patent tecavüzünde bilirkişi incelemesi, patentin koruma kapsamını belirleyen istemlerin, ihlal iddiasına konu ürün veya usulün teknik özellikleriyle karşılaştırılması esasına dayanır. Bilirkişi, istemdeki her teknik unsurun karşılaştırılan ürün veya usulde aynen ya da eşdeğer biçimde bulunup bulunmadığını somut verilerle incelemelidir. Yalnızca ürünlerin genel görünümünün, kullanım amacının veya teknik benzerliğinin karşılaştırılması yeterli değildir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 89. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) bilirkişiliğe ilişkin hükümleri uyarınca teknik incelemenin gerekçeli ve denetlenebilir olması gerekir. Patent hakkına tecavüzün gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda nihai hukuki değerlendirme ise mahkemeye aittir.
Patent İhlalinde Bilirkişi Neyi İnceler?
Patent ihlaline ilişkin teknik incelemenin temel sorusu, ihlal oluşturduğu ileri sürülen ürünün veya usulün, patent istemleriyle belirlenen koruma kapsamına girip girmediğidir. Bu sorunun cevaplanabilmesi için önce patentin koruduğu teknik unsurlar, ardından karşılaştırılan ürünün veya usulün gerçek özellikleri belirlenir.
SMK m. 89/1 uyarınca patent başvurusu veya patentin sağladığı korumanın kapsamı istemlerle belirlenir. Tarifname ve resimler, istemlerin yorumlanmasında kullanılır. Bu nedenle bilirkişi incelemesinin başlangıç noktası, patent sahibinin piyasaya sürdüğü ürün değil, uyuşmazlığa uygulanacak patent istemleridir.
Teknik incelemede özellikle şu sorular cevaplanmalıdır:
- İhlal iddiasına dayanak gösterilen bağımsız ve bağımlı istemler hangileridir?
- İlgili istemlerde hangi teknik unsurlar ve bu unsurlar arasında nasıl ilişkiler tanımlanmıştır?
- İhlal iddiasına konu ürün veya usulün gerçek teknik yapısı nedir?
- İstemde tanımlanan unsurların her biri karşılaştırılan ürün veya usulde mevcut mudur?
- Birebir bulunmayan bir unsur bakımından teknik eşdeğerlik incelemesi gerekli midir?
- Ürün incelemesi, deney, ölçüm veya laboratuvar analizi olmadan güvenilir bir teknik sonuca ulaşılabilir mi?
- Ulaşılan sonuçlar hangi belge, numune, ölçüm veya gözleme dayanmaktadır?
SMK m. 141, patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiilleri düzenler. Bununla birlikte, bir ürünün izinsiz üretildiği veya satıldığı iddiasından hareketle doğrudan patent ihlali sonucuna ulaşılamaz. Öncelikle ilgili ürünün patentin teknik koruma kapsamına girip girmediği belirlenmelidir. Tecavüz teşkil eden fiillerin hukuki kapsamı ayrıca patent hakkına tecavüz sayılan fiiller konusunda incelenmektedir.
Bilirkişi Teknik Tespiti, Mahkeme Hukuki Değerlendirmeyi Yapar
HMK m. 266, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişiye başvurulmasını düzenler. Patent uyuşmazlıklarında makine mühendisliği, elektronik, kimya, biyoteknoloji veya ilgili diğer teknik alanlarda uzmanlık gerekebilir.
HMK m. 279/4 gereğince bilirkişi, teknik uzmanlığının dışına çıkarak hâkime ait hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. Bilirkişinin görevi, istem unsurlarını ve somut ürünün teknik özelliklerini karşılaştırıp ulaştığı teknik sonuçları gerekçelendirmektir.
Mahkeme, raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir. HMK m. 282 uyarınca bilirkişinin görüşü hâkimi bağlamaz. Bununla birlikte teknik inceleme, mahkemenin hukuki sonucuna ulaşabilmesi bakımından belirleyici önemde olabilir.
Patent İstemleri ile Ürün Karşılaştırması Nasıl Yapılır?
Sağlıklı bir istem–ürün karşılaştırması, patentin bağımsız isteminde tanımlanan teknik unsurların ayrıştırılması ve her bir unsurun karşılaştırılan ürün veya usulde aranmasıyla gerçekleştirilir. Bağımlı istemler de ileri sürülen koruma iddiasıyla bağlantılı olarak, bağlı oldukları istemlerin sınırlamaları dikkate alınarak incelenir.
1. Uygulanacak Patent İstemleri Belirlenir
İlk aşamada patent belgesi, istemler, tarifname, teknik resimler ve varsa koruma kapsamını etkileyen değişiklikler incelenir.
Özellikle patentin verilmesi, itiraz veya hükümsüzlük işlemleri sonucunda istemlerin değiştirilmiş olması önemlidir. SMK m. 89/4, başvurunun yayımlanan istemleri ile patentin verilmiş veya sonradan değiştirilmiş hâlinin geçmiş dönem bakımından koruma kapsamına etkisini düzenler. Bu nedenle uyuşmazlığa uygulanacak istem metni, ihlalin ileri sürüldüğü dönem dikkate alınarak belirlenmelidir.
Patent belgesinin ilk başvuru hâliyle yetinilmesi, geçerli istemlerin gözden kaçırılmasına neden olabilir. Bilirkişi raporunda hangi istem metninin hangi nedenle esas alındığının açıkça gösterilmesi gerekir.
2. İstemler Teknik Unsurlarına Ayrılır
Bağımsız istem, patentin koruduğu teknik çözümü belirleyen unsurlar ve bunlar arasındaki ilişkiler bakımından ayrıştırılır. Örneğin mekanik bir düzenek isteminde gövde, bağlantı mekanizması, hareketli parça ve kontrol elemanı ayrı teknik unsurlar olabilir.
Bu ayrıştırma, istemin bütünlüğünü ortadan kaldırmak amacıyla değil, korunan teknik kombinasyonun somut üründe bulunup bulunmadığını denetlenebilir biçimde belirlemek amacıyla yapılır.
İstemlerin genel yorumlanması, tarifname ve resimlerle ilişkisi ve koruma sınırının belirlenmesine ilişkin esaslar patent istemlerinin yorumu ve koruma kapsamı başlıklı ayrı incelemenin konusudur. Burada esas olan, belirlenen kapsamın somut ürüne uygulanmasıdır.
3. İhlal İddiasına Konu Ürünün Teknik Özellikleri Tespit Edilir
Bilirkişi, karşılaştırılan ürünün gerçek özelliklerini belirlemelidir. Ürünün niteliğine göre bu işlem fiziksel inceleme, teknik ölçüm, çalışma testi, kimyasal analiz, elektronik devre incelemesi veya üretim belgelerinin değerlendirilmesiyle gerçekleştirilebilir.
Ürün katalogları ve tanıtım metinleri başlangıç verisi sağlayabilir. Ancak teknik uyuşmazlık, gerçek ürün üzerinde inceleme yapılmasını gerektiriyorsa yalnızca katalogdaki açıklamaların değerlendirilmesi yeterli olmayabilir.
İncelemenin hangi yöntemle yapılacağı, uyuşmazlığın teknik niteliğine ve mevcut delillerin yeterliliğine göre belirlenmelidir. Her patent uyuşmazlığında aynı laboratuvar testinin veya aynı inceleme yönteminin kullanılması zorunlu değildir.
4. Her Teknik Unsur Ayrı Ayrı Eşleştirilir
İstem–ürün karşılaştırmasında, istemde tanımlanan her unsurun karşılaştırılan ürün veya usuldeki karşılığı araştırılır. Unsurların yalnızca adlarının veya görünüşlerinin farklı olması, tek başına koruma kapsamı dışında kalındığını göstermez. Buna karşılık ürünlerin aynı genel amaca hizmet etmesi de bütün istem unsurlarının mevcut olduğunu kanıtlamaz.
Aşağıdaki tablo, yalnızca yöntemi açıklamak amacıyla oluşturulmuş varsayımsal bir örnektir:
| Patent İstemindeki Teknik Unsur | Karşılaştırılan Üründeki Durum | Bilirkişinin İncelemesi Gereken Husus |
|---|---|---|
| A: Sabit taşıyıcı gövde | Aynı yapısal unsur mevcut | İstemdeki teknik özelliklerin karşılanıp karşılanmadığı |
| B: Gövdeye bağlı hareketli sürgü | Hareketli sürgü mevcut | Bağlantı ve çalışma ilişkisinin istemle örtüşüp örtüşmediği |
| C: Basınç sensörüyle çalışan kilitleme mekanizması | Yayla çalışan mekanik tetikleme mevcut | İstemdeki unsurun aynen bulunup bulunmadığı ve gerekirse teknik eşdeğerlik koşulları |
| İstem dışında ilave gösterge | Elektronik gösterge mevcut | İlave özelliğin, istemdeki diğer unsurların varlığını veya işlevini etkileyip etkilemediği |
Bu örnekte A ve B unsurlarının bulunması, tek başına ihlal sonucunu doğurmaz. C unsurunun farklı olması da teknik eşdeğerlik değerlendirmesi yapılmadan kesin olarak ihlal bulunmadığı anlamına gelmez. İşlev, çalışma biçimi ve ortaya çıkan sonuç, istemin bütünlüğü içinde değerlendirilmelidir.
Aynı şekilde karşılaştırılan üründe ilave bir teknik özellik bulunması, istemin gerekli bütün unsurları mevcutsa, ürünü kendiliğinden patent koruması dışına çıkarmaz. SMK m. 89/7, patentte açıklanan örneklerin ve üründeki ilave özelliklerin koruma kapsamının değerlendirilmesindeki etkisine ilişkin hükümler içerir.
5. Aynen Bulunmayan Unsurlar Yönünden Eşdeğerlik Kontrol Edilir
SMK m. 89/5, tecavüzün varlığının ileri sürüldüğü tarihte istemlerde belirtilmiş unsurlara eşdeğer nitelikteki unsurların da koruma kapsamının belirlenmesinde dikkate alınacağını öngörür.
Bu çerçevede teknik değerlendirme, karşılaştırılan unsurun istemdeki unsurla esas itibarıyla aynı işlevi görüp görmediğine, bu işlevi aynı şekilde gerçekleştirip gerçekleştirmediğine ve aynı sonucu ortaya çıkarıp çıkarmadığına yönelir.
Bu üç ölçüt yalnızca soyut biçimde sıralanmamalı; somut ürünün teknik çalışma düzeniyle ilişkilendirilmelidir. Eşdeğerliğin uygulanma koşulları ve istem sınırları bakımından ayrıntılı inceleme patent tecavüzünde eşdeğer unsurlar konusuna aittir.
Patent Tecavüzünde Hangi Teknik Deliller İncelenir?
İstem–ürün eşleştirmesinin güvenilirliği, karşılaştırmaya esas alınan teknik verilerin doğruluğuna bağlıdır. Bilirkişi, yalnızca tarafların iddialarını değerlendirmekle yetinmemeli; kendisine sunulan veya usulüne uygun biçimde elde edilen delillerin hangi teknik sonucu desteklediğini açıklamalıdır.
Uyuşmazlığın niteliğine göre şu deliller önem taşıyabilir:
- Patentin uyuşmazlığa uygulanacak istemleri, tarifnamesi ve teknik resimleri.
- İhlal iddiasına konu ürünün fiziksel numunesi ve numuneye ilişkin tespit kayıtları.
- Teknik kataloglar, ürün çizimleri, kullanım ve montaj kılavuzları.
- Ürünün çalışma biçimini gösteren test, ölçüm ve deney sonuçları.
- Kimyasal bileşim, malzeme yapısı veya üretim özelliklerini ortaya koyan laboratuvar analizleri.
- Elektronik sistemler bakımından devre şemaları, ölçüm kayıtları ve teknik çalışma verileri.
- İlgili ürün modelini ve inceleme dönemini belirleyen sürüm, seri veya üretim bilgileri.
- Tarafların sunduğu teknik değerlendirmeler ve uzman görüşleri.
Bir delilin dosyada bulunması, onun tek başına yeterli olduğu anlamına gelmez. Örneğin ürünün yalnızca dış görünüşünü gösteren fotoğraflar, patent istemindeki iç mekanizmanın veya kimyasal bileşimin incelenmesi için yetersiz kalabilir.
Ürün Numunesi, Deney ve Laboratuvar Analizi
Somut ürünün fiziksel veya kimyasal özellikleri uyuşmazlığın çözümü bakımından belirleyici olduğunda, inceleme yönteminin bu özellikleri ortaya koyabilecek nitelikte olması gerekir.
Örneğin belirli bir kimyasal bileşime ilişkin ürün patentinde, karşılaştırılan ürünün içeriği tartışmalıysa uygun analiz yöntemleri gerekebilir. Mekanik bir sistemde ise bileşenlerin konumu, bağlantıları ve çalışma sırası incelenebilir.
Teknik incelemede numunenin hangi ürüne ait olduğu, hangi tarihte elde edildiği, hangi yöntemle incelendiği ve ulaşılan sonuçların hangi ölçüm verilerine dayandığı açıklanmalıdır. Birden fazla ürün sürümü bulunuyorsa incelemenin ihlal iddiasıyla ilgili sürüm üzerinde yapılması önemlidir.
HMK m. 273, bilirkişinin görev alanının, cevaplayacağı soruların ve rapor verme süresinin görevlendirme kararında açıkça belirlenmesini öngörür. Dolayısıyla gerekli analiz ve teknik karşılaştırmanın kapsamı, uyuşmazlığa uygun şekilde tanımlanmalıdır.
Ürün veya üretim verilerinin kaybolması, değiştirilmesi ya da sonradan elde edilmesinin güçleşmesi ihtimalinde delillerin korunması ayrıca önem kazanabilir. Bu konu patent ihlalinde delil tespiti kapsamında ele alınmaktadır.
Usul Patentlerinde Teknik Karşılaştırma
Patent bir ürün yerine üretim veya işleme usulünü koruyorsa, karşılaştırmanın konusu da buna uygun olarak değişir. Bu durumda usul istemindeki işlem adımları, teknik koşullar ve aşamalar arasındaki ilişkiler belirlenerek iddia edilen üretim süreciyle karşılaştırılır.
Yalnızca ortaya çıkan nihai ürünün benzerliği, her durumda kullanılan üretim usulünün aynı olduğunu kanıtlamaz. Bununla birlikte SMK m. 141/2, ürün veya madde elde edilmesine ilişkin usul patentlerinde belirli koşullarla davalıdan farklı bir usul kullandığını ispat etmesinin istenebilmesini ve yeni ürün veya maddeler yönünden özel bir ispat karinesini düzenler.
Bu özel ispat rejiminin şartları ve üretim sırlarının korunması, usul patentinde ispat yükü başlıklı ayrı makalenin konusudur. Buradaki teknik karşılaştırma bakımından temel gereklilik, incelemenin ürün patenti ile usul patenti arasındaki fark dikkate alınarak yapılmasıdır.
Patent Bilirkişi Raporu Nasıl Hazırlanmalıdır?
Patent uyuşmazlığında bilirkişi raporunun yeterliliği, sonuç cümlesinden çok bu sonuca ulaşılmasını sağlayan teknik incelemenin açıklığıyla ilgilidir.
HMK m. 279/2, raporda inceleme konusu maddi vakıaların, gerekçenin ve ulaşılan sonuçların gösterilmesini gerektirir. Bu hüküm, patent ihlalinde teknik karşılaştırmanın açıklanabilir ve denetlenebilir olmasını önemli hâle getirir.
Uyuşmazlığın özelliklerine uygun bir bilirkişi raporunda şu hususların açıkça ortaya konulması beklenir:
- İncelenen patentin belirlenmesi: Patent numarası, ilgili istem metni ve esas alınan belgeler gösterilmelidir.
- İstemlerin ayrıştırılması: Dayanak gösterilen bağımsız ve ilgili bağımlı istemler, teknik unsurlarına ayrılmalıdır.
- Ürünün tanımlanması: Karşılaştırılan ürünün modeli, sürümü, teknik yapısı veya usulün işlem adımları belirtilmelidir.
- Unsur bazında eşleştirme: İstemdeki her unsurun karşılaştırılan ürün veya usuldeki karşılığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
- Eşdeğerlik değerlendirmesi: Gerekli olan unsurlar bakımından işlev, gerçekleştirme biçimi ve sonuç somut teknik gerekçelerle karşılaştırılmalıdır.
- Delillerin açıklanması: Kullanılan ölçüm, deney, numune ve belgeler ile bunların teknik sonuçlara etkisi gösterilmelidir.
- Taraf itirazlarının değerlendirilmesi: Sonucu etkileyebilecek teknik itirazların neden kabul edildiği veya edilmediği gerekçelendirilmelidir.
- Sonucun sınırlandırılması: Teknik bulgular açıkça özetlenmeli, mahkemeye ait nihai hukuki değerlendirme bilirkişi tarafından üstlenilmemelidir.
Bilirkişi Heyetinde Hangi Uzmanlar Bulunmalıdır?
Bilirkişilerin uzmanlığı, uyuşmazlığın teknik niteliğine uygun olmalıdır. Elektronik bir kontrol sisteminin incelenmesiyle kimyasal bir bileşimin incelenmesi farklı teknik bilgi gerektirir.
HMK m. 267 uyarınca kural olarak bir bilirkişi görevlendirilebilir; gerekçesi açıkça gösterilerek tek sayıda üyeden oluşan bir bilirkişi kurulu da görevlendirilebilir. Dolayısıyla her patent davasında zorunlu olarak üç kişilik bilirkişi heyeti bulunması gerektiği söylenemez.
Birden fazla teknik disiplinin gerekli olduğu uyuşmazlıklarda, görevlendirmenin bu ihtiyacı karşılayacak şekilde yapılması önemlidir. Patent istemlerinin teknik yapısını ve karşılaştırılan ürünün çalışma özelliklerini değerlendirebilecek uzmanlığın bulunmaması, raporun yeterliliğini tartışmalı hâle getirebilir.
Hangi Bilirkişi Raporları Yetersiz Kalabilir?
Aşağıdaki eksiklikler, somut uyuşmazlığın çözümüne etkileri ölçüsünde raporun yeterliliği bakımından sorun oluşturabilir:
- İstemler unsurlarına ayrılmadan yalnızca ürünlerin genel benzerliğine bakılması.
- Patent sahibinin ürünüyle davalı ürününün karşılaştırılıp patent istemlerinin yeterince incelenmemesi.
- İstemlerdeki unsurlardan birinin farklı olması nedeniyle eşdeğerlik ihtimali değerlendirilmeden sonuca gidilmesi.
- Ürünün teknik özellikleri için zorunlu analiz yapılmadan yalnızca belge üzerinden değerlendirme yapılması.
- Karşılaştırmada hangi istem sürümünün kullanıldığının açıklanmaması.
- Ölçüm, deney veya teknik tespitlerin hangi yöntemle gerçekleştirildiğinin gösterilmemesi.
- Sonuca etkili teknik itirazların gerekçeli biçimde karşılanmaması.
Bu eksikliklerden birinin bulunması otomatik olarak yeni bilirkişi raporu alınmasını gerektirmez. Mahkeme, eksikliğin uyuşmazlığın çözümüne etkisini değerlendirerek açıklama, ek rapor veya yeniden inceleme gerekip gerekmediğine karar verir.
Yargıtay Kararlarında İstem–Ürün Karşılaştırması ve Bilirkişi
Patent uyuşmazlıklarında teknik incelemenin nasıl yapılması gerektiği, Yargıtay kararlarında da ele alınmıştır. Özellikle istemlerin unsurlarına ayrılması, eşdeğerlik değerlendirmesi ve ürün üzerinde gerektiğinde doğrudan analiz yapılması hususları önem taşımaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 10.02.2025 Tarihli Karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.02.2025 tarihli, E. 2024/2264, K. 2025/710 sayılı kararı, patent ihlalinde bilirkişi raporunun içermesi gereken teknik karşılaştırma bakımından önemlidir.
Uyuşmazlık, damperli araçlara ilişkin patentlerle korunan teknik düzeneklerin davalı tarafından kullanılan sistemle karşılaştırılmasına ilişkindir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davalı sisteminin patent koruma kapsamına girmediği değerlendirilmiş ve dava reddedilmiştir. İstinaf başvurusu da reddedilmiştir.
Yargıtay ise incelemede patent istemlerinin unsurlarına ayrılarak karşılaştırılan ürünle yeterli biçimde eşleştirilmediğini ve teknik eşdeğerlik ihtimalinin gerekli şekilde incelenmediğini değerlendirmiştir.
Kararda, bir unsurun istemdeki unsurla yalnızca aynı işlevi görmesinin eşdeğerlik için yeterli olmadığı; işlev, gerçekleştirme biçimi ve sonuç ölçütlerinin birlikte ele alınması gerektiği açıklanmıştır.
Yargıtay, mevcut raporun eksik ve denetime elverişsiz olduğunu belirterek uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Kararın teknik inceleme bakımından önemi: Bilirkişinin yalnızca bir unsurun farklılığını belirlemesi yeterli olmayabilir. Patent istemlerinin unsurlarına ayrılması, ürünle eşleştirilmesi ve gerekli görülen eşdeğerlik değerlendirmesinin teknik gerekçeyle yapılması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 23.09.2024 Tarihli Karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.09.2024 tarihli, E. 2023/4792, K. 2024/6630 sayılı kararı, ürün üzerinde doğrudan teknik inceleme yapılmasının gerekliliği bakımından dikkat çekicidir.
Uyuşmazlıkta davalı tarafından üretilip satılan bir kremin davacıya ait patentin koruma kapsamına girip girmediği tartışılmıştır. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporlarına dayanarak ürünlerin içeriklerinin farklı olduğu ve patent ihlalinin bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Bu karar istinaf incelemesinde uygun bulunmuştur.
Yargıtay, bilirkişi incelemesinin yalnızca evrak üzerinde gerçekleştirilmesini somut olay bakımından yeterli görmemiştir. Kararda, davalı ürününün fiilen incelenmesi ve gerekli kimyasal analizler yapılarak patent istemleriyle karşılaştırılması gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle eksik teknik incelemeye dayanılarak verilen karar bozulmuştur.
Kararın teknik inceleme bakımından önemi: Ürünün gerçek kimyasal veya fiziksel özelliklerinin uyuşmazlığın çözümü için belirleyici olduğu durumlarda, yalnızca belge incelemesine dayanılarak ulaşılan sonuç yetersiz kalabilir. İncelemenin kapsamı, patentin teknik konusu ve somut ürünün özellikleriyle uyumlu olmalıdır.
Kararlardan Çıkan Ortak Teknik Ölçüt
Her iki Yargıtay kararında da teknik raporun yeterliliği, yalnızca bilirkişinin uzmanlığı veya raporun sonuç kısmındaki kanaat üzerinden değerlendirilmemiştir. Raporun dayandığı inceleme yöntemi, istemlerin karşılaştırılması ve somut ürünün özelliklerinin ortaya konulması önem taşımıştır.
Bu kararlar, bütün patent uyuşmazlıklarında mutlaka laboratuvar analizi yapılacağı veya her dosyada yeni bilirkişi heyeti atanacağı anlamına gelmez. Esas olan, uyuşmazlığın teknik niteliğine uygun inceleme yapılarak mahkemenin ve tarafların denetleyebileceği gerekçeli bir sonuca ulaşılmasıdır.
Patent Bilirkişi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?
Taraflar, bilirkişi raporunda teknik eksiklik, belirsizlik veya çelişki bulunduğunu ileri sürebilir. İtirazın etkili olabilmesi için raporun hangi bölümünün, hangi istem unsuru veya hangi teknik veri bakımından yetersiz olduğunun açıkça belirtilmesi önemlidir.
HMK m. 281/1 uyarınca taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksikliklerin tamamlattırılmasını, belirsizliklerin açıklığa kavuşturulmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilir.
Rapora karşı talebin bu sürede hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması yahut özel veya teknik çalışma gerektirmesi hâlinde, yine iki haftalık süre içinde başvurulmak koşuluyla, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlayan, bir defaya mahsus ve iki haftayı aşmayan ek süre verilebilir.
Teknik İtirazda Hangi Hususlar Gösterilmelidir?
İtiraz, genel bir katılmama beyanı yerine belirli teknik eksikliklere dayanmalıdır. Örneğin:
- Raporda patentin belirli bir istem unsurunun hiç incelenmemiş olması.
- Üründe mevcut olduğu ileri sürülen unsurun teknik olarak yanlış tanımlanması.
- İşlevi benzer ancak çalışma biçimi farklı olan unsur bakımından eşdeğerlik analizinin yapılmaması.
- Patent istemlerinde yer almayan bir özelliğin, istemde zorunlu unsur gibi değerlendirilmesi.
- Raporda kullanılan ürün numunesinin ihlal iddiasına konu ürünle aynı olduğunun yeterince ortaya konulmaması.
- Analiz sonucunun yöntem, ölçüm veya karşılaştırma verileriyle desteklenmemesi.
- Rapordaki teknik bulgular ile ulaşılan sonuç arasında açıklanmamış bir çelişki bulunması.
Bu tür itirazlarda, ilgili istemin numarasının, tartışmalı unsurun ve karşılaştırılan üründeki teknik karşılığın belirtilmesi, itirazın somutlaştırılmasını sağlar.
Ek Rapor veya Yeni Bilirkişi İncelemesi
HMK m. 281/2 uyarınca mahkeme, rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi amacıyla bilirkişiden ek rapor alabilir ya da bilirkişinin duruşmada sözlü açıklama yapmasını isteyebilir.
HMK m. 281/3 gereğince gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görülürse yeni bir bilirkişi görevlendirilerek yeniden inceleme de yaptırılabilir.
Dolayısıyla rapora itiraz edilmesi, otomatik olarak yeni bir heyet atanması sonucunu doğurmaz. Mahkeme, ileri sürülen eksikliklerin kapsamını ve giderilme yöntemini değerlendirir.
Taraflar Teknik Uzman Görüşü Sunabilir mi?
HMK m. 293, tarafların dava konusu olayla ilgili uzmanından bilimsel mütalaa alabilmesini düzenler. Bu çerçevede patent istemlerinin teknik unsurları, karşılaştırılan ürünün çalışma biçimi veya bilirkişi raporundaki yöntem hataları konusunda uzman görüşü sunulabilir.
Uzman görüşü, mahkemece görevlendirilen bilirkişi raporuyla aynı usuli konumda değildir. Ancak teknik tartışmanın somutlaştırılmasına katkı sağlayabilir. Mahkeme, ilgili şartlar altında uzman kişinin dinlenilmesine de karar verebilir.
Tarafın sunduğu uzman görüşünün bulunması, mahkemenin bilirkişi raporunu ve diğer delilleri değerlendirme yetkisini ortadan kaldırmaz.
Teknik Benzerlik, Patent İhlali ve Patentlenebilirlik Arasındaki Ayrım
Patent ihlalinde teknik karşılaştırmanın, patentin geçerli olup olmadığına ilişkin incelemeyle karıştırılmaması gerekir.
Patentlenebilirlik bakımından yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik gibi şartlar değerlendirilir. Tecavüz incelemesinde ise mevcut patentin koruma kapsamına belirli bir ürünün veya usulün girip girmediği araştırılır.
Bu nedenle bilirkişi raporunda patentin tekniğin bilinen durumuna göre yeni olduğunun belirtilmesi, karşılaştırılan ürünün patent hakkını ihlal ettiğinin kanıtlandığı anlamına gelmez.
Aynı şekilde iki teknik çözüm arasında farklılık bulunması da bu farklılığın istemlerin koruma kapsamına etkisi açıklanmadan doğrudan ihlal bulunmadığı sonucuna ulaşılmasını haklı kılmaz.
Özellikle hükümsüzlük ve tecavüz taleplerinin birlikte ileri sürüldüğü uyuşmazlıklarda, patentlenebilirlik değerlendirmesi ile istem–ürün karşılaştırmasının ayrı teknik sorular olarak ele alınması gerekir.
Patent Tecavüzünde Bilirkişi İncelemesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Patent ihlalinde bilirkişi incelemesi zorunlu mudur?
HMK m. 266 uyarınca çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişiye başvurulabilir. Patent istemlerinin teknik özelliklerinin ürünle karşılaştırılması çoğu durumda uzmanlık gerektirir. Bununla birlikte bilirkişi görevlendirmesi, somut uyuşmazlığın niteliğine ve teknik inceleme ihtiyacına göre mahkeme tarafından değerlendirilir.
2. İki ürünün birbirine benzemesi patent ihlalini kanıtlar mı?
Hayır. Patent koruması ürünlerin genel benzerliğiyle değil, istemlerle belirlenir. Bilirkişi, istemlerdeki gerekli teknik unsurların karşılaştırılan ürün veya usulde aynen ya da eşdeğer biçimde bulunup bulunmadığını incelemelidir.
3. Davalı ürününde patent istemindeki bir unsur farklıysa ihlal ortadan kalkar mı?
Her durumda ortadan kalkmaz. Farklı unsurun teknik niteliği ve SMK m. 89/5 kapsamında eşdeğer sayılıp sayılamayacağı değerlendirilmelidir. Bununla birlikte her teknik benzerlik eşdeğerlik oluşturmaz; ilgili hukuki ve teknik koşulların somut olayda karşılanması gerekir.
4. Bilirkişi yalnızca patent belgeleri üzerinden ihlal kararı verebilir mi?
Patent belgeleri koruma kapsamının belirlenmesi için gereklidir; ancak ihlal iddiasına konu somut ürünün veya usulün özellikleri de ortaya konulmalıdır. Mevcut belgelerin teknik karşılaştırma için yeterli olup olmadığı uyuşmazlığa bağlıdır. Gerekli olduğu hâlde fiziksel inceleme, ölçüm veya analiz yapılmaması raporu yetersiz hâle getirebilir.
5. Patent bilirkişi raporuna itiraz süresi ne kadardır?
HMK m. 281 uyarınca genel itiraz süresi, raporun taraflara tebliğinden itibaren iki haftadır. Kanunda belirtilen koşullar altında, bu süre içinde başvurularak bir defaya mahsus ve iki haftayı aşmayan ek süre talep edilebilir.
6. Bilirkişi raporunda patent ihlali olmadığı belirtilirse dava mutlaka reddedilir mi?
Hayır. Bilirkişi görüşü mahkemeyi bağlamaz. HMK m. 282 uyarınca hâkim, raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Raporun eksik veya çelişkili olması hâlinde ek açıklama alınması ya da yeniden teknik inceleme yaptırılması gündeme gelebilir.
7. Tedbir veya delil tespiti sırasında alınan teknik rapor davanın esası için yeterli midir?
Her durumda yeterli değildir. Tedbir veya delil tespiti aşamasındaki incelemenin kapsamı ile esas yargılamada çözülmesi gereken teknik sorular farklı olabilir. Mahkeme, mevcut raporun istem–ürün karşılaştırmasını yeterli biçimde içerip içermediğini ve tarafların teknik itirazlarının karşılanıp karşılanmadığını değerlendirir. Tedbir şartları ve esas yargılamadan ayrılan yönleri ayrıca patent hakkına tecavüzde ihtiyati tedbir konusunda incelenebilir.
Sonuç
Patent ihlalinde istem–ürün karşılaştırmasının temel ölçütü, patent istemlerinde tanımlanan teknik unsurların ihlal iddiasına konu ürün veya usulde aynen ya da hukuken eşdeğer kabul edilebilecek biçimde bulunup bulunmadığıdır. Bu değerlendirme, yalnızca ürünlerin genel benzerliğine veya farklılığına dayandırılamaz.
SMK m. 89 çerçevesinde istemlerin uygulanacak metni belirlenmeli, teknik unsurlar ayrıştırılmalı, somut ürünün veya usulün özellikleri güvenilir delillerle ortaya konulmalı ve gerekli eşdeğerlik incelemesi gerçekleştirilmelidir. Bilirkişi raporu ise HMK hükümlerine uygun olarak gerekçeli, teknik bakımdan yeterli ve denetlenebilir olmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.09.2024 ve 10.02.2025 tarihli kararları, somut ürünün gerektiğinde doğrudan incelenmesi ve istem unsurlarının eksiksiz karşılaştırılması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Eksik teknik değerlendirme, uyuşmazlığın doğru biçimde sonuçlandırılmasını engelleyebilir.
Bu nedenle patent uyuşmazlığında istem–ürün eşleştirmesinin doğru kurulması, teknik delillerin değerlendirilmesi ve bilirkişi raporuna yönelik itirazların somutlaştırılması önem taşır. Teknik inceleme sonucunun hukuki taleplere etkisi, uyuşmazlığın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Patent hakkının korunması ve teknik ihlal iddialarının hukuki açıdan ele alınması hakkında patent hukuku ve patent avukatlığı hizmetleri sayfasından bilgi alınabilir.
Yazar Avukat Fatih Sefer