6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu bakımından patent hükümsüzlüğünün sonuçları, patent veya patent başvurusuna sağlanan korumanın geçmişe etkili olarak hiç doğmamış sayılmasıdır. Ancak bu sonuç mutlak değildir. Hükümsüzlük kararından önce kesinleşmiş ve uygulanmış patent tecavüzü kararları ile daha önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler belirli şartlarla korunur. Ayrıca uygulanmış sözleşmeler kapsamında ödenen bedellerin hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iadesi istenebilir. Bu nedenle patentin hükümsüz kılınması, geçmişteki bütün işlemleri kendiliğinden geçersiz hâle getirmez.
Patentin hükümsüzlüğünün hukuki etkileri, özellikle patent lisans sözleşmeleri, geçmiş dönem lisans bedelleri, devam eden alacak uyuşmazlıkları ve patent hakkına tecavüz nedeniyle verilmiş kararlar bakımından önem taşır. Konunun temel düzenlemesi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 139. maddesidir. Bu hüküm, bir taraftan geçersiz patentin sağladığı korumayı geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırırken diğer taraftan hukuki güvenlik ve hakkaniyet gerekçesiyle bazı geçmiş işlemleri korur.
Patent Hükümsüzlüğünün Geriye Etkisi Nedir?
SMK m.139/1 uyarınca patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde kararın sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olur. Patent veya patent başvurusuna Kanun tarafından sağlanan koruma hiç doğmamış kabul edilir.
Bu düzenleme, hükümsüzlüğü yalnızca karar tarihinden itibaren sonuç doğuran bir hak sona ermesi olmaktan ayırır. Örneğin koruma süresinin dolması veya patent hakkından vazgeçilmesi ile patentin hükümsüz kılınması aynı hukuki sonuçları doğurmaz. Hükümsüzlükte, geçersizliğin kapsamına giren patent korumasının başlangıçtan itibaren bulunmadığı kabul edilir.
Geriye etkinin başlıca sonuçları şunlardır:
- Hükümsüz kılınan patent veya patent başvurusuna dayanılarak ileri sürülen münhasır korumanın hukuki temeli ortadan kalkar.
- Henüz kesinleşmiş ve uygulanmış bir karar ile sonuçlanmamış patent tecavüzü uyuşmazlıklarında, hükümsüzlüğün etkisi değerlendirilir.
- Patent lisansına dayalı geçmiş işlemler bakımından SMK m.139/2 ve 139/3 hükümleri uygulanır.
- Hükümsüzlük kararının kesinleşmesiyle karar herkese karşı hüküm doğurur ve ilgili sicil işlemleri yapılır.
Bununla birlikte geçmişe etki, tüm ekonomik ilişkilerin yok sayılması demek değildir. Kanun, patentin geçersizliği ile bu patente güvenilerek geçmişte tamamlanan işlemlerin korunması arasında özel bir denge kurmuştur.
Patentin hangi sebeplerle hükümsüz kılınabileceği ve davanın kimler tarafından açılabileceği ayrı bir konudur. Bu hususlar patent hükümsüzlüğü davası kapsamında değerlendirilir.
Hükümsüzlük Kararının Geriye Etkisinden Hangi İşlemler Korunur?
SMK m.139/2, hükümsüzlüğün geçmişe dönük etkisinin uygulanmayacağı iki hukuki durumu düzenler. Bunlar, hükümsüzlük kararından önce kesinleşmiş ve uygulanmış patent tecavüzü kararları ile hükümsüzlük kararından önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmelerdir.
1. Kesinleşmiş ve Uygulanmış Patent Tecavüzü Kararları
SMK m.139/2-a gereğince patentin hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce patent hakkına tecavüz sebebiyle verilmiş, hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış mahkeme kararları, hükümsüzlüğün geçmişe dönük etkisinden korunur.
Burada iki şart birlikte önemlidir:
- Patent tecavüzüne ilişkin mahkeme kararının hukuken kesinleşmiş olması.
- Bu kararın uygulanmış olması.
Yalnızca bir mahkeme kararının verilmiş olması, SMK m.139/2-a kapsamındaki istisnanın uygulanması için tek başına yeterli değildir. Kesinleşme ve uygulanma şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca araştırılmalıdır.
Örneğin patent tecavüzü nedeniyle verilen bir tazminat kararı, patent hükümsüzlüğünden önce kesinleşmiş ve uygulanmışsa sonraki hükümsüzlük kararı kural olarak bu işlemi geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırmaz.
Buna karşılık patent hakkına tecavüz davası henüz devam ederken dayanak patentin hükümsüzlüğü kesinleşirse, ortada SMK m.139/2-a anlamında korunacak kesinleşmiş ve uygulanmış bir tecavüz kararı bulunmadığı ölçüde hükümsüzlüğün geriye etkisi dikkate alınır.
Bu ayrım, patent tecavüzüne ilişkin bütün uyuşmazlıkların hükümsüzlük kararından sonra aynı şekilde sonuçlanmayacağını gösterir. Mahkeme kararının hangi aşamada bulunduğu, kesinleşme tarihi ve uygulama durumu belirleyicidir.
2. Hükümsüzlükten Önce Yapılmış ve Uygulanmış Sözleşmeler
SMK m.139/2-b uyarınca patentin hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler de geçmişe etkinin istisnaları arasındadır.
Bu düzenlemenin önemi, patentin hükümsüz kılınmasının daha önce kurulmuş ve uygulanmış bir sözleşmeyi tek başına, otomatik olarak geçersiz hâle getirmemesidir.
Ancak sözleşmenin imzalanmış olması ile uygulanmış olması aynı şey değildir. Sözleşmede tarafların üstlendiği edimlerin ne ölçüde yerine getirildiği, lisans hakkının kullanılıp kullanılmadığı ve ödemelerin hangi dönemlere ilişkin olduğu incelenmelidir.
Kanunun bu istisnası, geçmişte gerçekleşmiş işlemlerin hukuki güvenliğini korumayı amaçlar. Bununla birlikte korunmuş bir sözleşmenin varlığı, sözleşme kapsamında ödenen bütün bedellerin her koşulda lisans verende kalacağı anlamına gelmez. SMK m.139/3, hakkaniyet gereğince bedel iadesine ayrıca imkân tanır.
Patent Hükümsüzlüğü Lisans Sözleşmesini Geçersiz Kılar mı?
Patent hükümsüzlüğü, önceden yapılmış ve uygulanmış bir patent lisans sözleşmesini kendiliğinden geçersiz kılmaz. Ancak sözleşmenin hangi dönemde uygulandığı, karşılıklı edimlerin niteliği ve patentin hükümsüzlüğünden sonra devam etmesi öngörülen yükümlülükler ayrı değerlendirilir.
Patent lisans sözleşmesinde lisans veren, sözleşmenin kapsamına göre patentten kaynaklanan belirli yararlanma yetkilerini lisans alana bırakır. Lisans alan ise bunun karşılığında sabit bir bedel, üretim miktarına bağlı ödeme veya başka edimler üstlenebilir.
Lisans ilişkisinin kapsamı, türü ve bedel yapısı hakkında ayrıntılı değerlendirme için patent lisans sözleşmesi konulu açıklamaya başvurulabilir.
Hükümsüzlük nedeniyle ortaya çıkan sözleşmesel uyuşmazlıkta şu ayrımlar önemlidir:
- Geçmişte uygulanan lisans: Hükümsüzlükten önce kullanılmış patent teknolojisi ve yerine getirilmiş edimler bakımından SMK m.139/2-b uygulanabilir.
- Ödenmiş lisans bedeli: Sözleşme geçmişe etkiden korunsa bile ödenen bedelin kısmen veya tamamen iadesi hakkaniyet gereğince istenebilir.
- Ödenmemiş bedel: Alacağın doğduğu dönem, sözleşmenin uygulanma düzeyi ve geçersizliğin ekonomik etkileri değerlendirilir.
- Gelecekteki kullanım: Hükümsüz kılınan patente dayalı münhasır hakkın gelecekteki kullanımı karşılığında bedel talep edilip edilemeyeceği, sözleşmenin niteliği ve diğer edimler dikkate alınarak incelenir.
Özellikle tek bir sözleşmede patent lisansı ile teknik danışmanlık, eğitim, teknoloji aktarımı veya başka hizmetlerin birlikte düzenlenmiş olması hâlinde bütün edimlerin yalnız patentin hükümsüzlüğüne dayanılarak aynı hukuki sonuca tabi tutulması doğru olmayabilir.
Patent koruması ortadan kalksa bile gerçekten verilmiş teknik destek veya tamamlanmış bağımsız hizmetler bakımından farklı bir değerlendirme gerekebilir. Sözleşmedeki edimlerin ayrıştırılması bu nedenle önemlidir.
Patent Hükümsüzlüğünde Lisans Bedeli Geri Alınabilir mi?
Evet. SMK m.139/3 uyarınca hükümsüzlük kararından önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler kapsamında ödenen bedelin hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iadesi talep edilebilir.
Ancak bu hüküm, her patent hükümsüzlüğü kararının otomatik olarak tam bedel iadesi sonucunu doğurduğu anlamına gelmez. İadenin gerekip gerekmediği ve miktarı somut sözleşme ilişkisine göre belirlenir.
Bedel İadesinde Hangi Hakkaniyet Kriterleri Önemlidir?
SMK m.139/3, bedel iadesini hakkaniyet ölçütüne bağlamakla birlikte bütün uyuşmazlıklar için sabit bir iade oranı öngörmez. Bu nedenle değerlendirmede özellikle aşağıdaki hususlar dikkate alınabilir:
- Lisansın kullanım süresi: Sözleşme kapsamında patentten ne kadar süre yararlanıldığı.
- Ekonomik yararlanma: Lisans alanın patent konusu teknolojiyi üretimde veya ticari faaliyetinde kullanıp kullanmadığı.
- Sözleşmenin öngörülen süresi: Kararlaştırılan toplam lisans süresi ile fiilen gerçekleşen kullanım süresi arasındaki fark.
- Bedelin niteliği: Ödemenin başlangıç lisans bedeli, dönemsel ücret veya üretim miktarına bağlı bedel olarak kararlaştırılması.
- Patent geçerliliğine ilişkin taahhütler: Lisans verenin patentin geçerliliği, koruma süresi veya devamı hakkında özel bir garanti üstlenip üstlenmediği.
- Diğer edimler: Teknik destek, eğitim, danışmanlık veya başka hizmetlerin gerçekten sağlanıp sağlanmadığı.
- Tarafların davranışları: Hükümsüzlük riskinin bilinmesi, bu riskin paylaşılması ve sözleşme süresince tarafların davranışları.
Bu ölçütlerin her biri tek başına belirli bir iade oranı doğurmaz. Hakkaniyet değerlendirmesi, uyuşmazlığın bütün koşullarının birlikte incelenmesini gerektirir.
Lisans Bedelinin İadesine Örnek
Bir şirketin patentli bir üretim yöntemini kullanmak üzere beş yıllık lisans sözleşmesi yaptığını ve lisans bedelini başlangıçta ödediğini varsayalım. Şirket ilk iki yıl boyunca yöntemi üretiminde kullanmış, daha sonra patentin hükümsüzlüğüne kesin olarak karar verilmiş olsun.
Bu durumda patentin hükümsüzlüğü, geçmişte uygulanmış sözleşmeyi kendiliğinden yok saymaz. Ancak lisans alan, beş yıllık kullanım beklentisine karşılık yalnız iki yıl yararlanabildiğini ve bu durumun ödediği bedelin tamamının lisans verende kalmasını hakkaniyete aykırı hâle getirdiğini ileri sürebilir.
İade talebinin değerlendirilmesinde yalnız iki yıllık kullanım ile beş yıllık sözleşme süresi arasındaki matematiksel oran esas alınmaz. Patentten sağlanan fiilî yarar, sözleşmenin diğer edimleri, tarafların taahhütleri ve somut ekonomik koşullar da incelenir.
Dolayısıyla iade miktarı, sözleşme süresinin kullanılmayan kısmına her zaman doğrudan orantılı olarak hesaplanmaz.
Patent Hükümsüzlüğü Ödenmemiş Lisans Bedellerini Ortadan Kaldırır mı?
Patentin hükümsüz kılınması, sözleşme kapsamında doğduğu ileri sürülen bütün geçmiş lisans alacaklarının otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez. Aynı şekilde uygulanmış bir sözleşmenin varlığı da kararlaştırılan bütün bedellerin her durumda eksiksiz talep edilebileceğini göstermez.
Ödenmemiş lisans bedelinin hukuki durumu değerlendirilirken şu sorular önem taşır:
- Bedel hangi kullanım dönemine karşılık gelmektedir?
- İlgili dönemde patent lisansı fiilen kullanılmış mıdır?
- Lisans bedeli kullanım miktarına mı, süreye mi yoksa başka bir sözleşmesel edime mi bağlanmıştır?
- Patentin hükümsüzlüğü, tarafların karşılıklı edimlerinden hangisini ve ne ölçüde etkilemiştir?
- Taraflar patentin geçersizliği veya korumanın sona ermesi ihtimalini sözleşmede özel olarak düzenlemiş midir?
Örneğin hükümsüzlükten önce gerçekleşmiş üretim miktarına bağlanan bir lisans alacağı ile hükümsüzlük sonrasındaki dönemler için yalnız patentin münhasır korumasına dayanılarak talep edilen ücret aynı hukuki durumda değildir.
Bu ayrımda sözleşme hükümleri, gerçekleşen kullanım ve hakkaniyet birlikte değerlendirilmelidir. Sadece patentin hükümsüzlük tarihi esas alınarak bütün geçmiş ve gelecek ödemeler hakkında tek bir sonuca varılması doğru değildir.
Hükümsüzlüğün sözleşmenin devamına, sona ermesine veya fesih sonrasındaki kullanıma etkisi de sözleşmenin içeriğine göre ayrıca ele alınmalıdır. Bu konudaki genel fesih sorunları patent lisans sözleşmesinin feshi başlığının konusudur.
Patent Sahibinin Ağır İhmali veya Kötüniyeti Sonuçları Değiştirir mi?
SMK m.139/2, patent sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli olarak hareket etmesinden zarar görenlerin tazminat taleplerini açıkça saklı tutar.
Bu hüküm nedeniyle hükümsüzlüğün geçmişe dönük etkisinden korunan bir sözleşmenin veya mahkeme kararının bulunması, patent sahibinin ağır ihmali ya da kötüniyetli davranışı sebebiyle doğabilecek sorumluluğun her durumda ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Ancak patentin hükümsüz kılınması tek başına patent sahibinin kötüniyetli veya ağır ihmalli olduğunu ispatlamaz.
Özellikle patent sahibinin geçersizlik riskine ilişkin bilgisi, karşı tarafa yaptığı açıklamalar, patentin geçerliliğine ilişkin özel taahhütleri ve zarar ile davranış arasındaki nedensellik bağı somut olayda değerlendirilmelidir.
Burada iki farklı hukuki talebin birbirinden ayrılması gerekir:
- Hakkaniyet gereğince bedel iadesi: SMK m.139/3 kapsamında, uygulanmış sözleşme nedeniyle ödenen bedelin kısmen veya tamamen iadesine ilişkin taleptir.
- Ağır ihmal veya kötüniyetten kaynaklanan tazminat: SMK m.139/2 uyarınca saklı tutulan ve kendi hukuki şartları çerçevesinde değerlendirilmesi gereken zarar talebidir.
Bu iki talep aynı hukuki nitelikte değildir. Özellikle bedel iadesinin yalnız patent sahibinin kötüniyetli olduğunun ispatlanması hâlinde mümkün olduğu şeklindeki yaklaşım, SMK m.139/3’teki bağımsız hakkaniyet düzenlemesini göz ardı eder.
Patent devri ve lisans ilişkilerinde geçersizlik iddialarından doğan diğer sözleşmesel sorumluluk sorunları, patent devri veya lisansında geçersizlik ve sorumluluk kapsamında ayrıca değerlendirilir.
Yargı Kararlarında Patent Hükümsüzlüğü ve Lisans Bedelinde Hakkaniyet
Patent hükümsüzlüğünün lisans sözleşmesine etkisinin somut biçimde tartışıldığı kararlardan biri, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 18.11.2021 tarihli, E.2021/1512 ve K.2021/1958 sayılı kararıdır.
Uyuşmazlıkta taraflar arasında patent lisansı ve buna bağlı edimler içeren sözleşmeler yapılmış; lisans bedeli, üretim miktarına bağlı ödemeler ve danışmanlık ücreti kararlaştırılmıştır. Daha sonra sözleşmelere konu patentlerin hükümsüzlüğüne ilişkin kararlar kesinleşmiştir.
İstinaf incelemesinde, patentin hükümsüzlüğünün geçmişe etkili olduğu ancak önceden yapılmış ve uygulanmış sözleşmelerin bu nedenle kendiliğinden geçersiz hâle gelmeyeceği değerlendirilmiştir. Bunun yanında sözleşmenin öngörülen süresi ile fiilen devam ettiği süre arasındaki farkın, lisans bedeli bakımından hakkaniyet değerlendirmesi yapılmasını gerektirdiği kabul edilmiştir.
Mahkeme, somut uyuşmazlıkta üretime bağlı lisans bedeli yönünden yüzde 50 oranında hakkaniyet indirimi uygulamış; buna karşılık fiilen yerine getirilen danışmanlık hizmetini ayrıca inceleyerek bu hizmet bakımından aynı indirimi uygulamamıştır.
Kararın önemli yönü, patentin hükümsüzlüğünden sonra yalnız sözleşmenin varlığına veya patentin geçersizliğine bakılmaması; lisans bedeli ile fiilen sağlanan diğer hizmetlerin ayrı değerlendirilmesidir.
Kararın uygulanacağı hukuk bakımından önemli bir ayrım vardır: Uyuşmazlık, mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 131. maddesinin uygulandığı döneme ilişkindir. 6769 sayılı SMK m.139, aynı temel konuda geçmişe etki, uygulanmış sözleşmeler ve hakkaniyet istisnalarını düzenlemektedir. Bununla birlikte söz konusu karardaki yüzde 50 oranı genel bir kural veya bütün lisans uyuşmazlıklarında uygulanacak sabit bir indirim oranı değildir.
Her uyuşmazlıkta sözleşmenin süresi, fiilî kullanım, karşılıklı edimler ve uygulanacak mevzuat kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.
Patent Hükümsüzlüğü Kararı Ne Zaman Herkese Karşı Etkili Olur?
SMK m.139/4 uyarınca patentin hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar herkese karşı hüküm doğurur.
Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme, kararı Türk Patent ve Marka Kurumuna resen bildirir. Kesinleşmiş kararla hükümsüz kılınan patent Kurum tarafından sicilden terkin edilir ve durum Bültende yayımlanır.
Burada iki farklı kavram birbirinden ayrılmalıdır:
- Hükümsüzlüğün geçmişe etkisi: SMK m.139/1 gereğince patent korumasının geçmişe dönük olarak hiç doğmamış sayılmasıdır.
- Kararın herkese karşı hüküm doğurması: SMK m.139/4 gereğince hükümsüzlük kararının kesinleşmesine bağlanan hukuki sonuçtur.
Bu nedenle geçmişe etkinin hukuki kapsamı ile kararın kesinleşmesi ve sicilden terkin edilmesi aynı işlem olarak değerlendirilmemelidir.
Patent Kısmen Hükümsüz Kılınmışsa Ne Olur?
Patentin yalnız belirli istemlerinin hükümsüz kılındığı durumlarda, hükümsüzlüğün geçmişe etkisi de iptal edilen koruma bakımından değerlendirilir. Geçerli kalan istemlerin sağladığı korumanın tamamının ortadan kalktığı varsayılamaz.
Bu nedenle lisans sözleşmesinin birden fazla istemi veya teknik çözümü kapsadığı durumlarda, hükümsüz kılınan istemlerle geçerli kalan istemlerin sözleşme bakımından önemi ayrıca incelenmelidir.
İstemlerin hangi koşullarda iptal edilebileceği ve kalan istemlerin hukuki durumu patentin kısmi hükümsüzlüğü konusuna girer.
Eski Tarihli Patentlerde Hangi Kanun Uygulanır?
Patent hükümsüzlüğünün sonuçları değerlendirilirken patent başvurusunun tarihi de önemlidir.
6769 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi, Kanunun yayımından önce yapılan patent başvuruları ve önceki mevzuat kapsamında verilmiş patentler bakımından özel geçiş hükümleri içermektedir. Özellikle geçici 1. maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları, hükümsüzlük ve diğer patent işlemlerinde uygulanacak mevzuatın belirlenmesi bakımından birlikte dikkate alınmalıdır.
Dolayısıyla eski tarihli bir patent bakımından yalnız dava veya hükümsüzlük kararının tarihine bakılarak bütün maddi hukuk hükümlerinin kendiliğinden uygulanacağı sonucuna varılmamalıdır.
Patent Hükümsüzlüğünün Sözleşmeye Etkisinde Hangi Belgeler İncelenir?
Patent hükümsüzlüğü nedeniyle ortaya çıkan sözleşme ve ödeme uyuşmazlığının çözümünde, yalnız hükümsüzlük kararı yeterli olmayabilir. Sözleşmenin uygulanma biçimini ve tarafların ekonomik ilişkisini gösteren belgeler de önem taşır.
Somut uyuşmazlığın niteliğine göre özellikle şu belgeler incelenmelidir:
- Patentin başvuru, tescil ve sicil bilgileri ile hükümsüzlük kararının kapsamı.
- Hükümsüzlük kararının kesinleşme durumu ve ilgili tarih.
- Patent lisans sözleşmesi, ek protokoller ve patentin geçerliliğine ilişkin garanti hükümleri.
- Lisans süresini, kullanım alanını ve bedel hesaplama yöntemini gösteren sözleşme hükümleri.
- Faturalar, banka kayıtları, ödeme dekontları ve taraflar arasındaki hesap mutabakatları.
- Üretim ve satış kayıtları ile patent konusu teknolojinin fiilen kullanıldığını gösteren teknik belgeler.
- Teknik destek, eğitim veya danışmanlık hizmetlerinin verildiğini gösteren kayıtlar.
- İhtarlar, sözleşmenin sona ermesine ilişkin bildirimler ve taraf yazışmaları.
- Önceden verilmiş patent tecavüzü kararları varsa bunların kesinleşme ve uygulanma durumunu gösteren belgeler.
Uyuşmazlıkta teknik kullanımın belirlenmesi ile sözleşmeye dayalı alacağın hesaplanması farklı incelemeler gerektirebilir. Patent konusu teknolojinin gerçekten kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmesinde teknik uzmanlık; üretim miktarı, ödeme ve bedel iadesi bakımından ise mali kayıtların incelenmesi önem kazanabilir.
Özellikle karma edimler içeren sözleşmelerde hangi ödemenin patent lisansına, hangisinin bağımsız hizmete karşılık geldiğinin belirlenmesi, hakkaniyet değerlendirmesinin isabetli yapılabilmesi açısından önemlidir.
Patent Hükümsüzlüğünün Sonuçları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Patent hükümsüzlüğü kararı geçmişe etkili midir?
Evet. SMK m.139/1 gereğince patentin hükümsüzlüğü geçmişe etkili olup patent veya patent başvurusuna Kanun tarafından sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır. Ancak aynı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında geçmiş işlemler bakımından önemli istisnalar bulunmaktadır.
2. Patent hükümsüz olursa lisans sözleşmesi de otomatik olarak geçersiz olur mu?
Hayır. Hükümsüzlük kararından önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler SMK m.139/2-b kapsamında geçmişe etkinin istisnasıdır. Bununla birlikte sözleşmenin uygulanmayan bölümleri, gelecekteki edimler ve bedel iadesi ayrıca değerlendirilmelidir.
3. Patent hükümsüzlüğünde ödenen lisans bedelinin tamamı geri alınabilir mi?
SMK m.139/3 kapsamında ödenmiş bedelin kısmen veya tamamen iadesi talep edilebilir. Ancak tam iade otomatik değildir. İadenin kapsamı, fiilî kullanım, sözleşmenin süresi, ekonomik yararlanma ve diğer somut koşullar dikkate alınarak hakkaniyete göre belirlenir.
4. Lisans alan patentten ticari kazanç sağlamışsa bedel iadesi isteyebilir mi?
Evet, bedel iadesi talebi sırf ticari kazanç sağlandığı için kendiliğinden ortadan kalkmaz. Bununla birlikte patentten fiilen yararlanılmış olması, hakkaniyet gereğince iade edilmesi gereken bedelin belirlenmesinde önemli bir değerlendirme unsurudur.
5. Patent hükümsüz olursa daha önce ödenmiş patent tecavüzü tazminatı geri alınabilir mi?
Hükümsüzlük kararından önce patent tecavüzü nedeniyle verilmiş, hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar SMK m.139/2-a kapsamında kural olarak korunur. Bu nedenle sonraki hükümsüzlük kararı, böyle bir karara dayanılarak yapılan ödemelerin kendiliğinden iadesini gerektirmez. Patent sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli hareketi nedeniyle zarar görenlerin tazminat talepleri ise saklıdır.
6. Patent sahibinin kötüniyeti ispatlanmadan lisans bedeli iadesi istenebilir mi?
Evet. SMK m.139/3’teki hakkaniyet gereğince bedel iadesi talebi, patent sahibinin kötüniyetli olduğunun ispatlanmasını genel bir ön şart olarak düzenlemez. Kötüniyet veya ağır ihmal nedeniyle doğan tazminat talepleri ise ayrıca değerlendirilir.
7. Patent hükümsüzlüğü kesinleşmeden sicilden silinir mi?
SMK m.139/4 uyarınca hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme kararı Kuruma resen bildirir. Kesinleşmiş kararla hükümsüz kılınan patent Kurum tarafından sicilden terkin edilir ve durum Bültende yayımlanır.
Sonuç
Patent hükümsüzlüğü, patent veya patent başvurusuna sağlanan korumayı geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırır. Bununla birlikte SMK m.139, bu sonucu mutlak olarak düzenlememiştir. Hükümsüzlükten önce kesinleşmiş ve uygulanmış patent tecavüzü kararları ile önceden yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler belirli şartlarla geçmişe etkinin dışında tutulmuştur.
Özellikle patent lisans sözleşmeleri bakımından belirleyici mesele yalnız patentin hükümsüz kılınmış olması değildir. Lisansın fiilen kullanılıp kullanılmadığı, tarafların hangi edimleri yerine getirdiği, ödenmiş veya ödenmemiş bedellerin hangi dönemlere ilişkin olduğu ve patentin geçerliliği hakkında özel taahhüt bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
SMK m.139/3 uyarınca ödenen lisans bedellerinin kısmen veya tamamen iadesi mümkündür; ancak iadenin kapsamı otomatik bir oranla değil, somut olayın hakkaniyet koşullarıyla belirlenir. Ağır ihmal veya kötüniyetten kaynaklanan tazminat talepleri de kendi hukuki şartları çerçevesinde saklıdır.
Patentin hükümsüzlüğünün lisans sözleşmelerine, geçmiş ödemelere ve mevcut uyuşmazlıklara etkisinin değerlendirilmesinde patent hukuku alanında hukuki danışmanlık ve dava takibi, uygulanacak mevzuatın, sözleşme hükümlerinin ve somut delillerin birlikte incelenmesini gerektirir.
Yazar Avukat Fatih Sefer