Ev araması, bir suç şüphesinin araştırılması, şüpheli veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi amacıyla konutta yapılan adli arama işlemidir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 116-121. maddelerine göre konut ve işyerinde adli arama yapılabilmesi için kural olarak hâkim kararı gerekir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de arama yapılabilir. Ancak kolluk amirinin emri, konut ve işyerinde adli arama yapılması için yeterli değildir. Aramanın hukuka uygunluğu yalnızca kararın bulunmasına değil; makul şüpheye, kararın kapsamına, aramanın yapıldığı saate, aramada hazır bulunan kişilere ve tutanağın düzenlenme biçimine de bağlıdır.
Konut ve İşyerinde Adli Arama Nedir?
Adli arama, işlenmiş veya işlendiğinden şüphe edilen bir suçun araştırılması amacıyla gerçekleştirilen koruma tedbiridir. Bu tedbir, kişinin özel hayatına ve bulunduğu yer üzerindeki mahremiyetine müdahale ettiği için belirli kanuni şartlara bağlanmıştır.
Adli aramanın temel hukuki dayanakları Anayasa’nın 20 ve 21. maddeleri ile CMK’nın 116-122. maddeleridir. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği ise kanuna uygun olmak kaydıyla aramanın uygulanmasına ilişkin ayrıntıları düzenler.
Konut kavramı yalnızca kişinin mülkiyetindeki evle sınırlı değildir. Kiralanmış daire, kişinin fiilen yaşadığı konut veya niteliğine göre geçici olarak özel yaşamını sürdürdüğü bir yer de konut dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilebilir. Korumanın belirlenmesinde mülkiyetten çok yerin kullanım amacı ve özel yaşamla bağlantısı önemlidir.
İşyeri bakımından da büro, mağaza, depo, atölye ve işyerinin kamuya açık olmayan bölümleri arama tedbirinin konusu olabilir. Bir işletmenin müşterilere açık olması, işletmedeki bütün bölümlerin kolluk tarafından sınırsız şekilde aranabileceği anlamına gelmez.
Bu yazı, konut ve işyerindeki adli aramanın şartlarını ve uygulanma usulünü ele almaktadır. Kişinin üzerindeki ve araç içindeki aramalar ayrı olarak üst ve araç aramasının şartları başlıklı yazıda incelenmektedir.
Ev Araması Hangi Şartlarda Yapılabilir?
CMK’nın 116. maddesine göre şüphelinin veya sanığın yakalanabileceği ya da suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe bulunması hâlinde konutunda, işyerinde veya kendisine ait diğer yerlerde arama yapılabilir.
Makul şüphe, yalnızca soyut bir tahmin veya gerekçesiz kanaat değildir. Arama yapılmasını haklı gösterebilecek, olayın özellikleriyle bağlantılı ve objektif olarak değerlendirilebilir olgular bulunmalıdır.
Bu nedenle konut aramasının hukuka uygunluğu değerlendirilirken şu hususlar önem taşır:
- Aramanın belirli bir suçun soruşturulması veya kovuşturulması amacıyla yapılması.
- Aranacak yerde şüpheli veya sanığın bulunabileceğini ya da suç delillerinin elde edilebileceğini gösteren makul şüphenin bulunması.
- Aramanın yetkili merci tarafından verilmiş karar veya kanunen geçerli yazılı emre dayanması.
- Aranacak yerin ve aramanın kapsamının belirli olması.
- Aramanın amacıyla bağlantılı, gerekli ve ölçülü şekilde gerçekleştirilmesi.
Bir kişinin yalnızca suç şüphesi altında bulunması, onunla bağlantılı bütün konut ve işyerlerinin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın aranmasını haklı kılmaz. Arama kararının gerekçesiyle müdahale edilecek yer arasında somut bağlantı bulunmalıdır.
Şüpheli olmayan kişinin evinde arama yapılabilir mi?
Evet. CMK’nın 117. maddesi, şüpheli veya sanık dışındaki kişilere ait konut, işyeri ve diğer yerlerin de belirli şartlarda aranmasına izin verir.
Bunun için aranan kişinin veya suç delillerinin söz konusu yerde bulunabileceğini kabul etmeye olanak sağlayan olayların varlığı gerekir. Dolayısıyla üçüncü kişinin konutunda arama yapılması, yalnızca şüpheliyle akrabalık veya tanışıklık ilişkisine dayanılarak haklı gösterilemez.
CMK 117/3 uyarınca bu somut bağlantı sınırlaması, şüpheli veya sanığın bulunduğu yerler ile izlendiği sırada girdiği yerler bakımından uygulanmaz. Bununla birlikte aramanın yetki, amaç ve ölçülülük koşulları gözetilmeye devam edilir.
Ev ve İşyeri Arama Kararını Kim Verir?
CMK 119/1, konut ve işyerinde adli arama için karar verme yetkisini özel olarak düzenlemiştir.
1. Hâkim kararıyla arama
Temel kural, aramanın hâkim kararıyla yapılmasıdır. Soruşturma evresinde hâkim kararı alınması gereken arama talepleri, Cumhuriyet savcılığı aracılığıyla görevli sulh ceza hâkimliğine yöneltilir. Kovuşturma evresinde ise yargılamayı yürüten mahkemenin yetkisi gündeme gelir.
Arama kararı, yalnızca kolluğa genel bir araştırma izni vermez. İşlemin yapılacağı yerin, aranan kişi veya eşyanın ve aramanın geçerli olacağı sürenin kararda belirlenmesi gerekir.
2. Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle arama
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı yazılı arama emri verebilir. Ancak bu istisnanın uygulanması için hâkim kararının beklenmesinin soruşturmanın amacını ciddi biçimde tehlikeye düşürebilecek olması gerekir.
Örneğin delillerin kısa süre içinde ortadan kaldırılabileceğine ilişkin somut bilgiler, olayın özelliklerine göre gecikmesinde sakınca bulunup bulunmadığı değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Buna karşılık yalnızca işlemin hızlı tamamlanmak istenmesi, soruşturmanın yoğunluğu veya aramanın mesai saatleri dışında yapılacak olması tek başına gecikmesinde sakınca bulunduğunu göstermez.
Savcının yazılı emri, hâkim kararının olağan bir alternatifi değildir. Gecikme tehlikesi somut olay üzerinden gerekçelendirilebilmelidir.
Ayrıca Anayasa’nın 21. maddesi, konuta müdahalede gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yetkili merci tarafından verilen kararın yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulmasını öngörmektedir. Arama sırasında eşyalara elkonulmuşsa CMK 127’deki hâkim onayı ve süre kuralları da ayrıca değerlendirilir.
3. Kolluk amirinin emriyle ev aranabilir mi?
CMK 119/1 uyarınca kolluk amiri, Cumhuriyet savcısına ulaşılamayan hâllerde belirli yerler bakımından yazılı arama emri verebilirse de bu yetki konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanları kapsamaz.
Bu yerlerde arama için hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir.
Arama kararının hangi makam tarafından, hangi gerekçeyle ve ne kapsamda verilebileceği hakkında ayrıntılı bilgiye adli arama kararının verilmesi ve içeriği başlıklı yazıdan ulaşılabilir.
Arama Kararı Olmadan Eve Girilebilir mi?
Konut dokunulmazlığı anayasal güvence altındadır. Bu nedenle kolluğun genel soruşturma yetkisi veya suç ihbarı almış olması, konutta kendiliğinden sınırsız arama yetkisi oluşturmaz.
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 8 ve 30. maddelerinde bazı yakalama ve takip işlemleri bakımından ayrıca arama kararı aranmayan durumlar düzenlenmiştir. Bununla birlikte yönetmelik hükümleri Anayasa ve kanuna aykırı şekilde yorumlanamaz. Özellikle yakalama amacıyla girilen bir yerde, yakalama işlemiyle ilgisiz biçimde delil araştırması yapılması farklı bir hukuki değerlendirme gerektirir.
Suçüstü hâlinin bulunması da tek başına konuttaki her türlü araştırmanın sınırsız biçimde yapılabileceği anlamına gelmez. Somut olayda kanuni yetkinin dayanağı, müdahalenin amacı ve kapsamı ayrı ayrı incelenmelidir.
Ev sahibinin izin vermesi arama kararının yerine geçer mi?
Bir kişinin kapıyı açması, kolluk görevlilerinin içeri girmesine itiraz etmemesi veya arama işlemi sırasında hazır bulunması, adli aramanın kanuni şartlarının kendiliğinden gerçekleştiğini göstermez.
Konut aramasının geçerliliği, yalnızca kişinin rızasına değil, müdahalenin kanuni dayanağına ve niteliğine göre değerlendirilir. Kanunun arama kararı veya yazılı emir aradığı bir durumda sırf rızanın bulunduğu gerekçesiyle bu gerekliliklerin ortadan kalktığı kabul edilemez.
Gece Ev ve İşyeri Araması Yapılabilir mi?
CMK 118/1 gereğince konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde kural olarak gece vakti arama yapılamaz.
Gece vakti, sabit olarak saat 22.00 ile 06.00 arasındaki süre değildir. Türk Ceza Kanunu’nun 6/1-e maddesine göre güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp güneşin doğmasından bir saat öncesine kadar devam eden zaman dilimidir.
CMK 118/2 kapsamında şu durumlarda gece araması yasağı uygulanmaz:
- Suçüstü hâlinde yapılan aramalar.
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yapılan aramalar.
- Yakalanmış veya gözaltına alınmış olup firar eden kişinin yeniden yakalanmasına yönelik aramalar.
- Tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla yapılan aramalar.
Bu istisnalar, arama kararı veya yazılı emir bakımından geçerli yetki kurallarını ortadan kaldırmaz. Gece araması yapılabilmesi için hem gece araması yasağının istisnası hem de aramanın diğer hukuki şartları mevcut olmalıdır.
Ev Aramasında İki Komşu veya Arama Tanığı Bulundurulması Zorunlu mu?
CMK 119/4 uyarınca Cumhuriyet savcısı hazır bulunmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapılabilmesi için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulması gerekir.
Bu kişiler uygulamada arama tanığı olarak adlandırılır. Arama tanıklarının işlevi, aramanın gerçekleştirilme biçiminin dışarıdan gözlemlenebilmesini sağlamak ve işlemin güvenilirliğini güçlendirmektir.
Bu kural bakımından dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
- İki kişinin kolluk görevlileri dışından ve kanunda belirtilen kişiler arasından seçilmesi gerekir.
- Aramada konut sahibinin veya aile bireylerinin bulunması, CMK 119/4’teki iki arama tanığı şartının kendiliğinden karşılandığı anlamına gelmez.
- Arama tutanağında yalnızca kişilerin isimlerinin veya imzalarının bulunması yeterli görülmeyebilir; arama sırasında gerçekten hazır bulunup bulunmadıkları önemlidir.
- Cumhuriyet savcısı aramada hazırsa CMK 119/4’teki iki kişi bulundurma zorunluluğu aynı şekilde uygulanmaz.
Arama tanıklarının bulunmaması, bulunması gereken kişiler yerine başka kişilerin gösterilmesi veya tutanağın gerçeği yansıtmaması, hem aramanın hukuka uygunluğu hem de ele geçirilen delillerin güvenilirliği bakımından önemlidir.
Arama tanıkları ile CMK 120’de belirtilen yer sahibi, zilyet, temsilci veya birlikte oturan kişinin hazır bulunması farklı hukuki güvencelerdir. Bunların birbiriyle karıştırılmaması gerekir.
Ev Sahibi veya İşyeri Yetkilisi Aramada Hazır Bulunabilir mi?
CMK 120/1’e göre aranacak yerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir. Bu kişi bulunmuyorsa temsilcisi, ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri, kendisiyle birlikte oturan bir kişi veya komşusu hazır bulundurulur.
Bu düzenleme, aramanın muhatabının işlemden tamamen habersiz biçimde dışlanmasını önlemeyi amaçlayan bir güvencedir.
Şüpheli veya sanık olmayan üçüncü kişilere ait yerde CMK 117 kapsamında arama yapılacaksa, zilyede veya onun yerine çağrılan kişiye aramaya başlanmadan önce aramanın amacı hakkında bilgi verilmesi gerekir.
İşyeri aramalarında da işyeri sahibinin, yetkili temsilcinin veya uygun kişinin hazır bulunması ve işlemin kapsamının tutanağa doğru geçirilmesi önem taşır.
Ev Aramasında Avukat Bulunabilir mi?
Evet. CMK 120/3 hükmü açıktır: Kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz.
Arama sırasında avukatın bulunması, işlemin hukuki şartlarının denetlenmesi, arama kararının kapsamının incelenmesi, eşya tespitinin kontrol edilmesi ve tutanaktaki eksikliklerin belirlenmesi bakımından önemlidir.
Bu aşamada konut aramasında savunma ve delil güvenliğinin korunması, yalnızca aramanın yapılıp yapılmadığına değil, arama sırasında hangi işlemlerin gerçekleştirildiğine ve bunların nasıl belgelendirildiğine odaklanmayı gerektirir.
Avukatın aramada hazır bulunabilme hakkı, arama işlemini süresiz erteleme yetkisi olarak yorumlanamaz. Bununla birlikte kişinin avukatıyla iletişim kurmasına veya hazır bulunan avukatın işleme katılmasına gerekçesiz biçimde engel olunması, savunma hakkı bakımından ayrıca incelenmelidir.
Avukatın mesleki faaliyetini yürüttüğü bürolar bakımından CMK 130’da özel güvenceler öngörülmüştür. Bu konu, avukat bürosunda arama ve elkoyma usulü başlıklı ayrı yazıda ele alınmaktadır.
Konut ve İşyeri Araması Nasıl Yapılır?
Hukuka uygun bir arama, yalnızca kararın alınmasıyla tamamlanmış sayılmaz. Kararın uygulanması sırasında da kanuni sınırlar gözetilmelidir.
Aramadan önce hangi hususlar kontrol edilir?
Öncelikle aramayı gerçekleştirecek görevlilerin dayandığı karar veya yazılı emrin hangi yere, hangi fiile ve hangi süreye ilişkin olduğu belirlenmelidir.
CMK 119/2 uyarınca karar veya yazılı emirde aramanın nedenini oluşturan fiil, aranacak kişi veya yerin adresi yahut eşya ile kararın geçerli olacağı süre açıkça gösterilir.
Kararın belirli bir adresi kapsaması, o adresteki hukuken ayrı nitelikteki bütün alanların hiçbir sınır olmadan aranabileceği anlamına gelmez. Müdahalenin kapsamı, kararın içeriği ve soruşturmanın amacı dikkate alınarak belirlenmelidir.
Arama sırasında nelere dikkat edilmelidir?
Arama işlemi, aranan kişinin veya eşyanın bulunabileceği yerlerle ve kararın amacıyla sınırlı yürütülmelidir. Kolluk görevlilerinin güvenlik önlemi alması veya gerekli hâllerde kanuna uygun zor kullanması mümkün olmakla birlikte, müdahalenin ölçülülük ilkesine uygun olması gerekir.
Arama sırasında kişilerin haklarını kullanmasına imkân tanınması, hazır bulunanların doğru belirlenmesi, ele geçirilen eşyanın bulunduğu yerin gerçeğe uygun kaydedilmesi ve meydana gelen zararların tutanağa geçirilmesi önem taşır.
Arama kararında belirtilmeyen bir suça ilişkin delile rastlanması hâlinde ise CMK 138 ve ilgili elkoyma hükümleri çerçevesinde işlem yapılması gündeme gelebilir. Ancak bu durum, başlangıçta hukuka aykırı olan bir aramayı kendiliğinden geçerli hâle getirmez.
Ev Arama Tutanağında Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?
Arama işleminin tutanağa bağlanması zorunludur. Tutanak, işlemin sonradan denetlenebilmesini sağlayan temel belgedir.
CMK 119 ve 169 ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 11. maddesi kapsamında arama tutanağında özellikle aşağıdaki bilgilerin bulunması gerekir:
- Arama kararının veya yazılı emrin tarih ve sayısı ile emri veren merci.
- Aramanın yapıldığı konutun veya işyerinin açık adresi.
- Arama işleminin tarihi, başlama ve bitiş saatleri.
- Aramanın konusu ve amacı.
- Aranan kişinin kimlik veya gerekli eşkâl bilgileri.
- Aramayı gerçekleştiren görevlilerin mevzuata uygun kimlik, sicil ve görev bilgileri.
- Aramada hazır bulunan kişilerin bilgileri ve sıfatları.
- Arama sonucunda elde edilen bulgular ile koruma altına alınan veya elkonulan eşyanın belirleyici özellikleri.
- Aramada yakalanan kişiler varsa bunlara ilişkin bilgiler.
- İşlem sırasında yaralanma veya maddi zarar meydana gelip gelmediği.
- İşleme katılanların ve hazır bulunanların imzaları ile varsa imzadan kaçınma durumuna ilişkin açıklamalar.
Arama tutanağının bir sureti ilgiliye verilir. Ayrıca CMK 121 kapsamında kişinin talep edebileceği belgeler bakımından özel hükümler bulunur.
Arama tutanağına itiraz edilecek bir durum varsa eksikliğin somut biçimde belirtilmesi önemlidir. Tutanakta yazılanların gerçeğe aykırı olduğunu düşünen kişi, ilgili hususun kayda geçirilmesini isteyebilir.
İmzadan kaçınma hâlinde bunun nedeni tutanağa geçirilmelidir. Tutanakta imza bulunması, işlemin bütün aşamalarının hukuka uygun yürütüldüğünü tek başına ispatlamaz. Aynı şekilde imza atılmaması da aramanın kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez.
Arama Sonunda Hangi Belgeler İstenebilir?
CMK 121, hakkında arama işlemi uygulanan kişiye belirli belgeleri talep etme hakkı tanımaktadır.
Buna göre ilgili kişi, arama sonunda:
- Aramanın CMK 116 veya 117 kapsamında yapıldığını gösteren belgeyi,
- CMK 116 kapsamındaki hâllerde soruşturma veya kovuşturma konusu fiilin niteliğini belirten belgeyi,
- Elkonulan veya koruma altına alınan eşyanın listesini,
- Şüpheyi haklı kılan herhangi bir şey elde edilmemişse bunu belirten belgeyi
kanundaki şartlarla talep edebilir.
Kanunun 121/2. maddesi gereğince ilgili kişinin elkonulan eşyanın mülkiyetine yönelik görüş ve iddialarına da belgelerde yer verilir.
Arama işlemi sonucunda suç delili bulunmaması, işlemin gereksiz veya hukuka aykırı olduğunu kendiliğinden göstermez. Aramanın hukuka uygunluğu, arama öncesinde mevcut olan şüphe ve diğer şartlar üzerinden de değerlendirilir.
Ev veya İşyeri Aramasında Bulunan Eşyalara Elkonulabilir mi?
Adli arama sırasında suç delili niteliğinde olabilecek veya kanunda öngörülen diğer şartları taşıyan eşya üzerinde muhafaza altına alma ve elkoyma işlemleri yapılabilir. Ancak arama ile elkoyma birbirinden farklı koruma tedbirleridir.
Arama, kişi veya eşyanın bulunmasına yönelik bir araştırma işlemidir. Elkoyma ise belirli eşya ya da malvarlığı değeri üzerinde ilgili kişinin tasarruf yetkisini sınırlandıran müdahaledir.
Bu nedenle arama kararının bulunması, her durumda ve her türlü eşya hakkında sınırsız elkoyma yetkisi verildiği anlamına gelmez. Elkoymanın dayanağı ve uygulanma usulü ayrıca incelenmelidir.
CMK 121/3 uyarınca koruma altına alınan veya elkonulan eşyanın tam bir listesi yapılır; eşya resmî mühürle mühürlenir veya bir işaret konulur.
Hâkim kararı olmaksızın gerçekleştirilen elkoyma işlemlerinde CMK 127 uyarınca yirmi dört saat içinde hâkim onayı istenmesi ve hâkimin elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde karar vermesi gerekir. Aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.
Konunun karar ve usul boyutu elkoyma kararının şartları, işlem sonrasında eşyanın geri alınması ise elkonulan eşyanın iadesi başlıklı yazılarda açıklanmaktadır.
Arama sırasında bilgisayar veya telefon incelenebilir mi?
Konut ya da işyerinde bilgisayar, telefon veya dijital veri taşıyan cihaz bulunması, bunların içindeki bütün verilere sınırsız erişim yetkisi doğurmaz.
Bilgisayar, bilgisayar programı ve kütükleri ile ilgili arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerinde CMK 134’ün özel koşulları değerlendirilir. Dijital cihazın fiziksel olarak ele geçirilmesi ile içindeki verilerin incelenmesi hukuken aynı işlem değildir.
Bu ayrım ve dijital delillerin elde edilme yöntemi, CMK 134 kapsamında bilgisayarlarda arama ve elkoyma başlıklı yazıda incelenmektedir.
İşyerindeki ticari belgeler incelenebilir mi?
CMK 122, arama işlemine konu olan belge ve kâğıtların incelenmesi konusunda özel bir hüküm içerir. Buna göre ilgili kişinin belge veya kâğıtlarını inceleme yetkisi Cumhuriyet savcısı ve hâkime aittir.
Belge ve kâğıtların zilyedi veya temsilcisi kendi mührünü koyabilir veya imzasını atabilir. Mührün kaldırılması ve inceleme işlemi sırasında hazır bulunmak üzere kanunda belirtilen kişilerin çağrılması gerekir. İnceleme sonucunda soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilişkisi bulunmadığı anlaşılan belge ve kâğıtlar ilgilisine geri verilir.
Usule Aykırı Ev Aramasında Elde Edilen Deliller Kullanılabilir mi?
Aramanın yetkisiz merciin emriyle gerçekleştirilmesi, yeterli hukuki dayanağa sahip olmaması, kararın kapsamının aşılması veya kanuni usul güvencelerinin ihlal edilmesi, aramanın hukuka uygunluğunu tartışmalı hâle getirebilir.
Anayasa’nın 38/6. maddesi ve CMK 217/2 uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilen bulguların ceza yargılamasında delil olarak kullanılması mümkün değildir. CMK 206/2-a ise kanuna aykırı elde edilen delillerin reddini düzenler.
Ancak her tutanak eksikliği veya şekli aykırılık, olayın özelliklerinden bağımsız olarak aynı sonucun ortaya çıkacağı anlamına gelmez. İhlalin niteliği, hangi hukuki güvenceye ilişkin olduğu, delilin elde ediliş biçimi ve yargılamadaki etkisi birlikte incelenmelidir.
Anayasa Mahkemesinin arama tanıklarına ilişkin kararı
Anayasa Mahkemesi, 20.09.2023 tarihli Mehmet Cengiz ve Rıdvan Cengiz kararında (B. No: 2019/21704), konut aramasının hukuka uygunluğunu ve elde edilen delillerin mahkûmiyet hükmünde kullanılmasını incelemiştir.
Kararda, Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hâle ilişkin değerlendirmesi somut olay bakımından açıkça keyfî bulunmamıştır. Buna karşılık aramanın Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın ve CMK 119/4’te belirtilen iki arama tanığı bulundurulmadan gerçekleştirilmesi hukuka aykırı kabul edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, bu nedenle özel hayata saygı ve konut dokunulmazlığı haklarının ihlal edildiğine karar vermiştir. Ayrıca hukuka aykırı aramada elde edilen delillerin mahkûmiyette belirleyici şekilde kullanılmasına ilişkin esaslı itirazların derece mahkemelerince karşılanmamasını da hakkaniyete uygun yargılanma hakkı yönünden ihlal olarak değerlendirmiştir.
Bu karar, arama için yazılı emrin bulunmasının tek başına yeterli olmadığını; işlemin gerçekleştirilmesi sırasında arama tanığı gibi kanuni güvencelerin de yerine getirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Arama kararının bulunmaması veya hukuka aykırı aramada elde edilen bulguların delil niteliği konusunda daha ayrıntılı açıklamalar kararsız ve hukuka aykırı arama başlıklı yazıda yer almaktadır. Uyuşturucu suçları bakımından bu sorunun özel sonuçları ise uyuşturucu davasında hukuka aykırı arama yazısında incelenmektedir.
Ev Araması Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
Arama kararının veya yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu düşünen ilgili kişi, somut olayın koşullarına göre çeşitli hukuki başvurularda bulunabilir.
CMK 267 kapsamında hâkim kararlarına karşı itiraz yolu öngörülmüştür. CMK 268/1’e göre kanunda aksine düzenleme bulunmadığı hâllerde genel itiraz süresi, kararın öğrenildiği tarihten itibaren iki haftadır.
İtiraz, kararı veren mercie dilekçeyle veya kanunda belirtilen tutanağa geçirme usulüyle yapılır. Kararı veren merci itirazı yerinde görmezse dosyayı itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir.
Arama tamamlanmışsa yalnızca karara itiraz edilmesiyle fiilen gerçekleşmiş müdahalenin ortadan kaldırılması mümkün değildir. Bu nedenle işlemin hukuka aykırılığına ilişkin iddiaların soruşturma veya kovuşturma dosyasına sunulması, delillerin değerlendirilmesine itiraz edilmesi ve koşulları varsa diğer başvuru yollarının kullanılması önem taşır.
Cumhuriyet savcısının yazılı emrine dayanılarak yapılan aramada da işlemin hukuka aykırılığı ileri sürülebilir. Bununla birlikte savcılık emrinin denetlenmesi ile hâkim kararına karşı CMK 267-268 kapsamında yapılan itirazın hukuki niteliği her durumda aynı değildir.
Arama kararına yönelik kanun yolu ve tamamlanmış aramanın hukuki sonuçlarına ilişkin başvurular arama kararına itiraz ve hukuka aykırı aramaya başvuru başlıklı yazıda ayrıca açıklanmaktadır.
Ev Araması ile Önleme Araması Arasındaki Fark Nedir?
Adli arama, suç şüphesinin araştırılması ve delil elde edilmesi amacıyla yürütülür. Önleme araması ise kanunda öngörülen koşullarla tehlikeyi veya suç işlenmesini önlemeye yönelik bir kolluk tedbiridir.
Bu iki arama türünün amacı, hukuki dayanağı, karar verme usulü ve uygulanabileceği yerler aynı değildir.
Özellikle konutta ve kamuya açık olmayan özel işyerlerinde önleme araması yapılabileceği yönünde genel bir yetki bulunmamaktadır. Belirli bir suçun delillerini araştırmak için önleme araması yetkisinin adli arama yerine kullanılması hukuka uygun kabul edilemez.
Konuyla ilgili ayrıntılı ayrım önleme araması ile adli arama arasındaki farklar başlıklı yazıda açıklanmaktadır.
Ev Araması Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Polis ev araması yapmak için mutlaka mahkeme kararı göstermek zorunda mı?
Kural olarak konutta arama için hâkim kararı gerekir. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de adli arama yapılabilir. Bu nedenle her aramada önceden alınmış bir hâkim kararının bulunması zorunlu değildir. Bununla birlikte kolluğun yalnızca sözlü izin aldığını belirtmesi veya kolluk amirinin emrine dayanması, CMK 119 kapsamında konut araması için yeterli değildir. Özel kanuni yetkilere dayanan yakalama ve takip işlemleri ayrıca değerlendirilir.
Evde kimse yokken arama yapılabilir mi?
Aranacak yer sahibinin hazır bulunmaması, hukuka uygun şekilde verilmiş arama kararının her durumda uygulanmasını engellemez. Ancak CMK 120 uyarınca ilgili kişinin yokluğunda hazır bulundurulacak kişiler bakımından kanuni kurallara uyulmalıdır. Cumhuriyet savcısının hazır olmadığı aramalarda CMK 119/4’te öngörülen iki arama tanığı şartı da ayrıca geçerlidir.
Arama kararında yazılı olmayan başka bir odada arama yapılabilir mi?
Bu sorunun cevabı kararın kapsamına ve ilgili alanın hukuki niteliğine bağlıdır. Kararın bütün konutu kapsamasıyla belirli bir bağımsız bölüme ilişkin olması aynı sonuçları doğurmaz. Her durumda aramanın amacı, yer bakımından sınırları ve ölçülülük ilkesi gözetilmelidir.
Aramada hiçbir şey bulunmazsa arama hukuka aykırı sayılır mı?
Hayır. Aramanın hukuka uygunluğu yalnızca sonucuna göre belirlenmez. Makul şüphenin bulunup bulunmadığı, kararın yetkili merci tarafından verilip verilmediği ve işlemin usule uygun yapılıp yapılmadığı değerlendirilir. Ancak hiçbir bulguya ulaşılamamış olması hâlinde kişi, CMK 121 uyarınca bu durumu belirten belgeyi isteyebilir.
Ev aramasında eşyalar zarar görürse ne yapılabilir?
Arama sırasında meydana gelen zararın tutanağa geçirilmesi, zararın niteliğinin ve kapsamının belgelendirilmesi önemlidir. Müdahalenin hukuka uygunluğu ve tazminat koşulları olayın özelliklerine göre incelenir. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemleri bakımından uygulanacak hukuki yol ve yetkili merci ayrıca belirlenmelidir.
Arama tanığı olarak iki komşu bulunmazsa arama kesinlikle geçersiz midir?
Cumhuriyet savcısı hazır değilken iki arama tanığı bulundurulması CMK 119/4’te düzenlenen kanuni zorunluluktur. Buna uyulmaması önemli bir hukuka aykırılık oluşturur. Bununla birlikte aramada elde edilen delillerin yargılamadaki sonuçları, ihlalin niteliği ve dosyadaki diğer hukuka uygun deliller dikkate alınarak değerlendirilir. Bu nedenle her olay için inceleme yapılmadan otomatik beraat veya mahkûmiyet sonucu çıkarılamaz.
Sonuç: Konut ve İşyeri Aramasında Hangi Güvenceler Önemlidir?
Konut ve işyerinde adli arama, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını amaçlayan ancak temel haklara doğrudan müdahale eden bir koruma tedbiridir. Bu nedenle aramanın hukuka uygunluğu yalnızca bir arama kararının mevcut olup olmadığına indirgenemez.
Somut olayda makul şüphenin varlığı, arama kararını veren merci, kararın kapsamı, gece araması koşulları, aramada bulunması gereken kişiler, avukatın katılımı, tutanağın doğruluğu ve ele geçirilen eşyanın korunması birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle arama sırasında tespit edilen usul eksikliklerinin zamanında ve somut biçimde dosyaya yansıtılması, sonraki delil değerlendirmesi ve hukuki başvurular bakımından önem taşır. Her arama işleminin hukuki sonuçları, işlem tarihinde geçerli mevzuat ve dosyanın özellikleri dikkate alınarak belirlenmelidir.
Yazar: Avukat Fatih Sefer