Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydileştirilmesi

Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi, payların ve diğer sermaye piyasası araçlarının fiziki senede bağlanmaksızın Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) nezdinde elektronik ortamda kayden izlenmesidir ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda (SPKn) kural, istisna değil, esastır. Bu düzenleme, 2015 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından kısmen iptal edilen ve halen tartışmalı sonuçlar doğurmaya devam eden bir geçiş hükmü içermekte; 2024 yılında ise kripto varlıklarla entegrasyona imkân tanıyan yeni bir boyut kazanmıştır.

Kaydi Sistemin Esası ve İşleyişi

SPKn m.13/1: Sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmaksızın elektronik ortamda kayden ihracı esastır. Kurul, kayden ihraç edilecek sermaye piyasası araçlarını ve kayden izlenecek hakları belirler; türleri ve ihraççıları itibarıyla kaydileştirmesine, kayıtların tutulmasına ilişkin usul ve esasları düzenler.

Türkiye’de fiziki pay senetlerinden kaydi sisteme geçiş 28.11.2005 tarihinde gerçekleşmiştir: o tarihe kadar Takasbank’ın Müşteri İsmine Saklama Sistemi’nde fiziken saklanan tüm hisse senetleri iptal edilmiş, hesap kayıtları MKK tarafından devralınarak paylar yalnızca MKK nezdinde kayden, hak sahibi bazında izlenmeye başlanmıştır. Bu tarihten sonra borsada alım satımı yapılacak payların takasında yalnızca kaydi paylar kabul edilmekte; kaydileşme sonrası yapılan bedelli ve bedelsiz sermaye artırımlarında artık fiziki senet basımı ve teslimi yapılmamaktadır. Kaydi sermaye piyasası araçları, nama veya hamiline yazılı olmalarına bakılmaksızın isme açılmış hesaplarda izlenir; Kurul, aracın türüne ve MKK üyesinin niteliğine göre hesapların toplu olarak tutulmasına da karar verebilir (m.13/2). Kaydi araçlara ilişkin haklar münhasıran MKK tarafından, bu kuruluşun üyelerince tutulan elektronik ortamda izlenir (m.13/3).

Teslim Zorunluluğu ve Hukuki Sonuçları

SPKn m.13/4: Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur. Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez.

Bu fıkra, elinde hâlâ fiziki pay senedi bulunan bir hak sahibinin, bu senedi MKK’ya (veya yetkili aracı kuruluşa) teslim ederek kaydi karşılığını alması gerektiğini; aksi hâlde senedin borsada işlem görme ve alım satıma aracılık edilebilme kabiliyetini kaybedeceğini düzenler. Danıştay 13. Dairesi’nin 18.09.2024 tarihli, E.2018/1411 K.2024/3416 sayılı güncel kararında, mülga 2499 sayılı Kanun döneminde bu teslim yükümlülüğünün altı yıllık bir süreye bağlı olduğu (Geçici m.6), 6362 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle bu sürenin m.13/4’te yedi yıla çıkarıldığı karşılaştırmalı olarak aktarılmıştır.

AYM İptal Kararı ve Geriye Yürümezlik İlkesi

m.13/4’ün orijinal hâli, yedi yıllık süre içinde teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının Yatırımcı Tazmin Merkezi’ne (YTM) intikal edeceğini, bunlar üzerindeki sınırlı ayni hakların kendiliğinden sona ereceğini ve bu araçların YTM hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılacağını öngörüyordu. Anayasa Mahkemesi, 22.10.2015 tarihli ve E.2015/29, K.2015/95 sayılı kararıyla (RG 12.11.2015/29530), m.13/4’ün bu dördüncü, beşinci ve altıncı cümlelerini mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturduğu gerekçesiyle iptal etmiştir.

Ancak bu iptalin pratik sonucu, uygulamada yoğun bir uyuşmazlık kaynağı olmuştur: Anayasa Mahkemesi kararları kural olarak geriye yürümez. Bu nedenle, iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı 12.11.2015 tarihinden önce YTM’ye intikal etmiş olan paylar, iptal kararından sonra da hak sahiplerine geri dönmemekte, YTM nezdinde kalmaya devam etmektedir. Bu ilke, istikrarlı ve çok sayıda mahkeme kararında teyit edilmiştir:

Kanun koyucu, bu geriye yürümezlik sonucunu tamamen hak kaybına dönüştürmemek için ayrı bir düzenleme getirmiştir: 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13 üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” uyarınca, elinde hâlâ kaydileştirilmemiş fiziki pay senedi bulunan ve bu nedenle payları YTM’ye intikal etmiş hak sahipleri, iki aşamalı bir başvuru yoluyla YTM’den iade/ödeme talep edebilmektedir: (i) fiziki pay senetlerinin bir teslim tutanağı karşılığında ilgili ortaklığa teslimi, (ii) bu tutanak ve gerekli belgelerle (başvuru dilekçesi, kimlik, varsa veraset/vekâletname) birlikte YTM’ye başvuru. Uygulamada halka açık ortaklıklar, bu Yönetmelik kapsamındaki başvuru sürecini ve son başvuru tarihini KAP’ta özel durum açıklamalarıyla düzenli olarak hatırlatmaktadır; 2026 yılı itibarıyla ilan edilen son başvuru tarihi 6 Eylül 2026 olmuştur. Kaydileştirilmemiş fiziki pay senedi bulunan bir hak sahibinin, bu Yönetmelik kapsamındaki başvuru sürecini ve güncel son tarihi kaçırmaması kritik önem taşır; sürenin geçmiş olması hâlinde dahi, somut olayda hak kaybının kesinleşip kesinleşmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E.2025/80 K.2025/1911, T.17.12.2025 (güncel) — kaydileştirilmemiş payların, AYM iptal kararının geçmişe etkili olmaması nedeniyle halen YTM nezdinde olduğu teyit edilmiştir.
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2025/393 K.2025/5180, T.09.09.2025 — aynı ilke Yargıtay seviyesinde de onanmıştır.
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2021/210 K.2023/484, T.13.06.2023 — somut bir olayda, davalı bankanın kaydileştirilmemiş hisselerinin toplam sermayeye oranının %0,1804 olduğu, bu hisselerin 31.12.2012 tarihi itibarıyla (yedi yıllık sürenin dolmasıyla) YTM’ye intikal ettiği ve iptal kararının geçmişe etkili olmaması nedeniyle payların usulsüzlük teşkil etmeksizin YTM nezdinde kaldığı tespit edilmiştir.

Bu içtihat hattının pratik sonucu nettir: kaydileştirme sürecinde payını süresinde teslim etmemiş bir hak sahibi, “AYM kararını iptal etti, paylarımı geri istiyorum” argümanıyla dava açtığında, teslim eksikliğinin YTM’ye intikal tarihi 12.11.2015’ten önce gerçekleşmişse bu talebin reddedilme ihtimali yüksektir. Bu nedenle, kaydileştirilmemiş pay iddiasına dayalı bir uyuşmazlıkta ilk ve belirleyici adım, intikalin AYM iptal kararından önce mi sonra mı gerçekleştiğinin tarihsel olarak netleştirilmesidir.

Kripto Varlık Olarak İhraç: 2024 Değişikliği

26.06.2024 tarihli ve 7518 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle m.13/1’e eklenen cümlelerle, kaydi sistem MKK ile sınırlı olmaktan çıkarılmıştır. Yeni düzenlemeye göre Kurul, sermaye piyasası araçlarının bu madde hükümlerine göre kayden ihraç edilerek MKK tarafından izlenmesi yerine, kripto varlık olarak ihracına ve bunların oluşturulup saklandıkları kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından sunulan elektronik ortam nezdinde kayden izlenmesine ilişkin esaslar belirleyebilir. Sermaye piyasası araçlarının kripto varlık olarak ihracı hâlinde; hakların izlenmesi, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi ve devredilmesinde, bunların oluşturulup saklandıkları elektronik ortamdaki kayıtlar esas alınır. Kurul, bu elektronik ortamdaki kayıtlarla MKK sistemi arasında entegrasyon sağlanmasını da zorunlu tutabilir.

Bu değişiklik, geleneksel MKK tabanlı kaydileştirme sisteminin yanına, kripto varlık hizmet sağlayıcıları üzerinden işleyen ikinci ve alternatif bir kayıt rejimi eklemektedir. Kripto varlıklara ilişkin genel çerçeve ve bu alandaki diğer düzenlemeler ayrı bir yazının konusudur.

Üçüncü Kişilere Karşı İleri Sürülebilirlik

SPKn m.13/5: Kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, MKK’ya yapılan bildirim tarihi esas alınır.

Bu hüküm, kaydi sistemdeki hakların (mülkiyet, rehin, intifa gibi) üçüncü kişilere karşı ne zaman hüküm ifade etmeye başlayacağını netleştirir: belirleyici olan, hakkın doğduğu sözleşme tarihi değil, bu hakkın MKK’ya bildirildiği tarihtir. Bu kural, kaydi araçlar üzerinde birden fazla işlem yapılmış olması hâlinde öncelik sırasının belirlenmesinde kritik önem taşır.

Pay Defteri Kaydı ve MKK’nın Rolü

SPKn m.13/6: Payların devrinin, 6102 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri çerçevesinde ortaklıklar tarafından pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek kalmaksızın MKK nezdinde izlenen kayıtlar esas alınır.

Bu hüküm, kaydi sistemi Türk Ticaret Kanunu’ndaki (TTK) pay defteri rejimiyle bağlar: kaydi bir payın devri gerçekleştiğinde, ortaklığın pay defterine bu devri ayrıca bir başvuru beklemeden, doğrudan MKK kayıtlarına dayanarak işlemesi gerekir. Bu, kaydi sistemin yalnızca borsa işlemleri için değil, ortaklığın iç kayıtları (pay defteri) için de bağlayıcı bir referans kaynağı olduğunu gösterir.

Tedbir, Haciz ve İcra Takipleri

SPKn m.13/7: Kayden izlenen sermaye piyasası araçlarına ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler münhasıran MKK’nın üyeleri tarafından yerine getirilir.

Bu hüküm, kaydi paylar üzerine konulacak bir haciz veya ihtiyati tedbirin, doğrudan ortaklığa veya hak sahibine değil, münhasıran MKK üyesi kuruluşlar (aracı kurumlar, bankalar) aracılığıyla işleme alınması gerektiğini düzenler. Uygulamada bir icra takibinde borçlunun kaydi paylarına haciz konulmak istendiğinde, haciz müzekkeresinin doğrudan MKK’ya veya ilgili MKK üyesine gönderilmesi gerekir; bu usule uyulmadan yapılan işlemler geçersiz kalabilir.

Görevli Mahkeme

Kaydileştirme sürecine ilişkin SPK işlemlerine karşı idare mahkemelerinde ve Danıştay’da iptal davası açılabilir. Kaydileştirilmemiş paylara ilişkin hak sahipliği uyuşmazlıkları, MKK veya YTM’ye yöneltilen talepler ve bunlardan doğan tazminat davaları ise asliye ticaret mahkemelerinde görülür.

Sıkça Sorulan Sorular

Kaydileştirme nedir?

Sermaye piyasası araçlarının fiziki senede bağlanmaksızın, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde elektronik ortamda, hak sahibi bazında kayden izlenmesidir.

Elimde hâlâ fiziki pay senedi varsa ne yapmalıyım?

Bu senedi MKK’ya veya yetkili bir aracı kuruluşa teslim etmeniz gerekir; teslim edilmeyen senetler kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez ve alım satımına aracılık edilemez.

Kaydileştirilmeyen paylar ne olur?

Kaydileştirilmesine karar verildiği tarihi izleyen yedi yıl içinde teslim edilmeyen paylar, kanunun önceki hâline göre Yatırımcı Tazmin Merkezi’ne (YTM) intikal ediyordu; bu hükmün bir kısmı 2015’te Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.

AYM’nin 2015 iptal kararından sonra paylarımı geri alabilir miyim?

Yalnızca, payların YTM’ye intikal tarihi iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı 12.11.2015’ten sonraysa. Bu tarihten önce intikal etmiş paylar, kararın geriye yürümemesi nedeniyle YTM nezdinde kalmaya devam eder.

Elimde kaydileştirilmemiş fiziki pay senedi varsa YTM’den nasıl ödeme alabilirim?

07.09.2016 tarihli Yönetmelik uyarınca, önce fiziki senedi ilgili ortaklığa teslim tutanağı karşılığında teslim etmeniz, ardından bu tutanak ve kimlik/veraset belgeleriyle YTM’ye başvurmanız gerekir; başvuru için ortaklıkların KAP’ta duyurduğu güncel son tarihe dikkat edilmelidir.

Sermaye piyasası araçları kripto varlık olarak ihraç edilebilir mi?

2024 yılında yapılan değişiklikle, Kurul, belirli araçların MKK yerine kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde kayden izlenmesine ilişkin esaslar belirleyebilme yetkisine sahip olmuştur.

Kaydi bir pay üzerindeki rehin hakkı ne zaman üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir?

Hakkın doğduğu sözleşme tarihinden değil, bu hakkın MKK’ya bildirildiği tarihten itibaren üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.

Kaydi paylara haciz nasıl konulur?

Tedbir, haciz ve benzeri talepler münhasıran MKK üyesi kuruluşlar aracılığıyla yerine getirilir; doğrudan ortaklığa yöneltilen talepler bu usule uygun sonuç doğurmaz.

Pay devri pay defterine nasıl işlenir?

Ortaklık, kaydi bir payın devrini, ilgililerin ayrıca başvurusuna gerek kalmaksızın doğrudan MKK nezdinde izlenen kayıtlara dayanarak pay defterine işler.

Sonuç

Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi, görünüşte teknik bir idari süreç olsa da, teslim edilmemiş fiziki senetlerin akıbetine ilişkin AYM’nin 2015 tarihli iptal kararı ve bu kararın geriye yürümezliği nedeniyle, on yılı aşkın süredir devam eden ve halen güncel içtihatlarla şekillenen ciddi bir hukuki risk alanı barındırır. Kaydileştirilmemiş pay iddiasına dayalı her uyuşmazlıkta, intikal tarihinin AYM kararından önce mi sonra mı olduğunun doğru tespiti, davanın kaderini belirler. 2024’te eklenen kripto varlık entegrasyonu imkânı ise sistemi yeni bir boyuta taşımaktadır. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak, kaydileştirme sürecinden kaynaklanan hak sahipliği uyuşmazlıklarında ve MKK/YTM ile olan süreçlerde sermaye piyasası avukatı olarak müvekkillerimize hukuki danışmanlık sunmaktayız.

Halka arz sürecinin genel işleyişi halka arz başlıklı yazımızda, sermaye piyasası araçlarının satışına ilişkin esaslar sermaye piyasası araçlarının satışı başlıklı yazımızda, halka arz edilmeksizin ihraç edilen araçlarda ihraç tavanı ve tertip sistemi ise halka arz edilmeksizin ihraç başlıklı yazımızda ele alınmaktadır.

Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır.

Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu — Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul