Ceza davasında yetkili mahkeme, kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 12. maddesi bu temel kuralı düzenler. Ancak suçun işlendiği yerin belirlenememesi, suçun birden fazla yerde işlenmesi, bilişim sistemlerinin veya banka ve kredi kartlarının araç olarak kullanılması, bağlantılı suçlar ve yurt dışında işlenen suçlar bakımından özel yetki kuralları uygulanabilir. Yetkili mahkemenin belirlenmesinde yalnızca suçun türü değil, işlendiği yer, işleniş biçimi ve kanunun öngördüğü özel düzenlemeler birlikte değerlendirilir.
Ceza yargılamasında yer bakımından yetki, davanın hangi il veya ilçedeki mahkemede görüleceğini belirler. Davanın asliye ceza mahkemesinde mi, ağır ceza mahkemesinde mi yoksa özel görevli bir mahkemede mi görüleceği ise ayrı bir hukuki meseledir. Bu nedenle yetki ve görev kavramlarının birbirinden ayrılması gerekir.
Ceza Davasında Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?
Yetkili mahkemenin belirlenmesinde temel hukuki dayanak CMK’nın 12 ila 21. maddeleridir. Bu hükümler, suçun işlendiği yerden başlayarak özel yetki hâllerine, bağlantılı suçlara ve yetki uyuşmazlıklarının çözümüne kadar uygulanacak kuralları düzenler.
Somut bir ceza dosyasında yer bakımından yetki değerlendirmesi yapılırken şu hususlar incelenir:
- Suçun işlendiği yer: Suçu oluşturan fiilin nerede gerçekleştirildiği ve suçun hukuki niteliği belirlenir.
- Suçun işleniş biçimi: Teşebbüs, kesintisiz suç veya zincirleme suç söz konusuysa CMK 12/2 uygulanır.
- Özel yetki hükümleri: Basın ve yayın yoluyla işlenen suçlar, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı suçlar veya diğer özel düzenlemeler değerlendirilir.
- Suç yerinin belirlenememesi: CMK 13’te öngörülen kademeli yetki kuralları uygulanır.
- Bağlantı ve yargı çevresi: Birden fazla suç veya sanık bulunması hâlinde bağlantı hükümleri ile mahkemelerin belirlenmiş yargı çevreleri dikkate alınır.
Kanunda birden fazla mahkemeye yetki tanınan durumlarda tek bir mahkemenin mutlaka yetkili olduğu söylenemez. Örneğin CMK 12/6 kapsamındaki suçlarda suçun işlendiği yer mahkemesinin yanında mağdurun yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olabilir.
Yetkili Mahkeme ile Görevli Mahkeme Arasındaki Fark Nedir?
Ceza muhakemesinde görev ve yetki farklı sorulara cevap verir.
- Görev: Davanın hangi tür ceza mahkemesinde görüleceğini belirler. Asliye ceza, ağır ceza ve çocuk mahkemeleri arasındaki görev dağılımı bu kapsamdadır.
- Yetki: Davanın hangi yerdeki mahkemede görüleceğini belirler. İstanbul, Ankara, İzmir veya başka bir yargı çevresinin yetkili olması bu kapsamdadır.
Görevli mahkemenin belirlenmesinde başta 5235 sayılı Kanun ve ilgili özel kanunlar uygulanırken yer bakımından yetki için CMK’nın 12 ve devamı maddeleri esas alınır.
Mahkemenin türü bakımından yapılacak değerlendirmeler, ceza davasında görevli mahkemenin belirlenmesi konulu yazıda ayrıca açıklanmaktadır.
Bir yerde birden fazla ceza mahkemesi bulunması, davanın bunlardan herhangi birinde serbestçe açılabileceği anlamına gelmez. Mahkemelerin yargı çevresi, görev alanı ve dosyaların dağıtımına ilişkin kurallar birlikte uygulanır.
Suçun İşlendiği Yer Mahkemesi Neden Yetkilidir?
CMK 12/1 uyarınca davaya bakma yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Bu düzenleme, ceza yargılamasının suçla doğrudan bağlantılı yerde yürütülmesini esas alır.
Suçun işlendiği yerin belirlenmesi bakımından fiilin maddi unsurları, suçun tamamlanma biçimi ve gerektiğinde neticenin gerçekleştiği yer önem taşıyabilir. Bununla birlikte her suç için aynı yer ölçütü uygulanamaz. Suçun yapısına göre hareketin gerçekleştirildiği yer ile hukuken suçun tamamlandığı yerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekebilir.
Teşebbüs Hâlinde Yetkili Mahkeme
CMK 12/2’ye göre suç teşebbüs aşamasında kalmışsa son icra hareketinin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.
Hazırlık hareketleri ile icra hareketlerinin birbirinden ayrılması bu nedenle önem taşır. Son icra hareketinin nerede gerçekleştirildiği, suçun maddi özellikleri ve dosyadaki deliller üzerinden belirlenir.
Kesintisiz Suçlarda Yetkili Mahkeme
Kesintisiz suçlarda yetkili mahkeme, suçun kesintiye uğradığı yer mahkemesidir. CMK 12/2’nin bu kuralı, hukuka aykırı durumun belirli bir süre boyunca devam ettiği suçlar bakımından uygulanır.
Yetkinin belirlenmesinde yalnızca suç teşkil eden durumun başlangıç yeri değil, kesintinin nerede gerçekleştiği araştırılır.
Zincirleme Suçlarda Yetkili Mahkeme
Zincirleme suçlarda CMK 12/2 gereğince son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir.
Ancak farklı zamanlarda işlenen her suç kendiliğinden zincirleme suç oluşturmaz. Öncelikle Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
CMK 12’nin bütün fıkraları ve maddeye özgü uygulama sorunları hakkında CMK 12 yetkili mahkeme açıklamaları da incelenebilir.
Bilişim Suçlarında ve Banka İşlemlerinde Yetkili Mahkeme Neresi?
CMK 12/6, belirli suçların işleniş biçimleri bakımından mağdurun yerleşim yeri mahkemesine de yetki tanımaktadır.
Bu hükme göre bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, mağdurun yerleşim yerinin tek yetkili yer olarak düzenlenmemiş olmasıdır. Kanun, genel yetki kuralına ek bir yetki imkânı tanımaktadır.
Özellikle dijital iletişim ve bankacılık işlemleriyle bağlantılı suçlarda yetki değerlendirmesi yapılırken şu bilgiler önem taşır:
- Suçu oluşturan hareketin gerçekleştiği yer ve suçun tamamlanma biçimi.
- Bilişim sisteminin veya banka işleminin suçun işlenmesindeki işlevi.
- Mağdurun yerleşim yeri.
- Suçun hukuki niteliği ve uygulanabilecek özel yetki hükümleri.
- Dosyada bulunan işlem kayıtları ve ilgili diğer deliller.
Bir suçun telefon veya internet üzerinden işlenmiş olması, tek başına mağdurun yerleşim yerinin her durumda yetkili olduğu sonucunu doğurmaz. CMK 12/6’nın uygulanabilmesi için suçun işleniş biçiminin hükümde belirtilen koşulları karşılaması gerekir.
Ayrıca şüphelinin ikametgâhı, mağdurun bulunduğu yer ve banka hesabının açıldığı yer gibi bilgiler değerlendirmede önemli olabilir; ancak bu bilgilerin her biri kendiliğinden ayrı bir yetki kuralı oluşturmaz.
Basın ve Yayın Yoluyla İşlenen Suçlarda Yetki Nasıl Belirlenir?
CMK 12/3-5, basılı eserler ile görsel veya işitsel yayınlar bakımından özel düzenlemeler içermektedir.
Ülkede yayımlanan basılı eserle işlenen suçlarda temel ölçüt eserin yayım merkezidir. Aynı eserin birden fazla yerde basılması ve suçun yayım merkezi dışındaki baskıda meydana gelmesi hâlinde, baskının yapıldığı yer mahkemesi de yetkili olabilir.
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı hakaret suçunda ise CMK 12/4, kanunda belirtilen dağıtım koşulları gerçekleşmişse mağdurun yerleşim yeri veya oturduğu yer mahkemesine de yetki tanır. Mağdurun suçun işlendiği yer dışında tutuklu veya hükümlü olması hâli de aynı fıkrada ayrıca düzenlenmiştir.
Görsel veya işitsel yayınlarda CMK 12/5 uygulanır. Bu hükümde, üçüncü fıkraya yapılan gönderme yanında, yayının mağdurun yerleşim yerinde veya oturduğu yerde işitilmesi ya da görülmesi durumunda o yer mahkemesine de yetki tanınmıştır.
İnternet üzerinden gerçekleştirilen her fiilin doğrudan basılı eser veya görsel-işitsel yayın hükümlerine tabi olduğu varsayılamaz. Yayının niteliği, suç tipi ve varsa özel kanun hükümleri ayrı değerlendirilmelidir.
Suçun İşlendiği Yer Belli Değilse Hangi Mahkeme Yetkilidir?
Suçun işlendiği yer belirlenemiyorsa CMK 13 uygulanır. Bu madde, yetkili mahkemenin tespitinde kademeli bir sistem benimsemiştir.
- Yakalama yeri: Suçun işlendiği yer belli değilse şüpheli veya sanığın yakalandığı yer mahkemesi yetkilidir.
- Yerleşim yeri: Şüpheli veya sanık yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
- Türkiye’deki son adres: Şüpheli veya sanığın Türkiye’de yerleşim yeri bulunmuyorsa Türkiye’deki son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
- İlk usul işlemi: Yetkili mahkeme önceki ölçütlerle belirlenemiyorsa ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkili olur.
Bu sıralama, suçun işlendiği yer belli olmasına rağmen taraflardan birinin başka şehirde yargılama yapılmasını istemesi nedeniyle uygulanmaz. CMK 13’ün hareket noktası, suç yerinin belirlenememesidir.
Kademeli düzenlemenin ayrıntıları CMK 13 özel yetki başlıklı yazıda ele alınmaktadır.
Yurt Dışında İşlenen Suçlarda Türkiye’deki Yetkili Mahkeme Nasıl Bulunur?
Yabancı ülkede işlendiği ileri sürülen bir suç nedeniyle Türkiye’de ceza yargılaması yapılabilmesi ile bu yargılamanın hangi Türk mahkemesinde yapılacağı birbirinden farklı meselelerdir.
Öncelikle Türk ceza kanunlarının yer bakımından uygulanmasına ilişkin hükümler değerlendirilir. Türkiye’de soruşturulması ve kovuşturulması gereken bir suç söz konusuysa CMK 14 uyarınca yer bakımından yetki belirlenir.
CMK 14, kural olarak CMK 13’ün birinci ve ikinci fıkralarındaki ölçütlere gönderme yapmaktadır. Bunun yanında:
- Cumhuriyet savcısı, şüpheli veya sanığın istemi üzerine Yargıtay, suçun işlendiği yere daha yakın bir yer mahkemesine yetki verebilir.
- Kanunda belirtilen yakalanmama, yerleşmeme veya adres bulunmaması koşullarında yetkili mahkeme, Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay tarafından belirlenir.
- Yabancı ülkede diplomatik bağışıklıktan yararlanan Türk kamu görevlilerinin işledikleri suçlar bakımından CMK 14/4, Ankara mahkemelerinin yetkisini düzenler.
Deniz, hava ve demiryolu taşıtlarında veya bu taşıtlarla işlenen suçlar bakımından ise CMK 15’te ayrı yetki ölçütleri bulunmaktadır. Türk gemileri yönünden ilk uğranılan Türk limanı veya bağlama limanı, kanunda belirtilen hâllerde yetkili mahkemenin belirlenmesinde esas alınır. Hava ve demiryolu taşıtları bakımından da ilgili fıkralardaki özel kurallar uygulanır.
Birden Fazla Suç veya Sanık Varsa Yetkili Mahkeme Değişir mi?
Bir ceza dosyasında birden fazla suç veya sanık bulunması, bağlantı kurallarının uygulanmasını gerektirebilir.
CMK 16/1’e göre ayrı ayrı yetkili mahkemelerin yargı çevrelerinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birinde birleştirilerek görülebilir.
Bağlantılı davalar farklı mahkemelerde görülmeye başlanmışsa Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla mahkemeler arasında sağlanan uyuşma üzerine birleştirme yapılabilir. Mahkemeler arasında uyuşma sağlanamazsa, Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirme gerekliliğini ve gerekiyorsa davanın hangi mahkemede görüleceğini belirler.
Birleştirme bakımından yalnızca dosyaların aynı soruşturmayla ilişkili olması yeterli görülmemelidir. Kanuni bağlantı koşulları, görev kuralları ve birlikte yargılamanın usul bakımından sonuçları incelenmelidir.
Bu konu bağlantılı suçlarda yetki düzenlemesiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Mahkemeler Arasında Yetki Uyuşmazlığı Çıkarsa Ne Olur?
CMK 17’ye göre birden fazla hâkim veya mahkeme arasında olumlu ya da olumsuz yetki uyuşmazlığı ortaya çıkarsa yetkili hâkim veya mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler.
Olumlu yetki uyuşmazlığı, birden fazla mahkemenin kendisini yetkili kabul etmesi; olumsuz yetki uyuşmazlığı ise ilgili mahkemelerin yetkili olmadıkları yönünde karar vermesi sonucunda ortaya çıkabilir.
Ortak yüksek görevli merci, uyuşmazlığın tarafı olan mahkemelerin yargısal konumuna göre belirlenir. Her yetki uyuşmazlığının doğrudan Yargıtay tarafından çözümleneceği düşünülmemelidir.
Ceza Davasında Yetkisizlik İtirazı Nasıl Yapılır?
Sanık, davanın yer bakımından yetkili olmayan bir mahkemede açıldığını düşünüyorsa CMK 18 kapsamında yetkisizlik iddiasında bulunabilir.
İlk derece mahkemesinde bu iddia, sanığın duruşmadaki sorgusundan önce bildirilmelidir. Mahkemenin de yetkisizlik konusunda bu aşamadan önce karar vermesi gerekir.
Bölge adliye mahkemelerinde ise CMK 18’de belirtilen inceleme aşamalarına ilişkin ayrı zaman sınırları bulunmaktadır.
Kanunda öngörülen aşamalar geçildikten sonra sanık yetkisizlik iddiasında bulunamaz; mahkeme de yer bakımından yetkisizlik konusunda resen karar veremez.
Yetkisizlik iddiasının gerekçelendirilmesinde, suçun işlendiği yere ilişkin bilgiler ile uygulanması istenen CMK hükmünün açıkça gösterilmesi önemlidir. Bu bağlamda ceza yargılamasında yer bakımından yetkiye ilişkin savunmanın hazırlanması, dosyadaki suç yeri bilgilerinin ve usulî başvuru zamanının birlikte değerlendirilmesini gerektirir.
Yetkisizlik iddiasının ileri sürülmesi ve mahkemenin bu konuda vereceği kararın ayrıntıları için CMK 18 yetkisizlik iddiası başlıklı inceleme esas alınabilir.
Yetkisizlik Kararına İtiraz Süresi Kaç Gündür?
CMK 18/3, yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunu açıkça düzenlemiştir.
Kanunda ayrıca farklı bir süre öngörülmeyen hâllerde CMK 268/1 uyarınca itiraz, ilgilinin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır.
Başvuru, kararı veren mercie dilekçe sunularak veya kanunda belirtilen usule uygun biçimde zabıt kâtibine beyanda bulunularak gerçekleştirilebilir.
Kararı veren merci itirazı yerinde görürse kararını düzeltir. Yerinde görmezse CMK 268/2 uyarınca en çok üç gün içinde dosyayı itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir.
Yetkisizlik kararı ile yetkisizlik iddiasının reddi aynı işlem değildir. Kanunun açıkça itiraza tabi tuttuğu kararın niteliği, başvurulacak kanun yolu bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Yetkisizlik Kararı ile Davanın Başka Mahkemeye Nakli Aynı Şey midir?
Yetkisizlik kararı, davanın yer bakımından yetkili olmayan mahkemede görülmesiyle ilgilidir. Davanın nakli ise başlangıçta görevli ve yetkili olan mahkemede yargılamanın belirli nedenlerle yürütülememesi veya yürütülmesinin sakıncalı olması üzerine gündeme gelir.
CMK 19/1’e göre yetkili hâkim veya mahkeme hukuki veya fiilî sebeplerle görevini yerine getiremiyorsa yüksek görevli mahkeme, davanın başka yerde bulunan aynı derecede bir mahkemeye nakline karar verebilir.
Kovuşturmanın görevli ve yetkili mahkemenin bulunduğu yerde yapılmasının kamu güvenliği bakımından tehlikeli olması hâlinde ise CMK 19/2 kapsamında Adalet Bakanı, davanın naklini Yargıtaydan ister.
CMK 19/3 ayrıca fiilî sebepler veya güvenlik gerekçesiyle duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılmasına karar verilmesine imkân tanır. Bu karara karşı itiraz yolu açıktır.
Dolayısıyla tarafların başka bir şehirde yargılanmak istemeleri, tek başına davanın nakli için yeterli değildir. Davanın nakli ve duruşmanın başka yerde yapılması bakımından kanuni koşullar ayrıca gerçekleşmelidir.
Yetkisiz Mahkemenin Yaptığı İşlemler Geçersiz midir?
CMK 20’ye göre yetkili olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler, yalnızca yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz.
Bu düzenleme, yer bakımından yetki hatasının dosyada daha önce gerçekleştirilen bütün işlemleri kendiliğinden geçersiz hâle getirmediğini ifade eder.
Ancak bu sonuç, işlemlerin başka nedenlerle hukuka aykırılık taşıyamayacağı anlamına gelmez. Her işlemin kanuni koşulları kendi içinde incelenmelidir.
Ayrıca CMK 21, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, yetkili olmasa bile hâkim veya mahkemenin kendi yargı çevresi içerisinde gerekli işlemleri yapabilmesini düzenler.
Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, yer bakımından yetki sorunu ile delilin hukuka uygunluğu veya işlemin diğer geçerlilik koşullarının birbirinden ayrı meseleler olduğu görülür.
Ceza Davasında Yetkili Mahkemenin Belirlenmesinde Hangi Belgeler Önemlidir?
Yer bakımından yetki uyuşmazlığının çözümünde yalnızca tarafların beyanları değil, suçun işlendiği yerin ve özel yetki koşullarının belirlenmesine yardımcı olabilecek dosya içeriği önem taşır.
Suçun niteliğine göre şu kayıtlar incelenebilir:
- İhbar ve şikâyet dilekçeleri ile olay tutanakları.
- Suçun gerçekleştiği yere ilişkin tespitler ve olay yeri inceleme belgeleri.
- İfade ve tanık beyanlarının suç yerine ilişkin bölümleri.
- Banka işlemleri ve elektronik işlem kayıtları.
- İletişim, görüntü ve konum bilgileri bakımından hukuka uygun şekilde elde edilmiş deliller.
- Mağdurun veya şüphelinin yerleşim yerini gösteren kayıtlar.
- Birden fazla suç veya sanık bulunması hâlinde dosyalar arasındaki bağlantıyı gösteren belgeler.
Bu bilgilerin hukuki değeri, suçun maddi unsurları ve uygulanması gereken yetki kuralıyla bağlantılı olarak belirlenir. Özellikle yerleşim yeri bilgisi, her suç bakımından bağımsız bir yetki nedeni değildir.
Sıkça Sorulan Sorular
Mağdur, oturduğu yerde ceza davası açılmasını isteyebilir mi?
Mağdurun yerleşim yeri her suçta yetkili mahkemeyi belirlemez. Bununla birlikte CMK 12/6 kapsamında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Basın ve yayın yoluyla işlenen belirli suçlarda ise CMK 12’nin diğer özel hükümleri uygulanabilir.
Başka şehirde suç duyurusunda bulunulursa dava o şehirde mi görülür?
Hayır. İhbar veya şikâyetin bir yerde yapılması, davaya bakacak mahkemenin mutlaka aynı yerde bulunacağı anlamına gelmez. Başvurunun yapılması ile soruşturmanın yürütülmesi ve ceza davasına bakacak mahkemenin yer bakımından yetkisi ayrı hukuki değerlendirmelere tabidir.
Sanığın ikametgâhındaki mahkeme her zaman yetkili midir?
Hayır. Temel yetki kuralı suçun işlendiği yerdir. Sanığın yerleşim yeri, CMK 13’te öngörülen koşullarda yetkiyi belirleyen ölçütlerden biridir. Ayrıca başka kanuni özel yetki hükümleri bulunabilir.
Sanığın yakalandığı yerdeki mahkemede dava açılır mı?
Sanığın yakalandığı yer, suçun işlendiği yer belli değilse CMK 13/1 kapsamında yetkiyi belirleyebilir. Suçun işlendiği yerin belirli olduğu durumlarda yalnızca yakalamanın başka yerde yapılması, genel olarak yetkinin değişmesi için yeterli değildir.
Yetkisizlik iddiası ne zamana kadar ileri sürülmelidir?
İlk derece ceza mahkemelerinde sanığın duruşmadaki sorgusundan önce ileri sürülmelidir. Bölge adliye mahkemelerinde ise CMK 18’de gösterilen inceleme aşamalarına ilişkin süre sınırları geçerlidir. Bu nedenle yetki değerlendirmesinin yargılamanın başlangıcında yapılması önemlidir.
Yetkisiz mahkemenin verdiği kararlar kendiliğinden geçersiz olur mu?
Hayır. CMK 20 uyarınca yetkili olmayan hâkim veya mahkemenin işlemleri yalnızca yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz. Bununla birlikte başka hukuka aykırılıkların bulunup bulunmadığı ayrıca incelenebilir.
Sonuç: Ceza Davasında Hangi Mahkemenin Yetkili Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Ceza davasında yer bakımından yetkili mahkemenin belirlenmesinde başlangıç noktası, CMK 12’deki suçun işlendiği yer kuralıdır. Ancak kanun bazı suçların niteliği ve işleniş biçimleri bakımından ek yetki düzenlemeleri getirmiştir. Suç yerinin bilinmemesi hâlinde CMK 13, bağlantılı davalarda CMK 16 ve yetki uyuşmazlıklarında CMK 17 uygulanır.
Sanığın yer bakımından yetkisizlik iddiasını ileri sürmesi ise CMK 18’deki zaman sınırlarına tabidir. Yetkinin yanlış belirlenmiş olması hâlinde ortaya çıkacak sonuçlar da CMK 20 ve 21 hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yetkili mahkeme belirlenirken suçun hukuki niteliği, işlendiği yer, özel yetki hükümleri ve yargılamanın bulunduğu aşama birlikte incelenmelidir. Yalnızca sanığın veya mağdurun ikametgâhına dayanılarak yapılan bir değerlendirme her zaman doğru sonuca ulaştırmaz.
Yazar: Avukat Fatih Sefer