Şişli, İstanbul’un iş hayatı ile yerleşik konut dokusunun iç içe geçtiği ilçelerinden biridir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerine göre ilçede yaklaşık 260 bin kişi ikamet etmekte, Mecidiyeköy ve Esentepe’deki iş merkezleri nedeniyle gündüz nüfusu bu sayının belirgin biçimde üzerine çıkmaktadır. Nişantaşı ile Teşvikiye’nin yerleşik konut dokusu, Bomonti’nin dönüşen sanayi alanları ve Fulya çevresinin rezidans yoğunluğu aynı ilçe sınırları içinde yer alır. Bu yapı, ilçede görülen boşanma davalarının ekonomik boyutunu ağırlaştırmaktadır: uyuşmazlık çoğu zaman boşanma kararının kendisinde değil, tasfiyeye girecek malvarlığının kapsamında ve değerinde düğümlenir. Son yıllarda bu tabloya kripto varlıklar ile yurt dışında tutulan hesaplar da eklenmiş, malvarlığının tespiti başlı başına bir yargılama meselesi hâline gelmiştir. Şişli boşanma avukatı seçiminde belirleyici olan nokta da budur: hangi varlığın hangi kanun hükmüyle tasfiyeye gireceğinin daha dava dilekçesi yazılırken doğru kurulması.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu, Şişli’de ikamet eden müvekkillerine anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi tasfiyesi davalarında hukuki destek sunmaktadır. Büronun aile hukuku dosyalarını yürüten kurucu ortağı Av. Mehmet Sarıoğlu, İstanbul Adliyesi (Çağlayan) nezdindeki dosyaları takip etmektedir.
Şişli’de Boşanma Davası Hangi Mahkemede ve Hangi Adliyede Görülür?
Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi, Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabından doğan dava ve işleri aile mahkemesinin görevine bırakmıştır. Görev kuralı kamu düzenindendir; taraflar aksini kararlaştıramaz, mahkeme yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetir.
Yetki bakımından TMK m. 168 iki seçenek tanır: eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi ya da eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi. Bu iki yerden hangisinde dava açılacağını davacı seçer. Hükmün tanıdığı bu seçim hakkı nedeniyle “Şişli’de oturan taraf davasını mutlaka Çağlayan’da açmak zorundadır” demek doğru değildir; örneğin eşlerden biri Şişli’de, diğeri başka bir ilde ikamet ediyorsa her iki yer de yetkilidir.
Aile mahkemesinin yetkisi kesin yetki değildir. Yetkisiz sayılan bir mahkemede dava açılmışsa davalı, yetki itirazını HMK m. 116 ve 117 uyarınca ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde ileri sürmek zorundadır; itiraz süresinde ileri sürülmezse o mahkeme yetkili hâle gelir. Uygulamada eşin yerleşim yerinden uzakta açılan bir davaya süresinde itiraz edilmemesi, dosyanın tarafların hiç öngörmediği bir yerde sonuna kadar görülmesiyle sonuçlanabilmektedir. Yetki itirazında yetkili mahkemenin de gösterilmesi gerekir.
Şişli’de ikamet eden taraflar bakımından yetkili aile mahkemeleri İstanbul Adliyesi (Çağlayan Adliyesi) bünyesindedir. Adliyenin yargı çevresi Bayrampaşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Kâğıthane, Sarıyer ve Şişli ilçelerini kapsamaktadır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun 06.08.2025 tarihli ve 1081 sayılı kararıyla Eyüpsultan, 01.09.2025 tarihinden itibaren bu yargı çevresinden çıkarılarak Gaziosmanpaşa Adliyesine bağlanmıştır. Aynı adliyede görülen komşu ilçelerdeki süreçler için Beşiktaş, Beyoğlu, Kâğıthane, Sarıyer ve Fatih sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Şişli’de Boşanma Sürecini Farklı Kılan Etkenler Nelerdir?
Şişli dosyalarını ayıran ilk etken, tasfiyeye girecek malvarlığının tek kalemden ibaret olmamasıdır. Bir konut, bir araç ve bir mevduat hesabıyla sınırlı dosyalarda tasfiye görece basit ilerlerken; taşınmaz, şirket payı, yatırım hesabı, bireysel emeklilik birikimi ve dijital varlığın bir arada bulunduğu dosyalarda her kalem ayrı bir nitelendirme ve ayrı bir değerleme sorunu doğurur. Boşanmada mal paylaşımı uyuşmazlıklarının süresi de çoğunlukla bu kalem sayısına bağlı uzar.
İkinci etken, gelirin yalnızca maaştan ibaret olmamasıdır. Prim, yıllık ikramiye, temettü ve pay opsiyonu gibi kalemler hem nafaka hesabında hem tasfiyede gündeme gelir; ancak bu iki hesap birbirinden bağımsızdır. Nafaka bakımından önemli olan bu kalemlerin düzenli ve öngörülebilir olup olmadığı, tasfiye bakımından ise hangi tarihte doğduğu ve hangi mal kesimine ait sayılacağıdır. Ortaklık paylarının tasfiyedeki durumu için boşanmada şirket payı yazımızda ayrıntılı açıklama bulabilirsiniz.
Üçüncü etken ise varlıkların bir bölümünün kamuya açık bir sicilde görünmemesidir. Tapu, trafik tescil kaydı ve banka kayıtları mahkeme aracılığıyla sorgulanabilirken kripto varlıklar ve yurt dışında tutulan hesaplar için aynı kolaylık yoktur. Bu dosyalarda tasfiyenin sonucunu belirleyen asıl aşama hukuki nitelendirme değil, varlığın ortaya konmasıdır.
Kripto Varlıklar Boşanmada Mal Rejimi Tasfiyesine Nasıl Dahil Edilir?
Kripto varlıklar mal rejimi bakımından ayrı bir kategori oluşturmaz. Ekonomik değeri olan her malvarlığı unsuru gibi TMK m. 218 ve devamındaki hükümlere tabidir; belirleyici olan varlığın türü değil, hangi kaynakla ve hangi tarihte edinildiğidir. Evlilik içinde, eşin çalışmasının karşılığı olan gelirle ya da edinilmiş malın geliriyle alınan kripto varlık edinilmiş maldır. Buna karşılık miras yoluyla gelen bir parayla veya evlenmeden önce sahip olunan bir malın satış bedeliyle alınmışsa, TMK m. 220 uyarınca kişisel malın yerine geçen değer olarak kişisel mal niteliğini korur. Kaynağın ispat edilemediği hâllerde TMK m. 222/3’teki karine devreye girer: bir eşin bütün malları, aksi ispatlanıncaya kadar edinilmiş mal sayılır. Bu ayrımın ayrıntısı için edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımı yazımıza bakabilirsiniz.
Asıl güçlük nitelendirmede değil tespittedir. Taşınmazlar tapu sicilinden, araçlar trafik tescil kayıtlarından, mevduat bankalar aracılığıyla sorgulanabilirken kripto varlıklar için merkezî bir kamu sicili bulunmamaktadır. Buna karşılık Türkiye’de faaliyet gösteren kripto varlık hizmet sağlayıcıları, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda 7518 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle Sermaye Piyasası Kurulu’nun izin, düzenleme ve denetimine tabi kılınmış; ayrıca 5549 sayılı Kanun kapsamında yükümlü sayılarak müşterisini tanıma ve kayıt tutma zorunluluğu altına girmiştir. Bu nedenle yurt içindeki platformlardan mahkeme müzekkeresiyle hesap açılış bilgileri, işlem geçmişi ve bakiye dökümü istenebilir. Talep, HMK m. 219 ve 221’deki belge ibrazına ilişkin hükümlere dayandırılır ve dava dilekçesindeki delil listesinde açıkça gösterilmelidir.
Kişisel cüzdanda tutulan varlıklarda ise kendisine müzekkere yazılacak bir muhatap yoktur. Bu dosyalarda izlenen yol dolaylıdır: eşin banka hesaplarından platformlara yapılan transferler, kredi kartı ekstreleri, vergi beyanları ve tarafların kendi yazışmaları üzerinden varlığın mevcudiyeti ortaya konur. Dijital yazışmaların delil olarak kullanılabilmesi için hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması şarttır; HMK m. 189/2, hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını açıkça düzenler. Eşin telefonuna ya da hesabına izinsiz girilerek alınan görüntüler bu nedenle çoğu zaman dosyaya yarar sağlamadığı gibi ayrıca ceza sorumluluğu da doğurur.
Değerleme anı, kripto varlıklarda diğer varlık türlerine göre çok daha belirleyicidir. Boşanma hâlinde mal rejimi, TMK m. 225/2 uyarınca dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer; tasfiyeye bu tarihte mevcut olan edinilmiş mallar girer. Buna karşılık TMK m. 235 uyarınca bu mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır. Yani hangi varlıkların hesaba gireceği dava tarihine, bu varlıkların kaç lira sayılacağı ise karar tarihine en yakın tarihe göre belirlenir. Fiyat oynaklığı yüksek varlıklarda iki tarih arasındaki fark tasfiyenin sonucunu bütünüyle değiştirebildiğinden, dava tarihindeki varlık türü ve miktarının kayıtla somutlaştırılması büyük önem taşır.
Dava açılmadan kısa süre önce yapılan devirler ayrı bir başlıktır. TMK m. 229 uyarınca, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın yapılan olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler, edinilmiş mallara eklenecek değer olarak hesaba katılır. Kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye karşı TMK m. 241 uyarınca dava açılması da mümkündür. Kripto varlıklarda devir işlemi dakikalar içinde tamamlanabildiğinden bu hükümler pratikte sık gündeme gelir; ayrıntı için boşanmada mal kaçırma yazımızı inceleyebilirsiniz. Devir riskinin somut olduğu dosyalarda dava ile birlikte ihtiyati tedbir talep edilmesi de değerlendirilmelidir.
Son olarak tasfiyenin sonucu bir alacak hakkıdır. Eş, diğerinin cüzdanındaki kripto varlığın aynen kendisine devredilmesini isteyemez; hesaplanan katılma alacağı kural olarak para olarak hükmedilir ve tahsil edilir.
Yurt Dışındaki Hesaplar ve Varlıklar Tasfiyede Nasıl Dikkate Alınır?
Türk mahkemesinde açılan mal rejimi tasfiyesi davası, eşin yalnızca Türkiye’deki malvarlığıyla sınırlı değildir. Katılma alacağı ayni değil kişisel nitelikte bir alacak hakkı doğurduğundan, yabancı ülkedeki bir taşınmaz ya da banka hesabı üzerinde doğrudan tasarrufta bulunulması gerekmez; bu varlıklar hesaba katılır ve sonuç parasal alacak olarak karara bağlanır.
Güçlük burada da ispat aşamasındadır. Yabancı bankalar Türk mahkemesinin müzekkeresine kural olarak yanıt vermez; bilgi temini, ilgili devletle aramızda yürürlükte olan adli yardımlaşma sözleşmeleri çerçevesinde istinabe yoluyla yürütülür ve bu yol hatırı sayılır bir süre alır. Bu nedenle dosya çoğu zaman dolaylı delillerle kurulur: yurt dışına yapılan havaleler, döviz alım belgeleri, yabancı ülkedeki taşınmaza ilişkin sicil örnekleri, vergi beyanları ve tarafların yazışmaları. Yabancı para üzerinden tutulan varlıklarda değerleme, karar tarihine en yakın kur esas alınarak yapılır.
Eşlerden birinin yurt dışında ayrıca dava açmış olması hâlinde, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de sonuç doğurabilmesi tanıma veya tenfiz kararı alınmasına bağlıdır. Bu karar alınmadıkça yabancı hüküm Türkiye’de kesin hüküm etkisi göstermez ve nüfus kaydına işlenmez.
Şişli’de Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Anlaşmalı boşanma TMK m. 166/3’te düzenlenmiştir. Hükme dayanabilmek için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya birinin diğerinin davasını kabul etmesi, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Hâkim, çocukların menfaatini gözeterek protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir; bu değişiklik taraflarca kabul edilmedikçe boşanmaya hükmedilemez.
Şişli dosyalarında protokolün en çok zorlandığı bölüm malvarlığıdır. Taşınmazlar için tapu devrinin ne zaman ve hangi masrafla yapılacağının, üzerindeki ipoteğin ve kalan kredi borcunun kimde kalacağının; şirket payları için devir usulünün; kripto varlıklar ile yurt dışı hesaplar için ise varlığın hangi tarafta kalacağının ve karşı tarafın bu kalemler yönünden talebinin bulunup bulunmadığının açıkça yazılması gerekir. Protokolde yer almayan bir kalem, boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir tasfiye davasının konusu olabilir. Karşılıklı ibra iradesi varsa kapsamı tereddüde yer bırakmayacak biçimde ifade edilmelidir.
Şişli’de Çekişmeli Boşanma Davası Hangi Sebeplere Dayanır?
Taraflar boşanma iradesinde, kusur tespitinde, velayette ya da malî sonuçlarda uzlaşamadığında dava çekişmeli olarak yürür. Türk Medeni Kanunu özel boşanma sebeplerini sınırlı sayıda düzenlemiştir: zina (m. 161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m. 162), küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (m. 163), terk (m. 164) ve akıl hastalığı (m. 165). Uygulamada davaların büyük bölümü evlilik birliğinin temelinden sarsılması (m. 166/1) genel sebebine dayanır.
Özel sebepler eşin kendi davranışını arar. Eşin ailesinden gelen müdahale, hakaret veya baskı tek başına m. 162 kapsamında değerlendirilmez; üçüncü kişinin davranışı eşe ancak buna katılması, yönlendirmesi veya müdahaleye sessiz kalarak birliği koruma yükümlülüğünü ihlal etmesi ölçüsünde kusur olarak yansır ve bu değerlendirme m. 166/1 çerçevesinde yapılır. Bu ayrım, dilekçenin hangi sebebe dayandırılacağını doğrudan etkiler.
Delil yönetimi çekişmeli davanın sonucunu belirler. Tanık beyanları, banka ve kredi kartı hareketleri, yazışma kayıtları, sağlık raporları ve tasfiyeye ilişkin dosyalarda bilirkişi incelemesi başlıca delillerdir. Ancak delilin hukuka uygun elde edilmiş olması şarttır; HMK m. 189/2 bu konuda kesin bir sınır çizer. Eşin haberi olmadan konuta yerleştirilen kayıt cihazları veya izinsiz erişilen hesaplardan alınan içerikler hem hükme esas alınmaz hem de aleyhe sonuç doğurabilir.
Şişli’de Velayet Kararı Hangi Ölçütlere Göre Verilir?
Velayet düzenlemesinde tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır (TMK m. 182 ve 336). Ebeveynlerin ekonomik gücü tek başına belirleyici değildir; çocuğun yaşı, alışkın olduğu düzen, fiili bakımı kimin üstlendiği, ebeveynlerin çalışma temposu ve çocukla kurdukları ilişkinin niteliği birlikte değerlendirilir. Aile mahkemesi, 4787 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca bünyesinde görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan sosyal inceleme raporu alır; idrak çağındaki çocuk ayrıca dinlenir. Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında TMK m. 323 uyarınca kişisel ilişki kurulur. Koşulların değişmesi hâlinde velayetin değiştirilmesi (m. 183) ve ağır hâllerde kaldırılması (m. 348) ayrı davaların konusudur. Ölçütlerin ayrıntısı için boşanmada velayet kime verilir yazımıza bakabilirsiniz.
Şişli’de Nafaka Davalarında Nelere Dikkat Edilmelidir?
Tedbir nafakası TMK m. 169 uyarınca dava süresince hükmedilir; kusur aranmaz ve talep olmasa dahi hâkim tarafından resen değerlendirilebilir. İştirak nafakası çocuk için ödenir ve velayet kendisine verilmeyen ebeveynin bakım yükümlülüğünün karşılığıdır. Yoksulluk nafakası ise TMK m. 175’te düzenlenmiştir ve burada sık yapılan bir hatayı düzeltmek gerekir: hüküm, nafakayı talep eden eşin kusursuz olmasını değil, kusurunun diğer eşten daha ağır olmamasını arar. Buna göre eşit kusurlu eş yoksulluk nafakası isteyebilir; talep hakkı yalnızca kusuru daha ağır olan eş bakımından kapalıdır.
Nafaka miktarı tarafların malî güçleri ve evlilik süresindeki yaşam düzeyi gözetilerek belirlenir. Gelirin maaş dışı kalemler içerdiği dosyalarda mahkeme, beyan edilen ücretin yanı sıra banka hareketlerini, kredi kartı harcamalarını, taşınmaz ve araç kayıtlarını inceler; gerektiğinde mali müşavir bilirkişiden rapor alınır. Koşullar değiştiğinde nafakanın artırılması, azaltılması ya da kaldırılması istenebilir (m. 176). Kapsam ve şartlar için yoksulluk nafakası yazımızı inceleyebilirsiniz.
Şişli’de Konut ve Taşınmazlar Mal Paylaşımına Nasıl Dahil Edilir?
01.01.2002 tarihinden itibaren yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır. Bu rejimde sık rastlanan bir yanlış anlama, edinilmiş malların “eşit paylaşıldığı” düşüncesidir. Mülkiyet bölünmez: tasfiyede her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu kesime ilişkin borçlar düşülerek artık değer bulunur (TMK m. 230 ve 231) ve diğer eş bu artık değerin yarısı üzerinde katılma alacağı elde eder (m. 236). Sonuç, taşınmazın yarısı değil parasal bir alacaktır. Değerleme sürüm değeri üzerinden ve tasfiye anına göre yapılır (m. 232 ve 235); konut üzerindeki kalan kredi borcu ilgili mal kesiminden düşülür.
Konutun ne zaman alındığı belirleyicidir. Evlilik içinde alınmışsa taşınmazın kendisi edinilmiş maldır ve ödenen taksitler ayrıca bir hesap gerektirmez. Evlenmeden önce alınmışsa tapu kişisel mal olarak kalır; evlilik içinde edinilmiş malla ödenen taksitler bakımından TMK m. 227 değer artış payı ile m. 230 denkleştirme gündeme gelir. Peşinatı kimin ödediği mülkiyeti değiştirmez, yalnızca katkı oranını belirler. Aile konutu olarak kullanılan taşınmaz bakımından TMK m. 194 uyarınca tapuya şerh verilmesinin talep edilmesi de dava süresince ayrıca değerlendirilmelidir.
Şişli’de Aile İçi Şiddet Durumunda Hangi Tedbirler Alınabilir?
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun iki tür tedbir öngörür. Koruyucu tedbirler kural olarak mülki amirden istenir ve barınma, geçici maddi yardım, psikolojik danışmanlık, geçici koruma gibi kalemleri kapsar. Önleyici tedbirler ise aile mahkemesi hâkiminden istenir: şiddet tehdidinin durdurulması, müşterek konuttan uzaklaştırma ve konutun korunan kişiye tahsisi, işyeri veya okul çevresine yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, eşyalara zarar vermeme, silahın kolluğa teslimi ve çocukla kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde kurulması ya da sınırlanması bunlar arasındadır.
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde koruyucu tedbir kolluk amiri tarafından da alınabilir; bu karar ilk fırsatta yetkili merciin onayına sunulur. Tedbir talebinde delil ve belge sunulması aranmaz. Tedbir kararlarının uygulanması teknik araç ve yöntemlerle takip edilebilir; kamuoyunda “elektronik kelepçe” olarak anılan uygulamanın kanundaki karşılığı budur. Tedbir kararına aykırı davranılması hâlinde, fiilin ayrıca suç oluşturup oluşturmadığına bakılmaksızın zorlama hapsine hükmedilir.
Boşanma Davası Sürecinde Büromuzun Çalışma Yöntemi
İlk görüşmede öncelikle dosyanın hangi taleplerden oluşacağı belirlenir: boşanma, velayet, nafaka ve tazminat talepleri aynı davada ileri sürülürken mal rejimi tasfiyesi ayrı bir dava olarak açılır ve boşanma hükmünün kesinleşmesi beklenir. Ardından belge envanteri çıkarılır; tapu, trafik, banka, sosyal güvenlik kayıtları ile varsa platform ve yatırım hesabı dökümlerinin hangilerinin taraflarca temin edileceği, hangilerinin mahkeme aracılığıyla isteneceği ayrılır. Tedbir talepleri, dosyanın açılmasıyla birlikte değerlendirilir.
Yargılama boyunca cevap süresi, delil listesi, ön inceleme ve tahkikat aşamalarına ilişkin takvim müvekkille paylaşılır; duruşma sonrası dosyanın geldiği aşama yazılı olarak bildirilir. Vekâlet ilişkisi ve ücret, Avukatlık Kanunu uyarınca yazılı sözleşmeyle kurulur.
Şişli Boşanma Avukatı Ücreti Ne Kadardır?
Avukatlık ücreti; davanın anlaşmalı mı çekişmeli mi yürüyeceğine, talep kalemlerinin sayısına, tasfiyeye girecek malvarlığının kapsamına ve yargılamanın öngörülen süresine göre değişir. Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 4 Kasım 2025 tarihli ve 33067 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bu tarifeye göre aile mahkemelerinde görülen davalarda — boşanma davaları dâhil — maktu asgari ücret 45.000 TL olup, bu tutarın altında ücret kararlaştırılamaz. Aile mahkemelerinin görev alanına giren işlerde katma değer vergisi indirimli oranda uygulandığından, tarife tutarı vergi dâhil 49.500 TL’ye karşılık gelir. İstanbul Barosu’nun yayımladığı tarife ise tavsiye niteliğindedir, bağlayıcı değildir. Avukatlık Kanunu m. 163 ve 164 uyarınca ücret yazılı sözleşmeyle belirlenir; ücretin dava konusu değerin bir yüzdesi olarak kararlaştırıldığı hâllerde bu oran yüzde yirmi beşi aşamaz. Güncel tutarlar için boşanma avukatı ücreti 2026 sayfamıza bakabilirsiniz.
Kusur tartışmasının yürütülmesi, delil toplama usulü ve dava aşamaları hakkında İstanbul genelindeki uygulamayı İstanbul çekişmeli boşanma avukatı sayfamızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Sıkça Sorulan Sorular
Şişli’de boşanma davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m. 4). Yetki bakımından TMK m. 168 seçimlik bir kural getirir: dava, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da eşlerin son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Şişli’de ikamet eden taraflar bakımından bu mahkemeler İstanbul Adliyesi (Çağlayan) bünyesindeki aile mahkemeleridir.
Eşim davayı başka bir ilde açtı, yetki itirazı yapabilir miyim?
Aile mahkemesinin yetkisi kesin olmadığından yetki itirazı mümkündür; ancak itirazın HMK m. 116 ve 117 uyarınca ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde ve süresinde ileri sürülmesi, ayrıca yetkili olduğu düşünülen mahkemenin gösterilmesi gerekir. Süresinde ileri sürülmeyen itiraz sonuç doğurmaz ve dava açıldığı yerde görülmeye devam eder.
Eşimin kripto varlığı olduğunu düşünüyorum, mahkeme bunu araştırabilir mi?
Yurt içinde faaliyet gösteren kripto varlık hizmet sağlayıcıları izne ve denetime tabi olduğundan, bu platformlardan mahkeme müzekkeresiyle hesap ve işlem bilgileri istenebilir. Kişisel cüzdanda tutulan varlıklarda doğrudan sorgulanacak bir kayıt bulunmadığından ispat, banka hesaplarından platformlara yapılan transferler ve diğer dolaylı delillerle yürütülür. Talebin dava dilekçesindeki delil listesinde açıkça yer alması gerekir.
Kripto varlıklar hangi tarihteki değeri üzerinden hesaplanır?
Tasfiyeye hangi varlıkların gireceği, mal rejiminin sona erdiği tarihe yani boşanma davasının açıldığı tarihe göre belirlenir (TMK m. 225/2). Bu varlıkların değeri ise TMK m. 235 uyarınca tasfiye anına, uygulamada karar tarihine en yakın tarihe göre hesaplanır. Fiyat oynaklığı yüksek varlıklarda iki tarih arasındaki fark sonucu belirgin biçimde değiştirebilir.
Dava açılmadan önce devredilen varlıklar tasfiyeye dahil edilir mi?
Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan olağan hediye dışındaki karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler TMK m. 229 uyarınca edinilmiş mallara eklenecek değer olarak hesaba katılır. Devirden yararlanan üçüncü kişiye karşı TMK m. 241 uyarınca ayrıca dava açılabilir.
Yurt dışındaki banka hesabı Türkiye’deki davada dikkate alınır mı?
Evet. Katılma alacağı parasal bir alacak doğurduğundan yurt dışındaki varlıklar da hesaba katılabilir. Ancak yabancı bankalar Türk mahkemesinin müzekkeresine kural olarak yanıt vermediğinden bilgi temini istinabe yoluyla yürür; uygulamada dosya çoğunlukla havale kayıtları, döviz işlemleri ve yazışmalar gibi dolaylı delillerle kurulur.
Evlenmeden önce alınan konutun evlilik içinde ödenen taksitleri paylaşıma girer mi?
Taşınmazın kendisi kişisel mal olarak kalır; tapu bu nedenle paylaşıma girmez. Evlilik içinde edinilmiş malla ödenen taksitler bakımından TMK m. 227 kapsamında değer artış payı ve m. 230 kapsamında denkleştirme alacağı gündeme gelir. Peşinatın kim tarafından ödendiği mülkiyeti değiştirmez, yalnızca katkı oranının belirlenmesinde dikkate alınır.
Eşit kusurlu eş yoksulluk nafakası alabilir mi?
Alabilir. TMK m. 175 nafaka talep eden eşin kusursuz olmasını değil, kusurunun diğer eşten daha ağır olmamasını arar. Buna göre eşit kusur hâlinde yoksulluk nafakası istenebilir; yalnızca kusuru daha ağır olan eşin talep hakkı bulunmaz.
Mal paylaşımı boşanma davasıyla birlikte karara bağlanır mı?
Hayır. Mal rejimi tasfiyesi ayrı bir davanın konusudur ve karar verilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi beklenir. Bu nedenle boşanma davası devam ederken tasfiye talepleri aynı dosyada incelenmez; devir riski bulunan hâllerde ihtiyati tedbir yoluna başvurulması ayrıca değerlendirilir.
Anlaşmalı boşanma protokolüne dijital varlıklar nasıl yazılmalıdır?
Varlığın türü, tutulduğu platform ya da cüzdan, hangi tarafta kalacağı ve karşı tarafın bu kalem yönünden talebinin bulunup bulunmadığı açıkça yazılmalıdır. Protokolde yer verilmeyen bir kalem, boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir tasfiye davasının konusu olabilir; karşılıklı ibra iradesi varsa kapsamı tereddüde yer bırakmayacak biçimde ifade edilmelidir.
Şişli Boşanma Avukatı – İletişim
Boşanma sürecinizde hukuki destek almak için Av. Mehmet Sarıoğlu ve Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu’na aşağıdaki kanallardan ulaşabilirsiniz:
Telefon / WhatsApp: 0539 676 32 75
E-posta: bilgi@sarioglusefer.com
Adres: Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul
Bu içerik Av. Mehmet Sarıoğlu tarafından hazırlanmış; Av. Fatih Sefer tarafından incelenip yayına uygun bulunmuştur.