Sermaye piyasası soruşturmasında el koyma, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 128. maddesi uyarınca, suçun işlendiğine ve malvarlığının bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması hâlinde, hâkim kararıyla hesapların, payların, taşınmazların ve alacakların dondurulmasıdır; karara karşı, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek dilekçeyle itiraz edilir (CMK m.268). Tedbirin savunma açısından dört ekseni denetlenir: soruşturulan suçun CMK m.128/2’deki katalogda yer alıp almadığı, SPK veya MASAK raporunun alınıp alınmadığı, her malvarlığı değeri için suçtan elde edilme bağının kurulup kurulmadığı ve tedbirin kapsam ve süre bakımından ölçülü olup olmadığı. Bu yazıda tedbirin şartlarını, aklama soruşturmasındaki özel usulü, fon malvarlığı ve üçüncü kişi sorunlarını, itiraz sürecini ve tedbirin kaldırılmasını Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihadıyla birlikte ele alıyoruz. Suç tiplerinin genel çerçevesi için sermaye piyasası suçları yazımıza bakabilirsiniz.
El Koymanın Dayanağı Olan Kanun Hükümleri Nelerdir?
Sermaye piyasası soruşturmasında malvarlığına el koymanın üç ayrı hukuki dayanağı vardır: genel hüküm olan CMK m.128, aklama isnadı için özel hüküm olan 5549 sayılı Kanun m.17 ve karara karşı başvuru yolunu düzenleyen CMK m.268. Güncel metinler şöyledir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, Madde 128 – Taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma
(1) Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait;
a) Taşınmazlara,
b) Kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına,
c) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba,
d) Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara,
e) Kıymetli evraka,
f) Ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına,
g) Kiralık kasa mevcutlarına,
h) Diğer malvarlığı değerlerine,
Elkonulabilir. Somut olarak belirlenen Bu taşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi, elkoyma işlemi yapılabilir. Bu madde kapsamında elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu, Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan, suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır. Bu rapor en geç üç ay içinde hazırlanır. Özel sebepler zorunlu kıldığında bu süre talep üzerine iki ay daha uzatılabilir.
(2) Birinci fıkra hükmü;
a) Türk Ceza Kanununda tanımlanan;
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) ile organ veya doku ticareti (madde 91),
3. Hırsızlık (madde 141, 142),
4. Yağma (madde 148, 149),
5. Güveni kötüye kullanma (madde 155),
6. Dolandırıcılık (madde 157, 158),
7. Hileli iflas (madde 161),
8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
9. Parada sahtecilik (madde 197),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220, fıkra üç),
11. İhaleye fesat karıştırma (madde 235),
12. Edimin ifasına fesat karıştırma (madde 236),
13. Tefecilik (madde 241),
14. Zimmet (madde 247),
15. İrtikap (madde 250)
16. Rüşvet (madde 252),
17. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308),
18. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316),
19. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları.
b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları,
c) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,
d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar,
e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar,
Hakkında uygulanır.
(3) Taşınmaza elkonulması kararı, tapu kütüğüne şerh verilmek suretiyle icra edilir.
(4) Kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen elkoyma kararı, bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur.
(5) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba elkonulması kararı, teknik iletişim araçlarıyla ilgili banka veya malî kuruma derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili banka veya malî kuruma ayrıca tebliğ edilir. Elkoyma kararı alındıktan sonra, hesaplar üzerinde yapılan bu kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemler geçersizdir.
(6) Şirketteki ortaklık paylarına elkoyma kararı, ilgili şirket yönetimine ve şirketin kayıtlı bulunduğu ticaret sicili müdürlüğüne teknik iletişim araçlarıyla derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili şirkete ve ticaret sicili müdürlüğüne ayrıca tebliğ edilir.
(7) Hak ve alacaklara elkoyma kararı, ilgili gerçek veya tüzel kişiye teknik iletişim araçlarıyla derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili gerçek veya tüzel kişiye ayrıca tebliğ edilir.
(8) Bu madde hükmüne göre alınan elkoyma kararının gereklerine aykırı hareket edilmesi halinde, Türk Ceza Kanununun “Muhafaza görevini kötüye kullanma” başlıklı 289 uncu maddesi hükümleri uygulanır.
(9) Bu madde hükümlerine göre elkoymaya ve onuncu fıkra uyarınca kayyım atanmasına ancak hâkim karar verebilir.
(10) Bu madde uyarınca elkonulan taşınmaz, hak ve alacakların idaresi gerektiğinde bu malvarlığı değerlerinin yönetimi amacıyla kayyım atanabilir. Bu durumda 133 üncü madde hükümleri kıyasen uygulanır.
5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun, Madde 17 – Koruma tedbirleri
(1) Aklama ve terörün finansmanı suçunun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hallerde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesindeki usûle göre malvarlığı değerlerine elkonulabilir.
(2) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da elkoyma kararı verebilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim en geç yirmi dört saat içinde onaylanıp onaylanmamasına karar verir. Hâkimin onaylaması hâlinde 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesinde belirtilen değere ilişkin rapor üç ay içinde alınır ve tekrar hâkim onayına sunulur. Onaylanmama veya raporun üç ay içinde alınamaması hâlinde Cumhuriyet savcılığının kararı hükümsüz kalır.
(3) Aklama suçunun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın, Ceza Muhakemesi Kanununun 139 uncu maddesinde yer alan hükümlere göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilir ve 4208 sayılı Kanunda yer alan hükümlere göre kontrollü teslimat tedbirine karar verilebilir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, Madde 268 – İtiraz usulü ve inceleme mercileri (ilgili fıkralar)
(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
Sermaye Piyasası Soruşturmasında El Koyma Hangi Şartlarda Yapılır?
CMK m.128 iki ayrı şüphe arar: soruşturma konusu suçun işlendiğine dair şüphe ve el konulacak malvarlığının bu suçtan elde edildiğine dair şüphe. İkisi de “somut delillere dayanan kuvvetli şüphe” düzeyinde olmalıdır. Sermaye piyasası dosyalarında bu deliller çoğunlukla SPK denetleme raporu, emir ve işlem kayıtları, IP ve telefon verileri ile hesap hareketleridir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu elkoymayı “görünüşte haklılıkla yetinilerek başvurulan bir koruma tedbiri” olarak tanımlar ve elkoyma kararlarına karşı itiraz kanun yoluna başvurulabileceğini belirtir (Yargıtay CGK, E. 2013/142, K. 2016/463, T. 29.11.2016). Bu tanım, hâkimin mahkûmiyet düzeyinde bir kesinlik aramadığını gösterir. Ancak kanun metni “kuvvetli şüphe” ve “somut delil” ifadelerini birlikte kullandığından, yalnızca fiyat artışına veya işlem hacmine dayanan soyut değerlendirmelerin tedbire yetmediği itirazda ileri sürülebilir.
Sermaye piyasası suçlarında ayrıca 6362 sayılı Kanun’un 115. maddesi devreye girer: soruşturma yapılması, Kurul’un Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvurusuna bağlıdır ve bu başvuru muhakeme şartıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da başvuruyu muhakeme şartı olarak kabul etmektedir (E. 2019/140, K. 2021/477, T. 14.10.2021). Başvurudan önce yürütülen soruşturma işlemlerinin, elkoyma talebi dâhil, hukuki dayanağı tartışmaya açıktır; bu nedenle Kurul başvurusunun tarihi ile elkoyma talebinin tarihi itiraz dilekçesinde karşılaştırılmalıdır. Konunun ayrıntısı için yazılı başvuru şartı ve görevli mahkeme yazımıza bakabilirsiniz.
| Şart | Dayanak | İtirazda bakılacak nokta |
|---|---|---|
| Suçun işlendiğine ve malvarlığının bu suçtan elde edildiğine dair somut delile dayanan kuvvetli şüphe | CMK m.128/1 | Kararın delilleri tek tek gösterip göstermediği; soyut ifadelerle yetinilip yetinilmediği |
| Soruşturulan suçun katalogda yer alması | CMK m.128/2; AYM, E. 2014/86, K. 2015/109 | Tedbirin hangi suç isnadına dayandırıldığı |
| Kurum raporu | CMK m.128/1; 5549 m.17/2 | Raporun varlığı, tarihi, kapsamı ve üç aylık süresi |
| Hâkim kararı | CMK m.128/9; 5549 m.17/2 | Kararı kimin verdiği; savcı kararıysa yirmi dört saatlik hâkim onayı |
| Malvarlığının şüpheli veya sanığa ait olması ya da somut belirlenmesi | CMK m.128/1 | Her malvarlığı değeri için ayrı bağ kurulup kurulmadığı |
SPKn m.106 ve 107 Suçları CMK m.128/2’deki Katalogda Yer Alıyor mu?
CMK m.128/2, elkoyma yetkisini yalnızca sayılan suçlar için tanır. Listede Türk Ceza Kanunu’ndan güveni kötüye kullanma (m.155), dolandırıcılık (m.157, 158), zimmet (m.247), rüşvet (m.252), ihaleye fesat karıştırma (m.235) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma (m.220/3) gibi suçlar, ayrıca Bankalar Kanunu’ndaki zimmet ile kaçakçılık suçları yer alır. 6362 sayılı Kanun’un 106. maddesindeki bilgi suistimali ve 107. maddesindeki piyasa dolandırıcılığı listede sayılmamıştır. Aklama (TCK m.282) da bu listede değildir; aklama için ayrı bir dayanak vardır (aşağıda). Anayasa Mahkemesi, 6526 sayılı Kanun’la örgüt kurma suçunun listeden çıkarılmasını incelediği kararında, elkoyma tedbirinin uygulanabilmesi için soruşturulan suçun katalog suçlar listesinde bulunmasının zorunlu olduğunu vurgulamıştır (AYM, E. 2014/86, K. 2015/109, T. 25.11.2015). Kanun koyucu 2016’da, 6763 sayılı Kanun’la örgüt suçunu 220. maddenin üçüncü fıkrası yönünden listeye yeniden almıştır.
Bu nedenle sermaye piyasası dosyasında ilk sorulacak soru, soruşturmanın hangi suç tipi üzerinden yürütüldüğüdür. SPKn m.110’daki suç, TCK m.155’in nitelikli hâli olarak düzenlenmiş ve ceza TCK m.155/2’ye göre belirlenmiştir; savcılıklar bu dosyalarda katalog şartının karşılandığını savunur. Savunma tarafı ise “Türk Ceza Kanununda tanımlanan” ibaresinin özel kanundaki suçu kapsamadığını ileri sürebilir. 106 ve 107. maddeler yönünden listede karşılık yoktur; uygulamada bu soruşturmalara çoğu zaman nitelikli dolandırıcılık, örgüt veya aklama isnatları eşlik eder ve tedbir bu isnatlar üzerinden talep edilir. İsnadın dosyadaki delillerle gerçekten desteklenip desteklenmediği, itirazın en güçlü alanlarından biridir. Suç tiplerinin unsurları için piyasa dolandırıcılığı suçu, bilgi suistimali suçu ve güveni kötüye kullanma suçu yazılarımıza bakabilirsiniz.
Rapor Şartı: SPK ve MASAK Raporu Ne İşe Yarar?
CMK m.128/1’e göre elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre BDDK, SPK, MASAK, Hazine Müsteşarlığı veya Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan “suçtan elde edilen değere ilişkin rapor” alınır. Sermaye piyasası dosyalarında rapor genellikle pay ve fon işlemleri için SPK’nın görev ve yetkileri kapsamındaki inceleme birimlerinden, para hareketleri için MASAK’tan gelir. Rapor en geç üç ayda hazırlanır; özel sebeplerle talep üzerine iki ay daha uzatılabilir, yani azami süre beş aydır.
İtiraz dilekçesinde şu sorular yanıtlanmalıdır: Rapor var mı, elkoyma kararından önce mi sonra mı alındı, hangi kişi ve hangi malvarlığı değeri için suçtan elde edilen değeri hesapladı, tedbirin kapsamı raporun gösterdiği değeri aşıyor mu? CMK m.128/1, raporun süresinde hazırlanmaması hâlinde tedbirin kendiliğinden kalkacağını düzenlemez; buna karşılık 5549 sayılı Kanun m.17/2, raporun üç ay içinde alınamaması hâlinde savcılık kararının hükümsüz kalacağını açıkça öngörür. Rapor SPK’nın kendi tespitine dayanıyorsa, SPK’nın sonraki değerlendirmelerinde ortaya çıkan değişiklik tedbirin dayanağını doğrudan etkiler; güncel bir örnek aşağıda anlatılmaktadır.
Aklama Soruşturmasında Savcı da El Koyabilir mi?
5549 sayılı Kanun’un 17. maddesi, aklama ve terörün finansmanı suçunun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hâllerde malvarlığı değerlerine CMK m.128’deki usûle göre elkonulabileceğini düzenler. Bu özel hüküm, aklamanın CMK m.128/2 kataloğunda yer almamasına rağmen aklama soruşturmalarında elkoymanın dayanağını oluşturur. Sermaye piyasası suçları aklamanın öncül suçu olabilir: TCK m.282/1, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren her suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini kapsar ve piyasa dolandırıcılığının üç yıllık alt sınırı bu eşiği aşar. Savcılıkların 107. madde soruşturmasında aklama isnadını da açmasının nedeni budur.
5549 m.17, CMK m.128’den iki noktada ayrılır. Birincisi, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da elkoyma kararı verebilir; ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir. İkincisi, hâkim onayından sonra CMK m.128’deki değer raporu üç ay içinde alınır ve tekrar hâkim onayına sunulur; onaylanmaması veya raporun süresinde alınamaması hâlinde savcılık kararı hükümsüz kalır. CMK m.128/9 elkoymaya ancak hâkimin karar verebileceğini söylediğinden, aklama dışındaki suçlarda savcı kararıyla yapılan bir dondurma işleminin dayanağı ayrıca sorgulanmalıdır. Bir hesabın fiilen kısıtlandığı her durumda karar tarihi, karar veren merci ve dosya numarası bankadan ve savcılıktan yazılı olarak istenmelidir.
El Koyma Hangi Malvarlığı Değerlerine Uygulanır?
CMK m.128/1 taşınmazları, araçları, banka ve diğer malî kurumlardaki hesapları, hak ve alacakları, kıymetli evrakı, şirket ortaklık paylarını, kiralık kasa mevcutlarını ve diğer malvarlığı değerlerini sayar. Hesaplarda tutulan sermaye piyasası araçları bunları saklayan malî kuruma yapılan bildirimle bloke edilir. Karar alındıktan sonra hesaplar üzerinde yapılan ve kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemler geçersizdir; karara aykırı hareket edenler hakkında TCK m.289 (muhafaza görevini kötüye kullanma) uygulanır.
| Malvarlığı türü | İcra şekli | Dayanak |
|---|---|---|
| Banka ve malî kurum hesapları | Teknik iletişim araçlarıyla derhâl bildirim, ayrıca tebliğ | CMK m.128/5 |
| Şirket ortaklık payları | Şirket yönetimine ve ticaret sicili müdürlüğüne bildirim ve tebliğ | CMK m.128/6 |
| Taşınmazlar | Tapu kütüğüne şerh | CMK m.128/3 |
| Kara, deniz ve hava araçları | Kayıtlı bulunduğu sicile şerh | CMK m.128/4 |
| Hak ve alacaklar | İlgili gerçek veya tüzel kişiye bildirim ve tebliğ | CMK m.128/7 |
Eş, Çocuk ve Üçüncü Kişiler Adına Kayıtlı Mallara El Konulabilir mi?
CMK m.128/1 el koymayı “şüpheli veya sanığa ait” malvarlığı için öngörür; ancak somut olarak belirlenen malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması hâlinde de elkoyma yapılabileceğini ekler. Ölçüt kaydın kimin adına olduğu değil, o malvarlığı değerinin suçtan elde edilip edilmediğidir. Eş veya çocuk adına kayıtlı olmak tek başına suçtan elde edilme karinesi yaratmaz; tedbirin bu kişilere uzanması için her bir malvarlığı değeri yönünden somut bağ gösterilmelidir. Toplu listelerle “yakınlara ait tüm malvarlığı” üzerine tedbir konulması, “somut olarak belirlenen” ibaresiyle bağdaşmaz.
Üçüncü kişi lehine iki güvence vardır. Birincisi, CMK m.131/1’e göre üçüncü kişilere ait elkonulmuş eşyanın muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması hâlinde geri verilmesine karar verilir ve istemin reddi kararlarına itiraz edilebilir. İkincisi, TCK m.54/1 iyiniyetli üçüncü kişilere ait eşyanın müsaderesini engeller; TCK m.55/3 ise kazanç müsaderesinde, malı sonradan iktisap eden kişinin Türk Medeni Kanunu’ndaki iyiniyet hükümlerinden yararlanamıyor olmasını arar. Bu nedenle itirazda malvarlığının edinim tarihi, edinim kaynağı (maaş, miras, satış bedeli, kredi) ve bu kaynağı gösteren banka ve tapu kayıtları sunulmalıdır. Anayasa Mahkemesinin 18.11.2025 tarihli bir kabul edilemezlik kararında (B. 2020/31715), itiraz üzerine sulh ceza hâkimliğinin elkoyma kararlarını 2018 ve öncesinde edinilen mal varlığı, taşınmaz, mevduat ve araçlar yönünden kaldırdığı anlatılmaktadır; edinim zamanı, tedbirin kapsamını daraltmada işe yarayan somut bir ölçüttür.
Yatırım Fonu Malvarlığına El Konulabilir mi?
Yatırım fonu tüzel kişiliği bulunmayan, tasarruf sahipleri hesabına inançlı mülkiyet esaslarına göre işletilen bir malvarlığıdır (SPKn m.52/1). Fon malvarlığı portföy yönetim şirketinin ve saklama kuruluşunun malvarlığından ayrıdır (m.53/1); fon malvarlığı, kamu alacaklarının tahsili dâhil haczedilemez, üzerine ihtiyati tedbir konulamaz ve iflas masasına dâhil edilemez (m.53/2). Portföy yönetim şirketlerinin yatırdığı teminatlar için de benzer bir koruma vardır (m.55/4).
Bu düzenlemenin CMK m.128 elkoymasına karşı ne ölçüde ileri sürülebileceği tartışmalıdır. Lehe argüman şöyledir: fon malvarlığı şüpheli olan yöneticinin veya portföy yönetim şirketinin değil, katılma payı sahiplerinin çıkarına ayrılmıştır; CMK m.128/1 “şüpheli veya sanığa ait” malvarlığından söz eder ve fon portföyüne yönelik bir tedbir, suçla ilgisi olmayan binlerce yatırımcının payını dondurabilir. Aleyhe argüman ise SPKn m.53/2’nin ceza muhakemesi koruma tedbirini açıkça anmadığı, CMK m.128/1’in ise suça konu menfaatin başka kişinin zilyetliğinde olması hâlinde de elkoymaya izin verdiğidir. Uygulamada fonun kendisine yönelik tedbirler ölçülülük gerekçesiyle sınırlandırılabilir: tedbirin, fon katılma payı bedellerinin ödenmesini ve fonun işleyişini durdurup durdurmadığı, yatırımcının zararını büyütüp büyütmediği somut olarak gösterilmelidir. Konuyla ilgili temel kavramlar için yatırım fonunun hukuki niteliği, portföy yönetim şirketinin sorumluluğu ve portföy saklama hizmeti yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Şirkete ve Malvarlığına Kayyım Ne Zaman Atanır?
Elkonulan malvarlığı değerlerinin idaresi gerektiğinde kayyım atanabilir ve bu durumda CMK m.133 hükümleri kıyasen uygulanır (CMK m.128/10). Kayyım atanmasına da ancak hâkim karar verebilir (m.128/9). CMK m.133 ise şirket yönetimi için ayrı bir kayyım rejimi öngörür: suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli olması hâlinde hâkim, şirket işlerinin yürütülmesi için kayyım atayabilir. Atama kararında yönetim organının karar ve işlemlerinin kayyımın onayına bağlandığı veya yönetim yetkilerinin tümüyle kayyıma verildiği açıkça belirtilir; karar ticaret sicili gazetesinde ilan edilir.
CMK m.133/4’teki suç listesinde aklama (TCK m.282) ve zimmet (TCK m.247) yer alır; SPKn m.106 ve 107 ise sayılmamıştır. Bu nedenle 107. madde soruşturmasında şirket yönetimine kayyım atanması, çoğu zaman aklama isnadına dayanır ve isnadın somutluğu yine belirleyicidir. Kayyım ücreti şirket bütçesinden karşılanır; kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilirse ödenen ücret kanunî faiziyle Hazineden karşılanır (m.133/2). İlgililer, kayyımın işlemlerine karşı görevli mahkemeye Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre başvurabilir (m.133/3); kayyımların görevleriyle ilgili işlemlerinden doğan tazminat davaları Devlet aleyhine açılır (m.133/5).
El Koyma Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?
El koyma kararına karşı itiraz süresi kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK m.268/1). Süre uzun yıllar yedi gündü; 7499 sayılı Kanun’la (kabul tarihi 02.03.2024, Resmî Gazete 12.03.2024) “yedi gün” ibaresi “iki hafta” olarak değiştirilmiştir. İnternette dolaşan birçok içerik hâlâ eski süreyi yazmaktadır; bu nedenle hak kaybı yaşanmaması için itiraz süresi dilekçe hazırlanmadan önce güncel metinden doğrulanmalıdır.
Süre “öğrenme”den işler. CMK m.35/2, koruma tedbirlerine ilişkin kararların tebliğ edilmesi zorunluluğunu bu genel kuraldan çıkarmıştır; ancak CMK m.128/5-7 kararın ilgili bankaya, şirkete veya kişiye ayrıca tebliğini ister. Bu nedenle kararın öğrenilme tarihi, bankanın bildirim yazısı, tebligat evrakı veya UYAP kaydıyla ispatlanmalıdır. İtiraz dilekçesi kararı veren mercie verilir. Karar veren hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir (m.268/2). Merci, kural olarak duruşma yapmadan karar verir; gerekli görürse önce Cumhuriyet savcısını, sonra müdafi veya vekili dinler; itirazı yerinde görürse itiraz konusu hakkında da karar verir (m.271/1-2). Mercinin itiraz üzerine verdiği karar kesindir (m.271/4).
| Karar veren | İtirazı inceleyen merci (CMK m.268/3) |
|---|---|
| Sulh ceza hâkimliği (soruşturma aşaması) | Numara olarak kendisini izleyen sulh ceza hâkimliği; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimlik. Tek hâkimlik bulunan yerler için kanun ayrı kural koymuştur (bent a) |
| Asliye ceza mahkemesi (kovuşturma aşaması; SPKn m.116 ihtisas mahkemeleri dâhil) | Yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesi (bent c) |
| Ağır ceza mahkemesi | Numara olarak kendisini izleyen daire; son numaralı daire için birinci daire; tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesi (bent c) |
İtiraz yolu tükendikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru mümkündür. Bireysel başvuru ikincil bir yoldur; kanunda öngörülen başvuru yollarının önceden tüketilmesi gerekir ve derece mahkemelerinde ileri sürülmeyen iddialar Anayasa Mahkemesi önünde şikâyet konusu yapılamaz (AYM, B. 2020/36714, T. 20.05.2026). Bu nedenle itiraz dilekçesindeki gerekçeler, sonraki bireysel başvurunun da çerçevesini belirler. Bireysel başvuru süresi kesinleşen karardan itibaren otuz gündür.
İtirazda Hangi Gerekçeler İleri Sürülür?
İtiraz dilekçesi genel ifadelerle değil, dosyadaki belgelere bağlanan gerekçelerle hazırlanmalıdır. Aşağıdaki tablo, sermaye piyasası dosyalarında en sık başvurulan gerekçeleri ve her biri için dosyada aranacak belgeleri özetler.
| Gerekçe | Dayanak | Dosyada aranacak belge |
|---|---|---|
| Suç katalog dışı | CMK m.128/2 | Talep yazısı, elkoyma kararı, isnat edilen suç tipleri |
| Rapor yok, eksik veya süresi geçmiş | CMK m.128/1; 5549 m.17/2 | SPK veya MASAK raporu, tarihi, kapsamı |
| Soyut şüphe, somut delil yok | CMK m.128/1 | Karar gerekçesi, soruşturma dosyasındaki deliller (kısıtlama yoksa) |
| Malvarlığı ile suç arasında bağ yok | CMK m.128/1; TCK m.55 | Edinim tarihi, edinim kaynağı, banka ve tapu kayıtları |
| Üçüncü kişinin mülkiyeti ve iyiniyeti | CMK m.128/1, m.131; TCK m.54, 55 | Devir sözleşmeleri, bedel ödeme kayıtları, evlilik ve miras belgeleri |
| Kapsam ve süre ölçüsüz | Anayasa m.35; AYM içtihadı | Geçim, maaş, vergi ve SGK yükümlülüklerini gösteren belgeler |
| Yetki ve şekil eksikliği | CMK m.128/9; 5549 m.17/2 | Kararı veren merci, hâkim onayı ve onay süresi |
| Fon malvarlığının ayrılığı | SPKn m.52, 53 | Fon iç tüzüğü, saklama kayıtları, katılma payı sahibi listesi |
Tedbirin Kaldırılması ve Kapsamın Daraltılması Nasıl Sağlanır?
İtiraz süresi geçse de tedbir kalıcı değildir. CMK m.127/4’e göre zilyetliğinde bulunan eşya veya malvarlığı değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir. CMK m.131/1 ise muhafazaya gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması hâlinde geri verilmesine karar verilmesini öngörür; istemin reddi kararlarına itiraz edilebilir. Yeni bir olgu ortaya çıktığında (yeni rapor, SPK’nın değişen değerlendirmesi, suçla ilgisiz olduğu belgelenen malvarlığı, tedbirin yol açtığı somut mağduriyet) kaldırma veya daraltma talebi yenilenebilir. Uygulamada en sık başarıya ulaşan talepler, maaş ve geçim hesaplarının, vergi ve SGK ödemelerine ayrılan tutarların ve suçun işlendiği dönemden önce edinilen malvarlığının tedbirden ayrılması talepleridir.
Eylül 2026’da kamuoyuna yansıyan fon soruşturmasında, savcılığın çok sayıda gerçek kişi, tüzel kişi ve fon hakkında malvarlığı tedbiri talep ettiği; ardından tedbirlerin SPK’nın yeni değerlendirme ve bildirimleri doğrultusunda kaldırılmasına karar verildiği açıklanmıştır. Bu gelişme, sermaye piyasası dosyalarında tedbirin kaderinin SPK ve MASAK değerlendirmelerine ne kadar bağlı olduğunu gösterir. Aynı örnek, “tedbir talebi” olarak duyurulan yazılı işlemlerin hukuki niteliğinin de ayrıca incelenmesi gerektiğini hatırlatır: Hâkim kararına dayanan bir elkoyma ile kurumlara gönderilen bir savcılık talimatı arasında dayanak, süre ve yargı yolu bakımından fark vardır. CMK m.128/9’a göre elkoymaya ancak hâkim karar verebildiği için, hâkim kararı bulunmayan bir işlem aklama isnadı bakımından 5549 m.17/2’deki yirmi dört saatlik onay sürecine, diğer suçlarda ise kanuni dayanak eksikliği itirazına konu olur.
El Koyma Ne Kadar Sürebilir? Ölçülülük ve AYM İçtihadı
CMK m.128 elkoyma için bir azami süre öngörmez; süre sınırı yalnızca 5549 m.17/2’deki rapor süresi ve CMK m.128/A’daki kısa süreler gibi özel rejimlerde vardır. Boşluğu Anayasa Mahkemesi doldurmuştur. Mahkeme, mülkiyet hakkını sınırlayan bir tedbirin ölçülü olabilmesi için kapsamı ve süresi itibarıyla orantılı uygulanması gerektiğini, tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesinin mülk sahibine orantısız bir külfet yüklediğini kabul etmektedir. Elkoyma tedbirinin 9 yıl 6 ayı aşan süre devam ettiği bir başvuruda (B. 2020/8417, T. 06.09.2023) ve 12 yılı aşan bir başvuruda (B. 2020/11902, T. 19.12.2023) mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. B. 2020/8417 kararında Mahkeme ayrıca, ihlal kararının tedbirin kaldırılmasını kendiliğinden gerektirmediğini, ancak yargısal makamların tedbir sürecinde mülkiyet hakkının gerektirdiği ivediliği ve özeni göstermekle sorumlu olduğunu vurgulamıştır.
Tedbirin devamı için yeterli gerekçe aranır. Anayasa Mahkemesi, 2008 ve 2009 yıllarından beri devam eden tedbirlerde, beraat kararı verilmesine rağmen ilk derece mahkemesinin tedbirin devamına neden ihtiyaç duyulduğunu açıklamamasını, gerekçenin konu ile ilgili ve yeterli olmaması nedeniyle ölçüsüz bulmuştur (B. 2016/9001, T. 18.07.2019). Başka bir kararda, hakkında müsadere hükmü verilmediği hâlde tedbirin fiilen devam ettirilmesi ve tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararın icra edilmemesi başvurucuya aşırı külfet yüklemiş sayılmıştır (B. 2016/54509, T. 28.11.2019). AYM’nin kararlarında aktardığı üzere Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de el konulan mülkün değeri, suça konu menfaatle karşılaştırılmadan uygulanan tedbiri adil dengeye uygun görmemektedir (Džinić/Hırvatistan, B. No: 38359/13, 17/5/2016). Bu içtihat, sermaye piyasası dosyalarında tedbirin süresine ve kapsamına ilişkin talepler için doğrudan dayanaktır: tedbirin uzadıkça gerekçesinin yenilenmesi istenmeli, soruşturma tamamlandıysa veya iddianame hazırlanmadıysa gecikmenin nedeni sorulmalıdır.
El Koyma Diğer Tedbirlerden Nasıl Ayrılır?
Bir hesabın kısıtlanması her zaman CMK m.128 elkoyması anlamına gelmez. Dayanağı yanlış saptanan tedbire karşı yanlış yola başvurmak hak kaybına yol açar; bu nedenle önce tedbirin hangi rejime ait olduğu belirlenmelidir.
| Tedbir | Karar veren | Şart ve süre | Başvuru yolu |
|---|---|---|---|
| CMK m.128 elkoyma | Hâkim (aklamada gecikme hâlinde savcı ve hâkim onayı) | Kuvvetli şüphe, katalog suç, kurum raporu; azami süre kanunda yok | CMK m.268 itiraz (iki hafta); kesin karar; AYM bireysel başvurusu |
| SPK işlem yasağı (SPKn m.101) | SPK Kurulu | 104, 106 ve 107. maddelerdeki fiillere ilişkin makul şüphe | İdari yargı |
| MASAK işlem ertelemesi (5549 m.19/A) | MASAK Başkanlığı; banka uygular | Aklama şüphesi; kısa süreli (yedi iş günü) | İdari başvuru; sürenin sonunda adli tedbire dönüşüp dönüşmediği araştırılır |
| CMK m.128/A askıya alma | Banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı | Bilişim yoluyla işlenen belirli suçlarda makul şüphe; kırk sekiz saate kadar; rapor aranmaz | Cumhuriyet başsavcılığına başvuru; savcı yirmi dört saatte karar verir |
| Müsadere (TCK m.54, 55) | Mahkeme, hükümle | Mahkûmiyet hükmü | İstinaf ve temyiz |
SPK işlem yasağı, malvarlığını dondurmaz; kişinin borsada işlem yapmasını yasaklayan idari bir tedbirdir. Danıştay 13. Daire, ceza mahkemesince piyasa dolandırıcılığına ilişkin bir karar verilmediği aşamada SPKn m.101 tedbirlerine başvurulmasının tek başına masumiyet karinesini ihlal etmediğini, denetimde suçun işlenip işlenmediğine değil, dosyadaki delillerin “makul şüphe” oluşturup oluşturmadığına bakılması gerektiğini belirtmiştir (E. 2024/917, K. 2025/1760, T. 29.04.2025). Ayrıntılar için SPK işlem yasağı ve SPK kararlarına karşı yargı yolu yazılarımıza bakabilirsiniz. Bankanın MASAK ertelemesi veya sulh ceza kararı üzerine hesabı bloke etmesi, bankanın kendi kusuru olmadan yasal yükümlülüğünü yerine getirmesi olarak değerlendirilmektedir; Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi, 5549 m.19/A kapsamındaki blokenin ardından sulh ceza hâkimliğince hesaba elkonulan bir olayda, bankanın blokesini bloke tarihinde haklı ve yasal yükümlülüğünün gereği saymıştır (E. 2023/1160, K. 2026/431, T. 09.04.2026). Bu nedenle itiraz muhatabı banka değil, tedbiri veren mercidir.
Haksız El Koyma Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?
CMK m.141/1-j, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı hâlde elkonulan, korunması için gerekli tedbirler alınmayan, amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilerin maddî ve manevî zararlarını Devletten isteyebileceğini düzenler. Talep, karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde yapılır (m.142/1-2).
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, soruşturma devam ederken açılan bir tazminat talebinde, haksızlığı kesinleşmiş bir elkoyma kararı bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddini yerinde bulmuştur; aynı kararda elkoymaya karşı yapılan itirazların sulh ceza hâkimliklerince kesin olarak reddedildiği de kayıtlıdır (E. 2023/49, K. 2025/1045, T. 04.02.2025). Bu nedenle tazminat, çoğu zaman kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı kesinleştikten sonra gündeme gelir. Zararın kapsamında el konulan paranın yasal faizi de yer alır: aynı daire, el konulan paraya faiz işletilmemişse bilirkişi marifetiyle yasal faizin belirlenip maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 12. CD, E. 2022/4121, K. 2025/7691, T. 05.11.2025). Kayyım atanan şirketlerde kayyımın görevleriyle ilgili işlemlerinden doğan tazminat davaları Devlet aleyhine açılır (CMK m.133/5).
Sık Sorulan Sorular
Sermaye piyasası soruşturmasında malvarlığına el koyma kararını kim verir?
Elkoyma kararını yalnızca hâkim verir; soruşturma aşamasında bu yetki Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimliğine aittir (CMK m.128/9). Aklama isnadında gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı da karar verebilir, ancak kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunar ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir (5549 m.17/2).
El koyma kararına itiraz süresi kaç gündür?
İtiraz süresi kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK m.268/1). Süre daha önce yedi gündü; 7499 sayılı Kanun’la iki haftaya çıkarılmıştır, bu nedenle eski süreyi yazan kaynaklara güvenilmemelidir.
El koyma kararına itiraz nereye yapılır?
Dilekçe kararı veren sulh ceza hâkimliğine verilir; hâkimlik itirazı yerinde görmezse en çok üç gün içinde, numara olarak kendisini izleyen sulh ceza hâkimliğine gönderir (CMK m.268/2-3). Kovuşturma aşamasında merci, kararı veren mahkemeye göre değişir ve genellikle ağır ceza mahkemesidir.
İtiraz reddedilirse başka bir yol var mıdır?
İtiraz merciinin kararı kesindir (CMK m.271/4); aynı gerekçelerle ikinci bir itiraz yolu yoktur. Yeni bir olgu, yeni bir rapor veya tedbirin süresinin uzaması hâlinde hâkimden her zaman karar istenebilir (CMK m.127/4) ve itiraz yolu tükendikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.
SPK veya MASAK raporu olmadan el koyma yapılabilir mi?
CMK m.128/1 elkoyma kararı alınabilmesi için suçtan elde edilen değere ilişkin kurum raporunun alınmasını şart koşar ve raporun en geç üç ayda hazırlanmasını öngörür. Aklama isnadında hâkim onayından sonra rapor üç ay içinde alınmazsa savcılık kararı hükümsüz kalır (5549 m.17/2); CMK m.128/A’daki bilişim suçları rejiminde ise rapor şartı aranmaz.
Piyasa dolandırıcılığı soruşturmasında malvarlığına el konulabilir mi?
SPKn m.107 CMK m.128/2’deki katalogda sayılmamıştır; bu nedenle tedbirin hangi suç isnadına dayandırıldığı incelenmelidir. Uygulamada soruşturmalara çoğu zaman nitelikli dolandırıcılık, örgüt veya aklama isnatları eşlik eder ve tedbir bu isnatlara dayanır; isnadın delillerle desteklenip desteklenmediği itirazın konusudur.
Eşim ve çocuğum adına kayıtlı mallara el konulabilir mi?
Evet, CMK m.128/1 somut olarak belirlenen malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması hâlinde de elkoymaya izin verir; ancak her malvarlığı değeri için suçtan elde edildiğine dair somut bağ gösterilmelidir. Edinim tarihi ve kaynağı belgelenen mallar bakımından itirazda kaldırma veya daraltma talep edilebilir.
El koyma tedbiri ne kadar sürebilir?
CMK m.128 azami bir süre öngörmez; ancak Anayasa Mahkemesi, tedbirin kapsam ve süre bakımından orantılı olması gerektiğini ve makul olmayan sürenin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini kabul eder. Bu ilke uyarınca tedbirin devamı her aşamada yeterli gerekçeyle açıklanmalıdır.
MASAK blokesi ile CMK elkoyması aynı şey midir?
Hayır. MASAK’ın 5549 m.19/A kapsamındaki işlem ertelemesi kısa süreli idari bir tedbirdir; CMK m.128 elkoyması ise hâkim kararıyla verilen ve azami süresi bulunmayan bir ceza muhakemesi koruma tedbiridir. Bir hesabın kısıtlamasının hangi rejime dayandığı bankadan ve savcılıktan yazılı olarak sorulmalıdır.
Yatırım fonlarının malvarlığına el konulabilir mi?
Fon malvarlığı portföy yönetim şirketinin malvarlığından ayrıdır ve SPKn m.53/2’ye göre üzerine ihtiyati tedbir konulamaz. Bu hükmün CMK m.128 elkoymasına karşı kapsamı tartışmalıdır; fon portföyüne yönelik tedbirlerde katılma payı sahiplerinin zararı ve tedbirin ölçülülüğü somut olarak ileri sürülmelidir.
Şirkete kayyım atanması mümkün müdür?
Evet, CMK m.133’e göre suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli olması hâlinde hâkim kayyım atayabilir. Suç listesinde aklama ve zimmet yer alır; SPKn m.106 ve 107 sayılmamıştır.
Haksız el koymada tazminat davası ne zaman açılır?
CMK m.141/1-j uyarınca tazminat istenebilir; talep, karar veya hükmün kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde ağır ceza mahkemesine yapılır (m.142). Soruşturma sürerken açılan talepler haksızlığı kesinleşmiş bir karar bulunmadığından reddedilebilir.
Sonuç
Sermaye piyasası soruşturmasında malvarlığına el koyma, dört ayrı denetimden geçmeden hukuka uygun sayılamaz: suç katalogda mı, rapor alınmış mı, malvarlığı ile suç arasında somut bağ kurulmuş mu ve tedbir ölçülü mü. İtiraz süresi iki haftadır ve mercinin kararı kesindir; bu nedenle ilk itirazın dosyadaki belgelerle eksiksiz hazırlanması, sonraki tüm başvuruların çerçevesini belirler. Kararın öğrenilme tarihini, dayanak belgeyi ve raporun kapsamını ilk gün netleştiren bir sermaye piyasası ceza avukatı ile çalışmak, tedbirin daraltılması ve kaldırılması sürecinde zaman kaybını azaltır.
Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu — Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul