Yatırım ortaklığı, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 48. maddesi uyarınca; sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, girişim sermayesi yatırımları ile Kurulca belirlenecek diğer varlık ve haklardan oluşan portföyleri işletmek amacıyla, paylarını ihraç etmek üzere kurulan sabit veya değişken sermayeli anonim ortaklıktır. Adi anonim ortaklıklardan farklı olarak yatırım ortaklıklarının kuruluşu, esas sözleşme değişiklikleri ve imtiyazlı pay ihracı Sermaye Piyasası Kurulu’nun (Kurul) sıkı denetimine tabidir; imtiyazlı pay konusunda ise Türk Ticaret Kanunu’nun genel hükümlerinden ayrılan özel bir rejim benimsenmiştir. Bu makalede yatırım ortaklığının kuruluş şartlarını, imtiyazlı pay rejimini, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu, gayrimenkul yatırım ortaklıklarına özgü kuralları ve bu türün özel bir alt kategorisi olan değişken sermayeli yatırım ortaklıklarını (DSYO) inceliyoruz.
Yatırım Ortaklığı Nedir? Kuruluş Şartları Nelerdir?
Tanımdan da anlaşılacağı üzere yatırım ortaklığı, bir ticari faaliyet yürütmek için değil, bir portföyü işletmek için kurulan anonim ortaklıktır. Yatırımcı, ortaklığın payını edinerek bu portföyün getirisine dolaylı olarak ortak olur. Portföyün içeriğine göre uygulamada menkul kıymet yatırım ortaklığı, gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO) ve girişim sermayesi yatırım ortaklığı gibi türler ortaya çıkar; sermaye yapısına göre ise sabit sermayeli yatırım ortaklıkları ile değişken sermayeli yatırım ortaklıkları ayrılır.
Kanun m.49/1, yatırım ortaklıklarına kuruluş izni verilebilmesini sıkı şartlara bağlar: kayıtlı sermayeli anonim ortaklık şeklinde kurulma, Kurulca belirlenen asgari başlangıç sermayesinin altında olmama, pay bedellerinin kuruluşta tam ve nakden ödenmesi, ticaret unvanında “Yatırım Ortaklığı” ibaresinin bulunması ve Kurulca yetkilendirilmiş bir kuruluşla portföy saklama hizmeti anlaşması yapılmış olması. Bu şartlar yalnızca ilk kuruluşta değil, mevcut bir anonim ortaklığın yatırım ortaklığına dönüşümünde de aynen aranır (m.49/3). Esas sözleşme değişikliklerinde de Kurulun uygun görüşü alınmadan işlem yapılamaz.
Kanun ayrıca yatırım ortaklıklarının kurucularına m.44, yöneticilerine m.45/2, çalışanlarına ise m.42 hükümlerinin kıyasen uygulanacağını öngörür (m.49/2). Aynı atıflar portföy yönetim şirketleri için de yapıldığından, yatırım ortaklığının kurucu, yönetici ve çalışan kadrosu, portföy yönetim şirketlerinden beklenen nitelik ve dürüstlük standardıyla aynı düzeyde denetlenir. Esas sözleşmesinde hüküm bulunmak ve Kurul onayı almak kaydıyla yatırım ortaklığı bir portföy yönetim şirketinden dışarıdan hizmet de alabilir (m.49/4); bu düzenleme, küçük ölçekli yatırım ortaklıklarının kendi bünyesinde tam teşekküllü bir portföy yönetim ekibi kurmak zorunda kalmadan faaliyet gösterebilmesine imkân tanır.
Yatırım Ortaklığında İmtiyazlı Pay İhracı TTK’dan Nasıl Ayrılır?
Kanun m.48/4, 6525 sayılı Kanun’la eklenen bir hükümle, yatırım ortaklıklarının imtiyazlı pay ihracını genel TTK rejiminden ayırmıştır: yatırım ortaklıkları tarafından belirli grupların yönetim kurulunda temsil imtiyazı ile oyda imtiyaz tanıyan pay ihracında, TTK’nın yönetim kurulunda temsil hakkını düzenleyen m.360 ve oyda imtiyazı sınırlandıran m.479/2 hükümleri uygulanmaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu hükmü açık biçimde yorumlamış ve yatırım ortaklıklarında imtiyazlı paylar yönünden kanun koyucunun bilinçli olarak TTK’nın genel sisteminden ayrılan, sermaye piyasası mevzuatına özgü bir rejim benimsediğini tespit etmiştir (Yargıtay 11. HD, E.2015/3051 K.2015/9675, T.30.09.2015).
Bu özel rejimin pratik sonucu, yatırım ortaklıklarında imtiyazlı pay sahiplerinin yönetim kurulunda temsil hakkının ve oy imtiyazının, TTK’daki genel sınırlamalara tabi olmaksızın esas sözleşmeyle düzenlenebilmesidir. Bununla birlikte imtiyaz tanınması mutlak bir dokunulmazlık yaratmaz: sermaye artırımı kararlarının imtiyazlı pay sahiplerini zedeleyip zedelemediği sorunu, Kurul denetimine tabi halka açık ortaklıklarda dahi dürüstlük kuralı çerçevesinde denetlenmeye devam eder ve genel hukuka uygunluk denetimi saklıdır (İstanbul BAM 12. HD, E.2022/593 K.2022/834, T.02.06.2022).
Yönetim Kurulu Üyeleri Hangi Durumlarda Sorumludur?
Yatırım ortaklığı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bakımından en güncel ve somut emsal, halka açık bir ortaklık ile bağlı ortaklığı (yatırım ortaklığı niteliğindeki iştiraki) arasında piyasa teamüllerine aykırı şekilde gerçekleştirilen pay alım-satım işlemlerine ilişkindir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bu tür işlemlerin SPK m.21’deki örtülü kazanç aktarımı yasağı kapsamına girdiğini ve yönetim kurulu üyelerinin hem şirkete hem de pay sahiplerine karşı bundan doğan zarardan sorumlu tutulabileceğini hükme bağlamıştır (Yargıtay 11. HD, E.2025/1494 K.2025/6313, T.16.10.2025).
Bu karar, yatırım ortaklıklarında grup içi işlemlerin, özellikle ana şirket ile portföydeki iştirak arasındaki pay transferlerinin, sıradan bir yönetim kararı olarak değil, doğrudan sorumluluk doğurabilecek bir işlem türü olarak ele alınması gerektiğini ortaya koyar. Grup içi bir işlemin fiyatı, zamanlaması ve karşı tarafı piyasa koşullarıyla açıklanamıyorsa, yönetim kurulu üyeleri işlemin gerekçesini belgeleyemedikleri ölçüde kişisel sorumluluk riskiyle karşı karşıya kalır.
Yönetim kurulu üyelerinin genel özen borcuna ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun anonim ortaklıklara ilişkin yerleşik içtihadı (HGK, E.2017/4 K.2017/1051; E.2017/47 K.2019/1040) yatırım ortaklıklarına da uygulanır. Ancak bu kararlar sermaye piyasası mevzuatına özgü değil, TTK’nın genel yönetici sorumluluğu ilkelerine dayanır; yatırım ortaklıklarında bu genel sorumluluğun üzerine SPK m.21’deki örtülü kazanç aktarımı yasağı eklenir.
Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına Özgü Kurallar Nelerdir?
Kanun m.49/5, gayrimenkul yatırım ortaklıklarının kuruluşunda ve sermaye artırımlarında, Kurulca portföye alınması uygun görülen varlıkların ayni sermaye olarak konulabilmesine imkân tanır. Bu, yatırım ortaklıklarında pay bedellerinin kuruluşta tam ve nakden ödenmesi kuralının GYO’lar bakımından önemli bir istisnasıdır. Danıştay’ın incelediği bir uyuşmazlıkta, GYO’ya ayni sermaye olarak konulan taşınmazların değer artışından doğan kazancın banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) istisnası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ele alınmış ve bu tür sermaye artırımlarının vergisel sonuçlarına dair somut bir uygulama örneği ortaya konmuştur (Danıştay 7. D, E.2022/2711 K.2024/5371, T.23.12.2024).
Kanun m.49/6 ise GYO’ların azami oranı Kurulca belirlenecek varlıklarının toptan satışında, TTK m.408/2-f’deki genel kurulun devir/satış kararı alma yetkisine ve Kanun m.23’teki önemli nitelikteki işlemlere ilişkin ayrılma hakkı düzenlemesine tabi olmayacağını öngörür. Bu istisna, GYO portföy yönetiminin ticari faaliyetin gerektirdiği hızla hareket edebilmesi amacıyla getirilmiştir. Kurulca belirlenen oranı aşan satışlarda ise genel kural geri döner: işlem genel kurul yetkisindedir ve önemli nitelikteki işlem rejimi işler.
Değişken Sermayeli Yatırım Ortaklığı (DSYO) Nedir?
Kanun m.50, değişken sermayeli yatırım ortaklığını (DSYO), sermayesi her zaman net aktif değerine eşit olan bir yatırım ortaklığı türü olarak tanımlar. Sabit sermayeli yatırım ortaklıklarından farklı olarak DSYO’nun payları itibari değer taşımaz ve iki gruba ayrılır: idari hak vermeyen yatırımcı payları ile yalnızca nama yazılı olarak ihraç edilebilen kurucu payları. Kurucu payları, sermaye taahhüdünü yerine getirerek DSYO’yu kuranlara tahsis edilir; kuruluştan sonra da Kurul izni ve genel kurul kararıyla ihraç edilebilir. Kurucu paylarının devri ve itfası Kurul iznine tabidir; Kurul onayı olmaksızın yapılan kurucu pay devirleri pay defterine kaydolunamaz ve buna aykırı kayıtlar hükümsüzdür.
DSYO’nun sabit sermayeli yatırım ortaklığından en belirgin farkı, m.50/3 uyarınca pay sahibinin talebi üzerine payların itfa edilmesi ve karşılığının geri ödenmesi zorunluluğudur. Bu zorunluluk DSYO’yu likiditesi daha yüksek, açık uçlu bir yapıya dönüştürür: yatırımcının çıkışı, payını bir alıcıya devretmesine değil, ortaklığın geri ödeme yükümlülüğüne dayanır. Kurucu paylarının değerinin Kurulca belirlenen tutarın altına düşmesi veya mali durumun zayıflaması hâlinde yönetim kurulu durumu derhâl Kurul’a bildirmek ve en geç otuz gün içinde genel kurulu toplantıya çağırmak zorundadır; önlem alınamazsa Kurul, tasfiye dahil her türlü tedbiri almaya yetkilidir (m.50/4).
Bu kapsamlı istisna listesi, DSYO’nun sermaye yapısının TTK’nın sabit sermaye esasına göre değil, yatırım fonlarına benzer bir net aktif değer mantığına göre kurgulandığını gösterir. Sermaye her gün portföyün değerine göre değiştiğinden, sermaye artırımı veya azaltımı için genel kurul kararı, tescil ve ilan gibi TTK prosedürlerini işletmek zaten mümkün değildir; kanun koyucu bu nedenle DSYO’yu bir anonim ortaklık kabuğu içinde, fon gibi işleyen bir yapı olarak tasarlamıştır. DSYO’ya ilişkin uyuşmazlıklarda bu nedenle önce SPK m.50-51 ve Kurul düzenlemelerine bakılır; TTK ancak bu hükümlerin kapsamadığı alanlarda devreye girer.
Yatırım Ortaklığı, DSYO ve Yatırım Fonu Arasındaki Farklar
Üç kolektif yatırım kuruluşu da portföy işletmek amacıyla kurulur ve portföy varlıkları bağımsız bir saklama kuruluşunda tutulur; ancak hukuki nitelikleri, sermaye yapıları ve yatırımcının çıkış yolu belirgin biçimde ayrılır:
| Kriter | Sabit Sermayeli Yatırım Ortaklığı | DSYO | Yatırım Fonu |
|---|---|---|---|
| Hukuki nitelik | Tüzel kişiliği olan anonim ortaklık | Tüzel kişiliği olan anonim ortaklık | Tüzel kişiliği olmayan malvarlığı (tescil işlemleriyle sınırlı tüzel kişilik) |
| Kanuni dayanak | SPK m.48-49 | SPK m.50-51 | SPK m.52-54 |
| Sermaye | Kayıtlı sermaye; pay bedelleri kuruluşta tam ve nakden ödenir | Her zaman net aktif değere eşit | Sermaye yok; katılma payı karşılığı toplanan varlıklar |
| Paylar | İtibari değerli paylar; imtiyazlı pay mümkün (m.48/4) | İtibari değersiz; kurucu payları ve yatırımcı payları | Katılma payı |
| Yatırımcının çıkışı | Payın devri | Talep üzerine itfa ve geri ödeme zorunlu (m.50/3) | Kurulca belirlenen esaslara göre katılma payının geri alımı |
| Yönetim | Yönetim kurulu; dışarıdan portföy yönetim hizmeti alınabilir (m.49/4) | Yönetim kurulu; idari haklar kurucu paylarında | Fon iç tüzüğüyle portföy yönetim şirketi |
| TTK’nın uygulanması | Genel hükümler uygulanır; imtiyazlı payda m.360 ve m.479/2 uygulanmaz | Sermayeye ilişkin hükümler geniş ölçüde uygulanmaz (m.51) | Anonim ortaklık olmadığından ortaklık hükümleri uygulanmaz; iç ilişkide TBK vekâlet hükümleri kıyasen uygulanır |
Sık Sorulan Sorular
Yatırım ortaklığı kurmak için asgari sermaye şartı var mıdır?
Evet; Kurulca belirlenen asgari başlangıç sermayesinin altında bir sermayeyle yatırım ortaklığı kurulamaz ve pay bedellerinin kuruluşta tam ve nakden ödenmesi gerekir.
Yatırım ortaklığı kendi bünyesinde portföy yönetim ekibi kurmak zorunda mıdır?
Hayır; esas sözleşmesinde hüküm bulunması ve Kurul onayı alınması şartıyla dışarıdan bir portföy yönetim şirketinden hizmet alabilir.
Yatırım ortaklığı esas sözleşme değişikliği yapmak için Kurul onayı gerekir mi?
Evet; yatırım ortaklıklarının esas sözleşme değişikliklerinde Kurulun uygun görüşünün alınması zorunludur.
Yatırım ortaklıklarında imtiyazlı pay ihracı TTK’ya göre mi yapılır?
Kısmen farklıdır; belirli grupların yönetim kurulunda temsil imtiyazı ile oyda imtiyaz tanıyan pay ihracında TTK m.360 ve m.479/2 hükümleri uygulanmaz, sermaye piyasası mevzuatına özgü bir rejim geçerlidir.
İmtiyazlı pay sahiplerinin hakları sınırsız mıdır?
Hayır; imtiyaz tanınması mutlak bir dokunulmazlık yaratmaz, sermaye artırımı gibi kararların imtiyazlı pay sahiplerini zedeleyip zedelemediği dürüstlük kuralı çerçevesinde denetlenmeye devam eder.
Yönetim kurulu üyeleri grup içi pay işlemlerinden sorumlu tutulabilir mi?
Evet; piyasa teamüllerine aykırı şekilde yapılan grup içi pay alım-satımı SPK m.21 kapsamında örtülü kazanç aktarımı sayılabilir ve yönetim kurulu üyelerinin şirkete ve pay sahiplerine karşı sorumluluğunu doğurabilir.
GYO’ya ayni sermaye olarak taşınmaz konulabilir mi?
Evet; Kurulca portföye alınması uygun görülen varlıklar, GYO’nun kuruluşunda ve sermaye artırımlarında ayni sermaye olarak konulabilir.
GYO’ların varlık toptan satışında genel kurul kararı her zaman gerekir mi?
Hayır; Kurulca belirlenecek azami oranı aşmayan toptan satışlarda TTK m.408/2-f ve SPK m.23’teki genel kurul ve ayrılma hakkı hükümleri uygulanmaz.
Değişken sermayeli yatırım ortaklığında payların itibari değeri var mıdır?
Hayır; DSYO paylarının itibari değeri bulunmaz, sermaye her zaman net aktif değere eşittir.
DSYO’da kurucu payları ile yatırımcı payları arasındaki fark nedir?
Kurucu payları nama yazılıdır, idari hak sağlar ve devri Kurul iznine tabidir; yatırımcı payları ise sahibine idari hak vermez.
DSYO’da pay sahibi payını geri satabilir mi?
Evet; DSYO, pay sahibinin talebi üzerine payları itfa etmek ve karşılığını geri ödemekle yükümlüdür.
DSYO’nun mali durumu zayıflarsa ne olur?
Yönetim kurulu durumu derhâl Kurula bildirmek ve en geç otuz gün içinde genel kurulu toplantıya çağırmak zorundadır; önlem alınamazsa Kurul tasfiye dahil her türlü tedbiri alabilir.
TTK’nın sermaye hükümleri DSYO’ya uygulanır mı?
Hayır; TTK’nın esas sermaye, asgari sermaye, sermaye artırım ve azaltım usulü, kâr-zarar hesabı, yedek akçeler ve tasfiyeye ilişkin hükümleri DSYO’da uygulanmaz.
Bir anonim ortaklık yatırım ortaklığına dönüşebilir mi?
Evet; ancak dönüşümde de yatırım ortaklığının kuruluşu için aranan tüm şartların sağlanması gerekir.
Sonuç
Yatırım ortaklığı, TTK’nın genel anonim ortaklıklar rejiminden imtiyazlı pay ihracı, esas sözleşme değişikliği ve GYO’lara özgü varlık işlemleri bakımından belirgin şekilde ayrılan, Kurul denetimine sıkı sıkıya bağlı bir sermaye piyasası kurumudur. Bu ayrışma, sermaye yapısı tamamen farklı kurgulanan değişken sermayeli yatırım ortaklıklarında daha da ileri gider ve TTK’nın sermayeye ilişkin temel hükümlerinin neredeyse tamamı devre dışı kalır. Grup içi işlemlerden doğan zararlarda ise Yargıtay’ın örtülü kazanç aktarımına ilişkin güncel içtihadı, pay sahipleri açısından etkili bir yönetim kurulu sorumluluk davası avukatı desteğiyle işletilebilecek somut bir tazmin yolu sunar. Kolektif yatırım kuruluşları rejiminin diğer unsurları için yatırım fonlarının hukuki niteliği, portföy yönetim şirketinin sorumluluğu ve portföy saklama hizmeti başlıklı makalelerimize göz atabilirsiniz.
Bu makale Av. Fatih Sefer tarafından hazırlanmıştır.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul