Kayıtlı Sermaye Sistemi: Tavan, Süre ve 30 Günlük İptal Davası

Kayıtlı sermaye sistemi, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPK) 18. maddesi ve Kayıtlı Sermaye Sistemi Tebliği (II-18.1) uyarınca, halka açık ortaklıklara ve halka arz için Kurula başvurmuş ortaklıklara, Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) esas sermayenin artırılmasına ilişkin genel hükümlerine bağlı kalmaksızın esas sözleşmede belirlenen bir tavana kadar yönetim kurulu kararıyla sermaye artırma imkânı tanıyan özel bir sermaye rejimidir. Sistem, halka açık ortaklıkların sermaye piyasasından hızlı ve esnek biçimde fon toplamasını kolaylaştırırken, yönetim kuruluna tanınan bu geniş yetkinin azınlık aleyhine kullanılmasını önlemek için otuz günlük iptal davası ve Kurul denetimi gibi güvencelerle dengelenmiştir. Bu makalede sisteme geçiş, tavanın hesaplanması ve süresi, yönetim kuruluna tanınabilecek özel yetkiler, sermaye artırım kararlarının iptali ve Kurulun dava açma yetkisi güncel yargı kararları ışığında ele alınmaktadır.

6362 sayılı SPK m.18/1-2 ve 6: “Halka açık ortaklıklar ile paylarını halka arz etmek üzere Kurula başvurmuş olan ortaklıklar, Kuruldan izin almak şartıyla kayıtlı sermaye sistemini kabul edebilirler. […] Kayıtlı sermaye sisteminde, yönetim kurulu, 6102 sayılı Kanunun esas sermayenin artırılmasına ilişkin hükümlerine bağlı kalmaksızın esas sözleşmelerinde tespit edilen kayıtlı sermaye tavanına kadar sermayelerini artırmaya yetkilidir. Şu kadar ki, bu yetki genel kurul tarafından en çok beş yıl süre ile verilebilir. […] Yönetim kurulunun bu maddedeki esaslar çerçevesinde aldığı kararlar aleyhine, 6102 sayılı Kanunun genel kurul kararlarının iptaline ilişkin hükümleri çerçevesinde yönetim kurulu üyeleri veya hakları ihlal edilen pay sahipleri, kararın ilanından itibaren otuz gün içinde ortaklık merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.”

Kayıtlı Sermaye Sistemine Nasıl Geçilir?

Kayıtlı sermaye sistemine geçmek isteyen ortaklık önce Kuruldan izin almalı, ardından esas sözleşmesine bu yönde hüküm koymalıdır. Daha önce TTK uyarınca sisteme geçmiş ortaklıklar için ayrıca Kurul izni aranmaz; ancak bu ortaklıklar da esas sözleşmelerini Tebliğ’e uygun hâle getirmek zorundadır ve sonradan halka açık hâle gelirlerse Kurulun sisteme ilişkin usul ve esaslarına tabi olur (SPK m.18/10).

Tebliğ uyarınca sisteme geçecek ortaklıkların başlangıç sermayesi 100.000 TL’den az olamaz. Kurulca izin verilecek kayıtlı sermaye tavanı, ortaklığın ödenmiş veya çıkarılmış sermayesi ile özsermayesinden yüksek olanının beş katını aşamaz; hesaplamada başvuru tarihine en yakın, bağımsız denetimden geçmiş finansal tablolar (konsolide tablo varsa ana ortaklığa ait özsermaye) esas alınır. Başvurudan önceki bir yıl içinde denetimden geçmiş tablo yoksa ödenmiş veya çıkarılmış sermaye dikkate alınır.

Kurula yapılacak başvuruya güncel esas sözleşme, sisteme geçiş yönetim kurulu kararı, kayıtlı sermaye maddesi taslağı, sermayenin tamamının ödendiğini gösteren mali müşavir raporu, %5 ve üzeri pay sahiplerini gösteren ortaklık yapısı, karşılaştırmalı finansal tablolar ve bağımsız denetim raporu eklenir. Yönetim kuruluna imtiyazlı pay çıkarma, nominal değerin altında veya üstünde pay çıkarma ya da yeni pay alma haklarını sınırlandırma yetkisi verilmek isteniyorsa bu yetkilerin gerekçesi de başvuruya eklenmelidir.

Tavanın Beş Yıllık Geçerliliği ve Yenileme

Kurulca izin verilen kayıtlı sermaye tavanı, iznin verildiği yıl dâhil beş yıllık süre için geçerlidir; yetki genel kurul kararıyla azami beş yıllık dönemler hâlinde uzatılabilir (SPK m.18/2). Süre sonunda tavana ulaşılamamış olsa dahi, yönetim kurulunun yeni bir artırım kararı alabilmesi için ilk genel kurulda — önceki veya yeni bir tavan için Kurul izni alınarak — yeniden beş yıllık yetki alınması zorunludur. Bu yetki alınmazsa ortaklık yönetim kurulu kararıyla sermaye artıramaz; artırım ancak TTK’nın genel hükümlerine göre genel kurul kararıyla yapılabilir.

Sürenin takibi uygulamada kritik önem taşır. Bir gayrimenkul yatırım ortaklığına dönüşüm sürecine ilişkin bir dizi davada, şirketin 2008’de 1.400.000.000 TL tavanla sisteme geçtiği, ödenmiş sermayenin yıllar içinde yönetim kurulu kararlarıyla kademeli olarak 70 milyon TL’den 620 milyon TL’ye yükseltildiği ve beş yıllık sürelerin dolduğu her aşamada yeniden Kurul izni ve genel kurul yetkisi alınması gerektiği görülmüştür. Tavana ulaşılmasa dahi sürenin dolması tek başına yeni bir yetkilendirme sürecini zorunlu kılar.

İç kaynaklardan yapılan artırımlar (kâr payından yapılanlar dâhil) ile birleşme, bölünme gibi genel kurul kararı gerektiren işlemler sonucunda, her tavan kapsamında bir defaya mahsus olmak üzere tavan aşılabilir; nakden yapılan artırımlarla tavan hiçbir surette aşılamaz.

Sermaye Artırımında Uyulacak Kurallar

Kanun, yönetim kurulunun artırım yetkisini birkaç kesin kurala bağlamıştır. Çıkarılan paylar tamamen satılarak bedelleri ödenmedikçe veya satılamayan paylar iptal edilmedikçe yeni pay çıkarılamaz (SPK m.18/3). İmtiyazlı payların varlığı hâlinde sisteme ilişkin esas sözleşme değişikliği imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunca TTK m.454 esaslarına göre onaylanır; ancak tavan dâhilindeki artırımlarda ayrıca özel kurul kararı aranmaz (m.18/4). Artırım tamamlandıktan sonra esas sözleşmenin sermaye maddesinin yeni şekli yönetim kurulunca tescil ve ilan ettirilir (m.18/7) ve yönetim kurulu kararları Kurulca belirlenen şekilde kamuya duyurulur (m.18/8). Paya dönüştürülebilir tahvil veya türev araç çıkarılması hâlinde, dönüşümle verilecek paylar ile çıkarılmış sermayenin toplamı kayıtlı sermayeyi aşamaz (m.18/9).

Yönetim Kuruluna Tanınabilecek Özel Yetkiler

SPK m.18/5 uyarınca yönetim kurulunun imtiyazlı pay, nominal değerin üzerinde veya altında pay çıkarabilmesi, pay sahiplerinin yeni pay alma haklarını sınırlandırabilmesi veya imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını kısıtlayıcı karar alabilmesi için esas sözleşmeyle açıkça yetkilendirilmiş olması şarttır. Yeni pay alma hakkını kısıtlama yetkisi pay sahipleri arasında eşitsizliğe yol açacak şekilde kullanılamaz; TTK m.461’in ikinci ve üçüncü fıkraları halka açık ortaklıklara uygulanmaz. Yönetim kuruluna bu kısıtlama yetkisini veren esas sözleşme değişikliği de SPK m.29/6’daki ağırlaştırılmış nisaba tabidir.

Tebliğ uyarınca bu yetkiler çerçevesindeki yönetim kurulu kararlarında; artırılacak sermaye tutarı, yeni payların nominal değeri ve adedi, primli, iskontolu veya imtiyazlı olup olmadıkları, satış fiyatı veya fiyatın belirlenme esası, rüçhan hakkının sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı ve kullanım şartları açıkça yer almalıdır. Kararda bu unsurların eksik olması, iptal davasında şekle aykırılık iddiasının dayanağı olur.

Sermaye Artırım Kararı Hangi Hâllerde İptal Edilir?

SPK m.18/6 uyarınca hakları ihlal edilen pay sahipleri veya yönetim kurulu üyeleri, kayıtlı sermaye sistemi çerçevesinde alınan kararın ilanından itibaren otuz gün içinde ortaklık merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde iptal davası açabilir. Süre hak düşürücüdür ve genel kurul kararlarına karşı TTK m.445’te öngörülen üç aylık süreden çok daha kısadır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre sermaye artırım kararının hukuka uygun sayılabilmesi için şirket tüzel kişiliği açısından haklı ve zorunlu bir gerekçeye dayanması gerekir; şirketin hangi somut ihtiyaç için, ne kadar sürede dış kaynağa ihtiyaç duyduğunu ve bunun en makul biçimde bu yolla karşılanabileceğini objektif olarak ortaya koyması beklenir. Şirketin mevcut pay sahiplerinin artırıma katılıp katılamayacağını gözetme yükümlülüğü bulunmasa da, kararın asıl amacının azınlığın paylarının sulandırılması olup olmadığı kararın alındığı tarihteki ekonomik duruma göre değerlendirilir.

Testin nasıl işlediğini gösteren çarpıcı bir örnekte, %70,6 paya sahip hâkim ortağın kardeşiyle ilişkisinin bozulmasının ardından, şirketin önceki sermayesinin on katından fazla maliyetli bir yatırım gerekçesiyle artırım kararı aldırdığı; yatırımın hâkim ortağın kontrolündeki başka şirketler üzerinden de yapılabilecekken ikinci büyük ortağın da bulunduğu bu şirket üzerinden planlandığı ve azınlığa tanınan 25 günlük rüçhan süresinin yetersiz kaldığı gerekçeleriyle karar dürüstlük kuralına aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Mahkeme, çoğunluğun şahsi çıkarının ayrıca ispatlanmasının şart olmadığını, şirket menfaatinin artırımı gerektirmemesinin tek başına yeterli olabileceğini vurgulamıştır. Buna karşılık, bir kıymetli maden şirketinin LBMA üyeliğinin devamı gibi somut ve makul bir ihtiyaç ortaya konduğunda artırım kararı haklı görülmüş ve iptal talebi reddedilmiştir. Test mekanik değil, olgusal bir değerlendirmedir.

Otuz Günlük İptal Davasının Kapsamı

SPK m.18/6’daki özel iptal imkânı, yönetim kurulunun bu madde çerçevesinde aldığı kararlara yöneliktir ve genişletici yoruma kapalıdır. Yerleşik uygulamada, bu özel rejimin yalnızca yönetim kurulunun sermaye artırımına ilişkin kararlarını kapsadığı; tavanın yükseltilmesine ilişkin genel kurul kararının kendisinin veya tavan artırımı için Kurula başvuru kararlarının bu rejime tabi olmadığı kabul edilmektedir. Tavan yükseltme kararı genel kurul kararı olduğundan TTK’nın genel iptal hükümlerine ve üç aylık süreye tabidir.

İki karar hukuki nitelik bakımından da ayrıdır: tavan yükseltme kararı sermayede bizatihi bir artış doğurmadığından “azınlığın sulandırılması” testi bu karara değil, yönetim kurulunun tavan dâhilinde alacağı fiilî artırım kararına uygulanır. Azınlık pay sahibi açısından doğru strateji, tavan kararının ardından yönetim kurulu kararlarının ilanını izlemek ve her artırım kararına karşı otuz günlük süreyi kaçırmamaktır.

Kurulun SPK m.93 Uyarınca Dava Açma Yetkisi

SPK m.93, pay sahiplerinden bağımsız olarak Kurula da bir denetim aracı tanır: Kurul, m.18 çerçevesinde alınan yönetim kurulu kararları aleyhine, kararların kamuya duyurulduğu tarihten itibaren otuz gün içinde ortaklık merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilir ve teminatsız olarak kararın icrasının geri bırakılmasını isteyebilir. Bu yetki, pay sahiplerinin dava açma iradesi veya imkânı bulunmadığı durumlarda dahi artırım sürecinin hukuka uygunluğunun denetlenmesini sağlar.

Tebliğ uyarınca bir iptal davası açıldığında ortaklık bunu beş iş günü içinde Kurula bildirir; mahkeme icranın geri bırakılmasına karar verirse bu da aynı sürede duyurulur. Dava iptal kararıyla kesinleşirse ilgili yönetim kurulu kararı beş iş günü içinde karar defterinden silinir ve bu durum tescil ettirilir.

Sistemden Çıkma ve Çıkarılma

Ortaklıklar Kuruldan izin alarak kayıtlı sermaye sisteminden çıkabilir. Kurul ise sistemi amacı dışında, ortakların ve diğer tasarruf sahiplerinin istismarına yol açacak şekilde kullandığı anlaşılan veya sisteme geçişte aranan nitelikleri sonradan yitiren ortaklıkları sistemden resen çıkarabilir (SPK m.18/10). Bu yaptırım ortaklığın halka açık ortaklık statüsünü etkilemez; ancak sermaye artırımlarını TTK’nın genel kurul onayı gerektiren daha yavaş rejimine geri döndürür ve hızlı fon toplama imkânını ortadan kaldırır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kayıtlı sermaye sistemi nedir?

Halka açık ortaklıklarda yönetim kuruluna, esas sözleşmede belirlenen tavana kadar genel kurul kararı olmaksızın sermaye artırma yetkisi veren ve Kurul iznine bağlı özel sermaye rejimidir.

Kayıtlı sermaye tavanı en fazla ne kadar olabilir?

Ödenmiş veya çıkarılmış sermaye ile özsermayeden yüksek olanının beş katını aşamaz.

Tavana beş yıl içinde ulaşılamazsa ne olur?

Yönetim kurulunun yeni artırım yapabilmesi için ilk genel kurulda Kurul izniyle yeniden beş yıllık yetki alınmalıdır; aksi hâlde artırım yalnızca genel kurul kararıyla yapılabilir.

Tavan hangi hâllerde aşılabilir?

İç kaynaklardan artırım ile birleşme ve bölünme gibi işlemlerde her tavan kapsamında bir defaya mahsus aşılabilir; nakdi artırımla aşılamaz.

Satılamayan paylar varken yeni pay çıkarılabilir mi?

Hayır; çıkarılan paylar tamamen satılıp bedelleri ödenmedikçe veya satılamayanlar iptal edilmedikçe yeni pay çıkarılamaz.

Sermaye artırım kararı hangi hâllerde iptal edilebilir?

Karar haklı ve zorunlu bir şirket gerekçesine dayanmıyorsa, somut bir ihtiyacı karşılamıyorsa veya asıl amacı azınlığın paylarını sulandırmaksa dürüstlük kuralına aykırılıktan iptal edilebilir.

İptal davası açma süresi ne kadardır?

Pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri için kararın ilanından itibaren, Kurul için ise kararın kamuya duyurulmasından itibaren otuz gündür.

Tavanın yükseltilmesi kararı da otuz günlük iptal rejimine mi tabidir?

Hayır; bu özel rejim yönetim kurulunun artırım kararlarını kapsar, tavan yükseltme genel kurul kararı TTK’nın genel iptal hükümlerine tabidir.

Kurul iptal davasında teminat yatırmak zorunda mıdır?

Hayır; SPK m.93 uyarınca Kurul, kararın icrasının geri bırakılmasını teminatsız isteyebilir.

İmtiyazlı pay varsa sermaye artırımı için özel kurul onayı gerekir mi?

Sisteme ilişkin esas sözleşme değişikliğinde gerekir; tavan dâhilindeki artırımlarda ayrıca özel kurul kararı aranmaz.

Kayıtlı sermaye sisteminden resen çıkarılma ne zaman olur?

Sistem ortakların veya tasarruf sahiplerinin istismarına yol açacak şekilde kullanılırsa ya da geçiş şartları sonradan kaybedilirse Kurul ortaklığı sistemden çıkarabilir.

Sonuç

Kayıtlı sermaye sistemi halka açık ortaklıklara önemli bir esneklik sağlar; ancak tavanın beş yıllık geçerliliği, artırım kararlarının haklı ve zorunlu gerekçe testine tabi olması ve hem pay sahiplerinin hem de Kurulun otuz gün içinde iptal davası açabilmesi, bu esnekliğin azınlık aleyhine kullanılmasını sınırlayan başlıca güvencelerdir. Otuz günlük sürenin kaçırılması, sulandırıcı bir artırımın kesinleşmesi demektir. Sisteme geçiş, tavan yenileme veya bir artırım kararına itiraz aşamasında bir sermaye artırımı iptal davası avukatı ile çalışmak, bu sürenin ve gerekçe testinin doğru yönetilmesini sağlar. Konunun genel çerçevesi için bkz. halka açık ortaklık.

Bu makale Av. Fatih Sefer tarafından hazırlanmıştır.

Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul