Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma Davası (TMK 162)

Pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin diğerinin bedensel ya da ruhsal sağlığını bozacak ağırlıkta davranışlarda bulunması veya onun şeref ve haysiyetine ağır derecede saldırması hâlinde açılan özel ve mutlak bir boşanma davasıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinde düzenlenen bu iki sebepte, eylem ispatlandığında mahkeme evlilik birliğinin çekilmez hâle gelip gelmediğini … Devamını oku

Hayata Kast Nedeniyle Boşanma Davası (TMK 162)

Hayata kast nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin diğerinin yaşamına son verme kastıyla hareket etmesi durumunda açılan özel ve mutlak bir boşanma davasıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinde düzenlenen bu sebepte, eylemin gerçekleştiği ispatlandığında mahkeme ayrıca evlilik birliğinin çekilmez hale gelip gelmediğini araştırmaz; boşanma kararı verilir. Dava, öğrenmeden itibaren altı ay ve her halde beş yıllık … Devamını oku

Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası (TMK 163)

Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin toplumun genel değer yargılarıyla çatışan davranışlarını süreklilik gösterecek biçimde bir yaşam tarzı haline getirmesi ve bu yüzden onunla birlikte yaşamanın diğer eşten beklenemez hale gelmesi durumunda açılan özel bir boşanma davasıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesinde düzenlenen bu sebepte belirleyici olan, davranışın tek başına ağırlığı değil, süreklilik … Devamını oku

Küçük Düşürücü Suç İşleme Nedeniyle Boşanma Davası (TMK 163)

Küçük düşürücü suç işleme nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin evlilik birliği devam ederken toplum nezdinde utanç verici sayılan bir suç işlemesi ve bu suç yüzünden onunla birlikte yaşamanın diğer eşten beklenemez hale gelmesi durumunda açılan özel bir boşanma davasıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesinde düzenlenen bu sebep, suçun işlenmiş olmasını tek başına yeterli görmez; ayrıca … Devamını oku

Çocuk Teslimi

Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kararlarının icrası, 7343 sayılı Kanunla köklü biçimde değişmiştir: bu işlemler artık icra daireleri tarafından değil, Adalet Bakanlığı bünyesindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri (ADM) tarafından, uzmanlar (psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı) eşliğinde ve çocuk görüşme merkezlerinde yerine getirilmektedir (ÇKK m.41/A vd.). Başvuru UYAP, e-Devlet veya fiziki yolla yapılır; işlemler … Devamını oku

Velayet Davasında Çocuğun Görüşü ve Sosyal İnceleme Raporu

Velayet davasında çocuğun görüşü, idrak çağına gelmiş her çocuk için alınması zorunlu bir usul güvencesidir: BM Çocuk Hakları Sözleşmesi m.12, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m.3 ve m.6 ile TMK m.339/3 uyarınca çocuk, kendisini ilgilendiren davada dinlenmeden hüküm kurulamaz; dinlenmeme, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında bozma sebebidir. Kesin bir yaş sınırı yoktur; uygulamada 7-8 yaş idrak … Devamını oku

Geçici Velayet

Geçici velayet (tedbiren velayet), boşanma veya ayrılık davası süresince çocuğun kimin yanında kalacağını, bakımını ve resmi işlemlerde kimin temsil edeceğini nihai hükme kadar belirleyen geçici koruma önlemidir. TMK m.169 uyarınca hakim, dava açılınca çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri talep olmasa dahi resen almak zorundadır. Karar tensip zaptıyla veya yargılamanın herhangi bir aşamasında verilebilir; … Devamını oku

Velayet Hangi Durumlarda Babaya Verilir?

Velayet hangi durumlarda babaya verilir? Türk hukukunda velayetin anneye verileceğine dair yasal bir kural yoktur; karar cinsiyete değil, çocuğun üstün yararına göre verilir. Uygulamada velayetin babaya verildiği başlıca haller şunlardır: çocuğun fiilen baba yanında yaşıyor olması ve bu düzenin çocuk lehine işlemesi, annenin bakım görevini ihmal etmesi veya çocuğun bakımını üçüncü kişilere bırakması, annenin kişisel … Devamını oku

Çocuğun Velayeti Hangi Durumlarda Anneye Verilmez?

Çocuğun velayeti hangi durumlarda anneye verilmez? Anne bakımına muhtaçlık karinesi mutlak değildir; şu hallerde velayet anneye verilmez veya anneden alınır: annenin velayet görevini yerine getirmesini engelleyen ağır ruhsal veya fiziksel rahatsızlığı, alkol ya da madde bağımlılığı, haysiyetsiz yaşam sürmesi, çocuğu terk etmesi veya bakımını fiilen üstlenmemesi, çocuğa şiddet uygulaması ya da istismara göz yumması, babayla … Devamını oku

Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Velayeti

Evlilik dışı doğan çocuğun velayeti, TMK m.337/1 uyarınca doğumla birlikte, hiçbir mahkeme kararına gerek olmaksızın kendiliğinden anneye aittir. Babanın çocuğu tanıması veya babalık davasını kazanması yalnızca soybağını kurar; velayeti kendiliğinden babaya geçirmez ve ortak hale getirmez. Velayetin babaya verilmesi iki yolla mümkündür: annenin küçük, kısıtlı veya ölmüş olması ya da velayetin kendisinden alınmış olması hallerinde … Devamını oku