TCK Madde 6 Tanımlar

TCK tanımlar maddesi olan madde 6, Türk Ceza Kanunu’nda ve ceza içeren tüm kanunlarda geçen on kavramı (vatandaş, çocuk, kamu görevlisi, yargı görevi yapan, gece vakti, silah, basın ve yayın yolu ile, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu) bağlayıcı biçimde tanımlar. Kullanılan nesnenin silah sayılıp sayılmaması, eylemin gece vakti işlenip işlenmediği, karşı tarafın kamu görevlisi olup olmadığı ya da sanığın “çocuk” kabul edilip edilmeyeceği; cezayı yarı oranında artırabilir, suçun nitelendirilmesini değiştirebilir, infaz rejimini belirleyebilir. TCK m.5 gereği bu tanımlar özel kanunlardaki suçlar için de geçerlidir.

Bu yazıda her tanımı güncel kanun metni ve Yargıtay kararlarıyla, dosyada hangi soruların sorulması gerektiği açısından ele alıyorum. Metin 8 Ekim 2026 itibarıyla günceldir.

TCK Madde 6 – Tanımlar Madde Metni

Madde 6 – Tanımlar

(1) Ceza kanunlarının uygulanmasında;

a) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi,

b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi,

c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi,

d) Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler, adlî ve idarî mahkemeler üye ve hakimleri ile Cumhuriyet savcısı ve avukatlar,

e) Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi,

f) Silah deyiminden; 1. Ateşli silahlar, 2. Patlayıcı maddeler, 3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet, 4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler, 5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,

g) Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar,

h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi,

i) Suçu meslek edinen kişi deyiminden; kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi,

j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişi,

anlaşılır.

Güncel durum (8 Ekim 2026): Adalet Bakanlığı konsolide metninde bu maddeye ilişkin kayıtlı son değişiklik, 700 sayılı KHK’nin 156. maddesiyle (RG 07.07.2018) (d) bendindeki “ve adlî, idarî ve askerî” ibaresinin “, adlî ve idarî” şeklinde düzeltilmesidir. Maddeyle bağlantılı en yeni düzenleme, 18.08.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7593 sayılı Kanun’la TCK m.31’de yapılan çocuk ceza sorumluluğu değişikliğidir (aşağıda “Çocuk Tanımı” bölümünde).

Maddenin yer aldığı kanunun tamamı için TCK m.6 hükmünün yer aldığı kanun metni sayfasına bakabilirsiniz.

TCK Tanımlar Maddesi Neden Bu Kadar Önemli?

Kanunun ilerleyen maddeleri “silahla”, “gece vakti”, “kamu görevlisine karşı”, “basın ve yayın yoluyla” gibi ifadelerle cezayı artıran nitelikli hâller kurar. Mahkeme bu ifadelerin içini madde 6’dan doldurur. Savunmada ilk baktığım yer budur: iddianamedeki nitelikli hâlin dayandığı tanım dosyadaki delille gerçekten karşılanıyor mu?

TanımEtkilediği hükümSonuç
Silah (m.6/1-f)TCK m.86/3-e, m.265/4Silahla kasten yaralamada şikâyet aranmaksızın ceza yarı oranında artırılır; görevi yaptırmamak için direnmenin silahla işlenmesi de cezayı yarı oranında artırır.
Gece vakti (m.6/1-e)TCK m.143Hırsızlığın gece vakti işlenmesinde ceza yarı oranında artırılır.
Kamu görevlisi (m.6/1-c)TCK m.86/3-c, m.125/3-a, m.265/1Kamu görevi nedeniyle yaralamada ceza yarı oranında artırılır; görevinden dolayı hakaretin alt sınırı bir yıldan az olamaz; görevi yaptırmamak için direnme altı aydan üç yıla kadar hapistir.
Yargı görevi yapan (m.6/1-d)TCK m.265/2Görevi yaptırmamak için direnme suçu iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası gerektirir.
Basın ve yayın yolu (m.6/1-g)TCK m.134/2Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması da iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına tabidir.
İtiyadi suçlu, suçu meslek edinen, örgüt mensubu suçlu (m.6/1-h, i, j)TCK m.58/9Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanır ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmedilir.
Çocuk (m.6/1-b)TCK m.31, m.58/5Yaşa göre ceza sorumluluğu ve indirim; onsekiz yaşından önce işlenen suçlar tekerrüre esas olmaz.
Vatandaş (m.6/1-a)TCK m.11Yurt dışında işlenen suçlarda Türk kanunlarının uygulanması.

Vatandaş Tanımı (m.6/1-a): Fiilin İşlendiği An Esastır

Kanun vatandaşı fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi olarak tanımlar. Ölçüt, dava tarihindeki değil fiil tarihindeki vatandaşlık durumudur. Suçtan sonra vatandaşlıktan çıkmak ya da suçtan sonra vatandaşlık kazanmak tanımın sonucunu değiştirmez. Türk vatandaşlığının yanında başka bir vatandaşlığı da bulunan kişi bu tanım bakımından Türk vatandaşıdır.

Tanımın en çok işlediği yer TCK m.11’dir. Türk vatandaşı, alt sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işler, Türkiye’de bulunur ve aynı suçtan yabancı ülkede hüküm verilmemişse Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Alt sınırı bir yıldan az hapis gerektiren suçlarda yargılama zarar görenin veya yabancı hükûmetin şikâyetine bağlıdır ve şikâyet, vatandaşın Türkiye’ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.

Çocuk Tanımı (m.6/1-b) ve 2026 Değişikliği

TCK’ya göre çocuk, henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişidir. Tanım hem failde hem mağdurda işler; iki alanda sonuçları farklıdır.

Failin çocuk olması: yaşa göre ceza sorumluluğu

Failin çocuk olduğu dosyalarda ceza sorumluluğu yaş küçüklüğü hükümlerine göre belirlenir. 18.08.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7593 sayılı Kanun, TCK m.31’in ikinci ve üçüncü fıkralarındaki ceza aralıklarını yükseltmiş ve maddeye dördüncü bir fıkra eklemiştir. Güncel tablo şöyledir:

Fiil anındaki yaşCeza sorumluluğuCeza (m.31, 7593 sonrası metin)
12’den küçükYok; ceza kovuşturması yapılamazYalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri
12–15Fiilin anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği varsa var; yoksa yokAğırlaştırılmış müebbet gerektiren suçta 13–18 yıl, müebbet gerektiren suçta 10–12 yıl; diğer cezalar yarıya iner, her fiil için en çok 9 yıl
15–18VarAğırlaştırılmış müebbet gerektiren suçta 19–27 yıl, müebbet gerektiren suçta 15–18 yıl; diğer cezalar üçte bir iner, her fiil için en çok 15 yıl

Yeni dördüncü fıkra, kasten öldürme (m.81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (m.87/2 ve 4) suçlarında kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve önceden kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm olma ölçütlerinden biri veya birkaçı gözetilerek, 15–18 yaş grubunda üçüncü fıkra indirimlerinin uygulanmamasına; 12–15 yaş grubunda ise ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanabilmesine imkân tanır. Suç tarihi değişiklikten önceyse TCK m.7 gereği lehe kanun karşılaştırması yapılır. Ayrıca 7593 sayılı Kanun, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’ndaki “suça sürüklenen çocuk” ibaresini “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirmiş ve onbeş yaşını doldurmamış çocuklar için sosyal incelemeyi zorunlu kılmıştır. Aynı Kanun, 5395 sayılı Kanun’un 23. maddesine eklediği fıkralarla adli süreçteki çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde yönlendirme tedbirlerinin denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanabileceğini ve suçtan doğan zarar az ise HAGB için zararın giderilmesi şartının aranmayabileceğini de düzenlemiştir. Çocuğun failliği 18 yaşından önceki suçların tekerrüre esas olmamasını da (TCK m.58/5) beraberinde getirir.

Mağdurun çocuk olması: yaşın tespiti

Birçok suçta mağdurun yaşı suçun unsurudur ve cinsel suçlarda 15 ve 18 yaş sınırları vasfı değiştirir. Nüfus kaydı çoğu dosyada yeterlidir; ancak mağdurun resmî bir sağlık kurumunda doğmadığı anlaşılırsa Adli Tıp Kurumu’ndan yaş tespiti istenir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Adli Tıp raporuna göre mağdurun olay tarihinde 18 yaşını tamamladığı anlaşıldığında yaşın düzeltilmesi (yaş tashihi) ve suçun buna göre nitelendirilmesi gerektiğini, aksi hâlde suç vasfında yanılgı bulunacağını kabul etmiştir (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/21407, K. 2023/67, T. 10.01.2023). Yaşın birkaç ay farkla değiştiği dosyalarda bu rapor, mahkûmiyetle beraat ya da düşme arasındaki farkı oluşturabilir.

Kamu Görevlisi Kimdir? (m.6/1-c)

Ceza hukukunda kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir. Madde gerekçesi tek ölçütün, kişinin gördüğü işin kamusal faaliyet olması olduğunu söyler. Devlet memuru olmak gerekmez; memur, kamu görevlisinin yalnızca bir türüdür.

Yargıtay’ın ölçütü

Ceza Genel Kurulu, bir kişinin kamu görevlisi sayılabilmesi için kamu adına yürütülen bir hizmetin bulunmasını, bunun Anayasa ve kanunlarda belirlenmiş usullere göre verilmiş siyasal bir karara dayanmasını ve faaliyetin kamuya ait güç ve yetkilerin kullanılmasıyla gerçekleştirilmesini aramaktadır. Aynı kararda; bilirkişi, tercüman ve tanığın görevlendirilmeleri kapsamında kamu görevlisi olduğu, buna karşılık soruşturma ve kovuşturma sırasında kendisinden yalnızca bilgi veya belge istenen özel kişi ve kuruluşların kamu görevlisi sayılamayacağı belirtilmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/337, K. 2021/162, T. 22.04.2021). Madde gerekçesine göre avukat ve noter meslekleri icra ederken, askerlik görevi yapanlar da görevleri sırasında kamu görevlisidir.

Kamu görevlisi sayılanlar ve sayılmayanlar

  • Sayılanlar: memurlar ve kamu kurumlarının kadrolu ya da geçici görevlileri; seçilmiş yöneticiler; avukat ve noter; bilirkişi ve tercüman. Özel bir kanun hükmü varsa kamu hukuku statüsü dışındaki personel de bu sıfatı kazanabilir: tebligat işlemlerini yürüten Genel Müdürlük personeli, 399 sayılı KHK’nin 11/b maddesi uyarınca görevlerinden doğan suçlar bakımından kamu görevlisi sayılmaktadır (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2024/12167, K. 2025/11403, T. 22.10.2025). Soruşturmada tanıklık yaptığı için yaralanan tanığın, tanıklık faaliyeti kapsamında kamu görevlisi sayıldığı Yargıtay tarafından kabul edilmiştir (Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2012/29079, K. 2013/31982, T. 24.09.2013).
  • Sayılmayanlar: kamusal bir faaliyetin ihaleyle özel hukuk kişilerince üstlenilmesi hâlinde bu kişiler (madde gerekçesi); kayyım atandığı kardeşinin hesabına yatan parayı mal edinen kayyım, zimmetten değil hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmadan sorumlu tutulmuştur (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2023/7648, K. 2024/9946, T. 02.10.2024); site yöneticisi kamusal faaliyet yürütmediği için görevi kötüye kullanma suçunun faili olamaz (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/7943, K. 2013/2087, T. 29.01.2013).
  • Güncel kararlardan örnekler: kamu kurumuna hizmet alımı yoluyla çalışan şirket personeli (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/215, K. 2026/3698, T. 19.02.2026) ve ihale yüklenicisi firmanın elemanı (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2024/12167, K. 2025/11403, T. 22.10.2025) kamu görevlisi değildir. İdareyle özel hukuk hükümlerine göre bayilik sözleşmesi yapan Milli Piyango bayisi (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/4257, K. 2025/2160, T. 24.02.2025), tıp fakültesi altıncı sınıf öğrencisi (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/24417, K. 2024/3281, T. 13.03.2024) ve kanunda açık hüküm bulunmadıkça kamu yararına çalışan dernek personeli (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/2123, K. 2025/7476, T. 26.06.2025) da bu sıfatı taşımaz.

Cezaya etkisi: iki koşul birlikte aranır

Mağdurun kamu görevlisi olması tek başına artırım için yetmez. Hakaret suçunda TCK m.125/3-a, hakaretin kamu görevlisine karşı ve görevinden dolayı işlenmesini arar; Yargıtay hakaretin kişisel nedenlere değil, görevin yerine getirilmesine dayanması gerektiğini vurgular (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/12215, K. 2021/5111, T. 22.02.2021). Mağdurun statüsü araştırılmadan nitelikli hâl uygulanması da bozma nedenidir: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakarete uğrayan şoförün belediyeye ait otobüsün mü yoksa özel halk otobüsünün mü şoförü olduğu saptanmadan TCK m.125/3-a uyarınca kurulan hükmü bozmuştur (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/5309, K. 2026/6758, T. 13.04.2026). Fail yönünden ise zimmet, görevi kötüye kullanma gibi özgü suçların oluşması için failin kamu görevlisi sıfatı bulunmalıdır. Dolayısıyla karşı tarafın statüsünün belgeyle (atama, görevlendirme, kurum yazısı) ispatlanması savunmanın ilk adımıdır.

Yargı Görevi Yapan: Avukat ve Hâkim (m.6/1-d)

Madde yargı görevi yapanları şöyle sayar: yüksek mahkemeler, adlî ve idarî mahkemeler üye ve hâkimleri, Cumhuriyet savcısı ve avukatlar. Askerî mahkemeler 700 sayılı KHK ile bu bentten çıkarılmıştır. Avukat hem madde gerekçesine göre meslek icrası bağlamında kamu görevlisidir hem de bu bent uyarınca yargı görevi yapan kişidir.

Bu çifte statünün en somut sonucu TCK m.265’tedir. Kamu görevlisine karşı görevini engellemek için cebir veya tehdit kullanmak altı aydan üç yıla kadar hapis gerektirirken, suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Yargıtay, haciz sırasında avukata karşı direnen sanık hakkında 265/1 yerine 265/2’nin uygulanması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/21701, K. 2022/21512, T. 02.11.2022). Aynı kararda Daire, haciz sırasında avukata söylenen ve direnmenin tehdit unsurunu oluşturan sözler için ayrıca hakaret mahkûmiyeti kurulamayacağını da belirtmiştir. Dosyada avukata karşı birden fazla eylem varsa suç sayısı bu nedenle baştan doğru kurulmalıdır.

Gece Vakti Nasıl Hesaplanır? (m.6/1-e)

Gece vakti, güneşin batmasından bir saat sonra başlar, güneşin doğmasından bir saat öncesine kadar sürer. Sabit bir saat yoktur; tarih ve yere göre kayar. Bu yüzden saat 21.00 ağustosta gündüz, aralıkta gece sayılabilir.

En belirgin cezai sonuç TCK m.143’tür: hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesinde ceza yarı oranında artırılır. Hükümde 2014’te yapılan 6545 sayılı Kanun değişikliğiyle “üçte birine kadar” ibaresi “yarı oranında” olarak değiştirildiği için suç tarihine göre lehe kanun karşılaştırması gerekebilir.

Hesap yöntemi ve ispat

Yargıtay kararlarında hesap, UYAP’taki güneş doğuş ve batış çizelgesine göre yapılır; olay tarihinde uygulanan saat düzeni de dikkate alınır. Daireler, gece vakti kabulünün dayanağı olan kanıtların karar yerinde gösterilip tartışılmasını arar; kanıt gösterilmeden 143. maddeyle artırım yapılması bozma sebebidir (Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2020/14210, K. 2021/15984, T. 05.10.2021). Bir başka dosyada ileri saat uygulaması nedeniyle güneşin 19.52’de batması, gece vaktinin 20.52’de başlaması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında kanıtsız 143. madde uygulaması bozulmuştur (Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2020/7743, K. 2021/6544, T. 01.04.2021).

DosyaÇizelgeOlay saatiSonuç
Yargıtay 2. CD, E. 2020/28593, K. 2022/9484Güneş 18.18’de batıyor; gece 19.18’de başlıyor22.31Gece vakti; 143. madde uygulanmalı
Yargıtay 2. CD, E. 2020/14210, K. 2021/15984Gece vakti 21.29’dan itibaren başlıyor21.15Gündüz; 143. madde uygulanamaz
Yargıtay 2. CD, E. 2025/4290, K. 2025/7924Gece vakti 04.28’de bitiyor04.41–04.48 (kamera kaydındaki 34 dakikalık saat sapması düzeltilmiş)Gündüz; 143. madde uygulanamaz

Sahada en çok işe yarayan kontrol, güvenlik kamerasının saat ayarıdır. Kayıttaki saat gerçek saatten ileri ya da geri olabilir; üçüncü satırdaki dosyada Daire, kamera saatinin sapmasını düzelttikten sonra eylemin gündüz sayılan dilimde kaldığına karar vermiştir. Olay saatinde yarım saatlik fark, cezada yarı oranında artırımı ortadan kaldırabilir.

Silah Tanımı (m.6/1-f): En Çok Tartışılan Bent

TCK’ya göre silah, ateşli silahlarla sınırlı değildir; saldırı ve savunma amacıyla yapılmamış olsa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli her nesneyi kapsar. Kanun beş grup sayar:

  1. Ateşli silahlar,
  2. Patlayıcı maddeler,
  3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
  4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
  5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler.

Dördüncü bent: 765 sayılı kanundan farkı

Dördüncü bent eski 765 sayılı TCK’da yoktu. Ceza Genel Kurulu, iki kanun arasındaki en temel farkın bu bent olduğunu, 5237 sayılı kanunun silah tanımının kapsamını genişlettiğini açıkça belirtmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2008/25, K. 2008/22, T. 12.02.2008). Sopayla yaralama olayında 765 ve 5237 sayılı kanunlar arasında yapılan lehe kanun karşılaştırması bu farka dayanmıştır.

Ceza Genel Kurulunun ölçütü

Ceza Genel Kurulu, sağ bacağı kalça hizasından ampute edilmiş sanığın yürürken kullandığı ahşap koltuk değneğiyle mağdura vurmasını inceledi. Kurul oybirliğiyle; yumruk veya tokatla verilebilecek zararın ötesinde yaralamaya yol açan ya da yaralama tehlikesi taşıyan, faile avantaj veya üstünlük sağlayan, korkutucu ve caydırıcı özelliğiyle mağdurun direncinin kırılmasına yardımcı olan ve saldırı veya savunmada etkin kullanılan her nesnenin, yapısı, kullanılış biçimi ve elverişlilik ölçütü gözetilerek silah sayılması gerektiğine karar verdi; koltuk değneğini silah kabul etti (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/377, K. 2019/606, T. 17.10.2019). Aynı kararda kişinin kendi uzuvlarının, sabit bir direğin veya sert zeminin, doğurduğu sonuç ne kadar ağır olursa olsun silah sayılamayacağı da belirtilmiştir.

Silah sayılan ve sayılmayan nesneler

NesneSonuçKarar
Ahşap koltuk değneğiSilahYargıtay CGK, E. 2017/377, K. 2019/606
Kırık bira şişesiSilahYargıtay CGK, E. 2016/194, K. 2020/260, T. 04.06.2020
SehpaSilahYargıtay 6. CD, E. 2022/6377, K. 2023/8961, T. 28.02.2023
Tabanca kabzasıSilah (6/1-f-4)Yargıtay 3. CD, E. 2011/14482, K. 2011/16707, T. 15.11.2011
Su dolu 500 ml pet şişeKullanılış biçimine göre silah değilYargıtay CGK, E. 2017/311, K. 2019/112, T. 19.02.2019
Ele geçmeyen plastik sopaSilah kabul edilemezYargıtay 15. CD, E. 2014/18377, K. 2015/26006, T. 01.06.2015

Pet şişe kararı iki noktada öğreticidir. Kurul, şişenin yapısı ve kullanılış biçimi nedeniyle tokat veya yumruktan öte bir zarar doğurmadığını, faile üstünlük sağlamadığını ve dosyada yaralanmaya dair rapor bulunmadığını belirterek şişeyi silah saymamıştır. Plastik sopa dosyasında ise alet ele geçmediği için saldırı veya savunmada nasıl kullanılabileceği belirlenemediğinden silah kabul edilmemiştir. Yani aletin dosyaya girmesi ve niteliğinin somutlaştırılması savunmanın da delilidir.

Silahın suça göre değişen niteliği

Ceza Genel Kurulu, bir nesnenin bir suç bakımından silah sayılabilmesinin başka bir suç bakımından aynı sonucu doğurmayabileceğini açıkça belirtir (E. 2017/377, K. 2019/606). İnfaz kurumuna yasak eşya sokma davaları bunu iyi gösterir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, pencere parmaklığından sökülmüş metal parçasının silahın unsur veya ağırlaştırıcı neden olduğu bir suçta fiilen kullanılmadığı ve özel olarak saldırı ve savunma için yapılmış bir alet olmadığı için TCK m.6 anlamında silah sayılamayacağını, bu nedenle TCK m.297/1’in unsurunun oluşmadığını, eylemin dayandığı 297/2 hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği için de beraat gerektiğini kabul etmiştir; karar Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemi üzerine verilmiştir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/18496, K. 2020/10143, T. 20.02.2020). Buna karşılık diş fırçası sapına kabza yapılıp ucuna keskin metal monte edilen alet silah sayılmış ve 297/1 kapsamında değerlendirilmiştir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2018/9053, K. 2018/12659, T. 13.11.2018).

Bıçak, 6136 sayılı Kanun ve 7593 sayılı Kanun

TCK’daki silah tanımı ile 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’daki silah tanımı aynı değildir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, ucu sivri metal parçasının 6136 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında silah olmadığını, ancak TCK m.6/1-f-4 anlamında yaralayıcı delici alet sayılacağını belirtmiştir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2018/8332, K. 2018/10710, T. 10.10.2018). Yani yasak olmayan bir alet, suçta kullanıldığında TCK anlamında silah olabilir.

18.08.2026 tarihli 7593 sayılı Kanun bu alanda iki yeni düzenleme getirmiştir. Birincisi, 6136 sayılı Kanun’a eklenen 13/A maddesidir: ateşli silahı dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı muhafaza ederek çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. İkincisi, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na eklenen 43/C maddesidir: 6136 kapsamı dışındaki her tür bıçak ve kesici, delici veya bereleyici aletin onsekiz yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması yasaktır; aykırılığa beşbin Türk Lirası, sayı veya nitelik bakımından vahim hâllerde onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Maddenin satış ve sergileme yasağını düzenleyen (a) bendi 01.12.2026’da, çocuklara yönelik yasağı düzenleyen (b) bendi ise yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Basın ve Yayın Yolu ile İşleme (m.6/1-g)

Madde bu kavramı her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar olarak tanımlar. Kapsam 5187 sayılı Basın Kanunu’ndaki basılı eser tanımından geniştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, kitle iletişim araçlarını belirsiz kişilerin ulaşabileceği, kitlesel ölçekte ileti dağıtabilen araçlar olarak tanımlamış; radyo, televizyon, gazete ve internetin bu kapsamda olduğunu, bireysel iletişim araçlarının ise dışarıda kaldığını belirtmiştir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/20641, K. 2020/12046, T. 15.10.2020). Bir kişinin fotoğrafını internet üzerinden belirsiz sayıda kişinin bilgisine sunan sanığın eylemi de basın ve yayın yoluyla işlenmiş sayılmıştır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/27724, K. 2014/16601, T. 07.07.2014).

Pratik ölçüt, paylaşımın kime ulaştığıdır. Birebir yazışma bireysel iletişimdir; herkese açık bir hesapta, sayfada veya sitede yapılan paylaşım ise kitle iletişimi olarak değerlendirilebilir. Güncel hükümlerde bu bent özellikle TCK m.134/2’de (özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması) karşımıza çıkar. Hakaretin alenen işlenmesinde ise TCK m.125/4 uyarınca ceza altıda biri oranında artırılır; bu, basın ve yayın yolundan ayrı bir artırımdır ve aleniyet için olay yerinde başkalarının bulunması yetmez, hakaretin belirsiz sayıda kişinin algılayabileceği bir ortamda işlenmesi gerekir. Yargıtay, apartman içinde gerçekleşen hakarette aleniyeti kabul etmemiştir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/21701, K. 2022/21512, T. 02.11.2022).

İtiyadi Suçlu, Suçu Meslek Edinen Kişi ve Örgüt Mensubu Suçlu

Üç kavramın ortak noktası TCK m.58/9’dur: bu kişiler hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Üçü de dosyada çoğu kez “soyut” biçimde kabul edildiği için bozma sebebidir.

İtiyadi suçlu (m.6/1-h)

Kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişidir. Yargıtay, hangi suçu veya suçları bir yıl içinde ikiden fazla işlediği açıklanmadan, genel ifadelerle itiyadi suçlu kabulü yapılamayacağını belirtir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/49528, K. 2019/5907, T. 02.04.2019); aynı doğrultuda hangi tarihlerde üç kez hangi suçların işlendiğinin gösterilmesi gerekir (Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2014/35959, K. 2016/206, T. 12.01.2016). Yargıtay 6. Ceza Dairesi ayrıca aynı türden kasıtlı suçların bir yıl içinde en az üç kez işlenmesini ve ilk iki suçun kesinleşmesini aramıştır (Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2014/6809, K. 2014/7887, T. 14.04.2014). Bir yıl içinde üç dava açılması tek başına yetmez.

Suçu meslek edinen kişi (m.6/1-i)

Kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişidir. Ceza Genel Kurulu, başka kazanç kaynağı bulunsa bile kazanç sağlamak için her türlü suçu işleyen kişinin bu sıfatı taşıyabileceğini; mahkemenin sanığın yaşam tarzı, faaliyetleri, sosyal ve ekonomik durumunu araştırması gerektiğini, buna karşılık aynı suçtan önceden kesinleşmiş mahkûmiyet şartı bulunmadığını belirtmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/399, K. 2014/58, T. 11.02.2014; ayrıca E. 2017/888, K. 2018/235, T. 22.05.2018). Öte yandan çiftçi olduğu tespit edilen sanığın geçimini suçtan nasıl sağladığı tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıklanmadan bu sıfatın kabulü bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/8842, K. 2013/18268, T. 09.09.2013). Sırf sabıka kaydındaki suçların çokluğuna dayanmak da yetmez (Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/9388, K. 2013/9229, T. 29.04.2013).

Örgüt mensubu suçlu (m.6/1-j)

Bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişidir. Kanun metninin son kısmı sık atlanır: örgüt üyesi olmayan kişi de örgüt adına suç işlerse bu tanıma girer. Buna karşılık örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadan örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi örgüt mensubu suçlu sayılmaz ve hakkında 58/9 uygulanamaz (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/5848, K. 2018/8747, T. 26.09.2018). Bu ayrım, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesiyle de uyumludur: kimse başkasının fiilinden sorumlu tutulamayacağından, örgüt mensubu suçlu nitelendirmesi kişinin kendi fiiline ve örgütle somut bağına dayanmalıdır.

Savunmada TCK m.6 Kontrol Listesi

İddianameyi okurken nitelikli hâllerin her birine tanım üzerinden bakıyorum. Bu soruların cevabı çoğu zaman dosyanın cezasını değiştirir.

TanımSorulacak soruBakılacak delil
SilahNesne ele geçti mi, fiilen kullanıldı mı, tokat veya yumruktan öte zarar ve avantaj sağladı mı?El koyma tutanağı, adlî rapor, kamera, tanık
Gece vaktiOlay saati, o gün ve o yer için güneşin batış-doğuş saatine göre gece diliminde mi?UYAP çizelgesi, kamera saat sapması, tutanak saati
Kamu görevlisiYapılan iş kamusal faaliyet mi, suç görevinden dolayı mı işlendi?Atama veya görevlendirme belgesi, kurum yazısı
ÇocukFiil anında kaç yaşındaydı; 12, 15, 18 sınırlarından hangisine denk geliyor?Nüfus kaydı, Adli Tıp yaş tespiti
İtiyadi suçlu, meslek edinenHangi suçlar, hangi tarihlerde, hangi kararlar kesinleşti; geçim kaynağı gerçekten suç mu?Adlî sicil, UYAP kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması
Örgüt mensubu suçluÜyelik veya örgüt adına eylem mi var, yoksa yalnızca yardım mı?İddianame kurgusu, iletişim ve talimat delilleri
Basın ve yayın yoluPaylaşım belirsiz sayıda kişiye ulaşıyor mu, yoksa bireysel iletişim mi?Ekran görüntüsü, hesap veya grup erişim ayarları

TCK m.6 tanımlarında sık görülen bozma nedenleri

  • Gece vakti kabulünün dayanağı olan güneş doğuş-batış çizelgesinin karar yerinde gösterilmemesi (Yargıtay 2. CD, E. 2020/14210, K. 2021/15984).
  • Ele geçmeyen ve niteliği belirlenemeyen aletin silah kabul edilmesi (Yargıtay 15. CD, E. 2014/18377, K. 2015/26006).
  • Mağdurun kamu görevlisi olup olmadığı belgelenmeden TCK m.125/3-a uygulanması (Yargıtay 4. CD, E. 2024/5309, K. 2026/6758).
  • İtiyadi suçlu veya suçu meslek edinen kişi kabulünün hangi suçlar ve tarihler gösterilmeden soyut biçimde yapılması (Yargıtay 4. CD, E. 2014/49528, K. 2019/5907).
  • Örgüte yalnızca yardım eden kişi hakkında TCK m.58/9’un uygulanması (Yargıtay 12. CD, E. 2018/5848, K. 2018/8747).
  • Mağdurun yaşında tereddüt varken yaş tespiti yaptırılmadan suçun nitelendirilmesi (Yargıtay 9. CD, E. 2021/21407, K. 2023/67).

İstanbul’da, özellikle Bakırköy Adliyesi’nde görülen ceza dosyalarında nitelikli hâl itirazlarının iddianame aşamasında ve ilk derece yargılamasında yapılması, cezanın istinafa taşınmadan düzeltilmesini sağlayabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

TCK tanımlar maddesi (madde 6) neyi düzenler?

TCK madde 6, ceza kanunlarının uygulanmasında kullanılan on temel kavramı tanımlar. Vatandaş, çocuk, kamu görevlisi, yargı görevi yapan, gece vakti, silah, basın ve yayın yolu ile, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu bu kavramlardır; mahkeme nitelikli hâllerde bu tanımlara başvurur.

TCK madde 6’da kaç tanım vardır?

Madde 6/1’de a’dan j’ye kadar on bent bulunur. Konsolide metinde (h) itiyadi suçlu, (i) suçu meslek edinen kişi ve (j) örgüt mensubu suçlu tanımlarıdır; ilk yedi bent ise vatandaştan basın ve yayın yoluna kadar olan kavramları kapsar.

TCK’ya göre çocuk kimdir?

TCK m.6/1-b’ye göre çocuk, henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişidir. Failin ceza sorumluluğu ise m.31’e göre yaşa bağlıdır: oniki yaşından küçüklerin sorumluluğu yoktur, 12–15 yaş grubunda algılama yeteneğine göre değerlendirilir, 15–18 yaş grubunda indirimli ceza uygulanır.

TCK 6’ya göre kamu görevlisi kimdir?

Kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi kamu görevlisidir. Ölçüt memur olmak değil, yapılan işin kamusal faaliyet olmasıdır; Yargıtay bu faaliyeti kamu adına yürütülen, siyasal karara dayanan ve kamu gücü kullanılarak yapılan hizmet olarak anlar.

Tanık, bilirkişi, avukat ve noter kamu görevlisi sayılır mı?

Evet; madde gerekçesine göre avukat ve noter mesleklerini icra ederken, bilirkişi, tercüman ve tanık da görevlendirilmeleri kapsamında kamu görevlisidir ve Ceza Genel Kurulu bu görüşü benimsemektedir. Yalnızca bilgi veya belge talebine muhatap olan özel kişi ve kuruluşlar ise kamu görevlisi sayılmaz.

Kamu kurumunda hizmet alım şirketi üzerinden çalışan kişi kamu görevlisi midir?

Hayır; madde gerekçesine göre kamusal faaliyetin ihaleye dayalı olarak özel hukuk kişilerince üstlenilmesi hâlinde bu kişiler kamu görevlisi sayılmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026’da hizmet alımıyla çalışan şirket personeline karşı işlenen hakarette bu gerekçeyle TCK m.125/3-a’nın uygulanamayacağını kabul etmiştir.

Kayyım veya site yöneticisi kamu görevlisi midir?

Hayır; Yargıtay, kamusal faaliyet yürütmediği gerekçesiyle kayyımı ve site yöneticisini kamu görevlisi saymamıştır. Bu nedenle bu kişilerin eylemleri zimmet veya görevi kötüye kullanma değil, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma gibi suçlar bakımından değerlendirilir.

Gece vakti kaçta başlar ve nasıl hesaplanır?

Gece vakti sabit bir saat değildir; güneşin batmasından bir saat sonra başlar, doğmasından bir saat öncesine kadar sürer. Hesap, olayın yeri ve tarihi için UYAP’taki güneş doğuş-batış çizelgesine göre yapılır; örneğin güneş 18.18’de batıyorsa gece 19.18’de başlar.

Gece vakti hırsızlıkta ceza ne kadar artar?

TCK m.143 uyarınca hırsızlığın gece vakti işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Hükümdeki oran 2014’te 6545 sayılı Kanunla “üçte birine kadar”dan “yarı oranında”ya çıkarılmıştır; olay saati çizelgeye göre gündüz diliminde kalıyorsa artırım yapılamaz.

TCK’ya göre hangi nesneler silah sayılır?

Ateşli silahlar, patlayıcılar, kesici-delici-bereleyici aletler ve saldırı veya savunmada fiilen kullanılmaya elverişli diğer her şey silah sayılır. Ceza Genel Kurulu’na göre tokat veya yumruktan öte zarar doğuran, faile avantaj sağlayan ve etkin kullanılan her nesne, yapısı ve kullanılış biçimiyle birlikte değerlendirilerek silah kabul edilir.

Sopa, şişe ve benzeri günlük nesneler silah sayılır mı?

Kullanılış biçimine bağlıdır. Yargıtay sopayı, kırık bira şişesini ve koltuk değneğini silah saymış; su dolu pet şişeyi ise tokat veya yumruktan öte zarar doğurmadığı ve etkin kullanılmadığı için silah saymamıştır. Alet ele geçmemişse silah niteliği ayrıca belirlenemeyeceğinden aleyhe kabul edilemez.

Bıçak her zaman silah mıdır?

TCK anlamında suçta kullanılan kesici, delici veya bereleyici alet silahtır; ancak bıçağı bulundurmanın yasak olup olmadığı 6136 sayılı Kanun’a göre ayrıca belirlenir. 7593 sayılı Kanun’la Kabahatler Kanunu’na eklenen 43/C maddesi, 6136 kapsamı dışındaki bıçakların onsekiz yaşından küçük çocuklara satışını ve çocukların bunları satın almasını ya da taşımasını yasaklamıştır.

Sosyal medya paylaşımı basın ve yayın yoluyla işlenmiş sayılır mı?

Herkese açık, belirsiz sayıda kişiye ulaşan internet yayını kitle iletişim aracı sayılabilir; bireysel iletişim araçları ise bu kapsamın dışındadır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi internetin kitle iletişim aracı olduğunu kabul etmiş, bireysel iletişim araçlarını kapsam dışında bırakmıştır.

İtiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu arasındaki fark nedir?

İtiyadi suçlu, bir yıl içinde farklı zamanlarda kasıtlı suçu ikiden fazla işleyen kişidir; suçu meslek edinen, geçimini kısmen de olsa suçtan sağlamaya alışmış kişidir; örgüt mensubu suçlu ise örgütü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına suç işleyen kişidir. Üçü için de TCK m.58/9 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve infaz sonrası denetimli serbestlik uygulanır.

7593 sayılı Kanun TCK’da çocuklar bakımından neyi değiştirdi?

18.08.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7593 sayılı Kanun, TCK m.31’in ikinci ve üçüncü fıkralarındaki ceza aralıklarını yükseltmiş (örneğin 15–18 yaş grubunda ağırlaştırılmış müebbet için 19–27 yıl) ve kasten öldürme ile ağırlaşmış yaralama suçları için indirimlerin uygulanmayabileceğini düzenleyen dördüncü fıkrayı eklemiştir. Suç tarihi önceyse lehe kanun karşılaştırması yapılır.

TCK madde 6 tanımları özel kanunlardaki suçlarda da geçerli midir?

Evet; TCK m.5 uyarınca Kanunun genel hükümleri özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır. Bu nedenle silah, kamu görevlisi veya gece vakti gibi tanımlar, ilgili özel kanunda ayrı bir tanım yoksa aynı anlamla kullanılır.

Sonuç

TCK tanımlar listesi (madde 6) ilk bakışta kuru bir sözlük gibi görünür; dosyada ise her bent somut bir ceza farkına denk gelir. Bir nesnenin silah sayılması silahla kasten yaralamada cezayı yarı oranında artırır, gece vaktinin bir saat kayması hırsızlıkta artırımı ortadan kaldırabilir, karşı tarafın kamu görevlisi ya da avukat olması cezanın alt sınırını değiştirir, sanığın yaşı ise ceza sorumluluğunun varlığını belirler. 2026’da çocuk ceza sorumluluğuna ilişkin yeni düzenleme de bu tanımların güncel metinle okunmasını zorunlu kılmaktadır.

Nitelikli hâl nitelendirmesinin dosyanızda doğru yapılıp yapılmadığını denetlemek için TCK’daki kanuni tanımlar konusunda ceza avukatı desteği almanız, hak kayıplarını önlemek açısından belirleyici olacaktır. Dosya bilgilerinizi gizlilik çerçevesinde paylaşarak durumunuzu netleştirebilirsiniz.

Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmış olup 08.10.2026 tarihli mevzuat ve içtihat taramasına göre güncellenmiştir.

Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul