Hagb Nedir? HAGB Şartları ve Sonuçları

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), ceza mahkemesinin sanık hakkında kurduğu mahkûmiyet hükmünün açıklanmasını ve hukuki sonuç doğurmasını belirli koşullara bağlayan bir ceza muhakemesi kurumudur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 231. maddesine göre, hükmedilen cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması ve diğer yasal şartların gerçekleşmesi hâlinde HAGB kararı verilebilir. Sanık, denetim süresini kanuna uygun tamamladığında açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve kamu davasının düşmesine karar verilir. Ancak HAGB, beraat kararı değildir ve bütün hukuki sonuçları ortadan kaldıran koşulsuz bir af niteliği taşımaz.

HAGB hükümleri, 2024 yılında 7499 sayılı Kanun ve 2026 yılında 7589 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiştir. 27 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükte bulunan düzenlemede iki yıllık ceza sınırı korunmuş, sanığın kabulü zorunlu bir şart olarak öngörülmemiş, HAGB kararlarına karşı belirli istisnalar dışında istinaf yolu açık tutulmuş ve işkence, eziyet ile kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle işledikleri belirli kötü muamele suçları HAGB kapsamı dışında bırakılmıştır.

HAGB Nedir, Ne Anlama Gelir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkemenin sanığın isnat edilen suçu işlediği sonucuna ulaşarak bir mahkûmiyet hükmü kurmasına rağmen bu hükmün açıklanmasını geri bırakmasıdır. CMK 231/5 uyarınca, müsadereye ilişkin hükümler dışında, açıklanması geri bırakılan hüküm sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz.

Bu kurumun uygulanabilmesi için öncelikle suçun işlendiğinin hukuka uygun delillerle sabit görülmesi gerekir. Suçun sanık tarafından işlendiği ispatlanamamışsa HAGB değil, koşulları varsa beraat kararı verilmelidir.

HAGB kararının temel özellikleri şunlardır:

  • Mahkeme, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurar ancak hükmün açıklanmasını geri bırakır.
  • Hükmedilen hapis cezası iki yıl veya daha az olmalı ya da adli para cezasına hükmedilmiş bulunmalıdır.
  • Kanunda belirtilen objektif ve takdire bağlı şartlar birlikte değerlendirilir.
  • Sanık, kural olarak beş yıllık denetim süresine tabi tutulur.
  • Denetim süresinin başarıyla tamamlanması hâlinde hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir.
  • Denetim koşullarının ihlali hâlinde mahkeme, kanunda belirtilen esaslara göre hükmü açıklayabilir.

HAGB, mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasıdır; cezanın infazının ertelenmesiyle aynı kurum değildir. Ayrıca sanığın mağdura karşı özel hukuk hükümlerinden kaynaklanan sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

HAGB Şartları Nelerdir?

CMK 231/5 ve 231/6 hükümlerine göre HAGB kararı verilebilmesi için cezanın türü ve miktarı, sanığın geçmiş mahkûmiyetleri, yeniden suç işleme ihtimali ve suçtan kaynaklanan zararın giderilmesi birlikte değerlendirilir.

1. Hükmedilen ceza iki yıl veya daha az olmalıdır

HAGB bakımından esas alınacak ceza, suçun kanunda öngörülen soyut ceza sınırı değil, yargılama sonucunda sanık hakkında belirlenen somut cezadır.

Örneğin, mahkeme tarafından bütün artırma ve indirimler uygulandıktan sonra iki yıl hapis cezasına hükmedilmişse diğer koşulların da bulunması hâlinde HAGB değerlendirilebilir. Buna karşılık sonuç ceza iki yıl bir ay hapis ise genel hükümlere göre HAGB uygulanamaz.

CMK 231/5, adli para cezası bakımından ayrıca iki yıllık hapis sınırına benzer bir süre şartı öngörmemiştir. Bununla birlikte adli para cezası verilmiş olması, diğer HAGB şartlarının aranmayacağı anlamına gelmez.

2. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması gerekir

CMK 231/6-a uyarınca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması gerekir. Bu şart değerlendirilirken önceki mahkûmiyetin niteliği, kesinleşme durumu ve ilgili suçların tarihleri dikkate alınır.

Önceki suçun taksirle işlenmiş olması, tek başına bu bent kapsamında HAGB engeli oluşturmaz. Aynı şekilde, daha önce verilen bir HAGB kararı da açıklanmış ve kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmüyle özdeş değildir. Ancak önceki HAGB kararının denetim süresi devam ediyorsa CMK 231/8’deki ikinci HAGB yasağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 20.11.2013 tarihli, E. 2012/12249, K. 2013/17314 sayılı kararında, önceki HAGB kararının doğrudan kasıtlı suçtan mahkûmiyet şartını ihlal etmediği ve mahkûmiyetin kesinleşmesinin önem taşıdığı açıklanmıştır. Karar eski mevzuat dönemine ait olmakla birlikte mahkûmiyet ile HAGB arasındaki ayrım bakımından önemini korumaktadır.

3. Mahkeme sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varmalıdır

CMK 231/6-b gereğince mahkeme, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını değerlendirerek yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaate varmalıdır.

Bu değerlendirme hâkimin takdir yetkisi kapsamında olmakla birlikte keyfî olamaz. HAGB’nin uygulanmamasına karar veriliyorsa bunun somut dosya koşullarıyla ilişkilendirilebilen, hukuken denetlenebilir bir gerekçesi bulunmalıdır.

Sanığın savunma hakkını kullanması, isnadı reddetmesi veya beraat talep etmesi tek başına yeniden suç işleme ihtimalinin bulunduğunu göstermez. Mahkeme, savunmanın içeriği ile sanığın kişiliği hakkında yapılacak değerlendirmeyi birbirinden ayırmalıdır.

4. Mağdurun veya kamunun uğradığı zarar giderilmelidir

CMK 231/6-c uyarınca suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.

Bu şart, her suçta mutlaka para ödenmesini gerektirmez. Öncelikle suç nedeniyle belirlenebilir bir zararın bulunup bulunmadığı incelenir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli, E. 2008/11-250, K. 2009/13 sayılı kararında HAGB bakımından dikkate alınan zararın esasen maddi zarar olduğu, manevi zararın bu koşul kapsamında değerlendirilmediği kabul edilmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.01.2023 tarihli, E. 2021/3409, K. 2023/51 sayılı kararında da karşılanmamış maddi zarar bulunup bulunmadığının araştırılması ve HAGB şartlarının buna göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Dolayısıyla yalnızca soyut bir zarar varsayımından hareketle HAGB’nin reddedilmesi doğru değildir. Maddi zararın varlığı ve kapsamı, dosyadaki delillere göre belirlenmelidir.

5. Zarar hemen ödenemiyorsa taksitli ödeme mümkün müdür?

Evet. CMK 231/9 gereğince, zarar giderme şartını derhâl yerine getiremeyen sanık hakkında mağdura veya kamuya verilen zararın denetim süresi boyunca aylık taksitlerle tamamen ödenmesi koşuluyla da HAGB kararı verilebilir.

Bu durumda ödeme yükümlülüğünün kapsamı ve yerine getirilmesi önemlidir. Taksitli ödeme kararı, zararın giderilmesi şartının ortadan kalkması anlamına gelmez.

HAGB Hangi Suçlarda Uygulanmaz?

İki yıl veya daha az hapis cezası verilmesi, her suçta HAGB uygulanabileceği anlamına gelmez. CMK 231/14 ve özel kanunlardaki istisnalar ayrıca dikkate alınmalıdır.

16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle yeniden düzenlenen CMK 231/14 uyarınca HAGB hükümleri aşağıdaki suçlar hakkında uygulanmaz:

  • İşkence suçları.
  • Eziyet suçları.
  • Kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar.

Özellikle son grupta fiilin hukuki niteliği, kamu görevlisinin görevle bağlantısı ve kötü muamele yasağının kapsamı birlikte değerlendirilmelidir. Bir suçun yalnızca kamu görevlisi tarafından işlenmiş olması, CMK 231/14’teki bütün şartların kendiliğinden gerçekleştiği anlamına gelmez.

Ayrıca özel kanunlarda HAGB uygulanmasını yasaklayan hükümler bulunabilir. Bu nedenle yalnızca CMK 231’deki genel şartlara bakılarak karar verilemez.

HAGB değerlendirmesinden önce suçun uzlaştırma kapsamında olup olmadığı da incelenmelidir. CMK 231/5, uzlaştırmaya ilişkin hükümleri saklı tutmuştur.

HAGB İçin Sanığın Kabulü Gerekli mi?

Güncel düzenlemede HAGB kararı verilmesi için sanığın kabulü zorunlu bir şart değildir. Sanığın kabulüne ilişkin eski düzenleme 7499 sayılı Kanun döneminde kaldırılmış, 7589 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen CMK 231’de de kabul şartına yer verilmemiştir.

Bununla birlikte 01.06.2024 tarihinden önce verilen HAGB kararları bakımından CMK geçici 6/2-d gereğince sanığın kabulü şartı aranmaya devam eder.

Sanığın kendisini suçsuz görmesi ve beraat istemesi mümkündür. HAGB kararına rağmen suçun sübutuna, delillerin değerlendirilmesine veya usul hükümlerine yönelik hukuka aykırılıklar ilgili kanun yolunda ileri sürülebilir.

Bu nedenle HAGB’nin sanık lehine sonuçlar doğurabilmesi, karardaki suçluluk tespitinin hiçbir şekilde tartışılamayacağı anlamına gelmez.

HAGB Denetim Süresi Kaç Yıldır?

CMK 231/8 uyarınca yetişkin sanıklar hakkında HAGB kararı verilmesi hâlinde denetim süresi beş yıldır.

Denetim süresi içinde mahkeme, bir yılı aşmayan bir süreyle sanık hakkında belirli denetimli serbestlik tedbirleri de öngörebilir. Bunlar mesleki eğitim programına devam etme, gözetim altında çalışma, belirli yerlere gitmeme veya başka uygun yükümlülükleri yerine getirme şeklinde olabilir.

Beş yıllık denetim süresi ile bu süre içinde belirlenebilen en fazla bir yıllık denetimli serbestlik yükümlülüğü aynı şey değildir. Mahkemenin ayrıca yükümlülük belirlememiş olması beş yıllık denetim süresini ortadan kaldırmaz.

CMK 231/8 gereğince denetim süresi boyunca dava zamanaşımı durur.

Denetim süresi başarıyla tamamlanırsa ne olur?

Sanık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemez ve belirlenmiş denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davranırsa CMK 231/10 uyarınca açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak kamu davasının düşmesine karar verilir.

Bu kararın verilmesi, hükmün açıklanması ve düşme koşulları konusunda ayrıntılı bilgi için HAGB denetim süresi sonunda yapılacak işlemler başlıklı yazı incelenebilir.

Denetim süresinde yeniden suç işlenirse ne olur?

CMK 231/11 uyarınca denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranılması hâlinde mahkeme açıklanması geri bırakılan hükmü açıklar.

Ancak kasten yeni suç işlenmesi ile taksirli suç işlenmesi aynı hukuki sonucu doğurmaz. Hükmün açıklanmasına yol açabilecek yeni suçun denetim süresi içinde işlenmiş olması ve bu durumun hukuken tespit edilmesi gerekir.

Yükümlülüklerin yerine getirilememesi hâlinde ise mahkeme, kanundaki şartlara göre cezanın belirli bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni hüküm kurabilir.

Yeni suçun işlendiği tarih, sonraki mahkûmiyetin kesinleşmesi ve hükmün açıklanması sürecindeki ayrımlar HAGB denetim süresinde yeniden suç işlenmesi başlıklı yazıda ayrıca ele alınmaktadır.

Çocuklar Hakkında HAGB Şartları Farklı mı?

Evet. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi, çocuklar hakkında HAGB uygulanmasında özel hükümler içermektedir.

Çocuklar bakımından CMK’daki genel şartlar esas alınmakla birlikte denetim süresi üç yıldır.

Ayrıca 08.08.2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanun ile Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesine iki yeni fıkra eklenmiştir. 18.08.2026 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemelere göre:

  • Adli süreçteki çocuk hakkında HAGB kararı verilmesi hâlinde Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/A maddesindeki yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır.
  • Suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde, çocuk hakkında HAGB kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir.

Zararın az olması istisnası, yetişkin sanıklar hakkında genel bir zarar giderme muafiyeti oluşturmaz. Çocuklar bakımından da diğer yasal HAGB şartlarının değerlendirilmesi gerekir.

HAGB Kararı Adli Sicile İşler mi?

HAGB kararı, kesinleşmiş ve açıklanmış mahkûmiyet hükmüyle aynı hukuki nitelikte değildir. Bu nedenle olağan adli sicilde kesinleşmiş mahkûmiyet olarak değerlendirilmez.

CMK 231/13 gereğince HAGB kararları, bunlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir. Kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde kanunda belirtilen amaç için kullanılabilir.

HAGB’nin adli sicil kaydına, kamu görevine girişe, disiplin işlemlerine veya özel sektör istihdamına etkileri aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir. Bu konular HAGB kararının adli sicile ve iş hayatına etkileri başlıklı yazıda ayrıca açıklanmaktadır.

HAGB Kararında Müsadere Uygulanabilir mi?

Evet. CMK 231/5’in 2026 yılında yürürlükte bulunan metni, müsadereye ilişkin hükümleri HAGB’nin hukuki sonuç doğurmama kuralından açıkça ayırmaktadır.

Bu nedenle sanık hakkında HAGB kararı verilmiş olması, suçla bağlantılı eşya veya kazanç hakkında kanuni koşulları gerçekleşen müsadere kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ancak müsadere için Türk Ceza Kanunu ve ilgili özel mevzuattaki koşulların ayrıca bulunması gerekir. HAGB verilmesi tek başına müsadere şartlarının gerçekleştiğini göstermez. Bu ayrımın kapsamı HAGB’de müsadere kararı başlıklı yazıda incelenmektedir.

HAGB ile Cezanın Ertelenmesi Arasındaki Fark Nedir?

HAGB ve hapis cezasının ertelenmesi birbirinden farklı hukuki kurumlardır.

HAGB’de mahkûmiyet hükmünün açıklanması geri bırakılır ve kanunda belirtilen denetim şartlarına uyulması hâlinde hüküm ortadan kaldırılarak dava düşer.

TCK 51’de düzenlenen hapis cezasının ertelenmesinde ise mahkûmiyet hükmü kurulur ve kesinleşebilir; belirli şartlarla hapis cezasının ceza infaz kurumunda çektirilmesi ertelenir.

CMK 231/7 uyarınca açıklanması geri bırakılan hükümde yer alan hapis cezası aynı zamanda ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. Ancak HAGB denetiminin ihlal edilmesi üzerine CMK 231/11’de belirtilen özel durumlar saklıdır.

Bu kurumların mahkûmiyet, denetim ve infaz sonuçları bakımından karşılaştırması HAGB ile cezanın ertelenmesi arasındaki farklar başlıklı yazıda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

HAGB Kararına İtiraz mı, İstinaf mı Edilir?

HAGB kararlarına karşı başvurulacak kanun yolu, özellikle kararın verildiği tarih bakımından değerlendirilmelidir.

CMK 231/12’nin 7589 sayılı Kanun ile düzenlenen güncel metnine göre, CMK 272/3’teki istinafa kapalı hükümlere ilişkin istisnalar saklı kalmak üzere HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi ise CMK 286 hükümlerine bağlıdır.

İlk derece mahkemesi tarafından verilen ve istinafa tabi olan HAGB kararlarında CMK 273 uyarınca genel başvuru süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.

İstinaf incelemesinde yalnızca HAGB koşulları değil, suçun sübutuna ve kurulan hükme ilişkin usul ve esas yönünden hukuka aykırılıklar da incelenebilir.

Öte yandan CMK 231/11 kapsamında denetim ihlali nedeniyle açıklanan veya yeniden kurulan hükme karşı, güncel kanun metninde itiraz yolu öngörülmüştür. Bu itirazın inceleme kapsamı ilgili fıkradaki koşullarla sınırlıdır. Dolayısıyla ilk HAGB kararına karşı kanun yolu ile denetim ihlali sonrasında açıklanan hükme karşı kanun yolu birbirine karıştırılmamalıdır.

HAGB kararının kaldırılması ya da sanığın beraat etmesi gerektiği iddiasıyla yapılacak HAGB kararına karşı kanun yolu başvurularında, karar tarihi, başvuruya yetkili kişi, kanun yolu türü ve süresi birlikte değerlendirilmelidir.

2024 ve 2026 HAGB Değişiklikleri Eski Kararları Nasıl Etkiler?

HAGB’nin kanuni düzenlemesi Anayasa Mahkemesinin iptal kararları ve bunların ardından gerçekleştirilen kanun değişiklikleri nedeniyle önemli değişiklikler geçirmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli, E. 2022/120, K. 2023/107 sayılı kararıyla HAGB’yi düzenleyen temel hüküm iptal edilmiş, iptal kararının yürürlüğü ertelenmiştir. Bunun ardından 7499 sayılı Kanun ile CMK 231 yeniden düzenlenmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli, E. 2024/98, K. 2025/149 sayılı kararında da HAGB’ye ilişkin düzenlemelerden biri Anayasa’ya aykırı bulunmuş ve iptal hükmünün yürürlüğü dokuz ay ertelenmiştir. Bu süreçte 7589 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle CMK 231’in beşinci ila on dördüncü fıkraları yeniden düzenlenmiş ve ilgili değişiklikler 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

HAGB kurumu, 27 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüktedir. Bununla birlikte geçmişte verilmiş kararların kanun yolu rejimi açısından CMK geçici 6. madde hükümleri önemini korumaktadır.

  • 01.06.2024 tarihinden önce verilen HAGB kararları: CMK geçici 6/2 uyarınca eski itiraz rejimi uygulanmaya devam eder. Bu kararlar bakımından sanığın kabulüne ilişkin önceki şart da korunmuştur.
  • 01.06.2024 ve sonrasında verilen HAGB kararları: Kanuni istisnalar saklı kalmak kaydıyla istinaf ve şartları varsa temyiz rejimi uygulanır. Sanığın kabulü artık zorunlu bir şart değildir.
  • 31.07.2026 tarihli değişiklik: 7589 sayılı Kanun ile CMK 231’in beşinci ila on dördüncü fıkraları yeniden düzenlenmiş ve özellikle HAGB kapsamı dışında kalan suçlara ilişkin hüküm güncellenmiştir.

Önceki HAGB kararlarının kanun yolu ve denetim rejimi bakımından hangi hükümlere tabi olduğu, karar tarihine göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Ayrıntılı açıklamalar için 7499 sayılı Kanun’un HAGB geçiş hükümleri başlıklı yazı incelenebilir.

HAGB Kararı Verilirken Mahkeme Neleri İncelemelidir?

HAGB yalnızca cezanın miktarına bakılarak uygulanabilecek otomatik bir sonuç değildir. Mahkemenin hem suçun sabit olup olmadığını hem de sanığın kişisel durumunu ve HAGB’ye ilişkin şartları hukuken denetlenebilir biçimde değerlendirmesi gerekir.

Uygulamada özellikle şu hususlar önem taşır:

  • Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuka uygun delillere dayanması.
  • Sonuç cezanın HAGB için öngörülen sınıra uygun olması.
  • Önceki mahkûmiyetlerin kasıtlı suç niteliği, kesinleşme durumu ve ilgili tarihlerin incelenmesi.
  • Devam eden başka bir HAGB denetim süresi bulunup bulunmadığının araştırılması.
  • Mağdurun veya kamunun ölçülebilir maddi zararının belirlenmesi.
  • Zarar giderme koşulunun veya taksitli ödeme imkânının değerlendirilmesi.
  • Suçun HAGB uygulanamayacak istisnai suçlardan olup olmadığının belirlenmesi.
  • Yeniden suç işlememe kanaatinin somut gerekçelerle açıklanması.

HAGB değerlendirmesinde sanığın savunma hakları kadar mağdurun etkili kanun yoluna erişimi de önemlidir. Bu nedenle HAGB kararının hukuka uygunluğunun ve savunma imkânlarının değerlendirilmesi, suçun sübutu, mahkûmiyet hükmünün içeriği ve uygulanacak güncel kanun yolu birlikte incelenerek yapılmalıdır.

HAGB Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

HAGB kararı alan kişi suçlu sayılır mı?

HAGB kararı verilebilmesi için mahkemece bir mahkûmiyet hükmü kurulmuş olması gerekir. Ancak bu hükmün açıklanması geri bırakıldığı için karar, kesinleşmiş ve açıklanmış bir mahkûmiyetin bütün hukuki sonuçlarını doğurmaz. HAGB, beraat kararıyla da eşdeğer değildir.

HAGB kararı verilmesi zorunlu mudur?

Hayır. CMK 231/5’te mahkemenin HAGB kararı verebileceği düzenlenmiştir. Kanuni şartların bulunması gerekli olmakla birlikte uygulanıp uygulanmayacağı somut olay kapsamında değerlendirilir. Ret kararının hukuka uygun ve denetlenebilir gerekçeye dayanması gerekir.

İki yıl hapis cezası alan herkes HAGB’den yararlanabilir mi?

Hayır. İki yıllık sonuç ceza sınırı yalnızca şartlardan biridir. Önceki kasıtlı suç mahkûmiyetleri, yeniden suç işlememe kanaati, zarar giderme şartı ve kanuni istisnalar ayrıca incelenir.

HAGB denetim süresi içinde yurt dışına çıkılabilir mi?

HAGB kararı tek başına genel bir yurt dışına çıkış yasağı oluşturmaz. Ancak somut dosyada ayrıca uygulanmış adli kontrol tedbiri veya mahkemece belirlenmiş başka bir hukuki yükümlülük bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.

HAGB denetim süresinde taksirli suç işlenirse hüküm açıklanır mı?

CMK 231/11, yeni suç nedeniyle hükmün açıklanmasını kasten suç işlenmesine bağlamıştır. Bu nedenle yalnızca taksirli bir suç işlenmesi, bu bent kapsamında kasten yeni suç işleme şartını gerçekleştirmez. Bununla birlikte başka bir denetim yükümlülüğünün ihlal edilip edilmediği ayrıca değerlendirilir.

HAGB kararı mağdurun tazminat istemesini engeller mi?

Hayır. HAGB verilmesi mağdurun özel hukuk hükümleri uyarınca ileri sürebileceği tazminat taleplerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak daha önce yapılan ödemelerin ve zararın giderilmesine ilişkin işlemlerin olası tazminat uyuşmazlığında dikkate alınması gerekir.

Sonuç: HAGB Kararında Hangi Hususlar Önemlidir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, belirli şartları taşıyan mahkûmiyet hükümlerinin hukuki sonuç doğurmasını denetim süresine bağlayan özel bir ceza muhakemesi kurumudur. İki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası sınırı, önceki kasıtlı suç mahkûmiyetleri, zarar giderme şartı, suçun niteliği ve sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönündeki kanaat kararın temel unsurlarıdır.

2026 yılında yürürlüğe giren düzenleme uyarınca HAGB uygulanmaya devam etmekte; yetişkinler için beş yıl, çocuklar için üç yıl denetim süresi öngörülmektedir. Denetim süresinin başarılı tamamlanması hâlinde dava düşerken, kanuni koşulların ihlali hükmün açıklanmasına yol açabilir.

Somut dosyada HAGB’nin hukuka uygunluğunu değerlendirirken yalnızca sonuç cezanın miktarına değil, gerekçeli mahkûmiyet hükmüne, önceki mahkûmiyetlerin niteliğine, uygulanacak geçiş hükümlerine ve açık bulunan kanun yollarına birlikte bakılmalıdır.

Yazar: Avukat Fatih Sefer