Kâğıthane Boşanma Avukatı

Kâğıthane, Haliç’in kuzeyinde Şişli, Beyoğlu ve Sarıyer arasında merkezi bir konumda yer alan, konut yoğunluğu yüksek bir ilçedir. Çeliktepe, Seyrantepe, Gültepe ve Nurtepe gibi mahallelerde eski yapı stoğunun yenilenmesi sürmekte, buna bağlı olarak taşınmazların hukuki durumu ve değeri hızla değişmektedir. İlçeden gelen aile hukuku dosyalarında dikkat çeken bir başlık, tarafların boşanma kararını henüz vermemiş olmasıdır: eşler birlikte yaşamayı sürdüremediklerini kabul etmekte, ancak evliliği bitirme konusunda kesin bir noktada bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanunu bu ara durumu boşluğa bırakmaz; boşanmaya alternatif olarak ayrılık kararı kurumunu düzenler. Kâğıthane boşanma avukatı ile yapılacak ilk görüşmede bu seçeneğin de tartışılması, sürecin sonraki adımlarını doğrudan etkiler.

Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu, Kâğıthane’de ikamet eden müvekkillerine anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi tasfiyesi davalarında hukuki destek sunmaktadır. Büronun aile hukuku dosyalarını yürüten kurucu ortağı Av. Mehmet Sarıoğlu, İstanbul Adliyesi (Çağlayan) nezdindeki dosyaları takip etmektedir.

Kâğıthane’de Boşanma Davası Hangi Mahkemede ve Hangi Adliyede Görülür?

Aile hukukundan doğan davalarda görevli mahkeme aile mahkemesidir. 4787 sayılı Kanun’un 4. maddesi Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabından doğan dava ve işleri bu mahkemeye bırakmıştır; ayrılık davası da bu kapsamdadır. Görev kuralı kamu düzenine ilişkin olduğundan taraf iradesiyle değiştirilemez.

Yetki TMK m. 168’e göre belirlenir ve hüküm iki yer gösterir: eşlerden birinin yerleşim yeri ile eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer. Tercih davacıya aittir. Eşler ayrı yaşamaya başlamış ve biri başka bir ilçeye taşınmışsa her iki yerleşim yeri de yetkilidir; bu nedenle Kâğıthane’de oturan tarafın davasının zorunlu olarak Çağlayan’da görüleceği söylenemez.

Bu yetki kesin nitelikte değildir. İtiraz edilecekse HMK m. 116 ve 117 uyarınca ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde ve süresinde ileri sürülmeli, yetkili sayılan mahkeme de gösterilmelidir. Süresinde yapılmayan itiraz sonuç doğurmaz ve dava açıldığı yerde görülmeye devam eder.

Kâğıthane’de ikamet eden taraflar bakımından yetkili aile mahkemeleri İstanbul Adliyesi (Çağlayan Adliyesi) bünyesindedir. Adliyenin yargı çevresi Bayrampaşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Kâğıthane, Sarıyer ve Şişli ilçelerinden oluşur. Eyüpsultan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun 06.08.2025 tarihli ve 1081 sayılı kararı uyarınca 01.09.2025 tarihinden itibaren Gaziosmanpaşa Adliyesinin yargı çevresine geçmiştir. Aynı adliyede görülen komşu ilçeler için Şişli, Beyoğlu, Sarıyer, Beşiktaş ve Bayrampaşa sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Kâğıthane’de Boşanma Sürecini Farklı Kılan Etkenler Nelerdir?

İlk etken, sürecin çoğu zaman kesin bir kararla değil fiilî bir ayrılıkla başlamasıdır. Eşlerden biri konuttan ayrılmakta, ancak dava açılmamakta ve bu durum aylarca sürebilmektedir. Bu ara dönemde çocuğun bakımı, konutun kullanımı ve giderlerin karşılanması düzenlenmediğinde uyuşmazlık büyümekte, sonradan açılan davada ise bu dönemin nasıl geçtiği kusur değerlendirmesine yansımaktadır.

İkinci etken, konut giderlerinin ağırlığıdır. Ayrı yaşamaya başlayan eşler için iki ayrı konut yükü doğduğundan, dava süresince ödenecek nafakanın ve konutun kimin kullanımına bırakılacağının erkenden karara bağlanması pratik bir zorunluluk hâline gelir.

Üçüncü etken taşınmazların hukuki durumudur. Yenileme kapsamındaki taşınmazlarda tapunun akıbeti, dönüşüm sürecinde yapılan ödemeler ve alınan kira yardımı, boşanmada mal paylaşımı hesabında ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken kalemlerdir.

Ayrılık Kararı Nedir, Hangi Hâllerde Verilir?

Ayrılık, evliliği sona erdirmeden eşlerin belirli bir süre için ayrı yaşamasına mahkemece karar verilmesidir. Dayanağı TMK m. 170’tir: boşanma sebebi ispatlanmışsa hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir. Aynı hüküm, taleple bağlılık bakımından iki yönlü olmayan bir kural getirir. Dava yalnızca ayrılığa ilişkinse hâkim boşanmaya karar veremez; buna karşılık dava boşanmaya ilişkinse, ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir. Yani boşanma talebiyle açılan bir dava ayrılık kararıyla sonuçlanabilir, ancak bunun tersi mümkün değildir.

Ayrılık kararı verilebilmesi için boşanma sebeplerinden birinin varlığı yine aranır. Kurum, sebebi olmayan eşlere tanınmış bir kolaylık değildir; sebep ispatlanmış olmakla birlikte ortak hayatın yeniden kurulma ihtimalinin bulunduğu hâllerde devreye giren bir sonuç seçeneğidir. Bu nedenle dilekçenin dayandığı sebebin ispatı, ayrılık talebinde de boşanma talebindeki kadar önemlidir. Genel sebebin koşulları için evlilik birliğinin temelinden sarsılması yazımıza bakabilirsiniz.

Sürenin sınırları TMK m. 171’de gösterilmiştir: ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir ve bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar. Süreyi hâkim belirler; tarafların önerdiği süre bağlayıcı değildir.

Ayrılık kararı evliliği sona erdirmediğinden, evlilikten doğan yükümlülüklerin bir bölümü de sürer. Eşler evli kalmaya devam eder, yeniden evlenemez ve karşılıklı miras hakları korunur; sadakat yükümlülüğü de ortadan kalkmaz. Kararın getirdiği şey, ayrı yaşamanın hukuka uygun hâle gelmesi ve bu dönemin koşullarının mahkemece düzenlenmesidir.

Mal rejimi bakımından ayrı bir hüküm bulunmaktadır. TMK m. 180 uyarınca ayrılığa karar verilirse mahkeme, ayrılığın süresine ve eşlerin durumlarına göre aralarında sözleşmeyle kabul edilmiş olan mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir. Bu, ayrılık kararının yalnızca fiilî yaşam düzenini değil malvarlığı ilişkilerini de etkileyebileceği anlamına gelir; talebin bu yönden de değerlendirilmesi gerekir.

Ayrılık Süresi Dolduğunda Ne Olur?

TMK m. 172 bu aşamayı düzenler. Ayrılık süresinin bitiminde ayrılık durumu kendiliğinden sona erer; bunun için ayrıca bir karar alınması gerekmez. Süre dolduğunda iki ihtimal doğar: ortak hayat yeniden kurulmuşsa evlilik olağan seyrine döner, kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

İkinci davanın en pratik yanı, ilk dosyada yapılan çalışmanın boşa gitmemesidir. Aynı hüküm uyarınca boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ile ayrılık süresi içinde ortaya çıkanlar birlikte göz önünde tutulur. Kusur değerlendirmesi bu iki dönemin toplamı üzerinden yapılır; ayrılık süresince gerçekleşen davranışlar da tabloya dahil edilir.

Bu nedenle ayrılık dönemi hukuken boş bir zaman dilimi değildir. Nafakanın düzenli ödenip ödenmediği, çocukla kişisel ilişkinin karara uygun yürütülüp yürütülmediği ve tarafların birbirine yönelik davranışları, sonraki boşanma davasında doğrudan sonuç doğurur.

Ayrılık kararı ile fiilî ayrı yaşamanın karıştırılmaması gerekir. Mahkeme kararı olmaksızın ayrı yaşama, TMK m. 197’de düzenlenen ayrı yaşama hakkı çerçevesinde değerlendirilir: eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşayabilir ve haklı bir sebep varsa hâkimden parasal katkı, konut ile ev eşyasından yararlanma ve malların yönetimine ilişkin düzenleme isteyebilir. Haklı sebep bulunmaksızın ortak konutu terk eden eş bakımından ise terk nedeniyle boşanma davası koşulları gündeme gelebilir. Üç kurumun ayrımı, ayrı yaşamaya başlayan tarafın hukuki durumunu belirlediğinden ilk görüşmede netleştirilmelidir.

Kâğıthane’de Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Anlaşmalı boşanma TMK m. 166/3’e dayanır. Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması ya da birinin diğerinin davasını kabul etmesi, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve malî sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Hâkim, çocukların menfaati bakımından protokolde değişiklik isteyebilir; taraflar kabul etmedikçe boşanmaya karar verilemez.

Bir süredir ayrı yaşayan çiftlerde protokolün en zayıf noktası, ayrı yaşanan döneme ilişkin karşılıklı taleplerdir. Bu dönemde ödenmeyen giderler, biriken nafaka alacağı ya da ortak konutun kullanımından doğan talepler bulunup bulunmadığı açıkça yazılmalıdır. Ayrıca taşınmazların devir takvimi, kalan kredi borcu, ev eşyası ve ziynet eşyası ile karşılıklı ibra iradesinin kapsamı da protokolde yer almalıdır.

Kâğıthane’de Çekişmeli Boşanma Davası Hangi Sebeplere Dayanır?

Özel boşanma sebepleri kanunda sınırlı sayıda düzenlenmiştir: zina (m. 161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m. 162), küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (m. 163), terk (m. 164) ve akıl hastalığı (m. 165). Koşulları oluşmadığında dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebine (m. 166/1) dayandırılır.

Özel sebeplerde aranan davranış eşin kendisine aittir. Eşin ailesinden gelen baskı, hakaret veya müdahale tek başına m. 162 kapsamında değerlendirilmez; üçüncü kişinin davranışı eşe ancak buna katılması, yönlendirmesi ya da müdahaleye sessiz kalarak evlilik birliğini koruma yükümlülüğünü ihlal etmesi ölçüsünde kusur olarak yansır ve değerlendirme m. 166/1 çerçevesinde yapılır.

Delil yönünden tanık beyanları, banka ve kart hareketleri, yazışma kayıtları ve sağlık kayıtları öne çıkar. Hepsinde ortak koşul hukuka uygunluktur: HMK m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı biçimde elde edilmiş deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Ayrı yaşanan dönemde karşı tarafın konutuna ya da hesaplarına izinsiz erişilerek elde edilen içerikler bu kapsamdadır.

Kâğıthane’de Velayet Kararı Hangi Ölçütlere Göre Verilir?

Velayette ölçüt çocuğun üstün yararıdır (TMK m. 182 ve 336). Mahkeme, çocuğun yaşını ve alışkın olduğu düzeni, bakımın fiilen kim tarafından üstlenildiğini, ebeveynlerin çalışma koşullarını ve çocukla kurdukları ilişkinin niteliğini değerlendirir. Aynı ölçütler ayrılık kararı verilen dosyalarda da uygulanır; hâkim ayrılık süresince velayet ile kişisel ilişkiyi düzenler. Aile mahkemesi, 4787 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca görevlendirilen uzmanlardan sosyal inceleme raporu alır ve idrak çağındaki çocuğu dinler. Velayet kendisine bırakılmayan ebeveyn ile çocuk arasında TMK m. 323 uyarınca kişisel ilişki kurulur; kurulacak takvimin kapsamı için çocukla kişisel ilişki kurulması yazımıza bakabilirsiniz. Koşullar değiştiğinde velayetin değiştirilmesi (m. 183) ya da ağır hâllerde kaldırılması (m. 348) istenebilir.

Kâğıthane’de Nafaka Davalarında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Dava süresince ödenecek tedbir nafakasının dayanağı TMK m. 169’dur; kusur incelemesi yapılmaz ve hâkim gerekli önlemleri talep bulunmasa da alabilir. Bu hüküm ayrılık davasında da uygulanır. Ayrılık kararı verilmesi hâlinde ise evlilik sürdüğünden yoksulluk nafakası gündeme gelmez; ayrılık süresince eşe yapılacak parasal katkı ve çocuk yönünden nafaka, ayrılığın koşullarına göre düzenlenir. Talebin kapsamı için tedbir nafakası yazımızı inceleyebilirsiniz.

Boşanma kararıyla birlikte çocuk yönünden iştirak nafakası, eş yönünden ise koşulları varsa yoksulluk nafakası söz konusu olur. TMK m. 175’in ölçütü sıkça yanlış aktarılmaktadır: hüküm, nafaka isteyen eşin kusursuz olmasını değil kusurunun diğer eşinkinden daha ağır olmamasını arar. Eşit kusur hâlinde yoksulluk nafakasına hükmedilebilir; talep hakkı yalnızca kusuru daha ağır olan eş bakımından bulunmaz. Koşullar değişirse nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması istenebilir (m. 176).

Gelirin kayıtla tam örtüşmediği dosyalarda tespit ayrı bir çalışma gerektirir. Küçük esnaf ve düzensiz gelirli çalışanlarda mahkeme; vergi ve sosyal güvenlik kayıtlarının yanında banka hareketlerini, kart harcamalarını ve varlık kayıtlarını inceler, gerektiğinde mali müşavir bilirkişiden rapor alır.

Kâğıthane’de Konut ve Taşınmazlar Mal Paylaşımına Nasıl Dahil Edilir?

Yasal rejimde tasfiye, malların bölüşülmesi biçiminde yürümez. Her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu kesime ait borçlar düşülerek artık değer bulunur (TMK m. 230 ve 231); diğer eş bu artık değerin yarısı üzerinde katılma alacağı elde eder (m. 236). Doğan hak parasaldır. Değerleme sürüm değeri üzerinden ve tasfiye anına göre yapılır (m. 232 ve 235); taşınmaz üzerindeki kalan kredi borcu ilgili mal kesiminden indirilir.

Yenileme kapsamındaki taşınmazlarda üç kalemin ayrılması gerekir. Eski yapının yerine verilen yeni bağımsız bölüm, kişisel malın yerine geçen değer olarak TMK m. 220 çerçevesinde kişisel mal niteliğini korur; buna karşılık süreçte ödenen kira yardımı, kişisel malın geliri olarak TMK m. 219 uyarınca edinilmiş mala dahildir. Evlilik içinde edinilmiş malla yapılan ödemeler ise TMK m. 227 değer artış payı ve m. 230 denkleştirme hükümlerine göre değerlendirilir. Burada sık yapılan bir hataya dikkat çekmek gerekir: kişisel malın yalnızca imar durumundaki değişiklikten ya da piyasa koşullarından kaynaklanan değer artışı, diğer eşe bir alacak doğurmaz. Değer artış payı, diğer eşin katkısının bulunduğu hâllerde gündeme gelir. Ayrıntı için kentsel dönüşümde mal paylaşımı yazımıza bakabilirsiniz.

Kâğıthane’de Aile İçi Şiddet Durumunda Hangi Tedbirler Alınabilir?

6284 sayılı Kanun tedbirleri, kararı verecek makama göre ayırır. Barınma, geçici maddi yardım, psikolojik danışmanlık ve geçici koruma gibi koruyucu tedbirler kural olarak mülki amirden istenir. Şiddet uygulayana yönelik önleyici tedbirler ise aile mahkemesi hâkiminden talep edilir: şiddet tehdidinin durdurulması, müşterek konuttan uzaklaştırma ve konutun korunan kişiye tahsisi, belirlenen yerlere yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, silahın kolluğa teslimi ve çocukla kişisel ilişkinin sınırlanması ya da refakatçi eşliğinde kurulması bunlar arasındadır.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde koruyucu tedbir kolluk amirince alınabilir; karar ilk fırsatta yetkili merciin onayına sunulur. Başvuruda delil ya da belge sunulması aranmaz. Kararların uygulanması teknik araç ve yöntemlerle takip edilebilir; kamuoyunda “elektronik kelepçe” olarak bilinen uygulamanın kanuni karşılığı budur. Karara aykırı davranış hâlinde, fiil ayrıca suç oluştursun veya oluşturmasın zorlama hapsine hükmedilir.

Boşanma Davası Sürecinde Büromuzun Çalışma Yöntemi

İlk görüşmede müvekkilin hedefi netleştirilir: evliliğin sona erdirilmesi mi istenmektedir, yoksa ayrı yaşama düzeninin hukuki güvenceye kavuşturulması mı? Bu ayrım dilekçenin talep sonucunu doğrudan belirler; yalnızca ayrılık talebiyle açılan davada boşanmaya karar verilemeyeceği için talebin baştan doğru kurulması gerekir. Ayrı yaşama hâlihazırda başlamışsa bu dönemin ne zaman ve hangi koşullarda başladığı kayda geçirilir.

Ardından talep kalemleri ayrılır; boşanma ya da ayrılık, velayet, nafaka ve tazminat aynı davada ileri sürülürken mal rejimi tasfiyesi ayrı bir dava olarak açılır. Dava süresince istenecek tedbirler dosyanın açılmasıyla birlikte değerlendirilir. Belge envanteri bu ayrıma göre çıkarılır; tapu, banka ve sosyal güvenlik kayıtlarından hangilerinin taraflarca sunulacağı, hangilerinin mahkeme aracılığıyla isteneceği baştan belirlenir. Yargılama takvimi müvekkille paylaşılır ve her duruşma sonrası dosyanın geldiği aşama yazılı olarak bildirilir. Vekâlet ilişkisi ile ücret, Avukatlık Kanunu uyarınca yazılı sözleşmeyle kurulur.

Kâğıthane Boşanma Avukatı Ücreti Ne Kadardır?

Ücret; davanın anlaşmalı mı çekişmeli mi yürüyeceğine, talep kalemlerinin sayısına, tasfiyeye girecek malvarlığının kapsamına ve yargılamanın öngörülen süresine göre belirlenir. Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 4 Kasım 2025 tarihli ve 33067 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bu tarifeye göre aile mahkemelerinde görülen davalarda — boşanma davaları dâhil — maktu asgari ücret 45.000 TL olup, bu tutarın altında ücret kararlaştırılamaz. Aile mahkemelerinin görev alanına giren işlerde katma değer vergisi indirimli oranda uygulandığından, tarife tutarı vergi dâhil 49.500 TL’ye karşılık gelir. İstanbul Barosu’nun yayımladığı tarife tavsiye niteliğindedir. Avukatlık Kanunu m. 163 ve 164 uyarınca ücret yazılı sözleşmeyle belirlenir; dava konusu değerin bir yüzdesi olarak kararlaştırıldığı hâllerde oran yüzde yirmi beşi aşamaz. Güncel tutarlar için boşanma avukatı ücreti 2026 sayfamıza bakabilirsiniz.

Tarafların uzlaşamadığı dosyalarda yargılamanın nasıl ilerlediğini, delil aşamalarını ve karar sonrası süreci çekişmeli boşanma avukatı olarak yürüttüğümüz çalışmalarla birlikte ilgili sayfamızda ele aldık.

Sıkça Sorulan Sorular

Kâğıthane’de boşanma davası hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m. 4). Yetki bakımından TMK m. 168 seçimlik bir kural getirir; dava, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da eşlerin son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Kâğıthane’de ikamet edenler bakımından bu mahkemeler İstanbul Adliyesi (Çağlayan) bünyesindeki aile mahkemeleridir.

Ayrılık kararı ile boşanma arasındaki fark nedir?

Ayrılık kararı evliliği sona erdirmez; eşlerin belirli bir süre ayrı yaşamasına ve bu dönemin koşullarının mahkemece düzenlenmesine imkân tanır. Eşler evli kalmaya devam eder, yeniden evlenemez ve karşılıklı miras hakları korunur. Boşanma ise evlilik birliğini sona erdirir.

Ayrılık kararı için ayrıca bir boşanma sebebi gerekir mi?

Gerekir. TMK m. 170 uyarınca hâkim, boşanma sebebi ispatlanmışsa boşanmaya veya ayrılığa karar verir. Ayrılık, sebebi bulunmayan eşlere tanınmış bir seçenek değildir; sebep ispatlandığı hâlde ortak hayatın yeniden kurulma ihtimali bulunduğunda gündeme gelir.

Boşanma davası açtım, hâkim ayrılığa karar verebilir mi?

Verebilir. TMK m. 170 uyarınca dava boşanmaya ilişkinse, ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir. Buna karşılık dava yalnızca ayrılığa ilişkinse hâkim boşanmaya karar veremez.

Ayrılık kararı en fazla ne kadar süre için verilir?

TMK m. 171 uyarınca ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir. Bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar ve süreyi hâkim belirler.

Ayrılık süresi dolunca evlilik kendiliğinden biter mi?

Hayır. Süre bitiminde yalnızca ayrılık durumu kendiliğinden sona erer. Ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir; evlilik ancak bu dava sonucunda verilecek kararla sona erer.

Ayrılık süresinde yaşananlar sonraki davada dikkate alınır mı?

Alınır. TMK m. 172 uyarınca boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ile ayrılık süresi içinde ortaya çıkanlar birlikte göz önünde tutulur. Bu nedenle ayrılık dönemindeki davranışlar kusur değerlendirmesine yansır.

Ayrılık kararı mal rejimini etkiler mi?

Etkileyebilir. TMK m. 180 uyarınca ayrılığa karar verilirse mahkeme, ayrılığın süresine ve eşlerin durumlarına göre aralarında sözleşmeyle kabul edilmiş olan mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir.

Dava açmadan ayrı yaşayabilir miyim?

TMK m. 197 uyarınca eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkimden parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma ile malların yönetimine ilişkin düzenleme istenebilir.

Kentsel dönüşümde alınan kira yardımı mal paylaşımına dahil midir?

Eski yapının yerine verilen yeni bağımsız bölüm, kişisel malın yerine geçen değer olarak TMK m. 220 çerçevesinde kişisel mal niteliğini korur. Buna karşılık süreçte ödenen kira yardımı, kişisel malın geliri olarak TMK m. 219 uyarınca edinilmiş mala dahildir ve tasfiyede hesaba katılır.

Eşit kusurlu eş yoksulluk nafakası alabilir mi?

Alabilir. TMK m. 175 nafaka isteyen eşin kusursuz olmasını değil, kusurunun diğer eşinkinden daha ağır olmamasını arar. Eşit kusur hâlinde yoksulluk nafakasına hükmedilebilir; talep hakkı yalnızca kusuru daha ağır olan eş yönünden bulunmaz.

Kâğıthane Boşanma Avukatı – İletişim

Boşanma sürecinizde hukuki destek almak için Av. Mehmet Sarıoğlu ve Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu’na aşağıdaki kanallardan ulaşabilirsiniz:

Telefon / WhatsApp: 0539 676 32 75

E-posta: bilgi@sarioglusefer.com

Adres: Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul

Bu içerik Av. Mehmet Sarıoğlu tarafından hazırlanmış; Av. Fatih Sefer tarafından incelenip yayına uygun bulunmuştur.