☎ 0507 551 87 38 WhatsApp: 0507 551 87 38

TCK Madde 30 Hata

Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri şudur: Bir kişi, ne yaptığını bilerek ve isteyerek suç işlemişse sorumlu tutulur. Peki ya kişi yanılıyorsa? Elindeki silahın dolu olmadığını sanıyorsa, karşısındaki kişinin yaşını yanlış biliyorsa ya da yaptığının hukuka aykırı olduğunu fark etmiyorsa? İşte TCK’nın 30. maddesi tam bu soruyla ilgilenir. Hata hükümleri, kişinin gerçeklik algısı ile hukuki gerçeklik … Devamını oku

TCK Madde 29 Haksız Tahrik

Ceza hukukunda her suç aynı kefeye konulmaz. Aynı fiil, farklı koşullar altında işlenmiş olabilir; ve bu koşullar cezayı doğrudan etkiler. Haksız tahrik de tam olarak bu mantıkla hayat bulmuş bir kurumdur: Bir başkasının haksız davranışı sizi öyle bir öfkeye veya derinden sarsacak bir acıya sürüklediyse, ve siz bu etkiyle bir suç işlediyseniz, Türk Ceza Kanunu … Devamını oku

TCK Madde 28 Cebir ve Şiddet, Korkutma ve Tehdit

Bir kişi başkasının tehdidi veya zorlaması altında suç işlerse ne olur? Hukuk bu kişiyi tam anlamıyla suçlu sayar mı? Türk ceza hukukunda bu soruyu yanıtlayan düzenleme TCK’nın 28. maddesidir. Bu madde, belirli koşullar altında cebir ve tehdit karşısında suç işleyen kişinin cezalandırılmamasını; asıl sorumluluğun ise zorlamayı kullanan kişiye yüklenmesini öngörmektedir. Ancak Yargıtay bu kurumu son … Devamını oku

TCK Madde 27 Sınırın Aşılması

Meşru savunma yapan biri, kendisine yönelen saldırıyı savuştururken gereğinden fazlasını yapabilir. Kanunun emrini yerine getiren bir görevli, yetkisinin çizdiği sınırı farkında olmadan aşabilir. Bu gibi durumlarda ortaya çıkan tablo ne tam bir hukuka uygunluktur ne de olağan bir suçtur. TCK’nın 27. maddesi tam olarak bu aradaki alanı düzenler: hukuka uygunluk nedeninin sınırı aşılmış, ama bu … Devamını oku

TCK Madde 26 Hakkın Kullanılması ve İlgilinin Rızası

Bir cerrah, hastanın onayıyla ameliyat yapıyor. Bir gazeteci, kamuoyunu ilgilendiren bir gerçeği haberleştiriyor. Bir kişi, kendi bedenine ilişkin bir kararını özgürce veriyor. Bu eylemlerin tamamı görünürde ceza normunun kapsamına girebilir; ama hepsinin ortak bir noktası var: ya bir hakkın kullanılmasına dayanır ya da ilgilinin geçerli rızasına. TCK’nın 26. maddesi, bu iki hukuka uygunluk nedenini bir … Devamını oku

TCK Madde 25 Meşru Savunma ve Zorunluluk Hali

Biri size saldırıyor. Kaçacak yeriniz yok ya da kaçmanız beklenmemeli. Kendinizi korumak için karşılık veriyorsunuz ve karşınızdaki kişi yaralanıyor ya da hayatını kaybediyor. Bu durumda ceza alır mısınız? TCK’nın 25. maddesi bu soruya yanıt verir. Meşru savunma ve zorunluluk hali, ceza hukukunun en köklü ve en çok tartışılan hukuka uygunluk nedenlerinden ikisidir. Koşulları tam olarak … Devamını oku

TCK Madde 23 Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç

Birini döven sanık, mağdurun tartışma sırasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmesi üzerine kasten öldürmeden mi yoksa farklı bir suçtan mı yargılanacaktır? Araçtaki yolcuya zarar vermeden kaçmaya çalışırken mağdurun düşüp ölmesine neden olan sanığın sorumluluğu nasıl belirlenecektir? Cinsel saldırı mağdurunun ruh sağlığının bozulması halinde fail bu ağır sonuçtan da mı ceza alacaktır? Bu soruların hepsinin yanıtı … Devamını oku

TCK Madde 22 Taksir

Bir trafik kazasında birinin hayatını kaybetmesine neden olan sürücü, bir inşaat işçisinin düşmesine yol açan usta, evden çıkarken ocağı açık bırakan ve yangına neden olan kişi — bu üçü de taksirli suçun sanığı olabilir. Ceza hukuku, kasıt olmaksızın gerçekleştirilen ama yeterli dikkat ve özen gösterilseydi önlenebilecek zararlı neticeleri “taksir” başlığı altında düzenler. TCK’nın 22. maddesi … Devamını oku

TCK Madde 21 Kast

TCK Madde 21 Kast, Doğrudan Kast ve Olası Kast Ceza hukukunda bir suçun oluşabilmesi için kural olarak kast aranır. Yani kişi, yaptığının ne olduğunu bilmeli ve bunu istemelidir. TCK’nın 21. maddesi bu temel ilkeyi açıkça ifade eder: suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Taksirle işlenen suçlar ise ancak kanunda özel olarak düzenlendiği hallerde cezalandırılabilir. Kastın iki … Devamını oku

TCK Madde 20 Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği

Ceza sorumluluğunun şahsiliği, Türk ceza hukukunun en köklü ilkelerinden biridir ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesinde normatif karşılığını bulur. Bu ilke gereğince hiç kimse bir başkasının fiilinden ötürü cezalandırılamaz; cezai sorumluluk yalnızca suçu işleyen gerçek kişiye aittir. Yazımızda TCK Madde 20 ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin kapsamını, tüzel kişilere etkisini ve Yargıtay’ın konuya ilişkin … Devamını oku