Haksız tutuklama tazminatı, bir ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında yakalanan ya da tutuklanan kişinin sonradan beraat etmesi veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi hâlinde, özgürlüğünden yoksun bırakılması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların Devletten karşılanmasını istemesidir. Bu hak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 141. maddesinde düzenlenmiştir. Ancak yalnızca beraat etmiş olmak, daha önce herhangi bir yakalama veya tutuklama tedbiri uygulanmamışsa bu madde kapsamında tazminat hakkı doğurmaz.
CMK 141/1-e kapsamında, başlangıçta kanuna uygun olarak uygulanan yakalama veya tutuklama tedbirinden sonra beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi de tazminat sebebidir. 7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda bu kapsamdaki başvurular, 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren Tazminat Komisyonunun görev alanındadır. Başvuru süresi, kural olarak kararın kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıldır.
Beraat Eden Herkes Haksız Tutuklama Tazminatı Alabilir mi?
Hayır. Beraat kararı, tek başına CMK 141/1-e kapsamında tazminat alınması için yeterli değildir. Kişi hakkında soruşturma veya kovuşturma sırasında yakalama ya da tutuklama tedbirinin uygulanmış olması gerekir.
Örneğin hakkında kamu davası açılan, bütün duruşmalara tutuksuz katılan ve sonuçta beraat eden kişi, yalnızca yargılanmış olması nedeniyle CMK 141/1-e kapsamında tutuklama tazminatı isteyemez. Buna karşılık soruşturma sırasında tutuklanan, bir süre ceza infaz kurumunda kaldıktan sonra tahliye edilen ve yargılama sonunda beraat eden kişi, kanundaki diğer koşullar da mevcutsa tazminat isteyebilir.
Burada önemli olan, tutuklama kararının verildiği tarihte kanuna uygun olup olmamasından bağımsız olarak, uygulanan tedbirin sonunda kişinin beraat etmiş olmasıdır. CMK 141/1-e hükmü, başlangıçta kanuna uygun olan tutuklamanın sonradan beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanması durumunda da tazminat imkânı tanır.
CMK 223/2 kapsamında verilen beraat kararının dayandığı hukuki neden, tazminat isteminin değerlendirilmesinde ilgili olabilir. Bununla birlikte suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle verilen beraat kararı da CMK 141/1-e bakımından tazminat hakkına dayanak oluşturabilir. Kişiden ayrıca suçsuzluğunu yeniden ispatlaması istenemez.
Haksız Tutuklama Tazminatının Hukuki Dayanağı Nedir?
Haksız tutuklama tazminatının temel dayanağı Anayasa’nın 19. maddesi ile CMK 141-144. maddeleridir. Anayasa, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını güvence altına alırken kanunda belirtilen esaslara aykırı şekilde özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin uğradıkları zararların Devlet tarafından karşılanmasını öngörür.
CMK 141. maddesinde birbirinden farklı tazminat nedenleri düzenlenmiştir:
- CMK 141/1-a: Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen kişiler tazminat isteyebilir.
- CMK 141/1-c: Kanuni hakları hatırlatılmadan veya haklarından yararlanma talepleri yerine getirilmeden tutuklanan kişiler tazminat talep edebilir.
- CMK 141/1-d: Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişiler tazminat isteyebilir.
- CMK 141/1-e: Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişiler maddi ve manevi zararlarının karşılanmasını isteyebilir.
- CMK 141/1-f: Mahkûmiyet hâlinde gözaltı ve tutukluluk süresi hükümlülük süresini aşan veya kanunda yalnızca para cezası öngörüldüğü için bu cezaya mahkûm edilen kişiler, maddede belirtilen koşullarla tazminat isteyebilir.
Bu tazminat nedenleri aynı değildir. Özellikle CMK 141/1-a kapsamında tutuklamanın kanuna aykırılığı incelenirken CMK 141/1-e kapsamında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonucunda doğan tazminat hakkı değerlendirilir.
Bir tutuklama kararının hangi koşullarda verilebileceği konusunda tutuklamanın şartları ve tutuklama nedenleri ayrıca önem taşır. Kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağı gibi hususlar özellikle CMK 141/1-a kapsamındaki hukuka aykırılık iddiaları bakımından incelenir.
Beraat Sonrası Tutuklama Tazminatının Şartları Nelerdir?
CMK 141/1-e kapsamında tazminat talep edilebilmesi için aşağıdaki koşulların birlikte değerlendirilmesi gerekir:
- Yakalama veya tutuklama tedbiri uygulanmış olmalıdır. Kişinin ceza soruşturması veya kovuşturması kapsamında özgürlüğünün fiilen kısıtlanmış olması gerekir.
- Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olmalıdır. Tazminat isteminin dayandığı kararın kesinleşmesi ve buna ilişkin belgelerin temin edilmesi önemlidir.
- CMK 144 kapsamında tazminat istemine engel bir durum bulunmamalıdır. Kanun, belirli kişiler ve karar türleri yönünden istisnalar öngörmektedir.
- Zarar ve tazminat talebi ortaya konulmalıdır. Özgürlükten yoksun kalınması nedeniyle oluşan manevi zarar ile talep edilen maddi kayıplar somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
- Kanuni başvuru süresine uyulmalıdır. Sürelerin kaçırılması, esasen haklı olabilecek bir talebin incelenmesini engelleyebilir.
Kanunda tutukluluğun belirli bir asgari gün sayısına ulaşması şartı bulunmamaktadır. Bu nedenle kısa süreli tutukluluk da tazminat istemine konu olabilir. Ancak özgürlükten yoksun kalınan süre, özellikle tazminat miktarının değerlendirilmesinde önem taşır.
Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararından Sonra Tazminat İstenebilir mi?
Evet. CMK 141/1-e yalnızca beraat kararlarını değil, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararları da kapsar. Dolayısıyla soruşturma sırasında tutuklanan ve daha sonra hakkında kamu davası açılmasına gerek bulunmadığına karar verilen kişi de tazminat isteyebilir.
Ancak her kovuşturmaya yer olmadığı kararı aynı hukuki sonucu doğurmaz. Özellikle genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme ya da uzlaşma gibi CMK 144’te belirtilen nedenlerle soruşturmanın sona ermesi durumunda tazminat hakkına ilişkin sınırlamalar uygulanabilir.
Başvuru hazırlanırken kovuşturmaya yer olmadığı kararının gerekçesi, kesinleşme durumu ve tutuklama tedbirinin hangi suç isnadı nedeniyle uygulandığı birlikte incelenmelidir.
Haksız Tutuklama Tazminatı İçin Nereye Başvurulur?
Haksız tutuklama nedeniyle tazminat istenirken en önemli usul sorunlarından biri görevli merciin doğru belirlenmesidir. CMK 141/1-e kapsamında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı nedeniyle yapılacak başvurularda görevli merci Tazminat Komisyonudur.
1. Tazminat Komisyonuna başvuru
7499 sayılı Kanunla CMK 142/2 ve 6384 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerden sonra CMK 141/1-e, (f) ve (l) bentlerine dayanan talepler Tazminat Komisyonunun görevine alınmıştır.
Bu kapsamda beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonrasında yapılan tazminat istemi, 6384 sayılı Kanunun 5/B maddesine göre değerlendirilir. Başvuruda zarara uğrayan kişinin kimliği, adresi, uygulanan koruma tedbiri, karar bilgileri ve istenen tazminatın dayanakları belirtilmelidir.
Komisyonun görev alanı ve müracaatın ayrıntıları için koruma tedbirleri tazminatında Tazminat Komisyonuna başvuru konusundaki açıklamalar incelenebilir.
2. Ağır ceza mahkemesine başvuru
CMK 141/1-a kapsamında tutuklamanın kanuna aykırılığına dayanan talepler başta olmak üzere Komisyonun görev alanına girmeyen tazminat istemleri, CMK 142/2 uyarınca görevli ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.
Kural olarak zarara uğrayan kişinin oturduğu yer ağır ceza mahkemesi görevlidir. Bu mahkemenin tazminata konu işlemle ilişkili olması ve aynı yerde başka ağır ceza dairesinin bulunmaması hâlinde en yakın yer ağır ceza mahkemesi yetkilidir.
Bir başvuruda hem CMK 141/1-e kapsamındaki beraat nedeniyle tazminat talebi hem de diğer bentlerden kaynaklanan ayrı hukuka aykırılık iddiaları bulunabilir. Böyle bir durumda görev alanları ayrı değerlendirilmelidir. Kanun, yanlış mercie yapılan istemin görevli mercie gönderilmesini ve bu hâllerde ilk başvuru tarihinin korunmasını düzenlemiştir.
Görevli merci ayrımının, başvuru süresinin ve ileri sürülecek hukuki nedenlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Özellikle birden fazla tazminat nedeninin bulunduğu dosyalarda özgürlüğü kısıtlayan koruma tedbirlerine karşı hukuki başvuru sürecinin doğru yürütülmesi, hak kayıplarının önlenmesi açısından önemlidir.
Ağır ceza mahkemelerinin görevine giren diğer talepler konusunda koruma tedbiri tazminatında görevli mahkeme ve başvuru usulü ayrıca incelenebilir.
Haksız Tutuklama Tazminatı Başvuru Süresi Ne Kadardır?
CMK 142/1 ve 6384 sayılı Kanunun 5/B maddesi uyarınca beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı nedeniyle yapılacak tazminat başvurusunda iki süre önem taşır:
- Üç aylık süre: Kararın veya hükmün kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren başlar.
- Bir yıllık üst süre: Kararın veya hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yılın sonunda sona erer.
Bu süreler birlikte uygulanır. Dolayısıyla kesinleşmenin ilgiliye tebliğinden itibaren üç aylık süre geçmemiş olsa bile kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık üst sürenin dolması başvuruya engel olabilir.
Başvuruda yalnızca beraat kararının verildiği tarihin esas alınması doğru değildir. Hükmün kesinleşme tarihi ile kesinleşmenin ilgiliye tebliğ edildiği tarih ayrı ayrı belirlenmelidir.
Başvuru süresine ilişkin diğer sorunlar ve süre hesabı, koruma tedbirleri tazminatında başvuru süresi başlıklı yazıda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Haksız Tutuklama Tazminatı Başvurusu İçin Hangi Belgeler Gereklidir?
Tazminat başvurusunda yalnızca beraat kararının sunulması, özellikle maddi zarar yönünden yeterli olmayabilir. Başvurunun dayandığı olayın ve zararın açık biçimde ortaya konulması gerekir.
Somut olayın özelliklerine göre şu belgeler önem taşıyabilir:
- Beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın örneği.
- Kararın kesinleştiğini gösteren kayıt ve varsa kesinleşmenin tebliğine ilişkin belge.
- Yakalama, gözaltı, tutuklama ve tahliye tarihlerini gösteren tutanaklar ile yargı kararları.
- Ceza infaz kurumunda kalınan süreyi gösteren kayıtlar.
- Çalışma ve gelir durumunu gösteren ücret bordroları, işveren kayıtları, vergi beyannameleri ve diğer mali belgeler.
- Tutuklulukla bağlantılı olduğu ileri sürülen masraf, ödeme ve gelir kayıplarını gösteren belgeler.
- Manevi zararın değerlendirilmesinde önem taşıyan sağlık kayıtları veya diğer destekleyici belgeler.
6384 sayılı Kanun uyarınca Komisyon, başvuru dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersiz olması hâlinde eksikliğin bir ay içinde giderilmesini ister. Eksiklik süresinde tamamlanmazsa başvuru reddedilebilir.
Özellikle maddi zarar bakımından, tutuklama tedbiri ile talep edilen kayıp arasında nedensellik bağının kurulması gerekir. Her ekonomik kayıp kendiliğinden tutuklama nedeniyle doğmuş kabul edilmez.
Haksız Tutuklama Nedeniyle Hangi Zararlar Tazmin Edilir?
CMK 141, maddi ve manevi zararların Devletten istenmesine imkân tanır. Ancak maddi ve manevi tazminat farklı esaslarla değerlendirilir.
Maddi tazminat
Maddi tazminat, tutuklama nedeniyle kişinin malvarlığında oluşan ve hukuken tazmini mümkün bulunan ekonomik kayıplarla ilgilidir. Bunlar arasında tutukluluk nedeniyle çalışılamayan döneme ilişkin gelir kaybı, somut olarak kanıtlanabilen kazanç kayıpları ve tedbirle uygun nedensellik bağı bulunan zorunlu giderler yer alabilir.
Kişinin ücretli çalışan, serbest meslek sahibi veya ticari işletme sahibi olması, zarar hesabında kullanılacak belgeleri ve değerlendirme yöntemini etkiler. İleri sürülen her kazanç beklentisi kanıtlanmış zarar sayılmaz.
Manevi tazminat
Manevi tazminat, özgürlükten yoksun bırakılmanın kişinin ruhsal ve sosyal yaşamı üzerindeki etkilerinin giderilmesine yöneliktir. Tutukluluk süresi, kişinin içinde bulunduğu koşullar, olayın ağırlığı ve manevi etkileri birlikte değerlendirilir.
Haksız tutuklama tazminatı için kanunda her tutukluluk gününe karşılık gelen sabit bir ödeme tarifesi bulunmamaktadır. Tazminatın miktarı, hukuki değerlendirmeye ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
Tazminatın miktarına ilişkin ayrıntılar, gelir kaybı ve manevi zarar değerlendirmesi haksız tutuklama tazminatı hesaplama başlıklı ayrı yazının konusudur.
Hangi Durumlarda Haksız Tutuklama Tazminatı İstenemez?
CMK 144. maddesi, kanuna uygun olarak yakalanan, adli kontrol altına alınan veya tutuklanan belirli kişiler bakımından tazminat hakkını sınırlandırmaktadır.
Başlıca istisnalar şunlardır:
- Başlangıçta tazminata hak kazanmadığı hâlde sonradan yürürlüğe giren lehe düzenleme nedeniyle durumu tazminat istemeye uygun hâle gelenler.
- Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma gibi kanunda belirtilen nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da davanın düşmesine karar verilenler ve maddede sayılan diğer erteleme veya durdurma hâllerinde bulunanlar.
- Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler.
- Adli makamlar önünde gerçeğe aykırı biçimde suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek kendi yakalanmasına, adli kontrol altına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar.
Bu istisnalar, bütün hukuka aykırı koruma tedbiri iddialarını otomatik olarak ortadan kaldıran genel bir ret sebebi gibi değerlendirilmemelidir. Özellikle CMK 141/1-a kapsamında kanuna aykırı bir tutuklama iddiası bulunduğunda, talebin hukuki dayanağı ayrıca incelenmelidir.
İstisnaların uygulama alanı ve farklı karar türlerinin sonuçları konusunda koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteyemeyecek kişiler konulu açıklamalardan yararlanılabilir.
Tazminat Başvurusunun Reddedilmesine Karşı Hangi Kanun Yoluna Gidilir?
Başvurunun reddedilmesi veya talep edilen miktarın altında tazminata karar verilmesi durumunda başvurulabilecek yol, kararı veren mercie göre değişir.
Tazminat Komisyonu kararına itiraz
6384 sayılı Kanunun 7/4. maddesi uyarınca Tazminat Komisyonu kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.
İtiraz mercii, Komisyon kararını yerinde bulmazsa işin esası hakkında karar verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
Ağır ceza mahkemesi kararına karşı istinaf
CMK 142/8 uyarınca ağır ceza mahkemesinin tazminat kararına karşı istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi istinaf yoluna başvurabilir.
Kanuni istinaf süresi ve usulü uygulanır. Güncel CMK 273. maddesindeki genel düzenlemeye göre istinaf süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Bölge adliye mahkemesi, kararı yerinde görmezse işin esası hakkında karar verir. CMK 142/8 kapsamında bölge adliye mahkemesince verilen kararlar kesindir.
Komisyon kararına karşı idari yargıdaki itiraz yolu ile ağır ceza mahkemesi kararına karşı ceza yargısındaki istinaf yolunun birbirine karıştırılmaması gerekir.
Anayasa Mahkemesinin Beraat Sonrası Tazminata Yaklaşımı Nasıldır?
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 27 Nisan 2023 tarihli, 2020/1554 başvuru numaralı Gülseren Çıtak kararında, yakalama ve tutuklama tedbirlerinden sonra beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinin tazminat hakkı bakımından önemi değerlendirilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, CMK 141/1-e kapsamında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşmesi durumunda, yakalama veya tutuklamanın sonuç itibarıyla hukuka aykırı hâle geldiğinin kanun gereği kabul edildiğini belirtmiştir. Bu nedenle söz konusu bent kapsamında tazminata hükmedilebilmesi için tedbirin başlangıçtaki hukuka uygunluğunun ayrıca olumsuz yönde tespit edilmesi gerekmemektedir.
Kararda, tazminat miktarının kişi hürriyeti ve güvenliği hakkıyla bağdaşır düzeyde belirlenmesi gerektiği de vurgulanmıştır. Derece mahkemelerinin takdir yetkisi bulunmakla birlikte, özgürlükten yoksun kalınmasının sonuçlarıyla açıkça orantısız ve önemsiz bir tazminat miktarı anayasal güvence bakımından sorun oluşturabilir.
Bu karar, 2024 yılında Tazminat Komisyonunun görev alanının genişletilmesinden önce verilmiştir. Bu nedenle kararın tazminat hakkının esasına ilişkin değerlendirmesi ile başvuruda bugün görevli olan merci birbirinden ayrılmalıdır.
Ödenen Haksız Tutuklama Tazminatı Geri Alınabilir mi?
CMK 143, belirli durumlarda ödenmiş tazminatın geri alınmasını düzenler. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonradan kaldırılarak hakkında kamu davası açılan ve mahkûm edilen kişiler ile aleyhe yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat kararı kaldırılarak mahkûm edilen kişiler bakımından, ödenen tazminatın mahkûmiyet süresine ilişkin kısmının geri alınması gündeme gelebilir.
Bu sonuç kendiliğinden doğmaz. Kanunda belirtilen koşulların gerçekleşmesi ve ilgili usulün uygulanması gerekir. Tazminat Komisyonu tarafından verilen tazminatların geri alınmasında da 6384 sayılı Kanunun 5/B maddesi uyarınca CMK 143 hükümleri uygulanır.
Haksız Tutuklama Tazminatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Beraat kararı kesinleşmeden tazminat istenebilir mi?
CMK 141/1-e kapsamındaki beraat nedeniyle tazminat isteminde kural olarak beraat kararının kesinleşmesi gerekir. Buna karşılık kanuna aykırı tutuklama veya makul tutukluluk süresinin aşılması gibi asıl davanın sonucundan bağımsız tazminat nedenlerinde, somut talebin niteliğine göre esas davanın kesinleşmesi beklenmeden başvuru yapılması mümkün olabilir.
Tutuklanmadan yalnızca gözaltına alınan kişi beraat ederse tazminat isteyebilir mi?
Evet. CMK 141/1-e, tutuklama yanında yakalama tedbirini de kapsar. Yakalanarak gözaltına alınan ve sonradan beraat eden kişi, diğer kanuni koşullar mevcutsa tazminat isteyebilir. Ancak gözaltı süresinin aşılması veya gözaltı işleminin kanuna aykırılığı gibi ayrı iddialar, farklı tazminat nedenleri oluşturabilir. Bu konu haksız gözaltı tazminatı kapsamında ayrıca incelenebilir.
Bir gün tutuklu kalan kişi tazminat isteyebilir mi?
Evet. CMK 141/1-e’de tutukluluğun belirli bir asgari süreyi aşması koşulu bulunmaz. Bir gün tutuklu kalınmış olması da diğer şartlar mevcutsa tazminat istemine dayanak olabilir. Bununla birlikte özgürlükten yoksun kalınan süre ve somut zararlar, hükmedilecek tazminat miktarını etkileyebilir.
Beraat eden kişi otomatik olarak tazminat alır mı?
Hayır. Beraat kararı verilmesi, ilgiliye kendiliğinden tazminat ödenmesi sonucunu doğurmaz. Kanuni süre içerisinde görevli mercie başvurulması gerekir. CMK 141/2 uyarınca ilgili mercilerin belirli kararlar bakımından tazminat hakkını bildirme yükümlülüğü bulunsa da bu bildirim, tazminatın başvuru olmaksızın ödeneceği anlamına gelmez.
Tazminat için tutuklama kararına daha önce itiraz etmiş olmak zorunlu mudur?
CMK 141/1-e kapsamında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararına dayanan tazminat isteminin kanuni koşulları arasında daha önce tutuklama kararına itiraz edilmiş olması şartı yer almaz. Bununla birlikte yakalama veya tutuklama işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmama, CMK 141/1-k kapsamında ayrıca tazminat nedeni oluşturabilir.
Tazminat miktarı düşük bulunursa ne yapılabilir?
Karar Tazminat Komisyonu tarafından verilmişse 6384 sayılı Kanundaki itiraz yolu; ağır ceza mahkemesi tarafından verilmişse CMK 142/8 kapsamındaki istinaf yolu değerlendirilir. Başvuruda tutukluluğun süresi, tazminat hesabında dikkate alınmayan maddi kayıplar ve manevi zararın özellikleri somut gerekçelerle ortaya konulmalıdır.
Sonuç: Beraat Sonrası Tazminat Hakkı Nasıl Korunur?
Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonrasında haksız tutuklama tazminatı istenebilmesi için öncelikle uygulanan koruma tedbirinin, verilen kararın ve kararın kesinleşme durumunun birlikte değerlendirilmesi gerekir. CMK 141/1-e kapsamında başvurunun Tazminat Komisyonuna yapılması, sürelere uyulması ve maddi zararların belgelendirilmesi önem taşır.
Tutuklamanın baştan itibaren kanuna aykırı olduğu iddiası da mevcutsa bunun ayrı bir tazminat nedenine dayanabileceği ve görevli merci bakımından farklı sonuçlar doğurabileceği unutulmamalıdır. Haksız tutuklama tazminatının değerlendirilmesinde yalnızca beraat kararı değil, dosyanın tamamı, uygulanan tedbirler, kanuni istisnalar ve zararlar dikkate alınmalıdır.
Yazar: Avukat Fatih Sefer