Halka arz hazırlığı, bir şirketin izahname başvurusundan önce tamamlaması gereken hukuki ve kurumsal dönüşüm sürecidir; kayıtlı sermaye sistemine geçiş, esas sözleşme değişiklikleri, kurumsal yönetim yapılanması ve danışman seçimini kapsar. Uygulamada halka arz danışmanlığı çoğunlukla finansal ve stratejik bir hizmet olarak sunulsa da, hazırlık sürecinin büyük kısmı doğrudan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) ve Türk Ticaret Kanunu’ndan (TTK) kaynaklanan, hatalı yürütüldüğünde SPK’nın reddiyle veya danışmanlık sözleşmesi uyuşmazlıklarıyla sonuçlanabilen hukuki adımlardır.
Halka Arza Hazırlıkta Temel Aşamalar
Halka arz hazırlığının sırası ve kapsamı, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08.05.2026 tarihli, E.2024/570 K.2026/399 sayılı kararında bilirkişi heyetince somut biçimde ortaya konmuştur. Bir halka arz danışmanlık ücreti uyuşmazlığında mahkemeye sunulan bilirkişi raporu, halka arz sürecinin başlaması için tamamlanması gereken hazırlık aşamalarını şu şekilde sıralamıştır:
- Şirket içi çalışma grubunun oluşturulması,
- Aracı kuruluş seçimi ve piyasa danışmanlığı anlaşmasının yapılması,
- Finansal tabloların hazırlanması ve bağımsız denetim çalışmasının başlatılması,
- Esas sözleşme tadili için genel kurul kararı alınması,
- İzahname hazırlığı ve fiyat belirleme çalışmasının yapılması.
Kararda, davacı danışman şirketin bu aşamaların hiçbirini tamamlayan bir belge sunamadığı, dolayısıyla borsaya ve SPK’ya başvuru öncesi hazırlıkların yapılmadığı ve halka arz sürecine hiç geçilemediği tespit edilmiştir. Bu içtihat, “halka arz hazırlığı” kavramının soyut bir danışmanlık faaliyeti değil, mahkemece de kabul edilen somut ve denetlenebilir aşamalardan oluştuğunu göstermesi bakımından önemlidir; bir danışmanlık ilişkisinin ücrete hak kazanıp kazanmadığı da bu aşamaların fiilen tamamlanıp tamamlanmadığına bağlı olabilmektedir.
Kayıtlı Sermaye Sistemine Geçiş
Kayıtlı sermaye sistemi, halka arza hazırlanan şirketler için neredeyse standart bir tercih hâline gelmiştir; çünkü bu sistemde yönetim kurulu, TTK’nın esas sermayenin artırılmasına ilişkin hükümlerine (genel kurul kararı, tescil süreleri gibi) bağlı kalmaksızın, esas sözleşmede belirlenen tavana kadar sermaye artırabilir (m.18/2). Ancak bu geçiş kendiliğinden olmaz: SPK’nın izni şarttır ve bu izin her zaman verilmeyebilir. Danıştay 13. Dairesi’nin 25.10.2021 tarihli, E.2021/3662 K.2021/3514 sayılı kararına konu olayda, bir şirketin 100.000.000 TL kayıtlı sermaye tavanıyla sisteme geçiş ve esas sözleşmenin sermaye piyasası mevzuatına uygun hâle getirilmesi talebi SPK tarafından reddedilmiş ve bu ret kararının iptali dava konusu edilmiştir. Bu örnek, kayıtlı sermaye sistemine geçişin otomatik bir işlem olmadığını, SPK’nın somut başvuruyu inceleyip reddedebileceğini göstermektedir.
Yönetim Kurulunun Sermaye Artırma Yetkisi ve Sınırları
SPKn m.18/2 uyarınca, kayıtlı sermaye tavanına kadar sermaye artırma yetkisi genel kurul tarafından yönetim kuruluna en çok beş yıl süreyle verilebilir; bu süre, azami beş yıllık dönemler hâlinde genel kurul kararıyla uzatılabilir. Bu yetkinin kullanımına ilişkin önemli sınırlar da vardır:
- Pay bedellerinin tam ödenmesi şartı (m.18/3): Çıkarılan paylar tamamen satılıp bedelleri ödenmedikçe veya satılamayan paylar iptal edilmedikçe yeni pay çıkarılamaz.
- İmtiyazlı pay sahipleri özel kurulu onayı (m.18/4): İmtiyazlı payların bulunduğu hâllerde, kayıtlı sermaye sistemine ilişkin esas sözleşme değişikliği genel kurul kararları, imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunca TTK m.454’teki esaslara göre onaylanır; ancak tavan dâhilindeki olağan sermaye artırımlarında bu onay aranmaz.
- Ek esas sözleşme yetkisi şartı (m.18/5): Yönetim kurulunun imtiyazlı veya nominal değerin üzerinde/altında pay çıkarması ya da yeni pay alma haklarını sınırlandırması için esas sözleşmede ayrıca yetkilendirilmiş olması gerekir; bu yetki pay sahipleri arasında eşitsizliğe yol açacak şekilde kullanılamaz.
- Dönüştürülebilir araç sınırı (m.18/9): Pay ile değiştirilebilir tahvil veya paya dönüştürülebilir türev araç çıkarılması hâlinde, dönüştürme sonucu verilecek paylarla mevcut çıkarılmış sermayenin toplamı kayıtlı sermaye tavanını aşamaz.
Yönetim Kurulu Kararlarına Karşı İptal Davası
Bu hüküm, kayıtlı sermaye sisteminde sermaye artırımı kararlarının klasik genel kurul kararlarından farklı bir denetim yoluna tabi olduğunu gösterir: karar yönetim kurulundan çıksa da, iptal davası TTK’nın genel kurul kararlarının iptaline ilişkin usulüyle (ve otuz günlük hak düşürücü süreyle) açılır. Sermaye artırımının usulüne uygun tamamlanmasından sonra, çıkarılmış sermayeyi gösteren esas sözleşme maddesinin yeni şekli yönetim kurulunca tescil ve ilan ettirilir (m.18/7) ve alınan kararlar Kurulca belirlenecek şekilde kamuya duyurulur (m.18/8). Sisteme giriş kadar, sistemden çıkış da Kurul denetimindedir: halka açık ortaklıkların kayıtlı sermaye sisteminden çıkma, Kurulca bu sistemden çıkarılma ve şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin usul ve esaslar da Kurulca belirlenir (m.18/10); bu hüküm, daha önce TTK uyarınca sisteme geçmiş olup sonradan halka açık hâle gelen ortaklıklar için de geçerlidir.
Esas Sözleşme Değişikliği ve Tescil Süreci
Kayıtlı sermaye sistemine geçiş ve sonraki sermaye artırımları, yalnızca SPKn m.18 ile değil, SPK’nın Kayıtlı Sermaye Sistemi Tebliği’yle (II-18.1) de somutlaştırılmıştır. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24.01.2024 tarihli, E.2023/210 K.2024/46 sayılı kararında aktarıldığı üzere, Tebliğ m.12 uyarınca kayıtlı sermaye tavanının artırılması, izin süresinin uzatılması ve sermaye artırımına ilişkin yönetim kurulu kararları özel durum açıklamasıyla kamuya duyurulur; bu kararlar alındığı tarihten itibaren on iş günü içinde ticaret siciline tescil ettirilir. Sermaye artırımı mevzuata uygun tamamlandıktan sonra, artırımın tamamlandığına ilişkin yönetim kurulu kararıyla Kurula başvurulur; esas sözleşmenin sermayeye ilişkin maddesinin yeni şekli hakkında Kuruldan uygun görüş alınmasının ardından, ilgili madde yönetim kurulunca on gün içinde ticaret siciline tescil ettirilir. Aynı kararda, TTK m.456/2-3’ün de kayıtlı sermaye sisteminde artırıma yönetim kurulunun karar verdiğini ve esas sözleşme değişikliklerinin gerekli hâllerde ilgili bakanlıkça onaylanması gerektiğini teyit ettiği vurgulanmıştır.
Kurumsal Yönetim Hazırlığı
Halka arz hazırlığının bir diğer boyutu, şirketin kurumsal yönetim yapısını SPK’nın halka açık ortaklıklar için öngördüğü esaslara uyarlamasıdır. SPKn m.17/1 uyarınca kurumsal yönetim ilkelerinin içeriği, kurumsal yönetim uyum raporları ve bağımsız yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir; Kurul bu yetkisini halka açık şirketler arasında haksız rekabete yol açmayacak ve eşit koşullardaki şirketlere eşit kuralların uygulanmasını sağlayacak şekilde kullanır. Payları borsada işlem gören halka açık ortaklıklar için Kurul, kurumsal yönetim ilkelerine kısmen veya tamamen uyumu zorunlu tutabilir ve uyulmaması hâlinde resen işlem yapma, ihtiyati tedbir isteme ve dava açma yetkisine sahiptir (m.17/2).
Halka arza hazırlanan şirketler açısından özellikle önemli olan, ilişkili taraf işlemlerine ilişkin kuraldır (m.17/3): Kurulca belirlenecek nitelikteki ilişkili taraf işlemlerine başlanmadan önce, işlemin esaslarını belirleyen bir yönetim kurulu kararı alınması ve bu kararın uygulanabilmesi için bağımsız yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun onayı aranması zorunludur. Bağımsız üyelerin çoğunluğu onaylamazsa, işlem kamuya duyurulur ve genel kurul onayına sunulur; bu genel kurulda işlemin tarafları ve ilişkili kişileri oy kullanamaz, toplantı nisabı aranmaz ve karar basit çoğunlukla alınır. Bu esaslara aykırı alınan yönetim kurulu ve genel kurul kararları geçerli sayılmaz. Halka arz öncesi dönemde kurucu ortaklarla şirket arasındaki mevcut ticari ilişkilerin (kira, hizmet, borç ilişkileri gibi) bu çerçeveye uygun hâle getirilmesi, hazırlık sürecinin ihmal edilmemesi gereken bir parçasıdır.
Danışmanlık Sözleşmelerinde Ücret ve Başarı Primi Riski
Halka arz hazırlığı, şirketin kendi iç işlemlerinin ötesinde, aracı kurum, bağımsız denetim şirketi, değerleme kuruluşu ve bağımsız hukukçu raporu hazırlayan avukatlık ortaklığıyla kurulan çok taraflı bir danışmanlık ağını da içerir. Bu ilişkiler, uygulamada önemli bir uyuşmazlık kaynağıdır. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 13.06.2024 tarihli, E.2024/427 K.2024/363 sayılı kararına konu olayda, SPK’da yıllarca çalışmış bir kişinin kurduğu danışmanlık şirketi, halka açılma yolundaki yapısal değişim sürecinin yönetilmesi karşılığında danışmanlık ücreti talep etmiş; aynı mahkemenin 12.06.2024 tarihli, E.2023/955 K.2024/346 sayılı başka bir kararında ise halka arzı tamamlanmış bir şirkette görev alan kişilerin, süreçteki katkıları nedeniyle “başarı primi” talep ettiği, ancak böyle bir ödemeyi öngören yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı bir uyuşmazlık görülmüştür.
Bu örnekler, halka arz sürecine dâhil olan danışmanlarla (özellikle SPK nezdinde tecrübeli kişi veya şirketlerle) kurulan ilişkilerde, ücretin sabit mi yoksa halka arzın başarıyla tamamlanmasına bağlı bir “başarı primi” mi olduğunun, bu primin hangi ölçütle (halka arz büyüklüğü, hisse başına fiyat, zamanlama gibi) hesaplanacağının yazılı ve açık biçimde sözleşmeye bağlanmasının önemini göstermektedir. Yazılı ve net bir ücretlendirme hükmü bulunmayan danışmanlık ilişkileri, halka arz başarıyla tamamlansa dahi sonradan ciddi ihtilaflara yol açabilmektedir.
Görevli Mahkeme
Kayıtlı sermaye sistemine geçiş başvurusunun SPK tarafından reddine karşı idare mahkemelerinde ve Danıştay’da iptal davası açılabilir. Yönetim kurulunun sermaye artırma yetkisini kullanarak aldığı kararlara karşı iptal davası ile danışmanlık sözleşmelerinden doğan ücret ve başarı primi uyuşmazlıkları ise asliye ticaret mahkemelerinde görülür.
Sıkça Sorulan Sorular
Halka arz hazırlığı hangi aşamalardan oluşur?
Yargı uygulamasında kabul edilen sıralamaya göre: şirket içi çalışma grubunun oluşturulması, aracı kuruluş seçimi, finansal tabloların hazırlanması ve bağımsız denetim, esas sözleşme tadili için genel kurul kararı alınması ve izahname hazırlığı ile fiyat belirleme çalışması.
Kayıtlı sermaye sistemine geçmek zorunlu mudur?
Hayır, ancak halka açık ortaklıklar ile halka arz için Kurula başvurmuş ortaklıklar, Kuruldan izin almak şartıyla bu sistemi kabul edebilir; sistem, yönetim kuruluna TTK’nın genel sermaye artırım usulüne bağlı kalmaksızın sermaye artırma esnekliği sağlar.
Kayıtlı sermaye sistemine geçiş başvurusu reddedilebilir mi?
Evet. SPK, somut başvuruyu inceleyip reddedebilir; ret kararına karşı idare mahkemelerinde iptal davası açılabilir.
Yönetim kurulunun sermaye artırma yetkisi ne kadar sürelidir?
Genel kurul bu yetkiyi en çok beş yıl süreyle verebilir; süre, azami beş yıllık dönemler hâlinde genel kurul kararıyla uzatılabilir.
Kayıtlı sermaye sisteminde sermaye artırım kararına karşı nasıl dava açılır?
Yönetim kurulu üyeleri veya hakları ihlal edilen pay sahipleri, TTK’nın genel kurul kararlarının iptaline ilişkin usulüyle, kararın ilanından itibaren otuz gün içinde ortaklık merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde iptal davası açabilir.
Esas sözleşme değişikliği ne kadar sürede tescil edilmelidir?
Sermaye artırımına ilişkin yönetim kurulu kararları alındığı tarihten itibaren on iş günü içinde; esas sözleşmenin sermayeye ilişkin maddesinin yeni şekli ise Kuruldan uygun görüş alınmasından sonra on gün içinde ticaret siciline tescil ettirilir.
Halka arza hazırlanan şirketin ilişkili taraf işlemleri nasıl onaylanır?
Kurulca belirlenen nitelikteki ilişkili taraf işlemlerine başlamadan önce bir yönetim kurulu kararı alınması ve bu kararın bağımsız yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunca onaylanması gerekir; onaylanmazsa işlem kamuya duyurulup genel kurula sunulur.
Halka arz danışmanlık ücretleri nasıl belirlenir?
Sabit ücret veya halka arzın başarıyla tamamlanmasına bağlı bir “başarı primi” şeklinde kararlaştırılabilir; ancak primin hesaplama ölçütünün yazılı ve açık biçimde sözleşmeye bağlanmaması, halka arz tamamlansa dahi ciddi ücret uyuşmazlıklarına yol açabilmektedir.
Danışmanlık sözleşmesi olmadan verilen halka arz desteği için ücret talep edilebilir mi?
Somut olayın koşullarına bağlıdır; ancak yargı uygulaması, hazırlık aşamalarının fiilen tamamlandığının ve danışmanlık ilişkisinin kapsamının ispatlanmasını aramaktadır — yazılı sözleşme bulunmaması ispat yükünü ağırlaştırır.
Sonuç
Halka arz hazırlığı, yalnızca finansal bir proje yönetimi süreci değil; kayıtlı sermaye sistemine geçiş, esas sözleşme değişiklikleri, kurumsal yönetim uyumu ve danışmanlık ilişkilerinin hukuki çerçevesini kapsayan çok boyutlu bir hukuki süreçtir. Bu aşamaların herhangi birinde yapılan hata — SPK’nın kayıtlı sermaye sistemi başvurusunu reddetmesinden, ilişkili taraf işlemlerinin usulüne uygun onaylanmamasına, danışmanlık ücretinin yazılı olarak netleştirilmemesine kadar — halka arz sürecini geciktirebilir veya sonradan ciddi uyuşmazlıklara yol açabilir. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak, halka arz hazırlığının her aşamasında sermaye piyasası avukatı olarak müvekkillerimize hukuki danışmanlık sunmaktayız.
Hazırlık sürecinin sonunda gelen izahname hazırlığı ve onay süreci halka arz başlıklı yazımızda, izahnamenin içeriği ve türleri izahname başlıklı yazımızda, izahname onayının aşamaları ve süreleri halka arz onay süreci başlıklı yazımızda ele alınmaktadır.
Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu — Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul