Depozito İadesi: Şartlar ve Hukuki Yollar

Kira sözleşmesinin sona ermesinde depozito iadesi, kiracının verdiği güvence bedelinin, varsa hukuken ileri sürülebilen ve ispatlanan borçlar değerlendirilerek geri verilmesidir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında temel düzenleme Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.342’dir. Kiracının yalnızca evi boşaltması değil, kira ilişkisinin sona ermesi, kiralananın geri verilmesi, güvence bedelinin ödendiğinin ispatı ve tarafların karşılıklı alacaklarının durumu önemlidir. Depozito ödenmezse koşullara göre banka başvurusu, yazılı talep, zorunlu arabuluculuk, alacak davası veya icra takibi gündeme gelebilir.

Kira sonunda depozito iadesi ne zaman ve hangi şartlarla yapılır?

Depozito, kira bedelinden farklı olarak kiraya verenin kira ilişkisinden doğabilecek alacakları için alınan güvencedir. Güvencenin varlığı, kiraya verene bedeli kendiliğinden ve süresiz olarak tutma hakkı vermez. Kira ilişkisi sona erdiğinde kiralananın teslimi ve tarafların borç durumu belirlenir; güvence üzerinde haklı bir talep yoksa kiracıya geri verilmesi gerekir.

İade incelemesinde dört temel soru sorulur: Güvence gerçekten ödendi mi? Kira sözleşmesi hangi tarihte ve hangi yolla sona erdi? Anahtar ve taşınmaz kiraya verene usulüne uygun teslim edildi mi? Kiraya verenin güvenceyle karşılanabilecek, dayanağı ve tutarı belirlenebilir bir alacağı bulunuyor mu? Bu soruların cevabı, sözleşme, banka dekontu, teslim tutanağı, ihtarname ve gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle ortaya konulur.

Güvence bedeli, her koşulda son ayın kira bedeli değildir. Taraflarca geçerli bir mahsup anlaşması yapılmadıkça kiracı son kira ödemesini sırf depozito verdiği gerekçesiyle durdurmamalıdır. Öte yandan kiraya veren de yalnızca ‘masraf çıkabilir’ düşüncesiyle, hiçbir somut hesap yapmadan güvenceyi elinde tutamaz. Özellikle yazılı bir iade koşulu varsa önce bu koşulun kanuna uygunluğu ve gerçekleşip gerçekleşmediği incelenir.

TBK 342’ye göre depozito tutarı ve güvenceyi saklama biçimi

TBK m.342, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıdan istenebilecek sözleşmesel güvenceyi üç aylık kira bedeliyle sınırlar. Bu, her kira sözleşmesinde mutlaka üç aylık depozito alınacağı anlamına gelmez; daha düşük bir tutar kararlaştırılabilir veya hiç güvence istenmeyebilir. Üç aylık sınır, her tür kira ilişkisi için ayrım gözetmeksizin uygulanacak genel bir kural da değildir.

Güvencenin para olarak kararlaştırılması hâlinde kanun, paranın kiraya verenin onayı olmadan çekilemeyecek biçimde vadeli bir tasarruf hesabına yatırılmasını öngörür. Kıymetli evrak güvence olarak veriliyorsa bankaya depo edilmesi düzenlenmiştir. Banka güvencenin iadesini tarafların rızası, kesinleşmiş icra takibi veya kesinleşmiş mahkeme kararı gibi kanuni şartlara bağlar. Ayrıntılı banka hesabı ve bloke usulü, depozitonun bankaya yatırılması başlıklı ayrı makalede ele alınmaktadır.

Uygulamada depozitonun doğrudan kiraya verenin hesabına gönderilmesi ya da elden verilmesiyle de karşılaşılır. Bankada tutulması kuralına uyulmamış olması, tek başına kiracının ödediği güvenceyi geri isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak para fiilen kimin elindeyse, kime karşı hangi talebin yöneltileceği ve ödemenin nasıl ispat edileceği ayrıca önem kazanır.

Depozito iadesinde üç aylık süre ne anlama gelir?

TBK m.342’deki üç ay, bankada tutulan güvencenin serbest bırakılmasına ilişkin özel bir süredir. Kira sözleşmesinin sona ermesinden sonraki üç ay içinde kiraya veren, kiracıya karşı kira ilişkisine ilişkin dava açtığını veya icra ya da iflas takibine giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmezse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür. Bu düzenleme, kiraya verenin elden aldığı bütün depozitoları üç ay boyunca sebepsiz yere bekletebileceği anlamına gelmez.

Sürenin başlangıcı kanun metninde kira sözleşmesinin sona ermesi olarak gösterilmiştir. Bunun hangi tarih olduğu tartışmalıysa fesih, tahliye ve anahtar teslimi belgeleri birlikte değerlendirilir. Bankaya iletilmiş bir başvurunun hukuki etkisi de yalnızca sözlü itirazla değil, kanunda aranan yazılı bildirim ve başlatılmış dava veya takibin varlığı üzerinden incelenir. Bankanın kanuni koşullarla güvenceyi çözmesi, kiraya verenin ayrıca ispatlayabileceği bir zarar veya alacak talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Güvencenin bulunduğu yerİade bakımından temel kuralKontrol edilecek belge
TBK m.342’ye uygun banka hesabıTarafların rızası veya kanunda gösterilen diğer şartlarla çözülür; üç aylık bildirimsizlik hâlinde kiracının talebi önemlidir.Hesap belgesi, sözleşmenin sona erdiği tarih, bankaya bildirim
Kiraya verenin doğrudan aldığı paraKanuni üç aylık banka süresi, kendiliğinden genel ödeme ertelemesi değildir; sözleşme sonu ve borç durumu değerlendirilir.Ödeme dekontu, makbuz, sözleşme, iade talebi
Kiraya verenin mahsup iddiasıKesinti yapılacak borcun kapsamı, dayanağı ve tutarı uyuşmazlığın esasını oluşturur.Hasar bildirimi, fatura, aidat kaydı, ödeme ve teslim belgeleri

Ev teslim edilince depozito otomatik olarak geri alınır mı?

Kiralananın boşaltılması tek başına bütün borçların sona erdiğini ispatlamaz; buna karşılık kiraya verenin her zarar iddiası da iadenin engellenmesi için yeterli değildir. Özellikle anahtarın teslimi, kira ilişkisinin sona erdiği tarihin ve kiralananın geri verildiğinin belirlenmesi bakımından önem taşır. Anahtarın doğrudan teslimi mümkün değilse noter veya uygun hukuki yollarla teslimin belgelendirilmesi gerekebilir.

İmzalı bir çıkış tutanağında teslim tarihi, teslim edilen anahtarlar, sayaç bilgileri, mevcut demirbaşlar ve görünen hasarlar kaydedilebilir. ‘Borcu yoktur’, ‘eksiksiz teslim alındı’ veya ‘depozito iade edildi’ gibi ifadeler gerçeğe uygun yazılmalı; kiracı, henüz almadığı güvenceyi almış gibi gösteren bir belgeyi imzalamanın ispat riskini dikkate almalıdır. Belgeler düzenlenirken fotoğrafların tarihi ve kime ait olduğu da kayıt altına alınmalıdır.

Özellikle kiralananın teslim tutanağı, karşılıklı iddiaların sonradan incelenebilmesini kolaylaştırır. Tutanağın bulunmaması tek başına depozito hakkını ortadan kaldırmaz; ancak fiilî teslim ve taşınmazın durumu başka delillerle ispatlanmak zorunda kalabilir.

Ev sahibi hangi nedenlerle depozitoyu iade etmeyebilir?

Kiraya veren, sözleşmenin ve kanunun izin verdiği kapsamda ödenmemiş kira bedelleri, kiracının sorumluluğundaki kullanım giderleri veya olağan kullanımın ötesindeki zararları ileri sürebilir. Ancak her masraf kiracıya yüklenemez. TBK m.334 uyarınca kiracı, sözleşmeye uygun kullanım nedeniyle ortaya çıkan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir. Kiraya verenin kiralananı yenilemek istemesi, tek başına tüm yenileme bedelini kiracıya yükleme gerekçesi değildir.

Örneğin uzun süre kullanılan bir konutta olağan boya eskimesi ile kapının kırılması, zeminin ağır biçimde tahrip edilmesi veya teslimde bulunması gereken demirbaşın kaybolması aynı hukuki nitelikte değildir. Zararın varlığı kadar kiracıya atfedilebilirliği, onarımın gerçek bedeli ve eskiyen malzemenin yıpranma payı da değerlendirilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 03.07.2019 tarihli, E. 2017/12053, K. 2019/6114 sayılı kararında, depozitodan mahsup edilecek hasarlar belirlenirken olağan yıpranmanın ayrıştırılması ve kötü kullanımdan kaynaklanan bedelden yıpranma payının düşülmesi gerektiği açıklanmıştır.

Hasarın yazılı bildirilmesi neden önemlidir?

TBK m.335 uyarınca kiraya veren, geri verme sırasında taşınmazı gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu görülebilir eksiklik ve ayıpları hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa, kiracı kural olarak söz konusu eksiklikler nedeniyle sorumluluktan kurtulur. Olağan incelemeyle saptanamayan gizli eksiklikler bakımından ise, bunlar öğrenildiğinde derhâl yazılı bildirim yapılması gerekir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 18.09.2018 tarihli, E. 2017/9846, K. 2018/8629 sayılı kararında, anahtar tesliminden sonra süresinde yazılı hasar bildirimi yapılmaması, kiracının hor kullanma sorumluluğu bakımından belirleyici kabul edilmiştir. Bununla birlikte bildirim yapılmış olması, bildirilen her kalemin otomatik olarak gerçek ve kiracının sorumluluğunda sayılması sonucunu doğurmaz; zarar ayrıca ispatlanmalıdır. Kesinti kalemlerinin ayrıntılı değerlendirmesi için depozitodan kesinti makalesine bakılabilir.

Kiracının borcu varsa depozitonun tamamı tutulabilir mi?

İleri sürülen alacak güvence bedelinden azsa, başka geçerli neden bulunmadıkça kalan kısmın iadesi gerekir. Kiraya verenin alacağı güvenceyi aşıyorsa aşan kısım ayrı bir talebe konu edilebilir. Bir zarar dosyasında aynı bedelin hem ayrıca tahsil edilmesi hem de depozitodan yeniden düşülmesi, mükerrer tahsil sorununa yol açar. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 26.05.2014 tarihli, E. 2013/15150, K. 2014/6785 sayılı kararında bağlantılı hasar alacağı dosyasının sonucunun ve ödemenin araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.

İade edilecek depozito tutarı nasıl hesaplanır?

İade hesabının başlangıç noktası, gerçekten verilen güvence tutarı ve türüdür. İlk kira döneminde iki aylık kira karşılığı belirli bir Türk lirası tutarı ödenmiş olması, sözleşmede ayrı bir düzenleme yokken iade günündeki iki aylık güncel kira bedelinin kendiliğinden borç hâline geldiğini göstermez. Aynı şekilde her eski depozitonun yalnız nominal tutar üzerinden kesin olarak ödeneceği de, farklı sözleşmeler ve hukuki durumlar dikkate alınmadan söylenemez.

Güvence TBK m.342 uyarınca vadeli hesapta tutulmuşsa bankadaki para ve hesap şartlarına göre oluşan getiri incelenir. Döviz olarak kararlaştırılıp ödenmiş güvence yönünden ödeme para birimi, sözleşmedeki iade şartı, uygulanabilecek para mevzuatı ve taleple bağlılık değerlendirilir. Çok eski sözleşmelerde paranın değer kaybına ilişkin Yargıtay uygulamaları bulunsa da tek bir enflasyon katsayısıyla bütün kira depozitolarını güncelleyen genel bir kanun kuralı bulunmamaktadır.

Örnek olarak kiracı tarafından 25.000 TL güvence ödenmiş, kiracıya yüklenebilecek ve ispatlanmış borç toplamı 4.000 TL belirlenmiş olsun. Faiz, hesap getirisi ve başka uyuşmazlık olmadığı varsayımında aritmetik bakiye 21.000 TL’dir. Buna karşılık 4.000 TL’lik masrafın olağan eskimeye mi yoksa kötü kullanıma mı dayandığı tartışmalıysa, hesap yapılmadan önce bu kalemin hukuken istenebilir olup olmadığı çözülmelidir. Bu örnek yalnız hesap mantığını açıklamak içindir.

Depozito iadesi için faiz istenebilir mi?

Koşulları oluşmuş bir para alacağının zamanında ödenmemesi hâlinde faiz talep edilebilir. Ancak faizin başlangıcını her olayda yalnızca taşınmazın boşaltıldığı güne bağlamak doğru değildir. İade vadesinin sözleşmeyle kararlaştırılması, alacağın ne zaman muaccel olduğu, ihtar ve temerrüt tarihi ile bankadaki güvenceye ilişkin özel düzenleme birlikte incelenir. TBK m.117, muaccel borçta kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüdü düzenler; belirli ifa günü gibi istisnalar saklıdır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 08.05.2018 tarihli, E. 2017/7819, K. 2018/4792 sayılı kararında, tarafların tahliyeden sonraki bir aylık iade koşulu dikkate alınmadan daha erken tarihten faiz yürütülmesi isabetli bulunmamıştır. Dolayısıyla güvenceyi geri isteyen kiracının yazılı talebinde iade edilecek tutarı, varsa sözleşmesel vadeyi ve ödeme isteğini açıkça belirtmesi önemlidir.

31 Temmuz 2026 tarihli değişiklikle 3095 sayılı Kanun m.1’de kanuni faiz hesabı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının belirli reeskont oranına endekslenmiştir. Somut dosyada temerrüt faizi türü ve uygulanacak oran, faiz işleyen dönemlere göre ayrı belirlenmelidir; önceki yılların oranı tüm döneme uygulanmamalıdır. Bu nedenle burada sabit bir güncel faiz yüzdesi veya varsayımsal toplam faiz tutarı verilmemektedir.

Ev sahibi depozitoyu vermezse ne yapılır?

Depozito iadesi talebinde ilk adım, güvenceye ilişkin belgeleri ve varsa kiraya verenin kesinti gerekçesini netleştirmektir. İzlenecek yol şu sırayla değerlendirilebilir:

  1. Ödeme ve teslimi belgelendirin: Kira sözleşmesi, depozito dekontu veya makbuzu, anahtar teslim yazısı, tahliye tutanağı ve fotoğrafları bir araya getirin. Banka güvencesinde hesap bilgilerini de alın.
  2. Kesinti hesabını isteyin: Kiraya verenden hangi borcun hangi belgeye dayanılarak düşüldüğünü açıklamasını talep edin. Kabul etmediğiniz zarar kalemlerine gerekçeli itiraz edin.
  3. Yazılı iade talebinde bulunun: Kime, ne kadar, hangi hesaba ve hangi nedenle ödeme yapılmasının istendiğini açıkça bildirin. Bildirimin karşı tarafa ulaştığı ispatlanabilmelidir.
  4. Bankadaki güvenceyi ayrıca inceleyin: TBK m.342’nin üç aylık koşulları gerçekleşmişse doğrudan bankadan serbest bırakma talep edilebilir. Bankadaki güvence ile kiraya verenin elindeki para için aynı yol her zaman uygulanmaz.
  5. Uyuşmazlık sürüyorsa hukuki yola geçin: Para alacağının tahsili için koşullara göre genel haciz yoluyla icra takibi veya dava değerlendirilebilir. Dava öncesinde kira uyuşmazlıklarına ilişkin arabuluculuk şartı kontrol edilir.

Kiraya verenin telefonla ‘depozito yanar’ demesi, bunun hukuki dayanağını ispatlamaz. Buna karşılık kiracının da teslim, sözleşmenin sona ermesi ve ödemenin varlığı hakkında çelişkili belgeleri bulunuyorsa alacak iddiası ayrıca incelenmelidir. Uyuşmazlıkların çözümü bakımından İstanbul kira hukuku avukatı sayfasında kira ilişkilerine ilişkin genel hukuki süreçler açıklanmaktadır.

Depozito iadesi davası, arabuluculuk ve görevli mahkeme

1 Eylül 2023’ten itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin açılacak davalarda, 6325 sayılı Kanun m.18/B uyarınca kural olarak dava açmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir. Kiracı tarafından açılacak depozito alacağı davası da bu kapsamdadır. Kanunda yer alan istisna, kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkindir; bu istisna depozito alacağı davasının tamamına yayılamaz.

6325 sayılı Kanun m.18/A’ya göre anlaşamama son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi gerekir. Arabulucuya başvuru yapılmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde dava şartı yokluğundan usulden ret gündeme gelir. Arabuluculukta depozitonun ne kadarının, hangi tarihte, hangi hesap üzerinden iade edileceği ve tarafların diğer kira taleplerini nasıl sonuçlandıracağı açık biçimde kararlaştırılabilir.

Depozitonun iadesine ilişkin kira ilişkisinden doğan alacak davalarında, HMK m.4 uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme ise her zaman yalnız taşınmazın bulunduğu yer değildir: HMK m.6’daki davalının yerleşim yeri ve HMK m.10’daki sözleşmenin ifa yeri kuralları ile somut olayın koşulları birlikte değerlendirilir. Sulh hukuk mahkemesinde HMK m.316 gereği basit yargılama usulü uygulanır; iddia, savunma ve delillerin süresinde bildirilmesi önem taşır.

Para alacağı için mahkemeye başvurulmadan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapılması da düşünülebilir. Ancak takipte borca itiraz edilirse takip durabilir ve itirazın bertaraf edilmesi için ayrıca yasal işlemler gerekebilir. İcra takibinin başlatılmış olması, sonradan açılacak her davada arabuluculuk şartını ortadan kaldırmaz.

Depozito iadesinde kim neyi ispatlamalıdır?

Kiracı, güvence olarak belirli bir bedeli ödediğini ve iade koşullarının oluştuğunu dayanaklarıyla ortaya koymalıdır. İmzalı kira sözleşmesinde ‘depozito alındı’ kaydının bulunması güçlü bir yazılı delil oluşturabilir; yalnızca ‘verilecektir’ biçiminde ileriye dönük hüküm bulunması ise gerçek ödeme konusunda ayrıca inceleme gerektirebilir. Banka dekontu, makbuz, açıklamalı transfer veya tarafların yazılı kabulü önemli delillerdir.

Kiraya veren, iade yapmamak için kira borcu, aidat veya kötü kullanım tazminatı ileri sürüyorsa ilgili borcun varlığı, miktarı ve kiracıya yüklenebilirliği üzerinde durulmalıdır. Tahliye öncesi-sonrası fotoğraflar, sayaç dökümleri, ekspertiz veya bilirkişi incelemesi, yazılı hasar bildirimleri ve fatura gibi belgeler talebin niteliğine göre değerlendirilir. İspat yükü ve belgeye karşı ileri sürülebilecek savunmalar, somut uyuşmazlığın niteliğine göre değişir.

Bir belgenin yalnızca mevcut olduğunu göstermek yeterli olmayabilir: teslimden aylar sonra düzenlenen onarım faturası, tek başına o hasarın kiracının kullanımından kaynaklandığını kanıtlamaz. Benzer biçimde anahtar teslim tutanağında görünür hasar kaydı bulunmaması, sonradan keşfedilen ve teslim sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyen gizli ayıplar bakımından otomatik bir feragat anlamına gelmez.

Kiracı erken çıkarsa veya ev satılırsa depozito ne olur?

Erken tahliye

Kiracı kira süresine ya da fesih dönemine uymadan taşınmazı geri verirse TBK m.325 uyarınca, kiralananın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süreye ilişkin borçlar gündeme gelebilir. Bu sorumluluk, her erken çıkışta sözleşmenin tüm kalan aylarının koşulsuz ödeneceği anlamına gelmez. Hesaplanacak alacak, depozito iadesinde önem taşıyabilir; ancak yalnızca erken tahliye yapılmış olması güvencenin tümüyle ‘yanması’ sonucunu doğurmaz. Süre ve hesaplama koşulları kiracının erken tahliyesi makalesinde ayrıca incelenmektedir.

Taşınmazın satılması

TBK m.310’a göre kiralanan el değiştirirse yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Ne var ki depozitonun eski malik tarafından alınması ve yeni malike devredilmemesi, kiracının iade talebinde taraf belirlenmesini karmaşıklaştırabilir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18.11.2014 tarihli, E. 2014/2092, K. 2014/12561 sayılı kararında, eski malikin aldığı güvenceyi yeni malike teslim edip etmediğinin araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle devir belgesi, yeni malike yapılan ödeme ve satış sırasındaki hesaplaşma ayrı incelenmelidir.

Depozito iadesi talebinde zamanaşımı var mı?

Güvence iadesi alacağı yönünden kanunda ayrıca öngörülmüş farklı bir süre bulunmadıkça TBK m.146’daki on yıllık genel zamanaşımı kuralı gündeme gelir. TBK m.147’de kira bedelleri gibi dönemsel edimler için düzenlenen beş yıllık zamanaşımı, depozito bedeli sırf kira sözleşmesinden doğduğu için otomatik olarak uygulanacak bir süre olarak değerlendirilmemelidir. Zamanaşımının ne zaman işlemeye başlayacağı, iade borcunun muaccel hâle geldiği tarihe ve somut uyuşmazlığın niteliğine göre incelenir.

Zamanaşımı, TBK m.342’de bankanın güvenceyi serbest bırakması için düzenlenen üç aylık süreden farklıdır. Dolayısıyla ‘üç ayı kaçıran kiracı depozitoyu bir daha isteyemez’ düşüncesi de, ‘her koşulda on yıl beklenebilir’ düşüncesi de isabetli değildir. Belgeler kaybolmadan ve varsa ihtilaflı faiz ile teslim tarihi tartışmaları büyümeden talebin yazılı biçimde ileri sürülmesi ispat bakımından yararlıdır.

Depozito iadesi hakkında sık sorulan sorular

Ev sahibi depozitoyu kaç gün içinde geri vermek zorundadır?

Her depozito için kanunda öngörülmüş tek bir ’15 gün’ veya ’30 gün’ iade süresi yoktur. Sözleşmedeki geçerli ödeme koşulları ve alacağın muacceliyeti incelenir. TBK m.342’deki üç aylık düzenleme, doğrudan bankadaki güvencenin iadesi içindir.

Ev sahibi boya badana gerekçesiyle tüm depozitoyu kesebilir mi?

Olağan kullanım nedeniyle oluşan eskime kiracıya yüklenemez (TBK m.334). Kiracının kusurlu veya sözleşmeye aykırı kullanımı nedeniyle ek zarar doğmuşsa bunun varlığı ve uygun bedeli ayrıca ispatlanmalıdır. Hasarın zamanında yazılı bildirilmesi de önemlidir.

Depozito son ayın kirası yerine sayılır mı?

Güvence bedeli ile kira bedeli farklı borç ilişkileridir. Kiracı, taraflar arasında geçerli bir anlaşma bulunmadıkça güvenceyi tek taraflı olarak son kira ödemesine saymamalıdır.

Depozito elden verildiyse iade davası açılabilir mi?

Evet, ancak ödemenin gerçekten yapıldığının ispatı gerekir. Kiraya verenin imzaladığı makbuz, açık ‘teslim alındı’ kaydı veya yazılı kabul gibi belgeler önem taşır. Elden ödeme yapılmış olması tek başına iade hakkını ortadan kaldırmaz.

Kiraya veren bankaya üç ay içinde yalnız ‘zarar var’ yazısı gönderirse ne olur?

TBK m.342, bankaya bildirilecek hususu kira ilişkisine ilişkin dava açılmış veya icra ya da iflas takibine girişilmiş olması biçiminde düzenlemiştir. Salt zarar iddiasının bu koşulu sağladığı varsayılamaz; bankanın elindeki bildirim ve belgeler incelenmelidir.

Depozito iadesi için arabulucuya gitmeden icra takibi yapılabilir mi?

Para alacağına yönelik genel haciz yoluyla icra takibi ile dava farklı işlemlerdir. Genel haciz takibine başvurulması, kendi başına kira alacağı davası açıldığı anlamına gelmez. Ancak itiraz sonrasında açılacak davada uygulanabilecek dava şartı arabuluculuk hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Depozito yeni ev sahibinden mi eski ev sahibinden mi istenir?

Yeni malik TBK m.310 gereğince kira sözleşmesinin tarafıdır. Ancak eski malikin aldığı güvenceyi yeni malike devredip devretmediği önemlidir. Somut olaydaki ödeme ve devir belgeleri değerlendirilmeden borçlu kişinin kesin olarak belirlenmesi doğru olmaz.

Sonuç

Depozitonun iadesi, yalnızca ödenen tutarın geri istenmesinden ibaret değildir. Doğru talep için sözleşmenin sona ermesi, geri verme, güvencenin kimin elinde olduğu, bankaya bildirim, karşılıklı borçlar, hasarın süresinde bildirilmesi ve ispat koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Kiracı ve kiraya veren bakımından belgeli hesap yapılması, gereksiz uyuşmazlıkları önleyebilir. Anlaşma sağlanmazsa somut dosyaya uygun arabuluculuk, dava veya takip yolu belirlenir.

Hukuki kaynaklar

Yazar: Av. Mehmet Sarıoğlu — Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu. İçerik kontrol tarihi: 18.10.2026. Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amaçlıdır; somut olaya özgü hukuki değerlendirme yerine geçmez.