patent davasında arabuluculuk, her patent uyuşmazlığı için zorunlu değildir. Patent hakkının ihlalinden doğan ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari nitelikteki tazminat davalarında, kural olarak dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir. Buna karşılık patent hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi veya durdurulması gibi parasal olmayan talepler tek başına ileri sürüldüğünde aynı dava şartına tabi değildir. Tazminat ile parasal olmayan taleplerin birlikte ileri sürüldüğü davalarda ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 110. maddesi ve yargı kararlarında benimsenen objektif dava yığılması yaklaşımı önem taşır.
Bu nedenle arabuluculuk zorunluluğu belirlenirken yalnızca davanın patent hakkından kaynaklanmasına değil, dava dilekçesinde mahkemeden istenen hukuki korumanın niteliğine bakılmalıdır. Özellikle yalnızca tazminat istenen davalar ile patent ihlalinin durdurulması ve tazminat taleplerinin birlikte ileri sürüldüğü davalar arasında önemli bir usul hukuku ayrımı bulunmaktadır.
Patent Davasında Arabuluculuğun Hukuki Dayanağı
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 149. maddesi, sınai mülkiyet hakkı ihlal edilen hak sahibine farklı hukuki talepler ileri sürme imkânı tanır. Bu talepler arasında tecavüzün tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, devam eden fiillerin durdurulması, tecavüzün kaldırılması ve maddi veya manevi zararın tazmini bulunmaktadır.
Arabuluculuk dava şartı ise doğrudan SMK’dan değil, ticari uyuşmazlıklara ilişkin genel düzenlemelerden kaynaklanır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4/1-d: Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, kanunda belirtilen istisnalar saklı kalmak üzere ticari dava sayılır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A: Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A: Dava şartı arabuluculuğun başvuru, yürütülme, sonuçlandırılma ve dava üzerindeki usuli etkilerine ilişkin hükümleri düzenler.
Patent hakkına tecavüzden kaynaklanan ticari tazminat davalarında bu düzenlemeler birlikte değerlendirilir. Ancak TTK m. 5/A’nın uygulanabilmesi için uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olması ve dava konusunun maddede belirtilen parasal taleplerden birine karşılık gelmesi gerekir.
Bir patent uyuşmazlığının fikrî mülkiyet hukukuna ilişkin olması, tek başına bütün taleplerin zorunlu arabuluculuk kapsamına girdiği anlamına gelmez.
Hangi Patent Davalarında Arabuluculuk Zorunludur?
Patent uyuşmazlıklarında arabuluculuk bakımından temel ayrım, para ödenmesine yönelik talepler ile patent hakkının korunmasına yönelik parasal olmayan talepler arasındadır.
| Talep türü | Arabuluculuk dava şartı | Hukuki değerlendirme |
|---|---|---|
| Yalnızca maddi tazminat | Kural olarak zorunlu | Konusu para ödenmesi olan ticari tazminat talebidir. |
| Yalnızca parasal manevi tazminat | Kural olarak zorunlu | Para ödenmesine yönelik tazminat istemidir. |
| Yalnızca tecavüzün tespiti | Zorunlu değil | Doğrudan bir para alacağının tahsilini amaçlamaz. |
| Tecavüzün önlenmesi veya durdurulması | Zorunlu değil | İhlal teşkil eden fiillerin engellenmesine yöneliktir. |
| Tecavüzün kaldırılması | Zorunlu değil | İhlalin sonuçlarının giderilmesine yönelik parasal olmayan talep bakımından dava şartı aranmaz. |
| Tecavüzün tespiti, men’i ve tazminatın birlikte istenmesi | Talep yığılması kapsamında değerlendirilir | Yargı kararlarında, birlikte açılan bu tür davalarda ayrıca zorunlu arabuluculuk şartının aranmayabileceği kabul edilmektedir. |
| Yalnızca patent hükümsüzlüğü | Zorunlu değil | Patent hakkının hukuki geçerliliğine ilişkin, doğrudan para ödenmesini amaçlamayan davadır. |
Tablodaki değerlendirme, taleplerin gerçek hukuki niteliği esas alınarak yapılmalıdır. Örneğin bir para borcunun bulunmadığının tespitine ilişkin ticari menfi tespit davası ile patent hakkına tecavüz edilmediğinin tespitine ilişkin dava aynı hukuki nitelikte değildir. İkinci dava, doğrudan para borcuna ilişkin olmayan özel bir sınai mülkiyet uyuşmazlığıdır.
Yalnızca Patent Tazminatı İsteniyorsa
Patent sahibi, üçüncü kişinin patent hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek yalnızca maddi veya manevi tazminata hükmedilmesini talep ediyorsa, uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olduğu ölçüde TTK m. 5/A uyarınca arabuluculuğa başvurulması gerekir.
Bu değerlendirme, tazminat miktarının dava açılırken kesin olarak hesaplanıp hesaplanamadığından bağımsızdır. Tazminat miktarının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesinin gerekmesi, parasal istemin arabuluculuk kapsamından çıkmasını sağlamaz.
Patent ihlalinden kaynaklanan maddi zararın kapsamı ve hesaplama yöntemleri, patent tecavüzünde maddi tazminat konulu ayrı incelemede ele alınmaktadır.
Yalnızca Tecavüzün Tespiti veya Önlenmesi İsteniyorsa
Patent sahibi, ihlal oluşturan üretimin veya satışın durdurulmasını, tecavüzün tespitini ya da hukuka aykırı fiillerin önlenmesini talep edebilir.
SMK m. 149 kapsamında düzenlenen bu taleplerin amacı doğrudan para tahsil etmek değil, patent hakkına yönelik müdahaleyi tespit etmek veya ortadan kaldırmaktır. Bu nedenle tek başına açılan ve konusu para ödenmesi olmayan bu davalar TTK m. 5/A kapsamındaki zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir.
Patent hakkına tecavüz nedeniyle ileri sürülebilecek hukuki taleplerin genel yapısı ve dava açılmasına ilişkin koşullar, patent hakkına tecavüz davası başlıklı incelemenin konusudur.
Patent Tecavüzünün Men’i ile Tazminat Birlikte İstenirse Arabuluculuk Gerekir mi?
Uygulamada en önemli tartışma, zorunlu arabuluculuğa tabi parasal bir taleple arabuluculuğa tabi olmayan parasal olmayan bir talebin aynı dava dilekçesinde ileri sürülmesi durumunda ortaya çıkar.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 110. maddesi, davacının aynı davalıya karşı birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, kanuni koşulların bulunması hâlinde aynı dava dilekçesinde ileri sürebilmesine imkân tanır. Bu usul kurumu objektif dava yığılması olarak adlandırılır.
Patent sahibi aynı dava kapsamında;
- Patent hakkına tecavüz edildiğinin tespitini,
- İhlal oluşturan faaliyetlerin durdurulmasını,
- Tecavüzün kaldırılmasını,
- Uğradığı maddi zararın tazminini,
- Koşulları varsa manevi zararının karşılanmasını
birlikte talep edebilir.
Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararlarında, arabuluculuk dava şartına tabi olmayan tecavüzün tespiti ve men’i talepleriyle birlikte ileri sürülen tazminat talepleri bakımından, uyuşmazlığın bir bütün olarak değerlendirilmesi ve ayrıca arabuluculuk şartının aranmaması gerektiği yönünde kararlar bulunmaktadır.
Bununla birlikte bu yaklaşım, her tazminat talebinin yanına biçimsel olarak bir tespit veya men talebi eklenmesiyle arabuluculuk dava şartından kaçınılabileceği anlamına gelmez. Davaların yığılmasına ilişkin usul koşulları, taleplerin gerçek niteliği ve dava dilekçesinin içeriği somut olayda değerlendirilmelidir.
Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarında Arabuluculuk
Patent ve Faydalı Model Uyuşmazlığında Birlikte Açılan Talepler
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 10.12.2019 tarihli, E. 2019/2740, K. 2019/2702 sayılı kararında, patent ve faydalı model hakkına tecavüzün önlenmesi, tespiti ve men’i ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin birlikte ileri sürüldüğü bir uyuşmazlığı incelemiştir.
İlk derece mahkemesi, tazminat taleplerini ayırarak arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle usulden ret kararı vermiştir. Bölge adliye mahkemesi ise davanın başlangıçta yalnızca alacak veya tazminat davası olarak açılmadığını dikkate almıştır.
Kararda, karma talepli davanın niteliği ve dosyanın usuli seyri değerlendirilerek ilk derece mahkemesinin ret kararı kaldırılmıştır. Mahkeme ayrıca somut dosyada arabuluculuk son tutanağının ayrılma işleminden önce sunulmuş olmasını da değerlendirmiştir.
Bu karar, patent uyuşmazlıklarında dava dilekçesindeki taleplerin bir bütün olarak nitelendirilmesinin önemini göstermektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Objektif Dava Yığılması Yaklaşımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 10.06.2020 tarihli, E. 2019/4851, K. 2020/2732 sayılı kararında, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men’i ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin birlikte ileri sürüldüğü davayı incelemiştir.
Yargıtay, parasal tazminat taleplerinin tek başlarına arabuluculuğa tabi olmasına rağmen, para ödenmesine yönelik olmayan taleplerle birlikte açılmaları durumunda uyuşmazlığın objektif dava yığılması çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Karar, doğrudan bir patent uyuşmazlığına ilişkin olmamakla birlikte, HMK m. 110 ve TTK m. 5/A’nın birlikte yorumlanmasına dair usul hukuku yaklaşımı bakımından önemlidir.
Yargıtayın Daha Sonraki Değerlendirmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.12.2024 tarihli, E. 2024/1312, K. 2024/9386 sayılı kararında da tasarım hakkına ilişkin bir davada, tek başına açıldığında zorunlu arabuluculuğa tabi olan tazminat isteminin, tecavüzün men’i ve ref’i talepleriyle birlikte açılması durumunda ayrıca arabuluculuğa tabi olmayacağı belirtilmiştir.
Yargıtay, somut davanın sonucu nedeniyle onama kararı vermekle birlikte, ilk derece mahkemesinin tazminat talebine ilişkin arabuluculuk değerlendirmesini bu yönden doğru bulmamıştır.
Bu karar da patent uyuşmazlığına doğrudan ilişkin değildir; ancak aynı usuli ayrımın sınai mülkiyet uyuşmazlıklarındaki yorumuna ışık tutmaktadır.
Sonuç olarak: Patent hakkına tecavüzün tespiti ve men’iyle birlikte tazminat istendiğinde, arabuluculuk dava şartının ayrıca aranmayabileceğini destekleyen yargı kararları mevcuttur. Bununla birlikte somut davada ileri sürülen taleplerin kapsamı, birbirleriyle bağlantısı ve usul koşulları değerlendirilmeden bütün birleşik talepli davalar hakkında otomatik bir sonuç çıkarılmamalıdır.
Zorunlu Arabuluculuğa Tabi Patent Tazminatı Talebinde Başvuru Nasıl Yapılır?
Patent ihlalinden kaynaklanan uyuşmazlıkta arabuluculuk dava şartı bulunuyorsa, mahkemeye başvurulmadan önce ilgili arabuluculuk sürecinin yürütülmesi gerekir.
1. Arabuluculuk Bürosuna Başvuru
6325 sayılı Kanun’un 18/A maddesi uyarınca başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabuluculuk bürosunun bulunmadığı yerlerde kanunda belirtilen görevlendirilmiş yazı işleri müdürlüğüne başvurulur.
Başvuruda tarafların kimlik ve iletişim bilgileri ile uyuşmazlığın konusu belirtilmelidir. Patentten kaynaklanan parasal taleplerin, diğer tarafla yürütülecek görüşmelerin kapsamını belirleyecek açıklıkta ortaya konulması önemlidir.
2. Görüşmelerin Yürütülmesi ve Süre
TTK m. 5/A’nın ikinci fıkrası uyarınca ticari davalarda arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.
Bu süre, dava açmadan önce beklenmesi gereken sabit bir süre değildir. Taraflar daha erken anlaşır veya görüşmeler anlaşmama ile sonuçlanırsa arabuluculuk faaliyeti buna göre sona erdirilebilir.
Ayrıca 6325 sayılı Kanun m. 18/A/15 uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
3. Son Tutanağın Düzenlenmesi
Arabuluculuk faaliyeti tarafların anlaşması, anlaşamaması, görüşmelerin yapılamaması veya kanunda belirtilen diğer sona erme hâlleriyle sonuçlandırılır ve son tutanak düzenlenir.
Anlaşma sağlanamaması hâlinde, arabuluculuk dava şartına tabi talep bakımından dava açılabilir. Davacının, anlaşmaya varılamadığını gösteren son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemesi gerekir.
Tarafların anlaşmaları hâlinde ise anlaşmanın kapsamı, 6325 sayılı Kanun’un 18. maddesindeki hükümler çerçevesinde belirlenir. Usulüne uygun düzenlenen anlaşma belgesi, kanunda aranan koşullara göre icra edilebilirlik bakımından hukuki sonuç doğurabilir.
Arabuluculuğa Başvurulmadan Patent Tazminatı Davası Açılırsa Ne Olur?
Arabuluculuğun dava şartı olduğu bir patent tazminatı davasında, bu şart yerine getirilmeden dava açılması ciddi usuli sonuçlar doğurur.
6325 sayılı Kanun m. 18/A/2 iki farklı durumu birbirinden ayırır:
- Arabuluculuk süreci tamamlandığı hâlde son tutanak dava dilekçesine eklenmemişse: Mahkeme, son tutanağın sunulması için davacıya bir haftalık kesin süre verir. İhtarın gereği yerine getirilmezse dava usulden reddedilir.
- Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamışsa: Dava şartına tabi bir uyuşmazlıkta mahkeme, kanundaki özel düzenleme gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verir.
Burada önemli olan, yalnızca bir arabuluculuk tutanağının mevcut olup olmadığı değil, zorunlu başvurunun dava açılmadan önce yapılmış olmasıdır. Hiç başvuru yapılmamış bir davada sonradan arabuluculuğa gidilmesi, kural olarak başlangıçtaki eksikliği kendiliğinden gidermez.
Buna karşılık uyuşmazlık, dava şartı arabuluculuğun kapsamına girmiyorsa arabuluculuğa başvurulmamış olması tek başına usulden ret sebebi oluşturmaz. Bu nedenle ilk aşamada davanın ve her bir talebin hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi gerekir.
Arabuluculuk Öncesinde Patent Sahibi Hangi Belgeleri Hazırlamalıdır?
Arabuluculuk bir mahkeme yargılaması değildir. Arabulucu patent ihlalinin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda tarafları bağlayan bir yargı kararı vermez. Buna rağmen görüşmelerin somut bir uyuşmazlık ve gerçekçi talepler üzerinden yürütülebilmesi için tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirebilecek hazırlık yapması önemlidir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre özellikle şu belgeler yararlı olabilir:
- Patent tescil belgesi, sicil bilgileri ve güncel hak sahipliğini gösteren kayıtlar.
- Patent istemleri, tarifname ve ilgili teknik çizimler.
- İhlal iddiasına konu ürün veya usul hakkında hukuka uygun biçimde elde edilmiş teknik bilgiler.
- Satış, üretim, dağıtım veya ticari kullanım iddialarını destekleyen belgeler.
- Varsa taraflar arasındaki ihtarnameler ve cevaplar.
- Talep edilen tazminatın dayanağını açıklayan ticari kayıtlar, mali veriler ve mevcut hesaplamalar.
- Uyuşmazlığa uygulanabilecek lisans sözleşmeleri veya izin belgeleri.
Bu belgelerin hazırlanması, arabuluculuk görüşmelerinde tüm delillerin karşı tarafa açıklanması zorunluluğu anlamına gelmez. Özellikle patent istemleriyle bağlantılı teknik veriler, üretim süreçleri ve ticari sırlar bakımından açıklanacak bilgilerin kapsamı dikkatle değerlendirilmelidir.
Görüşmelerin başarısız olması hâlinde ise patent ihlalinin ve talep edilen tazminatın mahkeme önünde ayrıca ispatlanması gerekir.
Patent Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk: Üç Uygulama Örneği
Örnek 1: Yalnızca Maddi Tazminat Talebi
Patent sahibi A şirketi, rakip B şirketinin patentli buluşu izinsiz kullanarak ürün sattığını ileri sürmektedir. A şirketi, üretimin durdurulmasını veya tecavüzün men’ini istemeksizin yalnızca uğradığı ticari zararın para olarak karşılanmasını talep etmektedir.
Bu örnekte dava, ticari nitelikteki parasal tazminat talebine ilişkindir. Kural olarak dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekir.
Örnek 2: Yalnızca İhlalin Durdurulması
Patent sahibi A şirketi, rakibinin patent hakkına tecavüz oluşturan üretim faaliyetinin durdurulmasını istemekte; herhangi bir maddi veya manevi tazminat talebinde bulunmamaktadır.
Bu durumda uyuşmazlık, doğrudan para ödenmesine yönelik olmayan bir hukuki koruma talebidir. Sırf patent hakkına tecavüz davası olması nedeniyle zorunlu arabuluculuk şartı aranmaz.
Örnek 3: İhlalin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminatın Birlikte İstenmesi
Patent sahibi A şirketi, aynı dava dilekçesinde patent hakkına tecavüz edildiğinin tespitini, ihlal oluşturan üretimin durdurulmasını ve uğradığı maddi zararın tazminini istemektedir.
Bu durumda HMK m. 110 anlamında objektif dava yığılması gündeme gelir. Yargıtay ve bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen yaklaşımı çerçevesinde, arabuluculuğa tabi olmayan asli taleplerle birlikte ileri sürülen tazminat istemi için ayrıca zorunlu arabuluculuk şartı aranmayabilecektir.
Ancak taleplerin gerçekten birlikte ileri sürülebilir nitelikte bulunup bulunmadığı ve somut dava dilekçesinin hukuki kapsamı belirleyicidir. Dava stratejisi yalnızca arabuluculuk zorunluluğundan kaçınma amacıyla değil, patent hakkının korunması için gerekli hukuki sonuçlara göre oluşturulmalıdır.
Patent Arabuluculuğunda Dikkat Edilmesi Gereken Özel Durumlar
İhtiyati Tedbir Talebi Arabuluculuk Şartına Bağlı mıdır?
Patent hakkına yönelik devam eden veya muhtemel ihlal nedeniyle ihtiyati tedbir istenmesi, tek başına konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari tazminat davası niteliğinde değildir. Bu nedenle mahkemeden dava öncesinde ihtiyati tedbir talep edilmesi, TTK m. 5/A kapsamındaki arabuluculuk dava şartına bağlı değildir.
Bununla birlikte tedbirden sonra açılması gereken asıl davanın parasal talepler bakımından arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. 6325 sayılı Kanun m. 18/A/16, belirli dava açma süreleri üzerinde arabuluculuk başvurusunun etkisini ayrıca düzenler.
Patent Tecavüzünün Bulunmadığının Tespiti Davasında Durum Nedir?
SMK m. 154 kapsamında, kanuni koşulların bulunması hâlinde bir ticari faaliyetin başkasına ait sınai mülkiyet hakkına tecavüz oluşturmadığının tespiti istenebilir.
Bu talep, doğrudan bir miktar paranın ödenmesi veya para borcunun bulunmadığının tespiti amacını taşımadığından, yalnızca bu nitelikte açılan davada TTK m. 5/A kapsamında zorunlu arabuluculuk şartı aranmaz.
Bu davanın özel açılma koşulları, patent tecavüzünün mevcut olmadığının tespiti davası başlıklı incelemede açıklanmaktadır.
Patent Dışında Başka Fikrî Mülkiyet Hakları da İleri Sürülüyorsa
Aynı uyuşmazlıkta patent hakkıyla birlikte marka, tasarım, telif hakkı veya haksız rekabet hükümlerine dayanılması mümkündür. Ancak farklı haklara ilişkin taleplerin bir araya gelmesi, her talebin arabuluculuk bakımından aynı şekilde nitelendirileceği anlamına gelmez.
Bu tür çoklu hak ve talep birleşimlerinin kapsamı, karma fikrî mülkiyet davalarında arabuluculuk konulu ayrı incelemede değerlendirilir.
Patent Davasında Arabuluculuk Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Patent hakkına tecavüz davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Her durumda zorunlu değildir. Yalnızca parasal tazminatın istendiği ticari davalarda kural olarak arabuluculuk dava şartı bulunur. Tecavüzün tespiti veya önlenmesi gibi parasal olmayan taleplerin tek başına ileri sürülmesi hâlinde ise aynı dava şartı aranmaz.
2. Patent ihlalinde manevi tazminat için de arabuluculuk gerekir mi?
Yalnızca bir miktar paranın ödenmesine yönelik manevi tazminat talebi, ticari dava niteliğinde olduğu takdirde kural olarak zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Manevi tazminatın parasal olmayan taleplerle birlikte ileri sürülmesi durumunda objektif dava yığılması bakımından ayrıca değerlendirme yapılır.
3. Tazminat tutarı henüz bilinmiyorsa arabuluculuk zorunluluğu ortadan kalkar mı?
Hayır. Maddi zararın miktarının dava sırasında bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerekebilir. Bu durum, yalnızca tazminatın tahsiline yönelik ticari davanın zorunlu arabuluculuk niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
4. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa patent sahibi dava açabilir mi?
Evet. Arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlanması, hak sahibinin mahkemeye başvurma imkânını ortadan kaldırmaz. Dava şartına tabi talep bakımından anlaşamama son tutanağının kanunda belirtilen şekilde dava dilekçesine eklenmesi gerekir.
5. Arabuluculuk sırasında patentin ihlal edilip edilmediği kesin olarak belirlenir mi?
Hayır. Arabulucu, uyuşmazlığın çözümünde taraflara yardımcı olan tarafsız üçüncü kişidir; mahkeme gibi patent ihlaline ilişkin bağlayıcı bir yargı kararı vermez. Taraflar anlaşamazsa ihlal iddiası, ilgili deliller ve hukuki koşullar çerçevesinde mahkeme tarafından değerlendirilir.
6. Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını etkiler mi?
Evet. 6325 sayılı Kanun m. 18/A/15 uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Bununla birlikte somut patent talebine uygulanacak zamanaşımı süresi ve başlangıç tarihi ayrıca belirlenmelidir. Bu ayrım, patent davalarında görev, yetki ve zamanaşımı konulu incelemede ele alınmaktadır.
7. Taraflar patent uyuşmazlığını isteğe bağlı arabuluculukla çözebilir mi?
Evet. Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olması kaydıyla, dava şartı arabuluculuğun zorunlu olmadığı patent uyuşmazlıklarında da taraflar ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir. Ancak tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği konular ile üçüncü kişilere etkili hukuki sonuçlar bakımından arabuluculuğun sınırları dikkate alınmalıdır.
Sonuç
Patent tazminatı davalarında arabuluculuk zorunluluğu, patent hakkının varlığına değil, ileri sürülen talebin hukuki niteliğine göre belirlenir. Ticari dava niteliğindeki ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan müstakil maddi veya manevi tazminat talepleri kural olarak zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Buna karşılık tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması gibi parasal olmayan talepler tek başına ileri sürüldüğünde bu dava şartı aranmaz.
Parasal ve parasal olmayan taleplerin birlikte açıldığı davalarda ise HMK m. 110 kapsamında objektif dava yığılması, dava dilekçesindeki asli talepler ve ilgili yargı kararları birlikte değerlendirilmelidir. Patent uyuşmazlığında dava şartının yanlış belirlenmesi, uyuşmazlığın esasına girilmeden usulden ret kararı verilmesi riskini doğurabilir.
Patent hakkının ihlalinden kaynaklanan taleplerin hukuki niteliğinin belirlenmesi, zorunlu arabuluculuk koşullarının değerlendirilmesi ve dava stratejisinin oluşturulması bakımından patent hukuku alanında avukatlık desteği alınması, usuli risklerin somut olay özelinde incelenmesine yardımcı olabilir.
Yazar Avukat Fatih Sefer