Bir patent lisansı ilişkisinde patent lisans sözleşmesinin feshi, sözleşmede öngörülen fesih sebeplerinin veya kanundan doğan sona erdirme koşullarının gerçekleşmesi ve gerekli bildirimlerin yapılmasıyla mümkündür. Geçerli bir fesih sonrasında lisans alanın patent konusu buluşu kullanma yetkisi kural olarak ileriye dönük sona erer. Ancak daha önce doğmuş lisans bedeli borçları, üretilmiş ürünlerin durumu, gizlilik yükümlülükleri ve fesih nedeniyle ileri sürülebilecek tazminat talepleri ayrıca değerlendirilir. Fesih bildiriminin yapılmış olması da tek başına feshin hukuken haklı ve geçerli olduğunu kanıtlamaz.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.125, patent ve patent başvurularının lisans sözleşmesine konu olabileceğini düzenler. Lisans ilişkisinin sona erdirilmesinde ise sözleşme hükümleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve uygulanabilir diğer düzenlemeler birlikte dikkate alınır. Özellikle lisansın süresi, ihlalin niteliği, ihtar ve ek süre şartları ile fesih sonrası kullanımın patent korumasına etkisi belirleyicidir.
Patent Lisans Sözleşmesinin Feshi Nedir?
Patent lisansı, patent sahibi veya lisans vermeye yetkili kişinin patent konusu buluştan sözleşmede belirlenen sınırlar içinde yararlanma yetkisini başka bir kişiye tanıdığı hukuki ilişkidir. Lisans verilmesi, patentin mülkiyetinin lisans alana geçtiği anlamına gelmez.
SMK m.125/4 uyarınca, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça lisans alan, patentin koruma süresi boyunca patent konusu buluşun kullanılmasına ilişkin tasarruflarda bulunabilir. Bununla birlikte lisans alan, sözleşmede belirlenen kullanım şartlarına uymak zorundadır.
Patent lisans sözleşmesinin feshi, devam eden sözleşme ilişkisinin belirli bir hukuki sebebe dayanılarak sona erdirilmesini ifade eder. Özellikle ifasına başlanmış sürekli edimli lisans ilişkilerinde fesih, kural olarak geleceğe yönelik sonuç doğurur. Bu nedenle geçmişte usulüne uygun olarak gerçekleştirilen bütün işlemler, yalnızca fesih nedeniyle kendiliğinden hukuka aykırı hale gelmez.
Fesih ile sözleşmenin süresinin dolması, tarafların anlaşarak sözleşmeyi sona erdirmesi ve sözleşmeden dönme birbirinden ayrılmalıdır. Bunların geçmiş edimlere ve iade taleplerine etkileri aynı değildir.
Lisansın kurulması, yazılı şekil ve bedel hükümleri bakımından patent lisans sözleşmesinin kapsamı ve şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
Patent Lisans Sözleşmesi Hangi Durumlarda Feshedilebilir?
Patent lisansının sona erdirilmesi bakımından ilk incelenecek kaynak, taraflar arasındaki sözleşmedir. Sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olması, fesih yetkisinin hangi tarafa tanındığı ve ihlalin giderilmesi için süre öngörülüp öngörülmediği hukuki sonucu etkiler.
1. Sözleşmede Düzenlenen Fesih Hakkının Kullanılması
Taraflar, hukukun emredici sınırları içinde, belirli olayların gerçekleşmesi halinde sözleşmenin feshedilebileceğini kararlaştırabilir. Örneğin şu durumlar fesih sebebi olarak düzenlenebilir:
- Lisans bedelinin kararlaştırılan koşullarda ödenmemesi,
- Patent konusu buluşun izin verilen coğrafi bölge veya faaliyet alanı dışında kullanılması,
- Lisans alanın sözleşmeye aykırı şekilde üçüncü kişilere kullanım hakkı tanıması,
- Önemli teknik veya ticari yükümlülüklerin ihlal edilmesi,
- Gizlilik yükümlülüğüne aykırılık,
- Sözleşmede açıkça tanımlanmış başka bir sona erdirme olayının gerçekleşmesi.
Ancak sözleşmede bir fesih sebebinin yazılı olması, o sebebe dayanılarak yapılan her bildirimin tartışmasız geçerli olduğu anlamına gelmez. Hükmün kapsamı, olayın gerçekleşip gerçekleşmediği, sözleşmenin bütünü ve dürüstlük kuralı birlikte değerlendirilir.
2. Lisans Bedelinin Ödenmemesi
Lisans bedelinin ödenmemesi, patent lisanslarında önemli bir sözleşmeye aykırılık oluşturabilir. Bununla birlikte ödeme gecikmesi ile sözleşmenin feshi aynı hukuki işlem değildir.
TBK m.117 uyarınca muaccel borcun borçlusu, kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. İfa tarihinin birlikte belirlenmiş olması gibi kanunda öngörülen durumlarda ayrıca ihtar gerekmeyebilir.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde TBK m.123, temerrüde düşen tarafa ifa için uygun süre verilmesini düzenler. TBK m.124’te belirtilen şartların bulunması halinde ek süre verilmesi gerekmeyebilir.
İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmeler bakımından TBK m.126, temerrüt halinde alacaklıya sözleşmeyi feshederek sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini isteme imkânı tanır.
Bu nedenle lisans verenin, ödeme gecikmesine dayanarak fesih hakkını kullanmadan önce borcun muacceliyetini, temerrüdün oluşumunu, sözleşmedeki bildirim şartlarını ve gerektiğinde ek süre verilmesini incelemesi gerekir.
3. Lisansın Kullanım Sınırlarının Aşılması
Lisans alanın kendisine tanınan yetkinin dışına çıkması, yalnızca sözleşmeye aykırılık değil, somut koşullara göre patent hakkına tecavüz sorunu da doğurabilir.
SMK m.125/3 uyarınca, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça lisans alan lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez. SMK m.141/1-d ise lisans yoluyla verilen hakların izinsiz genişletilmesini veya üçüncü kişilere devredilmesini patent hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında düzenler.
Örneğin yalnızca belirli üretim tesisinde kullanım yetkisi bulunan lisans alanın, sözleşmenin kapsamını aşarak başka bir işletmeye yetki vermesi halinde hem sözleşme ihlali hem de patentten doğan talepler gündeme gelebilir.
Bu değerlendirmede lisansın inhisari olup olmaması ve lisans alanın kullanım yetkisinin kapsamı önemlidir. Konunun ayrıntıları inhisari ve inhisari olmayan patent lisansı başlıklı incelemede ele alınmaktadır.
4. Lisans Verenin Yükümlülüklerini İhlal Etmesi
Fesih hakkı yalnızca lisans verene ait değildir. Lisans verenin sözleşmede üstlendiği temel edimleri yerine getirmemesi de koşulları varsa lisans alan yönünden fesih sebebi oluşturabilir.
Örneğin lisans verenin, kararlaştırılmış teknik desteği sağlamaması, kullanma yetkisini sözleşmeye aykırı biçimde sınırlandırması veya lisansın amacına ulaşmasını engelleyen önemli bir yükümlülüğünü ihlal etmesi halinde TBK hükümleri gündeme gelebilir.
SMK m.126/1, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça lisans verenin, patent konusu buluşun normal kullanımı için zorunlu teknik bilgileri lisans alana verme yükümlülüğünü düzenler.
Ancak her teknik destek eksikliği veya taraflar arasındaki her anlaşmazlık kendiliğinden haklı fesih sebebi değildir. Yükümlülüğün içeriği, ihlalin ağırlığı ve giderilebilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.
5. Sözleşme Süresinin Dolması ve Diğer Sona Erme Sebepleri
Belirli süreli lisans sözleşmesi, kararlaştırılan sürenin sonunda yenileme veya uzama hükmü bulunmaması halinde sona erebilir. Sürenin dolması için ayrıca bir sözleşme ihlalinin ispatlanması gerekmez.
Belirsiz süreli lisanslarda ise olağan fesih imkânı ve bildirim süresi öncelikle sözleşme hükümlerine göre değerlendirilir. Bu konuda bütün patent lisanslarına uygulanabilecek tek ve genel bir otuz veya altmış günlük kanuni fesih süresi bulunduğu söylenemez.
TBK m.138’deki aşırı ifa güçlüğü gibi olağanüstü durumlar da şartları gerçekleştiğinde sözleşmenin uyarlanması veya sona erdirilmesi bakımından önem taşıyabilir. Bunun için ekonomik koşulların değişmiş olması tek başına yeterli değildir; maddede öngörülen şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Patent Lisans Sözleşmesinin Feshi Nasıl Yapılır?
Fesih işleminin hukuki sonuç doğurabilmesi için yalnızca fesih sebebinin varlığı değil, fesih yetkisinin uygun biçimde kullanılması da önemlidir.
Fesih İhtarnamesi ve Bildirim
Fesih iradesinin karşı tarafa yöneltilen, açık ve anlaşılabilir bir bildirimle ortaya konulması uyuşmazlığın ispatı bakımından önem taşır.
Bir fesih bildiriminde özellikle şu hususların belirlenmesi uygun olur:
- Tarafların ve feshedilmek istenen lisans sözleşmesinin kimliği,
- Sözleşmeye konu patent veya patent başvurusunun numarası,
- Dayanılan sözleşme hükmü veya kanuni fesih sebebi,
- İhlal iddiasının somut olaylarla açıklanması,
- Gerekiyorsa ihlalin giderilmesi için tanınan süre,
- Feshin hangi tarihte sonuç doğurmasının amaçlandığı,
- Fesih sonrası kullanımın durdurulmasına ve ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin talepler.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.18/3, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye veya sözleşmeyi feshetmeye yönelik ihbar ve ihtarlar bakımından noter, taahhütlü mektup, telgraf ya da güvenli elektronik imzayla kayıtlı elektronik posta sistemi kullanılmasını düzenler.
Bu yöntemler, özellikle bildirimin içeriğinin, gönderildiğinin ve muhataba ulaştığının ispatında önemlidir. Bununla birlikte fesih bildiriminin şekline ilişkin bir eksikliğin somut hukuki sonucu, ilgili mevzuat ve sözleşme hükümleri birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.
Fesih Hangi Tarihten İtibaren Sonuç Doğurur?
Feshin sonuç doğuracağı tarih; sözleşmedeki hükümler, bildirimin karşı tarafa ulaşması, varsa tanınan ek süre ve kullanılan fesih hakkının niteliğine göre belirlenir.
Örneğin bir sözleşme, ödeme temerrüdünün yazılı ihtara rağmen on beş gün içinde giderilmemesi halinde fesih hakkı tanıyabilir. Böyle bir durumda yalnızca ilk ödeme gecikmesinin tarihi esas alınarak lisansın kendiliğinden sona erdiği kabul edilemez. İhtarın içeriği ve sözleşmedeki süre mekanizması da incelenmelidir.
Taraflar arasında feshin geçerliliği tartışmalıysa, fesih iradesinin açıklanmış olması ile feshin mahkemece haklı bulunması birbirinden ayrılır.
Patent Sicilindeki Lisans Kaydının Durumu
SMK m.148/4 uyarınca sınai mülkiyet haklarına ilişkin hukuki işlemler yazılı şekle tabidir. Aynı maddenin beşinci fıkrası ve SMK m.106/2, patent lisanslarına ilişkin sicil kaydının iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından taşıdığı önemi düzenler.
Sicile kayıtlı bir lisans ilişkisinin sona ermesi halinde, sicil bilgilerinin bu değişikliğe uygun hale getirilmesi de değerlendirilmelidir. Bununla birlikte taraflar arasında feshin gerçekleşmesi ile sicil kaydının güncellenmesi aynı işlem değildir.
Fesih uyuşmazlığında lisansın sicildeki görünümü, tarafların hukuki ilişkisi ve üçüncü kişilerin iyiniyetli kazanımları birbirinden ayrılarak incelenmelidir.
Fesih Sonrasında Patent Konusu Buluş Kullanılmaya Devam Edilebilir mi?
Geçerli şekilde sona ermiş bir patent lisansına dayanılarak yeni üretim veya diğer patentli kullanım faaliyetlerine devam edilmesi kural olarak mümkün değildir. Ancak bu sonuç, ilgili patent hakkının devam etmesine, kullanımın patentin koruma kapsamında bulunmasına ve başka bir hukuka uygun kullanım sebebinin mevcut olmamasına bağlıdır.
SMK m.125/4 gereğince lisans alanın sözleşme şartlarına uyma yükümlülüğü vardır. Lisansın sona ermesinden sonra patent sahibinin izni olmaksızın gerçekleştirilen fiiller ise koşulları varsa SMK m.141 kapsamında değerlendirilebilir.
Yeni Üretim ve Satış Faaliyetleri
Fesih sonrasında patent konusu buluşun izinsiz olarak yeni ürünlerin üretiminde veya patentli usulün uygulanmasında kullanılması, geçerli patent hakkının kapsamına göre tecavüz oluşturabilir.
Patent sahibinin bu tür kullanımlara karşı başvurabileceği hukuki yollar, sözleşme ihlalinden doğan taleplerle sınırlı değildir. Şartları gerçekleştiğinde patent hakkına tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve zararların giderilmesi de istenebilir.
Bu taleplerin kapsamı ve yargısal ileri sürülme koşulları patent hakkına tecavüz davası kapsamında ayrıca incelenir.
Fesih Öncesinde Üretilen Ürünler ve Stoklar
Patent lisansının feshi, fesih tarihinden önce üretilmiş bütün ürünlerin otomatik olarak imha edileceği veya satılmasının her durumda yasaklanacağı anlamına gelmez.
Stokların hukuki durumu değerlendirilirken şu ayrımlar yapılmalıdır:
- Ürünler lisansın geçerli olduğu dönemde ve lisans kapsamında mı üretildi?
- Ürünler patent sahibinin rızasıyla daha önce piyasaya sunuldu mu?
- Fesih sonrasında stokların satılması veya dağıtılması konusunda özel bir sözleşme hükmü bulunuyor mu?
- Ürünlerin piyasaya sunulması için yeni bir patentli üretim veya usul kullanımı gerekiyor mu?
- Patent hakkının tükenmesine ilişkin şartlar somut ürünler bakımından gerçekleşmiş mi?
Patent sahibinin rızasıyla usulüne uygun olarak piyasaya sunulmuş belirli ürünlerin sonraki dolaşımı ile fesih sonrasında yeni ürün üretilmesi aynı hukuki durum değildir.
Bu nedenle stokların tasfiyesi, satışına devam edilmesi veya iadesi konularında sözleşme hükümleriyle birlikte patent hakkının tükenmesine ilişkin SMK m.152 hükümleri dikkate alınmalıdır.
Alt Lisanslar ve Üçüncü Kişilerin Kullanımı
Lisans alan tarafından üçüncü kişilere kullanım yetkisi tanınmış olması, bu yetkinin her durumda hukuken geçerli olduğu anlamına gelmez.
Öncelikle asıl lisans sözleşmesinin alt lisansa izin verip vermediği belirlenmelidir. Ardından alt lisansın kapsamı, süresi ve asıl lisans ilişkisinin sona ermesine ilişkin hükümler incelenmelidir.
Asıl lisansın feshi, alt lisans ilişkilerinin devamına doğrudan etki edebilir. Ancak üçüncü kişilerin hukuki durumunu, sözleşmelerin içeriği ve mevcut hakları incelemeden bütün alt lisansların aynı tarihte ve aynı sonuçlarla sona erdiği biçiminde değerlendirmek doğru değildir.
Teknik Bilgilerin Kullanımı ve Gizlilik Yükümlülüğü
Patent lisansları kapsamında lisans alana teknik çizimler, üretim talimatları, proses bilgileri veya gizli teknik belgeler verilmiş olabilir.
SMK m.126/2 uyarınca lisans alan, kendisine verilen gizli bilgilerin açıklanmasını önlemek için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.
Lisansın sona ermesi, gizli teknik bilgilerin sınırsız şekilde açıklanabileceği anlamına gelmez. Özellikle gizlilik yükümlülüğünün devamı, belgelerin iadesi, kopyaların silinmesi ve teknik bilginin sonraki kullanımına ilişkin sözleşme hükümleri önem taşır.
Patent hakkının sağladığı koruma ile gizli teknik bilginin korunması farklı değerlendirmeler gerektirebilir. Bu ayrım patent lisansında know-how ve gizli teknik bilgi konusunda incelenmektedir.
Fesih Sonrasında Lisans Bedelleri, Tazminat ve Diğer Borçlar
Fesih sonrası mali sonuçların belirlenmesinde, lisans döneminde doğan borçlarla sona ermeden sonraki kullanımdan kaynaklanan talepler birbirinden ayrılmalıdır.
| Hukuki konu | Fesih sonrasında değerlendirme |
|---|---|
| Fesih öncesinde doğmuş lisans bedelleri | Kural olarak yalnız fesih nedeniyle ortadan kalkmaz; sözleşme ve karşı edimler incelenir. |
| Fesih sonrasındaki yeni kullanım | Geçerli izin yoksa patent hakkına tecavüz ve buna bağlı talepler gündeme gelebilir. |
| Önceden ödenmiş lisans bedelleri | Otomatik iade edilmez; sona erme sebebi, sözleşme ve uygulanabilir özel hükümler incelenir. |
| Erken fesih nedeniyle uğranılan zarar | İhlal, kusur, zarar ve illiyet bağı ile ilgili sözleşme ve TBK hükümleri değerlendirilir. |
| Stok, ekipman ve belgeler | Sözleşmesel iade veya tasfiye hükümleri, ürünlerin hukuki statüsü ve ilgili diğer haklar dikkate alınır. |
| Gizlilik yükümlülüğü | Gizli bilginin niteliği ve devam eden sözleşmesel veya kanuni yükümlülükler belirleyicidir. |
Önceden Doğan Lisans Bedelleri Ödenir mi?
Lisans alanın sözleşme yürürlükteyken patent konusu buluştan yararlanmasına karşılık doğan lisans bedeli borçları, geçerli bir fesihle kendiliğinden silinmez.
Örneğin lisans bedelinin gerçekleşen satışlar üzerinden hesaplandığı bir sözleşmede, fesih öncesi döneme ilişkin satışların raporlanması ve bunlardan doğan bedellerin ödenmesi yükümlülüğü devam edebilir.
Buna karşılık fesih sonrasındaki dönem için henüz karşılığı doğmamış bedellerin talep edilip edilemeyeceği, sözleşmenin niteliğine ve özel hükümlere bağlıdır. Asgari garanti bedeli, peşin ödeme ve taksitlendirilmiş bedel gibi farklı ödeme yapıları aynı sonuçları doğurmayabilir.
Haksız Fesih ve Erken Sona Erme Tazminatı
Taraflardan birinin sözleşmeyi yeterli hukuki sebep bulunmaksızın sona erdirmesi veya gerekli fesih koşullarına uymaması, somut olayda sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk oluşturabilir.
TBK m.112, borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesine bağlı tazminat sorumluluğunu düzenler. TBK m.126 ise sürekli edimli sözleşmelerde temerrüt nedeniyle fesih halinde, sözleşmenin süresinden önce sona ermesinden kaynaklanan zararın giderilmesini isteme imkânı tanır.
Ancak talep edilecek zararın varlığı, kapsamı ve sorumluluk şartları somut delillerle ortaya konulmalıdır. Sözleşmenin feshedilmiş olması, tek başına belirli tutarda tazminata hak kazanıldığı anlamına gelmez.
Patentin Hükümsüzlüğü, Koruma Süresinin Sona Ermesi ve Lisansın Feshi Aynı Şey midir?
Patent lisansının feshi ile patent hakkının sona ermesi veya hükümsüz kılınması farklı hukuki olaylardır.
SMK m.140 uyarınca patent hakkı, koruma süresinin dolması, patent sahibinin vazgeçmesi veya kanunda öngörülen yıllık ücret koşullarının yerine getirilmemesi gibi nedenlerle sona erebilir. Patent hakkının sona ermesi, lisans sözleşmesindeki bütün parasal ve yan edim yükümlülüklerinin kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Patentin hükümsüzlüğünde ise SMK m.139/1 gereğince patent korumasının hiç doğmamış sayılması söz konusudur. Bununla birlikte SMK m.139/2-b, hükümsüzlük kararından önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmelere ilişkin özel bir istisna düzenler. Üçüncü fıkrada, bu sözleşmelere göre ödenmiş bedelin hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iadesinin istenebileceği belirtilir.
SMK m.127 de patent başvurusunun geri alınması, reddedilmesi veya patentin hükümsüzlüğü halinde lisans verenin sorumluluğunu özel olarak düzenler.
Dolayısıyla patentin hükümsüz kılınması, geçmişte uygulanmış lisans sözleşmesinin bütün sonuçlarının otomatik olarak silinmesi şeklinde yorumlanamaz. Bu özel mesele patent hükümsüzlüğünün sözleşmelere etkisi başlıklı incelemenin konusudur.
Devir veya lisans işleminde yetkisizlik, geçersizlik ve lisans verenin özel sorumluluğu ise patent devri ve lisansında sorumluluk kapsamında ayrıca ele alınır.
Patent Lisansının Feshinde İspat ve Yargısal Değerlendirme
Fesih uyuşmazlığında sözleşme metni, ihtar ve cevaplar, ödeme kayıtları, teknik raporlar ve fiilî kullanımın niteliği birlikte değerlendirilir.
Özellikle şu belgeler uyuşmazlığın çözümünde önem taşıyabilir:
- İmzalı lisans sözleşmesi ve ek protokoller,
- Patent sicil kayıtları ve ilgili patent dokümanları,
- Fesih, temerrüt ve ödeme ihtarnameleri,
- Lisans bedeli faturaları, ödeme dekontları ve mutabakat kayıtları,
- Üretim ve satış kayıtları ile teknik belgeler,
- Taraflar arasındaki yazışmalar ve toplantı tutanakları,
- Gerekli olduğunda uzman görüşleri ve teknik bilirkişi incelemeleri.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Patent Lisansının Feshine İlişkin Kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.04.2023 tarihli, E.2022/2134, K.2023/2203 sayılı kararında uyuşmazlık, patent lisans sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğinin tespitine ilişkindir.
Dosyada, patent lisansına dayalı taraf yükümlülüklerinin ihlal edildiği iddiası, bir tesiste kurulan sistemin patentin koruma kapsamında bulunup bulunmadığı ve tarafların feshe ilişkin savunmaları değerlendirilmiştir.
Yargıtay, önceki bozma kararına uyularak yapılan yargılamada verilen ve 04.07.2014 tarihli ihtar itibarıyla haklı feshi kabul eden mahkeme kararını onamıştır. Uyuşmazlıkta teknik inceleme ve patent istemlerinin değerlendirilmesi de önemli rol oynamıştır.
Karar, patent lisansının feshi uyuşmazlığında sözleşmeye aykırılık iddiasının, teknik kullanımın ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesinin önemini göstermektedir. Bununla birlikte söz konusu karar, her lisans ihlalinin otomatik olarak haklı fesih sebebi oluşturduğu veya her fesih bildiriminin aynı tarihte sonuç doğuracağı anlamına gelmez.
Fesih Uyuşmazlığında Hangi Talepler İleri Sürülebilir?
Uyuşmazlığın niteliğine göre feshin haklı veya geçerli olduğunun tespiti, sözleşmeden doğan alacakların tahsili, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat veya patent kullanımına ilişkin talepler gündeme gelebilir.
6769 sayılı Kanun’un 156. maddesi, Kanunda öngörülen davalar bakımından fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemelerinin görevini düzenler. Bununla birlikte salt sözleşmesel talebin hukuki niteliği, tarafların sıfatı ve varsa özel yetki düzenlemeleri somut uyuşmazlık bakımından ayrıca incelenmelidir.
Patent hakkına tecavüz iddiasının da bulunması halinde, sözleşmenin geçerli biçimde sona erip ermediği ile iddia edilen kullanımın patentin koruma kapsamında bulunup bulunmadığı ayrı meseleler olarak ele alınır.
Örnek: Lisans Bedeli Ödenmediği Halde Üretime Devam Edilmesi
Bir üretim şirketinin, belirli bir patentli üretim sistemini kullanmak üzere beş yıllık lisans sözleşmesi yaptığını varsayalım. Sözleşmede lisans bedelinin üçer aylık dönemlerde ödenmesi ve ödeme gecikmesinin yazılı ihtara rağmen on beş gün içinde giderilmemesi halinde lisans verene fesih hakkı tanınmış olsun.
Lisans alanın ödemeyi yapmaması üzerine lisans veren yazılı ihtar gönderir. İhtarda tanınan süre sonuçsuz kaldıktan sonra sözleşmede düzenlenen fesih hakkı kullanılır. Buna rağmen lisans alan aynı patentli üretim sistemini kullanmaya devam eder.
Bu durumda değerlendirme iki aşamalıdır:
- Sözleşmesel aşama: Ödeme borcunun muaccel olup olmadığı, ihtarın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ihlalin giderilip giderilmediği ve fesih hakkının geçerli biçimde kullanılıp kullanılmadığı belirlenir.
- Patent hakkı aşaması: Lisansın sona ermesinden sonraki üretimin geçerli patentin koruma kapsamında bulunup bulunmadığı ve başka bir hukuka uygun kullanım sebebinin mevcut olup olmadığı incelenir.
Feshin geçerli olması halinde geçmiş lisans bedelleri talep edilebilir. Fesih sonrası yetkisiz üretim ise koşulları varsa patent hakkından doğan ayrıca taleplerin ileri sürülmesine neden olabilir.
Ancak aynı zarar kaleminin farklı hukuki nitelendirmelerle mükerrer biçimde tazmin edilmemesi ve bütün taleplerin dayanaklarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekir.
Patent Lisans Sözleşmesinin Feshi Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Patent lisans sözleşmesi tek taraflı feshedilebilir mi?
Evet. Sözleşmede tanınan fesih hakkının veya kanundan doğan fesih koşullarının bulunması halinde tek taraflı fesih mümkün olabilir. Ancak fesih sebebinin varlığı, bildirim usulü ve feshin sonuç doğuracağı tarih somut olay bakımından değerlendirilmelidir.
2. Lisans bedelinin bir kez geç ödenmesi haklı fesih için yeterli midir?
Her durumda yeterli değildir. Gecikmenin niteliği, sözleşmedeki ödeme ve fesih hükümleri, temerrüt koşulları ve gerektiğinde ek süre verilmesi değerlendirilir. TBK m.117 ve m.123-126 bu ayrım bakımından önemlidir.
3. Fesih bildirimi mutlaka noter aracılığıyla mı yapılmalıdır?
Her fesih işlemi bakımından tek geçerli yöntem noter değildir. Tacirler arasındaki fesih ihbarlarında TTK m.18/3’te belirtilen yöntemler dikkate alınır. Sözleşmedeki özel bildirim şartları ve bildirimin ispatı da değerlendirilmelidir.
4. Lisans sona erdiğinde önceden üretilmiş ürünler satılabilir mi?
Bu soruya bütün ürünler için aynı cevap verilemez. Ürünlerin lisans döneminde hukuka uygun üretilmiş olması, piyasaya sunulup sunulmadıkları, patent hakkının tükenmesi ve sözleşmedeki stok tasfiyesi hükümleri incelenmelidir. Yeni üretim ile daha önce hukuka uygun piyasaya sunulmuş ürünlerin yeniden satışı farklıdır.
5. Lisans alan, fesih sonrasında patent sahibine dava açabilir mi?
Koşulları varsa evet. Lisans alan, haksız fesih, sözleşmeye aykırılık veya karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle tespit, alacak veya tazminat talepleri ileri sürebilir. Patent hakkına üçüncü kişilerin tecavüzü nedeniyle lisans alanın dava açabilme şartları ise SMK m.158 kapsamında ayrı bir konudur.
6. Patent hükümsüz kılınırsa daha önce ödenen lisans bedelleri geri alınabilir mi?
Ödenen bütün bedellerin otomatik olarak iadesi söz konusu değildir. SMK m.139/2 ve m.139/3, hükümsüzlüğün önceden yapılmış ve uygulanmış sözleşmelere etkisini ve hakkaniyet gereğince kısmi veya tam bedel iadesi imkânını düzenler. Lisans verenin sorumluluğu bakımından SMK m.127 de dikkate alınır.
7. Bir sözleşme patent, marka ve yazılım lisanslarını birlikte içeriyorsa fesih bütün hakları sona erdirir mi?
Bu sonuç kendiliğinden kabul edilemez. Birden fazla fikrî mülkiyet hakkını kapsayan sözleşmelerde fesih hükmünün bütün hakları mı yoksa belirli kullanım yetkilerini mi kapsadığı ayrıca incelenmelidir. Çoklu hak lisanslarının feshi sonrası durum, karma fikrî mülkiyet lisansının feshi konusunda değerlendirilir.
Sonuç
Patent lisans sözleşmesinin feshi, yalnızca fesih bildirimi gönderilmesinden ibaret değildir. Sözleşmedeki fesih sebepleri, TBK kapsamında temerrüt ve süre şartları, ihlalin niteliği, patent hakkının mevcut durumu ve tarafların karşılıklı yükümlülükleri birlikte değerlendirilmelidir.
Geçerli bir fesih sonrasında lisans alanın patent konusu buluşu kullanma yetkisi kural olarak ileriye yönelik sona ermekle birlikte, geçmiş lisans bedelleri, mevcut ürünler, gizli teknik bilgiler ve tazminat talepleri farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Özellikle yeni üretim ile önceden hukuka uygun olarak piyasaya sunulmuş ürünlerin durumu birbirine karıştırılmamalıdır.
Sözleşmenin feshi ve sonrasındaki patent kullanımına ilişkin uyuşmazlıklarda sözleşmesel hakların ve patentten doğan taleplerin birlikte değerlendirilmesi önem taşır. Patent lisans uyuşmazlıkları ve hukuki süreçler hakkında patent hukuku alanında hukuki danışmanlık ve dava takibi kapsamında bilgi alınabilir.
Yazar Avukat Fatih Sefer