CMK Madde 9 Davaların Birleştirilerek Açılması

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 9. maddesi, CMK’nın 8. maddesinde tanımlanan bağlantılı suçların farklı mahkemelerin görev alanına girmesi halinde, bu suçlar hakkında yüksek görevli mahkemede birleştirilerek dava açılabilmesini düzenlemektedir. CMK madde 9, bağlantı kurumunun en doğrudan pratik sonucunu somutlaştıran hükümdür; birden fazla mahkemenin görev alanına giren suçların tek elde ve koordineli biçimde yargılanmasını sağlar. Birden … Devamını oku

CMK Madde 8 Bağlantı Kavramı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 8. maddesi, ceza muhakemesinde bağlantı kavramını tanımlamaktadır. CMK madde 8, birden fazla suçun veya birden fazla sanığın aynı davada bir araya gelmesini mümkün kılan, davaların birleştirilmesi ve yüksek görevli mahkemede yargılama yapılabilmesinin temel dayanağını oluşturan normdur. Bağlantı kurumu; delil bütünlüğünü koruma, çelişkili kararların önüne geçme ve yargılama ekonomisini sağlama işlevleriyle … Devamını oku

CMK Madde 7 Görevli Olmayan Hakim veya Mahkemenin İşlemleri

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 7. maddesi, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemlerin hukuki akıbetini düzenlemektedir. CMK madde 7, görevin kanunla belirlenmesi ilkesini ve re’sen görev denetimini yaptırım boyutuyla tamamlayan temel normdur. Kanun koyucu bu maddeyi, eski CMUK döneminde öğreti ve uygulamada tartışma yaratan “görevsiz mahkeme işlemlerinin akıbeti” sorununu kesin biçimde çözmek amacıyla yasaya … Devamını oku

CMK Madde 6 Görevsizlik Kararı Verilemeyecek Hal

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6. maddesi, duruşma başladıktan sonra suçun hukuki niteliğinin değişmesi durumunda üst dereceli mahkemenin dosyayı alt dereceli mahkemeye gönderemeyeceğini düzenlemektedir. CMK madde 6, görev kurallarının katı uygulanmasının yol açacağı usul kayıplarını önleyen ve yargılamanın başladığı mahkemede tamamlanmasını güvence altına alan özel bir hükümdür. CMK’nın 4. maddesindeki “6 ncı madde hükmü saklıdır” … Devamını oku

CMK Madde 5 Görevsizlik Kararı Verilmesi Gereken Hâl ve Sonucu

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5. maddesi, iddianamenin kabulünden sonra mahkemenin görevsiz olduğunu anlaması halinde izleyeceği usulü ve bu karara karşı başvurulabilecek itiraz yolunu düzenlemektedir. CMK madde 5, CMK’nın 3. maddesiyle belirlenen görev ilkesini ve 4. maddesiyle tanınan re’sen inceleme yetkisini somut bir usul zeminine oturtmaktadır. Görev kurallarına aykırılık, yargılamanın bütünlüğünü ve sanığın kanuni hâkim … Devamını oku

CMK Madde 4 Re’sen Görev Kararı ve Görevde Uyuşmazlık

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 4. maddesi, mahkemelerin görevli olup olmadığını kovuşturma evresinin her aşamasında kendiliğinden inceleme yükümlülüğünü ve mahkemeler arasında görev uyuşmazlığı çıkması halinde çözüm yolunu düzenlemektedir. CMK madde 4, CMK’nın 3. maddesiyle belirlenen görev ilkesini uygulanabilir kılan usul normudur. Kamu düzenine ilişkin bu kuralın önemi, yalnızca hangi mahkemenin yargılama yapacağıyla sınırlı değildir; görevsiz … Devamını oku

CMK Madde 3 Görev

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 3. maddesi, ceza mahkemelerinin görevlerinin kanunla belirleneceğini hükme bağlayan temel normdur. 2026 itibarıyla Yargıtay içtihadı, görev kurallarını salt teknik bir işbölümü meselesi olarak değil; kanuni hâkim güvencesinin ve adil yargılanma hakkının somut bir boyutu olarak değerlendirmektedir. Hangi suçun hangi mahkemede yargılanacağı sorusu, sanığın anayasal güvencelerle korunan bir hakkı olan “kanunda … Devamını oku

CMK Madde 2 Tanımlar

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2. maddesi, ceza yargılaması sürecinde kullanılan temel kavramları tanımlayan sözlük normdur. 2026 itibarıyla Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihadı, CMK Madde 2’deki tanımları savunma hakkının kapsamını, koruma tedbirlerinin sınırlarını ve yargılama süjeliğinin hangi andan itibaren başladığını belirlemede temel referans olarak kullanmaktadır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil, soruşturma ve kovuşturma evresi, ifade alma, … Devamını oku

TCK Madde 78 Örgüt

Uluslararası suç hukukunun en önemli derslerinden biri, soykırım ve insanlığa karşı suçların münferit bireylerin kendiliğinden girişiminden değil; planlayan, finanse eden, koordine eden ve uygulayan örgütsel yapıların ürünü olarak ortaya çıktığıdır. Tarihsel deneyim, bu suçları önlemenin en etkili yolunun örgütsel altyapıyı mümkün olan en erken aşamada hedef almak olduğunu ortaya koymaktadır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun … Devamını oku

TCK Madde 77 İnsanlığa Karşı Suçlar

İnsanlığa karşı suçlar, bireysel mağduriyetlerin çok ötesine geçen; toplumun belirli bir kesimine yönelik sistematik, planlı ve koordineli saldırıları ifade eden ağır bir suç kategorisidir. Münferit bir fiilin ağırlığından değil, fiilin gerçekleştirildiği daha büyük bir saldırı örüntüsünün içindeki konumundan doğan bu suç tipi, hem uluslararası hem de ulusal ceza hukukunun en sert yaptırımlarını barındırmaktadır. 5237 sayılı … Devamını oku