Şirketlere Elektronik Tebligat: UETS Zorunluluğu ve Sorumluluk

Şirketlere elektronik tebligat, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi uyarınca ticaret şirketlerinin hukuki bildirimleri kural olarak PTT tarafından işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden almasını zorunlu kılan tebligat usulüdür. Anonim ve limited şirketlerin yanı sıra tüzel kişiliğe sahip diğer ticaret şirketleri de bu zorunluluğa tabidir. Şirketin elektronik tebligat adresinin oluşturulması, kullanıma açılması, yetkili kişilerin belirlenmesi ve gelen tebligatların takip edilmesi şirketin kurumsal sorumluluğundadır. Elektronik tebligat, şirketin UETS adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır; yöneticinin veya yetkilendirilmiş çalışanın evrakı fiilen okumamış olması, usulüne uygun tebligatın hukuki sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Şirketlere elektronik tebligatta temel uyuşmazlık, yalnızca elektronik adres bulunup bulunmadığı değildir. Adresin tebligata elverişli şekilde aktif olması, tebligatın doğru şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi, şirket içindeki erişim yetkilerinin güncel tutulması ve elektronik yolla tebligat yapılamadığı durumlarda hangi usule başvurulacağı da belirleyicidir. Özellikle şirket müdürünün değişmesi, eski ortağın UETS erişim bilgilerini teslim etmemesi, şirketin tasfiyeye girmesi veya elektronik adresin henüz aktive edilmemiş olması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Şirketlere Elektronik Tebligatın Hukuki Dayanağı

Şirketlerin elektronik tebligat yükümlülüğünün temel kaynağı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 7/a’dır. Hüküm, elektronik tebligatın zorunlu olduğu kişi ve kurumları belirlemekte; gönderimin hangi sistem üzerinden yapılacağını, tebliğ tarihini ve elektronik tebligatın yapılamadığı hâllerde izlenecek yolu düzenlemektedir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 7/a — İlgili hükümler

Elektronik tebligatın zorunlu olduğu kişiler arasında maddenin birinci fıkrasının 7 numaralı bendinde, kanunla kurulanlar da dâhil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri sayılmıştır.

Kanun, elektronik tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde diğer kanuni tebligat usullerinin uygulanacağını; elektronik yolla tebligatın ise muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağını düzenlemektedir.

Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 5. maddesi zorunlu muhatapları, 6–8. maddeleri elektronik adres başvurusu ile adresin oluşturulmasını, 9–16. maddeleri tebligatın gerçekleştirilmesini ve delillendirilmesini, 17–19. maddeleri adresin kullanıma kapatılmasını, 21. maddesi ise adres sahibinin yükümlülüklerini düzenler.

Elektronik tebligat yükümlülüğü 6099 sayılı Kanun’la ilk olarak anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler bakımından düzenlenmiştir. 7101 sayılı Kanun’un 48. maddesiyle yapılan değişiklik sonrasında kapsam genişletilmiş; 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliği ile tüm özel hukuk tüzel kişilerini içeren güncel sistem uygulanmaya başlanmıştır.

Şirketlerin elektronik tebligatı, yetkili mercilerin tebligat işlemlerini hangi araçlarla gerçekleştirdiğini gösteren genel tebligat hukuku düzeninin özel bir görünümüdür. Bu nedenle UETS zorunluluğunun bulunması, Tebligat Kanunu’nun muhatap, temsil, belgelendirme ve usulsüzlük hükümlerinin önemini ortadan kaldırmaz.

Hangi Şirketler UETS Kullanmak Zorundadır?

Tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin tamamı, TK m. 7/a kapsamında elektronik tebligat yükümlüsüdür. Kanun yalnızca anonim ve limited şirketleri değil, tüm özel hukuk tüzel kişilerini kapsar.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 124 ve 125. maddelerine göre ticaret şirketleri tüzel kişiliğe sahiptir. Bu nedenle aşağıdaki ayrım esas alınır:

  • Anonim şirketler: Şirket tüzel kişiliği adına oluşturulan UETS adresini kullanmak zorundadır.
  • Limited şirketler: Ortak veya müdür sayısına bakılmaksızın elektronik tebligat yükümlüsüdür.
  • Kollektif şirketler: Şahıs şirketi niteliğinde olmalarına rağmen tüzel kişilikleri bulunduğundan zorunluluk kapsamındadır.
  • Komandit şirketler: Adi komandit ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler, tüzel kişilikleri nedeniyle elektronik tebligat kapsamındadır.
  • Kooperatifler: Tüzel kişilikleri sebebiyle aynı yükümlülüğe tabidir.

Şahıs işletmelerine elektronik tebligat zorunlu mudur?

Bir gerçek kişinin kendi adına işlettiği ticari işletme ile TTK anlamındaki kollektif veya komandit şirket birbirinden farklıdır. Gerçek kişi tacirin işletmesi, tacirden ayrı bir tüzel kişilik oluşturmaz. Bu nedenle yalnızca şahıs işletmesi sahibi olmak, gerçek kişiyi TK m. 7/a’nın özel hukuk tüzel kişilerine ilişkin bendine sokmaz.

Bununla birlikte gerçek kişi tacir, başka bir kanuni sıfatı nedeniyle elektronik tebligat zorunluluğuna tabi olabilir. Ayrıca isteğe bağlı olarak UETS adresi edinmişse TK m. 7/a gereğince kendisine yapılacak tebligatlarda elektronik yol zorunlu hâle gelir.

Bu ayrım özellikle ticaret sicili kayıtları incelenirken önemlidir. Şirket unvanının ticaret sicilinde bulunması ile gerçek kişinin ticari işletmesinin sicile kayıtlı olması aynı hukuki durumu ifade etmez.

MERSİS Kaydı ve Şirketin UETS Adresi

Şirketin UETS adresi, şirket tüzel kişiliğinin kayıt bilgilerine dayalı olarak PTT tarafından oluşturulan özel bir elektronik tebligat adresidir. Ticaret şirketlerinde bu süreç, Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) bilgileriyle ilişkilidir.

Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 6 uyarınca zorunluluk kapsamındaki kişiler için başvuru, zorunluluğun başladığı tarihten itibaren bir ay içinde ilgili kurum, kuruluş veya birlik tarafından PTT’ye yapılır. MERSİS’e kayıtlı tüzel kişilere ilişkin başvurularda MERSİS numarası ve sistem bilgileri esas alınır.

Yönetmelik m. 8 kapsamında PTT, elektronik tebligat adresini tüzel kişinin kayıt bilgilerine göre tek ve benzersiz olarak oluşturur ve UETS’ye kaydeder. Adresin ilgili şirkete teslim edilmesine ilişkin süreç tamamlandığında tebligat çıkarmaya yetkili mercilerin kullanımına sunulması öngörülür.

Ticaret Bakanlığının MERSİS üzerinden sunduğu firma sorgulama imkânı, şirket adına oluşturulan UETS adresinin belirlenmesine yardımcı olur. Ancak MERSİS’te bir elektronik adresin görülmesi, o adresin tebligatın çıkarıldığı tarihte aktif ve kullanılabilir olduğunu tek başına ispatlamaz. Gerektiğinde PTT’nin adres durumuna ilişkin kayıtları incelenmelidir.

UETS adresi, şirketin KEP veya normal e-posta adresi midir?

Hayır. Şirketin ticari yazışmalarda kullandığı e-posta adresi, kayıtlı elektronik posta (KEP) adresi ve 7201 sayılı Kanun kapsamındaki UETS adresi aynı kavramlar değildir. KEP sisteminin kendi hukuki işlevleri bulunmakla birlikte, yetkili merci tarafından UETS üzerinden yapılması gereken tebligatın herhangi bir KEP veya normal e-posta adresine gönderilmesi kural olarak bu zorunluluğun yerine getirildiği anlamına gelmez.

Şirket yöneticileri, bu farklı adresleri tek bir elektronik iletişim kanalı olarak değerlendirmemelidir. UETS adresinin oluşturulması, erişim yöntemleri ve genel adres yönetimi, şirketin ticari e-posta hesaplarından ayrı bir hukuki altyapıya tabidir.

UETS Adresinin Aktivasyonu ve Kullanıma Açılması

Şirket adına elektronik tebligat adresinin oluşturulmasıyla bu adresin elektronik tebligat almaya elverişli duruma gelmesi arasında fark bulunabilir. UETS adresi oluşturulmuş olsa da aktivasyon işlemi tamamlanmamışsa sistem üzerinde henüz tebligat kabul edemeyen bir adres söz konusu olabilir.

Elektronik tebligatın zorunlu olması, teknik olarak kullanıma açılmamış bir UETS adresine mutlaka tebligat yapılacağı anlamına gelmez. TK m. 7/a/3, elektronik tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde kanuni diğer tebligat yöntemlerine izin verir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2025 tarihli, E. 2023/455, K. 2025/123 sayılı kararında, elektronik tebligat adresi bulunmayan veya oluşturulduğu hâlde aktive edilmemiş şirket bakımından elektronik yolla tebligat yapılamamasının zorunlu sebep oluşturabileceği kabul edilmiştir. Kararda, elektronik tebligatın teknik olarak gerçekleştirilememesi hâlinde klasik usullerin uygulanabileceği belirtilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunun 18.06.2026 tarihli, E. 2025/629, K. 2026/385 sayılı kararında da bu yaklaşım sürdürülmüştür. Kurul, UETS adresi bulunmayan bir limited şirkete yapılan fizikî tebligatı değerlendirmiş; elektronik tebligat adresinin bulunmaması nedeniyle klasik yönteme başvurulmasını mümkün görmüştür.

Dolayısıyla şirket hakkında elektronik tebligatın zorunlu olup olmadığı ile somut tebligat tarihinde şirket adına aktif ve tebligata elverişli bir adresin bulunup bulunmadığı ayrı ayrı araştırılmalıdır.

Ana ve Alt İşlem Yetkililerinin Görevleri

Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 13, tüzel kişilerin UETS hesabını kullanacak kişilerin yetkilendirilmesine özel bir düzenleme getirmiştir. Şirket adına tebligat alınması ile bu tebligata şirket içinde hangi kişinin erişebileceğinin belirlenmesi birbirinden farklı işlemlerdir.

Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 13 — Ana ve alt işlem yetkilisi

Birinci fıkra uyarınca tüzel kişiler, UETS adresine ilişkin işlemleri gerçekleştirmek üzere en az bir, en fazla on ana işlem yetkilisi belirleyerek PTT’ye bildirir.

Ana işlem yetkilisi; alt işlem yetkililerini belirleme, sisteme ekleme veya sistemden çıkarma, bunlara rol tanımlama ve gerektiğinde diğer işlemleri gerçekleştirme yetkisine sahiptir.

Alt işlem yetkilisi ise yalnızca kendisine tanımlanan yetkiler kapsamında verilere erişebilir.

Ana işlem yetkilisi kim olabilir?

Ana işlem yetkilisi, şirketin UETS hesabına ilişkin işlemleri tüzel kişi adına yürütebilecek şekilde yetkilendirilmiş gerçek kişidir. Yetkilendirmenin şirketin temsil düzeniyle uyumlu şekilde yapılması gerekir.

Şirketin kanuni temsilcisi ile UETS ana işlem yetkilisi kavramsal olarak aynı kişi olmak zorunda değildir. Yönetim organı veya temsil yetkilileri, şirket adına elektronik tebligat süreçlerini yürütmek üzere uygun kişilerin yetkilendirilmesini sağlayabilir. Ancak UETS üzerindeki teknik yetkilendirme, tek başına Türk Ticaret Kanunu anlamında genel şirket temsil yetkisi oluşturmaz.

Alt işlem yetkilisinin sorumluluğu nedir?

Alt işlem yetkilisi, ana işlem yetkilisinin tanımladığı kapsamda UETS verilerine erişen kişidir. Örneğin hukuk birimindeki bir çalışana gelen tebligatları görüntüleme yetkisi verilebilirken başka bir kişiye farklı bir teknik rol tanımlanabilir.

Alt işlem yetkilisi sayısına Yönetmelik m. 13’te ana işlem yetkilileri için öngörülen on kişilik üst sınır uygulanmaz. Bununla birlikte sınırsız sayıda kişiye erişim verilebilmesi, kontrolsüz yetkilendirmeyi hukuken uygun hâle getirmez.

Şirketin gizli ticari bilgiler içerebilen tebligatlara erişimi görev gerekliliğiyle sınırlandırması, işlem kayıtlarını koruması ve eski çalışanların yetkilerini zamanında kaldırması gerekir.

Şirket Yönetiminin Elektronik Tebligat Sorumluluğu

UETS hesabının kontrol edilmesi şirketin kurumsal yükümlülüğüdür; gelen bildirimin yetkilendirilmiş bir çalışan tarafından okunmaması, şirketin tebligatı hukuken almadığı anlamına gelmez.

Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 21 uyarınca adres sahibi; başvuru bilgilerini doğru ve eksiksiz vermek, bu bilgilerde meydana gelen değişiklikleri PTT’ye derhâl bildirmek ve kimlik doğrulama bilgilerini korumakla yükümlüdür.

Şirket yönetiminin tebligat işlemlerini izleme sorumluluğu, özellikle şu konularda önem kazanır:

  • UETS hesabının şirket adına doğru şekilde oluşturulmuş ve kullanılabilir olmasının denetlenmesi.
  • Hesaba erişimi bulunan ana ve alt işlem yetkililerinin güncel tutulması.
  • Gelen tebligatların düzenli aralıklarla kontrol edilmesi ve hukuki işlemin niteliğine göre ilgili birime ulaştırılması.
  • Çalışan ayrılığı, müdür değişikliği veya temsil yetkisinin sona ermesi durumunda erişim yetkilerinin gözden geçirilmesi.
  • Elektronik tebligat ve delil kayıtlarının uyuşmazlık hâlinde sunulabilecek şekilde muhafaza edilmesi.

Bu yükümlülükler şirket tüzel kişiliğinin muhatap olmasından doğar. Bununla birlikte bir elektronik tebligatın gözden kaçırılması, her durumda şirket müdürü veya yönetim kurulu üyelerinin şahsen ve otomatik olarak sorumlu tutulacağı anlamına gelmez. Yöneticilerin şirket içi veya dış ilişkide sorumluluğu; ilgili şirket türü, görev ve temsil yetkileri, yükümlülüğün ihlali, kusur, zarar ve illiyet bağı bakımından ayrıca değerlendirilir.

Şirket Müdürü, Ortak veya Çalışan Değişirse Ne Olur?

Şirket müdürünün görevden ayrılması, ortağın payını devretmesi veya UETS hesabını kontrol eden çalışanın işten çıkması, şirket tüzel kişiliğinin elektronik tebligat yükümlülüğünü sona erdirmez. Bu gibi durumlarda değiştirilmesi gereken unsur, şirketin tebligat adresinden önce erişim ve yetkilendirme düzenidir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 22.10.2024 tarihli, E. 2023/3435, K. 2024/3258 sayılı kararında, şirketin eski müdürü tarafından gerçekleştirilen UETS aktivasyonuna ve yöneticilerin değiştiğine ilişkin itirazlar incelenmiştir. Daire, şirketin kendi bünyesindeki değişiklikleri PTT’ye bildirme yükümlülüğüne dikkat çekmiş; eski yöneticinin aktivasyon yaptığı ve yeni yöneticilerin bundan haberdar olmadığı savunmasını, somut olayda tebligatın hukuki sonuçlarından kaçınmak için yeterli görmemiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 07.03.2023 tarihli, E. 2023/603, K. 2023/1467 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta ise eski ortağın UETS erişim bilgilerini şirkete teslim etmediği ileri sürülmüştür. İhalenin feshi istemi kapsamında yapılan incelemede, şirketin elektronik tebligat hesabına erişememesine dayalı itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

Bu kararların ortak sonucu şudur: Şirketin kendi içindeki yetki ve erişim sorunları, aktif UETS adresine mevzuata uygun şekilde yapılan tebligatın sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak somut uyuşmazlıkta adresin aktivasyonu, yetkilendirme kayıtları veya tebligatın teslimi hakkında teknik bir aykırılık ileri sürülüyorsa bu iddianın ayrıca incelenmesi gerekir.

Şirkete Elektronik Tebligat Ne Zaman Yapılmış Sayılır?

TK m. 7/a ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 9/6 gereğince şirketin UETS adresine ulaşan elektronik tebligat, ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Bu kuralda üç ayrı tarih söz konusu olabilir:

  • Ulaşma tarihi: Elektronik tebligatın şirketin UETS adresine ulaştığı tarihtir.
  • Okunma tarihi: Şirket adına erişim yetkisi bulunan kişinin elektronik içeriği görüntülediği tarihtir.
  • Hukuki tebliğ tarihi: Ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonudur.

Örneğin, bir elektronik tebligat şirketin UETS adresine 6 Ekim tarihinde ulaşmışsa, izleyen günler 7, 8, 9, 10 ve 11 Ekim olarak sayılır. Tebligat 11 Ekim gününün sonunda yapılmış kabul edilir. Şirket yetkilisinin tebligatı 7 Ekim’de okuması tebliğ tarihini 7 Ekim’e çekmez; 15 Ekim’de okuması da kanuni tebliğ tarihini 15 Ekim’e ertelemez.

Bu hesap, takvim günleri esas alınarak yapılır. Beşinci günün hafta sonuna veya resmî tatile rastlaması, elektronik tebliğin yapılmış sayıldığı tarihi kendiliğinden sonraki iş gününe taşımaz. Buna karşılık, tebliğ tarihinden sonra işleyecek dava, itiraz veya kanun yolu süresinin son gününe ilişkin kurallar ilgili usul kanununa göre ayrıca değerlendirilir.

Şirketler bakımından elektronik tebligatta beşinci günün belirlenmesi, özellikle kısa itiraz ve kanun yolu sürelerinde önem taşır. Elektronik tebliğ tarihi ile bu tarihten itibaren başlayacak usulî sürenin hesabı birbirine karıştırılmamalıdır.

SMS, E-posta ve UETS Delil Kayıtlarının Önemi

Şirkete SMS veya e-posta bildirim gelmemesi tebligatı geçersiz kılar mı?

Hayır. Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 10/3 uyarınca, UETS adresine elektronik tebligat ulaştığına ilişkin bilgilendirme mesajının gönderilememiş veya geç gönderilmiş olması tebligatın geçerliliğini etkilemez.

Bu nedenle şirketin telefonuna SMS gelmemesi, bildirim e-postasının spam klasörüne düşmesi veya bilgilendirme adresinin eski bir çalışana ait olması, tek başına kanuni tebliğ tarihini değiştirmez.

SMS ve e-posta, asıl tebligatın yerine geçen belgeler değil, UETS hesabına gelen tebligat hakkında yardımcı bilgilendirme araçlarıdır.

Elektronik tebligatın yapıldığı nasıl ispatlanır?

Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 9, 12 ve 14 uyarınca UETS, elektronik mesajın sisteme alınması ve muhatabın adresine ulaştırılması gibi işlemler için delil kayıtları oluşturur. Yönetmelik m. 14, bu kayıtların aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılacağını düzenler.

Elektronik tebligatın geçerliliği tartışıldığında özellikle mesajın şirketin doğru UETS adresine ulaşıp ulaşmadığı, ulaşma zamanı, ekli belgelerin teslim durumu ve usulen tebliğ edilmiş sayıldığı tarihe ilişkin kayıtlar incelenir.

Yönetmelik m. 15 gereğince UETS delil kayıtları otuz yıl, maddede sayılan işlem ve erişim kayıtları ise on yıl süreyle muhafaza edilir. Bu kayıtların saklanması, şirketlerin uyuşmazlık durumunda elektronik tebligatın geçmişini araştırabilmesi bakımından önemlidir.

Vekil, Şube ve Grup Şirketlerinde Muhatap

Şirketin avukatı varsa tebligat kime yapılır?

Şirketin elektronik tebligat yükümlülüğü ile belirli bir dava veya takipte tebligatın kime yöneltileceği farklı meselelerdir.

7201 sayılı Kanun m. 11 uyarınca vekil ile takip edilen işlerde kural olarak tebligat vekile yapılır. Dolayısıyla şirketin bir davada usulüne uygun vekili bulunuyorsa, yalnız şirketin UETS adresinin mevcut olması o davadaki tebligatın mutlaka şirket asiline çıkarılmasını gerektirmez.

Avukatın kendi UETS adresi ile şirketin UETS adresi birbirinden bağımsızdır. Bu nedenle vekille takip edilen işlerde tebligatın muhatabının belirlenmesi, şirket hesabına erişim yetkilisi atanmasından ayrı değerlendirilmelidir.

Şirketin şubesi için ayrı UETS adresi gerekir mi?

Şube, kural olarak şirketten ayrı bir tüzel kişilik değildir. Bu nedenle sırf şube olması, o birim adına şirketten bağımsız yeni bir tüzel kişilik ve buna bağlı genel UETS yükümlülüğü oluşturmaz.

Ancak ayrı bir kanuni düzenleme veya özel statü nedeniyle farklı bir elektronik tebligat yükümlülüğü bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.

Buna karşılık aynı şirketler topluluğunda bulunan iki ayrı anonim veya limited şirket, ayrı tüzel kişilikleri nedeniyle ayrı tebligat muhataplarıdır. Ana şirkete ait UETS adresine gönderilen tebligat, sırf ortakları veya yöneticileri aynı olduğu için bağlı şirket adına yapılmış sayılamaz.

Elektronik tebligatın zorunlu sebeple yapılamadığı hâllerde uygulanacak tüzel kişiye yetkili temsilci veya çalışan aracılığıyla fizikî tebligat rejiminde ise TK m. 12–13 ve ilgili temsil kuralları esas alınır.

Şirkete Fizikî Tebligat Hangi Durumlarda Yapılabilir?

Şirketin aktif ve tebligata elverişli UETS adresi bulunuyorsa kural, elektronik tebligattır. Fizikî tebligata ancak elektronik tebligatın zorunlu sebeple yapılamadığı durumlarda ve diğer kanuni usullere uyularak başvurulabilir.

Bu noktada iki farklı olay grubu ayrılmalıdır.

1. UETS adresi aktif olduğu hâlde fizikî tebligat yapılması

Şirketin elektronik tebligat adresi aktif ve kullanılabilir olmasına rağmen, zorunlu sebep bulunmaksızın posta yoluyla tebligat yapılması TK m. 7/a’ya aykırıdır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 26.09.2022 tarihli, E. 2022/1767, K. 2022/9334 sayılı kararında limited şirketin ödeme emrinin fizikî yolla tebliğ edildiği tarihte aktif UETS adresi bulunduğu PTT kayıtlarıyla doğrulanmıştır. Daire, bu somut durumda posta yoluyla yapılan tebligatı yok hükmünde kabul etmiş ve TK m. 32’nin öğrenmeyle geçerlilik kazandıran hükmünün uygulanamayacağına karar vermiştir.

Bu karar özellikle icra takibinde önemli olmakla birlikte, her elektronik tebligat aykırılığının aynı yaptırıma tabi olacağını söylemek doğru değildir. Tebligatın hukuken hiç gerçekleşmemesi ile mevcut bir tebliğ işleminin usulsüz gerçekleştirilmesi arasında, işlem ve delillendirme koşullarına göre ayrım yapılmalıdır.

2. UETS adresinin bulunmaması veya aktif olmaması

Elektronik tebligatın teknik olarak mümkün olmadığı hâllerde TK m. 7/a/3 ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 16 devreye girer. Ancak elektronik usulün uygulanamaması, merciin dilediği herhangi bir fizikî yöntemi seçebileceği anlamına gelmez. Normal tebligat ve gerektiğinde istisnai adres hükümlerinin şartlarına ayrıca uyulmalıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.06.2026 tarihli, E. 2025/629, K. 2026/385 sayılı kararında, elektronik tebligat adresi bulunmadığı anlaşılan şirketin ticaret sicilindeki adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi üzerine TK m. 35/4’ün uygulanması değerlendirilmiştir. Kurul çoğunluğu, somut olayda ticaret sicil adresine ilk tebligatın yapılamayıp iade edilmesinden sonra TK m. 35/4’e göre gerçekleştirilen tebligatı usulüne uygun bulmuştur.

Bu nedenle şirketin elektronik tebligat adresi bulunmaması hâlinde ticaret sicilindeki adrese ve TK m. 35/4 kapsamında tebligat hükümleri gündeme gelebilir. Ancak bu hüküm, aktif UETS adresi bulunan şirketler bakımından elektronik tebligat zorunluluğunu bertaraf eden serbest bir alternatif değildir.

Tasfiye ve Şirketin Sona Ermesinde UETS

Şirketin tasfiyeye girmesi, tüzel kişiliğin ve elektronik tebligat yükümlülüğünün kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez. Tasfiye aşamasında şirketin hukuki varlığının, temsil düzeninin ve UETS adresinin mevcut durumunun ayrıca incelenmesi gerekir.

Tasfiye hâlindeki bir anonim veya limited şirket, tasfiye süresince hukuki varlığını sürdürdüğü ölçüde tebligat muhatabı olmaya devam eder. Bu süreçte şirket adına işlem yapmaya yetkili kişilerin belirlenmesinde tasfiye memurlarının temsil yetkisi önem kazanır.

Özellikle şirket tasfiye hâline girdikten sonra önceki müdürlerin veya yöneticilerin UETS erişim yetkilerinin devam etmesi, kurum içi yetkilendirme düzeni bakımından risk oluşturur. Yetki değişikliklerinin ticaret sicili ve PTT kayıtlarına gerektiği şekilde yansıtılması gerekir.

Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 17 uyarınca elektronik tebligat zorunluluğu ortadan kalktığında, ilgili kurum, kuruluş veya birlik tarafından bir ay içinde PTT’ye bildirim yapılır; PTT de bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde adresi kullanıma kapatır.

Yönetmelik m. 18 gereğince kullanıma kapatılan elektronik tebligat adresine yeni tebligat yapılamaz. Bununla birlikte kapatılan adres, altı ay süreyle önceki adres sahibinin erişimine açık tutulur. Yönetmelik m. 19 uyarınca kapatma işlemi başvuru tarihinden öncesine etkili olacak şekilde gerçekleştirilemez.

Bu sebeple tasfiye kararının alındığı tarih, tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silindiği tarih, UETS adresinin fiilen kapatıldığı tarih ve tartışmalı tebligatın gönderildiği tarih ayrı ayrı belirlenmelidir.

Şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesinden sonraki dönemde ek tasfiye ihtiyacı ortaya çıkarsa, TTK m. 547 kapsamında yeniden tescil gündeme gelebilir. Bu tür durumlarda tasfiye hâlindeki şirkete yapılacak tebligatın muhatabı ve temsil yetkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

UETS ile Vergi İdaresinin E-Tebligat Sistemi Arasındaki Fark

Şirketlerin karşılaştığı önemli karışıklıklardan biri, 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamındaki UETS ile Gelir İdaresi Başkanlığının elektronik tebligat sisteminin aynı kabul edilmesidir.

UETS, TK m. 7/a ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği’ne; vergi idaresinin elektronik tebligat sistemi ise Vergi Usul Kanunu m. 107/A ve ilgili özel düzenlemelere dayanır.

Bu sistemlerin teknik erişim şekilleri ve uygulanacak özel kuralları birbirinden ayrılabilir. Bir şirkete vergi ihbarnamesi, vergi cezası veya vergi ödeme emri gönderildiğinde öncelikle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve işlemin niteliğine göre diğer özel mevzuat uygulanır. Bu tür işlemlerin geçerliliği yalnızca UETS sistemine ilişkin kurallarla çözümlenemez.

Şirketin UETS adresinin bulunması, Gelir İdaresi Başkanlığının kendi özel mevzuatına göre kullandığı elektronik tebligat sisteminin kontrol edilmesi gereğini ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde vergi idaresinin sistemine erişilebilmesi de TK m. 7/a kapsamındaki UETS yükümlülüğünün yerine getirildiği anlamına gelmez.

Bu nedenle şirketlerin, iki sisteme ilişkin kullanıcı erişimlerini, bilgilendirme tercihlerini ve tebliğ kayıtlarını ayrı ayrı yönetmesi gerekir.

Şirketin Elektronik Tebligata İtirazı ve İspat

Bir şirket elektronik tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürdüğünde ilk inceleme, tebligatın gerçekten hangi sisteme ve hangi elektronik adrese gönderildiğinin belirlenmesine yönelmelidir.

Ardından tebligat tarihinde şirketin UETS adresinin aktif olup olmadığı, elektronik mesajın hangi tarihte muhatap adresine ulaştığı ve sistemin buna ilişkin hangi delil kayıtlarını oluşturduğu araştırılır.

Uyuşmazlık özellikle şu delillerle çözümlenebilir:

  • PTT tarafından bildirilen UETS adresinin oluşturulma, aktivasyon ve kullanıma kapatılma kayıtları.
  • Elektronik tebligatın muhatap adresine ulaşmasına ilişkin zaman damgalı delil kayıtları.
  • Gerekliyse ana ve alt işlem yetkililerinin tanımlanma ve yetki değişikliği kayıtları.
  • İlgili döneme ait ticaret sicili kayıtları ile temsil yetkisine ilişkin belgeler.
  • Tebligatın yanlış şirkete veya yanlış muhataba yöneltildiği iddiasını destekleyen kayıtlar.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 20.05.2025 tarihli, E. 2025/1112, K. 2025/8342 sayılı kararında, bir limited şirketin elektronik tebligata elverişli adresinin bulunduğu UYAP üzerinden anlaşılmış; bu şirkete gerekli tebliğ işlemleri tamamlanmadan dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesi üzerine eksikliklerin giderilmesi amacıyla dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiştir.

Karar, şirketin elektronik tebligat adresinin araştırılması ve gerekli tebliğ işleminin gerçekleştirilmesinin yargılamanın ilerlemesi bakımından taşıdığı önemi göstermektedir.

Bir elektronik tebligatın hatalı gerçekleştirilmesi durumunda elektronik tebligatta usulsüzlük, delil eksikliği ve fizikî tebliğin hukuki sonucu ayrı değerlendirilmelidir. Geçerli tebliğin hiç gerçekleşmediği durumda öğrenme tarihi kuralının uygulanmasıyla, usulsüz fakat hukuken mevcut bir tebliğin öğrenmeyle geçerli hâle gelmesi aynı mesele değildir.

İcra takibinde ödeme emrinin şirkete yanlış yöntemle tebliğ edildiği iddiasında, tebligatın yokluğu veya usulsüzlüğü nitelendirmesinin başvuru süresi ve takip işlemlerine etkisi önem taşır. İcra takibinde ödeme emrinin usulüne uygun tebliği, elektronik tebligatın geçerliliğinden sonra takip hukukunun özel hükümleriyle birlikte incelenmelidir.

Şirketlere Elektronik Tebligat Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Yeni kurulan limited veya anonim şirket için UETS zorunlu mudur?

Evet. Limited ve anonim şirketler, tüzel kişilikleri gereği TK m. 7/a kapsamındadır. Şirket adına UETS adresinin oluşturulması ve kullanıma açılmasıyla ilgili işlemlerin tamamlanması gerekir. Ticaret sicili kaydının yapılmış olması, UETS adresinin fiilen aktif olup olmadığının ayrıca kontrol edilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

2. Şirketin UETS adresi aktif değilse fizikî tebligat yapılabilir mi?

Elektronik tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde TK m. 7/a/3 gereğince diğer kanuni tebligat usulleri uygulanabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2025 ve 18.06.2026 tarihli kararlarında, elektronik tebligat adresinin bulunmaması veya aktivasyonunun tamamlanmamış olması bu kapsamda ele alınmıştır. Fizikî tebligatın kendisi de ilgili kanuni usule uygun yapılmalıdır.

3. Şirket müdürü değişince UETS adresi de değişir mi?

Şirket müdürünün değişmesi, tüzel kişilik adına oluşturulmuş UETS adresini kendiliğinden değiştirmez. Ancak yeni temsil ve erişim düzeninin PTT kayıtlarına yansıtılması, eski yetkilerin kaldırılması ve gerekli yeni yetkilendirmelerin yapılması gerekir.

4. UETS’ye gelen evrakı hiçbir çalışan okumazsa ne olur?

Elektronik tebligat şirketin aktif UETS adresine mevzuata uygun şekilde ulaşmışsa, okunup okunmadığından bağımsız olarak ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Şirketin iç organizasyonundaki eksiklikler bu tarihi kendiliğinden değiştirmez.

5. Şirkete SMS gelmemesi kanuni süreyi durdurur mu?

Hayır. Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 10/3, bilgilendirme mesajının gönderilememesi veya geç gönderilmesinin tebligatın geçerliliğini etkilemeyeceğini düzenler. Bu nedenle SMS veya bilgilendirme e-postası yerine UETS hesabının ve delil kayıtlarının esas alınması gerekir.

6. Şirketin KEP adresine gönderilen e-posta, UETS tebligatı sayılır mı?

Kural olarak hayır. UETS, TK m. 7/a uyarınca yetkili mercilerce yapılan elektronik tebligatların yürütüldüğü özel sistemdir. KEP veya sıradan e-posta yoluyla gönderilen bir bildirimin kendi mevzuatı kapsamında hukuki sonuç doğurabilmesi, onu kendiliğinden UETS tebligatına dönüştürmez.

7. Tasfiyeye giren şirkete elektronik tebligat yapılmaya devam edilir mi?

Şirketin tasfiyeye girmesi tek başına elektronik tebligat zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Şirketin tüzel kişiliğinin ve UETS adresinin durumu, tasfiye aşamasındaki temsil yetkisi ve tebligatın yapıldığı tarih birlikte değerlendirilmelidir.

8. Şirketin elektronik tebligat adresi yanlış veya kapalıysa ne yapılmalıdır?

Öncelikle şirketin güncel ticaret sicili bilgileri ile PTT UETS kayıtları karşılaştırılmalıdır. Adresin kullanım durumu, aktivasyon veya kapatma tarihi ve tebligatın bu adrese ulaşıp ulaşmadığı tespit edilmelidir. Hukuki işlem devam ediyorsa ilgili merci önünde uygulanabilecek usulî başvuru, tebligatın niteliğine ve ilgili yargı kolunun süre hükümlerine göre belirlenmelidir.

Sonuç

Şirketlerin elektronik tebligat yükümlülüğü, yalnızca bir elektronik adres edinme zorunluluğu değildir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 7/a ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği, şirketin elektronik tebligata elverişli adresinin bulunmasını, bu adresin kurumsal olarak yönetilmesini ve tebligat işlemlerinin belirli delil kayıtlarıyla gerçekleştirilmesini öngörür.

Şirketin ana ve alt işlem yetkililerinin doğru belirlenmesi, müdür veya çalışan değişikliklerinin sisteme yansıtılması ve gelen tebligatların zamanında takip edilmesi, dava ve icra takiplerinde süre kaybının önlenmesi bakımından önemlidir. Aktif UETS adresine mevzuata uygun şekilde ulaşan tebligatın sonuçları, şirket içindeki erişim eksiklikleri nedeniyle kendiliğinden ortadan kalkmaz.

Buna karşılık elektronik tebligat adresinin bulunmadığı, henüz aktive edilmediği veya zorunlu sebeple kullanılamadığı durumlarda fizikî tebligat yolu gündeme gelebilir. Böyle bir durumda hangi tebligat yönteminin geçerli olduğu, elektronik adresin somut işlem tarihindeki durumu ve fizikî tebligatın kendi şekil şartları birlikte incelenerek belirlenir.

Sonuç olarak şirketlere elektronik tebligatın hukuki geçerliliği, şirket tüzel kişiliğinin UETS yükümlülüğü, adresin aktif durumu, elektronik teslimin delillendirilmesi ve varsa istisnai fizikî tebligat koşullarının birlikte değerlendirilmesine bağlıdır.

Yazar Avukat Fatih SEFER