Bayrampaşa, Haliç’in batısında İstanbul Otogarı’na komşu konumda yer alan, küçük sanayi, ticaret ve lojistik faaliyetlerinin yoğunlaştığı bir ilçedir. Yapı stoğunun yenilendiği mahalleler ile yerleşik esnaf dokusu bir aradadır ve ilçeden gelen aile hukuku dosyaları çoğunlukla gelir tespiti ile taşınmaz değerlemesi etrafında şekillenir. Bunların yanında, sayıca az olmakla birlikte hukuken en özenli çalışmayı gerektiren bir dosya türü daha vardır: eşlerden birinin sağlık durumunun dava sebebi hâline geldiği dosyalar. Türk Medeni Kanunu bu durumu ayrı bir boşanma sebebi olarak düzenlemiş, buna karşılık sıkı bir ispat koşuluna bağlamıştır. Üstelik bu dosyalarda çoğu zaman aile mahkemesinin yanında vesayet makamı da devreye girer. Bayrampaşa boşanma avukatı ile yürütülen bu tür süreçlerde iki yargılamanın birlikte planlanması gerekir.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu, Bayrampaşa’da ikamet eden müvekkillerine anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi tasfiyesi davalarında hukuki destek sunmaktadır. Büronun aile hukuku dosyalarını yürüten kurucu ortağı Av. Mehmet Sarıoğlu, İstanbul Adliyesi (Çağlayan) nezdindeki dosyaları takip etmektedir.
Bayrampaşa’da Boşanma Davası Hangi Mahkemede ve Hangi Adliyede Görülür?
Boşanma ve buna bağlı taleplerde görevli mahkeme aile mahkemesidir; dayanak 4787 sayılı Kanun’un 4. maddesidir. Bu kural kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Kısıtlama ve vasi atanmasına ilişkin talepler ise aile mahkemesinin değil, vesayet makamı sıfatıyla sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Sağlık durumunun gündeme geldiği dosyalarda bu ayrım baştan bilinmelidir; iki talep tek dilekçeyle aynı mahkemeye götürülemez.
Boşanmada yetki TMK m. 168’e göre belirlenir: dava, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Seçim davacıya aittir; kural seçimlik olduğu için Bayrampaşa’da oturan tarafın davasının zorunlu olarak Çağlayan’da görüleceği söylenemez. Vesayet işlerinde ise yetki, kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yeri mahkemesine aittir.
Boşanmadaki bu yetki kesin nitelikte değildir. İtiraz edilecekse HMK m. 116 ve 117 uyarınca ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde ve süresinde ileri sürülmeli, yetkili sayılan mahkeme de gösterilmelidir. Süresinde ileri sürülmeyen itiraz sonuç doğurmaz.
Bayrampaşa’da ikamet eden taraflar bakımından yetkili aile mahkemeleri İstanbul Adliyesi (Çağlayan Adliyesi) bünyesindedir. Adliyenin yargı çevresi Bayrampaşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Kâğıthane, Sarıyer ve Şişli ilçelerinden oluşur. Eyüpsultan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun 06.08.2025 tarihli ve 1081 sayılı kararı uyarınca 01.09.2025 tarihinden itibaren Gaziosmanpaşa Adliyesinin yargı çevresine geçmiştir. Aynı adliyede görülen komşu ilçeler için Fatih, Beyoğlu, Kâğıthane, Şişli ve Sarıyer sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Bayrampaşa’da Boşanma Sürecini Farklı Kılan Etkenler Nelerdir?
İlk etken gelir yapısıdır. Otogar çevresindeki ticaret ile küçük sanayi ve lojistik faaliyetlerinde, beyan edilen gelirle fiili yaşam düzeyi arasında fark bulunabilmektedir. Nafaka takdirinde mahkeme yalnızca vergi ve sosyal güvenlik kayıtlarıyla yetinmez; harcama, taşınmaz ve araç kayıtları üzerinden karşılaştırmalı bir inceleme yapar.
İkinci etken taşınmazların hukuki durumudur. Yenileme kapsamındaki yapılarda tapunun akıbeti, süreçte yapılan ödemeler ve alınan kira yardımı, boşanmada mal paylaşımı hesabında ayrı ayrı ele alınması gereken kalemlerdir.
Üçüncü etken, dosyaya sağlık boyutunun girdiği hâllerde yargılamanın ikiye ayrılmasıdır. Bir tarafın sürekli bakıma ihtiyaç duyduğu ya da işlerini görebilecek durumda olmadığı dosyalarda, aile mahkemesindeki boşanma davasının yanında vesayet makamında ayrı bir sürecin yürütülmesi gerekebilir. Bu iki sürecin sırası ve zamanlaması dosyanın seyrini doğrudan etkiler.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Hangi Koşullarda Açılır?
Bu sebep TMK m. 165’te düzenlenmiştir. Hükme göre eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. Sebebin kapsamı ve uygulaması için akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası yazımıza bakabilirsiniz.
Hüküm üç koşulu birlikte arar ve bunlardan biri eksikse dava reddedilir. Birinci koşul, eşin akıl hastası olmasıdır; her rahatsızlık bu kapsamda değildir, kanunun aradığı nitelikte bir hastalık bulunmalıdır. İkinci koşul, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla saptanmasıdır. Bu, şekle bağlı bir ispat kuralıdır: taraf beyanı, tanık anlatımı ya da tek hekimden alınmış özel rapor yeterli değildir. Üçüncü koşul, hastalık yüzünden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesidir.
Üçüncü koşul, bu sebebi nispi bir boşanma sebebi yapar. Hastalığın varlığı ve iyileşme olanağının bulunmaması tek başına boşanmaya yetmez; ortak hayatın çekilmez hâle geldiği ayrıca ortaya konmalıdır. Bu yönüyle akıl hastalığı, ispatlandığında başkaca araştırma yapılmaksızın boşanmaya karar verilen zina gibi mutlak sebeplerden ayrılır.
Sebebin bir başka özelliği, süreye bağlanmamış olmasıdır. Zina ve hayata kast gibi sebeplerde kanun altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü süreler öngörmüşken, TMK m. 165’te böyle bir sınırlama yoktur. Hastalık ve çekilmezlik koşulları devam ettiği sürece dava açılabilir.
Evlenme anındaki durum ise ayrı bir konudur. TMK m. 133 uyarınca akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemez. Evlenme sırasında evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması ya da eşlerden birinin sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olması hâlinde ise evliliğin mutlak butlanla iptali gündeme gelir. Bu ihtimalde boşanma değil iptal davası açılır; koşullar için evliliğin iptali davası yazımızı inceleyebilirsiniz.
Vesayet ve Kayyımlık Boşanma Davasını Nasıl Etkiler?
Sağlık durumunun dava sebebi yapıldığı dosyalarda ikinci bir hukuki başlık ortaya çıkar: davalı eşin yargılamada nasıl temsil edileceği. TMK m. 405 uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen, korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Kısıtlama kararı vesayet makamı sıfatıyla sulh hukuk mahkemesince verilir ve bu sebeple kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebilir.
Kısıtlanan kişiye vasi atanır ve vasi, kısıtlıyı hukuki işlemlerde temsil eder. Boşanma davasında ise özel bir sorun doğar: davacı eş aynı zamanda vasi ise, temsil edilen ile temsilcinin menfaatleri çatışır. Bu durumda kısıtlıyı davada temsil etmek üzere kayyım atanması gerekir. Kayyım atanmadan yürütülen bir yargılamada verilen karar, temsil eksikliği nedeniyle bozulma sebebi oluşturur; bu nedenle dava açılmadan önce temsil sorununun çözülmesi zaman kaybı değil, sonucu güvenceye alan bir adımdır.
Kısıtlının kendi davasını açması bakımından ayrı bir kural vardır. TMK m. 16 uyarınca ayırt etme gücüne sahip kısıtlılar, kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmakta yasal temsilcilerinin rızasına ihtiyaç duymaz. Boşanma davası kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakka ilişkin olduğundan, ayırt etme gücü bulunan kısıtlı eş kendi adına dava açabilir.
Kusur değerlendirmesi de bu dosyalarda farklı işler. Hastalığı sebebiyle davranışlarının anlam ve sonuçlarını kavrayamayan eşe kusur yüklenemez. Bunun iki pratik sonucu vardır. Birincisi, kusura bağlı maddi ve manevi tazminat talepleri bu eş aleyhine sonuç doğurmaz; TMK m. 174 kusur şartını aradığından, kusur yüklenemeyen eş bakımından bu talebin dayanağı oluşmaz. İkincisi, yoksulluk nafakası bakımından durum tersinedir: TMK m. 175 nafaka isteyenin kusurunun diğer eşinkinden daha ağır olmamasını aradığından, kendisine kusur yüklenemeyen eşin talep hakkı kapanmaz.
Velayet yönünden ölçüt yine çocuğun üstün yararıdır. Bir ebeveynin sağlık durumu, tek başına velayete engel oluşturmaz; belirleyici olan velayet görevinin gereği gibi yerine getirilip getirilemediğidir. TMK m. 348, hastalık dâhil benzer sebeplerle velayet görevinin gereği gibi yerine getirilememesi hâlini velayetin kaldırılması sebepleri arasında saymıştır; koşulları için velayetin kaldırılması yazımıza bakabilirsiniz.
Bayrampaşa’da Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Anlaşmalı boşanma TMK m. 166/3’e dayanır. Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması ya da birinin diğerinin davasını kabul etmesi, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve malî sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Taraflardan biri duruşmada hazır bulunmazsa dava anlaşmalı olarak sonuçlandırılamaz.
Bu yolun temelinde tarafların serbest iradesi bulunduğundan, ayırt etme gücü tartışmalı olan eşin taraf olduğu dosyalarda anlaşmalı boşanma uygun bir yol değildir. Hâkimin iradenin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi mümkün olmadığında dosya çekişmeli olarak yürütülür.
Diğer dosyalarda ise protokolün eksiksiz kurulması belirleyicidir. Küçük işletme ve ticari faaliyetlerin bulunduğu evliliklerde bu varlıkların durumu, taşınmazların devir takvimi, kalan kredi borcu, ev eşyası ve ziynet eşyası ile karşılıklı ibra iradesinin kapsamı açıkça yazılmalıdır. Protokolde yer verilmeyen kalem, boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir davanın konusu olabilir.
Bayrampaşa’da Çekişmeli Boşanma Davası Hangi Sebeplere Dayanır?
Kanunda özel boşanma sebepleri sınırlı sayıda sayılmıştır: zina (m. 161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m. 162), küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (m. 163), terk (m. 164) ve akıl hastalığı (m. 165). Koşulları oluşmadığında dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebine (m. 166/1) dayandırılır. Dava aşamalarının genel işleyişi için boşanma davası nasıl açılır yazımıza bakabilirsiniz.
Özel sebeplerde aranan davranış eşin kendisine aittir. Geniş aile ilişkilerinin yoğun olduğu dosyalarda sıkça karşılaşılan bir yanılgıyı burada belirtmek gerekir: eşin ailesinden gelen baskı, hakaret ya da sürekli müdahale tek başına m. 162 kapsamında değerlendirilmez. Üçüncü kişinin davranışı eşe ancak buna katılması, yönlendirmesi ya da müdahaleye sessiz kalarak evlilik birliğini koruma yükümlülüğünü ihlal etmesi ölçüsünde kusur olarak yansır ve bu değerlendirme m. 166/1 çerçevesinde yapılır.
Delil olarak tanık beyanları, banka ve kart hareketleri, yazışma kayıtları ile sağlık kayıtları kullanılır. Hepsinde ortak koşul hukuka uygunluktur; HMK m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı biçimde elde edilmiş deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Sağlık verileri bakımından ayrıca özen gerekir: bu veriler ilgilinin rızası ya da usulüne uygun bir mahkeme kararı olmaksızın dosyaya sunulamaz.
Bayrampaşa’da Velayet Kararı Hangi Ölçütlere Göre Verilir?
Velayette ölçüt çocuğun üstün yararıdır (TMK m. 182 ve 336). Mahkeme; çocuğun yaşını, alışkın olduğu düzeni, bakımın fiilen kim tarafından üstlenildiğini, ebeveynlerin çalışma koşullarını ve çocukla kurdukları ilişkinin niteliğini birlikte değerlendirir. Aile mahkemesi, 4787 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca görevlendirilen uzmanlardan sosyal inceleme raporu alır ve idrak çağındaki çocuğu dinler. Velayet kendisine bırakılmayan ebeveyn ile çocuk arasında TMK m. 323 uyarınca kişisel ilişki kurulur. Koşullar değiştiğinde velayetin değiştirilmesi (m. 183), velayet görevinin gereği gibi yerine getirilemediği ağır hâllerde ise kaldırılması (m. 348) istenebilir.
Bayrampaşa’da Nafaka Davalarında Nelere Dikkat Edilmelidir?
Dava süresince ödenecek tedbir nafakası TMK m. 169’a dayanır; kusur incelemesi yapılmaz ve hâkim gerekli önlemleri talep bulunmasa da alabilir. Boşanma kararıyla birlikte çocuk yönünden iştirak nafakası, eş yönünden ise koşulları varsa yoksulluk nafakası gündeme gelir.
Yoksulluk nafakasında TMK m. 175’in ölçütü çoğu kaynakta yanlış aktarılmaktadır. Hüküm, nafaka isteyen eşin kusursuz olmasını değil kusurunun diğer eşinkinden daha ağır olmamasını arar. Buna göre eşit kusur hâlinde yoksulluk nafakasına hükmedilebilir; talep hakkı yalnızca kusuru daha ağır olan eş bakımından bulunmaz. Kapsam ve koşullar için yoksulluk nafakası yazımıza bakabilirsiniz.
Gelirin kayıtla tam örtüşmediği dosyalarda tespit ayrı bir çalışma gerektirir. Mahkeme; vergi beyanı ve sosyal güvenlik kayıtlarının yanında banka hareketlerini, kart harcamalarını, taşınmaz ve araç kayıtlarını inceler, gerektiğinde mali müşavir bilirkişiden rapor alır. Sürekli bakım ihtiyacı bulunan bir eşin ya da çocuğun söz konusu olduğu dosyalarda bakım giderleri de nafaka takdirinde ayrıca gözetilir.
Bayrampaşa’da Konut ve Taşınmazlar Mal Paylaşımına Nasıl Dahil Edilir?
Yasal rejimde tasfiye, malların bölüşülmesi biçiminde yürümez. Her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu kesime ait borçlar düşülerek artık değer bulunur (TMK m. 230 ve 231); diğer eş bu artık değerin yarısı üzerinde katılma alacağı elde eder (m. 236). Doğan hak parasaldır; tapu payı kendiliğinden karşı tarafa geçmez. Değerleme sürüm değeri üzerinden ve tasfiye anına göre yapılır (m. 232 ve 235); taşınmaz üzerindeki kalan kredi borcu ilgili mal kesiminden indirilir.
Edinme tarihi sonucu belirler. Evlilik içinde alınan taşınmaz edinilmiş maldır; ödenen taksitler için ayrıca hesap yapılmaz. Evlenmeden önce alınmışsa tapu kişisel mal olarak kalır ve evlilik içinde edinilmiş malla ödenen taksitler bakımından TMK m. 227 değer artış payı ile m. 230 denkleştirme gündeme gelir. Peşinatı kimin ödediği mülkiyeti değiştirmez, katkı oranını belirler. Ticari işletmelerde ise işletmenin stok, demirbaş ve müşteri ilişkileri dâhil değerinin bilirkişi incelemesiyle tespiti gerekir; evlenmeden önce kurulmuş bir işletmenin evlilik içinde elde ettiği gelir, kişisel malın geliri olarak TMK m. 219 uyarınca edinilmiş mala dahildir.
Bayrampaşa’da Aile İçi Şiddet Durumunda Hangi Tedbirler Alınabilir?
6284 sayılı Kanun tedbirleri, kararı verecek makama göre ayırır. Barınma, geçici maddi yardım, psikolojik danışmanlık ve geçici koruma gibi koruyucu tedbirler kural olarak mülki amirden istenir. Şiddet uygulayana yönelik önleyici tedbirler ise aile mahkemesi hâkiminden talep edilir: şiddet tehdidinin durdurulması, müşterek konuttan uzaklaştırma ve konutun korunan kişiye tahsisi, belirlenen yerlere yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, silahın kolluğa teslimi ve çocukla kişisel ilişkinin sınırlanması ya da refakatçi eşliğinde kurulması bunlar arasındadır.
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde koruyucu tedbir kolluk amirince alınabilir; karar ilk fırsatta yetkili merciin onayına sunulur. Başvuruda delil veya belge sunulması aranmaz. Kararların uygulanması teknik araç ve yöntemlerle takip edilebilir; kamuoyunda “elektronik kelepçe” olarak bilinen uygulamanın kanuni karşılığı budur. Karara aykırı davranış hâlinde, fiil ayrıca suç oluştursun ya da oluşturmasın zorlama hapsine hükmedilir.
Boşanma Davası Sürecinde Büromuzun Çalışma Yöntemi
İlk görüşmede dosyanın hangi hukuki zemine oturduğu belirlenir. Sağlık durumunun dava sebebi olarak ileri sürüleceği hâllerde öncelikle resmî sağlık kurulu raporunun temin edilip edilemeyeceği, ardından davalı tarafın yargılamada nasıl temsil edileceği değerlendirilir; kısıtlılık ya da kayyım atanması gerekiyorsa bu süreç vesayet makamı nezdinde ayrıca yürütülür. Temsil sorunu çözülmeden açılan davalar, sonuçta karar bozulmasına yol açabildiğinden bu sıralamaya özen gösterilir.
Diğer dosyalarda talep kalemleri ayrılır; boşanma, velayet, nafaka ve tazminat aynı davada ileri sürülürken mal rejimi tasfiyesi ayrı bir dava olarak açılır ve boşanma hükmünün kesinleşmesi beklenir. Belge envanteri buna göre çıkarılır; tapu, ticaret sicili, banka ve sosyal güvenlik kayıtlarından hangilerinin taraflarca sunulacağı, hangilerinin mahkeme aracılığıyla isteneceği baştan belirlenir. Yargılama takvimi müvekkille paylaşılır ve her duruşma sonrası dosyanın geldiği aşama yazılı olarak bildirilir. Vekâlet ilişkisi ile ücret, Avukatlık Kanunu uyarınca yazılı sözleşmeyle kurulur.
Bayrampaşa Boşanma Avukatı Ücreti Ne Kadardır?
Ücret; davanın anlaşmalı mı çekişmeli mi yürüyeceğine, talep kalemlerinin sayısına, tasfiyeye girecek malvarlığının kapsamına ve yargılamanın öngörülen süresine göre belirlenir. Vesayet makamı nezdinde ayrıca bir sürecin yürütülmesi gereken dosyalarda bu çalışma ayrıca değerlendirilir. Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 4 Kasım 2025 tarihli ve 33067 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bu tarifeye göre aile mahkemelerinde görülen davalarda — boşanma davaları dâhil — maktu asgari ücret 45.000 TL olup, bu tutarın altında ücret kararlaştırılamaz. Aile mahkemelerinin görev alanına giren işlerde katma değer vergisi indirimli oranda uygulandığından, tarife tutarı vergi dâhil 49.500 TL’ye karşılık gelir. İstanbul Barosu’nun yayımladığı tarife tavsiye niteliğindedir. Avukatlık Kanunu m. 163 ve 164 uyarınca ücret yazılı sözleşmeyle belirlenir; dava konusu değerin bir yüzdesi olarak kararlaştırıldığı hâllerde oran yüzde yirmi beşi aşamaz. Güncel tutarlar için boşanma avukatı ücreti 2026 sayfamıza bakabilirsiniz.
Tarafların uzlaştığı dosyalarda protokolün hazırlanması ve tek celsede sonuç alınmasının koşullarını, anlaşmalı boşanma avukatı olarak yürüttüğümüz çalışmalarla birlikte ilgili sayfamızda ele aldık.
Sıkça Sorulan Sorular
Bayrampaşa’da boşanma davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m. 4). Yetki bakımından TMK m. 168 seçimlik bir kural getirir; dava, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da eşlerin son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Bayrampaşa’da ikamet edenler bakımından bu mahkemeler İstanbul Adliyesi (Çağlayan) bünyesindeki aile mahkemeleridir.
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmanın koşulları nelerdir?
TMK m. 165 üç koşulu birlikte arar: eşin akıl hastası olması, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi ve bu yüzden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi. Koşullardan biri gerçekleşmezse bu sebebe dayalı dava reddedilir.
Özel hastaneden alınan doktor raporu yeterli midir?
Yeterli değildir. Hüküm açıkça resmî sağlık kurulu raporunu arar; tek hekim tarafından düzenlenen rapor, taraf beyanı veya tanık anlatımı bu koşulun yerine geçmez. Rapor, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığını da ortaya koymalıdır.
Hastalığın varlığı tek başına boşanma için yeterli midir?
Yeterli değildir. TMK m. 165 nispi bir boşanma sebebidir; hastalık ve iyileşme olanağının bulunmaması yanında, hastalık yüzünden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle geldiği de ayrıca ortaya konmalıdır.
Bu sebebe dayalı davada süre sınırı var mıdır?
Kanunda bu sebep için hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Zina ve hayata kast gibi sebeplerde geçerli olan altı aylık ve beş yıllık süreler burada uygulanmaz; koşullar devam ettiği sürece dava açılabilir.
Eşim kısıtlıysa davada kim tarafından temsil edilir?
Kısıtlıya vasi atanır ve hukuki işlemlerde onu vasi temsil eder. Ancak davacı eş aynı zamanda vasi ise menfaat çatışması doğduğundan, kısıtlıyı davada temsil etmek üzere kayyım atanması gerekir. Temsil eksikliği kararın bozulmasına yol açabilir.
Kısıtlı eş kendi adına boşanma davası açabilir mi?
TMK m. 16 uyarınca ayırt etme gücüne sahip kısıtlılar, kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmakta yasal temsilcilerinin rızasına ihtiyaç duymaz. Boşanma davası bu nitelikte olduğundan, ayırt etme gücü bulunan kısıtlı eş kendi adına dava açabilir.
Kısıtlama kararı hangi mahkemeden alınır?
Kısıtlama ve vasi atanmasına ilişkin talepler, vesayet makamı sıfatıyla sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır; boşanma davası ise aile mahkemesinde görülür. Ayrıca TMK m. 405’teki sebeplerle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebilir.
Hasta olan eş aleyhine tazminata hükmedilir mi?
Hastalığı sebebiyle davranışlarının anlam ve sonuçlarını kavrayamayan eşe kusur yüklenemez. TMK m. 174 kusur şartını aradığından, kusur yüklenemeyen eş aleyhine kusura bağlı maddi ve manevi tazminat talebi dayanaksız kalır.
Hasta olan eş yoksulluk nafakası isteyebilir mi?
İsteyebilir. TMK m. 175 nafaka isteyen eşin kusurunun diğer eşinkinden daha ağır olmamasını arar. Kendisine kusur yüklenemeyen eş bakımından bu koşul gerçekleştiğinden, diğer koşulların da bulunması hâlinde yoksulluk nafakasına hükmedilebilir.
Bir ebeveynin hastalığı velayete engel midir?
Tek başına engel oluşturmaz. Velayette ölçüt çocuğun üstün yararıdır; belirleyici olan, velayet görevinin gereği gibi yerine getirilip getirilemediğidir. TMK m. 348 hastalık dâhil benzer sebeplerle velayet görevinin gereği gibi yerine getirilememesi hâlini velayetin kaldırılması sebepleri arasında saymıştır.
Bayrampaşa Boşanma Avukatı – İletişim
Boşanma sürecinizde hukuki destek almak için Av. Mehmet Sarıoğlu ve Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu’na aşağıdaki kanallardan ulaşabilirsiniz:
Telefon / WhatsApp: 0539 676 32 75
E-posta: bilgi@sarioglusefer.com
Adres: Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul
Bu içerik Av. Mehmet Sarıoğlu tarafından hazırlanmış; Av. Fatih Sefer tarafından incelenip yayına uygun bulunmuştur.