Noter tebligatı, ihtarname veya ihbarnamenin noterde düzenlenmesiyle değil, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na uygun biçimde muhataba tebliğ edilmesiyle hukuki sonuç doğurur. 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 70. maddesi, noter aracılığıyla gönderilen belgelerin Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilmesini zorunlu kılar. Bu nedenle noterden ihtarname gönderilmiş olması, belgenin muhataba ulaştığı veya hukuken tebliğ edilmiş sayıldığı anlamına gelmez. Tebliğ tarihi, muhatabın sıfatına, tebligat adresine, kullanılan yönteme ve teslimin nasıl belgelendirildiğine göre belirlenir. İhtarnamenin iade edilmesi, kabulünden kaçınılması, usulsüz tebliğ edilmesi veya elektronik tebligat zorunluluğuna rağmen fizikî yolla gönderilmesi birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Noter Tebligatının Hukuki Dayanağı Nedir?
Noterler, hukuki işlemleri belgelendiren ve kanunlarla kendilerine verilen diğer görevleri yerine getiren kamu hizmeti görevlileridir. 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 60. maddesinin yedinci bendi, protesto, ihbarname ve ihtarname göndermeyi noterlerin görevleri arasında saymaktadır.
Aynı Kanun’un 70. maddesi ise noterlikte düzenlenen veya tebliği istenen belgelerin hangi usulle muhataba ulaştırılacağını belirlemektedir.
1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 70 — Tebligat işleri
“Tebliği istenen her nevi kağıt, Tebliğat Kanunu hükümlerine göre muhatabına tebliğ olunur. Tebliğ tutanağı dairedeki nüshaya bağlanır. Tebliğin yapıldığı veya yapılamadığı ilgilisine verilecek nüshasına yazılıp onaylanır.”
Bu düzenlemenin iki önemli sonucu bulunmaktadır. Birincisi, noter aracılığıyla tebligat yaptırılması, Tebligat Kanunu’nun adres, muhatap, teslim ve belgelendirme kurallarını ortadan kaldırmaz. İkincisi, noterin tebliğin gerçekleşip gerçekleşmediğini kendi işlem kayıtlarında belgelendirmesi gerekir.
Noterlik Kanunu m. 106, ihtarname ve ihbarnamelerin içermesi gereken bilgileri ayrıca belirler. Bunlar istemde bulunanın ve muhatabın kimlik ve adres bilgileri, bildirimin konusu, istemde bulunanın imzası, tebliğ şerhi ile noterin imzası, mührü ve tarihidir.
Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nin 24. maddesi tebligat servisinin görevlerini ve masraflara ilişkin esasları; 98. maddesi ise ihtarname ve ihbarname işlemlerini düzenler. Noterlikte yapılan belgelendirme ile muhataba gerçekleştirilen tebliğ işlemi, birbirini tamamlayan fakat hukuken farklı aşamalardır.
Noter aracılığıyla yapılan bildirimler, tebligat hukukunun genel geçerlilik ve belgelendirme ilkelerine tabidir. Noterlik Kanunu’ndaki özel hükümler, 7201 sayılı Kanun’un uygulanmasını dışlamaz; aksine bu Kanun’a açıkça gönderme yapar.
Noter İhtarnamesi ile İhbarname Arasındaki Fark Nedir?
İhtarname, muhataptan belirli bir davranışta bulunulmasını, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini veya belirli bir hukuki sonucun dikkate alınmasını isteyen yazılı bildirimdir. İhbarname ise bir olayın, durumun, irade açıklamasının veya hukuki bilginin muhataba bildirilmesi işlevini görür.
Noterlik Kanunu Yönetmeliği m. 98, kanun, sözleşme, örf veya âdetten doğan hak ve isteklerin yazılı biçimde bildirilmesi veya haber verilmesi işlemlerini ihtarname ve ihbarname kapsamında ele alır.
Uygulamada aynı belge hem bir olguyu bildirebilir hem de muhataptan belirli bir edimi yerine getirmesini isteyebilir. Bu nedenle belgenin başlığından çok içeriği ve amaçladığı hukuki sonuç önem taşır.
Örneğin borcun ödenmesini talep eden bir ihtarname ile sözleşmenin sona erdirildiğini bildiren ihbarname, tebligat usulü bakımından benzer kurallara tabi olmakla birlikte maddi hukuk bakımından aynı sonucu doğurmayabilir.
Her ihtarın noter aracılığıyla gönderilmesi zorunlu mudur?
Hayır. Bütün hukuki ihtarların mutlaka noter aracılığıyla gönderilmesini zorunlu kılan genel bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak ilgili kanun veya sözleşme belirli bir bildirim şekli öngörmüşse bu düzenleme ayrıca değerlendirilmelidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/3. maddesi uyarınca tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye yönelik ihtar ve ihbarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla ya da güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi üzerinden yapılabilir.
Dolayısıyla tacirler arasındaki bu bildirimler için noterlik tek yöntem değildir. Bununla birlikte noter ihtarnamesi, bildirimin içeriğinin ve tebliğ sürecinin belgelendirilmesini kolaylaştırdığı için önemli bir ispat aracıdır.
TTK m. 18/3’teki bildirim yöntemlerinin şekil veya ispat bakımından etkisi, somut uyuşmazlığın niteliğine ve uygulanacak özel hükümlere göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Noter Tebligatı Nasıl Yapılır?
Noter aracılığıyla ihtarname veya ihbarname gönderilmesinde önce bildirim metni hazırlanır. İlgili kişi metni kendisi düzenleyip notere sunabileceği gibi noterlikte hazırlanmasını da isteyebilir.
Noterlik işleminin usulüne uygun gerçekleştirilmesi için bildirimin tarafları, tebliğ edilecek adres, irade açıklamasının içeriği ve varsa hukuki sonuç doğurması istenen süre açıkça gösterilmelidir.
İşlem, ana hatlarıyla şu aşamalardan oluşur:
- Başvuru ve metnin hazırlanması: İhtar veya ihbarın konusu, tarafların bilgileri ve talep edilen işlemler belirlenir.
- Noterlikte işlem yapılması: Noter, ilgili mevzuat uyarınca işlemi düzenler veya kendisine getirilen belge üzerinde gerekli noterlik işlemlerini gerçekleştirir.
- Gönderim yönteminin belirlenmesi: Muhatabın hukuki statüsüne ve tebligata elverişli adresine göre elektronik veya fizikî tebligat usulü seçilir.
- Tebliğin gerçekleştirilmesi: Evrak muhataba veya kanunen tebellüğe yetkili kişiye ulaştırılır; doğrudan teslim mümkün değilse ilgili özel tebligat hükümleri uygulanır.
- Belgelendirme: Tebliğ işleminin sonucu mazbata, elektronik delil kaydı veya ilgili tutanakla belirlenir; noterlik nüshasına gerekli kayıtlar eklenir.
Noterin belgeye tarih ve yevmiye numarası vermesi, tebligatın gerçekleştirildiğini tek başına göstermez. Bu bilgiler noterlik işleminin yapıldığını ortaya koyarken tebliğin gerçekleştiği tarih ayrıca araştırılır.
Fizikî tebligatın hangi adrese çıkarılacağı konusunda TK m. 10 uyarınca muhatabın bilinen en son adresinin esas alınması temel kuraldır. Bu adresin tebligata elverişli olmaması veya tebligat yapılamaması hâlinde Kanun’da öngörülen sonraki adres usulleri değerlendirilir.
Noter İhtarnamesi Ne Zaman Tebliğ Edilmiş Sayılır?
Noter ihtarnamesinin tebliğ tarihi, kullanılan yöntemin hukuken tamamlandığı tarihtir. İhtarnamenin düzenlendiği, noter tarafından onaylandığı veya postaya verildiği tarih her durumda tebliğ tarihi değildir.
Fizikî tebligat doğrudan muhataba veya kanunen tebellüğe yetkili kişiye usulüne uygun teslim edilmişse teslim tarihi esas alınır. TK m. 21 kapsamında tamamlanan tebligatta ise belirli şartlarla ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılabilir.
TK m. 20 kapsamındaki geçici ayrılma hâlinde ise kabulden veya imzadan kaçınma nedeniyle ihbarname kapıya yapıştırılmışsa tebliğin yapılmış sayılacağı tarih farklıdır. Bu nedenle her muhtara teslim işleminin aynı tarihte sonuç doğurduğu düşünülmemelidir.
Usulüne uygun elektronik tebligatta TK m. 7/a gereğince tebligat, muhatabın UETS adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Bir ihtarnamede “tebliğden itibaren yedi gün içinde ödeme yapılması” isteniyorsa hesaplama, ihtarnamenin noterde düzenlendiği tarihten değil, hukuken belirlenen tebliğ tarihinden hareketle yapılır. Sürenin başlangıcı ve son günü değerlendirilirken ilgili maddi hukuk ve usul hükümleri ayrıca uygulanır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.05.2024 tarihli, 2023/6216 E., 2024/3682 K. sayılı kararı, tebliğ tarihinin belirlenmesinde özellikle önemlidir. Karara konu uyuşmazlıkta alacaklı, noter ihtarnamesiyle borçluya ödeme için yedi günlük süre vermiştir. Mahkeme, tebliğ şerhi bulunmayan ihtarnamenin tebliği için varsayımsal bir posta süresi ekleyerek temerrüt tarihi belirlemiştir.
Yargıtay bu yaklaşımı doğru bulmamış; ihtarnamenin hangi tarihte tebliğ edildiğinin ilgili noterlikten sorulması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Böylece ihtarnamenin gönderim tarihi üzerinden tahmini tebliğ tarihi oluşturulamayacağını somut olay bakımından ortaya koymuştur.
Noter İhtarnamesinin Muhtara Teslim Edilmesi Geçerli midir?
Noter ihtarnamesinin muhtara teslim edilmesi, kanuni şartlar gerçekleşmişse geçerli bir tebligatın parçası olabilir. Ancak yalnızca evrakın muhtara bırakılmış olması yeterli değildir.
TK m. 21/1, muhatabın veya onun adına tebligatı almaya yetkili kişilerin adreste bulunmaması ya da tebellüğden kaçınması hâlinde uygulanabilecek özel yöntemi düzenler.
Bu usulde tebliğ evrakı muhtara, ihtiyar heyeti üyesine veya yetkili kolluk görevlisine imza karşılığında teslim edilir. İlgili ihbarname adresteki binanın kapısına yapıştırılır. Adreste bulunmama hâlinde komşuya, varsa yöneticiye veya kapıcıya haber verilmesine ilişkin işlemler de kanunun öngördüğü biçimde yerine getirilir.
Adreste bulunmama nedenine ilişkin araştırma, işlemin belgelendirilmesi ve ihbarname düzeni, tebligatın denetlenebilmesi bakımından önem taşır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 31.03.2016 tarihli, 2015/10622 E., 2016/2580 K. sayılı kararında noter ihtarnamesinin TK m. 21 uyarınca tebliğ edildiği ileri sürülmüştür. Ancak tebliğ mazbatasında adresin adres kayıt sistemi adresi olduğuna ilişkin gerekli kayıt bulunmadığı gibi, adreste bulunmama nedenine ve komşu beyanına ilişkin bilgiler de yer almamıştır.
Daire, tebliğ işleminin ne TK m. 21/1 ne de m. 21/2 bakımından gerekli şartları karşıladığını belirleyerek ihtarnamenin usulsüz tebliğ edildiğine ve somut davada hükme esas alınamayacağına karar vermiştir.
Noter ihtarnamesinin adreste bulunmama veya tebellüğden imtina nedeniyle muhtara bırakılması, bu sebeple yalnız teslim edilen makam üzerinden değil, işlemlerin tümü üzerinden değerlendirilir.
Noter İhtarnamesini Kabul Etmeyen Kişiye Tebligat Yapılmış Sayılır mı?
Muhatabın noter ihtarnamesini almaktan kaçınması, tebligatın tamamlanmasını her durumda engellemez. Tebellüğden imtina hâlinde, uygulanabilir tebligat usulünün şartları yerine getirilirse muhatap evrakı fiilen teslim almamış olsa dahi tebliğ hukuken gerçekleşebilir.
Burada önemli olan, muhatabın evrakı almaktan gerçekten kaçınıp kaçınmadığının ve bu durumun tebliğ memuru tarafından usulüne uygun belgelendirilip belgelendirilmediğinin tespitidir.
TK m. 21/1 kapsamındaki tebellüğden imtina durumunda evrakın yetkili makama teslimi ve ihbarnamenin kapıya yapıştırılması gibi işlemler tamamlandığında, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
Buna karşılık ihtarnamenin teslim edilememesi ile muhatabın teslimi reddetmesi aynı olay değildir. Örneğin muhatabın adresten taşınmış olması, kendisine ulaşılamaması veya adreste tanınmaması, tek başına tebellüğden imtina olarak nitelendirilemez.
İmtina kaydının yalnızca matbu bir ifade olarak bulunması değil, somut teslim koşullarının hukuken denetlenebilir biçimde belgelenmesi gerekir.
Noter İhtarnamesi Tebliğ Edilemeden İade Edilirse Ne Olur?
Noter ihtarnamesinin “bila tebliğ” kaydıyla iade edilmesi, kural olarak tebliğin gerçekleştirilemediğini gösterir. Ancak bunun sonucunda ilgili ihtarın maddi hukuk bakımından etkisiz kalıp kalmadığı, uygulanabilir özel hükümlere ve muhatabın bildirimi başka bir şekilde öğrenip öğrenmediğine göre değerlendirilir.
İade sebebi önemlidir. Muhatabın taşınması, adresin eksik olması, adreste tanınmaması veya evrakın yanlış kişiye yöneltilmesi, sonraki işlemlerin belirlenmesinde farklı araştırmalar gerektirebilir.
Bu durumda noterlikte kalan tebliğ kaydı ve iade şerhi incelenmelidir. Gerektiğinde doğru adres belirlenerek yeniden tebligat çıkarılması istenir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2013 tarihli, 2012/1500 E., 2013/565 K. sayılı kararı bu konuda temel bir örnektir.
Uyuşmazlıkta finansal kiralama şirketi, kira borcunun belirli süre içinde ödenmemesi hâlinde sözleşmenin feshedileceğini bildiren noter ihtarnamesi göndermiştir. İhtarname, muhatap şirketin adresten taşınmış olması nedeniyle tebliğ edilemeden iade edilmiştir.
Sözleşmede, belirtilen adrese çıkarılan tebligatların yapılmış sayılacağına ilişkin bir hüküm bulunmasına rağmen Hukuk Genel Kurulu, bu hükmün somut olayda tebliğ edilmeyen ihtarnameyi tebliğ edilmiş hâle getirmeyeceğini kabul etmiştir. İhtarname muhataba tebliğ edilmediğinden, uyuşmazlığın tabi olduğu düzenlemeye göre gerekli temerrüt ve fesih koşullarının oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu kararın önemi, noter aracılığıyla belgenin gönderilmiş olmasının, kendiliğinden sözleşmesel sonuç doğurmaya yeterli olmadığını göstermesidir. Bununla birlikte finansal kiralama ve banka kredileri gibi alanlarda sonraki tarihli özel kanun hükümleri bulunabileceğinden, karar her sözleşmeye hiçbir ayrım yapılmaksızın uygulanamaz.
Noter ihtarnamesinin iadesinden sonra izlenecek yöntem, genel olarak tebliğ edilemeden geri dönen evrakın hukuki durumu ve yeniden tebliğ şartları çerçevesinde belirlenir.
Adres Değişikliğinin Noter Tebligatına Etkisi Nedir?
Noter ihtarnamesinin daha önce bilinen bir adrese gönderilmesi, muhatabın artık o adreste bulunmadığı her durumda tebliğin gerçekleştiği anlamına gelmez.
TK m. 35, belirli şartlarla adres değişikliğinin bildirilmemesine hukuki sonuç bağlamaktadır. Gerçek kişiler bakımından daha önce kanuna uygun bir tebligatın yapılmış olması ve kanunda belirtilen diğer şartların gerçekleşmesi önemlidir. Tüzel kişilerin resmî kayıtlardaki adresleri bakımından ise aynı maddenin dördüncü fıkrasında farklı bir düzenleme bulunmaktadır.
Özellikle gerçek kişiler hakkında adres kayıt sisteminde bir yerleşim yeri adresi tespit edilebiliyorsa TK m. 35 kapsamında eski adrese tebligat yapılmasının koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Noter ihtarnamesinin yanlış veya eski adrese gönderilmesi nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklarda adres değişikliğini bildirme yükümlülüğü ile TK m. 35’in uygulanma şartları birbirinden ayrılmalıdır.
Sözleşmede yazılı adres değiştirildiğinde ne yapılmalıdır?
Tarafların sözleşmede belirttikleri bildirim adresini değiştirmeleri hâlinde sözleşmedeki bildirim hükümleri ve ilgili özel kanunlar birlikte değerlendirilir.
Yeni adresin karşı tarafa bildirilmesi, ihtilafları önlemek açısından önemlidir. Ancak özel hukuk sözleşmesindeki bildirim yükümlülüğü ile TK m. 35’in uygulanma şartları aynı düzenleme değildir.
Sözleşmede adres değişikliğinin noter aracılığıyla bildirilmesi öngörülmüşse veya uygulanacak özel kanun böyle bir zorunluluk getiriyorsa yeni adresin bildirimi bu çerçevede yapılmalıdır.
Şirketlere Noter İhtarnamesi Elektronik Yolla mı Gönderilmelidir?
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi, tüm özel hukuk tüzel kişileri başta olmak üzere kanunda sayılan kişi ve kurumlara elektronik tebligatı zorunlu kılmıştır. Noterler de TK m. 1 kapsamında tebligat çıkarmaya yetkili mercilerdendir.
Bu nedenle şirketlere yönelik noter tebligatlarında muhatabın elektronik tebligat yükümlülüğü ve tebligata elverişli UETS adresinin bulunup bulunmadığı öncelikle değerlendirilmelidir.
Elektronik tebligatın kanunen zorunlu olduğu durumlarda, zorunlu bir sebep bulunmaksızın fizikî yönteme başvurulması tebliğin geçerliliği bakımından sorun doğurabilir. Buna karşılık elektronik tebligatın zorunlu sebeple gerçekleştirilememesi hâlinde TK m. 7/a uyarınca Kanun’daki diğer yöntemlerle tebligat yapılabilir.
UETS ile kayıtlı elektronik posta (KEP) aynı sistem değildir. TTK m. 18/3 kapsamındaki güvenli elektronik imzalı KEP bildirimi ile TK m. 7/a uyarınca UETS üzerinden gerçekleştirilen elektronik tebligat farklı hukuki dayanaklara sahiptir. Her KEP iletisinin kendiliğinden 7201 sayılı Kanun anlamında elektronik tebligat olduğu kabul edilemez.
Elektronik tebligatta hukuki tebliğ tarihi, belgenin muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonudur. Bildirimin daha önce açılmış veya okunmuş olması, kanuni tebliğ tarihini tek başına öne çekmez.
Şirkete fizikî yolla gönderilen noter ihtarnamesi her durumda geçersiz midir?
Bu soruya bütün uyuşmazlıklar bakımından tek bir cevap verilmesi doğru değildir. Muhatabın UETS durumunun yanı sıra elektronik tebligatın neden yapılamadığı, fizikî teslimin nasıl gerçekleştiği, ilgili özel kanun ve bildirimin muhatapça öğrenilmesi değerlendirilmelidir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 14.07.2025 tarihli, 2025/825 E., 2025/997 K. sayılı kararına konu finansal kiralama uyuşmazlığında, şirketin aktif elektronik tebligat adresi bulunmasına rağmen noter ihtarnamesi posta yoluyla gönderilmiştir.
İlk derece mahkemesi elektronik tebligat zorunluluğunu da dikkate alarak ihtarnamenin geçerli biçimde tebliğ edilmediğine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise özel finansal kiralama hükümlerini ve somut fizikî teslim işlemini değerlendirirken, ihtarnameyi teslim alan kişinin adı okunamadığından şirket çalışanı veya yetkilisi olup olmadığının belirlenemediğini vurgulamış ve tebliğin geçerli kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.
Bu karar, elektronik tebligat tartışması yanında muhatap şirket adına evrakı teslim alan kişinin kimliğinin ve tebellüğ yetkisinin belgelenmesinin de önemini göstermektedir.
Noter İhtarnamesinin Tebliğ Edildiği Nasıl İspatlanır?
Noter ihtarnamesinin hukuki sonucuna dayanan taraf, ihtarnamenin içeriğinin ve ilgili tebliğ olayının gerektiği ölçüde ispatlanması sorunuyla karşılaşır. Noterlik işlemi, ihtarname metninin varlığını ve içeriğini belgelendirse de tebliğ tarihinin ayrıca ortaya konulması gerekebilir.
Noterlik Kanunu m. 70 uyarınca tebliğ tutanağı noterlikte kalan nüshaya bağlanır. Tebliğin yapıldığı veya yapılamadığı, ilgiliye verilecek nüshada belirtilerek onaylanır.
Fizikî tebligatta şu bilgilerin incelenmesi önem taşır:
- İhtarnameyi düzenleyen noterlik, işlem tarihi ve yevmiye numarası.
- Muhatabın adı veya ticaret unvanı ve tebligat adresi.
- Tebliğin doğrudan muhataba mı, başka bir kişiye mi yapıldığı.
- Teslim alan kişinin kimliği, sıfatı ve varsa muhatap adına tebellüğ yetkisi.
- Adreste bulunmama, tebellüğden imtina veya muhtara teslim işlemlerinin kayıtları.
- Tebliğin veya iadenin tarihi ile tebliğ memurunun kayıt ve imzası.
Bu kayıtların hukuki önemi, TK m. 23’te düzenlenen tebliğ mazbatasının zorunlu unsurları ve ispat gücü ile bağlantılıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.05.2024 tarihli, 2023/6216 E., 2024/3682 K. sayılı kararında, ihtarnamenin tebliğ tarihinin noterlikten araştırılması gerektiğinin vurgulanması da bu belgelendirme işlevinin somut bir uygulamasıdır.
Noter ihtarnamesine cevap verilmişse tebliğ ispatlanmış olur mu?
Muhatabın noter ihtarnamesine cevaben yeni bir ihtarname göndermesi, ilk ihtarın içeriğini öğrendiğine ilişkin önemli bir delildir. Bununla birlikte öğrenmenin hangi tarihte gerçekleştiği ve bunun hangi hukuki sonucu doğurduğu somut olaya göre belirlenir.
Örneğin bir ihtarnamede belirtilen yedi günlük ödeme süresinin hesabı, muhatabın bildirimden haberdar olduğunun ortaya konulmasıyla birlikte ayrıca incelenmelidir. Cevap ihtarnamesinin varlığı, ilk ihtarın bütün maddi hukuk sonuçlarını kayıtsız şartsız kabul edildiği anlamına gelmez.
Sözleşmedeki “Gönderilmiş Sayılır” Hükmü Yeterli midir?
Uygulamada sözleşmelere, tarafların belirttikleri adreslere gönderilen bildirimlerin kendilerine yapılmış sayılacağını öngören hükümler konulmaktadır.
Bu hükümler adres bildirim yükümlülüğü ve sözleşmesel ilişkiler bakımından önem taşıyabilir. Ancak sözleşmedeki bir kayıt, kanunen gerçekleşmesi gereken her tebliğ işleminin yerine kendiliğinden geçmez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2013 tarihli, 2012/1500 E., 2013/565 K. sayılı kararında, sözleşmede tebligat adresine ilişkin açık bir hüküm bulunmasına rağmen fiilen tebliğ edilemeden iade edilen noter ihtarnamesi, somut olayda geçerli tebliğ yerine kabul edilmemiştir.
Bu nedenle “sözleşmede adres yazıyor” veya “noterden gönderildi” gerekçeleri tek başına yeterli görülmemelidir. İlgili sözleşme hükmü, Tebligat Kanunu ve varsa özel kanundaki bildirim düzeni birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle banka kredi sözleşmeleri ve finansal kiralama işlemlerinde özel bildirim hükümleri bulunabilir. Bu hükümler uygulanmadan yalnız genel noter tebligatı kurallarına göre sonuç çıkarılması hatalı olabilir.
Usulsüz Noter Tebligatının Hukuki Sonuçları Nelerdir?
Noter ihtarnamesinin usulüne aykırı tebliğ edilmesi, her durumda bildirimin hiçbir hukuki sonuç doğuramayacağı anlamına gelmez. TK m. 32, usulsüz tebligatın muhatap tarafından öğrenilmesi hâlinde geçerlilik kazanmasını düzenler.
7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 32 — Usulüne aykırı tebliğin hükmü
“Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.”
Bu hüküm gereğince usulsüz tebliğ edilmiş bir noter ihtarnamesinin muhatap tarafından öğrenilmesi, somut olayın şartları altında tebliğe bağlı sonuçların değerlendirilmesinde önem taşır.
Ancak hiç yapılmamış bir tebligat ile yapılmış fakat usule aykırı gerçekleştirilmiş bir tebligat birbirinden ayrılmalıdır. Gerçek bir tebliğ işlemi bulunmayan hâllerde TK m. 32’nin her eksikliği kendiliğinden giderdiği söylenemez.
Noter ihtarnamesinin usulsüz tebliğ edilmesinde öğrenme tarihi ve hukuki sonuçlar, hem tebligatın niteliği hem de ihtarın dayandığı maddi hukuk hükmü dikkate alınarak belirlenir.
Şirkette yetkisiz çalışana yapılan noter tebligatı geçerli olabilir mi?
Tüzel kişilerde olağan fizikî tebligat, TK m. 12 ve 13 ile ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun yapılmalıdır. Şirket adına tebligatı kabule yetkili temsilciye öncelik tanınır; çalışanlara yapılacak teslimlerde kanundaki koşullar aranır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.02.2023 tarihli, 2021/5078 E., 2023/933 K. sayılı kararında noter ihtarnamesi şirkette sürekli çalışan bir kişiye teslim edilmiş, ancak ilgili tebligat usulüne uyulmadığı değerlendirilmiştir.
Bununla birlikte aynı kişiye aynı yöntemle tebliğ edilen dava dilekçesine şirketin itiraz etmeksizin cevap verdiği anlaşılmıştır. Yargıtay, bu somut çelişkinin TMK m. 2’deki dürüstlük kuralı bakımından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Dolayısıyla fizikî tebligattaki şekil eksikliğinin saptanması gerekli olmakla birlikte, muhatabın somut davranışları ve tebliğ işlemini öğrenme biçimi de bazı uyuşmazlıklarda hukuki sonuca etkili olabilir.
Noter ihtarnamesindeki usulsüzlük nereye ileri sürülür?
Noter ihtarnamesinin usulsüzlüğü nedeniyle hangi hukuki yola başvurulacağı, ihtarnamenin doğurduğu ileri sürülen sonuca bağlıdır. Örneğin ihtarnameye dayanılarak açılmış bir sözleşme feshi veya alacak davasında, tebliğin gerçekleşmediği ya da usulsüz olduğu savunması ilgili yargılamada ileri sürülebilir.
Buna karşılık noter ihtarnamesi ile icra müdürlüğü tarafından gönderilen ödeme emri aynı tebligat işlemi değildir. Ödeme emrinin tebliğine ve buna bağlanan takip sonuçlarına ilişkin değerlendirme, icra takibinde ödeme emri ve diğer takip belgelerinin tebliği kapsamında yapılır.
Bu nedenle her noter ihtarnamesine karşı İcra ve İflas Kanunu m. 16 kapsamında yedi günlük şikâyet süresi bulunduğu yönünde genel bir kural oluşturulamaz. Başvurunun türü, ilgili uyuşmazlık ve tebliğ işlemine bağlanan hukuki sonuç üzerinden belirlenir.
Noter Tebligatında Uygulama Örnekleri
Örnek 1: İhtarname doğru adrese gönderilmiş ancak teslim edilmemiştir
Alacaklı, noterden düzenlediği ihtarnameyi borçlunun bilinen adresine göndermiştir. Evrak, muhatabın adresten taşındığı belirtilerek iade edilmiştir.
Bu durumda yalnızca gönderim kaydıyla ihtarnamenin tebliğ edildiği kabul edilemez. İade nedeni, güncel adres bilgileri, uygulanabilir özel hükümler ve varsa önceki usulüne uygun tebliğ işlemleri araştırılmalıdır.
Örnek 2: İhtarname muhtara bırakılmıştır
Noter ihtarnamesini dağıtan görevli adrese gitmiş, muhatabı bulamamış ve evrakı muhtara bırakmıştır.
Geçerlilik için yalnız muhtarın evrakı teslim alması yeterli değildir. TK m. 21/1’in uygulanma koşulları, adreste bulunmama araştırması, kapıya ihbarname yapıştırılması ve ilgili işlemlerin mazbatada gösterilmesi incelenir. Şartlar gerçekleşmişse ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi olabilir.
Örnek 3: Şirketin aktif UETS adresi bulunmaktadır
Noter ihtarnamesi gönderilecek şirketin aktif ve tebligata elverişli UETS adresi vardır. Buna rağmen ihtarname fizikî posta yoluyla gönderilmiştir.
Bu durumda TK m. 7/a kapsamında elektronik tebligatın zorunlu olup olmadığı ve farklı yönteme başvurulmasını haklı kılan zorunlu bir sebep bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Fizikî teslimin ayrıca usulüne uygun olması da tek başına bütün hukuki tartışmaları ortadan kaldırmayabilir.
Örnek 4: İhtarnamede ödeme için süre tanınmıştır
İhtarnameyle borçluya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ödeme yapılması bildirilmiştir. Ancak noterlik işlem tarihinde tebliğ şerhi bulunmamaktadır.
Ödeme süresinin başlangıcı varsayımsal bir posta teslim süresi eklenerek belirlenmemelidir. Tebliğ tarihi noterlik kayıtlarından ve ilgili delillerden tespit edilmelidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.05.2024 tarihli, 2023/6216 E., 2024/3682 K. sayılı kararı bu ayrımı açık biçimde ortaya koymaktadır.
Noter Tebligatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Noterden ihtarname göndermek tebliğ edildiği anlamına gelir mi?
Hayır. İhtarnamenin noterde düzenlenmesi ve gönderilmesi ile muhataba tebliğ edilmesi farklı aşamalardır. Hukuki tebliğ tarihi ayrıca belirlenir.
Noter ihtarnamesi adrese gelmeden tebliğ edilmiş sayılabilir mi?
Kanuni şartları gerçekleşmiş bir elektronik tebligat, TK m. 21 kapsamında tamamlanan teslim veya diğer özel tebliğ usulleri nedeniyle muhatabın evrakı fiilen eline almadığı durumlarda da tebligat hukuken yapılmış sayılabilir. Ancak bunun için ilgili yöntemin bütün şartlarının gerçekleşmesi gerekir.
Noter ihtarnamesi muhtara bırakılırsa süre başlar mı?
TK m. 21/1 şartlarına uygun bir tebligatta ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Ancak TK m. 20 kapsamındaki geçici ayrılma gibi özel durumlar farklı tarih kurallarına tabidir.
Noter ihtarnamesini teslim almamak tebligatı engeller mi?
Hayır. Muhatabın tebellüğden kaçınması, kanunda öngörülen imtina usulüne uygun işlem yapılması hâlinde tebligatın tamamlanmasını engellemez. İmtinanın somut biçimde belgelenmesi gerekir.
İhtarname yanlış adrese gönderilmişse ne olur?
Yanlış adrese gönderilen ihtarnamenin tebliği, adres ve teslim koşulları bakımından değerlendirilir. İlgili özel hükümler veya muhatabın hukuken geçerli öğrenmesi bulunmadıkça sırf gönderim işlemi tebliğ sonucu doğurmaz.
Noter ihtarnamesine cevap vermemek kabul anlamına gelir mi?
Genel olarak ihtarnameye cevap verilmemesi, ihtarnamedeki bütün iddiaların kabul edildiği anlamına gelmez. Ancak belirli bir kanun hükmü veya somut hukuki ilişkinin niteliği, süresinde yapılması gereken beyanlara özel sonuçlar bağlayabilir.
Noter ihtarnamesinin tebliğ tarihini nereden öğrenebilirim?
İhtarnamenin düzenlendiği noterlikten tebliğ sonucunu gösteren kayıt ve ilgili belge örnekleri talep edilebilir. Elektronik tebligatlarda UETS delil kayıtları; fizikî tebligatlarda tebliğ mazbatası ve teslim kayıtları önem taşır.
Noter ihtarnamesi olmadan dava açılabilir mi?
Bu, açılacak davanın türüne ve uygulanacak maddi hukuk hükümlerine bağlıdır. Her davadan önce noter ihtarnamesi gönderilmesini zorunlu kılan genel bir kural bulunmamaktadır. Ancak belirli talep veya fesih haklarının kullanılabilmesi için önceden ihtar ya da bildirim yapılması gerekebilir.
Noter ihtarnamesi icra takibi yerine geçer mi?
Hayır. Noter ihtarnamesi, bir talep veya irade açıklamasının muhataba bildirilmesine hizmet eder. İcra takibi ise İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenen ayrı bir hukuki süreçtir. Noter ihtarnamesi gönderilmiş olması, kendiliğinden icra takibi başlatıldığı anlamına gelmez.
Sonuç
Noter ihtarnamesinin hukuki sonuç doğurabilmesi için yalnızca noterlikte düzenlenmiş ve gönderilmiş olması yeterli değildir. Bildirimin içeriği, uygulanacak maddi hukuk hükmü, muhatabın sıfatı, tebligat adresi, kullanılan tebliğ yöntemi ve tebliğ tarihi birlikte değerlendirilmelidir.
1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 70, noter aracılığıyla gerçekleştirilen tebligatları açıkça Tebligat Kanunu hükümlerine bağlamaktadır. Bu nedenle adreste bulunmama, muhtara teslim, tebellüğden imtina, adres değişikliği ve elektronik tebligat gibi konularda 7201 sayılı Kanun’un şartları uygulanır.
İhtarnamenin tebliğ edilemeden iade edilmesi, usulsüz tebliğ edilmesi veya muhatapça sonradan öğrenilmesi aynı hukuki durumu ifade etmez. Bu ayrım, özellikle ödeme için verilen sürelerin başlangıcında, temerrüt iddialarında, fesih bildirimlerinde ve sözleşmeye dayalı uyuşmazlıklarda belirleyicidir.
Sonuç olarak noter tebligatında esas alınması gereken husus, ihtarnamenin hangi tarihte düzenlendiğinden önce, muhataba hukuken hangi tarihte tebliğ edildiğinin güvenilir ve denetlenebilir belgelerle belirlenmesidir.
Yazar Avukat Fatih SEFER