sistemi yerine istinaf ve koşulları varsa temyiz sistemi kabul edilmiştir.

CMK geçici madde 6/2 uyarınca uygulama şu şekilde ayrılır:

  • 1 Haziran 2024 tarihinden önce verilen HAGB kararları: Önceki itiraz kanun yolu uygulanmaya devam eder. Başvuru, 7499 sayılı Kanun değişikliğinden önceki hükümlere göre değerlendirilir.
  • 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen HAGB kararları: CMK 231/12 uyarınca, CMK 272/3’teki kesinlik hükümleri saklı kalmak üzere istinaf yolu açıktır.
  • 31 Temmuz 2026 ve sonrasında verilen HAGB kararları: 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen CMK 231/12 uygulanır. İstinaf ve temyiz sistemi korunmuştur.

Dolayısıyla bugün verilen ve kanunen istinafa açık olan bir HAGB kararına karşı yalnızca eski uygulamadan hareketle itiraz dilekçesi hazırlanması doğru değildir. Başvurunun hangi kanun yoluna ilişkin olduğunun açıkça belirlenmesi gerekir.

HAGB kurumunun uygulanma şartları, ceza sınırı ve denetim süresi hakkında ayrıntılı bilgi için hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları ve sonuçları başlıklı yazı incelenebilir.

CMK 231/12’ye Göre HAGB Kararına İstinafın Hukuki Dayanağı Nedir?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin on ikinci fıkrası, HAGB kararlarının kanun yolu denetimini düzenlemektedir. 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen hükme göre, CMK 272/3 hükümleri saklı kalmak üzere HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir.

Bu düzenlemenin temel sonuçları şunlardır:

  • İlk derece mahkemesince verilen ve kesinlik sınırları dışında kalan HAGB kararları bölge adliye mahkemesinin incelemesine götürülebilir.
  • İstinaf incelemesi yalnızca HAGB uygulanmasının biçimsel şartlarıyla sınırlı değildir. Karar ve açıklanması geri bırakılan hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenebilir.
  • Bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı temyiz imkânı, CMK 286’daki sınırlamalara tabidir.
  • İlk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilen HAGB kararlarında, CMK 272/3 hükümleri saklı kalmak üzere doğrudan temyiz yolu öngörülmüştür.

HAGB kararının kanun yolu denetimine açılması, açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün hukuka uygunluğunun da değerlendirilmesini sağlar. Böylece inceleme yalnızca sanığın HAGB şartlarını taşıyıp taşımadığıyla sınırlı tutulmaz.

Hangi HAGB Kararları İstinaf Edilemez?

CMK 231/12, istinaf hakkını düzenlerken CMK 272/3’teki kesinlik hükümlerini açıkça saklı tutmaktadır. Bu nedenle her HAGB kararı, herhangi bir sınırlama olmaksızın istinaf edilebilir nitelikte değildir.

CMK 272/3 kapsamında istinaf yoluna kapalı olan hükümler arasında, hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen 15.000 TL dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri bulunmaktadır. Ayrıca kanunlarda kesin olduğu belirtilen hükümler bakımından da kanun yolu sınırlaması söz konusudur.

HAGB kararının istinafa elverişliliği değerlendirilirken yalnızca kararın başlığına bakılması yeterli değildir. Açıklanması geri bırakılan hükümde belirlenen yaptırımın türü ve miktarı ile CMK 272/3’ün uygulanabilirliği birlikte incelenmelidir.

Özellikle doğrudan hükmedilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezası aynı kapsamda değerlendirilmemelidir. Kanundaki istisnanın gözden kaçırılması, başvurulabilecek bir kararın yanlışlıkla kesin kabul edilmesine neden olabilir.

HAGB Kararına İstinaf Süresi Kaç Gündür?

Güncel düzenlemeye göre istinaf süresi iki haftadır. CMK 273/1 uyarınca süre, hükmün gerekçesiyle birlikte usulüne uygun olarak tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

İstinaf başvurusu, kararı veren ilk derece mahkemesine dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine tutanağa geçirilmek üzere beyanda bulunularak yapılabilir. Tutuklu sanıklar bakımından CMK 263’te öngörülen özel başvuru usulü saklıdır.

İstinaf süresi kararın açıklandığı gün mü başlar?

1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar bakımından geçerli olan CMK 273/1 düzenlemesinde süre başlangıcı, gerekçeli hükmün tebliğine bağlanmıştır. Bu nedenle duruşmada kararın öğrenilmesi ile gerekçeli kararın usulüne uygun tebliği birbirinden ayrılmalıdır.

Elektronik tebligat yapılması hâlinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi de dikkate alınmalıdır. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Başvurunun süresinde olup olmadığı belirlenirken tebligatın hukuki tarihi, kanuni süre hesabı ve varsa süreyi etkileyen özel durumlar birlikte değerlendirilmelidir.

İstinaf başvurusunun şekli ve sürenin hesaplanmasına ilişkin genel açıklamalar için ceza istinaf süresi ve başlangıcı başlıklı yazıya bakılabilir.

Mahkeme kanun yolunu veya süreyi yanlış gösterirse ne olur?

CMK 231/2 uyarınca hazır bulunan sanığa başvurabileceği kanun yolları, merci ve süre bildirilmelidir. Kararda yanlış veya eksik kanun yolu bildiriminin bulunması, başvuru hakkının değerlendirilmesinde önem taşır.

Ancak yanlış bildirim, her durumda sürenin kendiliğinden ve sınırsız biçimde uzadığı anlamına gelmez. Somut olayda başvuru süresinin başlangıcı, kanun yolu bildiriminin içeriği ve gerekiyorsa CMK 40 ve devamındaki eski hâle getirme hükümleri değerlendirilmelidir.

HAGB Kararına İstinaf Başvurusu Nasıl Yapılır?

İstinaf başvurusu, HAGB kararını veren mahkemeye sunulacak bir dilekçeyle yapılır. Başvurunun muhatabı ilk derece mahkemesi olmakla birlikte kanun yolu incelemesini görevli bölge adliye mahkemesi ceza dairesi gerçekleştirir.

CMK 273/4 uyarınca sanık ve kanunda belirtilen diğer hak sahiplerinin istinaf dilekçelerinde başvuru nedenlerini göstermemesi inceleme yapılmasına engel değildir. Bununla birlikte hukuka aykırılıkların somut biçimde açıklanması, denetlenmesi istenen meselelerin belirlenmesi bakımından önemlidir.

Başvuru hazırlanırken özellikle şu hususlar değerlendirilmelidir:

  • Kararın tarihi ve kanun yolu: HAGB kararının hangi tarihte verildiği ve uygulanacak kanun yolu belirlenmelidir.
  • Kesinlik sınırı: Açıklanması geri bırakılan cezanın türü ve miktarı incelenmelidir.
  • Delillerin değerlendirilmesi: Mahkemenin mahkûmiyete esas aldığı delillerin hukuka uygunluğu, güvenilirliği ve ispat gücü tartışılmalıdır.
  • Suçun unsurları: Sanığa yüklenen fiilin ilgili suç tipinin maddi ve manevi unsurlarını karşılayıp karşılamadığı açıklanmalıdır.
  • Usul güvenceleri: Savunma hakkının sınırlandırılması, eksik araştırma, gerekçesizlik ve hukuka aykırı delil değerlendirmesi gibi iddialar somutlaştırılmalıdır.
  • HAGB koşulları: CMK 231/5 ve 231/6 hükümlerinin uygulanabilirliği ve varsa özel kanuni yasaklar incelenmelidir.

Kanun yolu dilekçesinin hazırlanmasında yalnızca HAGB koşullarına değil, bu karara dayanak oluşturan mahkûmiyet değerlendirmesine de odaklanılması gerekir. Özellikle HAGB kararının deliller ve savunma hakkı yönünden denetlenmesi, başvurunun kapsamının doğru belirlenmesi açısından önem taşır.

HAGB Kararının İstinaf İncelemesinde Hangi Hususlar Denetlenir?

CMK 231/12, istinaf ve temyiz yolunda kararın ve hükmün usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar bakımından inceleneceğini açıkça düzenlemektedir.

Bu nedenle HAGB kararına yönelik istinaf incelemesinde iki temel alan bulunmaktadır.

1. Açıklanması geri bırakılan hükmün hukuka uygunluğu

Mahkemenin sanığın suç işlediği yönündeki değerlendirmesi hukuken denetlenebilir. Bu kapsamda delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediği, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı, sanığın eylemle bağlantısının ispatlanıp ispatlanmadığı ve gerekçenin yeterliliği önem taşır.

Sanığın HAGB kararından yararlanmış olması, açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet değerlendirmesinin doğru olduğunu kabul ettiği anlamına gelmez.

Bu ayrım, özellikle hukuka aykırı delillerin hükme esas alınması veya mahkûmiyet için yeterli ve hukuka uygun delil bulunmaması iddialarında önem kazanır.

2. HAGB kararının kanuni şartları

İkinci inceleme alanı, HAGB kurumunun doğru uygulanıp uygulanmadığıdır. CMK 231’de belirtilen ceza sınırı, önceki mahkûmiyet durumu, yeniden suç işlemeyeceği yönündeki değerlendirme ve zararın giderilmesi şartları bu kapsamda ele alınabilir.

Ayrıca CMK 231/14 uyarınca işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlarda HAGB hükümleri uygulanamaz. Bu yasakların ihlali de kanun yolu denetiminde gündeme gelebilir.

İncelemede mahkûmiyetin hukuka uygunluğu ile HAGB’nin uygulanma koşulları birbirine karıştırılmamalıdır. Bir hükümde HAGB koşullarının gerçekleşmesi, suçun işlendiğine ilişkin ispat değerlendirmesindeki hukuka aykırılıkları ortadan kaldırmaz.

HAGB Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvurulabilir mi?

HAGB kararları bakımından temyiz mümkündür; ancak her istinaf kararına karşı temyiz yolu açık değildir. CMK 231/12, bölge adliye mahkemesi kararları hakkında CMK 286 hükümlerinin uygulanacağını belirtmektedir.

CMK 286/1 uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri kural olarak temyize tabidir. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasında geniş bir temyiz edilemezlik alanı düzenlenmiştir.

Örneğin CMK 286/2-a kapsamında, ilk derece mahkemesince verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez. Diğer bentlerde de cezanın miktarı, suçun kanuni cezası ve kararın niteliğine bağlı sınırlamalar bulunmaktadır.

Buna karşılık CMK 286/3’te sayılan bazı suçlara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları, ikinci fıkradaki temyiz yasağı kapsamında bulunsa bile temyiz edilebilir.

Dolayısıyla HAGB kararına karşı istinafa başvurulabilmesi, istinaf incelemesinden sonra mutlaka Yargıtaya gidilebileceği anlamına gelmez. Her dosyada CMK 286’nın ilgili bentleri ayrıca uygulanmalıdır.

Temyiz sınırlarının ayrıntıları temyiz edilemeyen ceza kararları başlıklı yazıda açıklanmaktadır.

HAGB kararında temyiz süresi ne kadardır?

Temyize açık kararlar bakımından CMK 291/1 uygulanır. Buna göre temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine tutanağa geçirilmek üzere beyanda bulunularak yapılır.

Temyiz başvurusunda CMK 294 uyarınca hükmün neden bozulmasının istendiği gösterilmeli ve hukuki temyiz sebepleri ortaya konulmalıdır. İstinaftan farklı olarak temyiz incelemesi, esas itibarıyla hukuki denetim niteliğindedir.

İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay HAGB Kararı Verirse Ne Olur?

CMK 231/12, olağan ilk derece mahkemelerinden farklı olarak ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilen HAGB kararlarını ayrıca düzenlemiştir.

Bu durumda CMK 272/3 hükümleri saklı kalmak üzere HAGB kararına karşı temyiz yoluna başvurulabilir.

Ancak burada önemli olan, kararın gerçekten ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmiş olmasıdır. Bölge adliye mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda verdiği karar ile ilk derece mahkemesi olarak verdiği karar aynı kanun yolu rejimine sahip değildir.

1 Haziran 2024 Öncesinde Verilen HAGB Kararlarına Nasıl İtiraz Edilir?

CMK geçici madde 6/2-b uyarınca 1 Haziran 2024 tarihinden önce verilen HAGB kararları bakımından itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu başvurular, 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır.

Dolayısıyla önceki döneme ilişkin bir HAGB kararında, bugün yürürlükte olan istinaf hükümlerinin doğrudan uygulanacağı varsayılmamalıdır.

Eski rejimde itiraz süresi kural olarak kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gündü. Ancak geçmiş tarihli dosyalarda sürenin ve uygulanacak usulün tespiti, karar tarihi ile geçiş hükümlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir.

Ayrıca CMK geçici madde 6/2-c, 1 Haziran 2024 öncesinde verilmiş HAGB kararlarıyla ilgili olarak hükmün daha sonra açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde, 7499 sayılı Kanunla CMK 231/11’de yapılan değişiklikten önceki kanun yolu hükümlerinin uygulanacağını belirtmektedir.

Bu nedenle eski tarihli HAGB kararının denetim süresi içinde sonradan açıklanması hâlinde de geçmiş düzenlemeler önemini koruyabilir. Karar tarihine dayalı diğer ayrıntılar, 7499 sayılı Kanun’un HAGB geçiş hükümleri başlıklı yazıda ayrıca ele alınmaktadır.

Denetim Süresinde HAGB Hükmü Açıklanırsa İstinaf mı, İtiraz mı Yapılır?

HAGB kararı verilmesi ile daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün denetim süresinde açıklanması farklı hukuki işlemlerdir.

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen CMK 231/11’e göre, sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde mahkeme hükmü açıklayabilir. Kanunda belirtilen şartlarda yeni bir mahkûmiyet hükmü kurulması da mümkündür.

Güncel CMK 231/11, bu fıkra uyarınca açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı itiraz yolunu öngörmektedir. İtiraz mercii ise yalnızca söz konusu fıkradaki koşullarla sınırlı bir değerlendirme yapabilir.

Bu hükümdeki itiraz, ilk HAGB kararına karşı CMK 231/12 kapsamında yapılan istinaf başvurusuyla karıştırılmamalıdır. Ayrıca 1 Haziran 2024 öncesinde verilen HAGB kararlarına ilişkin CMK geçici madde 6/2-c’deki özel düzenleme saklıdır.

Güncel CMK 268/1 uyarınca genel itiraz süresi, kanunda farklı bir hüküm bulunmadıkça kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır. İtiraz, kararı veren mercie yapılır; merci itirazı yerinde görmezse dosyayı incelemeye yetkili mercie gönderir.

Denetim süresindeki ihlallerin hükmün açıklanmasına etkisi, HAGB denetim süresinde yeniden suç işlenmesi başlıklı yazıda daha ayrıntılı incelenmektedir.

HAGB Kararına Karşı Kimler Kanun Yoluna Başvurabilir?

CMK 260 uyarınca Cumhuriyet savcısı, sanık, katılan ve kanunda belirtilen diğer ilgililer, başvuru koşulları mevcutsa kanun yollarına müracaat edebilir.

HAGB kararları bakımından da başvuru hakkı olan kişilerin hukuki konumları önem taşır.

  • Sanık: HAGB kararına dayanak oluşturan mahkûmiyet değerlendirmesinin veya HAGB’nin uygulanmasına ilişkin işlemlerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürebilir.
  • Cumhuriyet savcısı: Kanuni koşulların varlığı hâlinde sanığın lehine veya aleyhine başvuruda bulunabilir.
  • Katılan: Kanun yolu başvurusuna elverişli bir karar bulunduğunda usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıkları ileri sürebilir.
  • Katılma talebi karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş kişi: CMK 260 kapsamındaki koşullarla başvurabilir.
  • Müdafi veya vekil: CMK 261 uyarınca temsil ettiği kişinin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yolu başvurusu yapabilir.

Yalnızca suçun ihbar edilmiş olması, her durumda kanun yoluna başvurma hakkı doğurmaz. Özellikle mağdur ve müşteki bakımından suçtan zarar görme ile davaya katılma koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

HAGB Kararının İstinaf Edilmesi Üzerine Ne Olur?

İstinaf başvurusu üzerine görevli bölge adliye mahkemesi ceza dairesi, başvurunun kabul edilebilirliğini ve kararın hukuka uygunluğunu değerlendirir.

CMK 231/12’nin öngördüğü kapsamda inceleme, yalnızca HAGB koşullarının varlığıyla sınırlandırılamaz. Açıklanması geri bırakılan hükme ilişkin maddi ve hukuki değerlendirmeler de usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden denetime tabidir.

İnceleme sonucunda, uygulanabilir kanun yolu hükümleri çerçevesinde başvurunun reddi, hukuka aykırılıkların giderilmesi, bozma veya yeniden yargılama yapılması gibi sonuçlar gündeme gelebilir. Verilecek karar, tespit edilen hukuka aykırılığın niteliğine ve uygulanacak usule bağlıdır.

HAGB kararına karşı başvurunun kabul edilmesi, sanık hakkında kendiliğinden beraat kararı verilmesi anlamına gelmez. Üst mahkemenin incelemesi sonucunda, gerekiyorsa dosyada yeniden karar verilmesi veya yargılamanın ilgili aşamadan sürdürülmesi söz konusu olabilir.

Yargıtay Kararlarında HAGB’nin İstinaf ve Temyiz Denetimi

HAGB kararlarının kanun yolu rejiminde özellikle 1 Haziran 2024 sonrasında verilen kararların, daha önce Yargıtay tarafından incelenmiş dosyalarda hangi mercie götürüleceği tartışılmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 tarihli, E. 2025/200, K. 2026/19 sayılı kararı bu konuda önem taşımaktadır. İncelenen dosyada önceki mahkûmiyet hükmü Yargıtay tarafından bozulmuş, ilk derece mahkemesi bozma sonrasında 27.06.2024 tarihinde HAGB kararı vermiştir.

Ceza Genel Kurulu, uyuşmazlığı 7499 sayılı Kanunla değişen kanun yolu düzenlemesi ve CMK geçici madde 6 kapsamında değerlendirmiş; yeni tarihli HAGB kararının istinaf incelemesine tabi tutulmasına ilişkin yaklaşımı benimseyerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını reddetmiştir.

Kararın önemi, bir dosyanın geçmişte temyiz incelemesinden geçmiş olmasının, daha sonra verilen her yeni HAGB kararını kendiliğinden temyize tabi kılmadığını göstermesidir. Bununla birlikte eski tarihli hükümlere ilişkin özel geçiş hükümleri her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.

Benzer şekilde Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 15.04.2025 tarihli, E. 2024/6491, K. 2025/4496 sayılı kararında, 1 Haziran 2024 sonrasında verilen HAGB kararına yönelik temyiz başvurusu, istinaf başvurusu olarak değerlendirilmek üzere ilgili mercie yönlendirilmiştir.

Bu kararlar, kanun yolu belirlenirken yalnızca yargılamanın başlangıç tarihine veya dosyanın önceki aşamalarına değil, kanun yolu incelemesine konu kararın tarihine ve geçiş hükümlerine bakılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

2026 Yılındaki HAGB Değişikliği Kanun Yolunu Nasıl Etkiledi?

7589 sayılı Kanun, 16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilmiş ve 31 Temmuz 2026 tarihli, 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kanunun 15. maddesi, CMK 231’in beşinci ila on dördüncü fıkralarını yeniden düzenlemiş ve yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2026 düzenlemesinde özellikle şu hususlar önem taşımaktadır:

  • HAGB kararlarına karşı CMK 231/12 kapsamındaki istinaf ve şartları varsa temyiz sistemi korunmuştur.
  • İstinaf ve temyiz incelemesinin karar ve hükme ilişkin usul ve esas yönünden hukuka aykırılıkları kapsadığı açıkça düzenlenmiştir.
  • Denetim süresinde açıklanan veya yeniden kurulan hükme karşı CMK 231/11’de öngörülen sınırlı itiraz yolu korunmuştur.
  • 2024 tarihli değişikliğe bağlı CMK geçici madde 6’nın eski tarihli kararlar bakımından öngördüğü ayrımlar önemini sürdürmektedir.

2026 düzenlemesinin arka planında Anayasa Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli, E. 2024/98, K. 2025/149 sayılı iptal kararı da bulunmaktadır. İptal hükmünün yürürlüğü ertelenmişken kanun koyucu CMK 231’i yeniden düzenlemiştir. Bu nedenle önceki iptal kararına dayanılarak HAGB kurumunun 2026 yılı itibarıyla tamamen ortadan kalktığı sonucuna varılması doğru değildir.

7589 sayılı Kanunla yapılan düzenleme, daha önce kesinleşmiş HAGB kararlarının kendiliğinden yeniden kanun yolu incelemesine açıldığı anlamına da gelmez.

HAGB Kararına Karşı Başvurularda En Sık Yapılan Hatalar

HAGB kararlarında kanun yolunun yanlış belirlenmesi, başvurunun etkili biçimde incelenmesini güçleştirebilir. Uygulamada dikkat edilmesi gereken temel hatalar şunlardır:

  • 1 Haziran 2024 öncesi ve sonrası HAGB kararlarını aynı itiraz rejimine tabi kabul etmek.
  • CMK 231/12’deki istinaf imkânını değerlendirirken CMK 272/3’teki kesinlik sınırlarını göz ardı etmek.
  • İstinaf süresinin başlangıcında gerekçeli kararın tebliğini dikkate almamak.
  • HAGB’nin kanuni şartlarına ilişkin iddialarla yetinip mahkûmiyet değerlendirmesindeki hukuka aykırılıkları incelememek.
  • Her istinaf kararının mutlaka temyiz edilebileceğini düşünmek.
  • CMK 231/11 uyarınca denetim süresinde hükmün açıklanmasına karşı başvuru ile ilk HAGB kararına karşı istinafı birbirine karıştırmak.
  • Eski tarihli HAGB kararlarının sonradan açıklanmasında CMK geçici madde 6/2-c hükmünü uygulamamak.

Doğru başvuru yolu, kararın tarihi, niteliği, açıklanması geri bırakılan hüküm ve ilgili geçiş hükümleri birlikte incelendikten sonra belirlenmelidir.

HAGB İtiraz, İstinaf ve Temyiz Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

HAGB kararına 2026 yılında itiraz edilebilir mi?

2026 yılında ilk derece mahkemesince verilen HAGB kararlarına karşı, CMK 272/3 hükümleri saklı kalmak üzere istinaf yolu uygulanır. Bununla birlikte 1 Haziran 2024 öncesi HAGB kararlarında eski itiraz rejimi korunmuştur. Ayrıca güncel CMK 231/11 kapsamında denetim süresinde açıklanan veya yeniden kurulan hükme karşı sınırlı itiraz yolu bulunmaktadır.

HAGB kararına istinaf süresi kaç gündür?

1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen ve istinafa açık HAGB kararları bakımından genel süre iki haftadır. Süre, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren hesaplanır.

Sanık HAGB kararını kabul etmek zorunda mı?

7499 sayılı Kanunla HAGB kararının verilmesi için sanığın kabul etmesi şartı kaldırılmıştır. Ancak CMK geçici madde 6/2-d gereğince 1 Haziran 2024 öncesinde verilen HAGB kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam olunur. Bu konu, ilk HAGB kararına karşı uygulanacak kanun yolundan ayrı değerlendirilmelidir.

HAGB kararı istinafta beraate dönüşebilir mi?

İstinaf incelemesinde mahkûmiyet değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğu ortaya çıkabilir. Ancak bunun hangi kararla sonuçlanacağı, tespit edilen hukuka aykırılığa ve bölge adliye mahkemesinin uygulayacağı usule bağlıdır. İstinaf başvurusu kendiliğinden beraat sonucu doğurmaz.

Mağdur veya müşteki HAGB kararına karşı istinafa başvurabilir mi?

CMK 260’ta belirtilen kanun yolu başvuru hakkına sahip olan katılanlar ile kanunda öngörülen diğer suçtan zarar gören kişiler, karar istinafa elverişliyse başvuruda bulunabilir. Ancak yalnızca ihbarcı olmak, her durumda kanun yolu başvuru hakkı sağlamaz.

HAGB kararı kesinleşirse sonradan temyiz edilebilir mi?

Olağan istinaf veya temyiz süresi geçerek kesinleşmiş bir karar, sırf sonradan değerlendirme değiştiği için yeniden olağan kanun yoluna götürülemez. Bununla birlikte usulsüz tebligat, eski hâle getirme veya şartları varsa olağanüstü kanun yolları gibi meseleler ayrı hukuki inceleme gerektirir.

Sonuç: HAGB Kararında Doğru Kanun Yolu Nasıl Belirlenir?

HAGB kararına karşı başvuru yolu, yalnızca kararın HAGB olarak adlandırılmasına göre değil, kararın tarihine, türüne ve ilgili kanuni sınırlamalara göre belirlenir.

1 Haziran 2024 tarihinden itibaren verilen HAGB kararlarında, CMK 272/3 hükümleri saklı olmak üzere istinaf; bölge adliye mahkemesi kararlarında ise CMK 286’nın izin verdiği ölçüde temyiz yolu uygulanır. 1 Haziran 2024 öncesi HAGB kararlarında ise geçiş hükümleri nedeniyle eski itiraz rejimi önemini korur. Denetim süresinde hükmün sonradan açıklanması hâlinde ayrıca CMK 231/11 ve geçici madde 6 değerlendirilmelidir.

Başvuru yapılmadan önce karar tarihi, gerekçeli kararın tebliği, kesinlik sınırları, geçiş hükümleri ve ileri sürülecek hukuka aykırılıklar birlikte incelenmelidir. Doğru kanun yolunun seçilmesi, ceza muhakemesinde kararın etkili biçimde denetlenebilmesinin temel koşullarından biridir.

Yazar: Avukat Fatih Sefer