Bilgisayarda Arama ve Elkoyma (CMK 134): Şartlar ve İtiraz

CMK 134, ceza soruşturmasında bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasını, dijital verilerin kopyalanmasını ve gerektiğinde cihazlara elkonulmasını düzenleyen özel koruma tedbiridir. Bilgisayarda arama kararı verilebilmesi için somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesi bulunmalı ve başka şekilde delil elde etme imkânı olmamalıdır. Kural olarak hâkim kararı gerekir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da karar verebilir. Dijital materyale elkoyma sırasında verilerin yedeklenmesi ve yedekten bir kopyanın şüpheliye veya vekiline verilmesi kanuni güvenceler arasındadır.

Güncel hukuki durum (27 Ekim 2026): Anayasa Mahkemesi, 12 Şubat 2026 tarihli ve E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararıyla CMK 134. maddeyi iptal etmiştir. Ancak iptal hükmünün yürürlüğü 25 Şubat 2027 tarihine ertelenmiştir. Dolayısıyla CMK 134, bu tarih itibarıyla henüz yürürlükten kalkmamış olup mevcut koşullarıyla uygulanmaya devam etmektedir. İptal kararının kapsamı ve yürürlük sonrası hukuki durum ayrı olarak aşağıda açıklanmıştır.

CMK 134 Nedir ve Hangi İşlemleri Kapsar?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134. maddesi, dijital ortamlardaki suç delillerinin elde edilmesi amacıyla uygulanan özel bir adli arama ve elkoyma usulüdür. Bu düzenleme, genel arama hükümlerinden farklı olarak daha ağır şüphe koşulları ve dijital verilerin korunmasına yönelik özel güvenceler öngörmektedir.

Madde kapsamında başlıca üç işlem yapılabilir:

  • Bilgisayarda arama: Şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve veri kayıtları üzerinde soruşturmayla ilgili bilgilerin araştırılmasıdır.
  • Kopyalama: Dijital kayıtların tamamının veya belirli bir bölümünün kopyalanması, gerektiğinde çözülerek okunabilir metin hâline getirilmesidir.
  • Elkoyma: Kanunda belirtilen koşullar oluştuğunda, teknik incelemenin ve gerekli kopyalama işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla cihazın geçici olarak muhafaza altına alınmasıdır.

CMK 134 yalnızca masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarla sınırlı değildir. Somut olayın özelliklerine göre harici disk, USB bellek, CD, DVD, sunucu ve benzeri veri depolama ortamları da bilgisayar kütükleri kapsamında değerlendirilebilir. Akıllı telefonların dijital veri incelemesi bakımından bu madde kapsamına girmesi de Yargıtay içtihatlarında kabul edilmektedir.

Bununla birlikte dijital bir cihazın fiziken ele geçirilmesi, içindeki bütün verilerin herhangi bir hukuki sınır olmadan incelenebileceği anlamına gelmez. Cihaz üzerinde arama yapılması, verilerin kopyalanması ve cihazın muhafaza edilmesi ayrı hukuki koşullar yönünden değerlendirilmelidir.

Bilgisayarda Arama Kararı Verilmesinin Şartları Nelerdir?

CMK 134/1 uyarınca bilgisayarlarda arama ve kopyalama tedbirinin uygulanabilmesi için belirli koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir.

1. Bir Suç Soruşturması Bulunmalıdır

Madde, bir suç dolayısıyla yürütülen soruşturmayı esas almaktadır. Sadece genel bilgi toplamak, kişinin özel hayatını araştırmak veya ileride kullanılabilecek belirsiz deliller elde etmek amacıyla bilgisayarda arama kararı verilemez.

Arama yapılacak dijital materyalle soruşturmanın konusu arasında hukuken açıklanabilir bir bağlantı bulunmalıdır. Tedbirin hangi suç şüphesiyle istendiği, bu şüpheyle ilgili hangi delillere ulaşılmasının amaçlandığı ve dijital incelemenin neden gerekli olduğu değerlendirilmelidir.

2. Somut Delillere Dayanan Kuvvetli Şüphe Sebepleri Bulunmalıdır

CMK 116 kapsamında genel adli arama için öngörülen makul şüphe ile CMK 134 kapsamında aranan kuvvetli şüphe aynı değildir.

Bilgisayarda arama kararı verilmesi için soyut ihbar, varsayım veya kişinin suç işlemiş olabileceğine ilişkin genel kanaat yeterli kabul edilemez. Soruşturma dosyasında suç şüphesini destekleyen somut delillerin bulunması gerekir.

Ayrıca kuvvetli şüphenin varlığı tek başına yeterli değildir. Dijital incelemenin soruşturma bakımından gerekli olduğu da ortaya konulmalıdır.

3. Başka Surette Delil Elde Etme İmkânı Bulunmamalıdır

CMK 134, dijital arama tedbirini ikincil nitelikte düzenlemiştir. Soruşturma konusu maddi olgulara daha hafif bir müdahaleyle ulaşılabiliyorsa kişinin bilgisayarındaki kapsamlı kişisel verilere erişilmesi gerekli olmayabilir.

Örneğin belirli bir işlemin ilgili kurumdan alınabilecek kayıtlarla ortaya çıkarılması mümkünken, bu ihtimal değerlendirilmeden kişinin bütün dijital arşivinin incelenmesine karar verilmesi ölçülülük bakımından tartışma yaratabilir.

Burada esas olan, soruşturmanın amacına ulaşmak için gerekli müdahalenin belirlenmesidir. Dijital cihazlarda yalnızca soruşturmayla ilgili belgeler değil; aile hayatına, sağlık durumuna, özel yazışmalara ve üçüncü kişilere ilişkin bilgiler de bulunabileceğinden gereklilik ve orantılılık değerlendirmesi önem taşır.

CMK 134 Kapsamında Arama Kararını Kim Verir?

Bilgisayarda arama, kopyalama ve kayıtları çözümleme kararı kural olarak hâkim tarafından verilir. Soruşturma evresindeki hâkim kararları bakımından görevli merci, kanunun öngördüğü hâllerde sulh ceza hâkimliğidir.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da CMK 134/1 kapsamında karar verebilir. Ancak bu yetki istisnai olup gecikmesinde sakınca bulunan durumun somut nedenlerle açıklanabilmesi gerekir.

Cumhuriyet savcısı tarafından verilen karar:

  • Yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmalıdır.
  • Hâkim, önüne gelen karar hakkında en geç yirmi dört saat içinde karar vermelidir.
  • Kanuni sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilmelidir.

Bu süreler, genel elkoyma tedbirine ilişkin CMK 127/3 hükümleriyle karıştırılmamalıdır. CMK 134/1, Cumhuriyet savcısının dijital arama ve kopyalama kararının hâkim denetimi bakımından özel süreler öngörmektedir.

Kolluk görevlilerinin kendi değerlendirmeleriyle bilgisayarın içeriğini incelemeye başlamaları, CMK 134’te aranan yetkili merci kararının yerini tutmaz. Genel arama emrinin bulunması da bilgisayar içeriğinin incelenmesine ilişkin özel hukuki koşulların değerlendirilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmaz.

Bilgisayara Hangi Durumlarda Elkonulabilir?

CMK 134/2 kapsamında bilgisayarın veya diğer ilgili dijital materyalin fiziksel olarak muhafaza altına alınabilmesi, maddede belirtilen özel nedenlere bağlanmıştır.

Bunlar:

  • Şifrenin çözülememesi nedeniyle bilgisayar veya verilere erişilememesi,
  • Gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması,
  • İnceleme veya kopyalama işleminin uzun sürecek olmasıdır.

Bu hâllerde cihaz, gerekli çözümleme ve kopyalama işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla geçici olarak muhafaza altına alınabilir.

Elkoyma işlemi, cihazın mülkiyetinin devlete geçtiği anlamına gelmez. CMK 134/2 uyarınca şifrenin çözülmesi ve gerekli kopyaların alınması hâlinde elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.

Dolayısıyla dijital verilere erişim sağlandıktan ve gerekli adli kopyalar alındıktan sonra cihazın muhafazasına devam edilmesi, tedbirin hukuki amacı ve gerekliliği yönünden ayrıca değerlendirilmelidir.

Genel elkoyma kararının şartları ile dijital cihazlara özgü koşullar arasındaki ayrım önemlidir. Elkonulan materyalin geri verilmesi konusunda ayrıca elkonulan eşyanın iadesi hükümleri ve başvuru usulleri gündeme gelebilir.

Bilgisayarda İmaj Alma ve Yedekleme Zorunlu mudur?

CMK 134/3 uyarınca bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. Bu hüküm, dijital delillerin bütünlüğünün korunmasını ve sonradan denetlenebilmesini sağlayan temel güvencelerden biridir.

Adli bilişim uygulamasında bu yedekleme işlemi çoğunlukla imaj alma yöntemiyle gerçekleştirilir. İmaj alma, yalnızca kullanıcı tarafından görülen dosyaların başka bir klasöre kopyalanmasından farklıdır. Kullanılan teknik yönteme göre veri taşıyıcısının silinmiş dosyalar ve kullanılmayan alanlar dâhil daha kapsamlı bir kopyasının oluşturulmasını sağlayabilir.

Usulüne uygun imaj alınması, orijinal dijital materyalin gereksiz müdahalelerden korunmasına ve aynı veriler üzerinde gerektiğinde karşılaştırmalı inceleme yapılmasına yardımcı olur.

Hash Değeri Nedir ve Neden Önemlidir?

Hash değeri, belirli bir veri bütününe matematiksel yöntemle uygulanan algoritmanın ürettiği dijital özettir. Uygun yöntemlerle hesaplanan hash değerlerinin karşılaştırılması, verinin inceleme sürecinde değişip değişmediğinin değerlendirilmesinde kullanılır.

Örneğin orijinal veri ile adli kopyaya ilişkin hash değerlerinin kayıt altına alınması, kopyalama ve sonraki inceleme aşamalarının güvenilirliğini denetlemeye katkı sağlar.

CMK 134’ün metninde belirli bir hash algoritmasının kullanılması açıkça emredilmemiştir. Ancak dijital verilerin bütünlüğünün sağlanması ve korunması bakımından hash hesaplanması önemli bir teknik güvence olarak kabul edilmektedir.

Bu nedenle her hash eksikliğinin otomatik olarak aynı hukuki sonucu doğuracağı söylenemez. İşlemin hangi yöntemle yapıldığı, verinin bütünlüğünün başka araçlarla doğrulanıp doğrulanamadığı, tutanaklar ve somut delil güvenilirliği birlikte incelenmelidir.

İmajın hangi aşamada alınması gerektiği, kullanılan teknik yöntemler ve hash karşılaştırmasının ayrıntıları dijital delillerde imaj alma ve hash değeri başlıklı yazıda ayrıca incelenmektedir.

Alınan Dijital Kopyanın Şüpheliye Verilmesi Zorunlu mudur?

Evet. CMK 134/4, üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilmesini öngörmektedir. Bu işlemin tutanağa geçirilmesi ve imza altına alınması da gerekir.

Kanunun 2014 yılında değiştirilen metninde, yedekten kopya verilmesi yalnızca şüphelinin talepte bulunmasına bağlanmamıştır. Bu nedenle önceki dönemlere ait, kopya verilmesi için talep gerektiğini belirten açıklamalar güncel kanun metniyle karıştırılmamalıdır.

Yedek kopyanın verilmesi, savunmanın dijital materyali karşılaştırabilmesi ve inceleme sırasında içerikte değişiklik yapıldığı iddialarını teknik olarak değerlendirebilmesi bakımından önemlidir.

Uygulamada cihazın yerinde yedeklenmesinin objektif ve teknik nedenlerle mümkün olmadığı durumlar ortaya çıkabilir. Ancak teknik güçlük bulunması, dijital delilin bütünlüğünü korumaya yönelik bütün yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. Cihazın nasıl muhafaza edildiği, mühürleme ve teslim işlemleri, sonradan yapılan imaj alma işleminin koşulları ve müdahale ihtimali dosya kapsamında değerlendirilmelidir.

Şüpheliye kopya verilmemesi hâlinde, eksikliğin tutanaklarla belirlenmesi ve dijital delilin güvenilirliğine etkisinin incelenmesi önemlidir.

Bilgisayara Elkonulmadan Verilerin Kopyalanması Mümkün müdür?

CMK 134/5, bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkonulmaksızın sistemdeki verilerin tamamının ya da bir kısmının kopyalanmasına imkân tanımaktadır.

Bu yöntemde kanun, kopyası alınan verilerin kâğıda yazdırılmasını, işlemin tutanağa kaydedilmesini ve ilgililer tarafından imza altına alınmasını öngörür.

Elkoyma olmaksızın gerçekleştirilen kopyalama ile cihazın fiziksel olarak muhafaza altına alındığı işlemler birbirinden ayrılmalıdır. Her iki yöntemde de yetkili merci kararı ve müdahalenin hukuki koşulları önemini korur.

Kopyalama yoluyla soruşturma bakımından gerekli verilere erişilebildiği hâllerde, cihazın ayrıca uzun süre muhafaza altında tutulmasının gerekli olup olmadığı değerlendirilmelidir.

CMK 134 Kapsamında Düzenlenen Tutanakta Neler Bulunmalıdır?

Arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerinin sonradan hukuki ve teknik denetime elverişli olması gerekir. CMK 134 ve ilgili genel usul hükümleri birlikte değerlendirildiğinde tutanaklar, yapılan işlemin kapsamını ve nasıl gerçekleştirildiğini açıklayabilmelidir.

Somut işlemin niteliğine göre özellikle şu hususlar önem taşır:

  • Arama ve kopyalama kararını veren merci ile kararın tarih ve kapsamı,
  • İncelenen veya elkonulan cihazın ayırt edici bilgileri,
  • İşlemin gerçekleştirildiği yer, tarih ve saat,
  • İşleme katılan görevlilerin kimlikleri,
  • Verilere erişim ve kopyalama sırasında uygulanan teknik yöntem,
  • İmaj alma işlemi yapılmışsa buna ilişkin kayıtlar ve hesaplanan hash değerleri,
  • İlgili kişiye yedek kopyanın verilmesine ilişkin işlemler,
  • Mühürleme, paketleme, taşıma ve teslim işlemleri,
  • İşleme ilişkin itirazlar veya tutanağa geçirilmesi gereken diğer açıklamalar.

Bu unsurların tamamı CMK 134’te ayrı ayrı sayılmış zorunlu tutanak başlıkları değildir. Bir bölümü kanuni işlem yükümlülüklerinden, diğerleri dijital delilin güvenilirliğini denetleme ihtiyacından kaynaklanmaktadır.

Tutanaktaki eksikliklerin hukuki sonucu, ihlal edilen kuralın niteliğine ve delilin güvenilirliği üzerindeki somut etkisine göre belirlenmelidir.

CMK 134’e Aykırı Elde Edilen Dijital Deliller Kullanılabilir mi?

Ceza muhakemesinde delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmesi temel ilkedir. Anayasa’nın 38/6. maddesi, CMK 206/2-a ve CMK 217/2 hükümleri uyarınca hukuka aykırı biçimde elde edilen deliller mahkûmiyet hükmüne esas alınamaz.

Bilgisayarda arama bakımından hukuka aykırılık tartışması özellikle şu durumlarda ortaya çıkabilir:

  • CMK 134 kapsamında gerekli karar olmadan dijital içeriğin incelenmesi,
  • Kanunun aradığı kuvvetli şüphe ve başka yoldan delil elde edilememe koşullarının bulunmaması,
  • Gecikmesinde sakınca bulunan hâl koşulları oluşmadan Cumhuriyet savcısı kararıyla işlem yapılması,
  • Cumhuriyet savcısının kararının kanuni sürede hâkim onayına sunulmaması,
  • Yedekleme ve delil güvenliğine ilişkin güvencelere aykırı davranılması,
  • Arama kararının kapsamının aşılması ve soruşturmayla ilgisiz verilere müdahale edilmesi.

Kanuna aykırı yöntemlerle elde edilen dijital delilin hükme esas alınamayacağı ileri sürülürken yalnızca işlemin biçimsel eksikliği değil, ilgili kanuni şart, ihlalin niteliği ve elde edilen verilerin nasıl kullanıldığı da gösterilmelidir.

Özellikle hukuka uygun bir genel arama kararı bulunmasına rağmen dijital materyalin içeriği için gerekli özel kararın alınmamış olması ayrı bir hukuki sorundur.

Kararsız veya hukuka aykırı aramanın delillere etkisi başlıklı yazıda genel adli arama hükümleri yönünden bu sorun incelenmektedir. Dijital materyale özgü değerlendirmede ise CMK 134’ün özel şartları ayrıca dikkate alınmalıdır.

CMK 134 Hakkında Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 18.10.2023, E.2018/124, K.2023/538

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, CD gibi çıkarılabilir dijital veri taşıyıcılarının bilgisayar kütüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ele almıştır. Kararda, somut dosyadaki CD’lerin imajları alınmadan içeriklerinin belirleyici delil olarak kabul edilmesinin CMK 134’te düzenlenen usule aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

Bu karar, bilgisayar kütüğü kavramının yalnızca bilgisayarın ana donanımıyla sınırlı olmadığını ve dijital materyalin güvenilirliğinin teknik yöntemlerle korunması gerektiğini göstermektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 21.05.2025, E.2025/94, K.2025/227

Ceza Genel Kurulu, dijital materyallerde yedekleme, kopyalama ve veri bütünlüğünün korunmasına ilişkin güvenceleri değerlendirmiştir. Dijital verilere imaj alınmadan önce müdahale edilmiş olabileceği kuşkusunu giderecek önlemlerin alınmaması ve kanuni güvencelere uyulmaması hâlinde elde edilen verilerin hukuka aykırılığı gündeme gelmektedir.

Karar, imaj alma ve muhafaza işlemlerindeki eksikliklerin değerlendirilmesinde yalnızca sonradan hazırlanmış bilirkişi raporunun değil, delilin ilk elde edildiği andan itibaren geçirdiği işlemlerin de önem taşıdığını ortaya koymaktadır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 27.06.2022, E.2022/4812, K.2022/16075

Kararda, genel arama ve elkoyma yetkisine dayanılarak ele geçirilen bilgisayar üzerinde, olay tarihinde uygulanan CMK 134 hükümlerine uygun özel karar bulunmadan dijital inceleme yapılması değerlendirilmiştir. Daire, bu şekilde elde edilen harddisk verilerinin hukuka aykırı delil niteliğini gözetmiştir.

Kararın konusu eski tarihli işlemlerdir. Bu nedenle kararda geçen karar verme yetkisine ilişkin açıklamalar uygulanacak dönemin mevzuatıyla birlikte okunmalıdır. Güncel CMK 134/1, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısına da karar verme yetkisi tanımaktadır.

CMK 134 Arama ve Elkoyma Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

Bilgisayarda arama ve elkoyma işlemlerinin hukuka uygunluğu, verilen kararın niteliğine göre ilgili hâkimlik önünde denetlenebilir.

CMK 267 ve 268 hükümlerine göre hâkim kararlarına karşı, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, ilgililerin kararı öğrendiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz yoluna başvurulabilir.

İtiraz, kararı veren mercie dilekçe verilerek veya kanunun öngördüğü şekilde zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır. Kararı veren merci itirazı yerinde görmezse en çok üç gün içinde yetkili itiraz merciine gönderir.

Sulh ceza hâkimliğinin CMK 134 kapsamındaki kararlarına ilişkin itiraz merciinin belirlenmesinde CMK 268/3 hükümleri uygulanır. İtirazın tutuklama veya adli kontrol kararına ilişkin olmaması, merci tayininde önem taşır.

Ayrıca CMK 127/4 uyarınca zilyetliğindeki eşyaya elkonulan kişi, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir. Bu başvuru, ilk elkoyma kararına karşı genel itiraz süresinden ayrı değerlendirilmelidir.

İtiraz dilekçesinde yalnızca arama kararının hukuka aykırı olduğu belirtilmekle yetinilmemeli; örneğin kuvvetli şüphe koşulunun bulunmaması, başka delil elde etme yöntemlerinin değerlendirilmemesi, hâkim onayı eksikliği, yedekleme usulüne aykırılık veya cihazın gereksiz yere muhafaza edilmesi gibi somut nedenler gösterilmelidir.

Bu aşamada dijital delillere yönelik koruma tedbirlerinde savunma ve itirazın hazırlanması, karar metninin, arama tutanaklarının ve adli bilişim inceleme kayıtlarının birlikte değerlendirilmesini gerektirir.

Elkonulan Bilgisayar Ne Zaman Geri Verilir?

CMK 134/2 uyarınca şifrenin çözülmesi ve gerekli kopyaların alınması hâlinde elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.

Dolayısıyla bilgisayarın geri verilmesi için ceza davasının kesinleşmesi her durumda gerekli değildir. Dijital verilerin hukuka uygun şekilde kopyalanmasıyla cihazın fiziksel olarak muhafaza edilmesine duyulan ihtiyaç sona erebilir.

İade talebinde bulunulurken cihazın soruşturma açısından neden artık gerekli olmadığı, kopyalama işleminin tamamlanıp tamamlanmadığı ve elkoymanın sürdürülmesinin ölçülü olup olmadığı açıklanabilir.

Cihazın iadesi, dijital kopyaların soruşturma dosyasında bulunması sorunuyla aynı değildir. Fiziksel cihaz geri verilse bile adli kopyaların saklanması ve kullanılması kişisel verilerin korunması bakımından ayrı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Anayasa Mahkemesinin CMK 134 İptal Kararı Ne Anlama Geliyor?

Anayasa Mahkemesinin 12 Şubat 2026 tarihli ve E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararı, bilgisayarlarda arama ve elkoyma rejimi bakımından önemli bir norm denetimi kararıdır. Karar, 25 Mayıs 2026 tarihli ve 33264 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Mahkeme, CMK 134’teki dijital arama ve elkoyma yetkisini incelerken özellikle elde edilen kişisel verilerin korunmasına ilişkin kanuni güvenceler üzerinde durmuştur.

AYM değerlendirmesinde, yargılamanın kesinleşmesinden sonra elde edilen kişisel verilerin:

  • Hangi koşullarda ve ne kadar süreyle saklanacağı,
  • Hangi usulle silineceği veya imha edileceği,
  • Silinemeyen verilerin işlenmesinin nasıl sınırlandırılacağı,
  • Bu işlemlerden hangi mercilerin sorumlu olacağı,
  • İlgili kişilerin verilerin silinmesine veya işlenmesinin sınırlandırılmasına ilişkin hangi haklara sahip olacağı

konularında yeterli kanuni düzenleme bulunmamasını önemli görmüştür.

Mahkeme, kişisel verilerin korunması hakkına getirilen sınırlamanın bu eksiklikler nedeniyle orantısız olduğu sonucuna ulaşarak Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırılık tespit etmiştir.

CMK 134’ün birinci ve ikinci fıkralarındaki ilgili bölümlerin iptali sonucunda uygulanma imkânı kalmayan diğer hükümler de 6216 sayılı Kanun’un 43/4. maddesi kapsamında iptal edilmiştir.

CMK 134 İptal Kararı Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

AYM, iptal nedeniyle doğabilecek hukuki boşluğu dikkate alarak kararın yürürlüğünü Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren dokuz ay ertelemiştir.

Bu nedenle iptal hükmünün yürürlük tarihi 25 Şubat 2027’dir.

27 Ekim 2026 itibarıyla CMK 134’ün mevcut metni uygulanmaya devam etmektedir. AYM kararının yayımlanmış olması, iptal edilen kanuni düzenlemenin aynı tarihte yürürlükten kalktığı anlamına gelmez.

AYM iptal kararının bulunması, bu tarihten önce elde edilen bütün dijital delilleri kendiliğinden hukuka aykırı hâle de getirmez. Her işlemin yapıldığı tarihteki hukuki koşullar, uygulanabilir mevzuat ve somut usul ihlalleri ayrıca incelenmelidir.

İptalin kapsamı, yürürlük süresinin ertelenmesi ve sonrasında doğabilecek hukuki sonuçlar CMK 134 hakkında Anayasa Mahkemesi iptal kararı ve yürürlük tarihi başlıklı yazıda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Cep Telefonu İncelemesinde CMK 134 Uygulanır mı?

Yargıtay uygulamasında akıllı telefonlar, dijital verilerin depolanması ve işlenmesi özellikleri bakımından CMK 134 kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Bu nedenle telefonun kolluk tarafından fiziken ele geçirilmesiyle telefon içeriğindeki mesajların, fotoğrafların, uygulama kayıtlarının ve diğer kişisel verilerin incelenmesi aynı işlem olarak kabul edilmemelidir.

Özellikle kolluğun gerekli adli karar olmadan telefon içeriğini incelemesi sonucunda elde edilen verilerin hukuki değeri tartışmalıdır. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 25.03.2025 tarihli, E.2022/15892, K.2025/3583 sayılı kararında da hukuka aykırı telefon incelemesiyle elde edilen WhatsApp yazışmalarının hükme esas alınması değerlendirilmiştir.

Ancak her cep telefonu işlemi aynı hukuki kategoriye girmez. Telefonda kayıtlı verilerin incelenmesi, iletişimin dinlenmesi ve üçüncü taraf hizmet sağlayıcılardan veri temin edilmesi farklı hukuki dayanaklara tabi olabilir.

Bu ayrımlar, cep telefonunun incelenmesi ve dijital delilin hukuka uygunluğu başlıklı makalede ayrıca açıklanmaktadır.

Bilgisayarda Arama ve Elkoyma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Polis bilgisayarımı arama kararı olmadan inceleyebilir mi?

CMK 134 kapsamındaki dijital inceleme için yetkili merci kararı gerekir. Kolluğun tek başına verdiği karar, bu maddede düzenlenen arama ve kopyalama yetkisinin yerine geçmez. Somut işlem sırasında başka bir kanuni yetkiye dayanılıp dayanılmadığı ise ayrıca değerlendirilmelidir.

CMK 134 sadece ağır suçlarda mı uygulanır?

CMK 134’te belirli suçların tek tek sayıldığı bir katalog bulunmamaktadır. Ancak bir suç soruşturmasının varlığı, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri ve başka yoldan delil elde edilememe koşulları aranır. Tedbir her soruşturmada otomatik olarak uygulanamaz.

Bilgisayara elkonulması için mutlaka şifrenin bulunması mı gerekir?

Hayır. CMK 134/2, şifrenin çözülememesinin yanında gizlenmiş bilgilere ulaşılamamasını ve işlemin uzun sürecek olmasını da elkoyma nedenleri arasında düzenlemektedir. Ancak elkoymanın amacı gerekli çözümleme ve kopyalamanın yapılmasıdır.

Bilgisayarın imajı alınmadan bilirkişi incelemesi yapılabilir mi?

CMK 134/3, elkoyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklenmesini öngörür. Yargıtay kararlarında, dijital materyalin yedeklenmeden incelenmesi ve delil bütünlüğünü koruyan önlemlerin alınmaması hukuka uygunluk bakımından önemli görülmektedir. Somut işlemin koşulları ayrıca incelenmelidir.

Bilgisayarımdan alınan verilerin bir kopyasını isteyebilir miyim?

CMK 134/4 uyarınca elkoyma sırasında üçüncü fıkra kapsamında alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilmesi gerekir. İşlemin tutanağa geçirilmesi de kanuni yükümlülüktür.

Bilgisayarımın iadesi için davanın bitmesini beklemem gerekir mi?

Hayır. CMK 134/2 kapsamında gerekli çözümleme ve kopyalama tamamlandığında cihazın gecikme olmaksızın iadesi öngörülmektedir. Ayrıca elkoyma konusunda hâkimden karar verilmesi talep edilebilir.

AYM iptal kararı nedeniyle mevcut dijital deliller geçersiz olur mu?

İptal kararı tek başına bütün eski dijital delilleri geçersiz kılmaz. İptal hükmü 25 Şubat 2027’de yürürlüğe girecektir. Önceki işlemlerin hukuka uygunluğu, yapıldıkları tarihte uygulanan hükümler ve somut usul güvenceleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Sonuç: CMK 134 Uygulamasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Bilgisayarlarda arama, kopyalama ve elkoyma tedbirleri, dijital delillere ulaşılmasını sağlarken özel hayatın ve kişisel verilerin korunması hakkına doğrudan müdahale edebilir. Bu nedenle CMK 134’te aranan kuvvetli şüphe, zorunluluk, yetkili merci kararı ve dijital delil güvenliğine ilişkin kurallar birlikte uygulanmalıdır.

Somut bir soruşturmada özellikle arama kararının kapsamı, hâkim onayı, elkoyma nedeni, imaj alma ve yedekleme işlemleri, tutanaklar, cihazın iadesi ve elde edilen verilerin hükme esas alınıp alınamayacağı ayrı ayrı incelenmelidir.

27 Ekim 2026 itibarıyla CMK 134 uygulanmaya devam etmekle birlikte Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle 25 Şubat 2027 tarihi önemli bir yürürlük sınırıdır. Bu tarih ve sonrasında yapılacak işlemlerde uygulanacak kanuni dayanağın, yeni bir düzenleme yapılıp yapılmadığı da dikkate alınarak ayrıca belirlenmesi gerekir.

Yazar: Avukat Fatih Sefer