Savcılığa suç duyurusu, suç oluşturduğu düşünülen bir olayın Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilerek gerekli adli işlemlerin yapılmasının istenmesidir. Suç duyurusu, Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı dilekçeyle veya sözlü beyanda bulunarak yapılabilir. Ayrıca polis ve jandarma gibi kolluk makamlarına da başvurulabilir. Bu usul, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 158. maddesinde düzenlenmiştir. Başvuruda olayın ne zaman, nerede ve nasıl gerçekleştiğinin açıklanması, bilinen delillerin belirtilmesi ve varsa belgelerin sunulması önemlidir. Suç duyurusunda bulunmak için avukat tutmak zorunlu değildir.
Savcılığa Suç Duyurusu Nasıl Yapılır?
Suç duyurusu yapmak isteyen kişi, yaşanan olayı açıklayan bir dilekçeyle Cumhuriyet Başsavcılığına başvurabilir. Dilekçe hazırlamak istemeyen kişi ise yetkili makama sözlü beyanda bulunarak açıklamalarının tutanağa geçirilmesini isteyebilir.
Yazılı başvuruda izlenebilecek temel adımlar şunlardır:
- Olayın belirlenmesi: Suç oluşturduğu düşünülen fiilin ne zaman, nerede ve nasıl gerçekleştiği açıklanır. Olayın tarihinin veya yerinin kesin olarak bilinmediği durumlarda mevcut bilgiler belirtilir.
- Dilekçenin hazırlanması: Başvurucunun kimlik ve iletişim bilgileri, olayın açıklaması, hakkında suç duyurusunda bulunulan kişi biliniyorsa kimliği, deliller ve talepler yazılır.
- Delillerin düzenlenmesi: Mesajlar, belgeler, fotoğraflar, kamera kayıtlarının bulunabileceği yerler ve tanık bilgileri dilekçeye eklenir veya açıklanır.
- Başvurunun yapılması: Dilekçe Cumhuriyet Başsavcılığının ilgili başvuru birimine teslim edilir. Kolluk makamlarına başvurulması da mümkündür.
- Başvurunun kaydının takip edilmesi: Başvurunun alındığını gösteren kayıt bilgisi veya evrak alındısı temin edilir. Soruşturma numarası oluşturulmuşsa sonraki başvurularda bu numara kullanılır.
Başvurucunun suçun hangi Türk Ceza Kanunu maddesine girdiğini doğru belirlemesi zorunlu değildir. Önemli olan, olayın gerçeğe uygun ve somut biçimde anlatılmasıdır. Fiilin hukuki nitelendirilmesi yetkili adli makamlar tarafından yapılır.
Suç Duyurusu Nereye Yapılır?
CMK 158, suçla ilgili ihbar ve şikâyetlerin yapılabileceği makamları düzenlemiştir. Buna göre başvurulabilecek yerler şunlardır:
- Cumhuriyet Başsavcılığı: Suç duyurusunun doğrudan yapılabileceği temel adli mercidir.
- Polis ve jandarma: Suç ihbarı veya şikâyeti kolluk makamlarına yapılabilir. Kolluk, adli görev kapsamında olayı Cumhuriyet savcılığına bildirir.
- Valilik ve kaymakamlık: Bu makamlara yapılan ihbar ve şikâyetler ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
- Mahkemeler: Mahkemeye yapılan suç ihbarı veya şikâyeti ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına iletilir.
- Türkiye’nin elçilik ve konsoloslukları: Yurt dışında işlenen ve Türkiye’de takip edilmesi gereken suçlar hakkında bu makamlara başvurulabilir.
- İlgili kamu kurumu: Kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen suçlara ilişkin kuruma yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
Suç duyurusu hangi ildeki savcılığa yapılmalıdır?
Başvurunun suçun işlendiği yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığına yapılması, işlemlerin yürütülmesini kolaylaştırabilir. Ceza muhakemesinde yer bakımından yetki, kural olarak suçun işlendiği yere göre belirlenir. Bununla birlikte özel yetki kuralları ve suç türüne özgü düzenlemeler bulunabilir.
Başka bir yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvurunun da yetkili makama iletilmesi mümkündür. Bu nedenle kişi, yalnızca suçun işlendiği şehirde bulunmadığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmaktan vazgeçmemelidir.
Olayın acil güvenlik tehlikesi oluşturması halinde 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden kolluk yardımı istenebilir. Bununla birlikte acil yardım talebiyle, soruşturma dosyasına kaydedilen yazılı veya tutanağa geçirilmiş suç duyurusu birbirinden ayrılmalıdır.
Suç Duyurusu Dilekçesi Nasıl Yazılır?
Suç duyurusu dilekçesinin amacı, Cumhuriyet savcısının olayın ne olduğunu ve hangi araştırmaların yapılabileceğini anlayabilmesini sağlamaktır. CMK 158/5 uyarınca ihbar ve şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü yapılabildiğinden, her olay için zorunlu olan tek tip bir dilekçe şablonu bulunmamaktadır.
Bununla birlikte açık ve düzenli bir dilekçede aşağıdaki bilgilere yer verilmesi yararlıdır:
- Başvurulan makam: İlgili Cumhuriyet Başsavcılığının adı.
- Başvurucunun bilgileri: Adı, soyadı, iletişim bilgileri ve gerekli kimlik bilgileri.
- Şüpheliye ilişkin bilgiler: Biliniyorsa adı, soyadı ve belirlenmesine yardımcı olabilecek diğer bilgiler.
- Olayın konusu: Hangi fiil veya fiiller nedeniyle başvuru yapıldığı.
- Olayların açıklanması: Fiilin gerçekleşme biçimi, tarih ve yer bilgileri, olayın nasıl öğrenildiği ve başvurucunun olayla ilişkisi.
- Deliller: Eldeki belgeler, tanıklar ve araştırılması istenen kayıtlar.
- Hukuki talep: Olayın araştırılması, gerekli delillerin toplanması ve kanuni işlemlerin yapılması istemi.
- Tarih ve imza: Yazılı başvuruyu yapan kişinin tarih ve imzası.
Suç duyurusu dilekçesinin açıklama kısmında neler yazılmalıdır?
Olaylar mümkün olduğunca tarih sırasına göre anlatılmalıdır. Başvurucunun doğrudan gördüğü veya yaşadığı hususlar ile başkalarından öğrendiği bilgiler birbirinden ayrılmalıdır. Kesin olarak bilinmeyen konular tahmin niteliği belirtilmeden gerçekmiş gibi sunulmamalıdır.
Örneğin kamera kaydı bulunduğu biliniyorsa kameranın bulunduğu yer ve kaydın hangi tarih aralığını kapsayabileceği yazılabilir. Bir mesajlaşma delil olarak gösteriliyorsa hangi görüşmenin, hangi olayla ilgili olduğu açıklanabilir.
Dilekçenin sonuç bölümünde ilgili kişilerin ifadelerinin alınması, belirli kayıtların temin edilmesi veya diğer delillerin araştırılması talep edilebilir. Bununla birlikte hangi işlemlerin hukuken gerekli olduğuna Cumhuriyet savcısı karar verir.
Dilekçenin çok uzun olması tek başına avantaj sağlamaz. Olayların anlaşılır şekilde aktarılması, ilgisiz iddialardan kaçınılması ve delillerle bağlantının kurulması daha önemlidir.
Suç Duyurusunda Bulunmak İçin Hangi Deliller Gereklidir?
Suç duyurusu yapılabilmesi için başvurucunun suçu bütün unsurlarıyla ispatlamış olması şart değildir. Delillerin araştırılması ve değerlendirilmesi soruşturma makamlarının görevidir.
CMK 160’a göre Cumhuriyet savcısı, suç işlendiği izlenimini veren bir durumu öğrendiğinde kamu davasının açılmasına yer olup olmadığını belirlemek üzere maddi gerçeği araştırır. Şüphelinin hem lehine hem de aleyhine olan delillerin toplanması gerekir.
Başvuruda kullanılabilecek bilgiler arasında şunlar bulunabilir:
- Olayla ilgili yazışmalar, mesajlar ve elektronik postalar.
- Fotoğraf, video ve ses kayıtları.
- Banka dekontları, işlem kayıtları, sözleşmeler ve makbuzlar.
- Tanıkların kimlik veya iletişim bilgileri.
- Sağlık kuruluşlarının düzenlediği rapor ve belgeler.
- Güvenlik kamerası kayıtlarının bulunduğu yerler.
- Olayla ilgili diğer resmi veya özel belgeler.
Bu materyallerin her biri kendiliğinden hukuken geçerli delil sayılmaz. Elde edilme yöntemleri, içerikleri, güvenilirlikleri ve olayla ilişkileri ayrıca değerlendirilir. Özellikle dijital verilerin hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirilmesinden kaçınılmalıdır.
Deliller başvuru sırasında eksiksiz sunulamıyorsa, hangi delillerin nereden temin edilebileceği dilekçede belirtilebilir. Sonradan elde edilen belgeler de ilgili soruşturma dosyasına sunulabilir.
Şüphelinin Kimliği Bilinmeden Suç Duyurusu Yapılabilir mi?
Evet. Suçu işlediği düşünülen kişinin adı veya kimliği bilinmese de suç duyurusunda bulunulabilir. Başvurucunun failin kimliğini belirlemesi, suç duyurusunun genel bir ön şartı değildir.
Bu durumda dilekçede failin kimliğinin bilinmediği açıkça belirtilmeli; kişinin belirlenmesine yardımcı olabilecek telefon numarası, hesap bilgisi, kullanıcı adı, olay yeri veya diğer somut veriler varsa açıklanmalıdır.
Kimliği bilinmeyen kişi hakkında araştırma yapılması talep edilebilir. Ancak belirli bir kişiyi işaret eden veri bulunmaması ile olay hakkında hiçbir somut bilgi bulunmaması aynı durum değildir.
Suç Duyurusu ile Şikâyet Arasındaki Fark Nedir?
Günlük dilde suç duyurusu ve şikâyet kavramları sıklıkla birbirinin yerine kullanılsa da ceza hukuku bakımından farklı sonuçları olabilir.
İhbar, suç işlendiği düşünülen bir durumun yetkili makamlara bildirilmesidir. Suçtan doğrudan zarar görmeyen kişiler de ihbarda bulunabilir.
Şikâyet ise özellikle soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda, şikâyet hakkına sahip kişinin fiilin takip edilmesine yönelik iradesini açıklamasıdır.
Re’sen soruşturulan suçlarda Cumhuriyet savcısı, kanuni şartlar gerçekleştiğinde suçtan zarar görenin şikâyeti bulunmasa da soruşturma yürütebilir. Şikâyete bağlı suçlarda ise kural olarak yetkili kişinin süresinde şikâyette bulunması gerekir.
İki kavramın başvuru hakkı, soruşturma şartları ve hukuki sonuçları yönünden karşılaştırılması için suç duyurusu ile şikâyet arasındaki fark hakkındaki açıklamalar incelenebilir.
Suç Duyurusu Yapma Süresi Ne Kadardır?
Suç duyurusu bakımından bütün suçlara uygulanacak tek bir başvuru süresi bulunmamaktadır. Süre değerlendirmesi, suçun şikâyete bağlı olup olmamasına ve ilgili özel hükümlere göre yapılır.
Şikâyete bağlı suçlarda altı aylık süre
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesi uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda şikâyet hakkına sahip kişinin kural olarak altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir.
Bu süre, dava zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden itibaren başlar.
Şikâyete bağlı hakaret suçu bakımından ayrıca özel bir üst sınır bulunmaktadır. TCK 73/2’ye 7531 sayılı Kanun’la eklenen düzenlemeye göre, şikâyet süresi her durumda fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Bu değişikliğe ilişkin geçiş hükümleri, değişiklik tarihinde soruşturma veya kovuşturma aşamasında bulunan dosyalar yönünden ayrıca dikkate alınmalıdır.
Re’sen soruşturulan suçlarda süre
Re’sen soruşturulan suçlarda, şikâyete bağlı suçlar için öngörülen genel altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz. Bununla birlikte dava zamanaşımı, özel soruşturma şartları ve ilgili diğer kanuni süreler önemini korur.
Bu nedenle suçun üzerinden uzun zaman geçmiş olması tek başına başvurunun mutlaka sonuçsuz kalacağı anlamına gelmez. Hangi zamanaşımı veya özel süre kuralının uygulanacağı suçun niteliğine göre değerlendirilmelidir.
Suç Duyurusu İnternet Üzerinden Yapılabilir mi?
Elektronik ortamda suç duyurusu yapılması da mümkündür. UYAP Vatandaş Portalı üzerinden, sunulan hizmetlerin kapsamına ve gerekli elektronik imza koşullarına bağlı olarak Cumhuriyet savcılıklarına şikâyet dilekçesi gönderilebilir.
Elektronik imza sahibi vatandaşlar, uygun işlem ekranlarını kullanarak elektronik başvuru yapabilir. Yalnızca e-Devlet şifresiyle sisteme giriş yapılması ise elektronik imza gerektiren bütün dilekçe gönderme işlemlerinin gerçekleştirilebileceği anlamına gelmez.
Elektronik başvurularda belgenin usulüne uygun imzalandığının, doğru birime gönderildiğinin ve sistem tarafından kayda alındığının kontrol edilmesi gerekir.
CİMER’e, bir kurumun iletişim adresine veya başka bir internet kanalına mesaj gönderilmesi, her durumda CMK 158 kapsamında usulüne uygun bir adli şikâyet yapıldığı anlamına gelmez. Özellikle şikâyet süresi bulunan suçlarda, başvurunun yetkili makama zamanında ulaşması ve kayıt altına alınması önemlidir.
Suç Duyurusu Sonrasında Savcılık Ne Yapar?
Cumhuriyet savcılığına yapılan her başvuru doğrudan ceza davasına dönüşmez. Başvurunun niteliğine göre önce soruşturma başlatılmasına yer olup olmadığı değerlendirilir. Soruşturma şartlarının bulunduğu durumlarda gerekli araştırmalar yapılır.
Soruşturma işlemlerinin başlatılması
CMK 160 ve 161 çerçevesinde Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla doğrudan veya adli kolluk aracılığıyla araştırma yapabilir.
Olayın özelliğine göre başvurucunun ve ilgili kişilerin beyanları alınabilir, tanıklar dinlenebilir, kayıtlar temin edilebilir ve gerekli diğer soruşturma işlemleri gerçekleştirilebilir.
Bu işlemler ceza soruşturması evresi içerisinde yürütülür. Soruşturma kural olarak gizlidir; dosya inceleme ve örnek alma hakları ise CMK’daki şartlar ve sınırlamalar çerçevesinde kullanılır.
Başvurucunun ek delil sunmak, mevcut bilgileri tamamlamak veya yapılmasını istediği araştırmaları açıklamak amacıyla ilgili soruşturma dosyasına dilekçe vermesi mümkündür. Özellikle karmaşık veya birden fazla iddianın bulunduğu dosyalarda ceza soruşturmasında delillerin değerlendirilmesi ve başvuru haklarının kullanılması, sürecin usule uygun yürütülmesi bakımından önem taşıyabilir.
Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı
CMK 158/6 uyarınca, ihbar veya şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeyecek şekilde açıkça anlaşılması ya da başvurunun soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilebilir.
Bu kararın verildiği durumda hakkında başvuru yapılan kişiye şüpheli sıfatı verilmez. Karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir. Karara karşı CMK 173’teki usule göre itiraz mümkündür.
Bu nedenle suç duyurusunun yalnızca genel suçlamalardan oluşmaması, mümkün olduğunca somut olaylara ve araştırılabilir bilgilere dayanması gerekir.
İddianame düzenlenmesi
Soruşturma sonucunda toplanan deliller suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı CMK 170 uyarınca iddianame düzenler.
İddianamenin mahkemeye verilmesi ile kamu davasının başlaması aynı işlem değildir. Kovuşturma evresi, iddianamenin kabulüyle başlar. Bu sürecin ayrıntıları iddianame düzenlenmesi ve kamu davasının açılması başlıklı yazıda açıklanmıştır.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı
CMK 172 uyarınca, soruşturma sonucunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
Uygulamada takipsizlik olarak adlandırılan bu karar, soruşturma sonucunda verilen bir karardır. Başlangıçta soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararıyla karıştırılmamalıdır.
Bu kararın şartları ve sonuçları hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı başlıklı yazıdan yararlanılabilir.
Suç Duyurusundan Sonra Savcılık Kaç Günde Sonuç Verir?
CMK, bütün suç duyurularının belirli bir gün sayısı içerisinde sonuçlandırılmasını öngören genel ve tek bir süre düzenlememiştir.
Soruşturmanın ne kadar süreceği; olayın niteliğine, araştırılacak delillere, ilgili kişilerin sayısına, bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine ve diğer usul işlemlerine bağlı olarak değişebilir.
Bu nedenle başvuru yapıldıktan sonra kısa süre içerisinde iddianame düzenleneceği veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verileceği kesin olarak söylenemez.
Soruşturmanın süresini etkileyen unsurlar ve dosyanın takip edilmesi suç duyurusu sonrası soruşturma ne kadar sürer başlıklı yazıda ayrıca ele alınmıştır.
Savcılık Suç Duyurusunu Reddederse Ne Yapılabilir?
Başvuru üzerine verilen kararın türü, başvurulabilecek hukuki yolun belirlenmesinde önemlidir.
CMK 158/6 kapsamında soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verilmişse, kanunun açık düzenlemesi gereğince CMK 173’teki itiraz usulü uygulanabilir.
Soruşturma sonunda CMK 172 kapsamında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse, suçtan zarar gören kişi kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde yetkili sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
CMK 173/1’e göre yetkili merci, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğidir.
İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olayların ve delillerin gösterilmesi gerekir. İtirazın reddedilmesi halinde gider sorumluluğu dahil kanunda düzenlenen sonuçlar doğabilir.
İtirazın hazırlanması, sürenin hesaplanması ve yetkili merciye ilişkin ayrıntılı açıklamalar için takipsizlik kararına itiraz başlıklı yazı incelenebilir.
Suç Duyurusunda Bulunurken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Başvurunun sağlıklı değerlendirilmesini sağlayan en önemli husus, olayın anlaşılır ve gerçeğe uygun biçimde aktarılmasıdır.
- Olayın gerçekleştiği tarih ve yer bilgilerini mümkün olduğunca açık belirtin.
- Doğrudan bildiğiniz olaylarla tahminlerinizi ve başkalarından öğrendiklerinizi birbirinden ayırın.
- Mevcut delillerin asıllarını veya güvenilir örneklerini koruyun.
- Kaybolma ya da silinme ihtimali bulunan kayıtların temin edilmesini açıkça talep edin.
- Başvurunun alındığını gösteren kayıt bilgilerini muhafaza edin.
- İletişim veya tebligat adresinizin doğru olmasına dikkat edin.
- Şikâyete bağlı suçlarda hak düşürücü şikâyet süresini ve özel kanuni hükümleri değerlendirin.
- İddialarınızı gereksiz kişisel bilgiler veya olayla ilgisiz suçlamalarla genişletmeyin.
Suç duyurusunda ileri sürülen iddianın sonradan ispatlanamaması, tek başına başvurucunun suç işlediği anlamına gelmez. Bununla birlikte bir kişinin suç işlemediğini bildiği halde yetkili makamlara gerçeğe aykırı suç isnadında bulunulması, şartlarına göre TCK 267 kapsamında iftira suçuna ilişkin sorumluluk doğurabilir.
Başvurunun özenli hazırlanması, hem suçtan zarar görenin haklarının korunmasına hem de hakkında suç isnadında bulunulan kişinin gereksiz ve dayanaksız iddialarla karşılaşmasının önlenmesine hizmet eder.
Savcılığa Suç Duyurusu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Avukat olmadan savcılığa suç duyurusu yapılabilir mi?
Evet. Suç duyurusu yapmak için avukatla temsil zorunlu değildir. Kişi kendisi dilekçe verebilir veya sözlü beyanda bulunabilir. Ancak hukuki nitelendirme, özel soruşturma şartları, deliller ve başvuru süreleri bakımından hukuki yardım alınması yararlı olabilir.
Suç duyurusunda bulunmak ücretli midir?
Cumhuriyet Başsavcılığına olağan şekilde ihbar veya şikâyet yapılması için başvurucunun dava açma harcı ödemesi gerekmez. Ancak avukatla çalışma veya özel nitelikte başka işlemler yapılması halinde bunlara ilişkin ayrı giderler doğabilir.
Karakola yapılan suç duyurusu geçerli midir?
Evet. CMK 158/1, ihbar ve şikâyetin kolluk makamlarına yapılabileceğini açıkça düzenler. Kolluk makamlarına yapılan başvurular adli görev ve bildirim usulü çerçevesinde Cumhuriyet savcılığına iletilir.
Delil olmadan savcılığa suç duyurusu yapılabilir mi?
Başvuru sırasında bütün delillerin hazır olması zorunlu değildir. Ancak olayın suç oluşturduğunu düşündüren somut bilgilerin açıklanması önemlidir. Soyut ve genel nitelikteki ihbarlar hakkında CMK 158/6 uyarınca soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verilebilir.
Suç duyurusu yapan kişinin duruşmaya gitmesi gerekir mi?
Suç duyurusu yapılması, mutlaka ceza davası açılacağı veya başvurucunun duruşmaya katılmak zorunda kalacağı anlamına gelmez. Kamu davası açıldıktan sonra kişinin mağdur, şikâyetçi, tanık veya katılan sıfatına ve kendisine yapılan çağrının niteliğine göre yükümlülükleri belirlenir.
Suç duyurusundan vazgeçilebilir mi?
Başvurucunun daha sonra şikâyetinden vazgeçmesi mümkündür. Ancak bu açıklamanın soruşturma veya davaya etkisi suçun şikâyete bağlı olup olmamasına göre değişir. Re’sen soruşturulan suçlarda şikâyetten vazgeçilmesi kural olarak soruşturmayı kendiliğinden sona erdirmez. Şikâyete bağlı suçlarda ise TCK 73 ve ilgili özel hükümler değerlendirilir.
Suç duyurusu yapan kişi davanın açılmasını sağlayabilir mi?
Suç duyurusu, kamu davasının açılması için bir başvuru ve bilgi kaynağıdır. Kamu davasını açma görevi Cumhuriyet savcısına aittir. Başvurucunun talebi tek başına iddianame düzenlenmesini zorunlu kılmaz. Soruşturma sonunda yeterli şüphe ve gerekli diğer kanuni şartlar değerlendirilir.
Sonuç: Suç Duyurusu Yaparken İzlenecek Hukuki Yol
Savcılığa suç duyurusunda bulunmak, suç işlendiği düşünülen bir olayın adli makamlara bildirilmesini sağlayan temel başvuru yollarından biridir. CMK 158 gereğince Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü başvuru yapılabilir.
Başvurunun etkili şekilde değerlendirilebilmesi için olayın somut ve anlaşılır biçimde açıklanması, mevcut delillerin belirtilmesi, varsa özel şikâyet sürelerine uyulması ve verilen kararların takip edilmesi önemlidir. Suç duyurusu yapılması tek başına mahkûmiyet veya kamu davası açılacağı anlamına gelmez; soruşturma makamları olayın maddi ve hukuki yönlerini kanuni usule göre değerlendirir.
Yazar: Avukat Fatih Sefer