Türk hukukunda telif hakkı nasıl alınır sorusunun cevabı, telif hakkının doğumu ile kayıt ve tescil işlemlerinin birbirinden ayrılmasına bağlıdır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında korunan bir eser meydana getirildiğinde, eser sahibinin hakları kural olarak herhangi bir kuruma başvurulmasına, ücret ödenmesine veya tescil belgesi alınmasına gerek olmadan doğar. FSEK m.13 uyarınca yapılan kayıt ve tescil, hakkı oluşturan değil, hak sahipliğinin ispatını ve mali haklara ilişkin yetkilerin takibini kolaylaştıran bir işlemdir. Bununla birlikte sinema ve müzik eserlerini içeren belirli yapımlar ile ilgili yönetmelikte düzenlenen bilgisayar oyunları bakımından özel kayıt-tescil yükümlülükleri bulunmaktadır.
Bu nedenle telif hakkını güvence altına almak isteyen kişinin öncelikle ortaya koyduğu ürünün eser niteliğini, eseri kimin meydana getirdiğini ve hangi kayıt rejiminin uygulanacağını belirlemesi gerekir. Kayıt belgesinin hukuki değeri, başvuru yapabilecek kişiler, hazırlanması gereken belgeler ve yanlış beyanın sonuçları bu ayrımlar üzerinden değerlendirilmelidir.
Telif Hakkı Tescille mi, Eserin Meydana Getirilmesiyle mi Doğar?
FSEK m.1/B uyarınca eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve Kanun’da sayılan eser türlerinden birine giren fikir ve sanat ürünüdür. FSEK m.8’e göre bir eserin sahibi, onu meydana getirendir. Kanun’un 13. maddesi ise eser sahibinin mali ve manevi menfaatlerinin korunmasını ve kayıt-tescil sisteminin işlevini düzenler.
Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, telif koruması için kurucu nitelikte bir tescil şartı bulunmadığı görülür. Eser niteliğini kazanan özgün ifade ortaya çıktığında koruma da kendiliğinden doğar. Eserin henüz yayımlanmamış, satılmamış veya kamuoyuyla paylaşılmamış olması, tek başına korumaya engel değildir.
Örneğin bir yazarın tamamladığı özgün roman taslağı veya bir bestecinin meydana getirdiği beste, ilgili eserlik şartlarını taşıyorsa herhangi bir kayıt belgesi alınmadan da FSEK kapsamında korunabilir. Ancak henüz somut bir eser halinde ifade edilmemiş genel bir konu, yöntem veya düşünce, sırf bir başvuruya konu edilmek istenmesi nedeniyle telif koruması kazanmaz. Eser niteliğinin ayrıntıları telif hakkının doğumu ve eser niteliği konusunda ayrıca ele alınmaktadır.
Dolayısıyla telif hakkının doğum tarihi ile sonradan düzenlenen kayıt-tescil belgesinin tarihi aynı olmak zorunda değildir. Sonradan yapılan kayıt, hakları geriye dönük olarak meydana getiren bir işlem değildir.
İsteğe Bağlı ve Zorunlu Kayıt-Tescil Arasındaki Fark Nedir?
FSEK m.13 ile 17 Mayıs 2006 tarihli ve 26171 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescili Hakkında Yönetmelik, kayıt işlemlerinin hukuki çerçevesini oluşturur. Yönetmelikte iki temel kayıt rejimi öngörülmektedir.
| Değerlendirme | İsteğe bağlı kayıt-tescil | Zorunlu kayıt-tescil |
|---|---|---|
| Uygulama alanı | Zorunlu rejime girmeyen ve kayıt başvurusuna elverişli eserler | Sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlar ile yönetmelikte belirtilen bilgisayar oyunları |
| Başlıca başvuru sahibi | Eser sahibi; ilgili koşullarda mirasçıları veya yetkili temsilcileri | İlgili yapımcı veya yönetmelik uyarınca başvuruyla yükümlü hak sahibi |
| Hukuki amaç | Eser sahipliğinin belirlenmesini ve ispatını kolaylaştırmak | Hak sahipliğinin belirlenmesi, ispat ve yararlanma yetkilerinin takibi |
| Hak doğurucu etki | Yoktur | Yoktur |
| Kayıt yapılmamasının sonucu | Tek başına telif hakkı kaybına neden olmaz | Özel kayıt yükümlülüğü yerine getirilmemiş olur; ancak bu durum, mevcut fikrî hakların hiç doğmadığı anlamına gelmez |
| Temel dayanak | FSEK m.13 ve Yönetmelik m.7 | FSEK m.13 ve Yönetmelik m.5 |
Buradaki önemli ayrım, zorunlu kayıt-tescilin de hak kurucu olmamasıdır. Kanun’un belirli yapımlar için idari kayıt yükümlülüğü öngörmesi, bütün eserlerin korunabilmesi için önceden tescil edilmesi gerektiği şeklinde yorumlanamaz.
İsteğe Bağlı Telif Kayıt-Tescil Başvurusu Nasıl Yapılır?
İsteğe bağlı kayıt-tescil, eser sahibinin eser üzerindeki haklarını daha sonra ileri sürerken yararlanabileceği kurumsal bir kayıt oluşturulmasını sağlar. FSEK m.13 ve Kayıt ve Tescil Yönetmeliği m.7 kapsamında yürütülen bu işlem, beyana dayanır.
Başvuru, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğüne yapılır. Genel Müdürlüğün açıklamasına göre başvuru bilgilerinin ilgili çevrimiçi sistem üzerinden hazırlanması, ardından istenen belgelerin şahsen veya posta yoluyla sunulması mümkündür. Başvurunun güncel yöntemi ve evrak yönlendirmeleri için Telif Hakları Genel Müdürlüğünün resmî başvuru sayfası esas alınmalıdır.
Kayıt-Tescil Başvurusunu Kim Yapabilir?
İsteğe bağlı kayıt-tescilde asıl hareket noktası, eseri meydana getiren kişinin belirlenmesidir. FSEK m.8 gereğince eser sahibi kural olarak yaratıcı kişidir. Eser sahipleri, ilgili koşullarda mirasçıları veya yetkilendirdikleri temsilciler aracılığıyla başvuruda bulunabilirler.
Bir şirketin eser üzerinde mali hakları kullanabiliyor olması, her durumda eseri yaratan kişi olduğu anlamına gelmez. Özellikle çalışanlar tarafından meydana getirilen eserlerde FSEK m.18/2’deki hak kullanma yetkisi ile eser sahipliği birbirinden ayrılmalıdır. Bakanlık nezdinde tüzel kişi adına başvuru yapılmasının koşulları da somut çalışma ilişkisine göre incelenmelidir. Bu ayrım çalışanın meydana getirdiği eserlerde telif hakları bakımından önem taşır.
Aynı şekilde sipariş edilen bir eser için ödeme yapılması, sipariş vereni kendiliğinden eser sahibi yapmaz. Bir eserin mali haklarını sözleşmeyle edinmiş olmak ile isteğe bağlı kayıt-tescile eser sahibi sıfatıyla başvurabilmek farklı hukuki meselelerdir.
İsteğe Bağlı Kayıt-Tescil İçin Hangi Belgeler Gereklidir?
Yönetmelik m.7 uyarınca başvurunun temelini başvuru formu, hak sahipliğine ilişkin taahhütname, ücretin ödendiğini gösteren belge ve eserin türüne uygun örnekler oluşturur. Başvuru dosyası hazırlanırken genel olarak şu unsurlar kontrol edilmelidir:
- Başvuru bilgileri: Başvurucunun kimliği, eserin adı ve türü ile istenen diğer tanımlayıcı bilgiler doğru ve birbirleriyle tutarlı biçimde belirtilmelidir.
- Hak sahipliği taahhütnamesi: Yönetmelik Ek-3 kapsamında, eserin sahipliğine ilişkin beyan ve yanlışlığın ortaya çıkması halinde sorumluluğun üstlenildiğine ilişkin taahhüt sunulur.
- Eser örneği: Eserin niteliğine uygun dijital kopya veya tanıtıcı temsil hazırlanır. Güzel sanat eserleri, bilgisayar programları ve veri tabanları için farklı teknik sunum koşulları bulunmaktadır.
- Ücret belgesi: Başvuru için öngörülen kayıt-tescil ücretinin ilgili ödeme usulüne göre yatırıldığını gösteren bilgi veya belge sunulur.
- Temsil ve hak sahipliği belgeleri: Başvurunun vekil, mirasçı veya özel bir hukuki ilişki kapsamında yapılması durumunda başvuru sıfatını ve temsil yetkisini açıklayan ek belgeler gerekebilir.
İşlemin yalnızca çevrimiçi formun doldurulmasıyla tamamlandığı varsayılmamalıdır. Genel Müdürlük, sistemde belirtilen evrakın ayrıca ibraz edilmesini istemektedir. Eser türüne göre talep edilen teknik biçimler ve ödeme yöntemi, başvuru hazırlanmadan önce ilgili resmî ekrandan kontrol edilmelidir.
Bilgisayar Programı ve Veri Tabanı İçin Başvuru Farklı mıdır?
Evet. Kayıt ve Tescil Yönetmeliği m.7/1-a, bilgisayar programları için kaynak kodun belirli bölümlerinin sunulmasına ilişkin özel kurallar içerir. Ticari sır barındıran programlar için kodun bazı bölümlerinin gizlenmesine imkân tanıyan alternatifler de düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 7/1-b bendinde ise veri tabanlarının örneklerinin ve kayıtlarının sunulmasına ilişkin farklı teknik koşullar bulunur.
Bu nedenle bir bilgisayar programının yalnızca ekran görüntüsünü veya tanıtım dosyasını göndermek, yönetmelikte aranan teknik içeriğin karşılandığı anlamına gelmeyebilir. Öte yandan kaynak kodun kayıt amacıyla sunulması, kodun altındaki soyut düşünce ve ilkelerin de telif hakkına konu edildiği sonucunu doğurmaz. Bilgisayar programlarının eser niteliği yazılımın telif hukukuyla korunması kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.
Sinema, Müzik Yapımları ve Bilgisayar Oyunlarında Zorunlu Kayıt-Tescil Nasıl İşler?
FSEK m.13, filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcıları ile seslerin ilk tespitini gerçekleştiren fonogram yapımcılarının sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlarının kayıt-tescilini düzenlemektedir. Kayıt ve Tescil Yönetmeliği m.5 ise belirli bilgisayar oyunlarını da zorunlu kayıt rejimine dahil eder.
Burada bir şarkının bestecisi veya söz yazarının eser sahipliği ile müzik eserini içeren bir ses kaydının fonogram yapımcısına ait haklar birbirine karıştırılmamalıdır. Zorunlu kayıt işleminin yapımcı tarafından gerçekleştirilmesi, besteci, söz yazarı, yönetmen veya diğer eser sahiplerine ait hakların kendiliğinden yapımcıya geçtiğini göstermez.
Yönetmelik m.5 kapsamında başvurularda, yapımın türüne ve yerli veya ithal olmasına göre değişebilmekle birlikte, başvuru formu ve taahhütnameler, yapımcıya ilişkin gerekli bilgiler, mali hakların devrine veya kullanımına dayanak sözleşmeler, yapımın örneği ve gerekli hallerde değerlendirme-sınıflandırma belgeleri sunulur. Sinema yapımlarında senaryo ve diyalog metinleri; müzik yapımlarında mevcut nota, güfte ve tanıtıcı materyaller de başvuru kapsamına girebilir.
İthal yapımlarda gümrük ve ithalat belgeleri gibi ilave evrak gündeme gelebilir. Bilgisayar oyunlarında da Yönetmelik m.5/4 uyarınca oyunun içeriğine ve sınıflandırılmasına ilişkin özel belgeler aranır.
Kültür ve Turizm Bakanlığının zorunlu kayıt-tescil uygulama açıklamasında, bu işlemlerin İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğü üzerinden yürütüldüğü ve ilgili başvuru dosyalarının meslek birliklerinin incelemesinden geçirilmesine ilişkin süreçler belirtilmektedir. Bu idari başvuru merciinin İstanbul’da bulunması, telif korumasının veya telif hukukuna ilişkin hukuki hizmetlerin İstanbul’la sınırlı olduğu anlamına gelmez.
Mali Hakların Devri veya Kullanma Yetkisi de Kayıt Altına Alınabilir mi?
Evet. FSEK m.13, eser üzerindeki mali haklara ilişkin yararlanma yetkilerinin kayıt altına alınabilmesine imkân tanır. Kayıt ve Tescil Yönetmeliği m.8, mali hakların kullanılması veya devrine ilişkin yetkileri içeren belgelerin isteğe bağlı olarak kayıt altına alınmasını düzenlemektedir.
Bu işlem, eserin kendisinin isteğe bağlı kayıt-tescilinden farklıdır. Birincisinde eserin kimin tarafından meydana getirildiğinin belirlenmesi ve ispatı öne çıkarken, ikincisinde mevcut bir mali hak tasarrufuna ilişkin belgelerin kaydı söz konusudur.
Ancak mali hak devrinin kayda geçirilmesi, baştan geçersiz olan bir sözleşmeyi kendiliğinden geçerli hale getirmez. FSEK m.52 uyarınca mali haklara ilişkin sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konu edilen hakların ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. İşleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim haklarının kapsamı sözleşmenin kendi hükümlerine göre incelenir.
Örneğin bir yayınevi, yazardan belirli mali hakları devralmışsa, devre ilişkin belgelerin kayıt altına alınmasını talep edebilir. Ancak bu kayıt işlemi, sözleşmede devredilmeyen başka hakların yayınevine geçtiğini göstermez. Hak devrinin kuruluşu ve kapsamı hakkında telif hakkı devir sözleşmesinin şartları ayrıca önem taşır.
Kayıt-Tescil Belgesi Eser Sahipliğini Kesin Olarak İspatlar mı?
Hayır. Kayıt-tescil belgesi hukuki açıdan önemli bir delil olabilir; ancak eser sahipliğini her durumda kesin olarak belirleyen, aksine hiçbir delil getirilemeyen bir belge değildir.
FSEK m.13’ün son fıkrasında kayıt ve tescil işlemlerinin beyana dayandığı açıkça kabul edilmiştir. Bu işlemlerden dolayı Bakanlığın sorumlu tutulamayacağı belirtilmiş; mevcut olmadığını bildiği veya bilmesi gereken ya da kendisine ait olmayan mali ve manevi haklar konusunda yanlış beyanda bulunan kişiler için hukuki ve cezai sorumluluk öngörülmüştür.
Bu düzenleme nedeniyle kayıt-tescil belgesi, başvurucunun gerçekten yaratıcı kişi olup olmadığına ilişkin bütün uyuşmazlıkları peşinen çözmez. Belgeye itiraz eden kişi, eseri daha önce meydana getirdiğini veya kayıt sahibinin beyanının gerçeği yansıtmadığını başka delillerle ortaya koyabilir.
Örneğin aynı çizim üzerinde iki kişi eser sahipliği iddia ediyorsa, birinin kayıt belgesine sahip olması önemlidir. Bununla birlikte diğer kişinin önceki tarihli taslakları, çizim dosyalarının sürüm geçmişini, çalışma kayıtlarını veya eserin oluşum sürecini gösteren belgeleri sunması halinde bütün deliller birlikte değerlendirilmelidir.
FSEK m.11 ve m.12’de eser sahipliğine ilişkin karineler de düzenlenmiştir. Kayıt belgesi, bu karinelerin ve diğer delillerin yerine geçen mutlak bir hak sahipliği kararı değildir. Konunun yargılamadaki ispat yönü eser sahipliğinin ispatı ve deliller kapsamında ayrıca ele alınmaktadır.
Başkasına Ait Bir Eser Kendi Adına Kaydettirilirse Ne Olur?
Bir kişinin başkasına ait eseri kendi eseriymiş gibi kayıt ettirmesi, tek başına ona eser sahipliği kazandırmaz. Gerçek hak sahibi, eseri kimin meydana getirdiğine ilişkin uyuşmazlığı hukuki yollardan ileri sürebilir.
Ayrıca Kayıt ve Tescil Yönetmeliği m.13 uyarınca gerçeğe aykırı bilgi verildiğinin tespit edilmesi, sahte belge kullanılması, yargı mercilerince iptal kararı verilmesi veya mükerrer kayıt bulunması gibi durumlarda ilgili kayıt-tescil belgesinin iptali söz konusu olabilir.
FSEK m.13 kapsamında yanlış beyan nedeniyle sorumluluk değerlendirilirken, kişinin kendisine ait olmayan haklarla ilgili beyanı, bilgisi ve diğer kanuni koşullar somut olayda ayrı ayrı incelenmelidir. Kayıt belgesindeki her maddi hata otomatik olarak suçun oluştuğu anlamına gelmez.
Noter, ISBN, Bandrol ve Telif İşareti Kayıt-Tescil Yerine Geçer mi?
Bir eserin varlığını veya kullanımını belgelendirmek amacıyla farklı işlemler yapılabilir. Ancak bu işlemlerin hukuki amaçları aynı değildir.
Noter işlemi: Eser veya hak sahipliğine ilişkin bir beyanın noter aracılığıyla düzenlenmesi yahut belirli bir belge veya içeriğin tespit edilmesi, ispat bakımından yararlı olabilir. Bununla birlikte noter tarafından düzenlenen belgenin varlığı, beyan edilen kişinin gerçekten eser sahibi olduğunun her durumda kesinleştiği anlamına gelmez.
ISBN: Kitapları ve belirli yayınları tanımlayan bibliyografik bir numaradır. ISBN alınması, eserin yaratıcısı adına telif hakkı tescil edildiği anlamına gelmez.
Bandrol: FSEK’teki özel düzenlemeler kapsamında belirli eser nüshalarının takibi ve korsan çoğaltımla mücadele amacıyla uygulanan ayrı bir sistemdir. Bandrolün varlığı, eser üzerindeki bütün mali hakların kişiye ait olduğunu kendiliğinden kanıtlamaz. Bandrolsüz kullanımın hukuki sonuçları bandrol yükümlülüğü ve yaptırımları konusunda incelenebilir.
© işareti: Eser üzerinde hak sahibine ve yıla ilişkin bir bildirim bulunmasına hizmet eder. Bu işaretin kullanılması, tek başına telif hakkını meydana getirmez. İşaretin hiç kullanılmaması da FSEK kapsamında zaten doğmuş olan eser korumasını ortadan kaldırmaz. Kayıt-tescil edilen yapımlardaki özel işaret yükümlülükleri ayrıca Yönetmelik m.9 çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla bir eserin üzerinde ad, tarih, numara, damga veya elektronik doğrulama bilgisi bulunması ile o eserin fikrî haklarının kime ait olduğunun hukuken belirlenmesi aynı şey değildir.
Hangi Durumlarda Kayıt-Tescil Yaptırmak Anlamlıdır?
İsteğe bağlı kayıt-tescil zorunlu olmamakla birlikte, bazı eserlerde sonraki tarihli bir uyuşmazlığın değerlendirilmesini kolaylaştırabilecek bir kayıt oluşturur. Özellikle hak sahipliği, eserin belirli bir tarihte mevcut olup olmadığı veya kayda sunulan içerikle daha sonra kullanılan içerik arasındaki ilişki önem taşıyorsa işlemden yararlanılabilir.
Bununla birlikte kayıt-tescil kararı verirken yalnızca belge alınmasının değil, kayda sunulacak eserin doğru belirlenmesinin ve başvurucu sıfatının hukuka uygun olmasının da dikkate alınması gerekir.
Örnek: Henüz Yayımlanmamış Bir Roman
Bir yazarın henüz yayımlamadığı romanını tamamladığını varsayalım. Romanın FSEK kapsamında eser niteliği taşıması halinde yazarın telif hakları kayıt belgesi alınmasına bağlı değildir. Yazar, ileride eser sahipliğinin belirlenmesine yardımcı olması amacıyla isteğe bağlı kayıt-tescil başvurusunda bulunabilir. Başvuru belgesinde belirtilen bilgiler ve kayda sunulan eser örneği, olası uyuşmazlıkta diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Örnek: Müzik Yapımının Yayımlanması
Bir fonogram yapımcısının çeşitli bestecilere ve söz yazarlarına ait eserlerin ses kayıtlarını içeren bir müzik yapımını ticari dolaşıma sunacağını varsayalım. Bu durumda yapımın zorunlu kayıt-tescil rejimine girip girmediği ve başvuru dosyasının hangi belgelerden oluşacağı Yönetmelik m.5 kapsamında değerlendirilir.
Yapımcı adına kayıt işleminin yapılması, besteciler ve söz yazarlarıyla gerekli mali hak sözleşmelerinin kurulmuş olduğu varsayımını haklı çıkarmaz. Kayıt-tescil dosyasındaki hak kullanım belgeleri ile tarafların gerçek sözleşmesel yetkileri uyumlu olmalıdır.
Kayıt-Tescil Ücretli midir ve Başvuru Ne Zaman Yapılmalıdır?
Kayıt-tescil işlemleri için ücret öngörülmüştür. FSEK m.13’e göre ücretler Bakanlık tarafından belirlenir. Kayıt ve Tescil Yönetmeliği m.11, ücretin hesaplanmasına ilişkin düzenlemeyi içerir. Ödenecek tutar, başvurunun isteğe bağlı veya zorunlu olması ve ilgili yapım türü gibi unsurlara göre değişebilir.
Ücretin ödenmesi eser üzerindeki hakkın satın alınması anlamına gelmez. Aynı şekilde isteğe bağlı kayıt-tescilin yaptırılmaması nedeniyle eserin korunması için ayrıca bir gecikme cezası veya hak kazanma süresi doğduğu söylenemez.
İsteğe bağlı kayıt-tescil, ortaya çıkmış bir eser için yapılır. Henüz eser haline gelmemiş soyut bir fikrin gelecekte kullanılmasını engellemek üzere kayıt talep edilmesi, bu sistemin amacına uygun değildir.
Zorunlu kayıt rejiminde ise yapımın piyasaya sunulmasına ilişkin süreç ve ilgili özel kurallar dikkate alınarak başvuru planlanmalıdır. Başvuru süreleri, uygulanacak işlemler ve güncel ücretler konusunda varsayımla hareket etmek yerine ilgili Bakanlık başvuru sayfasındaki bilgiler kullanılmalıdır.
Telif Hakkı ve Kayıt-Tescil Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Şiir Yazdım, Telif Hakkı Almak İçin Başvuru Yapmalı mıyım?
Şiir, FSEK kapsamında eser niteliği taşıyorsa hakkın doğması için başvuru yapılması gerekmez. Eser sahibi, hak sahipliğinin belirlenmesini kolaylaştırmak amacıyla isteğe bağlı kayıt-tescil yaptırabilir. Bu işlemin yapılmaması tek başına hak kaybına yol açmaz.
2. Eserimi İnternette Yayımlamam Tescil Yerine Geçer mi?
İnternette yayımlama, Bakanlık nezdinde kayıt-tescil yapılmasıyla aynı işlem değildir. Ancak içeriğin yayımlandığı tarih, hangi hesap üzerinden paylaşıldığı ve paylaşımın kimin tarafından gerçekleştirildiği gibi bilgiler somut olayda delil niteliği taşıyabilir. Bu bilgiler eser sahipliğini tek başına kesinleştirmez.
3. Kayıt-Tescil Belgesi Olmadan Telif İhlaline Karşı Hak İleri Sürülebilir mi?
Evet. Eserin FSEK kapsamında korunması için genel bir kayıt-tescil zorunluluğu bulunmadığından, eser sahibi kayıt belgesi olmadan da kanuni haklarını ileri sürebilir. Ancak eser niteliğinin, hak sahipliğinin ve ileri sürülen ihlalin somut olayda ispatlanması gerekir. Zorunlu kayıt yükümlülüğünün bulunduğu yapımlara ilişkin özel kurallar saklıdır.
4. Bir Eserin Adı veya Başlığı Tek Başına Tescil Ettirilebilir mi?
İsteğe bağlı kayıt-tescilin konusu, salt bir ismin ayrılması değil, FSEK kapsamında eser niteliği taşıyan ürünün kayda alınmasıdır. Kayıt belgesinde eser adının bulunması, bu adın bütün kullanım biçimleri üzerinde bağımsız ve sınırsız bir tekel kurulduğu anlamına gelmez.
5. Bir Eser İçin Başkası Önce Kayıt-Tescil Yaptırmışsa Gerçek Eser Sahibi Hakkını Kaybeder mi?
Hayır. Kayıt belgesi hak kurucu veya kesin hüküm niteliğinde değildir. Gerçek eser sahibi, kayıt sahibi tarafından yapılan beyana karşı kendi eser sahipliğini gösteren delilleri ileri sürebilir. Yanlış veya hukuka aykırı kayıtlar bakımından Yönetmelik m.13’te düzenlenen iptal koşulları da gündeme gelebilir.
6. Yurt Dışında Kayıt Ettirilen Bir Eser Türkiye’de Otomatik Olarak Aynı Belgeyle Tescilli Sayılır mı?
Bir yabancı ülkede alınmış kayıt belgesi, Türkiye’de Bakanlık tarafından düzenlenen kayıt-tescil belgesiyle aynı idari işlem değildir. Ancak yabancı kayıt ve bu kayda esas belgeler, somut olayda ispat bakımından değerlendirilebilir. Eserin Türkiye’deki hukuki koruması ise uygulanabilir mevzuat ve uluslararası anlaşma hükümlerine göre belirlenir; koruma için her durumda yeniden hak kurucu bir tescil yapılması gerektiği söylenemez.
7. Kayıtlı Bir Eserde Sonradan Değişiklik Yapılırsa Telif Hakkı Yeniden mi Alınır?
Mevcut bir eserde değişiklik yapılması, ilk eser üzerindeki telif hakkının ortadan kalktığı ve yeniden alınması gerektiği anlamına gelmez. Bununla birlikte değişikliğin yalnızca teknik veya biçimsel bir düzeltme mi, yoksa ayrı bir eser niteliği taşıyabilecek yeni bir yaratım mı olduğu önemlidir. İsteğe bağlı kayıt-tescilin tekrarlanması veya yeni bir eser için başvuru yapılması sorusu da bu ayrım ve ilgili idari usul çerçevesinde değerlendirilir.
Sonuç
Türk telif hukukunda esas kural, hakların bir kurumdan alınması değil, FSEK’in koruduğu eserin meydana getirilmesiyle doğmasıdır. FSEK m.13 uyarınca kayıt-tescil, eser sahibine yeni bir fikrî hak vermekten ziyade hak sahipliğinin ispatını ve mali haklara ilişkin yetkilerin takibini kolaylaştırır. İsteğe bağlı kayıt belgesi bulunmaması tek başına telif hakkını ortadan kaldırmaz. Sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlar ile ilgili yönetmelikte düzenlenen bilgisayar oyunlarının özel kayıt yükümlülükleri ise ayrıca yerine getirilmelidir.
Başvuruda hukuken belirleyici olan, eserin niteliğine uygun kayıt rejiminin seçilmesi, başvurucunun yetkili olması, kayıt konusu içeriğin doğru sunulması ve hak sahipliği beyanının gerçeği yansıtmasıdır. Kayıt belgesinin bulunması, eser sahipliği veya mali hak devri konusundaki her türlü uyuşmazlığı kendiliğinden çözmez. Eserin korunması, başvurunun hukuki niteliği veya hak sahipliğine ilişkin somut uyuşmazlıkların değerlendirilmesinde telif hukuku alanında avukatlık desteği alınması mümkündür.
Yazar Avukat Fatih Sefer