Cinsel Taciz Suçu ve Cezası (TCK 105)

Cinsel taciz suçu ve cezası, Türk Ceza Kanunu md. 105’te düzenlenir; failin mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal etmeksizin cinsel amaçlı söz, yazı veya davranışla mağduru rahatsız etmesidir. Temel hâlde ceza 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; çocuğa karşı işlenmesi hâlinde 6 aydan 3 yıla, nitelikli hâllerde (işyeri, dijital ortam, teşhir vb.) ise yarı oranında artırılarak uygulanır.

Cinsel taciz suçu ve cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenen ve kişinin vücut dokunulmazlığının ihlali niteliği taşımaksızın cinsel amaçlı davranışlarla mağdurun rahatsız edilmesini suç olarak tanımlayan bir suç tipidir. Fiziksel teması zorunlu kılan cinsel saldırı (TCK 102) ve cinsel istismar (TCK 103) suçlarından ayrılan temel özelliği, eylemin temassız biçimde gerçekleşmesidir. Telefon mesajlarından işyeri tacizine, teşhircilikten dijital ortam tacizine kadar geniş bir eylem yelpazesini kapsayan TCK 105, uygulamada en çok karıştırılan ve en sık hatalı nitelendirilen suç tiplerinden biridir. Bu makalede cinsel taciz suçu ve cezası; unsurları, nitelikli hâlleri, görevli-yetkili mahkeme, zamanaşımı ve ispat standartları dâhil tüm boyutlarıyla, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları ışığında ele alınmaktadır.

İçindekiler

  1. Cinsel Taciz Suçu Nedir?
  2. Cinsel Taciz Suçunun Unsurları Nelerdir?
  3. TCK 102-103 ile Arasındaki Sınır: Fiziksel Temas Ölçütü
  4. Somut Eylem Türleri
  5. Cinsel Taciz Suçunun Cezası Nedir?
  6. Nitelikli Haller (TCK 105/2)
  7. Cinsel Taciz mi, Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçu mu?
  8. Mağdurun İşi Bırakmak Zorunda Kalması
  9. Dijital Ortamda Cinsel Taciz
  10. İşyerinde Cinsel Taciz
  11. Rıza Cinsel Taciz Suçunu Ortadan Kaldırır mı?
  12. Cinsel Taciz Suçuna Teşebbüs Mümkün müdür?
  13. İştirak Hâlinde Cinsel Taciz Suçu
  14. Diğer Suçlarla İçtima
  15. Şikâyet Şartı ve Uzlaşma
  16. Görevli ve Yetkili Mahkeme
  17. Dava ve Ceza Zamanaşımı
  18. İspat ve Delil Standartları
  19. Hapis Cezası, Adli Para Cezası ve HAGB
  20. Çocuğa Karşı Cinsel Taciz — Özel Kurallar
  21. Memuriyete Etkisi Var mıdır?
  22. Sık Sorulan Sorular
  23. Sonuç

1. Cinsel Taciz Suçu Nedir?

Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü, taciz kelimesini “tedirgin etme, rahatsız etme veya sıkıntı verme” olarak tanımlar. TCK md. 105/1 bu genel tanımı cinsel alana taşıyarak cinsel taciz suçunu, bir kimsenin cinsel amaçlı olarak taciz edilmesi şeklinde düzenlemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2024/58 E., 2024/81 K., 21.02.2024 tarihli kararında bu tanımı şöyle somutlaştırmıştır: cinsel taciz, kişinin vücut dokunulmazlığının ihlali niteliği taşımayan cinsel davranışlarla gerçekleştirilen, cinsel yönden ahlak temizliğine aykırı olarak mağdurun rahatsız edilmesinden ibaret eylemlerdir.

Suçun oluşabilmesi için eylemin cinsel amaç taşıması ve belirli bir kişi veya kişilere yönelik gerçekleştirilmesi zorunludur. Belirsiz bir kalabalığa yönelik cinsel içerikli davranışlar cinsel taciz değil, hayasızca hareketler suçunu (TCK md. 225) oluşturabilir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2022/11292 E., 2023/4267 K., 14.06.2023 tarihli kararında bu ayrımı şöyle belirlemiştir: cinsel amaçlı hareketler doğrudan mağduru hedef alarak gerçekleştirilmişse cinsel taciz, mağduru hedef almadan alenen gerçekleştirilmişse hayasızca hareketler suçu oluşur.

2. Cinsel Taciz Suçunun Unsurları Nelerdir?

Cinsel taciz suçunun oluşabilmesi için kanunda aranan maddi ve manevi unsurların bir arada gerçekleşmesi gerekir.

Fail Kimdir?

Cinsel taciz suçunun faili herhangi bir kişi olabilir; kanun failde özel bir sıfat aramaz. Fail ile mağdurun aynı veya farklı cinsiyette olması suçun oluşumunu etkilemez. Ancak failin kamu görevlisi, işveren, eğitici, vasi veya aile büyüğü gibi bir konumda bulunması, TCK md. 105/2 kapsamında nitelikli hâl doğurabilir.

Mağdur Kimdir?

Mağdur da herkes olabilir; yaş, cinsiyet veya statü bakımından bir sınırlama yoktur. Mağdurun on sekiz yaşından küçük olması, bağımsız bir ağırlaştırıcı neden olarak TCK md. 105/1’in ikinci cümlesinde ayrıca düzenlenmiştir.

Fiil (Hareket Unsuru) Nedir?

Cinsel taciz suçu serbest hareketli bir suçtur; söz, yazı, işaret veya davranış yoluyla işlenebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2020/63 E., 2020/258 K. sayılı kararında eylemin ani ya da devamlı nitelikte gerçekleşebileceğini, tek bir hareketin dahi suçu oluşturmaya yeteceğini belirlemiştir. Eylemin mağdurun vücuduna temas içermemesi ise suçun cinsel saldırı ve cinsel istismardan ayrıldığı temel çizgidir.

Manevi Unsur (Kast) Nedir?

Suçun manevi unsuru kasttır; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin salt rahatsız etme değil, cinsel arzu ve isteklerini tatmin etme amacıyla hareket etmesi gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.03.2015 tarihli, 2014/669 E., 2015/68 K. sayılı kararında bu ilke, cinsel taciz suçunun manevi unsurunun kast olduğu ve failin cinsel amaç gütmesi gerektiği şeklinde ifade edilmiştir. Ahlaki kurallara uygun evlenme teklifi, tanışma isteği veya nazikane bir beğeni ifadesi, cinsel amaç taşımadığı sürece bu unsuru oluşturmaz — bu ayrım aşağıda TCK 123 sınırı başlığında ayrıca ele alınmıştır.

3. TCK 102-103 ile Arasındaki Sınır: Fiziksel Temas Ölçütü

Cinsel taciz suçunu cinsel saldırı (TCK 102) ve cinsel istismar (TCK 103) suçlarından ayıran temel ve mutlak ölçüt fiziksel temastır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2014/342 E., 2017/476 K., 14.11.2017 tarihli kararında bu ilkeyi kesin biçimde belirlemiştir: mağdurun vücuduna fiziksel bir temas söz konusu değilse eylem cinsel taciz; cinsel arzuların tatmini amacıyla fiziksel temasta bulunulması hâlinde ise mağdurun yaşına göre cinsel saldırı veya cinsel istismar suçu oluşmaktadır.

Bu sınırın somut uygulaması Yargıtay kararlarında belirginleşmektedir. Cinsel taciz olarak kabul edilen temassız eylemler şunlardır: mağdura cinsel organ fotoğrafı gösterip “Seni elleyeyim mi” demek (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/18498 E., 2024/8099 K., 02.10.2024); bedensel temas olmaksızın cinsel içerikli sözler sarf etmek (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/16095 E., 2024/8005 K., 01.10.2024); araçta alıkoyarak öpüşmeye zorlamaya çalışan sözler söylemek (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/6773 E., 2023/5482 K., 21.09.2023); pantolonunu indirip mağdurdan da indirmesini istemek (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/3938 E., 2023/6007 K., 05.10.2023); omuza dokunma sonrası cinsel içerikli sorular sormak (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2020/8062 E., 2021/4098 K., 07.06.2021); işyerinde mağdureden hoşlandığını ve öpmek istediğini söyleyip herhangi bir fiziksel temasta bulunmamak (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/8979 E., 2024/3580 K.).

Buna karşın fiziksel temas içerdiği için sarkıntılık veya cinsel saldırı olarak nitelendirilen eylemler şunlardır: mağdureye sarılarak kalçasına dokunmak (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/18361 E., 2023/1579 K., 22.03.2023); yolda yürüyen kişinin kalçasını sıkmak (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/14489 E., 2023/1900 K., 03.04.2023); mağdurun kolunu tutarak kendine çekmek (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2014/342 E., 2017/476 K.).

Uygulamada önemli bir sorun olarak yerel mahkemelerin çocuk mağdurlara yönelik temassız eylemleri hatalı biçimde “çocuğun cinsel istismarı (sarkıntılık)” olarak vasıflandırdığı ve Yargıtay’ın bu hükümleri suç vasfında yanılgı gerekçesiyle “cinsel taciz” olarak bozduğu görülmektedir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2016/4637 E., 2020/5268 K., 25.11.2020).

ÖlçütFiziksel Temas YokFiziksel Temas Var
Uygulanacak MaddeTCK 105 (Cinsel Taciz)TCK 102 / TCK 103 (mağdurun yaşına göre)
ÖrnekCinsel organ gösterip “seni elleyeyim mi” demekSarılıp kalçasına dokunmak
Ceza Aralığı (temel hâl)3 ay – 2 yıl hapis/adli para5 yıl – 10 yıl hapis (TCK 102/1)

4. Somut Eylem Türleri

Cinsel taciz suçu serbest hareketli bir suç tipidir; eylem söz, yazı, işaret veya davranış yoluyla gerçekleştirilebilir. Yargıtay içtihadında cinsel taciz kapsamında değerlendirilen somut eylemler şu başlıklar altında toplanmaktadır.

Sözlü taciz kapsamında değerlendirilenler: cinsel ilişki teklif etmek, cinsel içerikli laf atmak, ıslık çalmak ve sesler çıkarmak Yargıtay tarafından taciz oluşturan davranışlar olarak kabul edilmektedir. Mağdurun rızası olmaksızın yapılan bu tür sesli ve sözlü eylemler, belirli bir kişiye yöneltildiğinin tespiti hâlinde suç oluşturmaktadır.

Teşhir yoluyla taciz: metroda cinsel organ göstermek (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2019/7273 E., 2020/5852 K., 15.12.2020); fiziksel temas olmaksızın cinsel organını gösterip ellemesini istemek (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/13285 E., 2024/6285 K., 25.06.2024); sokakta çocuklara cinsel organ göstermek (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2021/11428 E., 2023/19391 K., 05.06.2023); köşeye sıkıştırıp cinsel organ çıkarmak (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/8132 E., 2023/1255 K., 08.03.2023) — bunların tümü TCK md. 105/2-e kapsamında nitelikli teşhir suretiyle cinsel taciz olarak hükme bağlanmıştır. Bir olayda sanığın arabasıyla yürüyen mağdurenin yanından geçerken cinsel organını göstermesi de aynı şekilde teşhir suretiyle cinsel taciz kabul edilmiştir (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/14807 E., 2023/961 K.).

Dijital ortamda taciz: internet üzerinden mağdureyi soyunmaya zorlayarak fotoğraf çekmek (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2015/9564 E., 2016/1894 K., 29.02.2016); mağduru sanal ortamda soyunmaya zorlamak; internet sitesi mesajları yoluyla taciz (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, 2017/838 E., 2017/786 K.) bu kapsama girmektedir.

Cinsel taciz ile müstehcenlik ayrımı bakımından önemli bir ölçüt belirlenmiştir: müstehcen görüntüleri yalnızca depolamak müstehcenlik suçunu (TCK 226) oluştururken, mağduru sanal ortamda soyunmaya zorlamak cinsel taciz suçunu oluşturmaktadır (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2011/6467 E., 2012/2656 K., 06.03.2012).

5. Cinsel Taciz Suçunun Cezası Nedir?

TCK md. 105/1’e göre cinsel taciz suçunun temel hâlinde ceza 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde bu ceza 6 aydan 3 yıla kadar hapis olarak belirlenir ve bu hâlde adli para cezası seçeneği kanunen kapalıdır.

Suç ŞekliTCK MaddesiCezaKovuşturma
Temel hâl105/13 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezasıŞikâyete bağlı
Çocuğa karşı işlenme105/1 (2. cümle)6 ay – 3 yıl hapisRe’sen kovuşturma
Nitelikli hâller (105/2 a-e)105/2Yukarıdaki cezalar + ½ artırımRe’sen kovuşturma
Mağdur işi bırakmak/okul/aile ayrılmak zorunda kalmışsa105/1 son cümle1 yıldan az olamazRe’sen kovuşturma

6. Nitelikli Haller (TCK 105/2)

TCK md. 105/2, beş bent hâlinde nitelikli hâlleri düzenlemekte ve bu hâllerin varlığı durumunda temel cezanın yarı oranında artırılmasını öngörmektedir. Nitelikli hâllerin gerçekleşmesi durumunda suç şikâyete bağlılıktan çıkar ve re’sen kovuşturulur.

(a) Kamu görevi, hizmet veya aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan yararlanma: Memur, işveren veya aile üyesinin konumundan kaynaklanan otoritenin kullanılmasıyla işlenen tacizlerde bu bent uygulanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2015/208 E., 2019/666 K., 26.11.2019 tarihli kararında işyerinde hiyerarşi veya hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuzun kötüye kullanılmasının bu bent kapsamında değerlendirildiğini hükme bağlamıştır.

(b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren kişiler tarafından işlenmesi: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2024/58 E., 2024/81 K., 21.02.2024 tarihli kararında öğretmenin öğrenciye kitap okutma bahanesiyle ön sıraya oturtup bacaklarına bakmasının eğitici konumundan kaynaklanan nüfuzun kötüye kullanılması kapsamında nitelikli hâli oluşturduğunu belirlemiştir.

(c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanma: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/8958 E., 2023/95 K., 11.01.2023 tarihli kararında işyerinde cinsel içerikli mektup bırakma eylemini bu bent kapsamında değerlendirmiştir. Aynı okulda öğretmen olarak çalışan bir failin meslektaşına yönelik tacizinin de bu bent kapsamına girdiği ve şikâyete tabi olmadığı ayrıca hükme bağlanmıştır (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/5119 E., 2022/12080 K.).

(d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanma: Telefon, WhatsApp, SMS, e-posta, sosyal medya ve diğer dijital iletişim araçları yoluyla gerçekleştirilen cinsel tacizlerde bu bent uygulanır. Bu nitelikli hâl dijital çağın en yaygın taciz biçimlerini kapsamakta olup somut uygulamaları aşağıda ayrıca ele alınmaktadır.

(e) Teşhir suretiyle işlenmesi: Cinsel organın mağdura gösterilmesi yoluyla gerçekleştirilen tacizlerde bu bent uygulanır. Yukarıda somut karar örnekleri verilmiştir.

7. Cinsel Taciz mi, Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçu mu? (TCK 123 Sınırı)

Uygulamada en sık hatalı nitelendirilen ve Yargıtay’ın en çok bozma kararı verdiği sınır, cinsel taciz (TCK 105) ile kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu (TCK 123) arasındaki çizgidir. Ayırt edici ölçüt, sözün veya davranışın açıkça cinsel içerik taşıyıp taşımadığıdır. Israrlı olmak tek başına yeterli değildir; ısrar cinsel amaçla birleşmediği sürece TCK 123 gündeme gelir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2013/429 E., 2015/34 K., 10.03.2015 tarihli kararında bu ayrımı belirleyici ölçüt olarak benimsemiş, cinsel taciz suçunda “cinsel amaç güdülmesi”, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunda ise “sırf huzur bozma maksadı”nın arandığını hükme bağlamıştır. Aynı kararda, ısrarla arayıp “evde misin canım, seni çok özledim, eve geliyorum” şeklinde sözler söylemenin cinsel amaç taşıdığı ve zincirleme cinsel taciz suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.

Bu sınırın TCK 123 lehine çizildiği örnekler: katılana “gözlerin, kaşların çok güzel, sen çok güzelsin” ve telefon numarası isteme şeklinde ısrarlı sözler söylemek, cinsel içerik taşımadığından cinsel taciz değil huzur ve sükûnu bozma suçu sayılmıştır (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/16065 E., 2023/449 K.). Aracına davet edip “araca gel, nereye gideceksen götüreyim” demek de aynı gerekçeyle TCK 123 kapsamında değerlendirilmiştir (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2022/15181 E., 2023/1499 K.). Sadece tanışma ve arkadaşlık teklifinde bulunmak, reddedilir reddedilmez ısrar edilmediği sürece cinsel taciz oluşturmaz (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2023/8076 E., 2023/7133 K.). Israrla takip edip kornaya basarak “tanışabilir miyiz” demek de aynı sınırın diğer tarafında kalır (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/15311 E., 2023/447 K.).

Buna karşın cinsel içerik açıkça mevcutsa, tek bir telefon konuşmasında “sesiniz çok güzel, sizinle tanışmak istiyorum” demek dahi cinsel taciz suçunu oluşturur (Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2019/248 E., 2020/2094 K.). Aradaki fark üsluptaki kabalık veya ısrarın derecesi değil, ifadenin cinsel arzuyu açıkça hedeflemesidir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/16065 E., 2023/449 K. – Katılana hitaben “Gözlerin, kaşların çok güzel, sen çok güzelsin”, “Telefon numaranı verir misin seninle dışarıda da görüşmek istiyorum” şeklinde ısrarlı sözler söylediği anlaşıldığından, mevcut haliyle sanığın, eylemlerinde cinsel taciz içerikli sözünün bulunmaması nedeniyle olayda atılı suçun kanuni unsurları itibarıyla oluşmayıp, mevcut haliyle sübuta eren eyleminin basit yargılama usulüne tabi 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

8. Mağdurun İşi Bırakmak Zorunda Kalması

TCK md. 105/1’in son cümlesi özel bir ağırlaştırıcı neden öngörmektedir: cinsel taciz fiili nedeniyle mağdur işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmışsa verilecek ceza 1 yıldan az olamaz.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2015/208 E., 2019/666 K., 26.11.2019 tarihli kararında bu hükmün uygulanabilmesi için nedensellik bağının kesin olarak kurulması gerektiğini belirlemiştir: mağdurun işi bırakması veya okuldan/ailesinden ayrılması doğrudan cinsel taciz eyleminin sonucu olmalıdır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2019/4669 E., 2020/8524 K., 02.07.2020 tarihli kararında da bu nedensellik bağının ispat yüküne dikkat çekmiştir.

İspat açısından mağdurun işten ayrılma tarihinin taciz eylemleriyle örtüşmesi, istifa dilekçesi veya okul nakil belgesi, ayrılma kararını açıklayan tanık beyanları ve psikolojik destek başvuru kayıtları delil olarak kullanılmaktadır.

9. Dijital Ortamda Cinsel Taciz

TCK md. 105/2-d kapsamındaki elektronik haberleşme araçlarıyla işlenen cinsel taciz, günümüzde en yaygın taciz biçimi hâline gelmiştir. Bu alanda Yargıtay önemli içtihatlar geliştirmiştir.

Tekrarlanan mesajlarda zincirleme suç uygulaması bakımından Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2022/16033 E., 2023/4588 K., 03.07.2023 tarihli kararında belirleyici ilkeyi hükme bağlamıştır: telefon, WhatsApp veya SMS yoluyla farklı zamanlarda gönderilen cinsel içerikli mesajlar, tek bir suç işleme kararı kapsamındaysa TCK md. 105 ve TCK md. 43 birlikte uygulanarak zincirleme cinsel taciz suçu oluşur. Bir başka olayda, mesaj yoluyla gerçekleştirilen nitelikli cinsel tacizin şikâyete tabi olmadığı, mağdurun şikâyetinden vazgeçmesinin davayı düşürmeyeceği ayrıca vurgulanmıştır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2023/1394 E., 2024/1128 K.).

Dijital delillerin değeri bakımından mesaj kayıtları (WhatsApp, SMS), HTS (arama trafiği) kayıtları ve mesaj tespit tutanakları Yargıtay tarafından güçlü delil olarak kabul edilmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2015/208 E., 2019/666 K. sayılı kararında bu delil türlerini ispat ölçütleri arasında saymıştır.

Sosyal medya tacizinde nitelikli hâl bakımından dikkat edilmesi gereken husus şudur: sosyal medya platformları üzerinden yapılan tacizlerde TCK md. 105/2-d nitelikli hâlinin uygulanması için eylemin doğrudan belirli bir kişiye yöneltilmiş olması gerekmektedir. Genel bir paylaşım veya yorum bu nitelikli hâli oluşturmayabilir.

10. İşyerinde Cinsel Taciz

İşyerinde cinsel taciz, TCK md. 105’in en sık uygulama alanı bulan şekillerinden biridir. Bu tür davalarda iki farklı nitelikli hâl gündeme gelebilir: TCK md. 105/2-a (hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kullanılması) ve TCK md. 105/2-c (aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanma).

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2015/208 E., 2019/666 K., 26.11.2019 tarihli kararında işyerinde üst-ast ilişkisinde gerçekleştirilen tacizde TCK md. 105/2-a ve 2-c bentlerinin birlikte uygulanabileceğini; ispatta ise mağdur beyanının tutarlılığı, iftira atmayı gerektirecek bir husumetin bulunup bulunmadığı, mesaj kayıtları, tanık anlatımları ve mağdurun taciz sonrası sergilediği psikolojik tepkilerin esas alındığını belirlemiştir.

Eğitici sıfatıyla gerçekleştirilen tacizlerde TCK md. 62 uyarınca takdiri indirim uygulanmaması hukuka uygun bulunmuş; failin eğitici sıfatıyla eylemini gerçekleştirmesinin kamu vicdanını rencide edici niteliği bu kararın gerekçesi olmuştur (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2023/2243 E., 2023/956 K., 27.03.2023).

11. Rıza Cinsel Taciz Suçunu Ortadan Kaldırır mı?

Evet, belirli koşullarda kaldırır. Cinsel taciz eylemlerinin suç sayılabilmesi için mağdurun rızası hilafına gerçekleştirilmiş olması zorunludur. Rıza açıklama ehliyetine sahip bir kişinin cinsel taciz niteliğindeki bir eyleme TCK md. 26 kapsamında göstereceği rıza, ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran bir hukuka uygunluk nedenidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu ilkeyi 2020/63 E., 2020/258 K. sayılı kararı başta olmak üzere istikrarlı biçimde tekrarlamaktadır.

Çocuk mağdurlar bakımından bu ilke özel bir ayrıma tabidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2023/544 E., 2024/38 K. sayılı kararında, on beş yaşını doldurmamış çocukların rızasının cinsel taciz suçu bakımından hukuka uygunluk nedeni sayılamayacağını, buna karşın on beş yaşını bitirmiş olup on sekiz yaşını tamamlamamış çocukların — fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yetenekleri gelişmiş olmak kaydıyla — göstereceği rızanın TCK md. 26/2 anlamında hukuka uygunluk nedeni oluşturabileceğini hükme bağlamıştır. Bu ayrımın gerekçesi, TCK’nın cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar bölümünde on beş yaş sınırını esas alan sistematiğidir.

Rızanın varlığı her olayda somut koşullara göre değerlendirilir; tarafların ilişkisi, iletişimin karşılıklı olup olmadığı ve mağdurun tepkisi bu değerlendirmede belirleyicidir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2023/544 E., 2024/38 K. – Cinsel taciz eylemlerinin suç olarak kabul edilebilmesi için bu eylemlerin hukuka aykırı olarak, başka bir ifadeyle mağdurun rızası hilafına gerçekleştirilmiş olması zorunludur. Rıza açıklama ehliyetine sahip bulunan bir kişinin, cinsel taciz eylemlerine TCK’nın 26. maddesi kapsamında göstereceği rıza ceza sorumluluğunu kaldıracaktır. […] Birinci kategoride yer alan “onbeş yaşını tamamlamamış” çocukların kendi iradeleriyle serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibarıyla üzerinde mutlak surette tasarruf edebilecekleri bir hak olmadığından, bu haklarının ihlaline yönelik olarak gerçekleştirilen eylemlerle ilgili gösterdikleri rıza, cinsel taciz suçu yönünden bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilemeyecektir. İkinci kategoride yer alan “onbeş yaşını bitirmiş olup da onsekiz yaşını tamamlamamış” çocuklara karşı işlenen “cinsel taciz” suçunda çocukların rızalarının fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş olmaları hâlinde bu suç açısından TCK’nın 26/2. maddesi anlamında hukuka uygunluk nedeni oluşturduğu istikrarlı yargı kararlarıyla kabul edilmektedir.

12. Cinsel Taciz Suçuna Teşebbüs Mümkün müdür?

Cinsel taciz suçu çoğunlukla anlık bir hareketle tamamlanan bir suç olduğundan teşebbüs uygulamada nadiren gündeme gelir. Ancak eylemin icra hareketlerine bölünebildiği, failin elinde olmayan bir nedenle eylemini tamamlayamadığı istisnai durumlarda doktrinde teşebbüs hükümlerinin (TCK md. 35) uygulanabileceği kabul edilmektedir; örneğin failin cinsel taciz amacıyla başladığı icra hareketlerini dışarıdan gelen bir müdahale nedeniyle yarıda bırakması bu ihtimale girebilir. Somut olayda teşebbüsün mi yoksa tamamlanmış suçun mu söz konusu olduğu, failin hareketlerinin hangi aşamada kesildiğine göre ayrı ayrı değerlendirilir.

13. İştirak Hâlinde Cinsel Taciz Suçu

Cinsel taciz suçu birden fazla kişi tarafından birlikte işlenebilir. Failler arasında suçun işlenişine yönelik anlaşma ve fiile icra hareketleriyle katılım bulunuyorsa TCK md. 37 uyarınca müşterek faillik, yalnızca azmettirme veya yardım söz konusuysa TCK md. 38-39 uyarınca şerik sorumluluğu gündeme gelir. Örneğin bir mağdurun birden fazla kişi tarafından sırasıyla veya birlikte cinsel amaçlı sözlere maruz bırakılması, faillerin iştirak iradesinin ispatı hâlinde her birinin TCK md. 105 kapsamında ayrı ayrı cezalandırılmasını gerektirir. İştirak hâlinde her failin cezası, kendi kusur ve katkı derecesine göre TCK md. 40-41 çerçevesinde ayrıca belirlenir.

14. Diğer Suçlarla İçtima

Cinsel taciz suçu uygulamada sıklıkla diğer suçlarla birlikte gündeme gelmektedir. Bu birleşimlerde Yargıtay’ın içtihadı belirleyici önem taşımaktadır.

TCK 105 ve TCK 125 (hakaret) birleşimi: Tek bir fiille hem cinsel taciz hem hakaret suçu oluşmuşsa fikri içtima (TCK md. 44) uygulanarak en ağır cezayı gerektiren suçtan — genellikle cinsel taciz — ceza verilir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2021/30181 E., 2021/25812 K., 01.11.2021; Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2014/45 E., 2015/10201 K., 04.11.2015). Ancak cinsel içerikli mesajların yanı sıra ayrıca hakaret içeren ifadeler de bulunuyorsa her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmektedir (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/16451 E., 2023/4001 K., 07.06.2023).

Cinsel taciz ile çocuğun cinsel istismarı arasında geçitli suç ilişkisi yoktur: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2015/208 E., 2019/666 K. sayılı kararında, çocuğun cinsel istismarı suçunun hemen öncesinde, sırasında veya sonrasında ayrıca cinsel taciz niteliğinde sözler sarf edilmişse ve bu eylemler farklı zamanlarda gerçekleşmişse, zincirleme cinsel taciz ile zincirleme çocuğun cinsel istismarı suçlarının ayrı ayrı oluşacağını hükme bağlamıştır.

15. Şikâyet Şartı ve Uzlaşma

TCK md. 105/1 kapsamındaki temel hâl şikâyete tabidir. Şikâyet hakkı fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde kullanılmalıdır. Şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde davanın düşmesine karar verilmesi zorunludur (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2022/11292 E., 2023/4267 K., 14.06.2023).

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2024/58 E., 2024/81 K., 21.02.2024 tarihli kararında önemli bir ayrımı belirlemiştir: suçun çocuğa karşı işlenmesi ve TCK md. 105/2’deki nitelikli hâllerin varlığı durumunda suç şikâyete tabi olmaktan çıkar, re’sen takip edilir ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. Bu ilke Ceza Genel Kurulu’nun 2023/479 E., 2023/674 K. sayılı kararında da teyit edilmiş; nitelikli hâllerin şikâyete tabi olduğuna dair kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı, aksine ilgili değişikliğin gerekçesinde nitelikli hâllerde soruşturma ve kovuşturmanın şikâyete bağlı olmadığının belirtildiği vurgulanmıştır.

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar CMK md. 253/3 uyarınca uzlaştırma kapsamı dışındadır. TCK 105 şikâyete bağlı bir suç olsa dahi uzlaştırmaya gidilemez. Bu suçun uzlaşma kapsamına giren başka bir suçla birlikte işlenmesi durumunda da uzlaşma hükümleri uygulanamaz. TCK 105 için etkin pişmanlık hükmü de öngörülmemiştir.

16. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli Mahkeme Hangisidir?

Cinsel taciz suçunda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. 5235 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca üst sınırı 10 yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda görev Asliye Ceza Mahkemesi’ne aittir; TCK md. 105’in temel hâlinde üst sınır 2 yıl, nitelikli hâllerde dahi 3 yılı aşmadığından, suçun hiçbir görünümünde Ağır Ceza Mahkemesi görevli değildir.

Yetkili Mahkeme Hangisidir?

CMK md. 12 uyarınca yetkili mahkeme, suçun işlendiği yer mahkemesidir. Cinsel taciz suçunda eylemin gerçekleştiği yer — sözlü veya fiziksel eylemlerde olay yeri, dijital ortamda işlenen tacizlerde ise mesajın gönderildiği veya mağdurun aldığı yer — yetki tayininde esas alınır. Failin ikametgâhı yetki bakımından belirleyici değildir.

17. Dava ve Ceza Zamanaşımı

Dava Zamanaşımı Ne Kadardır?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2024/58 E., 2024/81 K., 21.02.2024 tarihli kararında TCK md. 66 uyarınca cinsel taciz suçunun asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğunu hükme bağlamıştır. Şikâyetçi, bu süre içinde her zaman şikâyet hakkını kullanabilir; ancak temel hâlde ayrıca 6 aylık şikâyet süresi de gözetilmelidir.

Ceza (Kesintili) Zamanaşımı Ne Kadardır?

Aynı kararda, dava zamanaşımını kesen bir işlemin varlığı hâlinde uygulanacak kesintili zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu belirtilmiştir. Kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün infazına ilişkin ceza zamanaşımı ise TCK md. 68 çerçevesinde, hükmedilen cezanın türü ve miktarına göre ayrıca hesaplanır.

18. İspat ve Delil Standartları

Cinsel taciz suçlarında ispat ölçütü olarak “her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil” standardı aranmaktadır. Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2016/4637 E., 2020/5268 K., 25.11.2020 ve Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/11901 E., 2024/168 K., 10.01.2024 tarihli kararlarında mağdurun aşamalardaki çelişkili beyanlarının başka delillerle desteklenmemesi hâlinde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat veya bozma kararı verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Buna karşın mağdurun aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları, kamera kayıtları, sanığın tevilli ikrarı veya tanık anlatımlarıyla desteklendiğinde sübut kabul edilmektedir (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/8132 E., 2023/1255 K.).

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2015/208 E., 2019/666 K. sayılı kararında ispat ölçütlerini şöyle sıralamıştır: mağdurun beyanlarının tutarlılığı, samimiyeti ve zamanlaması; mağdur ile sanık arasında iftira atmayı gerektirecek bir husumetin bulunup bulunmadığı; mesaj kayıtları (WhatsApp, SMS), HTS kayıtları ve mesaj tespit tutanakları; tanık anlatımları ve mağdurun taciz sonrası sergilediği psikolojik tepkiler.

19. Hapis Cezası, Adli Para Cezası ve HAGB

TCK md. 105/1’de hapis ve adli para cezası seçimlik yaptırım olarak öngörülmüştür. Hâkim, suçun işleniş biçimini ve sanığın kişiliğini dikkate alarak doğrudan adli para cezasını tercih edebilir (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/9763 E., 2023/678 K., 15.02.2023).

Ancak kritik bir kural mevcuttur: TCK md. 50/2 uyarınca suç tanımında hapis ve adli para cezası seçenek olarak sunulmuş ve hâkim hapis cezasını tercih etmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez. Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2014/5385 E., 2015/9927 K., 28.10.2015 ve Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/15397 E., 2023/1310 K., 09.03.2023 tarihli kararlarında bu kural kesin biçimde hükme bağlanmıştır.

HAGB uygulaması bakımından TCK md. 105/1’in temel hâlinde ceza üst sınırı 2 yıl olduğundan HAGB kararı verilebilir. Ancak Yargıtay, sanığın geçmişi, sabıkalılığı ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmaması durumunda HAGB uygulanmamasını hukuka uygun bulmaktadır (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/15399 E., 2023/1705 K., 27.03.2023; 2021/16338 E., 2023/4355 K., 15.06.2023). “Mağduriyetin devam etmesi” veya “müştekinin şikâyetinin sürmesi” gibi gerekçelerle HAGB’nin reddedilmesi ise yasal olmayan gerekçe olarak bozma nedeni sayılmaktadır (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2019/7273 E., 2020/5852 K.).

20. Çocuğa Karşı Cinsel Taciz — Özel Kurallar

TCK md. 105’te çocuğa karşı işlenme bağımsız bir yaptırım öngören nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir. Mağdurun on sekiz yaşından küçük olması hâlinde temel ceza 6 aydan 3 yıla kadar hapis olarak belirlenmekte; bu hâlde ayrıca TCK md. 105/2 nitelikli hâllerinden biri de varsa ceza yarı oranında artırılmaktadır (Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2019/8781 E., 2020/4573 K., 18.02.2020). On beş yaşını bitirmiş çocukların rızasının hukuka uygunluk nedeni oluşturabileceğine dair ayrım için yukarıdaki “Rıza” başlığına bakınız.

Uygulamada önemli bir sorun olarak, yerel mahkemelerin çocuk mağdurlara yönelik temassız eylemleri hatalı biçimde “çocuğun cinsel istismarı (sarkıntılık)” olarak nitelendirdiği ve Yargıtay’ın bu kararları “cinsel taciz” olarak bozduğu görülmektedir. Bu yanılgının temel nedeni fiziksel temas ölçütünün yeterince gözetilmemesidir.

Çocuk mağdurlar bakımından zorunlu vekil atanması zorunluluğu da ayrıca vurgulanmalıdır. CMK md. 234/2 uyarınca on sekiz yaşından küçük mağdurlara zorunlu vekil tayin edilmemesi bozma nedenidir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2011/6467 E., 2012/2656 K., 06.03.2012). Suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmaması da usul hatası olarak kabul edilmektedir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2019/7273 E., 2020/5852 K.).

21. Memuriyete Etkisi Var mıdır?

Evet, koşulları gerçekleştiğinde vardır. Cinsel taciz suçu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun memuriyete engel suçları sayan hükmünde ismen zikredilmemiştir; ancak kasten işlenen bir suç olduğundan, bu suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası alınması hâlinde TCK md. 53’te öngörülen sürelerin dolmuş olması dahi memuriyete engel teşkil eder. Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi veya HAGB uygulanması hâlinde ise, henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet doğmadığından bu sonuç genellikle gündeme gelmez. Hâlihazırda memur olan bir kişi bakımından ise disiplin hukuku, ceza yargılamasından bağımsız olarak ayrıca işletilebilir.

22. Sık Sorulan Sorular

WhatsApp’tan cinsel içerikli mesaj atmak suç mudur?

Evet. TCK md. 105/2-d kapsamında elektronik haberleşme araçlarıyla işlenen cinsel taciz nitelikli hâldir ve temel ceza yarı oranında artırılır. Birden fazla mesaj gönderilmişse TCK md. 43 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır. Bu hâlde suç re’sen kovuşturulur, şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.

Cinsel taciz ile cinsel saldırı arasındaki fark nedir?

Temel fark fiziksel temastır. Mağdurun vücuduna fiziksel temas yoksa eylem cinsel taciz (TCK 105); cinsel amaçlı fiziksel temas varsa mağdurun yaşına göre cinsel saldırı (TCK 102) veya cinsel istismar (TCK 103) suçu oluşur.

“Gözlerin çok güzel” demek cinsel taciz sayılır mı?

Hayır. Açık cinsel içerik taşımayan iltifat, tanışma veya evlenme teklifi niteliğindeki ısrarlı sözler Yargıtay tarafından cinsel taciz değil, TCK 123’te düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu kapsamında değerlendirilmektedir. Sözün cinsel arzuyu açıkça hedeflemesi hâlinde ise cinsel taciz oluşur.

Cinsel tacizde mağdurun rızası varsa suç oluşur mu?

Rıza açıklama ehliyetine sahip bir mağdurun TCK md. 26 kapsamında gösterdiği rıza, kural olarak ceza sorumluluğunu ortadan kaldırır. On beş yaşını doldurmamış çocuklarda bu rıza geçerli sayılmaz; on beş-on sekiz yaş grubunda ise mağdurun algılama yeteneği geliştiği ölçüde rıza hukuka uygunluk nedeni oluşturabilir.

Cinsel tacizde hâkim hapis yerine para cezasına hükmedebilir mi?

TCK md. 105/1’de hapis ve adli para cezası seçimliktir. Hâkim doğrudan adli para cezasına hükmedebilir. Ancak hapis cezasını seçerse artık bunu adli para cezasına çeviremez.

Cinsel taciz suçunda görevli mahkeme hangisidir?

Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Suçun temel hâlinde de nitelikli hâllerinde de ceza üst sınırı Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev alanına girmediğinden görev her zaman Asliye Ceza Mahkemesi’ndedir.

Cinsel taciz suçunda HAGB uygulanır mı?

Temel hâlde (3 ay–2 yıl) ceza miktarı bakımından HAGB mümkündür. Ancak sanığın geçmişi ve yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmaması durumunda HAGB verilmeyebilir. “Mağduriyetin devam etmesi” gerekçesiyle HAGB reddedilmesi ise bozma nedenidir.

Taciz nedeniyle işten ayrılmak zorunda kalan mağdur için ceza artıyor mu?

Evet. TCK md. 105/1 son cümlesi uyarınca cinsel taciz fiili nedeniyle mağdur işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmışsa verilecek ceza 1 yıldan az olamaz. Bu durumda nedensellik bağının ispat edilmesi gerekmektedir.

Cinsel taciz şikâyetten vazgeçince dava düşer mi?

Yalnızca temel hâlde (şikâyete bağlı suçlarda) evet. Nitelikli hâllerin varlığında (çocuğa karşı işlenme, dijital ortam, işyeri, teşhir vb.) suç re’sen kovuşturulur ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.

Öğretmen öğrencisine cinsel içerikli mesaj atarsa hangi suç oluşur?

TCK md. 105/2-b (eğitici sıfatıyla) ve TCK md. 105/2-d (elektronik haberleşme araçlarıyla) nitelikli hâlleri birlikte uygulanır. Mağdurun on sekiz yaşından küçük olması hâlinde çocuğa karşı işlenme de devreye girer. Bu üç nitelikli hâlin bir arada gerçekleşmesi cezayı önemli ölçüde artırır ve suç re’sen kovuşturulur.

Cinsel taciz suçu memuriyete engel midir?

Bu suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası alınması, TCK md. 53’teki sürelerin dolmuş olması dahi memuriyete engel teşkil eder. Adli para cezası veya HAGB uygulanması hâlinde bu sonuç genellikle doğmaz.

Cinsel taciz suçunda delil olarak ne kullanılır?

WhatsApp ve SMS mesaj kayıtları, HTS (arama trafiği) kayıtları, mesaj tespit tutanakları, ekran görüntüleri, kamera kayıtları, tanık ifadeleri ve mağdurun psikolojik durumunu belgeleyen uzman raporları başlıca delil türleridir. Dijital delillerin zamanında ve usulüne uygun biçimde toplanması, davanın seyrini doğrudan etkiler.

23. Sonuç

Cinsel taciz suçu ve cezası, TCK md. 105 kapsamında geniş bir eylem yelpazesini kapsayan, dijital çağın gelişimiyle birlikte uygulama alanı hızla genişleyen bir suç tipidir. Fiziksel temas ölçütü, TCK 123 ile çizilen ince sınır, nitelikli hâllerin geniş kapsamı, rızanın hukuka uygunluk nedeni olarak işlevi, seçimlik yaptırım rejiminin yarattığı tercih zorunluluğu ve mağdurun işi bırakmak zorunda kalması hâlindeki özel ağırlaştırıcı neden — tüm bu konular Yargıtay içtihadıyla şekillendirilmiş teknik bir alan oluşturmaktadır.

Hem mağdur hem sanık konumundaki kişilerin suçun nitelendirilmesi, delil toplanması ve usul kurallarına uyum konusunda İstanbul ceza avukatı desteğinden yararlanması telafisi güç hak kayıplarını önlemek açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.