Marka Hakkına Tecavüz Davasında Kullanmama Def’i: Şartlar ve Sonuçlar

Marka hakkına tecavüz davasında kullanmama def’i, davalının, davacının tecavüz iddiasına dayanak gösterdiği ve dava tarihinde en az beş yıldır tescilli bulunan markayı ilgili mal veya hizmetlerde ciddi biçimde kullandığını ispatlamasını istemesine imkân veren savunmadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.29/2 uyarınca bu incelemede dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem esas alınır. Marka sahibi bu dönemde Türkiye’de ciddi kullanımını veya kullanmamaya ilişkin haklı nedenlerini kanıtlayamazsa, ilgili markaya ve mal veya hizmetlere dayalı tecavüz talepleri reddedilebilir. Def’i markayı sicilden kendiliğinden silmez; somut tecavüz yargılamasındaki koruma talebinin değerlendirilmesini etkiler.

Kullanmama Def’inin Hukuki Dayanağı ve İşlevi

Tescilli marka, sahibine kanunun belirlediği sınırlar içinde münhasır haklar tanır. Ancak tescilin varlığı, markanın yıllarca kullanılmaksızın üçüncü kişilere karşı her koşulda aynı şekilde ileri sürülebileceği anlamına gelmez. SMK m.9, kullanma yükümlülüğünü; m.19/2, belirli koşullarla kullanım ispatını; m.29/2 ise bu mekanizmanın marka hakkına tecavüz davalarında def’i olarak uygulanmasını düzenler.

SMK m.29/2: “19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.”

Burada davalı, markanın tescilinin baştan geçersiz olduğunu veya mutlaka sicilden silinmesi gerektiğini ileri sürmez. Davacının, uyuşmazlık konusu markaya dayanarak marka hakkına tecavüz davasındaki taleplerini ileri sürebilmesi bakımından kullanım koşulunun yerine getirilip getirilmediğinin incelenmesini ister. Dolayısıyla kullanmama def’i ile kullanmama nedeniyle markanın iptali farklı hukuki kurumlardır.

Def’i, mahkemenin kendiliğinden başlattığı genel bir marka kullanım denetimi değildir. Davalı tarafından yargılamaya usulüne uygun taşınır. Kullanımın ispatı tartışması, davacının tescilli markasına dayalı taleplerinin değerlendirilmesinde ön sorun niteliği taşıyabilir; ayrı bir iptal davası açılması şart değildir.

Hangi Şartlarda İleri Sürülebilir?

Kullanmama def’inin sonuç doğurabilmesi için şu koşullar birlikte değerlendirilir:

  1. Bir tecavüz davası bulunmalıdır. Davacı, tescilli markasına dayanarak ihlalin tespiti, önlenmesi, durdurulması veya tazminat gibi talepler ileri sürmüş olmalıdır.
  2. Savunma, davacının dayandığı marka bakımından yöneltilmelidir. Davalının kendi markasını kullanıp kullanmaması değil, tecavüz iddiasına esas alınan davacı markasının kullanımı araştırılır.
  3. İlgili marka dava tarihinde en az beş yıldır tescilli olmalıdır. Henüz beş yıllık tescil süresini tamamlamayan marka için bu def’i işletilemez.
  4. Def’i açık ve zamanında ileri sürülmelidir. Hangi markaların ve hangi mal veya hizmetlerin kullanımının tartışıldığı anlaşılmalıdır.
  5. İspat, ilgili mal veya hizmetlere ve kanuni döneme ilişkin olmalıdır. Markanın başka bir alanda veya yalnızca dönem dışında kullanılması tek başına yeterli değildir.

İleri sürülebilen savunmanın kapsamı, davacının gerçekten hangi tescil ve hangi mal veya hizmetler üzerinden koruma istediğiyle sınırlıdır. Davalının her marka davasında soyut biçimde “davacı markasını kullanmıyor” demesi, somut kapsamı ortaya koyan bir savunmanın yerini tutmayabilir.

Beş Yıllık Süre Nasıl Hesaplanır?

Tescil süresi ile ispat döneminin farklı işlevleri

Önce markanın tescil tarihinden dava tarihine kadar beş yıl geçip geçmediği belirlenir. Geçmemişse kullanım ispatı def’ine başvurulamaz. Bu koşul gerçekleşmişse ikinci aşamada, davanın açıldığı tarihten geriye doğru son beş yıllık dönemde ciddi kullanım veya kullanmamaya ilişkin haklı neden bulunup bulunmadığı incelenir.

Bu ayrım önemlidir: Tecavüz davasında kullanım döneminin bitiş tarihi, iddia edilen ihlal günü veya ihtar tarihi değil, SMK m.29/2 gereğince dava tarihidir. Yayıma itirazda farklı kesit tarihi öngören SMK m.19/2’nin idari usulü, tecavüz davasına aynen taşınmaz.

KontrolEsas alınacak tarih ve soru
Def’i ileri sürülebilir mi?Tescil tarihinden dava tarihine kadar en az beş yıl geçmiş mi?
Hangi kullanım ispatlanacak?Dava tarihinden önceki beş yıllık dönemde Türkiye’deki ciddi kullanım veya haklı neden
Nerede kullanılmış olmalı?SMK m.9’daki kullanım sayılan hâller de gözetilerek Türkiye’de ilgili mal veya hizmetler bakımından

Tarih hesabına örnek

Varsayımsal örnek: Tecavüz davası 15 Ekim 2026 tarihinde açılmışsa, kullanım yönünden incelenecek dönem 15 Ekim 2021 ile 15 Ekim 2026 arasıdır. Davacının 1 Eylül 2018’de tescil edilmiş markası için beş yıllık tescil koşulu gerçekleşmiştir; buna karşılık 1 Aralık 2022’de tescil edilen ayrı bir marka için gerçekleşmemiştir. Aynı davada dayanılan iki markanın durumu bu nedenle farklı olabilir.

Kanuni süreler değerlendirilirken marka tescil belgeleri, başvuru tarihinden farklı olabilen tescil tarihi ve davanın açılış kaydı ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir kullanım, geçmiş beş yıllık dönemin içinde gerçekleşmiş kullanımın yerine geçmez.

Kullanmama Def’i Ne Zaman ve Nasıl İleri Sürülür?

Davalı bakımından uygun yol, def’iyi cevap dilekçesinde açıkça bildirmek, mümkünse dayanak marka tescil numaralarını ve itiraz edilen mal veya hizmetleri göstermek ve davacıdan SMK m.29/2 ile m.19/2 kapsamında kullanım ispatı istenmesini talep etmektir. Bu, herhangi bir idari marka itirazına başvuru değildir; savunmanın muhatabı tecavüz davasına bakan mahkemedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.141 uyarınca yazılı yargılamada taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle savunmalarını serbestçe genişletip değiştirebilir; dilekçeler aşamasından sonra ise kural olarak karşı tarafın açık muvafakati veya ıslah hükümleri gündeme gelir. Bu sebeple def’inin ilk savunma fırsatında ileri sürülmesi önem taşır. Süresinden sonra yeni delil sunulmasında HMK m.145’in koşulları ayrıca değerlendirilir.

Def’i, her hâlükârda dava şartı veya ilk itiraz değildir. Mahkemeye ayrı bir “kullanmama def’i davası” açılmaz; mahkeme bu iddiayı görülmekte olan davada ele alır. Savunmanın gecikmiş biçimde ileri sürülebilip sürülemeyeceği, genel usul hükümlerine ve o dosyadaki yargılama aşamasına göre değerlendirilir. HMK’nın yürürlükteki metni için Adalet Bakanlığı mevzuat kaydı incelenebilir.

Kullanımı Kim İspatlar ve Mahkeme Neyi İnceler?

İspat yükü davacı marka sahibindedir

Def’inin usulüne uygun ileri sürülmesi ve beş yıllık tescil koşulunun gerçekleşmesi üzerine, davalıdan davacının markayı hiç kullanmadığı gibi olumsuz bir olguyu kapsamlı biçimde kanıtlaması beklenmez. Davacı marka sahibi, dayandığı markayı ilgili dönemde Türkiye’de ciddi biçimde kullandığını veya kullanmamayı haklı kılan nedenleri ispatlamak durumundadır. Birden fazla marka mevcutsa her biri bakımından dayanak ve kullanım değerlendirmesi yapılır.

Ciddi kullanım, tescili kâğıt üzerinde korumak amacıyla gerçekleştirilen göstermelik işlemlerden farklı olarak, ilgili mal veya hizmetlerin ticari kaynağını gösterecek ve piyasada bir yer edinme veya mevcut konumu sürdürme amacına hizmet edecek kullanımdır. Ürün veya hizmetin niteliği, pazarın büyüklüğü, kullanımın sıklığı, süresi ve ticari bağlamı birlikte değerlendirilir. Her dosyaya uygulanabilecek sabit bir fatura adedi ya da asgari ciro eşiği yoktur.

Her kullanım mutlaka tescil örneğiyle birebir aynı mı olmalıdır?

Hayır. SMK m.9/2 uyarınca markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması veya sadece ihracat amacıyla mal ya da ambalaj üzerinde kullanılması da kanunda kullanım sayılır. SMK m.9/3 gereğince marka sahibinin izniyle gerçekleştirilen kullanım da ona atfedilir. Buna karşılık lisans sözleşmesinin varlığı, tek başına lisans alanın ilgili dönemde gerçekten kullanım yaptığını kanıtlamaz.

Kullanımın doğrulanmasında tarihli ticari kayıtlar, satış belgeleri, ürün veya hizmet sunumları ve bunları destekleyen tanıtım materyalleri birlikte incelenebilir. Delilin hangi markaya, hangi mal veya hizmete, hangi ülkeye ve hangi tarihe ilişkin olduğu anlaşılmalıdır. Delillerin türleri, tarihsel bağlantıları ve ispat güçleri ayrı olarak marka kullanım ispatı delilleri yazısının konusudur.

Kullanmamaya ilişkin haklı neden ispatlanabilir mi?

SMK m.19/2, ciddi kullanımın yanı sıra kullanmamaya dair haklı nedenlerin ortaya konulmasına da imkân tanır. Markanın fiilen kullanılmasını engelleyen, hak sahibinin olağan ticari tercihinden veya yönetim riskinden farklı nitelikteki dışsal engeller somut olayın koşullarında incelenebilir. Sırf tescili elde tutma niyeti, genel ekonomik güçlük veya belgesiz bir kullanım hazırlığı kendiliğinden haklı neden oluşturmaz. Engel, dönemi ve ilgili mal veya hizmet üzerindeki etkisiyle açıklanmalıdır.

Kısmi Kullanımın ve Birden Çok Markanın Etkisi

Bir marka birden fazla mal veya hizmet için tescilli olabilir. SMK m.19/2’deki mekanizma, kullanımın yalnızca bazı mal veya hizmetlerde kanıtlandığı durumda incelemenin ispatlanan kapsam esas alınarak yapılmasını öngörür. Bu sebeple “markanın herhangi bir yerde kullanılmış olması” tescil listesinin tamamına ilişkin otomatik kullanım ispatı sayılmaz.

Örnek: Davacı bir markayı hem ayakkabı hem kozmetik ürünlerinde tescil ettirmiş ancak ciddi kullanımını yalnız ayakkabıda kanıtlamışsa, kullanımın kanıtlanamadığı kozmetik ürünleri bakımından aynı koruma dayanağını doğrudan ileri sürmesi sorun yaratır. Bununla birlikte kullanım ispatlanan mallar ile davalının kullandığı mallar arasındaki benzerlik ve karıştırılma ihtimali, mevcut uyuşmazlığın niteliğine göre ayrıca değerlendirilir; farklı sınıf numaraları tek başına belirleyici değildir.

Davacı birden fazla tescile dayanıyorsa tescillerin tarihleri ve kullanım durumları birbirine karıştırılmaz. Bir markanın kullanılamadığının ortaya çıkması, kullanımı ispatlanan başka bir markaya veya henüz beş yıllık süresini doldurmamış farklı bir tescile dayalı iddiaları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Benzer şekilde davacının tescilli marka hakkına ek olarak başka hukuki sebeplere dayanması halinde bu sebeplerin dayanakları ayrıca araştırılır.

Def’inin Davanın Sonucuna Etkisi

İnceleme sonucuTecavüz davasına olası etkisi
Marka beş yıllık tescil süresini doldurmamışKullanmama def’i bu markaya uygulanamaz; diğer tecavüz şartları incelenir.
Ciddi kullanım veya haklı neden ispatlanmışKullanmama savunması bu kapsamda talebi engellemez; benzerlik, ihlal ve diğer koşullar yine değerlendirilir.
Kullanım yalnız bazı mal/hizmetlerde ispatlanmışTecavüz iddiasının dayanağı kullanımın ispatlandığı kapsam gözetilerek incelenir.
İlgili kapsamda kullanım veya haklı neden ispatlanamamışYalnız bu markaya ve bu kapsama dayalı tecavüz talepleri reddedilebilir.

Tespit, önleme ve tazminat talepleri

Mahkeme, kullanım def’ini karşılamadan yalnızca işaretlerin benzerliğine veya tescilin varlığına dayanarak hüküm kurmamalıdır. Kullanım ispatlanamayan bir tescile dayanan tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve buna bağlı tazminat talepleri, ileri sürülen dayanak bakımından olumsuz etkilenebilir. Buna karşılık kullanım ispatı başarıyla sağlanmışsa bu durum, tecavüzün ve zararın otomatik olarak kanıtlandığı anlamına gelmez. İhlalin ve tazminatın kendi koşulları incelenir; maddi zarar hesabının ayrıntıları marka tecavüzünde tazminat yazısında yer alır.

Def’i kabul edilirse marka sicilden silinir mi?

Hayır. Kullanmama def’i, tecavüz davasında ileri sürülen koruma talebine yönelir. Sicildeki tescilin iptalini kendiliğinden sağlamaz. Markanın sicilden iptali için SMK m.26’daki ayrı hukuki mekanizmanın işletilmesi gerekir. Markanın iptali ve TÜRKPATENT marka iptal başvurusu bu ayrı sürecin sebeplerini ve idari usulünü ele alır.

Benzer şekilde kullanmama def’i, markanın tescil anında geçersiz olduğu iddiasına dayanan marka hükümsüzlüğü davası ile de aynı şey değildir. Hükümsüzlük davasında SMK m.25/7 kapsamında kullanımın ispatı tartışılabilse de o davanın ayrıca incelenmesi gereken özel koşulları bulunur.

Haksız rekabet iddiası da kendiliğinden reddedilir mi?

Her durumda değil. Marka tecavüzü iddiasının kullanmama def’i nedeniyle sonuçsuz kalması, ayrı vakıalara dayanan bütün haksız rekabet iddialarını mekanik biçimde ortadan kaldırmaz. Ancak aynı kullanılmayan ürün veya hizmetler üzerinde ticari varlık ve karıştırılma iddiasının bulunup bulunmadığı somut olarak incelenir; marka hakkına dayalı talep kanıtlanamıyorsa haksız rekabetin de sırf bu nedenle kendiliğinden oluştuğu varsayılamaz. Farklı hukuki dayanakların birlikte ileri sürülmesinin sınırları marka ihlali ve haksız rekabet başlıklı yazıda ayrıca işlenmektedir.

Yargı Kararlarında Kullanmama Def’i

Yargıtay: Kullanımın incelenmesi zorunlu bir ön sorun olabilir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 17.03.2021 tarihli, E. 2020/1412, K. 2021/2516 sayılı kararında, marka tecavüzü, haksız rekabet, tazminat ve hükümsüzlük taleplerinin bir arada ileri sürüldüğü uyuşmazlıkta davalının cevap dilekçesindeki kullanmama savunmasının değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yargıtay, davacının dayanak markalarının dava tarihinden önceki beş yılda ilgili mal veya hizmetlerde Türkiye’de ciddi biçimde kullanılıp kullanılmadığı araştırılmadan sonuca gidilmesini eksik inceleme sayarak kararı bozmuştur.

Bu kararın önemi, kullanmama def’inin yalnız sicil işlemleriyle ilgili bir itiraz olmadığı; tecavüz davasının sonucuna doğrudan etki edebilen ve doğru döneme, doğru mallara veya hizmetlere göre incelenmesi gereken bir savunma olduğunu göstermesidir. Karar, aynı zamanda eski ve yeni mevzuatın uygulanmasında davanın açılışı ile fiilin gerçekleşme tarihinin ayrı değerlendirilmesi gereğine işaret eder.

Bölge adliye mahkemesi: Savunmanın karşılanmaması kararın kaldırılmasına yol açabilir

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 21.11.2024 tarihli, E. 2023/456, K. 2024/1798 sayılı kararında, davalının cevap dilekçesinde kullanmama def’ini ileri sürmesine rağmen ilk derece mahkemesinin bu savunma hakkında olumlu veya olumsuz değerlendirme yapmamasını isabetsiz bulmuştur. Karar, başka eksik incelemelerle birlikte kaldırılmış ve dosya yeniden değerlendirme için ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

Dolayısıyla davalı tarafından usulünce ileri sürülmüş bir def’inin hükümde karşılıksız bırakılması, kararın denetlenebilirliği bakımından sorun yaratır. Bununla birlikte her dosyanın sonucu, tescil süresi, deliller, iddianın kapsamı ve diğer savunmalarla birlikte belirlenir.

Varsayımsal Uygulama Örneği

Bir işletmenin 2017’den beri tescilli “LİVORA” markasına dayanarak 2026’da kozmetik ürünleri yönünden tecavüz davası açtığı; davalının cevap dilekçesinde kullanmama def’inde bulunduğu varsayılsın. Davacı, aynı markayı geçmiş beş yılda yalnız ev tekstili ürünlerinde kullandığını kanıtlayan belgeler sunsun.

Bu durumda mahkeme, markanın dava tarihinde beş yıldır tescilli olduğunu tespit ettikten sonra delillerin kozmetik ürünleriyle ilgili ciddi kullanım veya haklı neden gösterip göstermediğini araştırır. Başka ürünlerde kullanımın varlığı, kozmetik yönünden ispat yükünün kendiliğinden yerine getirildiği anlamına gelmez. Kullanımın ispatlandığı mal ve hizmetler ile uyuşmazlık konusu ürünler arasındaki ilişki de ayrıca ele alınır. Gerekli koşullar sağlanmadığında kozmetik yönünden yalnız bu markaya dayalı tecavüz talebi reddedilebilir; marka tescili ise sırf bu savunma nedeniyle sicilden silinmez.

Sıkça Sorulan Sorular

Mahkeme kullanmama def’ini kendiliğinden inceler mi?

Kural olarak hayır. SMK m.29/2 bir def’i öngörür; davalının bunu usulüne uygun ileri sürmesi gerekir. Mahkemenin uyuşmazlıkta ilgili vakıaları hukuken nitelendirme yetkisi, ileri sürülmemiş def’inin koşulsuz şekilde kendiliğinden uygulanması anlamına gelmez.

Marka dört yıldır tescilliyse kullanmama def’i ileri sürülebilir mi?

Hayır. Dava tarihinde beş yıllık tescil koşulu dolmamışsa bu markaya yönelik SMK m.29/2 savunması uygulanmaz. Davalı, ihlalin bulunmadığına ilişkin diğer hukuki savunmalarını ileri sürebilir.

Beş yıllık dönem ihlal tarihinden mi, dava tarihinden mi başlar?

SMK m.29/2 gereği geriye doğru beş yıllık kullanım dönemi dava tarihinden hesaplanır. Başlangıç ve bitiş tarihlerini belirlerken davanın açılış tarihi esas alınır.

Markanın başka ürünlerde kullanıldığının ispatı yeterli midir?

Her zaman değil. Kullanımın ispatı, davacının korumaya dayanak gösterdiği ilgili mal veya hizmetler bakımından değerlendirilir. Başka mallardaki kullanımın ve mal veya hizmet benzerliğinin somut davaya etkisi ayrıca incelenir.

Kullanmama def’i ile markanın iptali aynı işlem midir?

Hayır. Def’i, görülmekte olan tecavüz davasında bir savunmadır; markanın tescilini kendiliğinden sona erdirmez. Sicilden iptal için SMK m.26’ya dayalı ayrı usul geçerlidir.

Marka lisans alan tarafından kullanılmışsa ne olur?

SMK m.9/3 uyarınca marka sahibinin izniyle kullanım, marka sahibinin kullanımı sayılır. Bununla birlikte iznin yanında ilgili dönemde, ilgili mal veya hizmetlerde fiili ve ciddi kullanımın ispatlanması gerekir.

Marka sahibi kullanımını ispatlarsa davayı mutlaka kazanır mı?

Hayır. Kullanmama def’inin etkisiz kalması, marka hakkına tecavüzün gerçekleştiğini otomatik olarak kanıtlamaz. Tecavüz sayılan fiillerin unsurları, ilgili işaretlerin kullanımı ve talep edilen hukuki sonuçların şartları ayrıca incelenir.

Sonuç

Marka hakkına tecavüz davasında kullanmama def’i, tescil ile fiili kullanım arasında kanunun kurduğu dengeyi dava içinde işleten bir savunmadır. Doğru inceleme sırası; dayanak markanın dava tarihinde en az beş yıldır tescilli olup olmadığının belirlenmesi, davalının def’iyi usulüne uygun ileri sürüp sürmediğinin incelenmesi, dava tarihinden önceki beş yıllık dönemde ilgili mal veya hizmetler için ciddi kullanım veya haklı nedenin davacı tarafından kanıtlanıp kanıtlanmadığının değerlendirilmesi ve sonucun tecavüz taleplerine ayrı ayrı uygulanmasıdır. Savunma otomatik iptal doğurmadığı gibi, kullanımı ispatlamak da otomatik dava başarısı sağlamaz. Somut uyuşmazlığın marka hukuku yönünden değerlendirilmesine ilişkin genel hizmet bilgileri için marka hakkının korunması ve uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin hukuki hizmetler sayfası incelenebilir.

Yazar: Avukat Fatih Sefer