Uzlaştırma, ceza soruşturması veya kovuşturması kapsamında, kanunun belirlediği suçlarda şüpheli ya da sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin, tarafsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmasını sağlayan ceza muhakemesi kurumudur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253, 254 ve 255. maddelerinde düzenlenir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi ve kararlaştırılan edimin yerine getirilmesi, dosyanın bulunduğu aşamaya göre kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilmesini sağlayabilir. Ancak uzlaştırma her suçta uygulanmaz ve tarafların anlaşmaya zorlanması mümkün değildir.
Uzlaştırmanın uygulanabilmesi için suçun kanuni kapsamda bulunması, ilgili kişiler yönünden gerekli koşulların gerçekleşmesi ve anlaşmanın özgür iradeye dayanması gerekir. Ayrıca uzlaşma teklifinin yapılması, anlaşmanın düzenlenmesi ve sonuçlandırılması kanunda belirlenen usule tabidir.
Uzlaştırma Nedir ve Hukuki Dayanağı Nedir?
Ceza muhakemesinde uzlaştırma, belirli suçlardan doğan uyuşmazlığın tarafların katılımıyla çözülmesine ve suçtan kaynaklanan zararın giderilmesine imkân veren özel bir muhakeme usulüdür. Temel amacı, mağdurun menfaatlerinin korunması ve uygun dosyalarda uyuşmazlığın ceza yargılamasının bütün aşamaları tamamlanmadan çözümlenmesidir.
Uzlaştırmanın temel hükümleri üç maddede düzenlenmiştir:
- CMK 253: Uzlaştırma kapsamındaki suçları, teklif ve müzakere usulünü, süreleri ve soruşturma aşamasındaki sonuçları düzenler.
- CMK 254: Kamu davası açıldıktan sonra mahkeme aşamasında uzlaştırmanın nasıl uygulanacağını ve sonuçlarını belirler.
- CMK 255: Birden fazla failin bulunduğu suçlarda uzlaşmanın kişisel etkisini düzenler.
Uzlaştırma, şikâyetten vazgeçme veya önödeme ile aynı kurum değildir. Özellikle uzlaştırma kapsamında bulunan bir suçta, taraflar arasındaki anlaşmanın kanunda öngörülen şekilde gerçekleştirilmesi gerekir. Sadece mağdurun şikâyetçi olmadığını açıklaması, her durumda uzlaştırma işleminin yerine geçtiği anlamına gelmez.
Uzlaştırmanın Şartları Nelerdir?
CMK 253 kapsamında uzlaştırma yapılabilmesi için öncelikle suçun uzlaştırmaya elverişli olması gerekir. Bunun yanında, usulün uygulanacağı aşamaya ve tarafların durumuna göre başka koşullar da aranır.
- Suçun uzlaştırma kapsamında bulunması: Suç, CMK 253’te belirtilen gruplardan birine girmeli ve kanuni istisnalardan biri kapsamında olmamalıdır.
- Uzlaştırmanın taraflarının uygun olması: Mağdur veya suçtan zarar gören, kanunda belirtilen gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisi olmalıdır.
- Soruşturmada yeterli şüphenin bulunması: CMK 253/4 uyarınca dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi için kamu davası açılmasına yeterli şüphe bulunmalıdır.
- Tarafların özgür iradesi: Uzlaşma baskı, tehdit veya yanıltma sonucunda gerçekleşmemelidir.
- Edimin hukuka uygun olması: Üzerinde anlaşılan yükümlülük kanuna aykırı olmamalı ve yerine getirilme biçimi belirlenebilir olmalıdır.
- Kanuni usule uyulması: Teklifin yapılması, müzakere süreci, raporun hazırlanması ve anlaşmanın değerlendirilmesi CMK hükümlerine uygun yürütülmelidir.
Bir suçun uzlaştırma kapsamında olması, uzlaşmanın mutlaka sağlanacağı anlamına gelmez. Kanunun aradığı koşullar mevcut olduğunda uzlaştırma girişiminde bulunulması ile tarafların anlaşmayı kabul etmesi birbirinden farklıdır.
Hangi Suçlarda Uzlaştırma Uygulanır?
CMK 253/1, uzlaştırma kapsamındaki suçları üç ana grupta düzenler.
1. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar
Kanuni istisnalar saklı olmak üzere, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar uzlaştırma kapsamındadır. Bununla birlikte bir suçun şikâyete bağlı olması, tek başına bütün istisnaları ortadan kaldırmaz.
2. CMK 253/1-b kapsamında özel olarak sayılan suçlar
Kanun, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın bazı suçları ayrıca uzlaştırma kapsamına almıştır. Bunlar arasında belirli kasten yaralama ve taksirle yaralama suçları, tehdit suçunun kanunda gösterilen şekli, konut dokunulmazlığının ihlali, basit hırsızlık, basit dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmanın belirli şekilleri bulunmaktadır.
Suçun temel veya nitelikli şeklinin uzlaştırma kapsamında bulunup bulunmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Örneğin basit dolandırıcılığın uzlaştırma kapsamında bulunması, bütün nitelikli dolandırıcılık fiillerinin de uzlaştırmaya tabi olduğu anlamına gelmez.
Suçların tam listesi, istisnaları ve ilgili TCK maddeleri için uzlaştırmaya tabi olan ve olmayan suçlar hakkındaki ayrıntılı incelemeye bakılabilir.
3. Adli süreçteki çocuklar bakımından özel kapsam
CMK 253/1-c uyarınca, mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, adli süreçteki çocuklar bakımından ayrıca üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar uzlaştırma kapsamına girebilir. Ancak aynı maddedeki uzlaştırma yasakları ve diğer kanuni koşullar bu durumda da gözetilmelidir.
Hangi Suçlarda Uzlaştırma Yapılamaz?
CMK 253/3, bazı suçlarda uzlaştırma yolunu açıkça kapatmıştır. Buna göre suç şikâyete bağlı olsa bile aşağıdaki suç gruplarında uzlaştırma uygulanmaz:
- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar.
- TCK 123/A’da düzenlenen ısrarlı takip suçu.
- TCK 125’te düzenlenen hakaret suçu.
Ayrıca uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi durumunda kural olarak uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Ancak önödeme kapsamındaki suçlarla birlikte işlenme bakımından kanun özel bir istisna getirmiştir.
Bu nedenle dosyada yer alan suçların yalnız adlarına bakılması yeterli değildir. Suçların hukuki nitelikleri, hangi mağdura karşı işlendikleri ve birlikte işlenme koşulları değerlendirilmelidir.
2025 ve 2026 Yıllarında Uzlaştırmada Neler Değişti?
7571 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler
24 Aralık 2025 tarihinde kabul edilen ve 25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle CMK 253’te önemli değişiklikler yapılmıştır.
- Hakaret suçu: CMK 253/3’teki istisna TCK 125’in tamamını kapsayacak biçimde değiştirilmiştir. Böylece hakaret suçunun bütün şekilleri uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmıştır.
- Güveni kötüye kullanma: CMK 253/1-b-7’deki kapsam, TCK 155’in üçüncü fıkrası hariç tutularak yeniden belirlenmiştir.
- Önödeme ile birlikte işlenme: Önödeme kapsamındaki suç ile uzlaştırmaya tabi suçun aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi hâlinde, uzlaştırmaya tabi suç için uzlaştırma uygulanabileceği açıkça düzenlenmiştir.
Önödeme, uzlaştırmadan farklı koşul ve sonuçlara sahip bir kurumdur. Bu ayrımın anlaşılması bakımından TCK 75 kapsamında önödeme hükümleri de dikkate alınmalıdır.
7571 sayılı Kanun’la eklenen CMK geçici madde 8 ayrıca önemlidir. Değişikliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşmanın zaten sağlanmış olduğu soruşturma ve kovuşturma dosyaları bakımından, maddede belirtilen CMK 253/3 ve TCK 75/6 değişiklikleri uygulanmaz. Bu dosyalar ilgili değişikliklerden önceki hükümlere göre sonuçlandırılır.
7593 sayılı Kanun ile çocuklara ilişkin değişiklik
8 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilen ve 18 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan 7593 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle CMK 253/1-c’deki “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu değişiklik, çocuklara ilişkin uzlaştırma hükmünün terminolojisini değiştirmiştir. Maddenin çocuklar bakımından öngördüğü üç yıllık üst sınır ise korunmuştur.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24. maddesi gereğince, CMK’nın uzlaşmaya ilişkin hükümleri adli süreçteki çocuklar bakımından da uygulanır. Çocukların özel korunma ihtiyaçları, kanuni temsil ve müdafilik hükümleri ayrıca gözetilir.
Uzlaştırma Süreci Nasıl İşler?
Soruşturma aşamasındaki uzlaştırma işlemleri Cumhuriyet başsavcılığı bünyesindeki uzlaştırma bürosu aracılığıyla yürütülür. Uzlaştırmacı, Adalet Bakanlığının belirlediği listelerden görevlendirilir.
1. Dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi
Cumhuriyet savcısı, soruşturma konusu suçun uzlaştırma kapsamında olduğunu ve kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğunu belirlediğinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir.
Uzlaştırma kapsamı dışında bulunan veya yeterli şüphe oluşmayan dosyalarda ise ilgili soruşturma hükümleri uygulanır.
2. Uzlaştırmacının görevlendirilmesi
Uzlaştırma bürosu, kanuni nitelikleri taşıyan ve ilgili listede bulunan uzlaştırmacıyı görevlendirir. Uzlaştırmacıya Cumhuriyet savcısı tarafından uygun görülen soruşturma belgeleri verilir.
Uzlaştırmacı, görevini yerine getirirken tarafsız davranmak ve soruşturmanın gizliliğine uymak zorundadır.
3. Taraflara uzlaşma teklif edilmesi
Uzlaştırmacı, şüpheliye ve mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Teklif, kanunun izin verdiği usullerle ve gerektiğinde açıklamalı tebligat yoluyla gerçekleştirilebilir.
Teklif yapılırken uzlaşmanın anlamı, kabulün ve reddin hukuki sonuçları açıklanmalıdır.
4. Uzlaşma teklifine cevap verilmesi
CMK 253/4 uyarınca uzlaşma teklifine cevap verme süresi yedi gündür. Kendisine teklif yapılan kişi, teklif tarihinden itibaren yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır.
Uzlaşmayı kabul etmek zorunlu değildir. Teklifin reddedilmesinin sonuçları ve tarafların daha sonra anlaşma imkânı, uzlaştırma teklifinin kabulü ve reddi konusunda ayrıca ele alınmaktadır.
5. Müzakerelerin yürütülmesi ve anlaşma
Teklifin kabul edilmesi hâlinde taraflar, uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşma koşullarını görüşür. Müzakerelere kanunda belirtilen koşullarla şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanuni temsilcileri, müdafi ve vekilleri katılabilir.
Görüşmeler sonunda anlaşma sağlanırsa uzlaştırmacı rapor hazırlar. Raporda uzlaşmanın hangi koşullarla gerçekleştiği ve kararlaştırılan edimin niteliği açıkça gösterilir.
6. Raporun Cumhuriyet savcısına sunulması
Uzlaştırma bürosu, hazırlanan raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın özgür iradeye dayanıp dayanmadığını ve edimin hukuka uygunluğunu değerlendirir.
Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması durumunda kural olarak yeniden uzlaştırma girişimi yapılmaz. Bununla birlikte CMK 253/16, teklif reddedilmiş olsa bile tarafların en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar uzlaştıklarını gösteren belgeyle Cumhuriyet savcısına başvurmalarına imkân tanımaktadır.
Uzlaştırma Kaç Gün Sürer?
CMK 253/12 uyarınca uzlaştırmacı, kendisine verilen belge örneklerini aldıktan itibaren en geç otuz gün içinde işlemleri sonuçlandırmalıdır. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir.
Böylece kanundaki otuz günlük temel süre, izin verilen iki uzatmanın kullanılması hâlinde toplam yetmiş güne ulaşabilir.
Bu süre, uzlaşma teklifine cevap verilmesi için tanınan yedi günlük süreden farklıdır. Teklife cevap süresi tarafın kabul veya ret iradesini bildirmesiyle; otuz günlük süre ise uzlaştırmacının işlemleri sonuçlandırmasıyla ilgilidir.
Uzlaştırmada Hangi Edimler Kararlaştırılabilir?
Uzlaştırma anlaşmasında edim, tarafların üzerinde uzlaştığı ve yerine getirilmesi öngörülen yükümlülüktür. Edim, olayın niteliğine ve tarafların ihtiyaçlarına göre maddi veya manevi bir karşılık içerebilir.
Örneğin taraflar, hukuka uygun olmak koşuluyla zararın giderilmesi, belirli bir ödemenin yapılması veya başka bir davranışın yerine getirilmesi üzerinde anlaşabilir.
Ancak üzerinde anlaşılan yükümlülüğün hukuka uygun, açık ve yerine getirilebilir olması gerekir. Uzlaştırmacının görevi taraflara belirli bir anlaşmayı dayatmak değildir.
Özellikle taksitli veya ileri tarihli edimlerde miktar, ödeme zamanı ve yükümlülüğün nasıl yerine getirileceği konusunda belirsizlik bırakılmaması önem taşır. Bu aşamada uzlaştırma anlaşmasının ceza soruşturmasına ve tarafların haklarına etkisinin hukuken değerlendirilmesi, sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesine yardımcı olabilir.
Uzlaşmanın Soruşturma Aşamasındaki Sonuçları Nelerdir?
CMK 253/19, soruşturma aşamasında uzlaşmanın sonucunu edimin yerine getirilme biçimine göre farklı düzenler.
Edimin hemen yerine getirilmesi
Şüpheli, üzerinde anlaşılan edimi defaten yerine getirirse hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Bu durumda ilgili suç bakımından kamu davası açılmaz.
Bu karar, mahkûmiyet hükmü değildir. Şüphelinin uzlaştırma anlaşmasını kabul etmiş olması da tek başına suçunu ikrar ettiği veya mahkeme tarafından suçlu bulunduğu anlamına gelmez.
Edimin ileri tarihe bırakılması veya taksitlendirilmesi
Edimin yerine getirilmesi ileri tarihe bırakılmış, takside bağlanmış veya süreklilik gösteren bir yükümlülük öngörülmüşse, CMK 171’deki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.
Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse CMK 171/4’teki koşul aranmaksızın kamu davası açılır.
Dolayısıyla yalnızca anlaşmanın imzalanması her durumda derhâl takipsizlik kararı verilmesini sağlamaz. Hukuki sonuç, edimin niteliğine ve yerine getirilmesine bağlıdır.
Mahkeme Aşamasında Uzlaştırma Yapılabilir mi?
Evet. CMK 254 uyarınca kamu davası açıldıktan sonra da kovuşturma konusu suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun anlaşılması hâlinde uzlaştırma uygulanabilir.
Bu durumda mahkeme, kovuşturma dosyasını uzlaştırma işlemlerinin yapılması için uzlaştırma bürosuna gönderir. Uzlaştırma işlemleri CMK 253’teki esaslara göre yürütülür.
Uzlaşmanın sonuçları, soruşturma aşamasından farklıdır:
- Edim defaten yerine getirilirse: Mahkeme davanın düşmesine karar verir.
- Edim ileri tarihe bırakılır, taksitlendirilir veya süreklilik gösterirse: Mahkeme durma kararı verir. Durma süresince zamanaşımı işlemez.
- Edim yerine getirilmezse: Mahkeme yargılamaya kaldığı yerden devam eder.
7 Kasım 2024 tarihli 7531 sayılı Kanun ile CMK 254/2 değiştirilmiştir. Bu nedenle güncel düzenlemede, uzlaşma ediminin ileri tarihte yerine getirilmesi durumunda eski uygulamadaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması yerine durma kararı öngörülmektedir.
Kovuşturma aşamasının ayrıntıları mahkeme aşamasında uzlaştırma başlıklı makalede incelenmektedir.
Uzlaşma Şartları Yerine Getirilmezse Ne Olur?
Uzlaşmanın sağlanmasına rağmen edimin yerine getirilmemesi, dosyanın bulunduğu aşamaya göre farklı ceza muhakemesi sonuçları doğurur.
Soruşturmada kamu davasının açılmasının ertelenmesinden sonra yükümlülüğün yerine getirilmemesi kamu davasının açılmasına; kovuşturmada ise durma kararından sonra yükümlülüğün yerine getirilmemesi yargılamaya devam edilmesine neden olur.
Ayrıca CMK 253/19 gereğince şüphelinin edimini yerine getirmemesi hâlinde uzlaşma raporu veya belgesi, İcra ve İflas Kanunu’nun 38. maddesinde belirtilen ilam niteliğindeki belgelerden sayılır.
Bu nedenle edimin yerine getirilmemesi yalnızca ceza dosyasını etkilemez; kararlaştırılan yükümlülüğün icrası bakımından da sonuç doğurabilir. Konunun ayrıntıları uzlaşma ediminin yerine getirilmemesi başlığında açıklanmaktadır.
Birden Fazla Mağdur veya Şüpheli Varsa Uzlaştırma Nasıl Uygulanır?
Bir suçun birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine neden olması hâlinde CMK 253/7 uygulanır. Bu durumda uzlaştırmaya gidilebilmesi için mağdur veya suçtan zarar görenlerin tamamının uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
Buna karşılık birden fazla failin bulunduğu suçlarda CMK 255 uyarınca uzlaşma kişisel sonuç doğurur. İştirak ilişkisi bulunsun veya bulunmasın, yalnızca uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır.
Dolayısıyla bir sanığın uzlaşmış olması, diğer sanıkların da otomatik olarak aynı sonuçtan yararlanacağı anlamına gelmez.
Uzlaştırmada Mağdurun ve Şüphelinin Hakları Nelerdir?
Uzlaştırma süreci, tarafların iradelerini serbestçe oluşturabilmesine dayanır. Bu nedenle şüpheli ile mağdurun teklifin sonuçlarını anlaması, edimi değerlendirmesi ve baskı altında kalmadan karar verebilmesi önemlidir.
- Taraflar uzlaşmayı kabul etmek veya reddetmek konusunda serbesttir.
- Uzlaşmanın hukuki sonuçları kendilerine açıklanmalıdır.
- Kanundaki koşullarla müdafi, vekil veya kanuni temsilcileri aracılığıyla sürece katılabilirler.
- Uzlaştırma müzakereleri gizli yürütülür.
- CMK 253/20 uyarınca müzakereler sırasında yapılan açıklamalar başka soruşturma, kovuşturma veya davalarda delil olarak kullanılamaz.
- Uzlaşma sonucunda verilen kararlara karşı kanunun öngördüğü başvuru yolları kullanılabilir.
Uzlaştırma teklifinin kabulü, şüphelinin bütün savunma haklarından vazgeçtiği anlamına gelmediği gibi mağdurun da kanundaki sınırların dışında bütün haklarından otomatik olarak feragat ettiği sonucunu doğurmaz.
Uzlaşmadan Sonra Tazminat Davası Açılabilir mi?
Uzlaştırmanın özel hukuk talepleri üzerindeki etkisi CMK 253/19’da düzenlenmiştir.
Buna göre uzlaşma sağlandığında, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç olmak üzere soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.
Bu düzenleme, uzlaşmadan sonra ortaya çıkan veya uzlaşma sırasında belirlenemeyen zararlar bakımından istisna öngörmektedir. Hangi zararın istisna kapsamında kaldığı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Özellikle bedensel zarar, tedavi sürecinin devam etmesi veya zararın kapsamının henüz belirlenememesi durumunda uzlaşma belgesinin tazminat hukukuna etkisi dikkatle incelenmelidir. Konuya ilişkin ayrıntılar uzlaştırmada tazminat ve sonradan ortaya çıkan zararlar başlığında ele alınmaktadır.
Uzlaştırmanın Zamanaşımı ve Yargılama Giderlerine Etkisi Nedir?
CMK 253/21 uyarınca şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenlerden birine ilk uzlaşma teklifinin yapıldığı tarihten, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç uzlaştırmacının raporu uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
Ayrıca soruşturma aşamasında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve kovuşturma aşamasında durma kararı verilmesi hâllerinde ilgili süre boyunca zamanaşımı işlemez.
CMK 253/22’ye göre uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından karşılanır.
Uzlaştırma Yapılmadan Ceza Verilebilir mi?
Kanunen uzlaştırmaya tabi bir suçta, uzlaştırma usulü uygulanmadan yargılamanın sonuçlandırılması hukuka aykırılık oluşturabilir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.01.2020 tarihli, 2018/7867 E. ve 2020/433 K. sayılı kararında, taksirle yaralama suçuna ilişkin yargılamada taraflara uzlaşma teklifi yapılmadan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Kararda uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Kararın temel önemi, uzlaştırmanın kanuni kapsamda bulunan suçlar bakımından ihmal edilebilecek sıradan bir işlem olmadığını göstermesidir.
Bununla birlikte her dosyada suçun işlendiği tarihteki ve inceleme tarihindeki mevzuat ile varsa geçiş hükümleri birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle 2025 değişikliklerinin devam eden dosyalara etkisi bakımından uzlaştırma değişikliklerinde geçiş hükümleri önem taşımaktadır.
Uzlaştırma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Uzlaştırmayı kabul etmek zorunlu mu?
Hayır. Uzlaştırma, tarafların özgür iradesine dayanan bir kurumdur. Şüpheli veya mağdur uzlaşmayı kabul etmeye zorlanamaz. Teklifin reddedilmesi durumunda dosya, ilgili soruşturma veya kovuşturma hükümlerine göre değerlendirilir.
Uzlaşmayı kabul etmek suçu kabul etmek anlamına gelir mi?
Hayır. Uzlaştırma anlaşmasının kabulü tek başına suçun ikrarı veya mahkûmiyet anlamına gelmez. Taraflar, uyuşmazlığın çözülmesi amacıyla anlaşma sağlayabilir. Uzlaştırma müzakerelerindeki açıklamaların delil olarak kullanılması da CMK 253/20 ile yasaklanmıştır.
Uzlaştırma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse ne olur?
CMK 253/4 gereğince teklifin yapıldığı tarihten itibaren yedi gün içinde karar bildirilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Bununla birlikte CMK 253/16’da, tarafların en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar uzlaştıklarını gösteren belgeyle başvurabilmesine ilişkin özel düzenleme bulunmaktadır.
Uzlaşma adli sicile işler mi?
Uzlaştırma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı veya davanın düşmesi kararı, mahkûmiyet hükmü değildir. Dolayısıyla uzlaşma, tek başına adli sicile mahkûmiyet kaydı işlenmesine neden olmaz. Bununla birlikte soruşturma ve dava kayıtlarının tutulması ile bu kayıtlara erişim konusu adli sicilden farklı kurallara tabidir.
Hakaret suçu 2026 yılında uzlaştırmaya tabi mi?
Hayır. CMK 253/3’ün 7571 sayılı Kanun ile değiştirilen güncel metnine göre TCK 125’te düzenlenen hakaret suçu uzlaştırma kapsamı dışındadır. Değişiklikten önce uzlaşmanın sağlandığı dosyalar bakımından ise CMK geçici madde 8’deki koruyucu düzenleme dikkate alınmalıdır.
Mağdur uzlaşırsa ceza davası hemen kapanır mı?
Her durumda değil. Uzlaşmanın sağlanmasının yanı sıra edimin yerine getirilme şekli de önemlidir. Edimin hemen yerine getirilmesi ile ileri tarihe bırakılması farklı hukuki sonuçlar doğurur. Soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı veya kamu davasının açılmasının ertelenmesi; kovuşturmada ise düşme veya durma kararı gündeme gelebilir.
Uzlaştırma için avukat tutmak zorunlu mu?
Uzlaştırmaya katılmak için sırf bu işlem nedeniyle ayrıca avukat tutulması zorunlu değildir. Ancak ceza muhakemesinde zorunlu müdafiliğe ilişkin hükümler saklıdır. Özellikle anlaşmanın sonuçları, tazminat hakları veya ileri tarihli edimler konusunda hukuki yardım alınması tarafların kararlarını bilinçli biçimde vermelerini sağlayabilir.
Sonuç: Uzlaştırma Sürecinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Uzlaştırma, belirli suçlarda ceza uyuşmazlığının tarafların anlaşmasıyla çözülmesini sağlayan önemli bir muhakeme kurumudur. Ancak uygulanabilirliği suçun niteliğine, tarafların durumuna ve kanuni istisnalara bağlıdır.
Uzlaştırma sürecinde öncelikle suçun CMK 253 kapsamında bulunup bulunmadığı belirlenmeli; ardından teklifin usulüne uygun yapıldığı, kanuni sürelere uyulduğu ve varsa anlaşma koşullarının açıkça düzenlendiği kontrol edilmelidir.
Özellikle 2024, 2025 ve 2026 yıllarında yapılan değişiklikler nedeniyle uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki sonuçlarının, hakaret ve güveni kötüye kullanma suçlarına ilişkin istisnaların ve çocuklar bakımından özel hükümlerinin güncel mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Yazar: Avukat Fatih Sefer