Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kararlarının icrası, 7343 sayılı Kanunla köklü biçimde değişmiştir: bu işlemler artık icra daireleri tarafından değil, Adalet Bakanlığı bünyesindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri (ADM) tarafından, uzmanlar (psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı) eşliğinde ve çocuk görüşme merkezlerinde yerine getirilmektedir (ÇKK m.41/A vd.). Başvuru UYAP, e-Devlet veya fiziki yolla yapılır; işlemler tamamen harçsızdır ve tüm masraflar Devletçe karşılanır. Teslim emrine haklı mazeret olmaksızın uymayan ebeveyn hakkında, bir ay içinde yapılacak şikayet üzerine üç aya kadar disiplin hapsine karar verilebilir (ÇKK m.41/G).
Bu rehberde eski icra rejiminden yeni sisteme geçişi; ADM’ye başvuru usulünü, rızaya dayalı süreci, teslim emrini, disiplin hapsini, çocuğun direnmesi halinde izlenen prosedürü ve müdürlük tutanaklarının velayet davalarındaki delil gücünü güncel Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla açıklıyoruz.
İçindekiler
- Çocuk Tesliminde Yeni Sistem Nedir? İcra Dönemi Neden Bitti?
- Eski ve Yeni Sistem Karşılaştırması
- Çocuk Tesliminde Görevli ve Yetkili Merci
- ADM’ye Başvuru Nasıl Yapılır?
- Rızaya Dayalı Süreç Nasıl İşler?
- Çocuk Görüşme Merkezleri Nedir?
- Teslim Emri Nedir, Ne Zaman Düzenlenir?
- Zorla Yerine Getirme ve Sınırları
- Çocuğu Teslim Etmeyen Ebeveyne Disiplin Hapsi (ÇKK m.41/G)
- Haklı Mazeret Nedir?
- Çocuk Gitmek İstemezse Ne Olur?
- Müdürlük İşlemlerine Şikayet ve İtiraz
- Teslim Tutanaklarının Velayet Davasındaki Delil Gücü
- Uzaklaştırma Kararı Varken Çocuk Teslimi
- Harç ve Masraf Rejimi
- Uluslararası Çocuk Kaçırma ve İade Kararlarının İcrası
- Emsal Kararlar
- Sık Sorulan Sorular
Çocuk Tesliminde Yeni Sistem Nedir? İcra Dönemi Neden Bitti?
On yıllar boyunca çocuk teslimi ve kişisel ilişki ilamları, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 25, 25/a ve 25/b maddeleri uyarınca, bir eşya teslimine benzer usullerle icra memurları ve kolluk marifetiyle yerine getirildi. Bu sistem çocuğu icra takibinin “konusu” haline getiriyor, teslim anını fiilen bir haciz işlemine dönüştürüyordu. Yargıtay, çocuğun kişisel ilişki için polis karakolunda teslim alınıp karakolda geri verilmesi uygulamasını “çocuğun ruhsal durumunu olumsuz yönde etkileyici” bularak yıllar önce eleştirmişti (Yargıtay 2. HD, E. 2011/19290, K. 2012/13843, T. 22.05.2012); Anayasa Mahkemesi de eski rejimin yapısal yetersizliklerinin aile hayatına saygı hakkını ihlal ettiğini tespit etti (AYM, B. 2018/27095, T. 04.07.2022).
30.11.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7343 sayılı Kanun (5. Yargı Paketi) bu tabloyu kökten değiştirdi: İİK’daki çocuk teslimi hükümleri yürürlükten kaldırıldı ve konu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen m.41/A ve devamı hükümleriyle çocuk koruma sisteminin içine taşındı. Yargıtay dönüşümü açıkça tescil etmiştir: “7343 sayılı Kanun’un… yürürlüğe girmesiyle birlikte 2004 sayılı İcra İflas Kanunundaki çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin (25, 25/a, 25/b) hükümler mülga olmuştur” (Yargıtay 12. HD, E. 2023/6016, K. 2024/2377, T. 13.03.2024). Uygulama 4 Nisan 2022’de pilot illerde başladı ve 8 Mayıs 2023 itibarıyla tüm ülkede yürürlüktedir; ikincil mevzuat, 04.08.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine İlişkin Yönetmelik’tir.
Eski ve Yeni Sistem Karşılaştırması
| Kriter | Eski sistem (İİK m.25 vd.) | Yeni sistem (ÇKK m.41/A vd.) |
|---|---|---|
| Görevli merci | İcra daireleri | Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri |
| Teslim mekanı | İcra dairesi, ev, polis karakolu | Çocuk görüşme merkezleri ve çocuk dostu mekanlar |
| Süreçte uzman | İcra memuru (uzman zorunlu değil) | Psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı zorunlu |
| Yaklaşım | Zorlayıcı icra (eşya teslimi mantığı) | Önce rıza ve ikna; zor kullanma son çare |
| Harç ve masraf | Her işlemde harç + masraf hak sahibinden | Harçsız; tüm masraflar Devletten (m.41/İ) |
| Yaptırım | İİK m.341 tazyik hapsi (icra mahkemesi) | ÇKK m.41/G disiplin hapsi (aile mahkemesi) |
| Denetim mercii | İcra mahkemesi | Aile mahkemesi |
Değişimin özü, “eşya odaklı icra” mantığından “çocuk odaklı koruma” mantığına geçiştir; çocuk artık teslimin nesnesi değil, görüşü alınan ve süreç boyunca uzmanlarca korunan öznesidir.
Çocuk Tesliminde Görevli ve Yetkili Merci
Çocuk teslimi (velayet ilamının icrası) ve çocukla kişisel ilişki kurulması (görüşme takviminin yerine getirilmesi) işlemlerinde görevli merci, çocuğun yerleşim yerindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüdür; ADM bulunmayan yerlerde bu görevi Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlükleri yürütür. Yetkinin çocuğun yerleşim yerine (TMK m.19) bağlanması bilinçlidir: çocuğun alıştığı çevrede, en az yıpratıcı biçimde işlem yapılmasını sağlar. Çocuğun yerleşim yeri değişirse yetki, itiraz prosedürüne gerek kalmadan müdürlükler arası dosya devriyle yeni yerleşim yerine geçer. Çocuğun Türkiye’de yerleşim yeri yoksa, bulunduğu yer müdürlüğü yetkilidir. Her iki işlem türünde de mekanizma paraleldir: başvuru → uzman eşliğinde rızaya dayalı süreç → gerekirse emir → yaptırım; fark, teslimde çocuğun hak sahibine kalıcı olarak verilmesi, kişisel ilişkide ise periyodik görüşmelerin yerine getirilmesidir.
ADM’ye Başvuru Nasıl Yapılır?
Elinde çocuk teslimi veya kişisel ilişki kurulmasına dair ilam ya da tedbir kararı bulunan hak sahibi ebeveyn; karar kendiliğinden yerine getirilmiyorsa müdürlüğe başvurur. Başvuru üç yolla yapılabilir: UYAP üzerinden (avukatla temsilde en pratik yol), e-Devlet kapısından veya fiziki olarak müdürlüğe. Başvuru harca tabi değildir ve eski icra takip talebindeki şekli katılıklar aranmaz; kararın kendisi ve talep yeterlidir. Başvuru üzerine müdürlükte dosya açılır ve süreç doğrudan uzmanların önüne gelir — acil tedbir kararlarında bu dijital kanal, vakit kaybını ortadan kaldırır.
Rızaya Dayalı Süreç Nasıl İşler?
Yeni sistemin ayırt edici aşaması, emirden önce gelen uzman müdahalesidir. Dosya açıldığında psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı, yükümlü ebeveynle iletişime geçer; bu temas bir tebligat değil, danışmanlık ve ikna sürecidir. Uzman; mahkeme kararına uymanın hukuki zorunluluğunun ötesinde, çocuğun her iki ebeveyniyle bağını sürdürmesinin ruhsal gelişimi için taşıdığı önemi anlatır, doğru ebeveynlik rolleri konusunda rehberlik eder ve çocuğun belirlenen gün ve saatte teslim mekanına getirilmesini ister. Yükümlü ebeveyn ikna olur ve çocuğu kararına uygun şekilde teslim ederse durum tutanağa bağlanır; işlem hiçbir zorlayıcı tedbire ve emre gerek kalmadan tamamlanır. Devlet bu aşamada zorlayıcı değil, “arabulucu ve koruyucu” kimliğiyle hareket eder — Anayasa Mahkemesi’nin ifadesiyle, ebeveynin çocuğuyla bütünleşmesini sağlama yönündeki pozitif yükümlülüğün gereği budur (AYM, B. 2022/46086, T. 12.03.2025).
Çocuk Görüşme Merkezleri Nedir?
Teslim ve görüşme işlemleri artık adliye koridorlarında veya karakollarda değil, çocuk görüşme merkezlerinde ve çocuk dostu teslim mekanlarında yapılır. Bu merkezler; oyuncakların, kitapların ve oyun alanlarının bulunduğu, kreş benzeri sıcak mekanlar olarak tasarlanır ve park, bahçe, aile yaşam merkezi gibi sosyal alanların içinde veya yakınında konumlandırılır. Mimari kurgu, anne ile babanın birbiriyle karşılaşmadan çocuğu uzmana teslim edip uzmandan teslim alabilmesini sağlayacak şekilde (mümkünse ayrı giriş-çıkış güzergahlarıyla) planlanır. Uzman, teslim anında çocuğun kaygısını gözlemler; gerekirse teslimi kısa süre erteleyip çocukla oyun kurarak onu sakinleştirir. Amaç, teslim anının çocuk için bir “ayrılık” veya “el değiştirme” olarak değil, olağan bir görüşmenin başlangıcı olarak yaşanmasıdır.
Teslim Emri Nedir, Ne Zaman Düzenlenir?
Rızaya dayalı sürecin sonuç vermemesi — yükümlünün uzmanın çağrısına icabet etmemesi veya çocuğu getirmeyeceğini bildirmesi — halinde müdürlük, yazılı bir teslim emri düzenleyip yükümlüye tebliğ eder. Emirde çocuğun teslim edileceği yer, gün ve saat gösterilir; emre aykırılık halinde disiplin hapsi uygulanacağı ve zorla teslim yoluna gidileceği ihtar edilir. Teslim emri, eski icra emrinden nitelik olarak farklıdır: hem kararın infazına yönelik bir bildirim hem de yükümlüye tanınan son yasal uyarıdır. Tebliğle birlikte rıza aşaması hukuken kapanır ve yaptırım eşiğine gelinir; bu nedenle emrin usulüne uygun tebliği, sonraki disiplin hapsi sürecinin ön koşuludur.
Zorla Yerine Getirme ve Sınırları
Teslim emrine rağmen çocuk teslim edilmezse zorla yerine getirme aşamasına geçilir; ancak yeni sistemde “zor”, çocuğa değil, teslimi engelleyen yükümlünün direncine yöneliktir. Zorla teslimde uzman eşliği yasal zorunluluktur; kolluk desteği ancak uzmanın talebiyle ve uzmanın çizdiği sınırlar içinde devreye girer — kolluk mümkünse sivil kıyafetle, çocukla doğrudan temas kurmadan, yalnızca uzmanların güvenliğini sağlamak ve yükümlünün fiziksel engellemelerini bertaraf etmek için hazır bulunur. Mutlak sınır şudur: çocuğun bedensel ve ruhsal bütünlüğüne zarar verebilecek hiçbir yöntem “zorla teslim” kapsamında uygulanamaz. Uzman, teslim anında çocuğun ciddi bir kriz yaşadığını gözlemlerse işlemi durdurma ve erteleme yetkisine sahiptir; çocuğun üstün yararı ilkesi infaz aşamasında da mutlak hakimdir (YHGK, E. 2018/946, K. 2021/1491, T. 23.11.2021).
Çocuğu Teslim Etmeyen Ebeveyne Disiplin Hapsi (ÇKK m.41/G)
ÇKK m.41/G uyarınca; teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenler, hak sahibinin bir ay içinde yapacağı şikayet üzerine, fiil suç teşkil etse dahi üç aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır. Yaptırım yalnızca teslim anındaki engellemeleri değil, kişisel ilişki süresi bitiminde çocuğu hak sahibine geri getirmeyen yükümlüyü de kapsar. Disiplin hapsi, ceza hukuku anlamında bir ceza değil, yükümlüyü kararın gereğini yerine getirmeye zorlayan tazyik edici bir yaptırımdır: yükümlülük yerine getirilirse infaz durdurulur, infaza başlanmışsa kişi derhal tahliye edilir.
Yaptırımın uygulanabilmesi sıkı usuli şartlara bağlıdır. Yargıtay bunları somutlaştırmıştır: “disiplin suçu verebilmek için çocuk teslim bürosuna şikayetçi tarafından başvurulmuş olması, sanığa gerekli ihtaratların yapılmış olması, bu ihtarlara sanık tarafından uyulmamış olması gerekmekte” (Yargıtay 5. HD, E. 2025/2907, K. 2025/6849, T. 05.05.2025). Yani pasif bir aksama değil; usulüne uygun tebliğ edilmiş emre karşı bilinçli direnç aranır ve mahkeme, yükümlünün savunmasını almadan disiplin hapsine hükmedemez. Anayasa Mahkemesi de yaptırım mekanizmasının etkin işletilmesini devletin pozitif yükümlülüğü saymaktadır: kamusal makamların “kişisel ilişkinin kurulabilmesi için gerekli yaptırımları uygulaması” gerekir; aksi tutum aile hayatına saygı hakkıyla bağdaşmaz (AYM, B. 2021/20839, T. 19.11.2024).
Haklı Mazeret Nedir?
Her teslim edilmeme kötü niyet göstergesi değildir; hukuk düzeni, yükümlünün elinde olmayan ve teslimi imkansız kılan durumları “haklı mazeret” olarak yaptırım dışında tutar. Çocuğun ani hastalanması veya hastanede tedavi görmesi, ağır hava muhalefeti nedeniyle ulaşımın imkansızlaşması gibi haller tipik örneklerdir. İki koşul kritiktir: mazeretin somut belgelerle (doktor raporu, resmi yazı) desteklenmesi ve en kısa sürede müdürlüğe bildirilmesi. Belgesiz, geç bildirilen veya süreklilik kazanan “mazeretler” — özellikle her görüşme gününe denk gelen hastalık beyanları — mahkemece bilinçli direnç olarak değerlendirilir ve hem disiplin hapsine hem de velayet davasında aleyhe delile dönüşür.
Çocuk Gitmek İstemezse Ne Olur?
Sistemin en hassas senaryosu, idrak çağındaki çocuğun teslim anında diğer ebeveyne gitmek istemediğini beyan etmesidir. Yeni sistemde çocuk zorla götürülen bir nesne değildir: direnç, çocuğun bedensel ve ruhsal bütünlüğünü tehdit edecek bir zorlamayı gerektiriyorsa uzmanlar teslimi gerçekleştirmeyebilir. Ancak bu, sürecin bittiği anlamına gelmez; uzman, direncin kaynağını inceler: beyanlar yükümlü ebeveynin telkin ve baskısından mı kaynaklanıyor, yoksa çocuğun hak sahibi ebeveyne yönelik gerçek bir korku veya travması mı var? Bu ayrım, uluslararası sözleşmelerin çocuğun görüşüne verdiği önemle birlikte değerlendirilir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/3516, K. 2025/1124, T. 06.02.2025).
Uzman durumu tutanağa bağlar, müdürlük tutanağı aile mahkemesine iletir ve mahkeme; direncin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığını, yükümlünün süreçteki rolünü ve ilişkinin çocuğun ruh sağlığına etkisini yeniden değerlendirir. Direnç ebeveyn yabancılaştırması gibi manipülatif nedenlere dayanıyorsa, bu hem disiplin hapsi şikayetinde mazeret sayılmaz hem de velayetin kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Çocuğun görüşmek istememesinin tek başına kişisel ilişkiyi kaldırmaya yetmediğini kişisel ilişki makalemizde ayrıntılı incelemiştik; teslim aşamasındaki kural da paraleldir: zorla teslim değil, uzman denetiminde süreç yönetimi esastır.
Müdürlük İşlemlerine Şikayet ve İtiraz
Müdürlük işlemleri yargısal denetime tabidir. ÇKK m.41/F uyarınca müdürlükçe yapılan işlemlere karşı, öğrenmeden itibaren bir hafta içinde şikayet yoluna başvurulabilir; şikayet, teslim emrinin içeriğindeki hatalara, tebliğ usulsüzlüklerine, uzmanların uygulama biçimine veya zor kullanma sınırlarının aşılmasına dayanabilir. Görevli mahkeme konusundaki tereddüt Yargıtay tarafından giderilmiştir: “şikâyete bakacak görevli ve yetkili mahkeme, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesidir” (Yargıtay 5. HD, E. 2024/11480, K. 2025/3655, T. 18.03.2025) — icra mahkemelerinin bu alandaki görevi tamamen sona ermiştir. Şikayet, emrin icrasını kendiliğinden durdurmaz; ancak mahkeme telafisi güç zarar riski görürse işlemin durdurulmasına karar verebilir.
İki başvuru türü karıştırılmamalıdır: usuli şikayet, müdürlük işleminin hukuka aykırılığına yönelik denetim başvurusudur; disiplin hapsi şikayeti ise hak sahibinin, emre uymayan yükümlünün zorlanması talebidir. Her ikisinde de merci aile mahkemesidir. Disiplin hapsi kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz mümkündür; itiraz, kararı veren mahkemenin bulunduğu yerdeki bir sonraki numaralı aile mahkemesince (tek aile mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesince) incelenir.
Teslim Tutanaklarının Velayet Davasındaki Delil Gücü
Yeni sistemin velayet uyuşmazlıklarına en önemli yansıması, ispat düzlemindedir. Eski icra tutanakları çoğu zaman “çocuk teslim edilmedi” ibaresinden ibaret kuru kayıtlarken; ADM uzmanlarının düzenlediği tutanaklar, çocuğun tepkilerini, yükümlü ebeveynin tutumunu ve sürecin psikolojik arka planını içeren derinlikli gözlem raporları niteliğindedir. Kişisel ilişkinin sistematik engellenmesi TMK m.324/3 uyarınca velayetin değiştirilmesi sebebi olduğundan, bu tutanaklar değiştirme davasının temel delilini oluşturur: tutanaklarda yükümlünün çocuğu teslim mekanına getirmeyerek süreci tıkadığı veya çocuğu dirence sevk ettiği tespit edilmişse, bu tespitler velayetin çocuğun yararına aykırı kullanıldığının en somut verisidir. Velayet ve kişisel ilişki kamu düzenine ilişkin olduğundan, teslim sürecinde yaşanan gelişmeler derdest velayet davalarında da resen gözetilir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/2816, K. 2024/9754, T. 10.12.2024). Engelleme yaşayan ebeveyne pratik önerimiz: her görüşme gününde müdürlük kaydı oluşturun; tutanak zinciri, velayetin değiştirilmesi davasının omurgasıdır.
Uzaklaştırma Kararı Varken Çocuk Teslimi
Taraflar arasında 6284 sayılı Kanun kapsamında yaklaşmama veya iletişim kurmama tedbiri bulunması, kişisel ilişkinin icrasını engellemez; müdürlük süreci, tarafların hiçbir şekilde temas etmeyeceği bir organizasyonla yönetir. Çocuk görüşme merkezlerinin ayrı giriş-çıkış kurgusu ve farklı zaman dilimli teslim düzeni sayesinde; çocuk, uzman aracılığıyla bir ebeveynden alınıp diğerine teslim edilir ve tedbir kararı ihlal edilmeden mahkeme ilamının gereği yerine getirilir. Uzmanlar ayrıca süreçteki gerginliği ve şiddet riskini analiz etmekle görevlidir: görüşmeler sırasında çocuğun güvenliğine yönelik risk tespit edilirse müdürlük durumu derhal aile mahkemesine bildirir; ek tedbir alınması veya kişisel ilişkinin şeklinin değiştirilmesi gündeme gelir.
Harç ve Masraf Rejimi
ÇKK m.41/İ uyarınca çocuk teslimi ve kişisel ilişki işlemlerinin yerine getirilmesi için yapılacak tüm masraflar Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; başvuru ve işlemler harçsızdır. Bu, eski rejimin en ağır eleştirilen yönünün tasfiyesidir: İİK döneminde hak sahibi her teslim işlemi için harç, araç ücreti ve memur yolluğu ödemek zorundaydı ve bu mali yük, ekonomik gücü zayıf ebeveynlerin çocuklarıyla görüşmesini fiilen engelliyordu. Anayasa Mahkemesi bu tabloyu aile hayatına saygı hakkı bağlamındaki pozitif yükümlülüklerle bağdaşmaz bulmuştu (AYM, B. 2021/20839); harç muafiyeti, o pozitif yükümlülüğün mali karşılığıdır.
Uluslararası Çocuk Kaçırma ve İade Kararlarının İcrası
Uluslararası çocuk kaçırma vakalarında süreç, 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi ve 5717 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülür; Türkiye’ye haksız getirilen çocuğun iadesine karar verildiğinde, bu kararın infazı da artık icra daireleri tarafından değil ADM’ler tarafından gerçekleştirilir. İade işlemlerinde de idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması ve iadenin çocukta yaratacağı tahribatı en aza indirecek yöntemlerin (kademeli alıştırma, uzman eşliğinde havalimanı teslimi gibi) uygulanması esastır (YHGK, E. 2018/946, K. 2021/1491). Uluslararası çocuk kaçırma ve Lahey iade davalarını ayrı bir makalede derinlemesine ele alacağız.
Emsal Kararlar
Yargıtay 12. HD, E. 2023/6016, K. 2024/2377, T. 13.03.2024 7343 sayılı Kanunla İİK’daki çocuk teslimi hükümlerinin (m.25, 25/a, 25/b) mülga olduğu; hak sahibinin artık adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvuracağı ve icra dairelerinin yetkisinin sona erdiği.
Yargıtay 5. HD, E. 2024/11480, K. 2025/3655, T. 18.03.2025 Müdürlük işlemlerine karşı şikayete bakacak görevli ve yetkili mahkemenin, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi olduğu.
Yargıtay 5. HD, E. 2025/2907, K. 2025/6849, T. 05.05.2025 Disiplin hapsine hükmedilebilmesi için şikayet başvurusu, yükümlüye gerekli ihtaratların yapılmış olması ve ihtarlara rağmen uyulmamış olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği.
AYM, B. 2021/20839, T. 19.11.2024 Devletin, ebeveyn ile çocuk arasındaki bağı koruyan düzenleyici yargısal çerçeve oluşturma ve fiilen uygulanacak tedbirleri alma yükümlülüğünün aile hayatına saygı hakkının pozitif yükümlülüklerinden olduğu; kişisel ilişkinin kurulabilmesi için gerekli yaptırımların uygulanması gerektiği.
Yargıtay 2. HD, E. 2011/19290, K. 2012/13843, T. 22.05.2012 Çocuğun kişisel ilişki için polis karakolunda teslim edilip karakolda geri alınması uygulamasının çocuğun ruhsal durumunu olumsuz etkilediği; çocuğun menfaati gerektirmedikçe teslimin karakolda yapılmasına karar verilemeyeceği (yeni sistemin varlık sebebini ortaya koyan ilkesel karar).
Sık Sorulan Sorular
Çocuk teslimi artık icra yoluyla mı yapılıyor?
Hayır; 7343 sayılı Kanunla İİK’daki çocuk teslimi hükümleri yürürlükten kaldırıldı ve 8 Mayıs 2023’ten bu yana tüm Türkiye’de bu işlemler, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri tarafından uzmanlar eşliğinde ve çocuk görüşme merkezlerinde yerine getiriliyor.
Çocuk teslimi başvurusu nereye ve nasıl yapılır?
Elinde ilam veya tedbir kararı bulunan ebeveyn; çocuğun yerleşim yerindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne UYAP, e-Devlet veya fiziki yolla başvurur, müdürlük bulunmayan yerlerde başvuru hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğüne yapılır.
Çocuk teslimi için harç ödenir mi?
Hayır; ÇKK m.41/İ uyarınca başvuru ve tüm teslim işlemleri harçsızdır, masraflar Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır — eski icra rejimindeki harç ve masraf yükü tamamen kaldırılmıştır.
Çocuğu göstermeyen ebeveyne ne ceza verilir?
Usulüne uygun tebliğ edilen teslim emrine haklı mazeret olmaksızın uymayan veya emrin yerine getirilmesini engelleyen ebeveyn hakkında, hak sahibinin bir ay içinde yapacağı şikayet üzerine aile mahkemesince üç aya kadar disiplin hapsine karar verilebilir; ayrıca sistematik engelleme velayetin değiştirilmesi sebebidir.
Disiplin hapsi ne zaman sona erer?
Disiplin hapsi tazyik edici bir yaptırım olduğundan, yükümlü ebeveyn kararın gereğini (çocuğu teslim etme veya görüştürme) yerine getirdiği anda infaz durdurulur, infaza başlanmışsa kişi derhal tahliye edilir.
Kişisel ilişki süresi bitince çocuğu geri getirmeyen ebeveyne de yaptırım var mı?
Evet; ÇKK m.41/G’deki disiplin hapsi yaptırımı, görüşme süresi bitiminde çocuğu velayet sahibine geri getirmeyen hak sahibi ebeveyni de kapsar — yükümlülükler çift yönlüdür.
Çocuk teslim sırasında gitmek istemezse zorla götürülür mü?
Hayır; çocuğun bedensel ve ruhsal bütünlüğüne zarar verecek hiçbir yöntem uygulanamaz, uzmanlar direncin telkinden mi yoksa gerçek bir korkudan mı kaynaklandığını inceleyip durumu tutanakla aile mahkemesine bildirir ve süreç uzman denetiminde yönetilir.
Teslim emrine veya müdürlük işlemine nasıl itiraz edilir?
Müdürlük işlemlerine karşı öğrenmeden itibaren bir hafta içinde, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikayet yoluna başvurulur; disiplin hapsi kararına karşı ise tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz mümkündür.
Çocuk Teslimi Sürecinde Hukuki Destek
Çocuk teslimi ve kişisel ilişkinin icrası; başvurunun doğru mercie yapılması, tutanak zincirinin kurulması, disiplin hapsi şikayetinin usuli şartlarının tamamlanması ve engelleme olgusunun velayet davasına taşınmasıyla sonuç üreten, ihmal edildiğinde ise mahkeme kararını kağıt üzerinde bırakan bir süreçtir. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak teslim ve görüşme uyuşmazlıklarında ve boşanma sonrası kararların uygulanmasına ilişkin tüm süreçlerde müvekkillerimize İstanbul genelinde hukuki destek sağlıyoruz.
Adres: Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul
Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Mehmet SARIOĞLU tarafından hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki danışmanlık alınız.