Üst araması ve araç araması, bir suçun şüphelisinin yakalanması veya suç delillerinin elde edilmesi amacıyla, kanunda öngörülen şartlarla gerçekleştirilen adli arama işlemleridir. Polis, kişileri ve araçları hukuka uygun bir sebeple durdurabilir; ancak durdurma yetkisi, kişinin ceplerinin, çantasının veya aracının bagajının sınırsız biçimde aranabileceği anlamına gelmez. Adli arama için kural olarak makul şüphe ve usulüne uygun hâkim kararı, kanunda belirtilen gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise yetkili merciin yazılı emri gerekir. Üst ve araç aramasının hukuka uygunluğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 116-121. maddeleri ile ilgili kolluk mevzuatı çerçevesinde değerlendirilir.
Üst Araması Nedir?
Üst araması, kişinin üzerinde taşıdığı veya beraberinde bulundurduğu eşyanın, belirli bir hukuki amaç doğrultusunda araştırılmasıdır. Adli aramada amaç, şüpheli veya sanığın yakalanması ya da suçun iz, eser, emare ve delillerinin elde edilmesidir.
Üst araması kapsamında, verilen kararın veya yazılı emrin kapsamına göre kişinin cepleri, kıyafetleri ve beraberinde taşıdığı çanta gibi eşyalar incelenebilir. Bununla birlikte aramanın kapsamı, araştırılan suçla ve ulaşılmak istenen amaçla sınırlı olmalıdır.
Üst araması ile kişinin güvenlik amacıyla dıştan kontrol edilmesi birbirinden farklı işlemlerdir. Kıyafetlerin üzerinden yapılan sınırlı bir güvenlik yoklaması, kişinin ceplerinin boşaltılması veya çantasının içerisinin araştırılmasıyla aynı hukuki nitelikte değildir.
Üst Araması Hangi Şartlarda Yapılabilir?
CMK m.116 uyarınca şüpheli veya sanığın üstünün aranabilmesi için, kişinin yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe bulunmalıdır.
Adli üst aramasının hukuka uygunluğu bakımından şu şartlar önem taşır:
- Meşru amaç: Arama, şüpheli veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi amacıyla yapılmalıdır.
- Makul şüphe: Aramanın yapılmasını haklı gösterecek somut olgular bulunmalıdır.
- Yetkili merci kararı: Kanuni istisnalar dışında hâkim kararı veya CMK m.119 kapsamında yetkili merciin yazılı emri bulunmalıdır.
- Belirli kapsam: Arama kararında veya emrinde, aramanın nedenini oluşturan fiil ile aranacak kişi veya eşya ve kararın geçerli olduğu süre gösterilmelidir.
- Ölçülülük: Arama, amacına ulaşmak için gerekli sınırları aşmamalı ve kişiye gereksiz müdahalede bulunulmamalıdır.
Makul şüphe ne anlama gelir?
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 6. maddesine göre makul şüphe, somut olaylar karşısında hayatın olağan akışına göre duyulabilecek şüphedir. Şüphenin değerlendirilmesinde kişinin davranışları, aramanın yapılacağı yer ve zaman, elde edilen bilgiler ve araştırılan eşyanın niteliği dikkate alınabilir.
Yalnızca kişinin dış görünüşü veya belirli bir bölgede bulunması, başka somut nedenler olmadan her durumda adli aramayı haklı göstermez. İhbar veya şikâyetin bulunması hâlinde de bu bilginin somut emarelerle desteklenip desteklenmediği değerlendirilmelidir.
Şüpheli olmayan kişinin üstü aranabilir mi?
Evet. CMK m.117, şüpheli veya sanık dışındaki kişilerin de belirli şartlarla aranmasına izin vermektedir.
Ancak üçüncü kişinin üstünün veya eşyasının aranabilmesi için, aranan kişinin ya da suç delillerinin orada bulunduğunun kabul edilmesine olanak sağlayan olayların varlığı gerekir. CMK m.117/3’te düzenlenen, şüpheli veya sanığın bulunduğu yerler ile izlendiği sırada girdiği yerlere ilişkin istisna saklıdır.
Dolayısıyla bir kişi yalnızca şüpheliyle arkadaş olduğu veya aynı ortamda bulunduğu gerekçesiyle kendiliğinden sınırsız bir adli aramaya tabi tutulamaz. Aramanın dayanağı ve kapsamı somut olay üzerinden değerlendirilmelidir.
Polis Yolda Durdurduğu Kişinin Üstünü Arayabilir mi?
Polisin kişiyi durdurma, güvenlik amacıyla dıştan kontrol etme ve adli arama yapma yetkileri birbirinden ayrılmalıdır.
2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun (PVSK) 4/A maddesi uyarınca polis, kanunda belirtilen amaçlarla ve makul bir sebebin bulunması şartıyla kişileri durdurabilir. Durdurma sebebini bildirebilir, bu sebeple ilgili sorular sorabilir ve kimlik ibrazını isteyebilir.
Durdurulan kişinin üzerinde silah veya tehlikeli başka bir eşya bulunduğuna ilişkin yeterli şüphe varsa polis, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek için gerekli güvenlik tedbirlerini alabilir. Bu kapsamda kıyafetlerin üzerinden el ile dıştan kontrol yapılması mümkündür.
Ancak dıştan kontrol yetkisi, kişinin üzerindeki giysilerin çıkarılması veya ceplerinde ve çantasında delil araştırılması için genel bir arama yetkisi oluşturmaz.
Anayasa Mahkemesinin 04.05.2017 tarihli, E.2015/41, K.2017/98 sayılı kararıyla, PVSK m.4/A kapsamında kolluk amirine geniş üst ve araç araması yetkisi tanıyan düzenlemenin ilgili bölümü iptal edilmiştir. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin aynı yetkiyi düzenleyen hükmü de Danıştay Onuncu Dairesinin 23.11.2021 tarihli, E.2016/11956, K.2021/5766 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Bu nedenle durdurma sırasında yapılan dıştan güvenlik kontrolü, iptal edilmiş düzenlemelere dayanılarak ayrıntılı delil aramasına dönüştürülemez.
Önleyici güvenlik tedbirlerinin hukuki dayanağı ve sınırları hakkında önleme araması ile adli arama arasındaki fark konulu yazı ayrıca incelenebilir.
Araç Araması Hangi Şartlarda Yapılır?
Araç araması, bir taşıtın içerisinde veya taşıtta bulunan eşyalarda suç delillerinin ya da aranan kişinin bulunup bulunmadığının araştırılmasıdır.
Adli araç aramasında CMK m.116, 117 ve 119 hükümleri ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri uygulanır.
Araç aramasının hukuka uygun olması için aramayı gerektiren somut şüphe, kanuni amaç, yetkili merciin kararı veya yazılı emri ve aramanın kapsamına uygun işlem yapılması gerekir.
Aracın durdurulması ve kimlik kontrolünün gerçekleştirilmesi, kendiliğinden bagajın, torpidonun veya kapalı eşyaların aranabileceği anlamına gelmez.
Polis arabanın bagajını arayabilir mi?
Polis, gerekli hukuki şartlar oluştuğunda aracın bagajını arayabilir. Ancak bagaj, dışarıdan bakıldığında içerisinin görülmediği ve özel eşyanın bulunabileceği bir bölümdür. Bu nedenle bagajın açılarak içerisinde delil araştırılması, sıradan bir dıştan kontrol işlemiyle aynı değildir.
Örneğin araçta suç delili bulunduğuna ilişkin somut bilgi elde edilmişse, aramanın hangi karara veya yazılı emre dayanacağı CMK hükümleri kapsamında belirlenmelidir.
Aracın bagajında kapalı valiz, çanta veya paket bulunması hâlinde, bunların açılması da ayrıca aramanın hukuki dayanağı ve kapsamı bakımından değerlendirilir.
Aracın dışarıdan görülebilen bölümünde bulunan bir eşyanın kolluk tarafından fark edilmesi ile gizlenmiş bir eşyanın araştırılarak bulunması arasında hukuki fark vardır. Görünür durumdaki suç şüphesi doğuran eşyanın tespit edilmesi, her olayda ayrıca arama işlemi yapıldığı anlamına gelmeyebilir. Buna karşılık kapalı bölümlerin açılması suretiyle delil araştırılması arama hükümlerinin uygulanmasını gerektirebilir.
Torpidonun ve araç içindeki çantaların aranması mümkün müdür?
Torpidonun, koltuk altındaki kapalı bölümlerin ve araç içerisindeki çantaların incelenmesi de adli aramanın kapsamına girebilir.
Burada belirleyici olan, kolluğun araştırmayı hangi hukuki yetkiye dayanarak gerçekleştirdiğidir. Durdurma sırasında araç içerisinin görülebilen kısımlarının güvenlik amacıyla kontrol edilmesi ile torpidonun açılarak suç delili aranması aynı işlem değildir.
Usulüne uygun bir adli arama kararı veya yazılı emir bulunmadığı hâllerde, ayrıntılı araç araması sonucunda elde edilen delillerin hukuka uygunluğu tartışma konusu olabilir.
Üst ve Araç Araması Kararını Kim Verir?
CMK m.119/1 uyarınca adli aramada temel kural, hâkim kararı bulunmasıdır.
Kanun, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle arama yapılmasına da izin vermektedir. Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hâllerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılabilmesi, konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlar dışındaki aramalarla sınırlı olarak düzenlenmiştir.
Bu düzenlemenin uygulanmasında:
- Hâkim kararı, adli aramanın olağan hukuki dayanağıdır.
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle işlem yapılabilir.
- Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması, kolluk amirinin yazılı emir yetkisi bakımından ayrıca aranması gereken bir şarttır.
- Kolluk amirinin yazılı emir yetkisi, konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlara uygulanamaz.
- Kolluk amirinin yazılı emriyle gerçekleştirilen aramanın sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir.
Gecikmesinde sakınca bulunması, yalnızca işlemin hızlı yapılmasının tercih edilmesi değildir. Delillerin kaybolması, şüphelinin kaçması gibi somut riskler ve hâkimden karar almaya zaman bulunmaması birlikte değerlendirilmelidir.
Aramanın hukuki dayanağı ile emrin yetkili kişi tarafından verilip verilmediği, adli arama kararının şartları ve kararın içeriği bakımından ayrıca önem taşır.
Üst Araması Nasıl Yapılmalıdır?
Üst aramasının uygulanma yöntemi, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 28. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu kapsamda üst ve eşya aramasında:
- Arama öncesinde gerekli güvenlik tedbirleri alınmalıdır.
- Kolluk görevlisi, kolluk görevlisi olduğunu gösteren kimliğini ibraz etmelidir.
- Üst araması kişinin cinsiyetinde bulunan görevli tarafından yapılmalıdır.
- Aramanın konusu veya aramaya temel oluşturan nedenler ilgiliye açıklanmalıdır.
- Arama mümkün olduğunca başkalarının göremeyeceği şekilde yapılmalıdır.
- Kişiye gereksiz sıkıntı verecek uygulamalardan kaçınılmalı, arama ölçülü yürütülmelidir.
- Dirençle karşılaşılması hâlinde kullanılacak güç, hukuki sınırlar içerisinde ve orantılı olmalıdır.
Üst aramasında kıyafetler çıkarılabilir mi?
Kıyafetlerin çıkarılmasını gerektiren ayrıntılı arama, sıradan bir dıştan kontrol işleminden daha ağır bir müdahaledir.
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 28. maddesinde, kişinin kanunlara göre izin verilmeyen bir şeyi taşıdığına ilişkin makul şüphe bulunması ve aramanın amacına başka türlü ulaşılamaması hâlinde giysiler çıkarılarak üst araması yapılabilmesi ayrıca düzenlenmiştir.
Bu yöntemde aramanın neden gerekli olduğu ve nasıl yapılacağı konusunda yetkili kolluk amirince ilgiliye bilgi verilmesi, işlemin aynı cinsiyetteki görevliler tarafından ve başkalarının göremeyeceği şekilde yapılması, kişinin utanma duygusunun en az düzeyde etkilenmesi ve aramanın mümkün olan en kısa sürede tamamlanması gerekir.
Dolayısıyla her üst aramasında kişinin soyunmaya zorlanması hukuka uygun değildir. Müdahalenin niteliği, zorunluluğu ve uygulanış biçimi ayrıca değerlendirilmelidir.
Araç Aramasında Uyulması Gereken Kurallar Nelerdir?
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 29. maddesi, araç aramasının uygulanmasında uyulacak esasları göstermektedir.
Araç aramasında güvenlik önlemleri alındıktan sonra, aramanın sebebi veya aranan eşyanın niteliği ilgiliye açıklanmalıdır. İşlem, kişiye mümkün olan en az sıkıntıyı verecek şekilde ve makul olan en kısa sürede gerçekleştirilmelidir.
Aramanın kural olarak aracın ilk durdurulduğu yerde veya yakınında yapılması öngörülmüştür. Bununla birlikte ayrıntılı inceleme gerektiğinde aracın başka bir yere götürülerek aranması mümkündür. Bu imkân, araç araması için gerekli karar veya yazılı emir şartlarını ortadan kaldırmaz.
Araç aramasında zarar meydana gelip gelmediği, aramanın nerede ve ne zaman yapıldığı ve elde edilen eşyalar tutanakta gösterilmelidir.
Gece Üst ve Araç Araması Yapılabilir mi?
CMK m.118/1, konut, işyeri ve diğer kapalı yerlerde gece vakti arama yapılmasını kural olarak yasaklamaktadır. Maddenin ikinci fıkrasında suçüstü, gecikmesinde sakınca bulunan hâller ve belirli kaçak kişilerin yeniden yakalanması gibi istisnalar bulunmaktadır.
Buna karşılık üst ve araç aramaları bakımından yalnızca gece saatlerinde bulunulması, kendiliğinden genel bir arama yasağı oluşturmaz. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 28 ve 29. maddelerinde bu işlemlerin gece de yapılabileceği belirtilmiştir.
Ancak gece yapılabilmesi, makul şüphe, yetkili karar veya yazılı emir ve ölçülülük şartlarının aranmayacağı anlamına gelmez. Aramanın gerçekleştirildiği yerin niteliği de ayrıca dikkate alınmalıdır.
Üst ve Araç Aramasında Tutanak Düzenlenmesi Zorunlu mudur?
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 11. maddesi uyarınca adli arama işlemi tutanağa bağlanır.
Arama tutanağında özellikle şu hususların bulunması gerekir:
- Arama kararının veya yazılı emrin tarih ve sayısı ile emri veren merci.
- Aramanın yapıldığı yer, tarih ve saat.
- Aramanın konusu ve kapsamı.
- Üstü aranan kişinin kimlik bilgileri.
- Araç aranmışsa aracın plaka numarası ve markası gibi ayırt edici bilgileri.
- Arama sonucunda elde edilen delil ve eşyalar.
- Elkonulan eşyayı belirleyen bilgiler.
- Aramada yaralanma veya maddi zarar meydana gelip gelmediği.
- Arama işlemini gerçekleştiren görevlilerin kimlik ve görev bilgileri.
Tutanak, işleme katılanlar ve hazır bulunanlar tarafından imzalanır; bir sureti ilgiliye verilir. Tutanaktaki bilgiler ile aramanın fiilen gerçekleştirilme biçimi arasında farklılık bulunduğu iddia ediliyorsa, bu hususun dosyada açıklığa kavuşturulması önemlidir.
Aranan kişi arama sonucunda belge isteyebilir mi?
Evet. CMK m.121 uyarınca hakkında arama yapılan kişiye istemi üzerine, aramanın CMK m.116 veya 117 kapsamında yapıldığını gösteren belge verilir. Kanunda belirtilen diğer şartlara göre soruşturma veya kovuşturma konusu fiilin niteliği de bu belgede gösterilir.
Kişi ayrıca elkonulan veya koruma altına alınan eşyanın listesini ve aramada şüpheyi haklı kılan bir şey bulunmamışsa bu durumu gösteren belgeyi talep edebilir.
Arama sırasında bir eşyaya elkonulması, aramadan ayrı bir koruma tedbiri olan elkoymaya ilişkin hükümlerin de değerlendirilmesini gerektirir. Bu konu elkoyma kararının şartları kapsamında incelenebilir.
Üst veya Araç Aramasında Avukat Bulunabilir mi?
CMK m.120/3 uyarınca kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz.
Bu hüküm, arama sırasında avukatın hazır bulunmasına ilişkin önemli bir güvencedir. Bununla birlikte avukatın gelmesinin beklenmesi gerektiği yönünde her durumda uygulanacak sınırsız bir erteleme hakkı tanındığı şeklinde yorumlanmamalıdır.
Aramanın dayanağının incelenmesi, işlemdeki usulsüzlüklerin belirlenmesi, arama tutanağının değerlendirilmesi ve elde edilen delillerin hukuka uygunluğunun tartışılması, üst ve araç aramalarında savunma haklarının korunması açısından önemlidir.
Hukuka Aykırı Üst veya Araç Aramasında Elde Edilen Deliller Kullanılabilir mi?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38/6. maddesi uyarınca kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.
CMK m.206/2-a, kanuna aykırı elde edilen delilin reddedilmesini düzenler. CMK m.217/2 ise yüklenen suçun hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceğini belirtir.
Bu nedenle adli arama bakımından gerekli hukuki dayanak bulunmadan kişinin cebinde, çantasında veya aracının kapalı bölümlerinde yapılan araştırmanın sonucunda elde edilen delillerin hukuka uygunluğu mahkemede tartışılabilir.
Bununla birlikte her arama işlemi, yalnızca bir usul tartışması bulunduğu gerekçesiyle otomatik olarak aynı sonuca bağlanmaz. Aramanın dayanağı, gerçekleştirildiği koşullar, işlemin kapsamı, varsa kanuni istisnalar ve delilin elde edilme biçimi birlikte incelenmelidir.
Bu konunun delil yasakları ve mahkûmiyet hükmüne etkisi bakımından ayrıntılı değerlendirmesi kararsız veya hukuka aykırı aramanın sonuçları başlıklı yazıda yer almaktadır.
Yargıtay Kararlarında Üst ve Araç Araması Nasıl Değerlendiriliyor?
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 Tarihli, E.2018/534, K.2021/284 Sayılı Kararı
Karara konu olayda kolluk, kişinin yakalandığı yerde güvenlik amacıyla üstünü dıştan kontrol etmiş, ancak bu kontrolde suç unsuruna rastlamamıştır. Daha sonra emniyet birimine götürülen kişinin üzerinde yapılan ayrıntılı aramada, giysilerinin içine gizlenmiş uyuşturucu maddeler bulunmuştur.
Ceza Genel Kurulu, emniyet biriminde gerçekleştirilen ayrıntılı üst aramasının PVSK m.4/A kapsamında güvenlik amaçlı dıştan kontrol olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir. Gecikmesinde sakınca bulunan bir durumun da gösterilemediği olayda, adli arama kararı veya yazılı emir bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğine karar vermiştir.
Karar, başlangıçta hukuka uygun olarak yapılan güvenlik kontrolünün sonraki aşamalarda sınırsız bir delil arama yetkisine dönüşmeyeceğini göstermesi bakımından önemlidir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.03.2023 Tarihli, E.2021/4403, K.2023/1668 Sayılı Kararı
Bu kararda kolluk görevlilerince durdurulan aracın bagajında silah ve fişek ele geçirilmiştir. Dosyada usulüne uygun bir arama kararının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Yargıtay, gözle görülmeyen bagaj bölümünde hukuki dayanak olmaksızın gerçekleştirilen aramanın hukuka aykırı olduğunu ve bu şekilde elde edilen suç eşyasının hükme esas alınamayacağını değerlendirerek mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.
Karar, araç sahibinin bagajı açmış olmasının tek başına arama işleminin hukuka uygunluğu sorununu ortadan kaldırmadığını göstermektedir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 11.12.2023 Tarihli, E.2023/16712, K.2023/10898 Sayılı Kararı
Kararda, daha önce elde edilen suç bilgileri üzerine durdurulan kişinin ayakkabısında ve aracında, önleme araması kararına dayanılarak uyuşturucu madde bulunması değerlendirilmiştir.
Yargıtay, suç haberinin alınmasından sonra gerçekleştirilen bu araştırma için adli arama kararının gerekli olduğunu; adli arama kararı olmadan yapılan aramanın hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Kararda, sonraki aşamada hukuka uygun biçimde elde edilen deliller ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması da ayrıca değerlendirilmiştir.
Bu karar, aramanın yalnızca hangi belgeye dayanılarak yapıldığının değil, kolluğun suç şüphesini hangi aşamada öğrendiğinin de önemli olduğunu ortaya koymaktadır.
Hukuka Aykırı Üst veya Araç Aramasına Karşı Ne Yapılabilir?
Arama işleminin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa öncelikle aramanın hukuki dayanağı ve gerçekleşme biçimi belirlenmelidir.
Başvuru ve savunmada şu hususlar incelenebilir:
- Arama için hâkim kararı veya geçerli yazılı emir bulunup bulunmadığı.
- Arama kararının hangi suç şüphesine dayandığı.
- Kararın veya emrin aranan kişiyi, aracı ve eşyayı kapsayıp kapsamadığı.
- Gecikmesinde sakınca bulunduğu iddiasının somut nedenlere dayanıp dayanmadığı.
- Dıştan güvenlik kontrolünün ayrıntılı delil aramasına dönüştürülüp dönüştürülmediği.
- Arama tutanağı ile fiilen gerçekleştirilen işlemin birbirine uygun olup olmadığı.
- Ele geçirilen eşyanın nerede, nasıl ve kim tarafından bulunduğu.
Hâkim tarafından verilen arama kararına karşı CMK m.267 ve devamı hükümleri kapsamında itiraz yolu gündeme gelebilir. CMK m.268/1’e göre, kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde itiraz süresi ilgilinin kararı öğrendiği günden itibaren iki haftadır. İtiraz, kararı veren mercie yapılır.
Cumhuriyet savcısının veya kolluk amirinin yazılı arama emri, hâkim kararına karşı öngörülen itiraz usulüyle aynı nitelikte değildir. Böyle bir emrin veya arama uygulamasının hukuka aykırılığı, ilgili soruşturma ve kovuşturma makamları önünde ileri sürülebilir.
Arama tamamlanmışsa da elde edilen delillerin hukuka uygunluğuna ilişkin itiraz ve savunmalar, yargılamanın ilgili aşamalarında ileri sürülebilir. Başvuru türleri ve süreler bakımından arama kararına itiraz ve hukuka aykırı aramaya başvuru başlıklı yazı ayrıca değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Polis arama kararı olmadan ceplerimi kontrol edebilir mi?
Durdurma sırasında güvenlik amacıyla yapılan dıştan yoklama ile ceplerin açılarak içlerinin araştırılması farklı işlemlerdir. Ceplerin suç delili bulmak amacıyla aranması için kural olarak adli arama hükümleri uygulanır. Kanunda ayrıca karar aranmayan özel hâllerin bulunup bulunmadığı somut olaya göre incelenir.
Polis arama kararı olmadan arabamın bagajını açabilir mi?
Araç bagajında delil araştırılması, kural olarak hukuki dayanak gerektiren bir arama işlemidir. Durdurma veya kimlik kontrolü yetkisi, bagajın koşulsuz açılarak aranmasına izin vermez. Aramanın kanuni bir istisnaya veya yetkili merciin karar ya da yazılı emrine dayanıp dayanmadığı değerlendirilmelidir.
Üst aramasını erkek polis kadın üzerinde yapabilir mi?
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 28. maddesi, üst aramasının kişinin cinsiyetinde bulunan görevli tarafından yapılmasını öngörmektedir. Yönetmelikteki bu usule aykırılık, aramanın hukuka uygunluğu değerlendirilirken dikkate alınır.
Arama sonucunda hiçbir şey bulunmazsa ne olur?
Arama sonucunda herhangi bir suç delili bulunmaması, tek başına başlangıçtaki aramanın hukuka aykırı olduğunu göstermez. Aramanın hukuka uygunluğu işlem öncesindeki somut şartlara göre değerlendirilir. CMK m.121 uyarınca, aramada şüpheyi haklı kılan bir şey elde edilmediğini gösteren belge talep edilebilir.
Araba benim değilse yine de aranabilir mi?
Araç sahibinin kim olduğu, tek başına araç aramasının yapılıp yapılamayacağını belirlemez. Aranan şüpheli veya suç delillerinin araçta bulunduğunun kabul edilmesini sağlayan somut olayların varlığı ve ilgili CMK hükümleri değerlendirilir. Üçüncü kişilere ait eşyalar bakımından CMK m.117’deki şartlar da önem taşır.
Hukuka aykırı aramada uyuşturucu veya silah bulunursa dava açılabilir mi?
Arama sonucunda suç şüphesine konu eşya bulunması, aramanın hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Bu eşyanın delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı, Anayasa m.38/6 ve CMK’nın delil yasaklarına ilişkin hükümleri kapsamında değerlendirilir. Hukuka aykırı delil dışında yeterli ve hukuka uygun delil bulunup bulunmadığı da davanın sonucunu etkileyebilir.
Sonuç: Üst ve Araç Aramasında Hukuki Sınırlar
Üst ve araç araması, kolluğun keyfî biçimde kullanabileceği sınırsız bir yetki değildir. Durdurma ve dıştan güvenlik kontrolü ile suç delili elde etmeye yönelik adli arama arasında hukuki fark bulunmaktadır.
CMK m.116-121 kapsamında yapılacak aramada makul şüphe, yetkili merci kararı veya kanuni şartlara uygun yazılı emir, belirli arama kapsamı ve ölçülülük ilkesi dikkate alınmalıdır. İşlemin sonucunda düzenlenen tutanak ve elkonulan eşyanın kayıtları da aramanın denetlenmesi bakımından önemlidir.
Aramanın hukuka uygunluğu değerlendirilirken yalnızca bulunan eşya değil, kolluğun arama öncesindeki bilgisi, karar veya emrin kapsamı ve aramanın fiilen nasıl gerçekleştirildiği birlikte incelenmelidir.
Yazar: Avukat Fatih Sefer