Beşiktaş Boşanma Avukatı

Beşiktaş, Boğaz’ın Avrupa yakasında Dolmabahçe’den Bebek’e uzanan, iş merkezleri ile yerleşik konut alanlarının aynı anda bulunduğu bir ilçedir. Levent ve Etiler’deki genel merkezler, Ortaköy ve Kuruçeşme’nin sahil hattı, Ulus’un villa dokusu ile Beşiktaş çarşısının yoğun kiracı nüfusu aynı sınırlar içinde yer alır. İlçede ikamet eden çiftlerde ikinci evlilikler, evlenmeden önce kurulmuş işletmesi ya da ortaklığı olan eşler ve çocuksuz kısa süreli evlilikler görece yaygındır. Bu profil boşanma dosyalarının ağırlık merkezini de değiştirmektedir: uyuşmazlık çoğu zaman velayette değil, evlilikten önce edinilmiş malvarlığı ile evlilik içinde edinilenin nasıl ayrılacağında yoğunlaşır. Eşlerin evlenirken ya da evlilik sürerken bir mal rejimi sözleşmesi yapmış olması, bu tabloyu bütünüyle değiştirir. Beşiktaş boşanma avukatı arayışında olan taraflar için ilk sorulacak soru da budur: yürürlükteki rejim yasal rejim midir, yoksa seçilmiş bir rejim mi?

Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu, Beşiktaş’ta ikamet eden müvekkillerine anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi tasfiyesi davalarında hukuki destek sunmaktadır. Büronun aile hukuku dosyalarını yürüten kurucu ortağı Av. Mehmet Sarıoğlu, İstanbul Adliyesi (Çağlayan) nezdindeki dosyaları takip etmektedir.

Beşiktaş’ta Boşanma Davası Hangi Mahkemede ve Hangi Adliyede Görülür?

Boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi tasfiyesi davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. 4787 sayılı Kanun’un 4. maddesi Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukuna ilişkin ikinci kitabından doğan işleri aile mahkemesine bırakmıştır. Görev kuralına aykırılık, tarafların rızasıyla giderilemez; mahkeme bu hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler.

Yetki ise TMK m. 168’de seçimlik biçimde düzenlenmiştir. Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. İki seçenek arasındaki tercih davacıya aittir; eşler ayrı ilçelerde ya da ayrı illerde oturuyorsa her iki yerleşim yeri de yetkilidir.

Bu yetki kesin nitelikte değildir. Davalı, yetkiye ilişkin itirazını HMK m. 116 ve 117 uyarınca ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde ileri sürmek ve yetkili saydığı mahkemeyi göstermek zorundadır. Cevap süresi geçirildikten sonra yapılan yetki itirazı dikkate alınmaz ve dava, açıldığı yerde sonuçlanır. Uygulamada bu ayrıntının gözden kaçması, tarafların yıllarca uzak bir adliyeye gidip gelmesine yol açmaktadır.

Beşiktaş’ta ikamet eden taraflar bakımından yetkili aile mahkemeleri İstanbul Adliyesi (Çağlayan Adliyesi) bünyesindedir. Adliyenin yargı çevresinde Bayrampaşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Kâğıthane, Sarıyer ve Şişli ilçeleri bulunmaktadır. Eyüpsultan ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun 06.08.2025 tarihli ve 1081 sayılı kararı uyarınca 01.09.2025 tarihinden itibaren Gaziosmanpaşa Adliyesinin yargı çevresine dahil edilmiştir. Aynı adliyede görülen komşu ilçelerdeki süreçler için Şişli, Sarıyer, Beyoğlu, Kâğıthane ve Fatih sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Beşiktaş’ta Boşanma Sürecini Farklı Kılan Etkenler Nelerdir?

İlk etken, evliliğe girerken tarafların halihazırda bir malvarlığına sahip olmasıdır. Evlenmeden önce edinilmiş bir konut, kurulmuş bir işletme ya da devralınmış bir ortaklık payı, evlilik içinde edinilenlerden ayrı tutulur. Ancak bu ayrım kendiliğinden işlemez; evlilik boyunca bu malvarlığına yapılan ödemeler, katılan gelirler ve gerçekleşen değer artışları kendi hesap kurallarına tabidir. Dosyanın büyük bölümünü bu geçişkenliğin çözülmesi oluşturur.

İkinci etken, ikinci evliliklerin ve önceki evlilikten çocuğu bulunan tarafların görece yaygın olmasıdır. Bu dosyalarda taraflar çoğu zaman evlilik öncesinde malvarlığını ayrık tutmayı konuşmuş, kimi zaman noterde bir sözleşme yapmıştır. Yapılmış bir sözleşmenin varlığı kadar şeklinin ve içeriğinin geçerli olup olmadığı da ayrıca incelenmelidir.

Üçüncü etken, çocuksuz ve kısa süreli evliliklerin oranıdır. Velayet ve iştirak nafakası gündeme gelmediğinde uyuşmazlık doğrudan malî sonuçlara kayar; yoksulluk nafakası, tazminat talepleri ve boşanmada mal paylaşımı hesabı dosyanın tek gündemi hâline gelir. Evlilik süresinin kısalığı, hem nafaka takdirinde hem tazminat değerlendirmesinde hâkimin gözettiği ölçütlerden biridir.

Evlilik Sözleşmesi Nedir, Beşiktaş’ta Nasıl Yapılır?

Halk arasında evlilik sözleşmesi denilen belge, hukuk dilinde mal rejimi sözleşmesidir. TMK m. 202 uyarınca eşler arasında kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir; ancak eşler, kanunda öngörülen diğer rejimlerden birini sözleşmeyle seçebilir. Sözleşme TMK m. 203 uyarınca evlenmeden önce ya da evlilik sürerken yapılabilir. Bu, sık sorulan bir sorunun da yanıtıdır: evlilik sözleşmesi yalnızca nikâh öncesine özgü değildir, evliliğin onuncu yılında da yapılabilir.

Şekil şartı kesindir. TMK m. 204 uyarınca sözleşme noterde düzenleme veya onaylama biçiminde yapılır ve taraflarca imzalanır. Bunun tek istisnası, evlenme başvurusu sırasında hangi rejimin seçildiğinin evlendirme memurluğuna yazılı olarak bildirilmesidir. El yazısıyla hazırlanıp imzalanan, tanıklar önünde teati edilen ya da yalnızca yazışmalarda üzerinde anlaşılan metinler geçerli bir mal rejimi sözleşmesi doğurmaz. Sözleşmenin geçerliliği ayrıca ehliyete bağlıdır; TMK m. 205 uyarınca sözleşme ancak ayırt etme gücüne sahip kişilerce yapılabilir, küçük ve kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadır.

Sözleşme özgürlüğü sınırsız değildir. Eşler kendi tasarladıkları karma bir rejim yaratamaz; yalnızca kanunda sayılan rejimlerden birini seçebilirler. Rejim türlerinin karşılaştırması için mal rejimi türleri yazımıza, sözleşmenin hazırlanmasına ilişkin ayrıntılar için evlilik sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Seçimlik Mal Rejimleri Boşanmada Nasıl Sonuç Doğurur?

Mal ayrılığı rejiminde her eş kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkisini korur; boşanmada karşılıklı bir katılma alacağı doğmaz. Bu rejim, malvarlığını tümüyle ayrık tutmak isteyen eşler bakımından en yalın çözümdür; buna karşılık ev işleri ve çocuk bakımı nedeniyle çalışma hayatından uzak kalan eş için sonuçları ağırdır, çünkü diğerinin evlilik içinde edindiği değerler üzerinde hiçbir hak doğmaz.

Paylaşmalı mal ayrılığında kural yine ayrılıktır; ancak ailenin ortak kullanımına özgülenen mallar ile ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlar veya bunların yerine geçen değerler, rejim sona erdiğinde eşler arasında eşit olarak paylaşılır. Konut ve ev eşyası bakımından koruyucu bir denge kuran bu rejimde, zina veya hayata kast sebebiyle boşanma hâlinde hâkimin hakkaniyet gereği paylaşımı azaltması ya da kaldırması mümkündür.

Mal ortaklığında ise ortaklık malları ile eşlerin kişisel malları ayrılır; ortaklık malları üzerinde eşler birlikte hak sahibi olur ve rejim sona erdiğinde kural olarak yarı yarıya paylaşılır. Eşler ortaklığın kapsamını daraltarak yalnızca edinilmiş mallar üzerinde ya da belirli malvarlığı değerleri dışında bir ortaklık da kurabilirler. Yönetim yetkisinin sınırları bu rejimde ayrıntılı düzenlendiğinden, işletme sahibi eşler bakımından günlük ticari hayatta pratik zorluklar doğurabilir.

Uygulamada çoğu zaman gözden kaçan bir seçenek daha vardır: eşler rejimi tümden değiştirmek yerine yasal rejim içinde kalarak sözleşmeyle bazı sonuçları düzenleyebilir. TMK m. 221 uyarınca bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan ve edinilmiş mallara girmesi gereken değerlerin kişisel mal sayılacağı ya da kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağı kararlaştırılabilir. TMK m. 237 ise artık değere katılmada yarı yarıya oran yerine başka bir esasın benimsenmesine imkân tanır; ancak bu tür anlaşmalar, eşlerin ortak olmayan çocuklarının ve onların altsoylarının saklı paylarını zedeleyemez. İşletmesi olan eşlerde çoğu kez rejimi değiştirmek yerine bu iki hükümle kurulan sınırlı bir düzenleme yeterli olmaktadır.

Sözleşmenin sınırı yalnızca rejim türüyle ilgili değildir. Boşanma hâlinde nafaka ödenmeyeceği, velayetin kimde kalacağı ya da tazminat talebinden şimdiden vazgeçildiği yönündeki kayıtlar mal rejimi sözleşmesinin konusu değildir. Velayet ve iştirak nafakası çocuğun üstün yararına ilişkin olduğundan taraf iradesine bırakılmaz; boşanmanın diğer malî sonuçlarına ilişkin anlaşmalar ise ancak açılmış bir davada hâkim tarafından onaylandığında bağlayıcı olur (TMK m. 184). Aynı şekilde aile konutuna ilişkin TMK m. 194’teki koruma, seçilen rejimden bağımsızdır ve sözleşmeyle ortadan kaldırılamaz.

Son olarak zamanın etkisi: rejim değişikliği kural olarak ileriye etkilidir. Sözleşmeden önceki dönem, o dönemde yürürlükte olan rejimin tasfiye kurallarına göre çözülür. Bu nedenle evlilik ortasında yapılan bir sözleşmede, önceki dönemin nasıl tasfiye edileceğinin ayrıca ve açıkça düzenlenmesi gerekir; aksi hâlde boşanmada iki ayrı dönem için iki ayrı hesap yapılır.

Beşiktaş’ta Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmanın koşulları şunlardır: evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya birinin diğerinin davasını kabul etmesi, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve malî sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması. Taraflardan birinin duruşmada hazır bulunmaması hâlinde dava anlaşmalı olarak sonuçlandırılamaz; vekil aracılığıyla temsil bu koşulu karşılamaz.

Mal rejimi sözleşmesi bulunan çiftlerde protokolün sözleşmeyle uyumlu kurulması gerekir. Sözleşmede öngörülen paylaşım esasından ayrılan bir protokol düzenlenecekse, bunun bilinçli bir tercih olduğu ve tarafların sözleşmedeki haklarından bu davaya özgü olarak vazgeçtiği metinde açıkça yer almalıdır. Protokolde ayrıca taşınmazların devir takvimi, üzerlerindeki ipotek ve kalan kredi borcunun kimde kalacağı, ortaklık paylarının durumu ve karşılıklı ibra iradesinin kapsamı yazılmalıdır. Düzenlenmeyen her kalem, boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir tasfiye davasının konusu olabilir.

Beşiktaş’ta Çekişmeli Boşanma Davası Hangi Sebeplere Dayanır?

Türk Medeni Kanunu’nda özel boşanma sebepleri sınırlı sayıdadır: zina (m. 161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m. 162), küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (m. 163), terk (m. 164) ve akıl hastalığı (m. 165). Bunların dışında kalan bütün uyuşmazlıklar, evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebine (m. 166/1) dayandırılır ve uygulamadaki davaların ezici çoğunluğu bu hükümle yürür.

Özel sebeplerde aranan davranış eşin kendi davranışıdır. Kayınvalide, kayınpeder ya da kardeşten gelen hakaret veya baskı, tek başına m. 162 anlamında bir sebep oluşturmaz. Üçüncü kişinin davranışı eşe ancak ona katılması, yönlendirmesi veya müdahaleye sessiz kalarak evlilik birliğini koruma yükümlülüğünü ihlal etmesi ölçüsünde kusur olarak yüklenir ve bu değerlendirme m. 166/1 kapsamında yapılır.

Kusurun ispatı, dosyanın malî sonuçlarını da belirler; maddi ve manevi tazminat talepleri ile yoksulluk nafakası doğrudan kusur dengesine bağlıdır. Delil olarak tanık beyanları, banka ve kart hareketleri, yazışma kayıtları ve sağlık kayıtları kullanılır. Ancak HMK m. 189/2, hukuka aykırı biçimde elde edilmiş delillerin bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını düzenler. Eşin bilgisi dışında ortak konuta yerleştirilen kayıt cihazlarından ya da izinsiz erişilen hesaplardan elde edilen içerikler bu nedenle dosyaya katkı sağlamaz.

Beşiktaş’ta Velayet Kararı Hangi Ölçütlere Göre Verilir?

Velayette belirleyici olan çocuğun üstün yararıdır (TMK m. 182 ve 336). Mahkeme; çocuğun yaşı ve alışkın olduğu düzeni, bakımın fiilen kim tarafından üstlenildiğini, ebeveynlerin çalışma temposunu ve çocukla kurdukları ilişkinin niteliğini birlikte değerlendirir. Gelir düzeyi yüksek olan tarafın velayeti kendiliğinden alacağı yönündeki yaygın kanı doğru değildir; ekonomik güç, ölçütlerden yalnızca biridir ve gerektiğinde iştirak nafakasıyla dengelenir. Aile mahkemesi, 4787 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca görevlendirilen uzmanlardan sosyal inceleme raporu alır ve idrak çağındaki çocuğu dinler. Velayet kendisine bırakılmayan ebeveyn ile çocuk arasında TMK m. 323 uyarınca kişisel ilişki kurulur; koşulların değişmesi hâlinde velayetin değiştirilmesi (m. 183) veya kaldırılması (m. 348) istenebilir. Ölçütlerin ayrıntısı için velayet davası yazımıza bakabilirsiniz.

Beşiktaş’ta Nafaka Davalarında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Dava süresince ödenen tedbir nafakası TMK m. 169’a dayanır. Bu nafaka kusur incelemesinden bağımsızdır; hâkim, tarafların ve varsa çocukların geçimi için gerekli önlemleri talep olmasa dahi alabilir. Boşanma kararıyla birlikte çocuk yönünden iştirak nafakasına, eş yönünden ise koşulları varsa yoksulluk nafakasına hükmedilir.

Yoksulluk nafakası bakımından TMK m. 175’in ölçütü yaygın biçimde yanlış aktarılmaktadır. Hüküm, nafaka isteyen eşin kusursuz olmasını aramaz; aradığı şey kusurunun diğer eşinkinden daha ağır olmamasıdır. Dolayısıyla eşit kusur hâlinde yoksulluk nafakasına hükmedilebilir, talep hakkı yalnızca daha ağır kusurlu eş yönünden kapalıdır. Nafaka, eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması ve diğer eşin malî gücünün bulunması koşuluyla süresiz olarak bağlanır; koşullar değiştiğinde artırılması, azaltılması veya kaldırılması istenebilir (m. 176).

Gelirin maaş dışı kalemler içerdiği dosyalarda tespit ayrı bir çalışma gerektirir. Prim, ikramiye ve kâr payı gibi düzensiz ödemelerin süreklilik taşıyıp taşımadığı incelenir; beyan edilen gelirle yaşam düzeyi arasında açık bir uyumsuzluk varsa banka hareketleri ve harcama kayıtları üzerinden inceleme yapılır. Dava süresince istenecek tedbir nafakasının kapsamı için tedbir nafakası yazımızı inceleyebilirsiniz.

Beşiktaş’ta Konut ve Taşınmazlar Mal Paylaşımına Nasıl Dahil Edilir?

Yasal rejimin geçerli olduğu evliliklerde tasfiye, malların bölüşülmesi biçiminde yürümez. Her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu kesime ilişkin borçlar düşülür ve kalan artık değer bulunur (TMK m. 230 ve 231); diğer eş bu artık değerin yarısı üzerinde katılma alacağı elde eder (m. 236). Ortaya çıkan hak paraya ilişkindir; tapunun yarısının kendiliğinden diğer eşe geçmesi söz konusu değildir. Değerleme sürüm değeri esas alınarak tasfiye anına göre yapılır (m. 232 ve 235) ve konut üzerindeki kalan kredi borcu ilgili mal kesiminden indirilir.

Konutun edinme tarihi sonucu belirler. Evlilik içinde alınan konut edinilmiş maldır; ödenen taksitler için ayrıca bir hesaplama gerekmez. Evlenmeden önce alınan konutta ise tapu kişisel mal olarak kalır ve evlilik içinde edinilmiş malla ödenen taksitler bakımından TMK m. 227 değer artış payı ile m. 230 denkleştirme devreye girer. Peşinatı kimin ödediği mülkiyeti değiştirmez; yalnızca katkı oranının belirlenmesinde dikkate alınır. Kişisel malın piyasa koşullarından kaynaklanan değer artışı ise kural olarak malikin kişisel malında kalır. Bu kalemlerin ayrımı için edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımı yazımıza bakabilirsiniz.

Beşiktaş’ta Aile İçi Şiddet Durumunda Hangi Tedbirler Alınabilir?

6284 sayılı Kanun’da tedbirler, kararı verecek makama göre ikiye ayrılır. Barınma, geçici maddi yardım, psikolojik danışmanlık ve geçici koruma gibi koruyucu tedbirler kural olarak mülki amirden istenir. Şiddet uygulayana yönelik önleyici tedbirler ise aile mahkemesi hâkiminden talep edilir: şiddet tehdidinin durdurulması, müşterek konuttan uzaklaştırılma ve konutun korunan kişiye tahsisi, belirlenen yerlere yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, silahın kolluğa teslimi ve çocukla kişisel ilişkinin sınırlanması ya da refakatçi eşliğinde kurulması bunlar arasındadır.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde koruyucu tedbir kolluk amirince alınabilir ve karar ilk fırsatta yetkili merciin onayına sunulur. Başvuru sırasında delil veya belge sunulması gerekmez. Verilen kararların uygulanması teknik araç ve yöntemlerle takip edilebilir; kamuoyunda “elektronik kelepçe” denilen uygulamanın kanuni dayanağı budur. Karara aykırı davranış hâlinde, fiil ayrıca suç oluştursun ya da oluşturmasın zorlama hapsine hükmedilir.

Boşanma Davası Sürecinde Büromuzun Çalışma Yöntemi

Beşiktaş dosyalarında ilk aşama, yürürlükteki mal rejiminin tespitidir. Noterde yapılmış bir sözleşme varsa örneği temin edilir; şekil koşulunu karşılayıp karşılamadığı, hangi rejimi öngördüğü ve hangi tarihten itibaren yürürlükte olduğu incelenir. Ardından talep kalemleri ayrılır: boşanma, velayet, nafaka ve tazminat aynı davada ileri sürülürken tasfiye ayrı bir dava olarak açılır ve boşanma hükmünün kesinleşmesi beklenir.

Belge envanteri bu ayrıma göre çıkarılır; tapu, ticaret sicili, banka ve sosyal güvenlik kayıtlarından hangilerinin taraflarca sunulacağı, hangilerinin mahkeme aracılığıyla isteneceği baştan belirlenir. Cevap süresi, delil listesi, ön inceleme ve tahkikat takvimi müvekkille paylaşılır ve her duruşma sonrası dosyanın geldiği aşama yazılı olarak bildirilir. Vekâlet ilişkisi ile ücret, Avukatlık Kanunu uyarınca yazılı sözleşmeyle kurulur.

Beşiktaş Boşanma Avukatı Ücreti Ne Kadardır?

Ücret; davanın anlaşmalı mı çekişmeli mi yürüyeceğine, talep kalemlerinin sayısına, tasfiyeye girecek malvarlığının kapsamına ve yargılamanın öngörülen süresine göre belirlenir. Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 4 Kasım 2025 tarihli ve 33067 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bu tarifeye göre aile mahkemelerinde görülen davalarda — boşanma davaları dâhil — maktu asgari ücret 45.000 TL olup, bu tutarın altında ücret kararlaştırılamaz. Aile mahkemelerinin görev alanına giren işlerde katma değer vergisi indirimli oranda uygulandığından, tarife tutarı vergi dâhil 49.500 TL’ye karşılık gelir. İstanbul Barosu’nun yayımladığı tarife ise tavsiye niteliğinde olup bağlayıcı değildir. Avukatlık Kanunu m. 163 ve 164 uyarınca ücret yazılı sözleşmeyle belirlenir; dava konusu değerin bir yüzdesi olarak kararlaştırıldığı hâllerde oran yüzde yirmi beşi aşamaz. Güncel tutarlar için boşanma avukatı ücreti 2026 sayfamıza bakabilirsiniz.

Protokol hazırlanması, hâkim önünde beyan aşaması ve tek celsede sonuçlandırma koşullarını İstanbul anlaşmalı boşanma avukatı sayfamızda İstanbul genelindeki uygulamayla birlikte ele aldık.

Sıkça Sorulan Sorular

Beşiktaş’ta boşanma davası hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m. 4). Yetki bakımından TMK m. 168 seçimlik bir kural getirir; dava, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da eşlerin son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Beşiktaş’ta ikamet edenler bakımından bu mahkemeler İstanbul Adliyesi (Çağlayan) bünyesindeki aile mahkemeleridir.

Evlilik sözleşmesi sadece evlenmeden önce mi yapılabilir?

Hayır. TMK m. 203 uyarınca mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce yapılabileceği gibi evlilik devam ederken de yapılabilir. Evlilik sürerken yapılan sözleşme kural olarak ileriye etkili sonuç doğurur; önceki dönem, o dönemde yürürlükte olan rejimin kurallarına göre tasfiye edilir.

Noterde yapılmayan evlilik sözleşmesi geçerli midir?

Geçerli değildir. TMK m. 204 sözleşmenin noterde düzenleme veya onaylama biçiminde yapılmasını arar; tek istisna, evlenme başvurusu sırasında seçilen rejimin evlendirme memurluğuna yazılı olarak bildirilmesidir. El yazısıyla hazırlanan ya da tanıklar önünde imzalanan metinler mal rejimi sözleşmesi olarak sonuç doğurmaz.

Eşler istedikleri şartları içeren özel bir mal rejimi oluşturabilir mi?

Hayır. Eşler yalnızca kanunda sayılan rejimlerden birini seçebilir; kendi tasarladıkları karma bir rejim yaratamazlar. Buna karşılık yasal rejim içinde kalarak TMK m. 221 uyarınca meslek veya işletme faaliyetinden doğan değerlerin kişisel mal sayılacağını, TMK m. 237 uyarınca da artık değere katılmada farklı bir esas uygulanacağını kararlaştırabilirler.

Mal ayrılığı rejimi seçilirse boşanmada hiçbir talep ileri sürülemez mi?

Mal ayrılığında karşılıklı katılma alacağı doğmaz; her eş kendi malvarlığını korur. Ancak bu durum nafaka ile maddi ve manevi tazminat taleplerini ortadan kaldırmaz. Bu talepler mal rejiminden değil boşanmanın kendisinden doğduğundan, seçilen rejimden bağımsız olarak değerlendirilir.

Evlilik sözleşmesiyle nafaka ödenmeyeceği kararlaştırılabilir mi?

Mal rejimi sözleşmesinin konusu mal rejimidir; nafaka ve velayete ilişkin kayıtlar bu sözleşmeyle bağlayıcı biçimde düzenlenemez. Boşanmanın malî sonuçlarına ilişkin anlaşmalar ancak açılmış bir davada hâkim tarafından onaylandığında geçerlilik kazanır (TMK m. 184). Velayet ve iştirak nafakası ise çocuğun üstün yararına ilişkin olduğundan taraf iradesine bırakılmaz.

Evlenmeden önce kurduğum şirketin payları boşanmada paylaşılır mı?

Evlenmeden önce edinilen paylar kişisel maldır ve paylaşıma tabi tutulmaz. Buna karşılık evlilik içinde bu paylardan elde edilen kâr payı, yasal rejimde kişisel malın geliri olarak edinilmiş mal sayılır. Ayrıca evlilik içinde edinilmiş malla yapılan sermaye artırımı ödemeleri bakımından denkleştirme gündeme gelebilir.

Eşit kusurlu eş yoksulluk nafakası alabilir mi?

Alabilir. TMK m. 175 nafaka isteyen eşin kusursuz olmasını değil, kusurunun diğer eşinkinden daha ağır olmamasını arar. Bu nedenle eşit kusur hâlinde yoksulluk nafakasına hükmedilebilir; talep hakkı yalnızca kusuru daha ağır olan eş bakımından bulunmaz.

Aile konutu üzerindeki koruma sözleşmeyle kaldırılabilir mi?

Kaldırılamaz. TMK m. 194’teki düzenleme seçilen mal rejiminden bağımsızdır; malik eş, diğer eşin açık rızası olmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez ve üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu koruma, mal ayrılığı seçilmiş olsa dahi geçerliliğini sürdürür.

Mal paylaşımı boşanma davasıyla birlikte karara bağlanır mı?

Hayır. Mal rejimi tasfiyesi ayrı bir davanın konusudur ve karar verilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi beklenir. Bu nedenle boşanma davası sürerken tasfiye talepleri aynı dosyada incelenmez.

Beşiktaş Boşanma Avukatı – İletişim

Boşanma sürecinizde hukuki destek almak için Av. Mehmet Sarıoğlu ve Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu’na aşağıdaki kanallardan ulaşabilirsiniz:

Telefon / WhatsApp: 0539 676 32 75

E-posta: bilgi@sarioglusefer.com

Adres: Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul

Bu içerik Av. Mehmet Sarıoğlu tarafından hazırlanmış; Av. Fatih Sefer tarafından incelenip yayına uygun bulunmuştur.