Bağımsız denetim kuruluşlarının yetkilendirilmesi sermaye piyasasında iki aşamalıdır: kuruluş önce Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan (KGK) yetki alır, ardından Sermaye Piyasası Kurulunun aradığı ilave şartları sağlayarak SPK listesine girer; derecelendirme ve değerleme kuruluşları ise doğrudan SPK tarafından yetkilendirilir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 62 nci maddesi bu yetkilendirme, listeye alma ve listeden çıkarma rejimini; 64 üncü maddesi ise denetçilerin Kurula derhâl bildirmek zorunda olduğu durumları ve bu bildirimin sağladığı sorumsuzluk güvencesini düzenler. Bu makalede KGK ile SPK arasındaki ikili yetkilendirme yapısı, listeden çıkarma kararları ve bunlara karşı dava yolu, derecelendirme ve değerleme kuruluşlarının lisanslanması ve bildirim yükümlülüğünün kapsamı ele alınmaktadır.
Bağımsız Denetim Kuruluşları Sermaye Piyasasında Nasıl Yetkilendirilir?
Madde 62/1 – Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşlarından bu Kanun uyarınca bağımsız denetim faaliyetinde bulunacaklardan istenilecek ilave şartlar Kurul tarafından belirlenir ve bu şartları haiz bağımsız denetim kuruluşlarına ilişkin liste kamuoyuna açıklanır. Kurul, listede yer alan bağımsız denetim kuruluşlarının bu Kanun kapsamındaki bağımsız denetim faaliyetlerine ilişkin yapacağı kalite kontrol ve denetim çalışmaları neticesinde standart ve mevzuata aykırılıkları tespit edilenleri listeden çıkarmaya yetkilidir. Kurul, yapacağı kalite kontrol ve denetim çalışmalarının sonuçlarını Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumuna bildirir.
Bir bağımsız denetim kuruluşunun halka açık şirketler, aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri gibi sermaye piyasası kurumlarında denetim yapabilmesi iki aşamalı bir yetkilendirmeye bağlıdır. İlk aşamada kuruluş, KGK tarafından 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Bağımsız Denetim Yönetmeliği çerçevesinde genel olarak bağımsız denetim yapmaya yetkilendirilir. İkinci aşamada, KGK yetkisine sahip kuruluşlardan sermaye piyasası mevzuatı kapsamında denetim yapmak isteyenlerden SPK ilave şartlar arar; bu şartları taşıyanlar SPK tarafından ayrı bir listeye alınır ve liste kamuoyuna açıklanır. KGK yetkisine sahip olmak tek başına sermaye piyasası mevzuatı kapsamında denetim yapma hakkı vermez; SPK listesinde yer almak da gerekir. İki kurum arasındaki bağ da kanunla kurulmuştur: SPK, kalite kontrol ve denetim çalışmalarının sonuçlarını KGK’ya bildirir.
SPK Bağımsız Denetim Kuruluşunu Listeden Nasıl ve Ne Zaman Çıkarır?
SPK, listedeki bağımsız denetim kuruluşlarının sermaye piyasası mevzuatı kapsamındaki faaliyetlerine ilişkin düzenli kalite kontrol ve denetim çalışmaları yürütür; bu çalışmalar sonucunda denetim standartlarına veya mevzuata aykırılık tespit edilen kuruluşları listeden çıkarmaya yetkilidir. Uygulamada bu yetki çoğu zaman kuruluşun tamamen listeden çıkarılması yerine, sorumlu denetçi hakkında belirli bir süre faaliyet yasağı veya faaliyet izninin askıya alınması şeklinde kullanılmaktadır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.03.2022 tarihli, E. 2020/2800, K. 2022/1061 sayılı kararında, stokların denetiminde uygun bağımsız denetim tekniklerinin kullanılmaması ve mesleki özen ile güvenilirlik ilkelerine uyulmaması nedeniyle sorumlu denetçinin sermaye piyasasında bağımsız denetim faaliyetinde bulunmasının iki yıl süreyle yasaklanmasına ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararı hukuka uygun bulunmuştur. Danıştay 13. Dairesinin 30.03.2022 tarihli, E. 2022/583, K. 2022/1313 sayılı kararında da kalite güvence sistemi incelemesinde mevzuata aykırılık tespit edilen sorumlu denetçinin faaliyet izninin iki yıl süreyle askıya alınmasına karar verilmiştir. Bu yaptırımlar SPK’nın bireysel idari işlemleri olduğundan, bunlara karşı tebliğden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir; dava yolu ve yürütmenin durdurulması hakkında SPK kararlarına karşı yargı yolu yazımıza bakabilirsiniz.
Derecelendirme ve Değerleme Kuruluşları Nasıl Yetkilendirilir?
Madde 62/2 – Kurul, bu Kanun hükümlerine tabi kuruluşların bilgi sistemleri denetimi, derecelendirme ve değerleme faaliyetlerinin güvenli ve bağımsız şekilde yürütülmesi ve bunu teminen kalite güvence sistemlerinin oluşturulması ile kamu yararını da gözetmek suretiyle uluslararası standartlara uyumunun sağlanması amacıyla düzenleme, gözetim ve denetim yapar. Bu kuruluşların yetkilendirilmesi, yönetici ve çalışanlarının lisanslanması ve bu kuruluşlar hakkındaki sicil bilgileri ile bu bilgilerin kamuya açıklanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
Bağımsız denetimden farklı olarak derecelendirme ve değerleme kuruluşlarının yetkilendirilmesinde iki aşamalı bir yapı yoktur; bu kuruluşlar doğrudan SPK tarafından yetkilendirilir, listeye alınır ve sicile kaydedilir. Aynı rejim, sermaye piyasası kurumlarında bilgi sistemleri denetimi yapan kuruluşlar için de geçerlidir. Kurul ayrıca bu kuruluşların yönetici ve çalışanlarının, örneğin sorumlu değerleme uzmanlarının lisanslanmasını düzenler; gerekli lisansa sahip olmayan kişilerin bu kuruluşlar adına rapor imzalaması mümkün değildir.
SPK bu kuruluşları da kalite kontrol ve denetime tabi tutar ve mevzuata aykırılık tespit ettiğinde listeden çıkarabilir. Danıştay 13. Dairesinin 24.09.2020 tarihli, E. 2020/1892, K. 2020/2284 sayılı kararına konu olayda, bir şirketin Sermaye Piyasasında Gayrimenkul Değerleme ile Yetkili Kuruluşlar Listesinden çıkarılmasına ilişkin Kurul kararının iptali istenmiştir; derecelendirme ve değerleme kuruluşlarının listeden çıkarılması da bağımsız denetim kuruluşlarındaki gibi idari yargı denetimine tabi bir işlemdir.
Bağımsız Denetim, Derecelendirme ve Değerleme Kuruluşları Arasındaki Fark Nedir?
Bağımsız denetim kuruluşları, işletmelerin finansal tablolarının muhasebe standartlarına ve gerçeğe uygunluğunu inceleyip görüş bildirir. Derecelendirme kuruluşları, bir ihraççının veya sermaye piyasası aracının geri ödeme kabiliyetini ve kredi riskini bağımsız bir notla değerlendirir. Değerleme kuruluşları ise özellikle gayrimenkul değerlemesinde bir varlığın veya şirketin güncel piyasa değerini tespit eder. Kanun bu üç kuruluş türünü, düzenledikleri raporlardaki hatalı bilgilerden doğan hukuki sorumluluk bakımından aynı rejime tabi tutmuştur; ancak yetkilendirme süreçleri farklıdır.
| Kuruluş | Temel işlevi | Yetkilendirme |
|---|---|---|
| Bağımsız denetim kuruluşu | Finansal tabloların doğruluğu hakkında görüş | KGK yetkisi + SPK listesi |
| Derecelendirme kuruluşu | Kredi ve geri ödeme riski notu | Doğrudan SPK |
| Değerleme kuruluşu | Varlığın veya şirketin güncel değeri | Doğrudan SPK |
Bağımsız Denetim Kuruluşlarının Kurula Bildirim Yükümlülüğü Nedir?
Madde 64/1 – Bir yatırım kuruluşunda veya kolektif yatırım kuruluşunda finansal tablo denetimi ya da bu Kanun ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde belirlenen başka bir görevi ifa eden bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız denetçiler, bu şirkette veya bunlarla sermaye ve yönetim açısından ilişkili olan kuruluşlardan biri nezdinde görevlerini yerine getirirken bilgi sahibi olduğu şirketle ilgili olarak; a) Bu Kanun ve ilgili mevzuattaki yetkilendirme ve faaliyet şartlarına ilişkin hükümleri ihlal eden, b) Şirketin faaliyetlerinin sürekli ve düzenli bir şekilde yürütülmesini engelleyebilecek, c) Olumsuz görüş veya görüş bildirmekten kaçınma gerektiren, her türlü durumu Kurula derhâl bildirmekle yükümlüdür.
Bu yükümlülük, bağımsız denetçinin bir yatırım kuruluşu veya yatırım fonu gibi bir kolektif yatırım kuruluşu nezdinde denetim yaparken karşılaştığı ciddi risklerin SPK’ya gecikmeden iletilmesini sağlayan bir erken uyarı mekanizmasıdır. Kanun üç tür durumu bildirim kapsamına almıştır: yetkilendirme ve faaliyet şartlarına ilişkin hükümlerin ihlali, şirketin sürekli ve düzenli faaliyetini tehlikeye atabilecek gelişmeler ve denetçinin olumsuz görüş vermesini ya da görüş bildirmekten kaçınmasını gerektiren durumlar. Bildirim, denetim sözleşmesinin tarafı olan şirketle sınırlı değildir; bu şirketle sermaye ve yönetim açısından ilişkili kuruluşlar nezdinde edinilen bilgileri de kapsar. “Derhâl” ifadesi, bildirimin bir sonraki denetim raporu dönemine bırakılamayacağı, durumun öğrenildiği anda yapılması gerektiği anlamına gelir; bildirimin yapılmaması idari yaptırım sebebidir ve zarar gören yatırımcıların açacağı tazminat davalarında denetçinin kusurunun göstergesi olarak ileri sürülebilir.
Bu yükümlülüğü, bağımsız denetim mevzuatındaki şekli bildirimlerle karıştırmamak gerekir. Örneğin denetim sözleşmelerinin belirli bir süre içinde KGK’ya bildirilmesi, KGK mevzuatından doğan ve ihlali KGK tarafından uyarı gibi yaptırımlara bağlanan ayrı bir yükümlülüktür; 64 üncü madde ise içerik bakımından esaslı risklerin SPK’ya iletilmesini düzenler.
Kurula Yapılan Bildirimin Hukuki Sonuçları Nelerdir?
Madde 64/2 – Bağımsız denetim kuruluşlarınca bu madde kapsamında Kurula yapılan bildirimler, bilginin açıklanmasına ilişkin bir kanun ya da sözleşme hükmünün ihlali anlamına gelmediği gibi, bildirim yapan kişiler bakımından hukuki ve cezai sorumluluk da doğurmaz.
Bu hüküm, bağımsız denetçinin bildirim konusunda tereddüde düşmemesi için tasarlanmış bir sorumsuzluk güvencesidir. Normal şartlarda denetçinin, denetlediği şirketle akdettiği sözleşme veya mesleki gizlilik ilkeleri gereği öğrendiği bilgileri üçüncü kişilerle paylaşması sözleşmeye veya gizlilik yükümlülüğüne aykırılık, hatta ticari sır ihlali olarak değerlendirilebilirdi. Kanun bu riski ortadan kaldırmış; SPK’ya bu madde kapsamında yapılan bildirimin ne gizlilik veya sözleşme ihlali sayılacağını ne de bildirimi yapan denetçi veya kuruluş için hukuki ya da cezai sorumluluk doğuracağını açıkça hükme bağlamıştır. Böylece denetçi, mesleki gizlilik yükümlülüğü ile yatırımcıyı koruma amacı arasında sıkışmadan, kanunda sayılan hâllerde çekinmeden bildirimde bulunabilir. Güvence yalnızca 64 üncü madde kapsamındaki bildirimler içindir; kanunda sayılan durumlarla ilgisi olmayan bilgilerin paylaşılması bu korumadan yararlanmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bir bağımsız denetim kuruluşu sermaye piyasasında denetim yapmak için hangi izinlere ihtiyaç duyar?
Önce KGK’dan genel bağımsız denetim yetkisi almalı, ardından SPK’nın aradığı ilave şartları sağlayarak SPK listesine alınmalıdır.
KGK’dan yetki almak sermaye piyasasında denetim yapmaya yeterli midir?
Hayır; ayrıca SPK’nın belirlediği ilave şartları sağlayıp SPK listesine girmek gerekir.
SPK bir bağımsız denetim kuruluşunu hangi hâllerde listeden çıkarır?
Kalite kontrol ve denetim çalışmaları sonucunda standartlara veya mevzuata aykırılık tespit edilirse kuruluş listeden çıkarılabilir ya da sorumlu denetçinin faaliyeti belirli bir süre askıya alınabilir.
SPK’nın denetim sonuçları KGK ile paylaşılır mı?
Evet; Kanun SPK’nın kalite kontrol ve denetim sonuçlarını KGK’ya bildirmesini öngörmüştür.
Listeden çıkarma kararına karşı dava açılabilir mi?
Evet; bu karar SPK’nın bireysel idari işlemidir ve tebliğden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Derecelendirme ve değerleme kuruluşları da iki aşamalı yetkilendirmeye mi tabidir?
Hayır; bu kuruluşlar doğrudan SPK tarafından yetkilendirilir ve sicile kaydedilir.
Değerleme uzmanlarının lisans alması zorunlu mudur?
Evet; derecelendirme ve değerleme kuruluşlarının yönetici ve çalışanlarının SPK’nın belirlediği esaslara göre lisanslanması gerekir.
Bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları arasındaki temel fark nedir?
Bağımsız denetim finansal tabloların doğruluğunu, derecelendirme kredi ve geri ödeme riskini, değerleme ise bir varlığın veya şirketin güncel değerini inceler.
Bağımsız denetçinin Kurula bildirim yükümlülüğü hangi durumları kapsar?
Yetkilendirme ve faaliyet şartlarının ihlali, şirketin sürekli ve düzenli faaliyetini tehlikeye atabilecek durumlar ve olumsuz görüş ya da görüş bildirmekten kaçınma gerektiren hâller kapsamdadır.
Bildirim yükümlülüğü yalnızca denetlenen şirketle mi sınırlıdır?
Hayır; denetlenen şirketle sermaye ve yönetim açısından ilişkili kuruluşlar nezdinde edinilen bilgiler de kapsama girer.
Bildirim ne zaman yapılmalıdır?
Kanun “derhâl” bildirim öngördüğünden, durum öğrenildiği anda yapılmalı ve bir sonraki rapor dönemine bırakılmamalıdır.
SPK’ya yapılan bildirim denetçinin gizlilik yükümlülüğünü ihlal eder mi?
Hayır; Kanun bu bildirimlerin gizlilik veya sözleşme hükümlerinin ihlali sayılmayacağını açıkça öngörmüştür.
Bildirimde bulunan denetçi hukuki veya cezai sorumluluk altına girer mi?
Hayır; 64 üncü madde kapsamında yapılan bildirimler bildirim yapan kişiler bakımından hukuki veya cezai sorumluluk doğurmaz.
Sonuç
Bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşlarının sermaye piyasasında faaliyet gösterebilmesi SPK’nın yürüttüğü sıkı bir yetkilendirme, listeye alma ve sürekli denetim rejimine bağlıdır; bağımsız denetimde bu süreç KGK yetkilendirmesi üzerine kurulurken, derecelendirme ve değerleme kuruluşları doğrudan SPK tarafından yetkilendirilir. Kurula bildirim yükümlülüğü ise denetim sırasında ortaya çıkan ciddi riskleri gizlilik endişesi taşımadan SPK’ya ulaştırmayı amaçlayan, kanunla güvence altına alınmış bir mekanizmadır. Bu yükümlülüklerin ihlalinden doğan tazminat sorumluluğu hakkında bağımsız denetim kuruluşlarının hukuki sorumluluğu yazımızdan, SPK’nın görev-yetkileri hakkında SPK nedir yazımızdan bilgi alabilirsiniz. Kuruluşunuz veya sorumlu denetçiniz hakkında verilen listeden çıkarma, askıya alma ya da faaliyet yasağı kararına karşı altmış günlük süre içinde hareket etmek için bir SPK listeden çıkarma iptal davası avukatı ile çalışmanız yürütmenin durdurulması imkânını korur.
Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih Sefer tarafından hazırlanmıştır.
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul