Geçici velayet (tedbiren velayet), boşanma veya ayrılık davası süresince çocuğun kimin yanında kalacağını, bakımını ve resmi işlemlerde kimin temsil edeceğini nihai hükme kadar belirleyen geçici koruma önlemidir. TMK m.169 uyarınca hakim, dava açılınca çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri talep olmasa dahi resen almak zorundadır. Karar tensip zaptıyla veya yargılamanın herhangi bir aşamasında verilebilir; ara karar niteliğinde olduğundan kesinleşme beklenmeden derhal uygulanır ve velayeti alan ebeveyne okul kaydı, sağlık ve pasaport işlemlerinde tek başına temsil yetkisi sağlar. Geçici velayetle birlikte diğer eş aleyhine tedbir nafakasına da hükmedilir.
Bu rehberde geçici velayetin hukuki niteliğini; boşanma davası açılmadan alınabilecek önlemleri (TMK m.197/4), kararın ne zaman ve neye göre verildiğini, geçici velayet belgesinin kullanımını, nafaka ve kişisel ilişki boyutunu, itiraz yolunu ve kararın nihai velayete etkisini güncel Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla açıklıyoruz.
İçindekiler
- Geçici Velayet Nedir? İhtiyati Tedbirden Farkı
- Geçici Velayet Hangi Durumlarda Gündeme Gelir?
- Boşanma Davası Açmadan Geçici Velayet Alınabilir mi? (TMK m.197/4)
- Geçici Velayet Ne Zaman ve Nasıl Karara Bağlanır?
- Sosyal İnceleme Raporu Beklenir mi? Acil Durumlar
- Hakim Geçici Velayeti Neye Göre Verir?
- Geçici Velayet Belgesi: Okul, Sağlık ve Pasaport İşlemleri
- Geçici Velayet Kararı Hemen Uygulanır mı?
- Geçici Velayette Tedbir Nafakası
- Geçici Velayet Döneminde Kişisel İlişki
- Geçici Velayet Kararına İtiraz ve Değiştirilmesi
- Geçici Velayetin Nihai Karara Etkisi
- Çocuğun Kaçırılması Riskine Karşı Önlemler
- Geçici Velayet Ne Zaman Sona Erer?
- Emsal Kararlar
- Sık Sorulan Sorular
Geçici Velayet Nedir? İhtiyati Tedbirden Farkı
Geçici velayet, yargılama süresince çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal ve ahlaki gelişiminin kesintiye uğramamasını sağlayan, çocuğun hukuki statüsünü nihai hükme kadar belirleyen dinamik bir koruma önlemidir. Dayanağı TMK m.169’dur: “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.” Bu hüküm hakime yalnızca yetki değil, kamusal bir görev yükler (Yargıtay 2. HD, E. 2010/17375, K. 2011/14136, T. 27.09.2011).
Geçici velayet, HMK m.389 ve devamındaki genel ihtiyati tedbir rejiminden nitelik olarak ayrılır. Genel ihtiyati tedbirler tarafın talebine bağlıdır, “yaklaşık ispat” ve çoğu zaman teminat şartı arar ve uyuşmazlık konusu hak üzerinde dondurma etkisi yaratır. TMK m.169 önlemleri ise kamu düzenine dayanır: talep şartı yoktur, yaklaşık ispat ve teminat gibi usuli zorunluluklardan muaftır ve çocuğun yaşamının aktif yönetimini konu alır. Bu fark hakimin hareket alanını belirler: geçici velayette pusula, HMK’nın sınırlayıcı şartları değil, çocuğun üstün yararının emrettiği esneklik ve ivediliktir.
Geçici Velayet Hangi Durumlarda Gündeme Gelir?
Geçici velayet üç ayrı hukuki zeminde karşımıza çıkar: 1. Boşanma veya ayrılık davasında (TMK m.169): En yaygın senaryo; dava açılınca eşler ayrı yaşamaya başladığından çocuğun kimin yanında kalacağı derhal düzenlenir. 2. Dava açılmadan, ayrı yaşama halinde (TMK m.197/4): Henüz boşanma davası yokken, haklı sebeple ayrı yaşayan eşlerin çocukları için birlik hakimi önlem alır — aşağıda ayrıntılı anlatıyoruz. 3. Velayetin değiştirilmesi ve kaldırılması davalarında: Bu davalar sürerken çocuğun tehlike altında kalması ihtimaline karşı m.169 kıyasen uygulanır ve velayet tedbiren diğer tarafa verilebilir; bu senaryonun işleyişini velayetin değiştirilmesi makalemizde ayrıntılı işlemiştik.
Boşanma Davası Açmadan Geçici Velayet Alınabilir mi? (TMK m.197/4)
Evet — hukukumuz çocuğun korunmasını bir boşanma davasının varlığına bağlamamıştır. TMK m.197/4 uyarınca “Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır.” Haklı sebeple ayrı yaşayan eş, boşanma davası açmadan aile mahkemesine (birlik hakimine) başvurarak çocuğun kimin yanında kalacağının, eğitim ve sağlık kararlarını kimin yürüteceğinin düzenlenmesini isteyebilir. Teknik olarak bu bir velayet devri değil, velayetin kullanılmasına ilişkin geçici düzenlemedir; çünkü evlilik sürdükçe velayet ortaktır. Yargıtay bu mekanizmayı açıkça tanır: tüm deliller değerlendirilerek “Türk Medeni Kanunu’nun 197/son ve 336/2. maddeleri kapsamında bir önlem olarak geçici velayet düzenlemesi yapılması” gerekir (Yargıtay 2. HD, E. 2016/8661, K. 2016/9147, T. 04.05.2016). Pratik değeri büyüktür: boşanmaya henüz karar vermemiş ama fiilen ayrılmış ebeveynler için çocuğun haksız alıkonulmasına veya eğitiminin aksatılmasına karşı önleyici bir yargısal koruma sunar.
Geçici Velayet Ne Zaman ve Nasıl Karara Bağlanır?
Karar, davanın açıldığı andan hükmün kesinleşmesine kadar her aşamada verilebilir. Tensip aşaması: Dava dilekçesindeki somut vakıalar ve sunulan deliller çocuk için ciddi risk gösteriyorsa, mahkeme tensip zaptıyla — henüz duruşma yapılmadan — geçici velayeti düzenleyebilir; bu aşamadaki kararlar genellikle mevcut fiili durumun korunması odaklıdır. Ön inceleme: Tarafların iddiaları netleşmiş, sosyal ve ekonomik durum araştırmaları (SED) dosyaya girmiştir; mahkeme bu verilerle kararı kurar veya günceller. Tahkikat: Tanık beyanları ve uzman raporları ışığında karar her zaman revize edilebilir. Talep, dava veya cevap dilekçesinde ileri sürülebileceği gibi yargılama sırasında yazılı ya da duruşmada sözlü olarak da yapılabilir; ancak talep şart değildir — Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun formülüyle: “Hâkim boşanma ve ayrılık davası açılınca davanın devamı süresince çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri talep olmaksızın gecikmeden re’sen alır. Çocuğun yüksek yararını ilgilendiren bu konular kamu düzenine ilişkin olduğundan, burada kendiliğinden harekete geçme ve kendiliğinden araştırma ilkesi geçerlidir” (YHGK, E. 2023/858, K. 2023/1399, T. 27.12.2023).
Sosyal İnceleme Raporu Beklenir mi? Acil Durumlar
Kural, kararın bilimsel temele dayanmasıdır: 4787 sayılı Kanun m.5 uyarınca psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan inceleme istenir ve uzman incelemesi yapılmadan kurulan velayet hükümleri usule aykırıdır (Yargıtay 2. HD, E. 2013/23126, K. 2014/7079, T. 27.03.2014). Ancak bu kural, aciliyetle dengelenmiştir: çocuğun fiziksel şiddete maruz kalma riski, ebeveynin madde bağımlılığı veya çocuğun yurt dışına kaçırılma ihtimali gibi hallerde raporun tamamlanmasını beklemek telafisi imkansız zarar doğurabilir. HGK bu dengeyi net çizer: hakim, “çocuğun esenliğinin ağır tehlike altında olduğunu fark ettiğinde delil veya belge aramaksızın önleyici ve koruyucu tedbir kararları vermek, kararların verilmesini çocuğun esenliğini tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirmemek” ile yükümlüdür (YHGK, E. 2023/858) — bu yükümlülüklerin ihlali hakimin hukuki sorumluluğunu dahi gündeme getirebilir. Pratik formül şudur: acil hallerde raporsuz ivedi ara karar verilir; uzman incelemesi, kararın devamı veya değiştirilmesi için sonraki aşamada tamamlanır. Anayasa Mahkemesi de ivediliği anayasal zorunluluk sayar: velayet ve kişisel ilişki davaları, zaman geçmesi telafisi imkansız sonuçlar doğurabileceğinden “ivedi şekilde sonuçlandırılmalıdır” (AYM, B. 2018/4453, T. 10.03.2022).
Hakim Geçici Velayeti Neye Göre Verir?
Değerlendirmenin merkezinde iki ilkenin dengesi vardır. İstikrar ilkesi (fiili durumun korunması): Çocuğun alıştığı çevreden, okulundan ve halen bakımını üstlenen ebeveynden yargılama boyunca koparılmaması esastır; mahkemeler, ciddi bir bakım eksikliği veya somut tehlike görmedikçe, dava açıldığında çocuk fiilen kimin yanındaysa geçici velayeti o tarafa bırakma eğilimindedir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/1024, K. 2023/3478, T. 21.06.2023). Küçük yaştaki çocuklarda anne bakımına muhtaçlık karinesi bu değerlendirmeye eklenir. Güvenlik denetimi: İstikrar mutlak değildir; fiili durum bir hak ihlali barındırıyorsa hakim müdahale eder. En tipik örnek, çocuğu elinde tutan ebeveynin bu durumu diğer tarafı cezalandırmak için kullanmasıdır: Yargıtay, “babanın çocuğu … süre göstermeyerek ve anaokuluna da göndermeyerek anneyi cezalandırma yoluna gitmesi” karşısında geçici velayetin anneye verilmesini onamıştır (Yargıtay 2. HD, E. 2023/3254, K. 2023/2586, T. 23.05.2023). Ekonomik güç belirleyici değildir; mahkeme tarafların çocuğa ayıracağı zamana ve sunacağı sevgi-şefkat ortamına odaklanır. Ağır iddialar (bağımlılık, şiddet) beyanla geçiştirilemez: babanın uyuşturucu bağımlılığı iddiasında sağlık kurulu raporu alınması zorunludur (Yargıtay 2. HD, E. 2022/6995, K. 2022/10519, T. 14.12.2022).
Geçici Velayet Belgesi: Okul, Sağlık ve Pasaport İşlemleri
Geçici velayet yalnızca bir barınma düzenlemesi değildir; TMK m.339 ve m.342’deki temsil yetkilerini dava süresince ilgili ebeveyne devreder — geçici velayet sahibi, çocuğun yasal temsilcisi sıfatını kazanır. Somut yansımaları: eğitim (okul kaydı, nakil, okul seçimi tek başına yapılabilir; eğitim kurumları mahkemenin ara kararını yasal dayanak olarak kabul etmek zorundadır), sağlık (rutin kontroller, ameliyat onamları ve uzun süreli tedavilerde yasal temsilci rızası geçici velayet sahibince verilir; diğer ebeveynin onaydan imtina riski böylece bertaraf edilir) ve resmi işlemler (pasaport başvurusu, adres değişikliği ve idari işlemlerde temsil). Bu yetkilerin üçüncü kişiler (okullar, hastaneler, emniyet, bankalar) nezdinde sorunsuz kullanılabilmesi için mahkemeden ara karara istinaden geçici velayet belgesi alınması gerekir; belge, kararı veren aile mahkemesinden imzalı ve mühürlü olarak talep edilir.
Geçici Velayet Kararı Hemen Uygulanır mı?
Evet — ve bu, aile hukukundaki genel kuralın önemli bir istisnasıdır. HMK m.367/2 uyarınca aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez; ancak geçici velayet bir nihai hüküm değil, ara karar niteliğinde bir geçici önlemdir ve kesinleşme şartına tabi olmadan derhal icra edilir. Aksi düşünülseydi kurum anlamını yitirirdi: yıllar sürebilecek yargılamanın kesinleşmesi beklenseydi, çocuk tüm bu süreçte hukuki belirsizlikte kalırdı. Derhal icra, kararın verildiği andan itibaren sonuç doğurması demektir ve etkili uygulanması devletin pozitif yükümlülüğüdür: Anayasa Mahkemesi, kararların “kağıt üzerinde kalmaması” ve “fiilen hayata geçirilecek uygun tedbirlerin alınması” gerektiğini vurgular (AYM, B. 2018/27095, T. 04.07.2022). Karara rağmen çocuk teslim edilmiyorsa, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü üzerinden yürüyen çocuk teslimi prosedürü tedbir kararları için de işletilir.
Geçici Velayette Tedbir Nafakası
Geçici velayet kararıyla birlikte, velayeti alamayan eş aleyhine çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılım amacıyla tedbir nafakasına hükmedilmesi zorunludur; nafaka, iştirak nafakasının dava sürecindeki karşılığıdır ve talep olmasa dahi resen takdir edilir. Başlangıç tarihi kural olarak dava tarihidir; ancak geçici velayetin el değiştirdiği veya çocuğun fiilen teslim edildiği hallerde nafaka fiili teslim tarihinden başlatılır. Yargıtay bu bağı kesin çizgiyle korur: “çocuğun anneye teslim tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile karar tarihinden itibaren hüküm ifade edecek şekilde… hükmedilmesi doğru bulunmamış” (Yargıtay 2. HD, E. 2023/9310, K. 2024/6162, T. 19.09.2024). Aynı mantık tersinden de işler: yargılama sırasında geçici velayet el değiştirirse, önceki taraf lehine bağlanan nafaka fiili değişiklik tarihinden kaldırılır ve yeni velayet sahibi lehine nafaka bağlanır — nafaka bir zenginleşme aracı değil, fiili bakımın karşılığıdır.
Geçici Velayet Döneminde Kişisel İlişki
Geçici velayet, çocuğu diğer ebeveynden koparan bir düzenleme değildir; mahkeme, tedbir kararıyla birlikte velayeti alamayan ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişkiyi de düzenler. Kural, gözetimsiz ve düzenli ilişkidir: “Kişisel ilişki düzenlemesinde esas olan çocuğun üstün yararı olup ana ve babalarıyla düzenli şekilde ve gözetim olmaksızın kişisel ilişki kurma ve sürdürme hakları mevcuttur” (Yargıtay 2. HD, E. 2022/6995). Çocuğun güvenliğine yönelik somut risk varsa ilişki kısıtlanabilir veya refakat eşliğinde kurulabilir. Takvim, velayeti kullanan tarafın hayatını felç etmeyecek şekilde dengelenmelidir; Yargıtay, her hafta sonu kurulan ilişkiyi anneyi “tüm hafta sonları eve bağımlı hale getireceği ve velâyet görevini gereği gibi yerine getirmesine engel olacağı” gerekçesiyle ölçüsüz bulmaktadır. Kişisel ilişkinin kapsamını ve engellenmesinin sonuçlarını ayrı makalede derinlemesine incelemiştik.
Geçici Velayet Kararına İtiraz ve Değiştirilmesi
Geçici velayet ara karar niteliğinde olduğundan, bu kararlara karşı HMK m.394 kıyasen uygulanarak itiraz yoluna başvurulabilir: ilgili taraf, kararı öğrenmesinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak tedbirin şartlarına veya kapsamına itiraz eder; mahkeme tarafları dinleyerek veya dosya üzerinden kararı değiştirebilir ya da kaldırabilir. İtirazdan bağımsız ikinci yol her zaman açıktır: koşulların değişmesine dayalı yeniden değerlendirme talebi. Geçici velayet dinamik bir tedbirdir; “velayete ilişkin düzenleme henüz kesinleşmeden böyle bir durumun ortaya çıkması halinde hakim çocuğun yararını gözeterek düzenlemeye re’sen müdahale edebilir ve mevcut düzenlemeyi değiştirebilir” (Yargıtay 2. HD, E. 2010/17375). Tedbir döneminde velayet hakkını kötüye kullanan — örneğin çocuğu göstermeyen veya yabancılaştıran — taraf aleyhine bu mekanizma fiilen işler: mahkeme, “velâyetin değiştirilmesinde küçüğün yüksek menfaati bulunduğu vicdani kanaatiyle” fiili durumu sonlandırıp geçici velayeti diğer tarafa verebilir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/5544, K. 2023/3831, T. 12.09.2023).
Geçici Velayetin Nihai Karara Etkisi
Geçici velayet, nihai hüküm bakımından kazanılmış hak doğurmaz; tedbir niteliğindedir ve mahkeme nihai velayeti dosyayı bütün delilleriyle yeniden değerlendirerek belirler (Yargıtay 2. HD, E. 2023/1296, K. 2023/4927, T. 19.10.2023). Ancak pratik gerçeklik görmezden gelinemez: yargılama boyunca çocuğun bir ebeveyn yanında kurduğu düzen, okul ve sosyal uyum, nihai değerlendirmede istikrar ilkesi üzerinden en güçlü verilerden birine dönüşür; sosyal inceleme raporları büyük ölçüde geçici dönemdeki gözlemlere dayanır. Madalyonun öbür yüzü de aynı derecede gerçektir: geçici velayeti elinde tutan tarafın bu dönemi diğer ebeveyni cezalandırmak, çocuğu göstermemek veya yabancılaştırmak için kullanması, nihai velayeti kaybetmesinin en yaygın sebebidir. Stratejik sonuç: geçici velayet dönemi bir “bekleme salonu” değil, nihai kararın fiilen şekillendiği dönemdir — bu dönemde hem çocuğun düzenini titizlikle korumak hem kişisel ilişki yükümlülüklerine kusursuz uymak gerekir.
Çocuğun Kaçırılması Riskine Karşı Önlemler
Geçici velayet sürecinin en ağır tehditlerinden biri, çocuğun diğer ebeveynden kaçırılması veya yurt dışına çıkarılmasıdır. Bu riskin somut belirtileri (pasaport çıkarma girişimi, bilet rezervasyonu, yurt dışı bağlantıları) varsa hakim, delil veya belge aramaksızın önleyici tedbirlere başvurabilir (YHGK, E. 2023/858): çocuğun pasaportuna tahdit konulması, yurt dışına çıkış yasağı ve çocuğun yerleşim yerinin değiştirilmesinin mahkeme iznine bağlanması bu koruma kalkanının tipik araçlarıdır. Bu tedbirler geçici velayet talebiyle birlikte veya bağımsız olarak istenebilir; hakimin gerekli önlemleri geciktirmesi yargısal ihmal olarak değerlendirilir. Çocuğun buna rağmen yurt dışına götürülmesi halinde devreye giren Lahey iade mekanizmasını ayrı bir makalede ele alacağız.
Geçici Velayet Ne Zaman Sona Erer?
Geçici önlemler asıl davanın kaderine bağlıdır ve üç halde sona erer: 1. Boşanma kararının kesinleşmesi: Geçici velayet yerini nihai velayete, tedbir nafakası iştirak nafakasına bırakır. 2. Davanın reddi: Geçici önlemler kural olarak sona erer; ancak eşler ayrı yaşamaya devam ediyorsa ve çocuğun yararı gerektiriyorsa hakim, TMK m.197 çerçevesinde önlemlerin devamına karar verebilir. 3. Davadan feragat: Davanın eki niteliğindeki geçici velayet ve nafaka kararları kendiliğinden ortadan kalkar; mahkeme bu konuda “karar verilmesine yer olmadığına” hükmeder. Her durumda geçici dönemin sona ermesi, koşullar değiştiğinde yeni bir velayet davası açılmasına engel değildir.
Emsal Kararlar
Yargıtay HGK, E. 2023/858, K. 2023/1399, T. 27.12.2023 Hakimin çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri talep olmaksızın, gecikmeden resen alma yükümlülüğü; çocuğun esenliği ağır tehlikedeyken delil veya belge aramaksızın koruyucu tedbir verme ve kararların uygulanmasını takip etme görevilidir.
Yargıtay 2. HD, E. 2023/9310, K. 2024/6162, T. 19.09.2024 Tedbir nafakasının karar tarihinden değil, çocuğun anneye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren başlatılması gerekir.
Yargıtay 2. HD, E. 2023/3254, K. 2023/2586, T. 23.05.2023 Babanın çocuğu uzun süre göstermeyerek ve anaokuluna göndermeyerek anneyi cezalandırma yoluna gitmesi karşısında, fiili durumun korunması yerine geçici velayetin anneye verilmesinin isabetlidir.
Yargıtay 2. HD, E. 2016/8661, K. 2016/9147, T. 04.05.2016 Boşanma davası bulunmasa dahi, ayrı yaşama halinde TMK m.197/son ve m.336/2 kapsamında bir önlem olarak geçici velayet düzenlemesi yapılması gereklidir.
AYM, B. 2018/4453, T. 10.03.2022 Velayet ve kişisel ilişki davalarının, zaman geçmesinin telafisi imkansız sonuçlar doğurabilmesi nedeniyle ivedi şekilde sonuçlandırılması gerektiği; kararların uzman raporlarına dayalı somut ve nesnel verilerle gerekçelendirilmesi zorunludur.
Sık Sorulan Sorular
Geçici velayet ne kadar sürede verilir?
Kesin bir süre yoktur; acil risk varsa mahkeme tensip zaptıyla, dava açıldıktan günler içinde raporsuz karar verebilir, aksi halde karar genellikle sosyal inceleme raporunun dosyaya girmesinden sonra ilk duruşmalarda kurulur ve yargılama boyunca her zaman revize edilebilir.
Boşanma davası açmadan geçici velayet alınabilir mi?
Evet; haklı sebeple ayrı yaşayan eş, TMK m.197/4 uyarınca boşanma davası açmadan aile mahkemesine başvurarak çocuğun kimin yanında kalacağının ve bakım düzeninin önlem olarak düzenlenmesini isteyebilir.
Geçici velayet kararı kesinleşmeden uygulanır mı?
Evet; aile hukukuna ilişkin nihai kararlar kesinleşmeden icra edilemezken, geçici velayet ara karar niteliğinde bir tedbir olduğundan verildiği andan itibaren derhal uygulanır ve teslim edilmezse çocuk teslimi prosedürü işletilir.
Geçici velayet belgesi ne işe yarar?
Kararı veren aile mahkemesinden alınan bu belge; okul kaydı ve nakli, sağlık kuruluşlarında tedavi onamları, pasaport başvurusu ve diğer resmi işlemlerde geçici velayet sahibinin çocuğu tek başına temsil ettiğini üçüncü kişilere ispatlar.
Geçici velayeti alan taraf nafaka alır mı?
Evet; mahkeme, geçici velayetle birlikte diğer eş aleyhine talep olmasa dahi resen tedbir nafakasına hükmeder ve nafaka, çocuğun fiilen teslim edildiği tarihten itibaren işletilir, geçici velayet el değiştirirse nafaka yükümlülüğü de yer değiştirir.
Geçici velayet kararına itiraz edilebilir mi?
Evet; ara karara karşı öğrenmeden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye itiraz edilebilir, ayrıca koşulların değişmesi halinde süreye bağlı olmaksızın kararın yeniden değerlendirilmesi her zaman talep edilebilir.
Geçici velayeti alan taraf nihai velayeti de kazanır mı?
Otomatik olarak hayır — geçici velayet kazanılmış hak doğurmaz; ancak geçici dönemde kurulan düzen istikrar ilkesi üzerinden nihai değerlendirmede güçlü bir veri oluşturur, bu dönemde kişisel ilişkiyi engelleyen taraf ise velayeti kaybetme riskiyle karşılaşır.
Eşim çocuğu kaçırabilir, ne yapabilirim?
Geçici velayet talebiyle birlikte veya bağımsız olarak çocuğun pasaportuna tahdit konulmasını, yurt dışına çıkış yasağını ve yerleşim yeri değişikliğinin mahkeme iznine bağlanmasını isteyebilirsiniz; somut risk halinde hakim bu tedbirleri delil aramaksızın ivedilikle alabilir.
Geçici Velayet Sürecinde Hukuki Destek
Geçici velayet, boşanma davasının ilk günlerinde verilen ve çoğu zaman nihai sonucu fiilen şekillendiren karardır; talebin doğru zamanda, doğru delillerle ve gerekli koruyucu tedbirlerle birlikte sunulması davanın bütün seyrini etkiler. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak geçici velayet, tedbir nafakası ve koruma tedbiri taleplerinde ve boşanma davasının açılışından kesinleşmesine kadar tüm aşamalarında müvekkillerimize İstanbul genelinde hukuki destek sağlıyoruz.
Adres: Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul
Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Mehmet SARIOĞLU tarafından hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki danışmanlık alınız.