Elkoyma Kararı Nedir, Hangi Şartlarda Verilir?

Elkoyma kararı, ceza soruşturması veya kovuşturmasında delil olarak kullanılabilecek ya da müsadereye konu olabilecek eşya ve malvarlığı değerleri üzerinde uygulanan geçici bir koruma tedbiridir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 123 ve 127. maddelerine göre elkoyma kural olarak hâkim kararıyla gerçekleştirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamayan hâllerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle işlem yapılabilir. Hâkim kararı olmadan gerçekleştirilen elkoyma, 24 saat içinde hâkim onayına sunulmalı ve hâkim elkoymadan itibaren 48 saat içinde karar vermelidir. Aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.

Elkoyma, yalnızca suç işlediği iddia edilen kişinin eşyasına uygulanmaz. Delil niteliği taşıyan veya müsadereye konu olabilecek eşya üçüncü kişinin elinde de bulunabilir. Ancak tedbirin kanuni dayanağı, amacı, gerekliliği ve uygulanma usulü somut olay bakımından değerlendirilmelidir.

Elkoyma Kararı Nedir?

Elkoyma, ceza muhakemesinde maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını veya ileride verilebilecek müsadere kararının etkisiz kalmasını önlemeyi amaçlayan bir koruma tedbiridir. Tedbir kapsamında eşyanın muhafaza altına alınması ve ilgili kişinin eşya üzerindeki fiilî tasarrufunun sınırlandırılması söz konusudur.

Elkoyma kararı verilmesi, eşyanın suçtan elde edildiğinin veya sahibinin suç işlediğinin kesin olarak belirlendiği anlamına gelmez. Elkoyma geçici niteliktedir. Soruşturmanın veya kovuşturmanın sonucuna göre eşyanın iadesi, muhafazasına devam edilmesi veya kanuni şartları oluşursa müsaderesi gündeme gelebilir.

Bu nedenle elkoyma ile müsadere arasındaki fark önemlidir. Elkoyma ceza muhakemesi sırasında uygulanan geçici bir tedbirken müsadere, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi üzerine eşya veya kazanç hakkında verilen bir güvenlik tedbiridir.

CMK 123’e Göre Hangi Eşyalara Elkonulabilir?

CMK’nın 123. maddesi, muhafaza altına alma ve elkoymanın konusunu düzenlemektedir. Buna göre iki temel eşya veya malvarlığı değeri grubu söz konusudur:

  • İspat aracı olarak yararlı görülen eşya: Soruşturulan veya kovuşturulan fiilin aydınlatılmasına, suçun işleniş biçiminin belirlenmesine veya diğer delillerin değerlendirilmesine katkı sağlayabilecek eşya.
  • Eşya veya kazanç müsaderesine konu olabilecek malvarlığı değerleri: Türk Ceza Kanunu’nun 54 ve 55. maddeleri kapsamında müsadere edilmesi gündeme gelebilecek eşya ve kazançlar.

Suçta kullanıldığı değerlendirilen bir araç, olayla ilgili belgeler veya delil niteliği taşıyan başka bir nesne elkoymanın konusu olabilir. Ancak bir eşyanın soruşturmayla hiçbir ilgisi bulunmuyorsa ve müsadere şartları da söz konusu değilse sırf ilgili kişinin şüpheli olması nedeniyle o eşyaya elkonulması hukuken gerekçelendirilemez.

CMK 123/3 uyarınca muhafaza altına alınan veya elkonulan eşya ve malvarlığı değerlerinin kıymeti de tespit edilir. Bu yükümlülük, özellikle değeri yüksek eşyaların korunması ve olası uyuşmazlıkların değerlendirilmesi bakımından önem taşır.

Muhafaza Altına Alma ile Elkoyma Arasındaki Fark Nedir?

CMK 123/1 kapsamında bulunan eşya, yetkili makamın talebi üzerine elinde bulunduran kişi tarafından rızasıyla teslim edildiğinde muhafaza altına alınabilir. CMK 123/2 ise kişinin bu tür eşyayı rızasıyla teslim etmemesi durumunda elkoymaya imkân tanır.

Bu ayrımın uygulamadaki temel önemi, rızayla teslim edilen eşyanın muhafaza altına alınması ile irade dışında gerçekleştirilen elkoymanın aynı hukuki işlem olmamasıdır.

Bununla birlikte tutanakta “rızaen teslim edildi” yazılması, teslimin gerçekten serbest iradeyle yapıldığının tartışılmasını engellemez. Teslimin gerçekleştiği koşullar, kişinin açıklamaları, kolluğun müdahalesi ve işlemin fiilî niteliği birlikte değerlendirilmelidir.

Elkoyma Kararını Kim Verir?

CMK 127/1 uyarınca elkoyma işlemi üç ayrı yetki düzeni içerisinde gerçekleştirilebilir.

1. Hâkim Kararıyla Elkoyma

Elkoymanın olağan yolu hâkim kararıdır. Soruşturma evresinde gerekli yargısal karar kural olarak sulh ceza hâkimliğinden alınır. Kovuşturma evresinde ise yargılamayı yürüten mahkemenin yetkisi söz konusudur.

Kararda elkoymanın hangi eşya veya malvarlığı değeri hakkında, hangi soruşturma veya kovuşturma kapsamında ve hangi hukuki sebeple uygulanacağı belirlenebilir olmalıdır.

Hâkim kararı, elkoymanın her koşulda hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Tedbirin dayandığı olgular, amacı ve gerekliliği de yargısal denetimin konusudur.

2. Cumhuriyet Savcısının Yazılı Emriyle Elkoyma

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine kolluk görevlileri elkoyma işlemini gerçekleştirebilir.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâl, hâkim kararının beklenmesi durumunda delilin kaybolması, değiştirilmesi, gizlenmesi veya tedbirin amacının gerçekleşmesinin tehlikeye girmesi gibi somut koşullar bakımından değerlendirilir.

Yalnızca işlemin daha hızlı yapılmasının istenmesi veya kolluğun çalışma kolaylığı, tek başına gecikmesinde sakınca bulunan hâlin varlığını göstermez.

3. Kolluk Amirinin Yazılı Emriyle Elkoyma

CMK 127/1, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması durumunda kolluk amirinin yazılı emriyle elkoyma yapılabilmesine de izin vermektedir.

Bu yetki istisnai niteliktedir. Cumhuriyet savcısına ulaşılabildiği bir durumda sırf daha kolay olduğu gerekçesiyle kolluk amirinin emir vermesi, kanundaki yetki sıralamasına uygun değildir.

Ayrıca elkoyma yetkisinin bulunması, konut veya işyerine girilerek arama yapılması için gereken şartları ortadan kaldırmaz. Adli arama kararının şartları CMK 116-121 kapsamında ayrıca değerlendirilir. Özellikle konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama bakımından CMK 119’daki özel yetki sınırlamalarına uyulmalıdır.

Hâkim Kararı Olmadan Elkoyma Yapılabilir mi?

Evet. Ancak bunun için CMK 127’de belirtilen istisnai koşulların gerçekleşmesi ve işlemin süresi içinde yargısal denetime sunulması gerekir.

CMK 127/3 uyarınca:

  • Hâkim kararı olmadan gerçekleştirilen elkoyma işlemi, 24 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
  • Hâkim, kararını elkoyma işleminden itibaren 48 saat içinde açıklar.
  • Hâkim bu süre içinde kararını açıklamazsa elkoyma kendiliğinden kalkar.

Burada iki ayrı süre bulunmaktadır. İlk süre, elkoyma işleminin hâkime sunulması içindir. İkinci süre ise hâkimin kararını açıklaması bakımından öngörülmüştür.

48 saatlik süre, dosyanın hâkime gönderildiği tarihten değil, elkoymanın gerçekleştiği andan itibaren hesaplanır. Bu nedenle elkoyma tutanağında işlemin gerçekleştiği tarih ve saat önemlidir.

Elkoymanın süresinde hâkim onayına sunulmaması veya süresinde karar açıklanmaması hâlinde işlemin hukuki durumu ile bu işlem sonucunda elde edilen delilin kullanılabilirliği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Kanunun öngördüğü sürenin dolması üzerine elkoymanın kendiliğinden kalkması, her somut olayda eşyanın hiçbir başka hukuki engel bulunmadan derhâl fiilen teslim edileceği anlamına gelmez. Bu durumda eşyanın muhafazasının devamına ilişkin başka bir hukuki dayanak bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.

Elkoyma İşlemi Nasıl Yapılır ve Tutanakta Neler Bulunmalıdır?

Elkoyma işleminin hukuka uygunluğu değerlendirilirken yalnızca kararın bulunup bulunmadığına bakılmaz. Kararın uygulanma şekli, eşyanın belirlenmesi ve yapılan işlemlerin belgelendirilmesi de önemlidir.

CMK 127/2 gereğince elkoyma işlemini gerçekleştiren kolluk görevlisinin açık kimliği tutanağa geçirilmelidir. Ayrıca arama sırasında eşyanın ele geçirilmesi hâlinde CMK 121’in kayıt ve belgelendirme hükümleri de uygulanır.

Bu kapsamda özellikle şu hususlar incelenmelidir:

  • Elkoymanın dayandığı hâkim kararı veya yazılı emir ve bu işlemin hukuki gerekçesi.
  • Elkoymanın gerçekleştiği tarih, saat ve yer.
  • İşlemi gerçekleştiren görevlilerin kimlik bilgileri.
  • Elkonulan eşyanın türü, miktarı, ayırt edici özellikleri ve bulunduğu yer.
  • Eşyanın rızayla teslim edilip edilmediği ve ilgilinin tutanağa geçirilen açıklamaları.
  • Gerekli hâllerde eşyanın mühürlenmesi, işaretlenmesi ve kayıt altına alınması.
  • Hâkim kararı olmadan işlem yapıldıysa onaya sunulma ve hâkim kararı tarihleri.

CMK 121 uyarınca arama sonunda, istem üzerine elkonulan veya koruma altına alınan eşyanın listesini içeren belge verilir. Kanun ayrıca eşyanın tam bir defterinin yapılmasını ve resmî mühürle mühürlenmesini veya işaretlenmesini öngörmektedir.

Elkoyma işleminin hukuki incelemesinde karar, emir, tutanak, eşya listesi ve hâkim onayının birlikte değerlendirilmesi önemlidir. Özellikle eşyanın elde ediliş koşullarının ve kanuni sürelerin denetlenmesi, elkoyma tedbirine karşı etkili hukuki savunmanın hazırlanması bakımından belirleyici olabilir.

Hangi Belge ve Eşyalara Elkonulamaz?

Elkoyma yetkisi sınırsız değildir. CMK 126, şüpheli veya sanık ile CMK 45 ve 46 uyarınca tanıklıktan çekinebilecek kişiler arasındaki mektup ve belgelere, bu kişilerin nezdinde bulundukları sürece elkonulamayacağını düzenler.

Bu hüküm özellikle yakınlık ilişkilerinin ve belirli mesleki sırların korunmasına hizmet eder. Ancak yasağın uygulanabilmesi için belgenin niteliği, kişiler arasındaki ilişki ve belgenin kimde bulunduğu değerlendirilmelidir.

Avukat bürolarında yapılan arama ve elkoyma işlemleri bakımından CMK 130 ayrıca özel güvenceler öngörmektedir. Avukat büroları ancak mahkeme kararıyla ve kanundaki usule göre aranabilir. Avukatla müvekkili arasındaki mesleki ilişkiye ait olduğu ileri sürülen eşya ve belgeler yönünden özel itiraz ve inceleme usulü bulunmaktadır.

Bu nedenle genel elkoyma yetkisi, özel koruma altındaki yazışma ve belgelerin kanuni güvenceler gözetilmeden alınmasına dayanak oluşturmaz.

Elkoyma Kararı Hukuka Aykırıysa Delil Kullanılabilir mi?

Hukuka aykırı elkoyma işlemi, elde edilen eşyanın delil niteliğinin tartışılmasına neden olabilir. Ancak bu değerlendirmede elkoyma işleminin niteliği, eşyanın nasıl elde edildiği, aramanın hukuki dayanağı ve ihlal edilen usul kuralları birlikte incelenmelidir.

CMK 206/2-a, kanuna aykırı olarak elde edilen delillerin reddini düzenlemektedir. CMK 217/2 uyarınca yüklenen suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebilir.

Bu nedenle özellikle hâkim veya yetkili makam kararı bulunmaması, yazılı emir şartına uyulmaması, hâkim onayının alınmaması ve işlemin gerçekte rızaya dayanmamasına rağmen rızayla teslim olarak gösterilmesi savunmada değerlendirilmesi gereken hususlardır.

Elkoymadan önce gerçekleştirilen aramanın hukuka aykırı olması da ayrıca önem taşıyabilir. Bu konu, kararsız veya hukuka aykırı aramayla elde edilen delillerin sonuçları kapsamında daha ayrıntılı ele alınmaktadır.

Elkoyma Konusunda Yargıtayın Yaklaşımı Nedir?

Yargıtay kararlarında elkoyma işleminin kanuni yetki ve yargısal denetim koşullarına uygun gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği önem taşımaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2021 tarihli, 2016/1405 E. ve 2021/72 K. sayılı kararında, somut olayda yapılan delil toplama faaliyetlerinin arama ve elkoyma niteliği taşıdığı değerlendirilmiş; bu işlemlerin CMK 116 ve devamı ile CMK 123 ve 127 hükümlerine uygunluğu incelenmiştir. Kararda, rızayla teslim ve kanuni yetki koşullarının somut olayın özellikleri içinde değerlendirilmesi gerektiği ortaya konulmuştur.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.01.2026 tarihli, 2024/1682 E. ve 2026/254 K. sayılı kararında ise önleme araması sonucunda ele geçirilen kültür varlığı niteliğindeki eşya hakkında gerekli yazılı elkoyma emrinin ve hâkim onayının alınmadığı belirlenmiştir. Daire, somut olayda bu şekilde elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.

Bu kararlar, arama sonucunda bir eşyanın ele geçirilmesinin tek başına sonraki elkoyma işlemini hukuka uygun hâle getirmediğini göstermektedir. Bununla birlikte her uyuşmazlıkta aramanın niteliği, eşyanın teslim koşulları ve mevcut kararlar ayrı ayrı incelenmelidir.

Elkoyma Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

Elkoyma hakkında verilen hâkim kararlarına karşı CMK 267 ve devamı hükümleri kapsamında itiraz yoluna başvurulabilir.

CMK 268/1 uyarınca, kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde itiraz süresi kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır.

İtiraz, kural olarak kararı veren mercie sunulan dilekçeyle veya kanunda belirtilen şekilde zabıt kâtibine yapılan beyanla gerçekleştirilir. Kararı veren merci itirazı yerinde görmezse dosyayı yetkili itiraz merciine gönderir.

İtiraz dilekçesinde özellikle şu hususlar açıklanabilir:

  • Elkoymanın kanuni şartlarının neden oluşmadığı.
  • Karar veya yazılı emir bakımından yetki eksikliği bulunup bulunmadığı.
  • Hâkim onayına ilişkin 24 ve 48 saatlik sürelere uyulup uyulmadığı.
  • Eşyanın soruşturmayla bağlantısının bulunup bulunmadığı.
  • Tedbirin amacı bakımından gerekliliğini ve ölçülülüğünü yitirip yitirmediği.
  • Elkoymanın üçüncü kişilerin hakları üzerindeki etkileri.

CMK 269 gereğince itiraz, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Bununla birlikte kararı veren makam veya itirazı inceleyecek merci, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.

Elkoyma kararına itirazın ayrıntılı usulü ve başvuru gerekçeleri elkoyma kararına itiraz ve kaldırılma talebi başlıklı makalede ayrıca açıklanmaktadır.

Elkonulan Eşyanın İadesi Ne Zaman İstenebilir?

Elkoymanın hukuka uygun olarak başlaması, eşyanın soruşturma veya kovuşturma boyunca mutlaka muhafaza edileceği anlamına gelmez.

CMK 127/4 uyarınca zilyetliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kişi, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir.

Ayrıca CMK 131/1’e göre eşyanın soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması hâlinde, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından resen ya da istem üzerine iadesine karar verilir.

İade talebinin reddine ilişkin kararlara itiraz edilebilir.

Örneğin eşyanın delil olarak incelenmesi tamamlanmışsa ve artık muhafazasını gerektiren başka bir neden bulunmuyorsa iade koşulları değerlendirilebilir. Buna karşılık eşyanın müsadereye tabi tutulması ihtimali devam ediyorsa sırf incelemenin tamamlanmış olması iade için yeterli olmayabilir.

Başvuru mercileri, iade gerekçeleri ve üçüncü kişilerin hakları elkonulan eşyanın iadesi başlıklı ayrı makalede incelenmektedir.

Telefon, Bilgisayar ve Banka Hesabına Elkoymada Aynı Kurallar mı Uygulanır?

Elkoymaya ilişkin genel hükümler her eşya türü bakımından önem taşımakla birlikte bazı malvarlığı değerleri ve dijital sistemler için özel hükümler bulunmaktadır.

Telefon ve Bilgisayara Elkoyma

Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma bakımından CMK 134’te özel koşullar düzenlenmiştir. Bir cihazın fiziken alınması ile cihazda saklanan dijital verilerin incelenmesi aynı hukuki işlem olarak değerlendirilmemelidir.

Bu nedenle telefon veya bilgisayar hakkında yapılan işlemin niteliğine göre CMK 134 kapsamında dijital arama, kopyalama ve elkoyma hükümleri ayrıca incelenmelidir.

Banka Hesabı ve Taşınmazlara Elkoyma

Şüpheli veya sanığın taşınmazlarına, banka hesaplarına, hak ve alacaklarına ve CMK 128’de sayılan diğer malvarlığı değerlerine elkoymada özel şartlar bulunmaktadır.

CMK 128, soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve ilgili değerlerin bu suçlardan elde edildiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerini ve maddede öngörülen diğer koşulları esas alır.

Dolayısıyla CMK 123’teki genel elkoyma düzenlemesi ile taşınmaz, banka hesabı ve alacaklara elkoyma rejimi birbirine karıştırılmamalıdır.

Ayrıca belirli bilişim suçlarına ilişkin hesapların askıya alınması ve elkoyma konusunda CMK 128/A’da ayrı bir düzenleme bulunmaktadır. Somut işlemin hangi maddeye dayandığının belirlenmesi, uygulanacak yetki ve usul kurallarının tespiti açısından gereklidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Polis hâkim kararı olmadan eşyaya el koyabilir mi?

CMK 127/1’deki şartlarla mümkündür. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emriyle elkoyma yapılabilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma 24 saat içinde onaya sunulmalı ve hâkim elkoymadan itibaren 48 saat içinde karar vermelidir.

Elkoyma için kuvvetli suç şüphesi şart mı?

CMK 123, genel elkoyma bakımından eşyanın ispat aracı olarak yararlı görülmesini veya müsadereye konu olabilecek nitelikte bulunmasını esas alır. CMK 128 ise belirli malvarlığı değerlerine elkoymada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri dahil özel şartlar öngörür. Bu nedenle her elkoyma işlemine aynı şüphe ölçütü uygulanmaz.

Elkoyma kararından sonra eşyanın mülkiyeti devlete mi geçer?

Hayır. Elkoyma geçici bir koruma tedbiridir ve tek başına mülkiyetin devlete geçmesi sonucunu doğurmaz. Eşya üzerindeki tasarruf yetkisi sınırlandırılabilir; ancak müsadere ayrı hukuki şartlara tabidir.

Başkasına ait bir eşyaya elkonulabilir mi?

Evet. Eşyanın üçüncü kişiye ait olması genel elkoymayı kendiliğinden engellemez. Bununla birlikte eşyanın delil niteliği, mülkiyet durumu, müsadereye tabi olup olmadığı ve üçüncü kişinin hakları dikkate alınmalıdır. Eşyanın sahibi veya zilyedi, koşulları varsa iade ve diğer kanuni başvuru yollarını kullanabilir.

Elkoyma kararı ne kadar süre geçerlidir?

CMK 123 ve 127’de bütün elkoyma işlemleri için geçerli tek bir azami muhafaza süresi öngörülmemiştir. Tedbirin devamı, eşyanın delil veya müsadere bakımından muhafazasına duyulan ihtiyaca bağlıdır. Bu ihtiyaç ortadan kalktığında CMK 131 uyarınca iade değerlendirmesi yapılmalıdır.

Elkoyma kararı kaldırılırsa ceza davası da sona erer mi?

Hayır. Elkoymanın kaldırılması, tek başına soruşturmanın veya kovuşturmanın sona ermesi anlamına gelmez. Ceza yargılaması diğer hukuka uygun deliller ve dosyanın koşulları çerçevesinde devam edebilir. Ancak elkoyma yoluyla elde edilen delilin hukuka aykırılığı, hükme esas alınabilecek delillerin değerlendirilmesini etkileyebilir.

Sonuç: Elkoyma Kararında Hangi Hususlar Kontrol Edilmelidir?

CMK 123 ve 127 kapsamında elkoymanın hukuka uygunluğu, yalnızca eşyanın suçla bağlantılı olduğunun ileri sürülmesine bağlı değildir. Eşyanın delil veya müsadere bakımından taşıdığı önem, karar verme yetkisi, gecikmesinde sakınca bulunan hâlin varlığı, yazılı emir şartı, hâkim onayı, kanuni süreler ve tedbirin devamındaki gereklilik birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle hâkim kararı bulunmadan yapılan işlemlerde 24 ve 48 saatlik sürelerin denetlenmesi; arama ve elkoyma tutanaklarının karşılaştırılması ve eşyanın muhafazasına hâlen ihtiyaç bulunup bulunmadığının incelenmesi önemlidir. Somut dosyanın koşullarına göre itiraz, elkoymanın kaldırılmasını isteme ve eşyanın iadesini talep etme yolları ayrı ayrı değerlendirilebilir.

Yazar: Avukat Fatih Sefer