Trafik kazası zamanaşımı yani tazminat talebinin ne kadar süre içinde ileri sürülebileceği, kazanın sonucuna göre değişir. Kazada yalnızca maddi hasar oluştuysa süre zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği günden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Kazada yaralanma varsa Yargıtay uygulamasında çoğunlukla sekiz yıllık, ölüm varsa on beş yıllık uzamış ceza zamanaşımı uygulanır. Bu fark, Karayolları Trafik Kanunu m.109/2 ile Türk Ceza Kanunu m.66’nın birlikte okunmasından doğar. Aşağıda hangi kazada hangi sürenin işlediğini, sürenin ne zaman başladığını, neyin süreyi kestiğini ve 7589 sayılı Kanun’un (RG 31.07.2026) kısmi dava ve ıslah bakımından getirdiği yeni durumu ele alıyoruz. Sürenin dolmasına az kaldıysa maluliyet raporunu veya kusur raporunu beklemeden sigortacıya başvurmak ve dava açmak gerekir.
Yargı yolu ve süreler
- Yol: Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki talepte önce sigortacıya yazılı başvuru gerekir (KTK m.97). Sigortacı 15 gün içinde yazılı cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa dava açılır veya Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulur. Görevli ve yetkili mahkeme için trafik kazası tazminat davası makalesine bakın.
- Yalnızca maddi hasar: 2 yıl (öğrenmeden), en geç 10 yıl (kaza gününden).
- Yaralanma: Genellikle 8 yıl (TCK m.89 ve m.66/1-e).
- Ölüm: 15 yıl (TCK m.85 ve m.66/1-d).
- Sigortacı ve sürücü arasındaki rücu: 2 yıl (KTK m.109/4). SGK’nın rücu davası: 10 yıl (5510 sayılı Kanun m.93/3).
- Zamanaşımı def’i: Hâkim zamanaşımını kendiliğinden gözetmez, davalı ileri sürmelidir (TBK m.161).
KTK m.109 genel kural: iki yıl ve on yıl
Karayolları Trafik Kanunu m.109/1, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için iki ayrı süre öngörür. İki yıllık süre göreceli ve öznel bir süredir: zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği günden işlemeye başlar. On yıllık süre ise mutlaktır: öğrenme tarihi ne olursa olsun kaza gününden başlar ve dolduğunda talep, öğrenilmemiş olsa bile zamanaşımına uğrar.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.109 (Zamanaşımı)
Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.
Süre hesabında zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı, sürenin son günü de hak kullanılmadan geçince gerçekleşir (TBK m.151). Zamanaşımı gerçekleşmiş olsa da bu bir def’idir: davalı süresinde ileri sürmezse hâkim bunu kendiliğinden gözetemez (TBK m.161). Asıl alacak zamanaşımına uğrarsa ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğrar (TBK m.152). Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından da bir borç doğmuşsa, zarar gören tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile bu borcu ifadan kaçınabilir (TBK m.72/2).
Madde metni yalnızca “maddi zararlar”dan söz eder. Manevi tazminat bakımından TBK m.72 aynı iki ve on yıllık süreleri düzenler. Hukuk Genel Kurulu, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin dosyada da KTK m.109/2’deki ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1105, K. 2020/980, T. 01.12.2020). Manevi tazminatın ayrıntıları için trafik kazasında manevi tazminat makalesine bakabilirsiniz.
Uzamış ceza zamanaşımı nasıl işler?
Kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa (taksirle yaralama, taksirle öldürme gibi) ve Türk Ceza Kanunu bu suç için iki yıldan uzun bir dava zamanaşımı öngörüyorsa, tazminat davası da o uzun süreye tabi olur. TBK m.72/1’in son cümlesi de aynı kuralı koyar. Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik yaklaşımına göre bu kural için üç şey gerekmez: fail hakkında ceza davası açılmış olması, mahkûmiyet kararı verilmiş olması ve zarar görenin ceza davasında tazminat talebinde bulunmuş olması. Eylemin suç niteliğinde olması yeterlidir. Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresinin geçmiş olması da ceza zamanaşımının tazminat davasına uygulanmasını engellemez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/369, K. 2024/94, T. 14.02.2024).
Uzamış süre sürücüyle sınırlı değildir. Aynı karar, ceza zamanaşımının uygulanmasında sürücü ile işleten gibi diğer sorumlular arasında ayrım yapılmadığını belirtir. Dairenin kararlarında sigorta şirketlerine karşı açılan davalarda da aynı uzamış süre uygulanmaktadır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/13254, K. 2022/7335, T. 18.04.2022).
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66/1 (Dava zamanaşımı, ilgili bentler)
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer. Sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur (m.66/4).
Hangi sürenin uygulanacağı, kaza tarihinde yürürlükte olan ceza kanununa ve fiilin ağırlığına bağlıdır. Taksirle yaralama suçunun temel hâli (TCK m.89/1) için ceza üst sınırı iki yıldır ve m.66/1-e uyarınca süre sekiz yıldır. Ağırlaştırılmış hâller ve birden fazla kişinin yaralanması da (m.89/2-4) bu bendin içinde kalır. Taksirle öldürmede (TCK m.85) üst sınır altı yıl, birden fazla kişinin ölümü veya ölümle birlikte yaralanma hâlinde on beş yıldır; her iki hâlde m.66/1-d bendi uygulanır ve süre on beş yıldır. Kaza 2005’ten önceye aitse eski 765 sayılı Kanun’un daha kısa süreleri gündeme gelir (örneğin yaralamada beş yıl).
Yalnızca maddi hasarlı kazada süre
Kazada kimse yaralanmamış ve kimse ölmemişse, tazminat talebi (araç onarım bedeli, değer kaybı, mahrumiyet, ticari araçta kazanç kaybı) KTK m.109/1’deki iki ve on yıllık sürelere tabidir. Fiil ayrıca bir suç oluşturmuyorsa uzamış ceza zamanaşımı gündeme gelmez. Bu nedenle maddi hasarlı kazada kaza tespit tutanağı tutulduğu ve sürücü ile sigortacı bilindiği için süre fiilen kaza gününden iki yıl olarak işler.
Yargıtay uygulamasından bir örnek: maddi hasarlı kazada ticari taksinin onarım süresindeki kazanç kaybı için kısmi dava açılmış, ıslah dilekçesi kazadan yaklaşık iki yıl yirmi gün sonra verilmişti. Yargıtay, dava tarihinde iki yıllık sürenin işlediğini dikkate alarak ıslahla artırılan kısım için sürenin dolduğu gerekçesinin yerinde olmadığını belirtti ve kararı kanun yararına bozdu (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/2460, K. 2025/6711, T. 28.04.2025). Değer kaybı ve ekspertiz ücreti talebinde de iki yıllık sürenin son gününe dikkat etmek gerekir; sigortacıya yapılan başvurunun süreyi durdurduğu yönünde yerleşik bir kabul bulunmamaktadır (aşağıda ayrı başlıkta).
Kazaya yol açan hareket ayrıca bir suçsa (örneğin alkollü araç kullanma nedeniyle TCK m.179/3) süre farklı değerlendirilebilir; Yargıtay 179. maddedeki suç için sekiz yıllık süreyi esas almıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9259, K. 2022/12359, T. 17.10.2022, uyulan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1086, K. 2019/420, T. 09.04.2019 sayılı karar). Bu ihtimal dosyaya göre ayrıca değerlendirilmeli; maddi hasarlı kazada kaza gününden itibaren iki yıllık süre güvenli süre kabul edilmelidir. Ceza boyutu için trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu makalemize bakabilirsiniz.
Yaralanmalı kazada süre: sekiz yıl
Yaralanmalı kazada sürücünün eylemi taksirle yaralama suçunu oluşturur. Bu suç için TCK m.66/1-e uyarınca dava zamanaşımı sekiz yıl olduğundan, KTK m.109/2 aracılığıyla tazminat davası da sekiz yıl içinde açılabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bunu fiilin birden fazla kişiyi yaralaması (m.89/4) ve sürücünün kendisinin öldüğü, yolcunun yaralandığı kazalarda da uygulamıştır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1105, K. 2020/980, T. 01.12.2020; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/147, K. 2021/239, T. 09.03.2021).
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, sekiz yıllık süreyi tek başına yaralanan yolcu davalarında da aynı biçimde uygulamaktadır. Kaza 16.12.2013’te olmuş, dava 18.04.2022’de açılmışsa süre dolmuştur (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2360, K. 2025/2255, T. 12.02.2025). Kaza 26.06.2014’te olmuş ve Sigorta Tahkim Komisyonu’nda dava 21.06.2022’de açılmışsa süre içindedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5937, K. 2025/2684, T. 18.02.2025). Maluliyet davalarında başvurunun 8 yıllık süre dolduktan sonra yapıldığı hâllerde Hakem Heyeti kararlarını onayan örnekler de vardır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12969, K. 2024/1507, T. 13.02.2024; bu karar Covid-19 nedeniyle uzayan süreleri hesaba katsa da başvurunun süre dışı olduğunu kabul etmiştir).
Önemli bir incelik: sekiz yıl, iki yıllık süreyi uzatan bir süredir, kısaltan bir süre değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bir dosyada, maluliyet raporunu geç öğrenen davacının zararı öğrendiği günden iki yıl ve kaza gününden on yıl dolmadığı için talebin süresinde olduğunu kabul etmiş, zarar göreni korumak için getirilmiş bir ilkenin zarar gören aleyhine yorumlanamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/13758, K. 2022/9839, T. 30.06.2022; aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15142, K. 2023/11539, T. 30.10.2023). Ancak bu yaklaşım, zararın kaza anında değil sonradan öğrenildiğinin kabul edilmesine bağlıdır. Bu konudaki tartışma bir sonraki başlıklardadır. Yaralanmanın ceza boyutu için taksirle yaralama makalesine, tazminat kalemleri için bedensel zarar tazminatı ile sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik makalelerine bakabilirsiniz.
Ölümlü kazada süre: on beş yıl
Ölümlü kazada sürücünün eylemi taksirle öldürme suçunu oluşturur (TCK m.85). Üst sınır altı yıl olduğundan TCK m.66/1-d uyarınca dava zamanaşımı on beş yıldır. Destekten yoksun kalma, cenaze gideri ve ölenin mirasçılarının diğer talepleri bu süreye tabidir. Yargıtay, kaza tarihinden sonra dava on beş yıl dolmadan açıldığında zamanaşımı savunmasını reddetmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/13254, K. 2022/7335, T. 18.04.2022). Ölümlü kazalardaki tazminat kalemleri için destekten yoksun kalma tazminatı makalesine bakınız.
Tek taraflı kazada ölen sürücünün yakınları da bu süreden yararlanır. Hukuk Genel Kurulu, kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebep olan sürücünün desteğinden yoksun kalanların açtığı davada, eylemin TCK m.85 kapsamında olduğunu ve on beş yıllık sürenin uygulanması gerektiğini belirtmiş, “olayın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu (m.179) olduğu ve sürenin sekiz yıl olduğu” görüşünü kurul çoğunluğu benimsememiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/369, K. 2024/94, T. 14.02.2024). Aynı kazada yaralanan yolcunun davasında ise eylem taksirle yaralama olarak nitelendirildiği için süre sekiz yıldır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/147, K. 2021/239, T. 09.03.2021). Ceza boyutu için taksirle öldürme ve trafik kazaları makalesine bakabilirsiniz.
Sürenin başlangıcı: zararın öğrenilmesi
İki yıllık süre, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği günden işler. Maddi hasarlı kazada zarar da, sürücü ve sigortacı da kaza tespit tutanağıyla kaza gününde bilinir; süre kaza gününden başlar (tutanağın düzenlenişi ve delil değeri için kaza tespit tutanağı makalesine bakınız). Yaralanmalı kazada işin zor yanı “zararın öğrenilmesi”nin ne zaman gerçekleştiğidir.
Yargıtay kararlarında iki yaklaşım görülmektedir:
- Rapor tarihi yaklaşımı: Davacı zararını kesin maluliyet raporuyla öğrenmişse süre rapor tarihinden başlar (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/13758, K. 2022/9839, T. 30.06.2022; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15142, K. 2023/11539, T. 30.10.2023).
- Tedavinin tamamlanması yaklaşımı: Zararın öğrenilmesi bedensel zararın kapsamının belli olmasıdır; maluliyet oranının belirlendiği tarihin etkisi yoktur. Bedensel zarar, yaralanmanın gerçekleşmesi ve tedavinin tamamlanmasıyla belli olur. Raporda tedavinin devam ettiği veya gelişen durum bulunmuyorsa ve davacı artan maluliyeti ispatlayamıyorsa dava zamanaşımına uğramıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5885, K. 2025/13740, T. 07.10.2025; benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10832, K. 2022/2975, T. 21.02.2022).
Yargıtay, tedavinin devam ettiği veya zararın geliştiği iddia edilen dosyalarda tedavi evraklarının getirilmesini, gerekirse Adli Tıp Kurumu’ndan tedavinin ne zamana kadar sürdüğü ve zararın ne zaman öğrenildiğinin belirlenmesini istemektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/13343, K. 2025/13852, T. 09.10.2025). Sonradan gelişen bir durum varsa süre, gelişimin tamamlandığı tarihten başlayabilir. Gelişen durum iddiası ise davacı tarafından ispatlanmalıdır.
Bu iki yaklaşım arasındaki fark pratikte büyüktür. Bu nedenle maluliyet raporunu beklemek güvenli bir strateji değildir. Süre sekiz yılın veya iki yılın sonuna yaklaşıyorsa dava, rapor alınmadan ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılmalıdır. Maluliyetin nasıl belirlendiği için maluliyet oranı makalesine bakınız.
Zamanaşımını kesen ve durduran haller
Kesilme. Borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi veya kısmen ifada bulunması; alacaklının dava veya def’i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması, icra takibinde bulunması zamanaşımını keser (TBK m.154). Kesilmeyle birlikte yeni bir süre işlemeye başlar; borç senetle ikrar edilmişse veya mahkeme kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır (TBK m.156). Zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesilince diğerlerine karşı da kesilir (TBK m.155). Trafik kazalarında bunun özel bir sonucu vardır: KTK m.109/3 uyarınca tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı, sigortacıya karşı kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsüne karşı kesilmiş olur. Birlikte sorumluluğun ayrıntıları için trafik kazasında hukuki sorumluluk makalesine bakınız.
Ceza davasında şahsi hak talebiyle davaya müdahil olarak katılmanın ceza dava zamanaşımını kestiği, Yargıtay kararlarında Hukuk Genel Kurulu içtihatlarına atıfla belirtilmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3964, K. 2025/3364, T. 27.02.2025). TCK m.67 uyarınca şüpheli veya sanığın savcı huzurunda ifadesinin alınması, iddianame düzenlenmesi, tutuklama kararı ve mahkûmiyet hükmü ceza dava zamanaşımını keser; kesilme hâlinde süre en fazla yarısı kadar uzar (m.67/4). Bu kesilme nedenlerinin tazminat davasındaki süreye ne ölçüde yansıyacağı dosyanın özelliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Dava veya def’inin usulden reddi. Dava; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması, düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması ya da vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş ve bu arada zamanaşımı dolmuşsa alacaklı, altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir (TBK m.158).
Durma. TBK m.153 uyarınca belirli hâllerde zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur. Trafik kazalarında en sık karşılaşılan örnekler evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları (bir eşin kullandığı araçla diğer eşin yaralanması) ve alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülememesidir.
Sigorta başvurusu ve tahkim süreyi nasıl etkiler?
Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava veya tahkimden önce sigortacıya yazılı başvuru zorunludur (KTK m.97). Bu başvurunun zamanaşımını durdurup durdurmadığı, uygulamada sık tartışılan bir sorudur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bir kararında, sigorta şirketine ihtarname yoluyla başvurulduğu süre boyunca zamanaşımının durduğunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/6940, K. 2021/11270, T. 28.12.2021). Daha yakın tarihli kararlarda ise Daire, başvurunun TBK m.154’te sayılan kesme nedenlerinden biri olmadığını belirterek süre dışı kalan başvuruları reddeden kararları onamıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12969, K. 2024/1507, T. 13.02.2024). Hakem Heyeti’nin m.97 başvurusunun süreyi durdurmadığı ve kesmediği yönündeki gerekçeleri de onanmıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7717, K. 2025/4652, T. 19.03.2025; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/16238, K. 2026/5500, T. 07.05.2026).
Bu nedenle sigortacıya başvurunun zamanaşımını durduracağına veya keseceğine güvenilmemelidir. Başvuru yapılırken sürenin kalan kısmı hesaplanmalı, süre dolmak üzereyse sigortacıya başvuru ile eşzamanlı olarak ve m.97’deki 15 günlük cevap süresi beklenmeden dava açılması ya da tahkim başvurusu planlanmalıdır. Dava veya tahkim başvurusunun, TBK m.154/2’deki “mahkemeye veya hakeme başvurma” kapsamında zamanaşımını kestiği kabul edilmektedir; “dava şartı eksik” gerekçesiyle usulden ret ihtimaline karşı m.158’deki altmış günlük ek süre de aklınızda tutulmalıdır. Başvurunun içeriği ve süreci için trafik sigortasına başvuru, tahkim için Sigorta Tahkim Komisyonu makalelerine bakabilirsiniz. Kaçak, tespit edilemeyen veya sigortasız araç hâllerinde Güvence Hesabı başvurusu gündeme gelir.
Covid-19 döneminde duran sürelerin hesaba katıldığı görülmektedir. Yargıtay’ın onadığı bir Hakem Heyeti hesabında 13.03.2020 ile 15.06.2020 arasında duran süre, sekiz yıllık sürenin sonuna eklenmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/16238, K. 2026/5500, T. 07.05.2026). Pandemi dönemini kapsayan eski kazalarda bu ek süre hesaba katılmalıdır.
Kısmi dava, ıslah ve 7589 sayılı Kanun
Maluliyet ve destekten yoksun kalma gibi tazminat kalemleri dava açıldığında tam olarak bilinmez. Eskiden bu sorun iki yolla çözülürdü: belirsiz alacak davası (HMK m.107) veya kısmi dava ile ıslah. 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026) HMK m.107’yi yürürlükten kaldırmıştır. Geçiş hükmüne göre kaldırılmadan önce açılan davalarda mülga hüküm uygulanmaya devam eder. Yeni hüküm olan HMK m.109/4 ise şudur:
6100 sayılı HMK m.109/4 (7589 sayılı Kanun m.20 ile eklendi)
Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Bu hükümden önce kısmi davada zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilirdi. Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması süreyi kesmez, süre bakiye alacak için işlemeye devam ederdi. Bu nedenle ıslahla artırılan kısım, ıslah tarihinde zamanaşımına uğramışsa davalının def’i üzerine reddedilirdi (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/915, K. 2024/80, T. 07.02.2024; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/5715, K. 2025/14043, T. 14.10.2025; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/2456, K. 2026/1304, T. 10.02.2026). Davalının ıslaha karşı zamanaşımı def’ini ayrıca ve süresinde ileri sürmesi gerekir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/2375, K. 2020/2565, T. 07.07.2020).
HMK m.109/4 için geçiş hükmü yoktur ve bir usul kuralıdır. Derdest davalara uygulanıp uygulanmayacağı yorum meselesidir; yeni hükmün tahkim başvurularında ve Yargıtay uygulamasında nasıl yorumlanacağı konusunda henüz yerleşik içtihat bulunmamaktadır. Bu nedenle pratik öneri değişmez: dava açılırken talep, süre dolmadan, bilinen en yüksek makul tutar üzerinden belirlenmeli ve sonradan artırım gerekirse süre dolmadan yapılmalıdır.
Aynı Kanun TBK m.55’e iki fıkra ekleyerek bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatında faiz başlangıcını düzenlemiştir. Bu hüküm yalnızca yürürlükten sonra meydana gelen haksız fiillere uygulanır ve zamanaşımı değil faiz konusudur. Ayrıntıları için trafik kazası tazminatında faiz başlangıcı ve trafik kazası tazminatı nasıl hesaplanır makalelerine bakınız.
Rücu talepleri için süreler
Tazminat yükümlülerinin birbirine rücuu. Sürücü, işleten ve sigortacı gibi tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar (KTK m.109/4). Yargıtay, sigorta şirketinin rücu hakkının kendi yükümlülüğünü tam olarak yerine getirdiği tarihte doğduğunu, süre için de bu tarihin esas alınacağını belirtmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/18713, K. 2019/7441, T. 12.06.2019). Kaza 2007’de olsa bile ödeme 2013’te yapılmış ve dava 2015’te açılmışsa süre içindedir. Ayrıntılar için trafik kazasında rücu davası ve sigorta şirketinin rücu hakkı makalelerine bakınız.
SGK’nın rücu davası. Trafik kazası aynı zamanda iş kazasıysa Kurumun üçüncü kişilere rücu davası 5510 sayılı Kanun m.93/3 uyarınca on yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı, rücu konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için masraf veya ödeme tarihinden başlar. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de bu ayrımı uygulamaktadır (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/9247, K. 2022/2997, T. 03.03.2022). Bu konuyu SGK’nın rücu davası makalesinde işliyoruz.
Kaza türüne göre süre tablosu
| Kazanın sonucu | Uygulanan süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Yalnızca maddi hasar | 2 yıl (öğrenmeden), en çok 10 yıl | KTK m.109/1 |
| Yaralanma | 8 yıl | KTK m.109/2, TCK m.89, m.66/1-e |
| Ölüm veya ölümle birlikte yaralanma | 15 yıl | KTK m.109/2, TCK m.85, m.66/1-d |
| Manevi tazminat | Kazanın sonucuna göre yukarıdaki süreler | TBK m.72; HGK 2017/1105 E., 2020/980 K. |
| Sigortacı ve yükümlüler arası rücu | 2 yıl | KTK m.109/4 |
| SGK rücu davası | 10 yıl | 5510 sayılı Kanun m.93/3 |
Hesaplama örnekleri
Örnek 1: Maddi hasarlı kaza. Kaza 10.03.2025 tarihinde olmuş, kimse yaralanmamıştır. Karşı tarafın sürücüsü ve sigortacısı tutanakla bellidir. Süre 10.03.2027 gününün sonunda dolar (TBK m.151). Başvuru ve dava bu tarihten önce yapılmalıdır.
Örnek 2: Yaralanmalı kaza. Kaza 15.03.2019 tarihinde olmuş, davacı yaralanmıştır. Zarar kaza anında bilindiği için iki yıllık süre geçmiş, ancak uzamış ceza zamanaşımı sekiz yıldır ve 15.03.2027 günü sonunda dolar. Maluliyet raporu alınmamışsa ve raporu beklemek isteniyorsa bile süre dolmadan dava açılmalıdır.
Örnek 3: Eski yaralanmalı kaza. Kaza 20.06.2018 tarihinde olmuş ve tedavi aynı yıl bitmiştir. Sekiz yıllık süre 20.06.2026’da dolmuştur. Davacı zararını ancak sonradan öğrendiğini ve tedavisinin sürdüğünü ispatlayabilirse, on yıllık mutlak süre (20.06.2028) içinde talep ileri sürülebilir. Yargıtay’ın yukarıda anlatılan iki yaklaşımı arasında bu noktada sonuç değişebilir; dosya mutlaka tedavi evraklarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Örnek 4: Ölümlü kaza. Kaza 05.05.2015 tarihinde olmuş ve bir kişi ölmüştür. On beş yıllık süre 05.05.2030’da dolar. Destekten yoksun kalan yakınlar, sigortacıya başvuruyla birlikte dava açabilir. Ceza davasında şahsi hak talebi veya sigortacının ödemesi gibi süreyi kesen olaylar varsa yeni süre bu olaylardan itibaren hesaplanır.
Sık sorulan sorular
Trafik kazası tazminatında zamanaşımı kaç yıldır?
Yalnızca maddi hasarda iki yıl (en çok on yıl), yaralanmada sekiz yıl, ölümde on beş yıldır. Sekiz ve on beş yıllık süreler, kazanın aynı zamanda taksirle yaralama veya öldürme suçunu oluşturmasından gelir.
Kazadan sonra iki yıl geçti, hakkım düştü mü?
Maddi hasarlı kazada büyük ölçüde evet. Yaralanma veya ölüm varsa hayır; uzamış ceza zamanaşımı hâlâ işliyor olabilir.
Ceza davası açılmadıysa veya şikâyetçi olmadıysam uzun süre uygulanır mı?
Evet. Uzamış ceza zamanaşımının uygulanması için ceza davası açılması, mahkûmiyet veya şikâyet şartı aranmaz; eylemin suç oluşturması yeterlidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/369, K. 2024/94, T. 14.02.2024).
Sigorta şirketine başvurmak zamanaşımını durdurur mu?
Yargıtay’ın yakın tarihli kararları bu yönde değildir. Başvuru yapılsa bile süreyi kaçırmamak için dava veya tahkim yoluna zamanında gidilmelidir.
Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru süreyi keser mi?
TBK m.154/2 hakeme başvurmayı kesme nedeni sayar. Süresinde yapılan tahkim başvurusu bu nedenle kesme sonucu doğurur. Başvuru süre dolduktan sonra yapılırsa Hakem Heyeti süre aşımı nedeniyle reddeder.
Maluliyet raporunu beklersem süre işler mi?
Evet, süre işlemeye devam edebilir. Yargıtay’ın bir kısım kararlarında rapor tarihi zararın öğrenilme tarihi sayılırken, güncel bir kararda tedavinin tamamlanması esas alınmıştır. Güvenli yol, sekiz yıllık süre dolmadan dava açmaktır.
Davayı açtım, sonradan talebi artırırsam süre kesilir mi?
Islah yoluyla artırılan kısım için dava tarihindeki kesilme etkisi geçerli değildir; ıslah tarihinde süre dolmuşsa def’i üzerine red gelir. 7589 sayılı Kanunla eklenen HMK m.109/4 ise bir defaya mahsus artırımda zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılmasını öngörür.
Belirsiz alacak davası ne oldu?
HMK m.107 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırılmadan önce açılan davalarda mülga hüküm uygulanmaya devam eder.
Manevi tazminat için de aynı süre geçerli mi?
TBK m.72 manevi tazminat için de iki ve on yıllık süreyi düzenler. Hukuk Genel Kurulu trafik kazasından doğan manevi tazminat davasında KTK m.109/2’deki ceza zamanaşımını uygulamıştır.
Zamanaşımı süresi dolduktan sonra ödeme yapılırsa ne olur?
Süre dolmuş olsa bile davalı zamanaşımı def’ini ileri sürmezse hâkim bunu kendiliğinden gözetemez (TBK m.161). Süre içinde yapılan kısmi ödeme veya borcun ikrarı ise zamanaşımını keser (TBK m.154/1).
Davalı zamanaşımı def’ini ne zaman ileri sürmeli?
Cevap dilekçesinde. Islah yapılırsa ıslaha karşı ayrıca ve süresinde ileri sürülmelidir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/2375, K. 2020/2565, T. 07.07.2020).
Sigortacıya ve sürücüye karşı süreler aynı mı?
Evet. Ceza zamanaşımının uygulanmasında sürücü ve diğer sorumlular arasında ayrım yapılmaz. Üstelik tazminat yükümlüsüne karşı kesilen süre sigortacıya karşı da kesilmiş olur (KTK m.109/3).
Tek taraflı kazada ölen sürücünün ailesi için süre nedir?
Hukuk Genel Kurulu bu durumda on beş yıllık süreyi uygulamıştır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/369, K. 2024/94, T. 14.02.2024). Karar oy çokluğuyla verilmiştir.
SGK rücu davası için süre nedir?
On yıl. Gelir ve aylıklar için Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ödeme tarihinden başlar (5510 sayılı Kanun m.93/3).
Sigorta şirketinin rücu süresi nedir?
İki yıl. Süre, sigorta şirketinin yükümlülüğünü tam olarak yerine getirdiği ve rücu edeceği kişiyi öğrendiği günden işler (KTK m.109/4).
Süre dolmak üzere, ne yapmalıyım?
Maluliyet ve kusur raporlarını beklemeden dava açın veya tahkime başvurun; talebi bilinen en yüksek makul tutarla belirleyin, fazlaya ilişkin haklarınızı saklı tutun ve sürenin son gününü belirlemek için kaza tarihini, kazanın sonucunu ve zararı öğrendiğiniz tarihi bir avukatla birlikte netleştirin.
Sonuç
Trafik kazalarında zamanaşımı tek bir sayıdan ibaret değildir. Maddi hasarda iki yıl, yaralanmada sekiz yıl, ölümde on beş yıl uygulanır; bu süreleri belirleyen, kazanın aynı zamanda hangi suçu oluşturduğudur. Süre hesabında kaza tarihinin yanı sıra zararın öğrenilme tarihi, sigorta başvurusunun süreyi durdurmaması, ıslahın süreyi kesmemesi ve 7589 sayılı Kanunla gelen HMK m.109/4 gibi başlıklar belirleyici olur. Yaralanma ve ölüm hâllerinde sürelerin uzun olması, beklemeyi güvenli kılmaz: raporlar ve deliller zaman geçtikçe zayıflar. Trafik kazası hukukundaki diğer konular için trafik kazası avukatı sayfamıza, kanunun genel çerçevesi için Karayolları Trafik Kanunu makalesine bakabilirsiniz.
Av. Mehmet Sarıoğlu
Hukuki inceleme: Av. Fatih Sefer
Sarıoğlu & Sefer Hukuk, Bakırköy / İstanbul
Tel: 0507 551 87 38