Ceza Davasında Adli Yardım ve Ücretsiz Avukat

Adli yardım (halk dilinde “ücretsiz avukat”), maddi imkânı bir avukat tutmaya yetmeyen kişilerin savunma hakkından ekonomik nedenlerle yoksun kalmaması için devlet ve barolar tarafından sağlanan hukuki destektir. Ceza muhakemesinde bu ihtiyaç, şüpheli veya sanığın “müdafi seçebilecek durumda olmadığını” beyan ederek CMK m. 150/1 uyarınca kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilmesini istemesi yoluyla karşılanır; ücreti başlangıçta … Devamını oku

Zorunlu Müdafilik Halleri ve Baro Avukatı Atanması

Zorunlu müdafilik, şüpheli veya sanığın isteği olmasa, hatta açıkça avukat istemediğini beyan etse bile kanun gereği kendisine bir müdafi (savunma avukatı) görevlendirilmesi zorunluluğudur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), kişinin çocuk, kendini savunamayacak derecede malul ya da sağır-dilsiz olması veya alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren bir suçtan yargılanması hâllerinde müdafi bulundurulmasını zorunlu … Devamını oku

15 Yaşından Küçük Mağdur Adına Şikâyet: Kanuni Temsilci–Vekil Çelişkisi

Kanuni temsilci vekil çelişkisi yaşandığında, ceza muhakemesinde ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük veya kısıtlı mağdurun davaya katılma, şikâyet ve hükmü temyiz etme iradesini kim kullanır sorusunun cevabı nettir: Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre kanuni temsilcinin iradesine üstünlük tanınır. CMK m. 234/2 uyarınca atanan zorunlu vekil, kanuni temsilciye “yardımcı” konumundadır; onun yerine geçemez. Ancak bu kural … Devamını oku

Mağdur Hakları: Suçtan Zarar Görenin Ceza Muhakemesindeki Hakları

Mağdur hakları, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 233-236. maddeleri ile 237 ve devamındaki katılma hükümlerinde düzenlenir. Suçtan zarar gören kişi, ceza yargılamasında pasif bir izleyici değildir: soruşturma aşamasından itibaren delil toplanmasını isteme, dosyayı inceleme, vekil ile temsil edilme, takipsizlik kararına itiraz etme, kovuşturmada davaya katılma ve katıldığı davada kanun yollarına başvurma haklarına sahiptir. Bu … Devamını oku

Şüpheli ile Sanık Arasındaki Fark Nedir?

Şüpheli ile sanık arasındaki fark, kişinin ceza muhakemesinin hangi evresinde bulunduğuna bağlıdır: soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişi şüpheli (CMK m. 2/1-a), iddianamenin mahkemece kabulüyle kovuşturma evresine geçen kişi ise sanık sıfatını taşır (CMK m. 2/1-b). Bu ayrım yalnızca isimlendirme meselesi değildir; kişinin hangi makam önünde, hangi usul güvenceleriyle ve hangi sıfatla işlem gördüğünü … Devamını oku

Gözaltı Süresi, Şartları ve İtiraz

Gözaltı, yakalanan kişinin Cumhuriyet savcılığınca serbest bırakılmaması hâlinde, soruşturmanın tamamlanması için özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanmasıdır. Gözaltı süresi, fiili yakalama anından itibaren işlemeye başlar ve bireysel suçlarda 24 saati geçemez; toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı bu süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir. Hâkim veya mahkemeye gönderilme için gereken zorunlu yol süresi … Devamını oku

Kamu Davasına Katılma (Müdahillik): Şartları ve Usulü

Kamu davasına katılma (müdahillik), suçtan doğrudan zarar gören kişinin, Cumhuriyet savcısının açtığı kamu davasında yargılamanın tarafı hâline gelmesidir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 237-243. maddelerinde düzenlenen bu kurum, mağdura pasif bir izleyici değil, savcının yanında ancak ondan bağımsız hareket eden bir “bireysel iddia makamı” statüsü kazandırır. Katılma talebi kabul edilen kişi “katılan” (eski deyişle … Devamını oku

Zorla Getirme Kararı Nedir? Şartları, Süresi ve İtiraz

Zorla getirme kararı, ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişinin, gerektiğinde kolluk gücü kullanılarak yargı mercii önünde hazır bulundurulmasını sağlayan bir koruma tedbiridir. Uygulamada “ihzar müzekkeresi” olarak da bilinir ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 146. maddesinde düzenlenmiştir. Kural olarak kişiye önce meşruhatlı davetiye gönderilir; bu davete uyulmazsa zorla getirme kararı verilebilir. Tedbir, ifade alma veya sorgunun sona … Devamını oku

Yakalama Nedir? Şartları ve Yakalanan Kişinin Hakları

Yakalama, suç işlediği şüphesi altındaki kişinin hâkim kararı olmaksızın özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanmasıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 90. maddesinde düzenlenen bu koruma tedbiri, belirli şartlarda hem kolluk görevlileri hem de sıradan vatandaşlar tarafından uygulanabilir. Yakalanan kişiye susma hakkı, müdafi yardımından yararlanma hakkı, yakalamaya itiraz etme hakkı ve yakınlarına haber verilmesi hakkı derhal bildirilmek zorundadır; bu bildirimin … Devamını oku

Tutuklu ve Hükümlünün Avukatla Görüşme Hakkı

Tutuklu, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 154. maddesi uyarınca müdafii ile vekâletname aranmaksızın her zaman ve gizlilik içinde görüşebilir; bu hak hiçbir şekilde kısıtlanamaz. Hükümlü ise farklı bir rejime tabidir: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (CGTİHK) 59. maddesi uyarınca vekâletnamesiz görüşme hakkı en fazla üç görüşmeyle sınırlıdır ve belirli suçlardan mahkûm olan hükümlüler … Devamını oku