Ceza davasında ilk duruşma, iddianamenin kabul edilmesinden sonra mahkeme huzurunda gerçekleştirilen ilk yargılama oturumudur. Bu duruşmada öncelikle hazır bulunan kişiler belirlenir, sanığın kimliği tespit edilir, kendisine yöneltilen suçlama ve yasal hakları açıklanır. Sanık savunma yapmaya hazır olduğunu bildirdiğinde sorgusu gerçekleştirilir. Ardından dosyanın durumuna göre tarafların beyanları alınabilir, deliller değerlendirilebilir ve sonraki işlemler hakkında karar verilebilir. İlk duruşmada mutlaka mahkûmiyet veya beraat kararı verilmesi gerekmez. Delillerin tamamlanması gerekiyorsa mahkeme yeni bir duruşma günü belirleyebilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 175–191. maddeleri, duruşmaya hazırlık işlemlerini ve duruşmanın başlamasına ilişkin temel kuralları düzenler. İlk duruşmanın nasıl geçeceğini bilmek, özellikle ilk kez ceza mahkemesine çıkacak sanıklar, mağdurlar ve müştekiler açısından önemlidir.
Ceza Davası İlk Duruşma Ne Zaman Yapılır?
CMK m.175 uyarınca iddianamenin kabul edilmesiyle kamu davası açılır ve kovuşturma evresi başlar. Mahkeme, iddianameyi kabul ettikten sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır.
İddianamenin kabul edildiği tarih ile ilk duruşmanın yapılacağı tarih arasında bütün ceza davaları için geçerli, belirli bir azami bekleme süresi bulunmamaktadır. Duruşma günü; mahkemenin iş yoğunluğuna, dosyanın niteliğine, yapılması gereken tebligatlara ve diğer hazırlık işlemlerine göre belirlenir.
Bununla birlikte sanığın duruşmaya hazırlanabilmesi için belirli usul güvenceleri öngörülmüştür.
İddianame ve duruşma günü sanığa nasıl bildirilir?
CMK m.176/1 gereğince iddianame, çağrı kâğıdıyla birlikte sanığa tebliğ edilir. Ayrıca iletişim bilgileri dosyada mevcutsa duruşma tarihi ve iddianameye ilişkin bilgiler telefon, elektronik posta veya benzeri araçlarla da bildirilebilir. Ancak bu ek bildirimler, usulüne uygun çağrı kâğıdına bağlanan hukuki sonuçları tek başına doğurmaz.
CMK m.176/4 uyarınca çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta bulunmalıdır.
Bu süreye uyulmamışsa CMK m.190/2 gereğince sanığa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı bulunduğu hatırlatılır. Dolayısıyla sanık, savunmasını hazırlamak için gerekli kanuni sürenin tanınmadığını mahkemeye bildirebilir.
İlk Duruşmadan Önce Nasıl Hazırlık Yapılmalıdır?
İlk duruşmaya hazırlığın temel amacı, sanığın hangi eylem nedeniyle suçlandığını, iddianamede hangi delillere dayanıldığını ve bu delillere karşı hangi açıklamaların yapılabileceğini belirlemektir.
Sanığın duruşmadan önce özellikle şu hususları değerlendirmesi yararlıdır:
- İddianamenin incelenmesi: Yüklenen suç, fiilin gerçekleştiği ileri sürülen tarih ve yer, deliller ve uygulanması istenen kanun maddeleri belirlenmelidir.
- Dosyanın değerlendirilmesi: Soruşturma aşamasındaki ifadeler, tutanaklar, bilirkişi raporları ve diğer deliller incelenerek eksiklikler tespit edilmelidir.
- Lehe delillerin belirlenmesi: Tanık, belge, kamera görüntüsü veya başka bir delilin toplanması gerekiyorsa mahkemeden talep edilmesi değerlendirilmelidir.
- Savunmanın hazırlanması: Sanığın hangi olayları kabul ettiği, hangi iddialara karşı çıktığı ve bunları hangi gerekçelerle açıkladığı netleştirilmelidir.
Özellikle iddianamedeki suçlama ile soruşturma aşamasında verilen ifadeler arasında önemli farklılıklar bulunuyorsa ceza yargılamasında savunmanın hazırlanması sırasında dosyadaki delillerin ve usul işlemlerinin birlikte değerlendirilmesi önem taşır.
Tanık ve deliller ilk duruşmadan önce bildirilebilir mi?
Evet. CMK m.177/1 uyarınca sanık, tanık veya bilirkişinin davet edilmesini yahut savunma delillerinin toplanmasını istiyorsa bunların hangi olaylarla ilgili olduğunu gösteren dilekçesini duruşma gününden en az beş gün önce mahkeme başkanına veya hâkime verir.
Bu hüküm, duruşmadan önce yapılacak delil istemlerinin usulünü düzenler. Beş günlük sürenin geçirilmesi, duruşma sırasında ileri sürülen her delil talebinin kendiliğinden reddedileceği anlamına gelmez. Sonradan yapılan istemler de CMK’nın delillere ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Ayrıntılı açıklamalar için duruşmadan önce delil ve tanık bildirme usulü hakkındaki makale incelenebilir.
Ceza Davasında İlk Duruşma Hangi Sırayla İlerler?
İlk duruşmanın başlangıç işlemleri CMK m.191’de düzenlenmiştir. Kanunda belirtilen sıralama temel alınmakla birlikte duruşmanın devamında yapılacak işlemler, dosyanın özelliklerine ve mahkemenin vereceği kararlara göre farklılık gösterebilir.
1. Hazır bulunan kişilerin kontrol edilmesi
Duruşma başlarken sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulunmadığı, çağrılan tanıkların ve bilirkişilerin gelip gelmedikleri tespit edilir. Mahkeme, ilgili kişilerin kimlik ve sıfatlarına ilişkin gerekli kontrolleri yapar.
Sanık, CMK m.191/1 gereğince duruşmaya bağsız olarak alınır. Bu hüküm, sanığın duruşma salonuna bağlanmış şekilde çıkarılmamasına ilişkin temel usul güvencesidir.
2. Duruşmanın açılması ve iddianamenin kabulü kararının okunması
Mahkeme başkanı veya hâkim, iddianamenin kabulü kararını okuyarak duruşmanın başladığını açıklar.
CMK m.191/2 gereğince tanıklar duruşma salonundan dışarı çıkarılır. Bu işlem, tanıkların diğer beyanlardan etkilenmeden dinlenmesine hizmet eder.
İddianamenin kabulü kararının okunması ile suçlamanın sanığa anlatılması birbirinden farklı işlemlerdir. Mahkeme, sonraki aşamada suçlamanın dayandığı fiilleri, delilleri ve hukuki nitelendirmeyi sanığa açıklar.
3. Sanığın kimliğinin ve kişisel durumunun belirlenmesi
CMK m.191/3-a uyarınca sanığın açık kimliği tespit edilir. Ardından kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.
Bu kapsamda sanığın mesleği, çalışma durumu, geliri veya kişisel koşulları hakkında sorular yöneltilebilir.
Sanığın susma hakkı bulunmakla birlikte CMK m.147/1-a gereğince kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplandırma yükümlülüğü vardır. Kimlik bilgilerine ilişkin bu yükümlülük ile suçlama hakkında açıklamada bulunmama hakkı birbirine karıştırılmamalıdır.
4. Sanığa yöneltilen suçlamanın anlatılması
CMK m.191/3-b uyarınca iddianame veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler, deliller ve suçlamanın hukuki nitelendirmesi sanığa anlatılır.
Bu aşamanın amacı, sanığın kendisine hangi fiilin isnat edildiğini ve hangi delillerle suçlandığını anlayabilmesidir.
Sanığın isnadı anlayamadığı durumlarda açıklama istemesi, savunma hakkının etkili kullanılması bakımından önemlidir. Suçlamanın yeterince açıklanmaması, somut olayın koşullarına göre savunma hakkının kısıtlanması sorununu doğurabilir.
5. Sanığa yasal haklarının hatırlatılması
Mahkeme, CMK m.191/3-c gereğince sanığa yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğunu ve CMK m.147’de düzenlenen diğer haklarını bildirir.
Bu aşamada özellikle şu haklar önem taşır:
- Yüklenen suç hakkında açıklama yapmama, yani susma hakkı.
- Müdafi seçme ve onun hukuki yardımından yararlanma hakkı.
- Kanuni şartları varsa baro tarafından müdafi görevlendirilmesini isteme hakkı.
- Lehine olan hususları ileri sürme ve somut delillerin toplanmasını isteme hakkı.
- Suçlamaya ve aleyhe ileri sürülen hususlara karşı savunma yapma hakkı.
Bu hakların kapsamı şüpheli ve sanık hakları hakkındaki ayrı makalede ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
6. Sanığın sorgusunun yapılması
Sanık, açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde CMK m.191/3-d uyarınca sorgusu yapılır. Sorgu, hâkim veya mahkeme tarafından gerçekleştirilen ve suçlamayla ilgili açıklamaların alındığı muhakeme işlemidir.
Mahkeme, sanığa olayın gerçekleşme biçimi, suçlamayla ilgili hususlar ve dosyadaki deliller hakkında sorular yöneltebilir. Sanık savunmasını açıklayabilir, iddialara itiraz edebilir ve lehine olan hususları belirtebilir.
Sanığın ilk duruşmada suçlamayı kabul etmesi veya inkâr etmesi zorunlu değildir. Susma hakkını kullanması tek başına suçluluğun kanıtı olarak değerlendirilemez.
Soruşturma sırasında kollukta veya Cumhuriyet savcısı önünde verilen ifade ile mahkemedeki sorgu farklı usul işlemleridir. Ayrımın hukuki sonuçları ifade ile sorgu arasındaki fark başlıklı makalede ele alınmıştır.
7. Tarafların beyanları ve delillere ilişkin işlemler
Sanığın sorgusundan sonra mahkeme, dosyanın durumuna göre delillerin ortaya konulması aşamasına geçebilir. CMK m.206, kural olarak delillerin ortaya konulmasına sanığın sorgusundan sonra başlanacağını düzenler; sanığın tebligata rağmen mazeretsiz gelmemesi nedeniyle sorgusunun yapılamadığı hâle ilişkin özel hüküm saklıdır.
İlk duruşmada mağdur veya müşteki dinlenebilir, tanık beyanları alınabilir, belgeler incelenebilir ya da delillerin toplanmasına ilişkin talepler karara bağlanabilir. Ancak bu işlemlerin tamamının ilk oturumda yapılması zorunlu değildir.
Delillerin türleri, ispat değeri ve hukuka aykırılık sorunları hakkında ayrıntılı bilgi için ceza davasında deliller başlıklı makaleye bakılabilir.
İlk Duruşmada Kimlerin Bulunması Gerekir?
CMK m.188/1 uyarınca duruşmada hükme katılacak hâkimler, Cumhuriyet savcısı ve zabıt kâtibinin; kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde ise müdafiin hazır bulunması şarttır.
Sanığın duruşmada hazır bulunması da kuraldır. Bununla birlikte sanığın yokluğunda duruşma yapılabilmesine ve duruşmadan bağışık tutulmasına ilişkin kanuni istisnalar bulunmaktadır.
Her ceza davasında avukat bulunması zorunlu değildir. Bununla birlikte CMK m.150 kapsamında zorunlu müdafilik gerektiren hâllerde sanığa müdafi görevlendirilmesi gerekir. Kanun, müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi hâlinde duruşmaya devam edilebileceğini de düzenlemiştir. Bu hüküm uygulanırken somut olayda savunma hakkının etkili biçimde korunması zorunluluğu göz ardı edilemez.
İlk duruşma kural olarak herkese açıktır. Ancak CMK m.182’deki şartlarla duruşmanın kapalı yapılmasına karar verilebilir. CMK m.185 uyarınca sanık on sekiz yaşını doldurmamışsa duruşma kapalı yapılır ve hüküm de kapalı duruşmada açıklanır.
Mağdur veya Müşteki İlk Duruşmada Ne Yapar?
Mağdur veya müşteki, usulüne uygun olarak çağrılmışsa duruşmada hazır bulunarak olayla ilgili açıklamalarda bulunabilir. Mahkeme, şikâyetin devam edip etmediğini sorabilir ve olayla ilgili hususları açıklığa kavuşturmak amacıyla sorular yöneltebilir.
Suçtan doğrudan zarar gören kişi, kanuni şartları taşıyorsa kamu davasına katılma talebinde bulunabilir. Katılma istemi hakkında mahkeme karar verir. Şikâyetçi olmak ile davaya katılan sıfatını kazanmak aynı hukuki durum değildir.
Katılma şartları, başvurunun zamanı ve katılan sıfatının sonuçları kamu davasına katılma başlıklı makalede açıklanmıştır.
Sanık İlk Duruşmaya Gitmezse Ne Olur?
CMK m.193/1 gereğince kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni bulunmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.
Ancak sanığın yokluğunda yapılabilecek işlemler ve duruşmalar bakımından CMK m.193–196 ve diğer ilgili hükümler değerlendirilmelidir. Örneğin belirli koşullarda sanığın yokluğunda duruşma yapılması veya sorgusu gerçekleştirilmiş sanığın sonraki duruşmalardan bağışık tutulması mümkündür.
Sanığın yargılamanın yapıldığı yerde bulunamaması, hastalık, tutukluluk veya başka bir zorunlu durum söz konusuysa ilgili kanuni düzenlemeler uygulanır. CMK m.196/4 kapsamında hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü hâllerde sanığın sesli ve görüntülü iletişim tekniğiyle duruşmaya katılmasına karar verilebilir.
Bu konuda duruşmaya gitmeyen sanık hakkında uygulanabilecek işlemler ve SEGBİS yoluyla duruşmaya katılım başlıklı makaleler incelenebilir.
İlk Duruşmada Karar Verilir mi, Yoksa Duruşma Ertelenir mi?
İlk duruşmada dosyanın sonuçlandırılması hukuken mümkündür. Bununla birlikte mahkemenin hüküm verebilmesi için yargılamanın gerekli aşamalarının tamamlanması ve hükme esas alınacak hususların yeterince açıklığa kavuşturulması gerekir.
Dosyada eksik deliller bulunması, tanıkların dinlenmesi gerekmesi, bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulması veya başka usul işlemlerinin tamamlanmamış olması hâlinde mahkeme duruşmaya ara vererek sonraki oturumu belirleyebilir.
CMK m.190/1 uyarınca duruşmaya ara verilmeksizin devam edilerek hüküm verilmesi esastır. Ancak zorunlu hâllerde davanın makul sürede sonuçlandırılmasını sağlayacak şekilde duruşmaya ara verilebilir.
İlk duruşmanın sonunda hangi ara kararlar verilebilir?
Mahkeme, dosyanın ihtiyaçlarına göre örneğin şu işlemlere karar verebilir:
- Belirlenen tanıkların sonraki duruşmaya çağrılmasına.
- İlgili kurum veya kuruluşlardan belge ve kayıt istenmesine.
- Gerekli görülen bilirkişi incelemesinin yapılmasına.
- Eksik tebligatların tamamlanmasına.
- Koruma tedbirlerine ilişkin taleplerin değerlendirilmesine.
- Bir sonraki duruşma tarihinin belirlenmesine.
Ara karar, yargılamanın yürütülmesi veya gerekli işlemlerin tamamlanması amacıyla verilen ve kural olarak uyuşmazlığın esasını sonuçlandırmayan karardır. Her ara karara karşı bağımsız bir kanun yolu bulunduğu söylenemez; başvuru imkânı kararın türüne ve ilgili kanun hükmüne göre belirlenir.
Mahkeme duruşmaya ara verme kararı verdiğinde ileri sürülen mazeretlerin değerlendirilmesi ve duruşmanın ertelenmesiyle ilgili ayrıntılar duruşma erteleme talebi ve mazeret başlıklı makalede yer almaktadır.
İlk duruşmada hüküm verilirse sanığın son söz hakkı var mıdır?
Evet. Yargılamanın ilk oturumda hükümle sonuçlandırılması da dâhil olmak üzere CMK m.216/3 gereğince hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir. Son söz hakkı, sorgu sırasında savunma yapılmış olmasından ayrı bir usul güvencesidir.
İlk duruşmada hüküm verilmesi, hükmün aynı gün kesinleştiği anlamına gelmez. Kesinleşme, kararın niteliği ve başvurulabilecek kanun yollarına göre ayrıca değerlendirilir.
İlk Duruşmaya Giderken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Duruşma öncesinde dosyanın incelenmesi kadar, duruşma günü yapılacak işlemler bakımından hazırlıklı olmak da önemlidir.
- Mahkeme ve duruşma bilgileri: Çağrı kâğıdındaki mahkeme adı, esas numarası, duruşma tarihi ve saati kontrol edilmelidir.
- Kimlik belgesi: Kimlik tespiti için geçerli kimlik belgesi bulundurulmalıdır.
- Belgeler: Savunmayla ilgili olup henüz dosyaya sunulmamış belgeler belirlenmeli ve usulüne uygun şekilde sunulması değerlendirilmelidir.
- Tanık ve delil talepleri: Hangi delilin hangi olguyu ispatlamak için gerekli olduğu açıkça ortaya konulmalıdır.
- Mazeretler: Duruşmaya katılmaya engel ciddi bir neden varsa bu durum mümkün olduğunca önceden belgelendirilerek mahkemeye bildirilmelidir.
Sanığın duruşmada yöneltilen soruları dikkatle dinlemesi, anlamadığı hususların açıklanmasını istemesi ve beyanlarının tutanağa doğru geçirilip geçirilmediğini takip etmesi önemlidir. Duruşmada açıklanan taleplerin ve verilen kararların tutanağa geçirilmesi, sonraki usul işlemleri açısından belirleyici olabilir.
Bu konuda duruşma tutanağının ispat gücü ve tutanak düzeltme hakkındaki makale ayrıca incelenebilir.
Diğer taraftan CMK m.183 kapsamındaki istisnalar saklı kalmak üzere adliye binasında ve duruşma başladıktan sonra duruşma salonunda sesli veya görüntülü kayıt ya da nakil sağlayan cihazların kullanılması yasaktır.
Ceza Davasında İlk Duruşma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İlk duruşma ne kadar sürer?
İlk duruşmanın bütün ceza davalarında aynı olan belirli bir süresi bulunmamaktadır. Duruşmanın süresi; hazır bulunan kişi sayısına, sanıkların ve diğer ilgililerin beyanlarına, yapılacak usul işlemlerine ve dosyanın kapsamına göre değişir.
İlk duruşmada beraat kararı verilebilir mi?
Evet. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekli muhakeme işlemlerinin tamamlanması sonucunda CMK m.223 kapsamında beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum ortaya çıkarsa ilk oturumda beraat kararı verilebilir. Ancak yalnızca ilk duruşmanın yapılmış olması beraat veya mahkûmiyet için yeterli değildir.
İlk duruşmada tutuklama kararı verilebilir mi?
Kovuşturma sırasında kanuni koşulların oluşması hâlinde tutuklama kararı verilmesi mümkündür. Ancak tutuklama, ilk duruşmanın olağan veya zorunlu sonucu değildir. CMK m.100 ve 101 kapsamında tutuklama nedenleri, somut deliller, ölçülülük ve adli kontrolün yeterli olup olmayacağı değerlendirilmelidir.
İlk duruşmaya sanık yerine yalnızca avukatı katılabilir mi?
Sanığın duruşmada hazır bulunması kuraldır. Müdafiin duruşmaya katılabilmesi, sanığın her durumda mahkemeye gelmekten muaf olduğu anlamına gelmez. Sanığın yokluğunda duruşma yapılmasına veya duruşmadan bağışık tutulmasına ilişkin özel hükümler ve mahkemenin bu konuda verdiği karar değerlendirilmelidir.
Duruşma tarihi yalnızca SMS ile bildirilirse ne olur?
CMK m.176/1, duruşma tarihinin telefon veya diğer iletişim araçlarıyla ayrıca bildirilmesine imkân tanır. Ancak bu bildirimlere çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz. Bu nedenle yalnızca SMS gönderildiği bilgisiyle usulüne uygun tebligatın yapıldığı ve gelmemenin kanuni sonuçlarının doğduğu varsayılamaz. Dosyada başka bir geçerli tebligat bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Sonuç: İlk Duruşmada En Önemli Hususlar Nelerdir?
Ceza davasında ilk duruşma, sanığın mahkeme huzurunda suçlamayı öğrendiği, haklarının hatırlatıldığı ve usulüne uygun şekilde savunma yapma imkânı bulduğu temel yargılama aşamalarından biridir.
İlk duruşmada dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar; iddianamenin ve çağrı kâğıdının usulüne uygun tebliğ edilmesi, savunmaya hazırlık için kanuni sürenin tanınması, sanığın suçlamayı anlaması, savunma haklarının kullandırılması ve delil taleplerinin değerlendirilmesidir.
İlk oturum sonunda hüküm verilebileceği gibi eksik işlemlerin tamamlanması için yeni bir duruşma da belirlenebilir. Bu nedenle ilk duruşmanın sonucu hakkında dosyanın içeriği incelenmeden kesin bir değerlendirme yapılamaz.
Yazar: Avukat Fatih Sefer