Elektronik Tebligatta Beşinci Gün Kuralı: Tatil ve Süre Hesaplama

Elektronik tebligatta beşinci gün kuralı, tebligatın muhatabın UETS adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci takvim gününün sonunda yapılmış sayılmasıdır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (TK) 7/a maddesi ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 9/6. maddesi gereğince, muhatabın elektronik tebligatı daha erken açması veya hiç okumaması kural olarak tebliğ tarihini değiştirmez. Beşinci günün cumartesi, pazar veya resmî tatile rastlaması da tebliğ tarihini sonraki iş gününe ertelemez. Ancak tebligatın yapılmış sayıldığı tarih ile bu tebligattan sonra başlayan itiraz, istinaf, temyiz veya başka bir başvuru süresinin son günü birbirinden farklı hukuki meselelerdir.

Bu nedenle elektronik tebligatta doğru süre hesabı için önce iletinin UETS adresine ulaştığı gün, ardından beşinci günün sonu ve son olarak uygulanacak usul kanunundaki başvuru süresi belirlenmelidir. Özellikle beşinci günün resmî tatile rastlaması ile başvuru süresinin son gününün resmî tatile rastlamasının karıştırılması, süre aşımı değerlendirmelerinde hatalı sonuçlara yol açabilir.

Beşinci Gün Kuralının Hukuki Dayanağı

Elektronik tebligatın yapılmış sayılacağı tarih, doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Kanuni hüküm, 6 Aralık 2018 tarihli ve 30617 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 9/6. maddesinde de aynı şekilde yer almaktadır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 7/a/4:

“Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.”

Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 9/6:

“Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.”

Bu hükümler, elektronik tebliğ tarihini muhatabın iradesinden bağımsız ve objektif bir ölçüte bağlamaktadır. Muhatabın elektronik adresine erişmesi, gönderiyi açması, içeriği okuması veya okumaktan kaçınması, TK m. 7/a kapsamında geçerli biçimde gerçekleştirilen tebligatın yapılmış sayılacağı tarihi kural olarak değiştirmez.

Beşinci gün kuralının amacı, elektronik ortamda iletilen belgeden haberdar olunabilmesi için makul bir zaman tanırken tebliğ tarihinin belirsiz süreyle ertelenmesini önlemektir. Bu tarihin belirlenmesi, tebligat hukukunun hukuki güvenlik ve bilgilendirme işlevi bakımından önem taşır.

Beşinci Gün Kuralı Anayasa’ya Uygun mu?

Anayasa Mahkemesi, 17.06.2025 tarihli, E. 2025/137, K. 2025/129 sayılı kararında TK m. 7/a/4’teki beşinci gün kuralının iptali istemini reddetmiştir. Karar, 22.09.2025 tarihli ve 33025 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

İtiraz başvurusunda, teknolojinin gelişmesi karşısında beş günlük sürenin gereksiz hâle geldiği, elektronik tebligatın adrese ulaştığı anda yapılmış sayılması gerektiği ve mevcut düzenlemenin yargılamaları uzattığı ileri sürülmüştür.

Anayasa Mahkemesi çoğunluğu, elektronik ortamda bilgilendirilmenin gerçekleşmesi için belirli bir zaman tanınmasının kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında olduğunu belirterek kuralı Anayasa’ya uygun bulmuştur. Kararda bir üye karşı oy kullanmış olsa da iptal istemi oyçokluğuyla reddedilmiştir. Dolayısıyla erken okunma sebebiyle beş günlük sürenin kısaltılması yönündeki görüş, TK m. 7/a kapsamındaki genel tebliğ tarihini değiştirmemiştir.

UETS’de Elektronik Tebligat Ne Zaman Ulaşmış Sayılır?

Beş günlük sürenin başlangıcını belirleyen olay, tebligat mesajının gönderici makam tarafından hazırlanması veya UETS’ye teslim edilmesi değil, elektronik tebligat mesajının muhatabın UETS adresine başarıyla ulaştırılmasıdır.

Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 9 uyarınca süreçte birbirinden ayrılması gereken işlemler bulunmaktadır:

  1. Gönderici merciin teslimi: Mahkeme, icra dairesi veya tebligat çıkarmaya yetkili başka bir merci elektronik tebligat mesajını hazırlar ve UETS’ye teslim eder.
  2. UETS tarafından iletim: Sistem, mesajı zaman damgasıyla ilişkilendirerek muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştırır.
  3. Adrese ulaşma kaydı: Elektronik tebligat mesajının tamamı muhatabın adresine ulaştığında ilgili delil kaydı üretilir.
  4. Kanuni tebliğ tarihi: Adrese ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda tebligat yapılmış sayılır.

Örneğin gönderici merciin elektronik tebligatı 19 Ekim günü hazırlamış ve UETS’ye teslim etmiş olması, mesajın muhataba da aynı gün ulaştığını kendiliğinden göstermez. Mesaj muhatabın adresine 20 Ekim tarihinde ulaşmışsa beş günlük hesap 20 Ekim esas alınarak yapılır.

Elektronik tebligat mesajının tamamının ulaştığı anın esas alınması da önemlidir. Yönetmelik m. 9/4, UETS içinden veya sistemler arası entegrasyon yoluyla yapılan tebligata ilişkin delil kayıtlarının, elektronik mesajın tamamının ulaştığı anda üretileceğini düzenler.

Bu nedenle gönderici sistemde görünen gönderim saati, PTT’nin mesajı kabul ettiği saat ve muhatabın hesabına başarılı teslim kaydı aynı hukuki anlamı taşımaz. Beş günlük hesabın temelinde, muhataba ulaşmaya ilişkin doğrulanabilir kayıt bulunmalıdır.

Beş Günlük Süre Nasıl Hesaplanır?

Elektronik tebligatta beş günlük süre, mesajın muhatabın adresine ulaştığı gün hesaba katılmadan, ertesi günden itibaren ardışık takvim günleri üzerinden hesaplanır. Beşinci günün sona ermesiyle tebligat yapılmış sayılır.

Hesaplama yöntemi:

UETS’ye ulaşma tarihi: 0. gün

Ulaşma tarihini izleyen gün: 1. gün

İkinci, üçüncü ve dördüncü günler: sürenin işlemeye devam ettiği günler

Beşinci günün sonu: kanuni tebliğ tarihi

Buradaki beş günlük süre, beş iş günü değildir. Cumartesi, pazar ve resmî tatil günleri hesap dışında bırakılmaz. Ayrıca mesajın günün hangi saatinde ulaştığı, o günün başlangıç tarihi olarak kullanılmasını değiştirmez.

Gece Saatlerinde Ulaşan Tebligat Nasıl Hesaplanır?

Elektronik tebligatın saat 09.00’da veya 23.59’da muhatabın adresine ulaşması, ulaşma günü aynı olduğu sürece farklı bir tebliğ tarihi oluşturmaz. Her iki durumda da ulaşma gününü izleyen beşinci günün sonunda tebligat yapılmış sayılır.

Buna karşılık mesajın muhatap adresine başarılı biçimde teslimi gece yarısını geçerek ertesi takvim gününde gerçekleşirse, başlangıç tarihi de bu sonraki gün olur. Bu nedenle gün değişimine yakın işlemlerde gönderim saatine değil, muhataba ulaşma kaydına bakılmalıdır.

Elektronik Tebligat Erken Okunursa Süre Başlar mı?

Hayır. TK m. 7/a kapsamında tebliğ tarihine bağlı olarak işleyen olağan süreler bakımından elektronik tebligatın erken okunması, beşinci gün kuralını ortadan kaldırmaz. Muhatap tebligatı ulaştığı gün açsa dahi tebliğ tarihi, ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonudur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.06.2022 tarihli, E. 2022/663, K. 2022/1071 sayılı kararında bu ayrım açıkça uygulanmıştır. Maddi ve manevi tazminat davasından kaynaklanan uyuşmazlıkta gerekçeli direnme kararı, vekilin elektronik adresine 17.03.2022 tarihinde ulaşmıştır. Hukuk Genel Kurulu, tebliğ tarihini 22.03.2022 olarak kabul ederek temyiz süresini buna göre değerlendirmiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14.03.2024 tarihli, E. 2024/562, K. 2024/2144 sayılı kararında da elektronik tebligatın elektronik adrese ulaşma veya okunma tarihinin değil, beşinci günün sonunun tebliğ tarihi olduğu ilkesi benimsenmiştir.

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.03.2023 tarihli, E. 2022/14153, K. 2023/1860 sayılı kararı ise okunma tarihini esas alarak temyiz başvurusunun süresinden sonra yapıldığını ileri süren görüşü kabul etmemiştir. Daire, kanuni beşinci gün kuralını uygulayarak başvuruyu süresinde değerlendirmiştir.

Bu kararların ortak sonucu, muhatabın gönderiyi erken açmasının ona tanınan kanuni bilgilenme süresini kısaltmamasıdır. Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda öğrenme tarihine ilişkin özel yaklaşım aşağıda ayrıca açıklanmıştır.

Elektronik Tebligat Hiç Okunmazsa Ne Olur?

Muhatabın elektronik tebligatı hiç açmaması da kanuni tebliğ tarihini ertelemez. Mesajın usulüne uygun olarak elektronik adrese ulaştığı sabitse, tebliğ beşinci günün sonunda gerçekleşmiş sayılır.

Bu sonuç, tebligatın geçerli biçimde yapılmış olması şartına bağlıdır. Muhatabın adresine başarılı iletim gerçekleşmemişse veya teslim kaydının doğruluğu tartışmalıysa, mesele yalnız okunmama değil, elektronik tebligatın geçerliliği ve ispatı bakımından incelenmelidir.

Beşinci Gün Hafta Sonuna veya Resmî Tatile Rastlarsa Ne Olur?

Beşinci gün cumartesi, pazar veya resmî tatil günü olsa bile elektronik tebligat o günün sonunda yapılmış sayılır. Beşinci günün tatil olması nedeniyle kanuni tebliğ tarihinin sonraki iş gününe taşınacağı yönünde genel bir kural bulunmamaktadır.

Burada birbirinden ayrılması gereken iki farklı tarih vardır:

  • Elektronik tebliğ tarihi: UETS mesajının muhatap adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonudur. Bu günün tatil olması tarihi kendiliğinden değiştirmez.
  • Başvuru süresinin son günü: Tebliğden sonra işlemeye başlayan hukuki sürenin son günüdür. İlgili usul kanununun tatil günlerine ilişkin hükümleri bu aşamada uygulanır.

Bu ayrım, tatil günlerinde tebligatın yapılabilirliği ile hukuki başvuru sürelerinin sona ermesini aynı işlem olarak değerlendirmemeyi gerektirir.

Yargıtay’ın Pazar Gününe Rastlayan Tebliğ Tarihi Kararı

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.10.2022 tarihli, E. 2022/1235, K. 2022/6315 sayılı kararında elektronik tebligatın 20.10.2020 tarihinde gönderildiği olay incelenmiştir. Daire, tebliğ tarihini beşinci gün olan 25.10.2020 Pazar olarak kabul etmiştir.

Karara konu itiraz süresi yedi gün olup bu sürenin son günü 01.11.2020 Pazar gününe rastlamıştır. Yargıtay, CMK m. 39’daki tatil günü düzenleğini uygulayarak itiraz süresinin 02.11.2020 Pazartesi gününe uzadığını ve o tarihte yapılan başvurunun süresinde olduğunu kabul etmiştir.

Kararın önemi, pazar gününün elektronik tebliğ tarihi sayılmasını engellememesi; yalnızca tebliğden sonra başlayan başvuru süresinin son gününe denk gelen tatilin ayrıca değerlendirilmesidir.

Anayasa Mahkemesinin Pazar Gününe İlişkin Uygulaması

Anayasa Mahkemesi, Farıs İnan başvurusuna ilişkin 04.10.2023 tarihli, B. No: 2020/20279 sayılı kararında da aynı takvim ayrımını uygulamıştır. 26.02.2019 tarihinde elektronik adrese ulaşan ve aynı gün açılıp okunan kararın 03.03.2019 Pazar günü tebliğ edilmiş sayılacağını belirtmiştir.

Kararda, somut olayda uygulanan yedi günlük temyiz süresinin son günü olan 10.03.2019 Pazar yerine 11.03.2019 Pazartesi günü yapılan başvurunun süresinde kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiş ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Dolayısıyla beşinci günün tatile rastlaması ile bir başvuru süresinin son gününün tatile rastlaması aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Elektronik Tebligat Tarihi Hesaplama Örnekleri

Aşağıdaki tabloda UETS mesajının belirtilen tarihte muhatabın elektronik adresine başarıyla ulaştığı varsayılmıştır. Örnekler, yalnız beşinci günün sonunda oluşan kanuni tebliğ tarihini göstermektedir.

UETS’ye ulaşmaBeşinci günTebliğ tarihi
19.10.2026 Pazartesi24.10.2026 Cumartesi24.10.2026
20.10.2026 Salı25.10.2026 Pazar25.10.2026
24.10.2026 Cumartesi29.10.2026 Perşembe29.10.2026
30.10.2026 Cuma04.11.2026 Çarşamba04.11.2026

Birinci örnek: 19 Ekim Pazartesi günü ulaşan elektronik tebligatta birinci gün 20 Ekim, beşinci gün ise 24 Ekim Cumartesidir. Tebligat cumartesi gününün sonunda yapılmış sayılır.

İkinci örnek: 20 Ekim Salı günü ulaşan elektronik tebligatta beşinci gün 25 Ekim Pazardır. Tebliğ tarihi pazartesiye ertelenmez. Tebliğden sonra başlayan hukuki süre bakımından uygulanacak usul kanununun hükümleri ayrıca dikkate alınır.

Üçüncü örnek: 24 Ekim Cumartesi günü ulaşan elektronik tebligatta beşinci gün, Cumhuriyet Bayramı olan 29 Ekim Perşembedir. Resmî tatil nedeniyle beş günlük hesap durmaz ve tebligat 29 Ekim gününün sonunda yapılmış sayılır.

Dördüncü örnek: 30 Ekim Cuma günü ulaşan tebligatta cumartesi ve pazar da hesaba katıldığından beşinci gün 4 Kasım Çarşambadır.

Bu örneklerdeki tarihler, tebligatın gerçekten ilgili gün muhatabın UETS adresine ulaştığının sabit olması şartıyla geçerlidir. Başvuru süresi hesaplanırken ise yalnız tabloda gösterilen tebliğ tarihiyle yetinilemez; uyuşmazlığa uygulanacak usul kanunu ayrıca belirlenmelidir.

Tebliğ Tarihi ile Başvuru Süresinin Son Günü Arasındaki Fark

Elektronik tebligatın yapılmış sayıldığı gün, tebliğe bağlı hukuki sürelerin hesaplanmasında başlangıç noktasıdır. Ancak her hukuki işlem bakımından aynı başvuru süresi uygulanmaz. İtiraz, istinaf, temyiz, dava açma veya diğer başvuru süreleri ilgili kanunla belirlenir.

Bu nedenle elektronik tebligatın beşinci gününün tespit edilmesi, süre hesabının yalnız ilk aşamasıdır. Bundan sonra gün, hafta veya ay olarak belirlenen usul sürelerinin nasıl hesaplanacağı ve sürenin son gününün tatil gününe rastlamasına ilişkin hükümler dikkate alınır.

Hukuk Yargılamasında Süre Hesabı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 91–93. maddeleri, hukuk yargılamasındaki sürelerin başlangıcını, hesaplanmasını ve tatil günlerinin etkisini düzenler. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğin yapıldığı gün hesaba katılmaz. Sürenin son gününün resmî tatile rastlaması halinde HMK m. 93’teki uzama kuralı uygulanır.

Örneğin UETS adresine 20 Ekim Salı günü ulaşan bir gerekçeli karar, 25 Ekim Pazar gününün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Bu karara karşı başvurulacak kanun yolunun süresi ise 25 Ekim tarihinden sonra, ilgili kanun yolu hükümlerine göre hesaplanır.

Özellikle gerekçeli kararın tebliğinin kanun yolu süresine etkisi değerlendirilirken, kararın elektronik adrese ulaştığı tarih ile kanunen tebliğ edilmiş sayıldığı tarih birbirine karıştırılmamalıdır.

Ceza Yargılamasında Süre Hesabı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 39. maddesinde gün ile belirlenen sürelerin tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlayacağı ve son günün tatile rastlaması hâlinde sürenin tatilin ertesi günü sona ereceği düzenlenmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.10.2022 tarihli, E. 2022/1235, K. 2022/6315 sayılı kararı, elektronik tebliğ tarihinin tatile rastlaması ile başvuru süresinin son gününün tatile rastlamasının birbirinden ayrılması bakımından somut bir örnektir. Bununla birlikte bu kararda uygulanan yedi günlük başvuru süresi, incelenen işlemin ve o tarihte geçerli usul hükümlerinin sonucudur; bütün güncel ceza kanun yolları için genel süre olarak kabul edilemez.

İdari Yargı ve İcra İşlemlerinde Süre Hesabı

İdari yargıda dava açma ve kanun yolu süreleri bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır. İcra takiplerinde ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili süre ve başvuru kuralları belirleyicidir.

Bu alanlarda da öncelikle geçerli elektronik tebliğ tarihi belirlenir. Ancak başvuru süresinin uzunluğu, başlangıcı ve tatil günlerinden etkilenmesi bakımından ilgili özel düzenlemeler incelenmeden tek bir son tarih belirlenmesi doğru değildir.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruda Erken Öğrenme İstisnası

Elektronik tebligatın beşinci günün sonunda yapılmış sayılmasına ilişkin genel kural ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda otuz günlük sürenin hangi tarihte başladığı birbirinden ayrılmalıdır.

Anayasa Mahkemesi, 15.01.2020 tarihli Mehmet Özcan kararında (B. No: 2019/6266), nihai kararın elektronik tebligat yoluyla iletildiği ve vekil tarafından beş günlük süre dolmadan açıldığı bir olayı incelemiştir.

Somut olayda Yargıtay onama ilamı 15.01.2019 tarihinde vekilin elektronik tebligat hesabına ulaşmış ve aynı gün açılmıştır. TK m. 7/a uyarınca elektronik tebligatın yapılmış sayıldığı tarih 20.01.2019 olmasına rağmen Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru bakımından gerekçeli nihai kararın 15.01.2019 tarihinde öğrenildiğini kabul etmiştir.

Mahkemenin gerekçesine göre bireysel başvuruda süre, yalnızca biçimsel tebliğ tarihine bağlanmamış; nihai kararın gerekçesinin öğrenilmesi de süre bakımından belirleyici kabul edilmiştir. Bu nedenle bireysel başvurunun, erken öğrenme tarihinden itibaren otuz gün geçirildikten sonra yapılması süre aşımı sonucunu doğurmuştur.

Önemli ayrım: TK m. 7/a kapsamındaki elektronik tebliğ tarihi, mesajın elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonudur. Ancak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda nihai kararın gerekçesi daha erken öğrenilmişse otuz günlük bireysel başvuru süresi, somut olayın koşullarına göre bu öğrenme tarihi esas alınarak değerlendirilebilir.

Bu yaklaşım, bütün istinaf, temyiz veya dava açma sürelerinde erken okunmanın tebliğ tarihini değiştirdiği anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun kabul edilebilirlik koşulları ve öğrenme tarihi esasıyla ilgili özel bir değerlendirmedir.

Bu nedenle bireysel başvuru hazırlığında yalnız UETS’nin otomatik tebliğ tarihini esas almak yeterli değildir. Nihai kararın UETS üzerinden veya UYAP kayıtlarında daha önce açılıp okunup okunmadığı da kontrol edilmelidir.

UETS Delil Kayıtlarıyla Tebliğ Tarihinin Tespiti

Elektronik tebligatın hangi gün yapılmış sayılacağının belirlenmesinde temel delil, UETS tarafından oluşturulan elektronik delil kayıtlarıdır. Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 3. maddesi, tebligatın sistem tarafından teslim alınmasına, muhatabın adresine ulaşmasına, okunmasına ve usulen tebliğ edilmiş sayılmasına ilişkin kayıtları delil kaydı kapsamında tanımlar.

Yönetmelik m. 12 uyarınca UETS, tebligatın muhatabın adresine ulaşıp ulaşmadığına dair kayıtları tutar ve bunları tebligat çıkarmaya yetkili mercie derhâl, en geç yirmi dört saat içinde bildirir. Yönetmelik m. 14 gereğince delil kayıtları, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılır.

Bu çerçevede kanuni tebliğ tarihinin doğru belirlenebilmesi için özellikle şu kayıtların birbirinden ayrılması gerekir:

  • Gönderinin UETS tarafından kabul edildiğine ilişkin kayıt.
  • Mesajın muhatabın elektronik adresine başarıyla ulaştığını gösteren kayıt.
  • Muhatabın mesajı açtığını gösteren okunma kaydı.
  • Kanuni sürenin sonunda otomatik olarak tebliğ edilmiş sayılmaya ilişkin kayıt.

Bu kayıtların tarihleri her zaman aynı olmayabilir. Esas alınması gereken, başarılı ulaşma tarihi ile bundan hesaplanan kanuni tebliğ tarihidir.

Örneğin tebligatın UETS tarafından 20 Ekim günü kabul edildiği ancak muhatap adresine 21 Ekim günü ulaştığı sabitse, beşinci gün hesabında 20 Ekim değil 21 Ekim esas alınmalıdır.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07.10.2021 tarihli, E. 2021/1348, K. 2021/1682 sayılı kararında, elektronik tebligatın UETS hesabına ulaştırıldığını ve kanuni sürenin sonunda okunmuş sayıldığını gösteren kayıtlar süre aşımı uyuşmazlığı bakımından değerlendirilmiştir. Karar, elektronik tebligata ilişkin iddiaların yalnız tarafın gönderiyi görüp görmediğine dair açıklamasıyla değil, sistem kayıtlarıyla birlikte incelenmesi gerektiğini göstermektedir.

UETS kayıtlarının çelişkili olması, tebligatın muhatap adresine ulaşmaması veya teslimin teknik olarak tamamlanmaması durumunda mesele artık yalnız beş günlük hesaplama değildir. Bu noktada elektronik tebligatta teslim, sistem arızası ve delil kaydından kaynaklanan usulsüzlüklerin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

SMS veya E-Posta Bildirimi Gelmezse Beş Günlük Süre Başlar mı?

Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 10/3 uyarınca muhataba yapılacak bilgilendirmenin gerçekleştirilememiş veya geç gerçekleştirilmiş olması, tebligatın geçerliliğini etkilemez.

Dolayısıyla elektronik tebligat UETS adresine usulüne uygun biçimde ulaşmışsa muhatabın telefonuna SMS veya bildirdiği e-posta adresine bilgilendirme mesajı gelmemesi, tek başına beş günlük sürenin başlamasını engellemez.

Ancak bilgilendirme mesajının ulaşmaması ile asıl elektronik tebligat mesajının UETS adresine ulaşmaması farklı durumlardır. Başarılı teslimin gerçekleşmediği iddiası, delil kayıtları incelenerek çözümlenmelidir.

Vekil, Şirket ve Özel Elektronik Tebligat Sistemleri

Vekile Elektronik Tebligatta Beşinci Gün Nasıl Hesaplanır?

Baro levhasına kayıtlı avukatlar, TK m. 7/a uyarınca elektronik tebligat yapılması zorunlu kişiler arasındadır. Vekil adına usulüne uygun elektronik tebligat yapılması hâlinde beşinci gün hesabı, tebligatın ilgili UETS adresine ulaştığı tarih esas alınarak gerçekleştirilir.

Ancak muhatabın kendisinin mi yoksa vekilinin mi usulen tebligat alması gerektiği, ayrı bir hukuki sorundur. Vekille takip edilen işlerde tebligatın muhatabı belirlendikten sonra elektronik tebliğ tarihinin hesaplanması gerekir.

Şirketlerin UETS Tebliğ Tarihi Farklı mı Hesaplanır?

Şirketler dahil özel hukuk tüzel kişileri bakımından da aynı beşinci gün kuralı uygulanır. Tüzel kişinin elektronik tebligatı şirket çalışanı veya yetkilisi tarafından daha erken açılması ya da iç işleyişte geç fark edilmesi, kanuni tebliğ tarihini kural olarak değiştirmez.

Buna karşılık şirket adına geçerli UETS adresinin kullanılması, elektronik adrese erişim yetkilerinin düzenlenmesi ve şirket içindeki bildirimlerin takibi, şirketlerin elektronik tebligat sorumluluğu bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

UETS ile Vergi Dairesinin Elektronik Tebligatı Aynı mı?

7201 sayılı Kanun kapsamında işletilen UETS ile Vergi Usul Kanunu’nun 107/A maddesine dayanan vergi elektronik tebligat sistemi farklı hukuki düzenlemelere tabidir. Her iki alanda benzer beşinci gün düzenlemelerinin bulunması, sistemlerin ve özel mevzuatın aynı olduğu anlamına gelmez.

Vergi idaresinin elektronik tebligatlarında uygulanacak kanuni dayanak ve özel hükümler ayrıca belirlenmeli; UETS’nin teknik teslim kayıtları ve işlemleri vergi elektronik tebligat sistemine doğrudan aktarılmamalıdır.

Elektronik Tebligatta Beşinci Gün Kuralı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Elektronik tebligat beş gün sonra mı geçerli olur?

Elektronik tebligat, muhatabın UETS adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu hesapta mesajın ulaştığı gün başlangıç günü olarak sayılmaz.

Elektronik tebligatta beş gün mü, beş iş günü mü hesaplanır?

Beş takvim günü hesaplanır. Cumartesi, pazar ve resmî tatiller de beş günlük süreye dahildir.

Elektronik tebligat cuma günü gelirse ne zaman tebliğ edilmiş sayılır?

Cuma günü UETS adresine ulaşan elektronik tebligat, takip eden çarşamba gününün sonunda yapılmış sayılır. Aradaki cumartesi ve pazar günleri de hesaba katılır.

Elektronik tebligat pazar günü geçerli olur mu?

Evet. Beşinci gün pazar gününe rastlıyorsa elektronik tebligat pazar gününün sonunda yapılmış sayılır. Başvuru süresinin son gününün tatile rastlaması ise ayrı değerlendirilir.

Elektronik tebligatın ulaştığı gün okunması süreyi başlatır mı?

TK m. 7/a kapsamında tebliğ tarihine bağlı olağan sürelerde erken okuma, beşinci gün kuralını değiştirmez. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda nihai kararın daha erken öğrenilmesi, otuz günlük başvuru süresinin başlangıcını etkileyebilir.

Elektronik tebligat hiç açılmazsa tebliğ gerçekleşmez mi?

Hayır. Tebligat usulüne uygun olarak muhatabın elektronik adresine ulaşmışsa hiç okunmasa bile beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

UETS tebligatında SMS gelmezse süre durur mu?

Hayır. Bilgilendirme SMS’inin veya e-postasının gönderilmemesi ya da geç gönderilmesi, asıl elektronik tebligat UETS adresine başarıyla ulaşmışsa tebligatın geçerliliğini etkilemez.

Beşinci gün resmî tatile rastlarsa tebliğ tarihi pazartesiye veya sonraki iş gününe geçer mi?

Hayır. Beşinci gün resmî tatil olsa da elektronik tebligat o günün sonunda yapılmış sayılır. Yalnız son günü tatile denk gelen ayrı bir hukuki başvuru süresinin uzayıp uzamayacağı, ilgili usul kanununa göre değerlendirilir.

UETS’deki gönderim tarihi ile tebliğ tarihi aynı olabilir mi?

TK m. 7/a kapsamında usulüne uygun elektronik tebligatta gönderim veya ulaşma tarihi ile kanunen tebliğ edilmiş sayılma tarihi aynı değildir. Ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda tebliğ gerçekleşmiş sayılır.

Elektronik tebligat tarihi yanlış hesaplanırsa ne yapılmalıdır?

Öncelikle UETS’nin başarılı teslim ve tebliğ edilmiş sayılma kayıtları karşılaştırılmalıdır. Uyuşmazlık yalnız hesaplama hatasından kaynaklanıyorsa doğru tarih ilgili mercie ileri sürülmeli; teslimin usulsüzlüğü veya sistem kayıtlarının doğruluğu tartışmalıysa başvurulacak hukuki yol somut işlemin niteliğine göre belirlenmelidir.

Sonuç

Elektronik tebligatta tebliğ tarihi, mesajın gönderici merci tarafından hazırlanmasına, UETS tarafından kabul edilmesine veya muhatap tarafından okunmasına göre değil; mesajın muhatabın UETS adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonuna göre belirlenir. Beş günlük süre takvim günü esasına dayanır ve beşinci günün hafta sonuna veya resmî tatile rastlaması bu tarihi kendiliğinden ertelemez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.06.2022 tarihli, E. 2022/663, K. 2022/1071 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin 17.06.2025 tarihli, E. 2025/137, K. 2025/129 sayılı kararı, beşinci gün kuralının hukuki çerçevesini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda daha erken öğrenme tarihinin esas alınabilmesi, genel elektronik tebliğ tarihi ile özel başvuru koşullarının ayrı değerlendirilmesini gerektirir.

Bu nedenle süre kaybının önlenmesi için elektronik tebligatın UETS adresine gerçekten ulaştığı tarih delil kayıtlarından saptanmalı, beşinci gün doğru hesaplanmalı ve sonrasında başlayacak hukuki başvuru süresi ilgili usul kanununa göre ayrıca belirlenmelidir.

Yazar Avukat Fatih SEFER