Yurt Dışında Patent Koruması ve Başvuru Stratejisi

Bir buluş için yurt dışında patent koruması, Türkiye’de patent başvurusu yapılması veya patent alınmasıyla kendiliğinden kazanılmaz. Buluşun korunacağı ülkeler belirlenmeli; bu ülkelerde doğrudan ulusal başvuru, Avrupa patent sistemi gibi bölgesel yollar veya Patent İşbirliği Antlaşması (PCT) üzerinden ulusal ya da bölgesel aşamaya geçiş seçenekleri değerlendirilmelidir. Doğru başvuru stratejisi, yalnız hangi ülkelerde patent alınabileceğine değil; rüçhan süresine, buluşun ticari değerine, rakiplerin faaliyetlerine, koruma maliyetlerine ve hakların uygulanabilirliğine de bağlıdır.

Türkiye merkezli bir işletmenin üretimini Türkiye’de gerçekleştirmesi, ürünlerini başka ülkelere ihraç etmesi veya yabancı bir şirkete teknoloji lisansı vermeyi planlaması farklı patent koruma ihtiyaçları doğurabilir. Bu nedenle bütün ülkelerde başvuru yapmak yerine, korunması gereken teknik buluşun hangi pazarlarda ekonomik ve hukuki değer sağlayacağı tespit edilmelidir.

Patent Koruması Neden Her Ülkede Ayrı Değerlendirilir?

Patent hakkının temel özelliklerinden biri ülkeselliktir. Patent, kural olarak koruma sağlandığı ülkenin veya ilgili bölgesel sistemin sınırları içinde hukuki sonuç doğurur. Türkiye’de verilen bir patent, aynı buluş üzerinde Almanya, Amerika Birleşik Devletleri veya Japonya’da kendiliğinden münhasır hak sağlamaz.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 85. maddesi, patent sahibine Türkiye’de tanınan hakları ve bunların kapsamını düzenler. Başka bir ülkedeki koruma ise ilgili ülkenin mevzuatına, taraf olduğu uluslararası anlaşmalara ve uygulanan başvuru sistemine bağlıdır.

Ülkesellik ilkesi iki önemli sonucu beraberinde getirir:

  • Türkiye’deki patent yabancı ülkelerde otomatik koruma sağlamaz. Yabancı ülkede patent hakkı kazanmak için o ülkeyi kapsayan geçerli bir başvuru ve koruma süreci gereklidir.
  • Bir ülkede patent bulunmaması, her durumda sınırsız faaliyet serbestliği anlamına gelmez. Başka kişilerin ilgili ülkede geçerli patentleri, ticari sırları veya diğer hakları ayrıca değerlendirilmelidir.

Aynı buluş için farklı ülkelerde yapılan başvuruların sonuçları da birbirinden farklı olabilir. Bir ülkede patent verilmesi, diğer ülkenin patent ofisinin aynı kararı vermesini zorunlu kılmaz. Patentlenebilirlik şartları, inceleme uygulamaları, koruma kapsamı ve istisnalar ilgili hukuk düzenine göre değerlendirilir.

Ülkesellik ilkesinin patent dışındaki fikrî mülkiyet haklarına etkisi, fikrî mülkiyette ülkesellik ilkesi kapsamında ayrıca ele alınmaktadır.

Patent Başvurusu Yapılacak Ülkeler Nasıl Seçilir?

Yurt dışı patent stratejisinin ilk aşaması, hedef ülkelerin ticari ve hukuki ölçütlere göre belirlenmesidir. Her ülkede patent başvurusu yapmak teorik olarak geniş bir koruma hedefi gibi görünse de başvuru, çeviri, vekillik ve korumayı sürdürme giderleri nedeniyle ekonomik açıdan uygun olmayabilir.

1. Hedef Pazarlar ve Satış Planı

Buluşun kullanıldığı ürünün hangi ülkelerde satılacağı, hangi pazarlara girilmesinin planlandığı ve bu ülkelerde beklenen ticari gelir araştırılmalıdır.

Örneğin Türkiye’de üretilen bir medikal cihazın esas satış pazarı belirli Avrupa ülkeleriyse, patent stratejisinin öncelikle bu ülkelerdeki koruma ihtiyacına odaklanması düşünülebilir. Gelecekte Amerika veya Asya pazarına girilmesi öngörülüyorsa bu olasılık başvuru takvimine ayrıca yansıtılmalıdır.

2. Üretim Merkezleri ve Rakiplerin Faaliyetleri

Patent koruması yalnız nihai tüketici pazarları açısından önem taşımaz. Rakiplerin üretim tesisleri, tedarik merkezleri ve teknoloji geliştirme faaliyetleri de ülke seçiminde dikkate alınmalıdır.

Bu değerlendirmede özellikle şu sorular önemlidir:

  • Rakip işletmeler benzer ürünleri hangi ülkelerde üretiyor?
  • Ürün veya patentli usul hangi ülkelerde ticari olarak kullanılacak?
  • Hangi ülkelerde ithalat, satış veya üretim faaliyetlerine karşı patent hakkının ileri sürülmesi gerekli olabilir?
  • Gelecekte lisans verilmesi düşünülen üreticiler nerede faaliyet gösteriyor?

Bu soruların cevapları, yalnız mevcut satış rakamlarına göre yapılan ülke seçiminin eksik kalmasını önleyebilir.

3. Hukuki Uygulanabilirlik ve Ekonomik Değer

Bir ülkede patent elde edilebilmesi kadar, bu hakkın ihlal durumunda etkili biçimde ileri sürülebilmesi de önemlidir. Yerel mahkemelerin ve yetkili makamların işleyişi, delil elde etme imkânları, yaptırım mekanizmaları ve yargılama giderleri ülke seçimini etkileyebilir.

Bunun yanında olası lisans geliri ile başvuru ve koruma giderleri birlikte değerlendirilmelidir. Ticari açıdan sınırlı değere sahip bir pazarda uzun süre yüksek koruma giderlerine katlanmak ekonomik olmayabilir.

Değerlendirme ölçütüİncelenecek konuStratejik etkisi
Satış pazarıMevcut ve beklenen ürün satışlarıÖncelikli koruma ülkelerini belirler.
Üretim ve tedarikÜreticilerin ve rakiplerin faaliyet yerleriÜretim ve ticari kullanım risklerinin değerlendirilmesini sağlar.
Lisans potansiyeliMuhtemel teknoloji kullanıcıları ve yatırımcılarPatent hakkının ticari değerini etkiler.
Hukuki korumaPatentlenebilirlik, hakların kapsamı ve uygulanmasıKorumanın hukuki etkinliğini gösterir.
MaliyetBaşvuru, çeviri, inceleme, vekillik ve sürdürme giderleriKoruma portföyünün sürdürülebilirliğini belirler.

Bu inceleme sonunda ülkeler, öncelikli başvuru yapılacak pazarlar, gelişmeleri izlenecek pazarlar ve mevcut koşullarda başvuru yapılması ekonomik görülmeyen pazarlar olarak gruplandırılabilir. Bu gruplandırma, hukuki süreler dolmadan karar verilmesini sağlayacak şekilde yapılmalıdır.

Yurt Dışında Patent Almak İçin Hangi Başvuru Yolları Kullanılabilir?

Uluslararası patent koruması bakımından başlıca seçenekler doğrudan ulusal başvuru, Avrupa patent sistemi gibi bölgesel başvuru yolları ve PCT sistemidir. Bu seçenekler aynı sonucu doğuran birbirinin eşdeğeri işlemler değildir.

1. Doğrudan Ulusal Patent Başvurusu

Doğrudan ulusal başvuru, patent koruması istenen ülkenin yetkili patent makamına başvurulmasıdır. İlk başvurudan doğan geçerli bir rüçhan hakkı varsa ilgili süre ve şartlara uygun olarak bu hak talep edilebilir.

Koruma istenen ülkelerin az sayıda ve önceden belirli olduğu durumlarda doğrudan ulusal başvuru değerlendirilebilir. Bununla birlikte her ülkede farklı belge, dil, ücret, inceleme ve temsil koşulları bulunabilir.

Doğrudan başvuru, diğer başvuru yollarından her koşulda daha ucuz veya hızlı değildir. Karar, hedef ülkelerin sayısına, ilgili makamların uygulamalarına ve başvuru takvimine göre verilmelidir.

2. PCT Uluslararası Patent Başvurusu

Patent İşbirliği Antlaşması (PCT), birden fazla ülkede patent koruması hedefleyen başvuru sahiplerine ortak bir uluslararası başvuru aşaması sunar. Ancak PCT başvurusu tek başına dünya çapında geçerli bir patent vermez.

PCT sistemi, uluslararası araştırma ve belirli değerlendirme süreçlerinden yararlanılmasını, ayrıca ulusal veya bölgesel aşamaya geçilmesine ilişkin kararların belirli bir süre içinde verilmesini mümkün kılar.

Bu sistem özellikle aşağıdaki durumlarda tercih edilebilir:

  • Patent koruması istenecek ülkelerin henüz kesinleşmemiş olması,
  • Buluşun ticari başarısının veya yatırım olanaklarının değerlendirilmesi için zamana ihtiyaç duyulması,
  • Birden fazla ülkede koruma planlanması,
  • Uluslararası araştırma sonuçlarının sonraki başvuru kararlarında kullanılmak istenmesi.

PCT başvurusunun ardından koruma istenen ülkeler veya bölgesel patent makamları bakımından ilgili ulusal ya da bölgesel aşamalara geçilmesi gerekir. Bu aşamalarda patent verilip verilmeyeceği yetkili makam tarafından uygulanacak hukuk çerçevesinde değerlendirilir.

WIPO açıklamalarına göre ulusal veya bölgesel aşamaya giriş süresi genellikle rüçhan tarihinden itibaren 30 aydır. Bununla birlikte uygulanacak süre ülkeye ve yetkili makama göre değişebilir; bazı makamlarda daha kısa veya daha uzun süreler söz konusu olabilir. Bu nedenle bütün ülkeler için tek ve değişmez bir süre kabul edilmemelidir.

PCT sisteminin özel başvuru şartları, uluslararası aşaması ve Türkiye’deki ulusal aşama işlemleri, PCT uluslararası patent başvurusu ve Türkiye ulusal aşaması başlıklı makalede ayrıca incelenmektedir.

3. Avrupa Patent Başvurusu

Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC) kapsamında Avrupa Patent Ofisi (EPO) aracılığıyla yürütülen başvuru sistemi, birden fazla EPC tarafı devlette patent koruması elde etmeye yönelik merkezî bir inceleme ve patent verilmesi süreci sunar.

Avrupa patenti için doğrudan Avrupa başvurusu yapılabileceği gibi uygun koşullarda PCT üzerinden Avrupa bölgesel aşamasına da geçilebilir.

Ancak Avrupa patentinin verilmesi, bütün Avrupa ülkelerinde gerekli diğer işlemler olmaksızın otomatik ve tek tip koruma sağlandığı anlamına gelmez. Patent sonrası ulusal geçerlilik işlemleri veya koşulları varsa üniter etki seçeneği ayrıca değerlendirilir.

Avrupa Birliği’ndeki belirli katılımcı devletleri kapsayan üniter patent sistemi ile klasik Avrupa patentinin ilgili devletlerde geçerli kılınması aynı şey değildir. Türkiye, üniter patent korumasının kapsadığı ülkeler arasında değildir; buna karşılık EPC sistemine taraftır.

Avrupa patentinin Türkiye bakımından hukuki etkisi ve gerekli özel işlemler, Avrupa patentinin Türkiye’de geçerli kılınması başlıklı makalenin konusudur.

Başvuru Yollarının Stratejik Karşılaştırması

Başvuru yoluTemel özelliğiHangi durumda değerlendirilebilir?
Doğrudan ulusal başvuruİlgili ülkenin patent makamı önünde işlem yürütülür.Az sayıda ve önceden belirlenmiş ülkede koruma hedefleniyorsa.
Avrupa patent yoluEPO önünde merkezî patent verilmesi süreci yürütülür.Birden fazla EPC tarafı ülkede koruma planlanıyorsa.
PCT yoluUluslararası başvuru aşamasından sonra seçilen ulusal veya bölgesel aşamalara geçilir.Birçok ülkede koruma düşünülüyor ve ülke kararları için ek değerlendirme süresine ihtiyaç duyuluyorsa.

Bu yollar hakkında WIPO’nun PCT bilgilendirmesi ve EPO’nun ulusal, Avrupa ve uluslararası başvuru yolları açıklaması başvuru stratejisine ilişkin resmî bilgi kaynaklarıdır.

Yurt Dışı Patent Başvurusunda 12 Aylık Rüçhan Süresi

Yurt dışı patent korumasında en önemli zamanlama konularından biri rüçhan hakkıdır. Paris Sözleşmesi’nin 4. maddesi uyarınca patentler bakımından genel rüçhan süresi, ilk usulüne uygun başvuru tarihinden itibaren 12 aydır.

Bu süre içinde ilgili koşullara uygun olarak başka ülkelerde aynı buluş için yapılan başvurularda, ilk başvuru tarihine dayanılması mümkün olabilir.

Hukuki dayanak: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 93. maddesi, Türkiye’de patent ve faydalı model başvuruları açısından rüçhan hakkını ve etkisini düzenler. Kanunun 94. maddesi ise rüçhan talebi, belgeler ve kapsam bakımından uygulanacak kuralları içerir. Yabancı ülkelerdeki başvurular yönünden Paris Sözleşmesi, ilgili uluslararası düzenlemeler ve başvuru yapılacak makamın kuralları ayrıca esas alınır.

Rüçhan hakkı, ilk başvuruda açıklanan buluş bakımından önem taşır. Daha sonra geliştirilen ve ilk başvuruda yeterli biçimde açıklanmamış yeni teknik unsurların otomatik olarak ilk başvuru tarihinden yararlanacağı kabul edilemez.

Bu nedenle ilk patent başvurusunun tarifnamesi, istemleri ve teknik açıklamalarının yeterliliği, sonraki uluslararası koruma planını doğrudan etkileyebilir.

Başvuru Takvimi Nasıl Planlanmalıdır?

  1. İlk başvuru öncesi: Buluşun teknik kapsamı, hak sahipliği, gizlilik durumu ve başvuruya hazır olup olmadığı değerlendirilir.
  2. İlk başvuru tarihinde: Geçerli başvuru tarihi ve varsa sonraki başvurulara dayanak oluşturabilecek rüçhan bilgileri kayıt altına alınır.
  3. İlk 12 ay içinde: Hedef ülkeler ve başvuru yolları belirlenerek rüçhan hakkına dayanılacak sonraki başvurular süresi içinde yapılır.
  4. PCT yolu seçilmişse: Ulusal veya bölgesel aşamaya geçiş kararları, ilgili makamlar için geçerli süreler dolmadan kesinleştirilir.
  5. Başvurular sonrasında: İnceleme işlemleri, cevap süreleri, yıllık ücretler ve diğer koruma yükümlülükleri ülke bazında takip edilir.

Burada 12 aylık rüçhan süresi ile PCT kapsamında ulusal veya bölgesel aşamaya giriş süresi birbirine karıştırılmamalıdır. PCT’nin sağladığı zamanlama imkânı, bütün ülkelerde yeni ve bağımsız bir rüçhan süresi başladığı anlamına gelmez.

Rüçhanın hangi başvuruya dayanacağı, kim tarafından talep edilebileceği ve teknik açıklamanın hangi bölümünü kapsadığı konusunda ayrıntılı değerlendirme için patent rüçhan hakkı ve öncelik tarihi hakkındaki açıklamalara başvurulabilir.

Yurt Dışında Patent Başvurusu Yapmadan Önce Hangi Hazırlıklar Gereklidir?

Başvuru yolunun belirlenmesi, hukuki ve teknik hazırlığın tamamlandığı anlamına gelmez. Birden fazla ülkede koruma planlanırken ilk başvuru dosyasının niteliği ve sonraki başvuruların bu dosyayla ilişkisi önem taşır.

Buluşun Teknik Kapsamı ve Açıklama Yeterliliği

Patent başvurusunun teknik açıklaması, korunması istenen buluşun ilgili hukuk düzenindeki şartları karşılamasına elverişli olmalıdır. Koruma kapsamı bakımından istemler özellikle önemlidir.

Türkiye’de 6769 sayılı Kanun’un 92. maddesi, buluşun açıklanmasına ve istemlerin dayanağına ilişkin kurallar içerir. Yabancı başvurularda da ilgili ülkenin açıklama yeterliliği, istemler ve değişikliklere ilişkin şartları ayrıca dikkate alınmalıdır.

İlk başvuru hazırlanırken daha sonra korunması düşünülen teknik özelliklerin yeterli biçimde açıklanmaması, rüçhanın kapsamı ve sonraki başvurular bakımından hukuki risk oluşturabilir.

Buluşçu, Başvuru Sahibi ve Hak Sahipliği

Patent başvurusu yapacak kişi veya şirketin buluş üzerinde gerekli hakka sahip olup olmadığı belirlenmelidir. Buluşçu ile başvuru sahibi her zaman aynı kişi değildir.

Özellikle çalışan buluşları, ortak Ar-Ge projeleri ve birden fazla şirketin katıldığı geliştirme faaliyetlerinde hak sahipliği belgelerinin incelenmesi önemlidir.

İlk başvuru sahibiyle sonraki başvuru sahibinin farklı olması hâlinde, rüçhan hakkına dayanma yetkisi bakımından ilgili hukuk düzeninin aradığı halefiyet ve diğer şartlar da değerlendirilmelidir.

Başvuru Öncesi Açıklamalar ve Yenilik Riski

Patent başvurusu yapılmadan önce buluşun fuarda sergilenmesi, internet sitesinde teknik ayrıntılarıyla açıklanması, satışa sunulması veya başka şekilde kamuya erişilebilir hâle getirilmesi patentlenebilirliği etkileyebilir.

Türkiye’de 6769 sayılı Kanun’un 83. maddesi tekniğin bilinen durumu ve yenilik değerlendirmesi açısından önem taşır. Yabancı ülkelerdeki açıklama istisnaları ve bunların şartları ise farklılık gösterebilir.

Bu nedenle Türkiye’deki bir açıklamanın belirli koşullarda patentlenebilirliğe engel oluşturmayacağı varsayımından hareketle bütün yabancı ülkelerde aynı sonucun doğacağı kabul edilmemelidir.

Yurt dışı patent planı oluşturulmadan önce teknik bilginin gizliliğinin korunması ve açıklama takviminin belirlenmesi gerekir. Başvuru öncesindeki koruma seçenekleri, patent başvurusu öncesi buluşun korunması kapsamında ayrıca incelenmektedir.

Önceki Teknik Araştırması ve Ülkeye Özgü Şartlar

Uluslararası başvuru kararından önce mevcut patentler, yayımlanmış başvurular ve ilgili teknik yayınlar değerlendirilmelidir. Bu çalışma, buluşun korunma ihtimali ve istem kapsamının belirlenmesi bakımından önemlidir.

Önceki teknik araştırması, patent alınmasının kesin olduğu anlamına gelmez. Her ülkenin ilgili makamı patentlenebilirliği kendi hukukuna ve başvuru dosyasına göre değerlendirebilir.

Patentlenebilirlik yönünden yapılan araştırmanın yöntemi, patent araştırması ve önceki teknik taraması başlıklı makalede ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Yurt Dışı Patent Korumasının Maliyeti ve Hukuki Riskleri

Yurt dışı patent başvurularının maliyeti, seçilen ülkelerin sayısından ibaret değildir. Başvuru yöntemi, teknik dosyanın kapsamı, dil gereklilikleri, inceleme işlemleri ve korumanın sürdürülmesi toplam maliyeti etkiler.

Başlıca maliyet kalemleri şunlardır:

  • Patent başvurusu ve ilgili araştırma veya inceleme ücretleri,
  • Tarifname, istemler ve diğer belgelerin hazırlanmasına ilişkin giderler,
  • Gerekli çeviri ve yerel patent vekilliği giderleri,
  • Başvuru sırasında ortaya çıkabilecek itiraz, eksiklik veya inceleme cevaplarına ilişkin giderler,
  • Patentin verilmesi sonrasındaki geçerlilik işlemleri ve korumanın sürdürülmesine ilişkin ücretler,
  • Patent hakkının izlenmesi ve gerektiğinde hukuki yollarla korunmasına ilişkin giderler.

PCT başvurusunun seçilmesi, sonraki ulusal veya bölgesel aşama giderlerini ortadan kaldırmaz. Bu sistemin önemli stratejik özelliklerinden biri, belirli ülke kararlarının ve bunlara bağlı bazı giderlerin daha sonraki aşamada ortaya çıkabilmesidir. Bununla birlikte PCT’nin kendi başvuru ve işlem maliyetleri de vardır.

Avrupa patent yolu da bütün ülkeler için tek bir sabit maliyet anlamına gelmez. Patent verilmesinden sonraki işlemler ve ücretler seçilen koruma coğrafyasına göre değişebilir.

Bu nedenle bütçe planı yalnız ilk başvuru ücretlerine değil, beklenen koruma süresince ortaya çıkabilecek toplam giderlere dayanmalıdır.

Patent Alınması Ürünü Serbestçe Satma Hakkı Verir mi?

Bir ülkede patent elde edilmesi, patent sahibinin o ülkede üçüncü kişilere ait bütün patentlerden bağımsız biçimde üretim ve satış yapabileceğini göstermez.

Patent, belirli bir teknik buluş üzerinde hukuki koruma sağlarken başka kişilerin önceki veya geçerli patentleri ürünün ticari kullanımını sınırlayabilir.

Örneğin bir işletme kendi geliştirdiği cihazın yeni bir bileşeni için patent alsa bile, cihazın başka bir teknik unsuru üzerinde üçüncü kişiye ait geçerli patent bulunabilir.

Bu nedenle başvuru yapılacak ülkelerin seçimi ile piyasaya giriş bakımından ihlal riskinin değerlendirilmesi birbirinden ayrı tutulmalıdır. Ürünün ilgili ülkede kullanılmasının başkalarının patentlerine tecavüz oluşturup oluşturmayacağı, patent kullanım serbestliği (FTO) araştırması kapsamında incelenen ayrı bir sorundur.

Korumanın Sürdürülmesi ve Ülke Portföyünün Gözden Geçirilmesi

Patent koruması elde edildikten sonra ticari koşullar değişebilir. Başlangıçta önemli görülen bir pazarda satışların beklenen düzeye ulaşmaması veya teknolojinin ekonomik değerini kaybetmesi, korumanın sürdürülmesine ilişkin kararların yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.

Ancak bir ülkedeki patent hakkının sona ermesine yol açabilecek ücret veya işlem yükümlülükleri, yalnız o tarihteki kısa vadeli maliyet esas alınarak ihmal edilmemelidir. Korumanın kaybı, daha sonra aynı hakka yeniden ulaşılmasını mümkün kılmayabilir.

Birden fazla patent, marka, tasarım ve diğer fikrî mülkiyet hakkının birlikte yönetilmesi ise uluslararası fikrî mülkiyet stratejisi kapsamında ayrıca değerlendirilmesi gereken daha geniş bir portföy yönetimi konusudur.

Örnek: Türkiye’de Geliştirilen Bir Teknoloji İçin Ülke Stratejisi

Türkiye’de faaliyet gösteren bir şirketin yeni bir endüstriyel ölçüm sistemi geliştirdiği varsayılsın. Şirketin mevcut satışları Türkiye’de yoğunlaşmakta, Almanya ve Hollanda’da satış görüşmeleri yürütülmekte, Amerika Birleşik Devletleri pazarına ise ileride girilmesi planlanmaktadır.

Bu durumda şu değerlendirmeler yapılabilir:

  1. İlk başvuru: Buluşun yeterli teknik açıklamayla korunmaya hazır olup olmadığı belirlenir ve uygun ilk başvuru gerçekleştirilir.
  2. Avrupa hedefi: Almanya ve Hollanda’daki faaliyet planı dikkate alınarak doğrudan ulusal başvurular ile Avrupa patent yolu karşılaştırılır.
  3. Gelecekteki pazarlar: Amerika pazarına giriş ihtimali ve diğer ülkelerdeki ticari fırsatlar henüz kesinleşmemişse PCT yolu, kararların zamanlaması bakımından değerlendirilir.
  4. Rüçhan takvimi: İlk başvurudan doğan 12 aylık rüçhan süresi dikkate alınarak sonraki başvuruların zamanında yapılması planlanır.
  5. Bütçe ve risk: Seçilecek ülkelerdeki çeviri, inceleme, temsil ve sürdürme giderleri ile üçüncü kişilerin patentlerinden kaynaklanabilecek riskler ayrı ayrı incelenir.

Bu örnekte Avrupa patent yolunun veya PCT sisteminin mutlaka tercih edilmesi gerektiği söylenemez. Karar; teknik buluşun kapsamına, ticari önceliklere, başvuru tarihine, mevcut bütçeye ve ilgili ülkelerin koşullarına bağlıdır.

Önemli olan, bütün ülkelerde aynı anda koruma elde etmeye çalışmak yerine, rüçhan hakkı ve diğer başvuru süreleri kaybedilmeden ekonomik açıdan anlamlı bir ülke planı oluşturmaktır.

Yurt Dışında Patent Koruması Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Türkiye’de alınan patent bütün dünyada geçerli midir?

Hayır. Türkiye’de verilen bir patent, yabancı ülkelerde otomatik koruma sağlamaz. Koruma istenen ülke veya bölgeler bakımından geçerli başvuru ve patent koruması şartlarının yerine getirilmesi gerekir.

2. Yurt dışında patent almak için önce Türkiye’de patent verilmesi gerekir mi?

Genel olarak hayır. Yurt dışı başvurusu için Türkiye’deki başvurunun patentle sonuçlanmasını beklemek zorunlu değildir. Uygun koşullarda ilk başvuruya dayanılarak rüçhan talep edilebilir veya doğrudan yabancı başvuru yapılabilir. Bununla birlikte başvuruya yetki, ilgili ülke şartları ve millî güvenlikle bağlantılı özel sınırlamalar ayrıca dikkate alınmalıdır.

3. PCT başvurusu bütün ülkelerde patent koruması sağlar mı?

Hayır. PCT uluslararası bir başvuru sistemidir; tek başına bütün ülkelerde geçerli patent oluşturmaz. Koruma istenen ülkelerde veya bölgesel patent sistemlerinde ilgili aşamalara geçilmesi ve patent verilmesine ilişkin şartların sağlanması gerekir.

4. Patent başvurusundan sonra yurt dışına başvurmak için ne kadar süre vardır?

Paris Sözleşmesi kapsamında patentler için genel rüçhan süresi ilk usulüne uygun başvurudan itibaren 12 aydır. Süre geçtikten sonra başvuru yapılmasının mümkün olup olmadığı ve önceki başvuru tarihinden yararlanılıp yararlanılamayacağı farklı konulardır. Rüçhan hakkının kaybı, kamuya yapılan açıklamalar ve ilgili ülkedeki istisnai süre veya hakların yeniden tesisi kuralları somut olarak değerlendirilmelidir.

5. Yurt dışında patent başvurusu yapmak için kaç ülke seçilmelidir?

Her buluş için geçerli sabit bir ülke sayısı bulunmaz. Koruma istenecek ülkeler; satış ve üretim pazarları, rakiplerin konumları, lisans olanakları, hukuki korumanın etkinliği ve bütçe dikkate alınarak belirlenmelidir. Çok sayıda ülkede başvuru yapmak her zaman ekonomik açıdan en uygun çözüm değildir.

6. Avrupa patenti almak Türkiye’de de koruma sağlar mı?

Avrupa patent sistemi Türkiye’yi de kapsayabilen bir sistemdir. Ancak Avrupa patentinin Türkiye’de hukuki etki doğurması için ilgili geçerlilik şartlarının yerine getirilmesi gerekir. Avrupa Birliği’nin belirli katılımcı ülkelerini kapsayan üniter patent koruması ise Türkiye’yi kapsamaz. Bu iki sistem birbirine karıştırılmamalıdır.

7. Patent koruması bulunmayan bir ülkede ürün serbestçe üretilebilir mi?

Belirli bir buluş için o ülkede patent koruması bulunmaması, aynı ülkede üçüncü kişilere ait başka patentlerin veya uygulanabilecek diğer hukuki sınırlamaların bulunmadığı anlamına gelmez. Üretim, ithalat ve satış faaliyetlerinin hukuki durumunun ayrıca incelenmesi gerekir.

Sonuç

Yurt dışında patent koruması bakımından temel karar, mümkün olan en fazla ülkede başvuru yapmak değil, buluşun ticari değerini koruyabilecek ülkeleri ve uygun başvuru yollarını zamanında belirlemektir.

Başvuru stratejisi oluşturulurken ülkesellik ilkesi, 12 aylık rüçhan süresi, ulusal başvuru seçenekleri, PCT ve Avrupa patent yollarının farklı hukuki sonuçları birlikte değerlendirilmelidir. Buluşun teknik açıklamasının yeterliliği, hak sahipliği, önceki açıklamalar, ülkeye özgü patentlenebilirlik koşulları ve uzun vadeli maliyetler de bu kararın parçasıdır.

Özellikle birden fazla ülkede koruma planlanan durumlarda ilk başvuru tarihinden itibaren işleyecek sürelerin doğru yönetilmesi, koruma olanaklarının kaybedilmemesi açısından önem taşır. Seçilen yolun uygunluğu ise her buluşun teknik özellikleri ve ticari hedefleri temelinde değerlendirilmelidir.

Yurt dışı patent koruma planının hazırlanması, başvuru yollarının hukuki açıdan değerlendirilmesi ve patent haklarına ilişkin süreçlerde hukuki destek hakkında bilgi almak için patent hukuku alanındaki avukatlık hizmetlerimizi inceleyebilirsiniz.

Yazar Avukat Fatih Sefer